… bu haremin tâ vasatında cemâ‘at-i kesîreye tecdîd-i vuzû’ etmek içün bir havz-ı
Hanefîsi
var, âb-ı hayât fevvârelerinden pertâb edüp revâne olmadadır. Cümle tâlibân-ı s …
Ve yigirmi aded kubbe-i ser-nigûnların derûnunda olan nakş-ı bukalemûn-ı ibret-nümûn-ı ber-kubbe olan bir kubbede yokdur. Garâbet anda kim her birinin tarh [u] tarzı ve elvân boyaları birer kubbede başka başka gûne resm olunmuşdur. Bir acâ’îb dahi oldur kim üç yüz altmış yıldan berü Edirne şehrinin şiddet-i şitâsından ve kemâl-i harâretinden ile'l-ân bu kadar elvân boyaların rengâmîzlerine tagayyür gelmemişdir. Gûyâ henim Nakkâş-ı Ezel destinden çıkmışdır. Cemî‘i musavvirân-ı nakkâşın sûretinde nûr yokdur, ammâ bu kıbâblar serâpâ pür-nûr olup şükûfe-i bukalemûnu gûyâ zî-rûhdur. Âyîne-vâr bir gûne mücellâdır kim şa‘şa‘ası temâşâ edenlerin rûyine pertev urur. Ve bu haremin cânib-i erba‘asında olan pencereler üzre gûnâ-gûn ibret-nümûn hatlar ile kasâ’idler tahrîr olunmuşdur. Bu harem-i dil-küşâ eyle ruhâm-ı mermer-i hâm ile mefrûşdur kim her seng-i hurdenin imtizâcına âdem hayrân kalup gûyâ yekpâre der. Bir seng-i ma‘kûk bir gayr-i hacer-i mahkûkdan bir mûr-ı pâ farkı yokdur. Gûyâ cümle hacerât-ı kesîre yek-pâre olup eyle mücellâdır kim cümle benî Âdem'in reng-i rûları nümâyândır. Yine bu haremin tâ vasatında cemâ‘at-i kesîreye tecdîd-i vuzû’ etmek içün bir havz-ı Hanefîsi var, âb-ı hayât fevvârelerinden pertâb edüp revâne olmadadır. Cümle tâlibân-ı salât andan tecdîd-i vuzû’ edüp tâ‘at-i Sübhân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 152b ·
metinde göster ·
… âkimlerin beyân eder: Beş yüz akçe mevleviyyet pâyesiyle şeyhülislâm-ı mezheb-i
Hanefîsi
vardır, ammâ Şâfi‘î ve Mâlikî ve Hanbelî müftîsi yokdur ve iktizâ da etmez, amm …
Taraf-ı şer‘ hâkimlerin beyân eder: Beş yüz akçe mevleviyyet pâyesiyle şeyhülislâm-ı mezheb-i Hanefîsi vardır, ammâ Şâfi‘î ve Mâlikî ve Hanbelî müftîsi yokdur ve iktizâ da etmez, ammâ lâzım olursa yine Hanefî müftîsi müşkil-küşâlık eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 139a ·
metinde göster ·
ve nakîbüleşrâfı ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve çavuşu ve hünkâr bâğçesi …
Ve bu şehrin şeyhülislâm-ı hanefîsi ve nakîbüleşrâfı ve kethudâyeri ve yeniçeri serdârı ve çavuşu ve hünkâr bâğçesinin bostâncıbaşısı ve yetmiş aded külâhlı bostâncısı ve bir hâkim dahi gümrük emîni iki yüz bin altuna iltizâm hükûmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y43b ·
metinde göster ·
… şâzrevânı dâ’imâ revân olmada böyle bir hammâm yokdur. Ve beş halvetinde birer
Hanefîsi
mukarrerdir. Ve zemîni serâpâ elvân ruhâm ile mefrûşdur. Ve câmları rengâreng b …
Mustafâ Paşa hammâmı: Büyük hammâmdır. Mısır içinde bundan büyük ve müferrih ve germâb ve âb [u] hevâsı ve havz u şâzrevânı dâ’imâ revân olmada böyle bir hammâm yokdur. Ve beş halvetinde birer Hanefîsi mukarrerdir. Ve zemîni serâpâ elvân ruhâm ile mefrûşdur. Ve câmları rengâreng billûr ve necef ve moran câmlar ile müzeyyendir kim herbiri ahterân-ı semâ gibi şu‘le verir. Ve şâzrevânı germâb ile pertâb edüp tâ kubbeye müntehîdir. Ve taşrada ve câme- Y 117b -kânında bir havuz içre mâhîler şinâverlik edüp fevvâresi kubbeye pertâb eder. Ve cümle dellâkleri pençe-i âfitâb gül-çehre mahbûb ve merâlî ve gazâlî Hoten âhûsu gözlü, şîrîn sözlü ve münevver yüzlü dellâkleri nîlgûn fûtaya beden-i uryânın sarup hizmet ederler. Ve cümle esbâbları pâk harîr ve kuskusî peştemâl havlılardır. Gâyet pâk hevâsı hoş hammâmdır. Ve çiftedir, nisvânlar hammâmı başkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y117a–Y117b ·
metinde göster ·
… e nahl-i hûrmâ ve dıraht-ı nâbıka ile ârâstedir. Ve yine hareminde âbdesthâne-i
Hanefîsi
vardır. Gâyet musanna‘ ve müzeyyen ulu câmi‘dir. Lâkin garîb beyâbânda kalmış c …
Tûlü yüz seksen ayakdır, arzı yüz yigirmi ayakdır. Ve otuz sekiz amelî sütûn üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn tavan-ı müzehheb-i nîlgûndur. Ve hareminin vasatında bir müzeyyen bâğçesi içinde nahl-i hûrmâ ve dıraht-ı nâbıka ile ârâstedir. Ve yine hareminde âbdesthâne-i Hanefîsi vardır. Gâyet musanna‘ ve müzeyyen ulu câmi‘dir. Lâkin garîb beyâbânda kalmış cemâ‘ati azdır. Ve iki minâre-i serâmedleri var kim asrımız kûhkenleri ve mermerbürleri bir tîşe urmağa kâdir değildir. İkisi de bir kalemde inşâ olunmuş üçer tabaka minâre-i bâlâlardır. Ve câmi‘in sol tarafındaki kapuda:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y138a ·
metinde göster ·