bâde-i nâbları var. Hudâ âlimü's-sırr ve'l-hafiyyâtdır, bu hakîre bir katresi m …
deyüp serserî yatır. Bu gûne mest [ü] harâb eder bâde-i nâbları var. Hudâ âlimü's-sırr ve'l-hafiyyâtdır, bu hakîre bir katresi müyesser olmamışdır. Ammâ âlüfte ve âşüfteliğimiz takrîbiyle cümle esnâf ile ihtilât edüp ahvâllerine vâkıf-ı esrâr olmuşuz. Ammâ Mübtecel şerbeti nâm Atina balı şerbetin nûş etmişizdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130a ·
metinde göster ·
… inde Çelebi Sultân Mehemmed feth edüp küffâr dârü'l-karâr etmesin deyü kal‘asın
harâb eder
. Anın dahi âsâr-ı binâları nümâyândır.
Evsâf-ı kasaba-i Gekbiziyye: 276b Zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Sene 233 târîhinde Bağdâd'dan Hârûnu'r-Reşîd, Ca‘fer Seyyid Battâl Gâzî ile İslâmbol'u muhâsara edüp bâ-sulh İslâmbol içre Silivrikapu kurbunda Kızlar Manastırı ta‘bir etdükleri mahal kim hâlâ ana Koca Mustafâ Paşa Câmi‘i derler, ma‘bed-i kadîmdir, anda Hârûnu'r-Reşîd bir kal‘a binâ edüp içine üç bin kul koyup her sene küffârdan birer Mısır hazînesi altun almak şartıyla akd-i sulh edüp yine Hârûn Bağdâd'a müteveccih olup Seyyid Battâl Gâzî Üsküdar'da muhâfazacı kalduğu sene bu Gekbiziyye küffârları asker-i Battal Gâzî'den birkaç âdemleri şehîd etdikleriçün Ca‘fer Battâl bu Gekbiziyye'yi nehb ü gâret edüp hânelerin harâb, küffârların esîr-i kebâb edüp dârü'l-mülkü olan Malatıyye şehrine revâne olur. Hâlâ ol harâbelerden bu Gekbizî'de niçe bin âsâr-ı binâlar zâhir ü bâhirdir. Ba‘dehû mürûr-ı eyyâm ile yine Kostantin kral bir kal‘a-i azîm binâ edüp şehri imâr eder. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Çelebi Sultân Mehemmed feth edüp küffâr dârü'l-karâr etmesin deyü kal‘asın harâb eder. Anın dahi âsâr-ı binâları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276a–276b ·
metinde göster ·
… m-i hikmet üzre bu şehri imâr ederler. Andan Kara Yûsuf tasarrufunda iken Timur
harâb eder
. Andan yine imâr olup 326a sene (---) târîhinde Süleymân Hân kal‘a-i Nahşivân …
Menzil-i evsâf-ı kal‘a-i kadîm makâm-ı Şurakir: Sene (---) târîhinde Hüseyn-i Baykara bu şehrin dibinden cereyân eden Arpaçayı'ndan ve hevâsından hazz edüp bu kal‘ayı Hakîm Şorakir'i ta‘lîmiyle ilm-i hikmet üzre bu şehri imâr ederler. Andan Kara Yûsuf tasarrufunda iken Timur harâb eder. Andan yine imâr olup 326a sene (---) târîhinde Süleymân Hân kal‘a-i Nahşivân üzre giderken tâlî‘a-i asker olan Lala Kara Mustafâ Paşa harâb etmişdir, ammâ Timur harâb etdüği âsâr-ı binâlar nehr-i Arpaçay sâhilin dutmuş tâk-i kisrâdan nişân verir âsâr-ı binâlar ve azîm kıbâb-ı âlîler var. Hatta Tuhfe-i Tevârîh'de tahrîr etdüğü üzre ilm-i mûsıkîde kitâb-ı edvârda on iki makâm ve yigirmi dörd şu‘be ve yigirmi dörd usûl ve kırk sekiz terkîbden olan Şorakir şu‘besin Hakîm Şorakir bu şehr imâr olurken bulduğu içün ol şu‘benin ismine Şorakir deyüp bu şehr ismiyle müsemmâ bir şu‘be-i hoş-hevâdır. Hattâ bu şehrin sağîr u kebîri cümle ehl-i zevk ü ehl-i hevâ olup tarz-ı Acemâne Şorakir'i ve araz-barî âğâzeleriyle muğanniyâtlar okurlar kim âdem safâsından mest [u] medhûş olur. Ammâ hâlâ bu şehr ol kadar ma‘mûr değildir. Kal‘ası harâbdır. Cümle üç yüz hânesi mestûr-ı türâbdır. Ammâ nevâhîlerinin nısfı Arpaçayı karşusunda olmağıla Revân hükmündedir. Beri tarafı cümle Kars hükmünde vilâyet-i âbâdân ve her cânibleri kurâ ve kûhistân ve binâ-yı ma‘mûr [u] âbâdân ve imâret-i hudûdesi firâvân bir ülke-i Gürcîstân'dır. Araz âbının nehr-i Zengî'nin cânib-i şimâlisi kırk konak kûh-ı Elburz'u aşup Bahr-i Haraz'a varınca Dağıstân ile ma‘an Gürcîstân add olunur tâ cânib-i garba, Erzurûm'a müntehî olur. Erzurûm, vilâyet-i Erzeni'r-Rûm'dandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325b–326a ·
metinde göster ·
, ammâ Hazret-i Abdülkâdir el-Cîlânî bu nehreyn-i mübârekeyne "Yâ mübârekler bir …
Zirâ Arz-ı Mukaddese içre cereyân eden bu nehr-i Furât ve nehr-i Âsî'den gayri nehr-i azîm yokdur. Mâ‘adâsı Bikâ‘ Ovası içre uyûn-ı câriyeciklerdir ve Ayn-i Zerka ve Berka ve nehr-i Ceyhân ve nehr-i Seyhân ve nehrü'l-Kelb (---)(---)(---)(---)(---)(---) Arz-ı Mukaddes içre anlar dahi enhâr-ı sağîrelerdir, ammâ cümleden bu deryâ-misâl olup Birecik'den beher sene niçe bin tulumdan kelek ta‘bîr etdikleri gemiler ile cemî‘i memâlik-i mahrûse tüccârları mâl-â-mâl kelekleri zî-kıymet metâ‘ları ve atları ve sâ’ir havâ’icleriyle yükledüp Erzurûm kal‘asına, Ca‘ber'e Rakka'ya ve Derûğına ve cümle yük boşadup ba‘de 3 günde Bağdâd taşrasına Kuşlar kal‘asına ve kal‘a-i (---)(---) dibinde Bağdâd'a karîb olmağıla bender-i iskele andan metâ‘ların çıkarup Bağdâd'a gelir. Kaçan kim Şatt-ı Dicle ve bu nehr-i Furât tuğyân ile cereyân etse iki nehr-i azîm fezâ-yı Bağdâd'da birbirine mahlût olur, ammâ nâdir vâki‘ olur. Eğer eyle olsa bu iki nehir Bağdâd'ı gark ederdi, ammâ ba‘zı sene Şattü'l-Arab taşup Bağdâd'ın cisr kapusundan içeri gelir. Melek Ahmed Paşa efendimiz Bağdâd valisi iken Şatt tuğyân edüp Murâd Hân asrında lağım ve meterîs yerlerinden girüp kal‘anın niçe yerlerin harâb eder, ammâ Hazret-i Abdülkâdir el-Cîlânî bu nehreyn-i mübârekeyne "Yâ mübârekler birer birer çûş ederek gelin!" deyü nutk-ı dürer-bârları olandan berü bir sene Şatt ve bir sâl nehr-i Furât tuğyân üzre cereyân edüp deşt-i Kerbelâ'yı reyy ederek ve Düceylân hafrini saky-i leb-ber-leb edüp (---)(---)(---)(---)(---)(---) inüp Kurna kal‘ası köşesinde Şatt ve nehr-i Furât birbirine Kurna dibinde munsab olup üç konak aşağı Basra'da Şattü'l-Arab derler, deryâ-misâl olup Hindistân'dan Basra'ya niçe gemiler ve niçe gurâb-ı Hindistân gelür. Ve Basra önünde medd [u] cezir derler, bahr-i Muhît vakt-ı seherde Şattü'l-Arab'ı gerü reddedüp Basra önünde su acı olur. Ba‘de'z-zuhr bahr-i Ummân gerüye gidüp Şattü'l-Arab gâlib olup Basra önünde su âb-ı hayât olur. İlâ mâşâallah Basra önünde bu Şattü'l-Arab'ın hâli budur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 54a ·
metinde göster ·
… rı havâledir. Paşası isyân etse amân vermeyüp yukarı hisâr topları Paşa hisârın
harâb eder
. Ammâ bu Paşa hisârın Timur harâbından mukaddem sene 486 târîhinde Sultân Alâ’e …
Eşkâl-i iç-kal‘a-i Paşa hisârı: Cemî‘ memâlik-i Âl-i Osmân'da mîr-i mîrânlar, vüzerâlar iç-kal‘alarda sâkin ola gelmemişlerdir, ammâ Diyârbekir'de ve bu Sivas'da paşalar iç-kal‘ada sâkin olmak kânûndur. Zîrâ bu Sivas'ın paşa olduğu aşağı hisâra yukaru iç-kal‘a hisârı havâledir. Paşası isyân etse amân vermeyüp yukarı hisâr topları Paşa hisârın harâb eder. Ammâ bu Paşa hisârın Timur harâbından mukaddem sene 486 târîhinde Sultân Alâ’eddîn Keykubâd-ı Selçukî ta‘mîr u termîm etmişdir. Dâ’iren-mâdâr iki kat seng-tırâş ile mebnî bir kal‘a-i kavîdir. Devr-i edvârı bin beş yüz adımdır ve bir alçak handakı var. 75a Kal‘ayı handak ihâta etmişdir. Cümle yigirmi aded kulle ve altı yüz seksen dendân-bedendir. Dîvârının kaddi yigirmi yedi zirâ‘-ı melikî-i âlîdir. Cümle iki kapusu var. Biri cânib-i şimâle dağ yolu tarafında şehzâdelerin mezâristânına çıkar iki kat demir kapudur. Dâ’imâ dizdârı ve dîdebânları bu kapunun iç yüzünde nigehbânlık ederler. Bir kapusu kıble cânibine meftûh aşağı şehre gider. Bu kal‘a içre cümle üç yüz aded mukassî bâğsız ve bâğçesiz toprak örtülü hâne-i ma‘mûrlardır. Paşa sarâyı bundadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 74b–75a ·
metinde göster ·
… ra edüp fethinde usret ve meşakkat çekdiğiyçün ba‘de'l-feth sûrunu siverin edüp
harâb eder
. Hâlâ eser-i binâları şehrin cânib-i şimâlindeki bayırlar üzre nümâyândır. Ol m …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) İdrivne kralının yaylağı tahtı olmak ile ol asırda şehr-i azîm imiş. Sene (---) târîhinde Gâzî Hudâvendigâr Edirne'yi feth etdikde bu kal‘ayı dahi muhâsara edüp fethinde usret ve meşakkat çekdiğiyçün ba‘de'l-feth sûrunu siverin edüp harâb eder. Hâlâ eser-i binâları şehrin cânib-i şimâlindeki bayırlar üzre nümâyândır. Ol mahalde bir kenîse-i ibret-nümâ temeli zâhirdir kim ve mine'l-iberdir. Ba‘dehû bu şehrin âb [u] hevâsından Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân hazz edüp sayd [u] şikâr tarîkiyle bu şehre gelüp kesb-i tarâvet ederdi. Hâlâ şehrin cânib-i kıblesinde olan sahrâda binâ etdüğü sarâ-yı azîm esâsları oldur ve ol zamândan berü bu rabta (---)(---) sancağı hükmünde (---)(---)(---)(---)(---) dir ve yüz elli akçe payesiyle şerîf kazâdır. Senevî kadıya (---) aded ma‘mûr nâhiye kurâlarından beş kise mâl hâsıl olur. Hâlâ imâristânı Çalıkkavak balkanına muttasıl olan kûh-ı bülendlerin dâmeninde bir mürtefi‘ bayır üzre serâpâ bağlı ve bâğçeli ve âb-ı revânları cârî ve firâvân bir kasaba-i İslimye-i hûbândır. Cümle on bir mahalle ve on iki mihrâbdır. Ve iki bin beş yüz aded kiremitli ve şındıra tahta örtülü büyût-ı a‘yân-ı kibâr ve gayri hâne-i müte‘addidelerdir. Cümle hânelerinin revzenleri ve tâka-i dervezeleri şehrin cânib-i kıblesinde zeyn olan sahrâ-yı ma‘mûra nâzır kat-ender-kat evleri vardır. On iki aded mihrâbın ma‘mûru çârsû içinde bir minâreli (---) câmi‘-i rûşendir. Ve cemâ‘ati 131a çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 130b–131a ·
metinde göster ·
… klarında şehir etrâfında olan cezâyirler içre niçe yüz bâğ gaytanları seyl olup
harâb eder
. Bi-kavl-i mu‘allimîn-i selef eyle tahrîr ederler kim âhiru'l-emr bu üç nehr-i …
Andan nehr-i Arda şehr-i Edirne'nin cânib-i cenûbîsinde (---)(---)(---)(---) dağlarından gelüp Mihal cisrinde nehr-i Tunca'ya mahlût olur. Ve nehr-i Meriç şehr-i Edirne'nin cânib-i garbîsinde dörd konak yerde Samakov dağlarından ve Köstence ve İhtiman dağlarından gelüp bu dahı cisr-i Mihal altında nehr-i Tunca'ya ve nehr-i Arda'ya mahlût olup deryâ olur. Nehr-i Meriç'in şehr-i Edirne'ye fâ’idesi azdır. Ammâ nehr-i Tunca ve nehr-i Arda şehr-i Edirne'nin cânib-i erba‘asında olan yetmiş pâre cezîreler içindeki bâğ u bâğçeleri ve hadîka-i müşebbek bostânları ve bizzât ravza-i cinân olan Hünkârbâğçesi'n nehr-i Tunca reyy edüp nahlistân-ı gülistânı şebboy, benefşe bostânı aynu'l-hayât-ı Tunca cümle eşcârât [u] müsmirrât tâze cân bulup gûyâ her bâğ-ı İrem'i Merâm-ı Konya olur. Tâ bu mertebe nehr-i Tunca âb-ı hayâtdır. Nehr-i Arda kezâlik arı bir âb-ı sâfîdir. Bu gülistân-ı bostânlara nâfi‘dir. Şehre nâfi‘ değildir. Kaçan kim bu üç nehr-i azim Mihal cisri altında deryâ-misâl olduklarında şehir etrâfında olan cezâyirler içre niçe yüz bâğ gaytanları seyl olup harâb eder. Bi-kavl-i mu‘allimîn-i selef eyle tahrîr ederler kim âhiru'l-emr bu üç nehr-i azîm Edirne şehrinin helâkine bâ’is olalar, deyü kafesli kapu üzre lisân-ı Latin ile tahrir etmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 150a ·
metinde göster ·
… İşnuviye yaylağına gelüp bu mahalde bu şehri inşâ eder. Ba‘dehû Moğol tâ’ifesi
harâb eder
. Ba‘dehû sene 882 de Uzun Hasan Şâh imâr eder. Âzerbaycân şehirlerinden Dümbülî …
Hârûnu'r-Reşîd'in duhter-i pâkîze ahteri tahsîl-i mizâc içün Irâk-ı Arab'dan İşnuviye yaylağına gelüp bu mahalde bu şehri inşâ eder. Ba‘dehû Moğol tâ’ifesi harâb eder. Ba‘dehû sene 882 de Uzun Hasan Şâh imâr eder. Âzerbaycân şehirlerinden Dümbülî hâkimi hükmünde başka sultânlıkdır kim iki bin askere mâlikdir. Kal‘ası harâbdır. Şehrezûl ve Harîr ve Ardalân Ekrâdlarının havflerinden şehrinin dâ’iren-mâdâr etrâfında hafirler kazılmıştır. Köşebendlerde tedribeler vaz‘ olunup ma‘mûr u mazbût şehirdir. Dâ’iren-mâdâr etrâfı dokuz bin adım ihâta eder. Cümle hâneleri pespâye kâr olunmuşdur. Şehr-i Rûmiyye'nin cânib-i garbîsi ve cenûbîsine meyyâlce vâki‘ olmuşdur ve mezkûr kûh-ı İşnuviye şehr-i Rûmiyye ve şehr-i İşnuviye mâbeynine vâki‘ olmuşdur kim Rûmiyye ve Dümbülî hudûdudur. Ve İşnuviye'den cânib-i şimâle iki günde serî‘an Rûmiyye şehrine varılır ammâ Dümdümî hilâf kalır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 297b ·
metinde göster ·
… kaldırım dahi yokdur ve bâğları dahi azdır, zîrâ her gün küffâr gelüp ceng edüp
harâb eder
. Anıniçün bâğ u bâğçeleri azdır, ammâ bu varoşdan taşra batı ve kıble tarafı gâ …
Ve cümle iki yüz aded müfîd [ü] muhtasar dükkânları var, lâkin bezzâzistânı yokdur, ammâ hânları ve mahzenleri çokdur ve sokaklarında aslâ kaldırım dahi yokdur ve bâğları dahi azdır, zîrâ her gün küffâr gelüp ceng edüp harâb eder. Anıniçün bâğ u bâğçeleri azdır, ammâ bu varoşdan taşra batı ve kıble tarafı gâyet mahsûllü nebâtât ve giyâhâtlı sahrâlardır kim kurâlarında bal ve yağı gâyet çok olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 38a ·
metinde göster ·
Sahrâsında cümle hayme vü hargâhları tınâb tınâba çıt-a-çıt kurup meks olundukda cânib-i erba‘aya çeteciler ve karavullar gidüp pusulara girdiler. Biz beride asker-i İslâm ile ol gün kazanlar asup ta‘âmlar pişürüp safâlar etdik ve bu Orhay nâhiyesi evvel ve âhir Boğdan kâfirinin vilâyetinin gâyet ma‘mûr yeridir kim nehr-i Turla kenârına vâki‘ olmuş imâristândır, lâkin kâhîce nehr-i Turla karşusunda Durujunka Kazağı bu Orhay cânibine geçüp harâb eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 38b ·
metinde göster ·
… e kılâ‘ ve şehirlerin nehb ü gâret etdikde bu kal‘ayı dahi kabza-i teshîre alup
harâb eder
. Anıniçün ol zamândan berü bu kal‘a içi amâr değildir. Ve bir kûh-ı bülendin zi …
Vilâyet-i Kürdistân'da Bitlis kal‘ası kurbunda Râhova sahrâsı nihâyetinde Râhova nâm bir harâbca küçük kal‘acık var, içinde çobanlar sâkin olurlar. Ammâ bu Tuna kenârında Râhova gâyet ma‘mûrdur. Bânîsi Sırf krallarıdır. Fâtihi sene (---) târîhinde Yıldırım Bâyezîd Hân'dır, ammâ feth ederken usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘anın ba‘zı yerlerin münhedim etmişdir. Hâlâ kulleleri (dağ başında hâlâ kulleleri) bir dağ başında Tuna kenârına varınca bir topraklı hisârı bayır üzre şekl-i muhammes Şeddâdî taş binâ kal‘a-i ra‘nâ imiş, ammâ mürûr-ı eyyâm ile iç el olmak ile gözden bırağılup dahi ziyâde harâb olmadadır. İçinde ancak beş aded hânesi ve bir câmi‘i ve bir vîrân hammâsı var, gayri âsâr-ı binâlar yokdur. Ammâ Sultân Ahmed Hânî'de gâyet ma‘mûr imiş. Eflak beği olan Koca Mihal küffâr Tuna nehri donunca isyân edüp yüz bin küffâr leşkeriyle Âl-i Osmân'ın Tuna kenârında yüz yetmiş pâre kılâ‘ ve şehirlerin nehb ü gâret etdikde bu kal‘ayı dahi kabza-i teshîre alup harâb eder. Anıniçün ol zamândan berü bu kal‘a içi amâr değildir. Ve bir kûh-ı bülendin zirve-i a‘lâsında vâki‘ olmağile halk kal‘aya enüp çıkmadan âciz olup amâr olmamışdır. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99a ·
metinde göster ·
… yine kalmasın" deyü Maskov askeriyle bir yıl kal‘ada oturup gücile bir [yıl]da
harâb eder
. Hâlâ kal‘asının câ-be-câ yerleri vîrândır. Ol zamân bu kal‘a içinde yetmiş bin …
Zamân-ı kadîmde Leh kralları binâsıdır. Andan Ciniviz Frengi Kırım'a mâlik olmak ile Ciniviz bu kal‘aya istîlâ edüp yetmiş yıldan sonra yine Leh kralı ile Akkirmân sâhibi Salsaloğlu yek-dil [ü] yek-cihet olup bu kal‘ayı dest-i Ciniviz'den ele alup kabza-i tasarrufunda kalup içindeki Leh beğzâdenin birisi karındaşıyla hüsn-i zindegânî edemeyüp Mikal nâm Leh beğzâdesi Maskov kralına firâr edüp Özü suyu ile üç bin pâre kayık ile bu Sarkirmân üzre asker-i bî-pâyân çeküp gelür. Niçe zamân karındaşıyla harb [ü] kıtâl edüp âhır-ı kâr karındaşı bir gece kal‘adan gemilere binüp firâr etdikde Maskov'dan gelen karındaşı bu 121a kal‘a-i Sarkirmân'ı "Karındaşıma yine kalmasın" deyü Maskov askeriyle bir yıl kal‘ada oturup gücile bir [yıl]da harâb eder. Hâlâ kal‘asının câ-be-câ yerleri vîrândır. Ol zamân bu kal‘a içinde yetmiş bin aded ma‘mûr hânedânları var imiş. Bu kal‘anın zemîni bir liman ağzına vâki‘ olup kıble tarafı liman-ı azîmdir kim içine on bin pâre gemi sığar gûyâ cezîre-i Girid'de Hanya kal‘ası kurbunda Suda limanıdır. Ammâ bu Sarkirmân kal‘ası iki liman-ı azîm ortasında bir buruna vâki‘ olup bu kal‘a limanlarının karşu tarafında bir mîl karşı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b–121a ·
metinde göster ·
… sene 792 târîhinde Timur Kudüs'e giderken bu şehir kavmin katl-i âm edüp şehrin
harâb eder
. Hâlâ harâbdır ammâ bunda olan imâret-i kadîmeler ve âsâr-ı azîmeler meğer Ayas …
Hâlâ ba‘zı ziyâretler var kim "nebîlerdir" deyü ziyâret etdik. Ammâ esmâları ma‘lûmumuz değildir. Ba‘dehu sene 792 târîhinde Timur Kudüs'e giderken bu şehir kavmin katl-i âm edüp şehrin harâb eder. Hâlâ harâbdır ammâ bunda olan imâret-i kadîmeler ve âsâr-ı azîmeler meğer Ayasulug'da ve Mısır'ın şark Ahmîminde ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y235b ·
metinde göster ·
"Muhammed ise bu sene bu diyârı alup harâca kesüp vilâyeti
harâb eder
" dediği sene Hazret-i Risâlet-penâh Ömer ibn Abdülazîz'i ve Hâlid ibn Velîd'i s …
"Muhammed ise bu sene bu diyârı alup harâca kesüp vilâyeti harâb eder" dediği sene Hazret-i Risâlet-penâh Ömer ibn Abdülazîz'i ve Hâlid ibn Velîd'i serdâr edüp altmış bin asker ile gelüp ibtidâ bu mahalle karîb Busrâ şehrin feth edüp andan bu Sanemeyn'i feth edüp mezkûr putları kırup taşların mezkûr göle ilkâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258b ·
metinde göster ·
… Buhtunnasr Şâm'ı ve Kudüs'ü ve arz-ı Hâsân'da Bilbeys'i ve bu Fustât-ı Mısır'ı
harâb eder
. Andan yine ma‘mûr edüp Hazret-i Risâlet asrında Yûnâniyândan Hırkîl nâm Rûm ka …
Evvelâ ba‘de't-Tûfân {Elbûd bin Kafat bin Mısra bin Bayzar bin Hâm bin Hazret-i Nûh Necî SL‘M'dir. Ve bu Elbûd şehr-i Fustât'ı amâr edüp nehr-i Nîl'i şehir önünden ibtidâ bu Elbûd akıdup ol asırda Nîl'in adı Belûn idi. Hâlâ vilâyet-i Nûbe kavmi nehr-i Nîl'e Cerbelûn derler.} Eyle amâr olmuş kim garbdan cenûba tûlü üç menzilde varılır bir şehr-i azîm imiş. Buhtunnasr Şâm'ı ve Kudüs'ü ve arz-ı Hâsân'da Bilbeys'i ve bu Fustât-ı Mısır'ı harâb eder. Andan yine ma‘mûr edüp Hazret-i Risâlet asrında Yûnâniyândan Hırkîl nâm Rûm kayser kralı İşpanya Efrenci ile yek-dil [ü] yek-cihet olup Nîl tuğyânında Dimyât ve Reşîd'den bin pâre gemi ile Nîl'den Mısır'a gelüp kuvvet-i bâzû ile Mısır'ı Melik Mukavkıs elinden Yûnâniyân alup İslâmbol'da Ayasofya'ya vakf eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y139b ·
metinde göster ·
… et görse, Nîl'e firâr eder. Ve karada ta‘ayyüş edüp on at kadar yeyüp tarlaları
harâb eder
. Ve ba‘zı kısraklara aşup kulunu hâsıl olup karada kalır. Gâyet mahbûb heyet-i …
şellâlâtdan yukaru Nûbe vilâyeti derler, anda Nîl atı olur, gâyet mefret hayvândır. Gûyâ atdır, ammâ yelesi ve kuyruğu gâyet çokdur. Karada çok seyrân edüp bir sıklet görse, Nîl'e firâr eder. Ve karada ta‘ayyüş edüp on at kadar yeyüp tarlaları harâb eder. Ve ba‘zı kısraklara aşup kulunu hâsıl olup karada kalır. Gâyet mahbûb heyet-i mecmû‘a olur, ammâ sâ’ir atlar gibi cefâya tahammül etmez, ammâ yine binilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y163a ·
metinde göster ·