… e uyûn-ı enhârları cârî ve revân bir şehr-i âbâdândır. Ammâ bu şehrin vasatında
harâb olan
mütûn-ı metîn hısâr hayfâ ki harâbdır. Böyle bir mahsuldâr ve âb [u] hevâsı lat …
Ba‘dehû imâr olup sene (---) târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis âsaflarından Ferhâd Paşa sipehsâlâr-ı mu‘azzamlık ile bu şehirde meştâ edüp ba‘dehû rûz-ı nevrûz-ı Harzemşâhîde Şirvân tarafına azîmet etdiklerinde bu şehrin kal‘asın harâb [u] yebâb edüp Niyâz-âbâd iken harâb-âbâd edüp Şirvan üzre revâne olurlar. Hâlâ Acem serhaddiyle Dağıstân'a meşâdır. Kırk mihrâb ve kırk mahalle addolunur. Câmi‘leri ve hân ve hammâmları ve çârsû-yı şâhîleri vardır. Hâlâ sultânlıkdır. Bin kadar nökere ve on iki hâkimi ve kadısı vardır. Kelenterinin şehâdetiyle altı binden mütecâviz bâğ u bâğçeli behişt-âsâ hânedânlardır, deyü nakl etdi. Ve vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve buka‘aları hûb ve mergûb ve halkı mahbûb bir şehr-i müzeyyendir. Ve mezra‘aları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsir ve ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları cârî ve revân bir şehr-i âbâdândır. Ammâ bu şehrin vasatında harâb olan mütûn-ı metîn hısâr hayfâ ki harâbdır. Böyle bir mahsuldâr ve âb [u] hevâsı latîf zemînde elzem-i levâziminden iken kal‘ası harâb olmuşdur, ammâ Cenâb-ı Bârî yâri kılup yine dest-i Âl-i Osmân'a nasîb olursa sehl himmet ile ta‘mîr u termîm 312a olsa sedd-i Kahkahâ-vâr bir kal‘a-i üstüvâr olurdu. Ve bu şehrin cânib-i erba‘ası deşt-i Hâmûndur. Kend-i âbâdân ile bu sahrâ bâğ-ı bukalemûn ile ârâste olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 311b–312a ·
metinde göster ·
… vaz‘-ı yed eden küffârların cümlesi ol sayhadan helâk olup cümlesi İskender'in
harâb olan
sarâyı kurbunda medfûnlardır.
Evvelâ Akye kal‘asının tâ ortasındaki harâbistân içre kumlukda bir alçak kubbeli ve bir müfîd [ü] muhtasar âsitâneli âşiyâne içinde ziyâret-i Hazret-i Sâlih İbn (---) salavâtullahi aleyhi ve selâme. Bu kal‘a bunların na‘ş-ı şerîfi berekâtına binâ olunup âbâdân olmuşdur. Bu kal‘aya bir kerre küffâr istîlâ eyledikde cesed-i Hazret-i Sâlih'i kaldırup İşpaniye'da Medîne-i kübrâya ya‘nî Kızılelma'ya götürmek murâd edindiklerinde derûn-ı kabrden bir sayha-i elîm zâhir olup vaz‘-ı yed eden küffârların cümlesi ol sayhadan helâk olup cümlesi İskender'in harâb olan sarâyı kurbunda medfûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 42b ·
metinde göster ·
… ürûr-ı eyyâm ile yine Bulgar tasallut edüp imâr edeler. Hâlâ kefere zamânındaki
harâb olan
âsâr-ı binâları şehrin cânib-i şimâlinde dağ eteklerindeki bağlar içinde ibret- …
Bi-kavli Tevârih-i Yanvan-ı Yunan, Rûm keferesi krallarından Filibe vilâyeti sâhibi Makedone nâm kralenin yaylağı tahtı idi. Ol asrda eyle imâristân u hadîka-i bostân [u] gül-i gülistân imiş kim Filibe sahrâsı içre aslâ İrem-i gülistândan bir hatve arz-ı hâliye yok imiş. Ba‘dehû bu şehir sâhibesi Makedone Krale sırf krallarından Dest-put kral ya‘nî "tuç elli" Kral-ı dâl Makedone avreti avretliğe almak ister. Bu Zağra şehri sâhibi Makedone Krale, "Ol Sırf kralıdır, ben bir Urûm kralesi Filibe ve Edirne sâhibi Makedone kralı olam, niçün ana avret olurum?" deyü da‘vâ-yı merde edince Sırf-ı Despat inâdına musırr olup Despot yaylasından iki kerre yüz bin kefere ve fecereyi başına cem‘ edüp ellerine tuç eldivanlar giyüp Filibe hâmûnunda biri dâll, biri mudille birbirleriyle ceng-i cidâl ü harb-i kıtâl edüp hikmet-i Hudâ Despot gâlib, Makedona mağlûb olup firâr ederken Filibe altında nehr-i Meriç geçidinden Makedone geçerken gark-ı âb olup cümle cüyûş-ı menkûsu Sırf keferesi elinde tu‘ma-i harbe olup şehr-i Filibe ve şehr-i Beğçe'ye ya‘nî bu Zağra şehrine kral-ı dâll olup Sırflar vilâyetine istîlâ edüp Zağra Yenicesi'n ihrâk bin-nâr edüp mürûr-ı eyyâm ile yine Bulgar tasallut edüp imâr edeler. Hâlâ kefere zamânındaki harâb olan âsâr-ı binâları şehrin cânib-i şimâlinde dağ eteklerindeki bağlar içinde ibret-nümâ temeller zâhir ü bâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 131a ·
metinde göster ·
Siverin ve Severin kal‘aları mâbeynindeki cisr-i harâb pâyelerine müşâbihdir am …
Tikrit sancağı hâkinde cezîre-i Dicle ve Furât içinde Şatt kenârında bir püşte üzre şekl-i murabba‘ bir kal‘a-i harâb-ı musanna‘dır. Mâ-tekaddem bu dahi şehr-i ma‘mûr imiş, Hulâgû Hân harâb etmiş. Nehr-i Şatt kenârında iki kal‘a birbirlerine mukâbildir. Bu beri Tikrit tarafında olana Âşık kal‘ası derler. Şatt'ın taraf-ı şarkîsinde Bağdâd hâkinde olana Ma‘şûk kal‘ası derler. Bu dahi bir püşte üzre şekl-i murabba‘ taş binâ bir kal‘a-i harâbdır kim ikisinin de dizdârları ve neferâtları yokdur. Ve zamân-ı kadîmde tâ Cemşîd asrından berü bu kal‘adan kal‘aya nehr-i Şatt üzre on yedi göz bir cisr-i azîm var imiş. Hâlâ nehr-i Dicle tenezzülde oldukda cisrin kârgîr pâyeleri zâhir ü bâhir olur ve Şatt'ın kelek gemileri bu mahalle geldikde cisir pâyeleri esâslarından havf ederek ta‘vîz ile ubûr ederler. Bu mahal gûyâ diyâr-ı Rûm'da nehr-i Tuna üzre kal‘a-i Budin kurbünde Tuna'nın tarafeynindeki harâb olan Siverin ve Severin kal‘aları mâbeynindeki cisr-i harâb pâyelerine müşâbihdir ammâ bu Şatt'ın Âşık-Ma‘şûk kal‘ası boğazı Tuna boğazından sarpdır. Zamân-ı kadîmde bu Âşık'dan Ma‘şûk kal‘ası cisrinin her gözlerine zencîr çekerlermiş ve üstâd-ı selef kal‘a-i Âşık'dan kal‘a-i Ma‘şûk'a nehr-i Şatt altından kârgîr kubur binâ ile yol var imiş ammâ hakîr görmedim, illâ harâbistân-ı şehrin gördüm. Kâhîce bu mahalle kavm-i Urbân-ı Mavâl gelüp meks ederler ammâ bu mahalle gelen Tikrit'den atlarının yemlerin ve kendülere ekmeklerin bile getirmek gerek .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407b ·
metinde göster ·
… ine ta‘mîr ü termîm eder şekilli işâretler edüp mi‘mârlık eder şeklinde câmi‘in
harâb olan
yerlerin gösterir.
{Hakîr eyitdim}: "Sultânım, anı gördüm ki, sultânım bir al ata binüp cümle ağavâtlarınız ile ve câmi‘-i Süleymâniyye ahvâlin sultânıma i‘lâm eden âdemlerle Mısır'ın iç kal‘asındaki Süleymâniyye câmi‘ine varup gördünüz kim mihrâbın sol tarafı taşra yıkılıyor. ‘Bire meded, buna bir çâre gerek’ deyü Mısır şehrinin cemî‘i a‘yân [u] eşrâfın cem‘ edüp ta‘mîr [ü] termîmi içün gûnâ-gûn müşâvereler eylediler. Kimi ‘Minâresi havâledir, yıkalım’ der. Kimi ‘Kubbesi büyükdür, küçük edelim’ der. Kimi ‘Eğri olan yerlerine bordınar direkleri ile pâyeler uralım’ der. Kimi ‘Taşradan dibin kazup birez yerin yıkup yeniden yapalım’ der. Kimi ‘Taşradan bir kat yanından dîvâr edelim’ deyüp niçe bin güft [ü] gû etdiler. Aslâ ve kat‘â bir âdem bir netîce cevâb vermediler. Gördüm ki bu cem‘iyyet-i kübrâ içinde merhûm pederimin elinde Sultân Süleymân Hân'ın ihsân etdiği arka kaşağısı ile câmi‘ içinde gezer gibi olup câmi‘in ba‘zı yerlerine ta‘mîr ü termîm eder şekilli işâretler edüp mi‘mârlık eder şeklinde câmi‘in harâb olan yerlerin gösterir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 32b ·
metinde göster ·
Çavuşzâde Mehemmed Paşa kolundan kal‘anın hâli gâyet harâb olup küffâr
harâb olan
yerleri amâr edemez oldu, zîrâ bir topun sadâsı tamâm olmadan ol yere on gülle …
Çavuşzâde Mehemmed Paşa kolundan kal‘anın hâli gâyet harâb olup küffâr harâb olan yerleri amâr edemez oldu, zîrâ bir topun sadâsı tamâm olmadan ol yere on gülle dahi isâbet ederdi. Ve niçe balyemez topların Yentür Hasan Paşa havâleden döğüp battâl ederdi, ammâ yine küffâr gayreti elden komayup def‘aten vâhide bin aded tüfengleri ber-havâ olsun atarlardı. Bu minvâl üzre ceng-i azîm günden güne kızışup cüyûş-ı muvahhidînin yürüyüş etmeğe sa‘y u ihtimâmları var, ammâ handak deryâsı mâni‘ idi. Bu mahalde serdâr-ı ekrem umûr-dîde ihtiyârlar ile müşâvereler edüp Adana paşasını handak suyun kesmeğe me’mûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 123b ·
metinde göster ·
… âlâlardır kim Hazret-i Süleymân'ın ehli Belkıs Ana'nın maskat-ı re’si olup hâlâ
harâb olan
Yemen diyârında Sebe’ şehrinden gelmiş amûd-ı azîmlerdir kim arâzî-i cihânda mi …
Ve derûn-ı deyrde olan mezkûr on altı serâmed sommâkî ve zenbûrî ve yerekânî amûd-ı müntehâların her biri onar Mısır hazînesi değer sütûn-ı bâlâlardır kim Hazret-i Süleymân'ın ehli Belkıs Ana'nın maskat-ı re’si olup hâlâ harâb olan Yemen diyârında Sebe’ şehrinden gelmiş amûd-ı azîmlerdir kim arâzî-i cihânda misilleri yok vâcibü's-seyr sun‘-ı Hudâ savvân taş direklerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 59b ·
metinde göster ·
varoş deresinin iki tarafında olan evce ser çekmiş kayalarda kat-ender-kat şâhn …
Ve bu harâb olan varoş deresinin iki tarafında olan evce ser çekmiş kayalarda kat-ender-kat şâhnişîn ve mefreşli ve fürûşlu ve yüklük sergili ve bacalı ve musanna‘ ocaklı kayadan oyma soffa soffa mağâralar var kim gûyâ henüz Ferhâd-ı Kûhken tîşesinden çıkmış gâr-ı yetîmânlardır kim gören benî âdem engüşt ber-dehen edüp vâlih [ü] hayrân kalır. Ammâ bi-emrillâhi te‘âlâ ol zamân âdemlerine seng-i hârâlar musahhar etmiş kim bu kayaları peynir oyar gibi oyup sarâylar ve dûdehâne ve dîvânhâneler etmişler. Andan ma‘lûmdur kim zamân-ı kadîmde bu İnkirmân şehr-i azîm imiş. Hâlâ yine bu mağâraların hadd [ü] hasrın Cenâb-ı Bârî bilür. Anıniçün bu şehre İnkirmân derler. Lisân-ı Tatar'da in mağâraya derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
Ve bunda olan amûd-ı müntehâlar ve ibret-nümâ mîller ve havz u şâzrevân fevvâreler ve selsebîller ve niçe yüz âsâr-ı kâr-ı köhne tılsımâtlar var kim bir diyârda deyyâr misilleri yokdur. Meğer Bahr-i Muhît kenârında Yenidünyâ iskelesi olan Lonçat şehrinde böyle âsâr-ı azîmeler ola. Ve ol kadar vüs‘at üzre kal‘adır kim içinde iki pâre bâğlar ve bâğçeler ve niçe bin evler ve niçe kerre yüz bin dölüm tarlalı ve müşebbek bostânlı kal‘a-i azîmdir. Meğer Ikrît kralın lodos rûzgârından harâb olan pây-i taht-ı kadîmi bu şehr-i azîm imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 322a ·
metinde göster ·
… şu bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr u âbâdân yedi yüz hânedândır. Ba‘zısı kâr-ı kadîmden
harâb olan
hânelerdir kim amâr edüp sâkin olurlar. Bunda dahi câmi‘ler ve zâviyeler vardır …
Ve bu kal‘anın taşrasında varoşu bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr u âbâdân yedi yüz hânedândır. Ba‘zısı kâr-ı kadîmden harâb olan hânelerdir kim amâr edüp sâkin olurlar. Bunda dahi câmi‘ler ve zâviyeler vardır, ammâ çârsû-yı bâzâr yokdur. Kahvehâneleri haşebden, ba‘zı külbeden dükkânlar vardır, ammâ kârgîr değildir. Zamân-ı kadîmde eyle sevâd-ı mu‘azzam imiş kim üç sâ‘atlık yerde Nîl kenârında tâk-ı Havernak'dan nişân verir binâlar ve amûd-ı bî-hadler ve niçe bin kubbe-i âlî ve hân ve hammâm ve bezzâzistân ve gûnâ-gûn vâcibü's-seyr köhne tılısmâtları ve ibret-nümâ alâmet-i imâretleri var, gûyâ henüz üstâd bennâ elinden çıkmışdır. Lâkin içlerinde zâğ [u] kebûter-i vahşî âşiyân edüp râğlar vâ deyüp feryâd ederler. Vakt-i şitâda cümle murgân lânelerin bırağup sevâhile giderler, andan Künûz Urbânı gelüp bu vîrânelerde meks ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y386a ·
metinde göster ·
… niçe hayrât-ı hasenâtlar şehr-i Mekke'de olup Medîne-i münevverede dahi seylden
harâb olan
yerleri ve Ravza-i Mutahhara'nın kubbesini ve şehr içre harâb olan imâretleri c …
Yine sene-i mezbûrda Mekke-i mükerreme içre bir azîm yağmurlar yağup Beyt-i Şerîf'i seylâb-ı rahmet gark edüp niçe hânedânlar münhedim olup niçe bin at ve katır ve deve ve niçe yüz âdemler gark olduğu der-i devlete arz olunup hatt-ı şerîf ile emîrâhûr-ı kebîr Süleymân Ağa ve Gürcî Siyâvuş Ağa ve Kürd Ahmed Ağalar cümle mühimmât [u] levâzımâtlariyle gelüp Ka‘be'ye gidüp amâr olunup derûn-ı Mekke'de Hâsekî Sultân bir imâret ve bir dârü'ş-şifâ binâ edüp Cidde şehrine azîm sular gelüp kal‘a-misâl bir hân-ı azîm binâ olunup Beyt-i Şerîf'in haremi etrâfına handaklar ve birke-i azîmler ve kırk elli aded çeşmeler ve Arafât'da su yolları ve niçe hayrât-ı hasenâtlar şehr-i Mekke'de olup Medîne-i münevverede dahi seylden harâb olan yerleri ve Ravza-i Mutahhara'nın kubbesini ve şehr içre harâb olan imâretleri cümle ta‘mîr [ü] termîm edüp gûyâ İremezât oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… dahi seylden harâb olan yerleri ve Ravza-i Mutahhara'nın kubbesini ve şehr içre
harâb olan
imâretleri cümle ta‘mîr [ü] termîm edüp gûyâ İremezât oldu.
Yine sene-i mezbûrda Mekke-i mükerreme içre bir azîm yağmurlar yağup Beyt-i Şerîf'i seylâb-ı rahmet gark edüp niçe hânedânlar münhedim olup niçe bin at ve katır ve deve ve niçe yüz âdemler gark olduğu der-i devlete arz olunup hatt-ı şerîf ile emîrâhûr-ı kebîr Süleymân Ağa ve Gürcî Siyâvuş Ağa ve Kürd Ahmed Ağalar cümle mühimmât [u] levâzımâtlariyle gelüp Ka‘be'ye gidüp amâr olunup derûn-ı Mekke'de Hâsekî Sultân bir imâret ve bir dârü'ş-şifâ binâ edüp Cidde şehrine azîm sular gelüp kal‘a-misâl bir hân-ı azîm binâ olunup Beyt-i Şerîf'in haremi etrâfına handaklar ve birke-i azîmler ve kırk elli aded çeşmeler ve Arafât'da su yolları ve niçe hayrât-ı hasenâtlar şehr-i Mekke'de olup Medîne-i münevverede dahi seylden harâb olan yerleri ve Ravza-i Mutahhara'nın kubbesini ve şehr içre harâb olan imâretleri cümle ta‘mîr [ü] termîm edüp gûyâ İremezât oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·