… süyûflar mâbeyninde şöhret bulan ol kârhâne işleridir. Sonra mürûr-ı eyyâm ile
harâbe
olup Gümrük Emîni Alî Ağa zemînin mîrîden iştirâ edüp kârhâne iken bekâr bî-kâr …
Bunların kârhânesi Ebü'l-feth ve Bâyezîd Hân asrında Kurşumlu Mahzen kurbünde Kireçkapusu önünde leb-i deryâda bir azîm kârhâne idi. Galatasarây zemîninde çıkan Eski İslâmbol demiri ma‘denin bu kârhânede kılıç yaparlardı. Hâlâ Eski İslâmbol deyü sâhib-i süyûflar mâbeyninde şöhret bulan ol kârhâne işleridir. Sonra mürûr-ı eyyâm ile harâbe olup Gümrük Emîni Alî Ağa zemînin mîrîden iştirâ edüp kârhâne iken bekâr bî-kârhâne yapdı. Ammâ zamânımızda kârhâneleri Mahmûd Paşa hammâmı mukâbelesinde kârhâne-i azîmdir. Ser-çeşmeleri Dâvûd-ı Asamî'dir kim Sağır Dâvûd demeğile meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181a ·
metinde göster ·
… Kal‘asını Bursa tekürü binâ etmişdir. Bir topraklı kûh-ı bâlâ üzre çâr-kûşe bir
harâbe
içinde ammârı yok bir kal‘acıkdır. Ebü'l-feth Mehemmed Hân tahrîri üzre Anadolu …
Sene (---) târîhinde Osmâncık fethidir. Be-dest-i Sunkur Bay Şemsî feth edüp kendüye evlâd-ı evlâd kayd-ı hayât ile ocaklık ihsân olunmuşdur. Hâlâ inkırâz-ı nesl bulmayup Şemsi Paşa oğulları derler. Kal‘asını Bursa tekürü binâ etmişdir. Bir topraklı kûh-ı bâlâ üzre çâr-kûşe bir harâbe içinde ammârı yok bir kal‘acıkdır. Ebü'l-feth Mehemmed Hân tahrîri üzre Anadolu eyâletinde başka sancakbeği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden beğinin hâss-ı hümâyûn 300.122 akçedir. Ze‘âmet-i Bolu 14, timar-ı Bolu 55, çeribaşısı ve alaybeğisi vardır. Kânûn üzre cebelüleriyle iki bin sekiz yüz kılıç asker olur. Sekiz yüz âdem dahi beğinin ve çeribaşısının olur. Ve üç yüz akçe şerîf kazâdır. Ve beş nâhiyesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277b ·
metinde göster ·
… seyyâhân-ı resen-bâz-ı üstâdân anda iplerin bend edüp cânbâzlık eder. Bu câmi‘
harâbe
olmağıla Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ ta‘mîr u termîm etmeyüp içinde balyemez topla …
Câmi‘in 287a bir tarafında Revân zahîresiçün mahfûz beksamâtı var. Ve bu câmi‘in cânib-i şarkîsine muttasıl dîvâr dîvâra Câmi‘-i Eski Medrese {ve Çifte Minâre derler} Ba‘zılar Akçakoyunlu pâdişâhları binâsıdır, derler, ba‘zılar Sultân Uzun Hasan Şâh binâsıdır, diler. El-hâsıl ma‘bedhâne-i kadîm imiş. Niçe kerre Erzurûm muhâsara olup top-ı kûb zarbından câmi‘in ekser yerleri münhedim olup evkâfı olmamak ile harâb olmuşdur. Tebrîz kapusunın iç yüzünde bir bâb-ı bî-bedeli ve iki minâre-i ser-âmedî var kim Kâşî çînine hurşid-i dırahşân pertev urdukda şa‘şa‘asından çeşm-i benî Âdem bir dem nazar etmek mümkün değildir. Tâ bu mertebe sıhr-i mübîn minâre-i mübînlerdir ve eflâke ser çekmiş minâreler olmağıla seyyâhân-ı resen-bâz-ı üstâdân anda iplerin bend edüp cânbâzlık eder. Bu câmi‘ harâbe olmağıla Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ ta‘mîr u termîm etmeyüp içinde balyemez toplar dökmek için tophâne kârhânesi etdiler. Hâlâ cümle âlât-ı bisatları bu câmi‘ içre mahfû[z]dır. Hudâ ta‘mîrin müyesser eyleye. Meremmât olunsa bir dârü't-tedrîs olurdu kim edîm-i arzda misli olmazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286b–287a ·
metinde göster ·
… stân'ı kabza-i teshîre almağiçün binâ etmişdir. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile kal‘ası
harâbe
mü‘eddî olup dizdârı ve neferâtları yokdur. Tortum şehrinin cânib-i şimâline vâ …
Evsâf-ı Akçakal‘a: Tortum sancağı hükmünde ve Gürcîstân hâkinde, Ulama Paşa Gürcîstân'ı kabza-i teshîre almağiçün binâ etmişdir. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile kal‘ası harâbe mü‘eddî olup dizdârı ve neferâtları yokdur. Tortum şehrinin cânib-i şimâline vâkı‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 326b ·
metinde göster ·
… bbiru vallahu yukaddir" tatar Sâlih dörd gün mukaddem gidüp Nusaybin nâm şehr-i
harâbe
vardıkda bir gice at üzre sar‘a dutup depesi üzre menzil-i hânda ser-nigûn olup …
Bu şehr içre on gün meks edüp seyr [u] temâşâ ederken mukaddemâ bâlâdâ Körköy nâm mahalde gelen Murâd Haseki ve Çavruzcu Çavuş'u dörd gün haps edüp Sâlih Paşa karındaşı Murtaza Paşa'ya ulak Sâlih'i gönderüp "Gâfil me-bâş, başın gider" deyü mektûblar göndermişdi. Hikmet-i Hudâ "el-Abdü yüdebbiru vallahu yukaddir" tatar Sâlih dörd gün mukaddem gidüp Nusaybin nâm şehr-i harâbe vardıkda bir gice at üzre sar‘a dutup depesi üzre menzil-i hânda ser-nigûn olup mebhût olup meyyit-i müteharrik-misâl yatar. Beri tarafda paşanın dörd gün sonra gönderdiği Murâd Haseki, Murtazâ Paşa'ya yetişüp "Sa‘âdetli Pâdişâh, sultânımı kapudan paşa eyledi. Müjde bizimdir" deyü birer semmûr kürk ve birer kîse harc-ı râh sikke-i hasene verüp râh-ı Bağdâd'dan avdet edüp Diyârbekir'de Bezikîoğlu hânesinde Murtazâ Paşa meks etdüğü mahalde Murâd Haseki ve Çavruzcu Çavuş "emr pâdişâhın" deyüp Murtazâ Paşa'nın başına kapucularla üşüp kellesin teninden cüdâ edüp onuncu günde ânî gördük, şehr-i Merzifon'a Murâd Haseki ve Mülakkab Çavuş mahkemeye gelüp Murtazâ Paşa ile Çaylak Kapucıbaşı'nın baş kutular ile mahkemede emânet koyup paşaya geldiklerinde, ne kâdirler paşanın yanına bî-haber varmağa, paşanın cümle iç gılmân-ı hâssalara haberdâr olup hançer belde ve kabza elde âmâde olup Haseki ve Çavuş berk-i hazân-misâl dir dir ditreyüp kapunun eşiğin bûs edüp saff-ı na‘lde ayak üzre karâr etdiklerinde paşa eydür: "Bre kâfirler! Ol mazlûm Murtazâ Paşa'yı niçe katl etdiniz. Ben hod sizin cemî‘î esbâblarınızı ve eğer ve teğeltilerinizi aramış idim. Sizde 348a kapudanlıkdan gayrı hatt-ı şerîf görmedim. O, merhûmun katli hattın kande hıfz etmişdiniz. Allah'ı severseniz doğru söylen" deyü yemîn verdikde hemân Murâd Haseki "Vallahi devletli Vezîr! Biz emir kuluyuz, fermân pâdişâhındır. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 347b–348a ·
metinde göster ·
… dahi yüz elli akçe şerîf kadıdır. Senevî yedi kîse mahsûlü olur. Zulümden şehri
harâbe
oluyor. Kal‘ası dahi câ-be-câ münhedim oluyor. Bir mürtefi‘ püşte-i âlî üzre şe …
Bu şehrin cümle halkı evlâd [u] ıyâlleriyle bu Gümüşhâne'ye hizmet ederler. Hâlâ hâkimleri Gümüşhâne emînidir. Ve bir hâkimi dahi yüz elli akçe şerîf kadıdır. Senevî yedi kîse mahsûlü olur. Zulümden şehri harâbe oluyor. Kal‘ası dahi câ-be-câ münhedim oluyor. Bir mürtefi‘ püşte-i âlî üzre şekl-i murabba‘ seng-binâ bir kal‘a-i harâbdır. İçinde velâ hâne velâ lâne velâ âşiyâne velâ mihmânhâne yokdur. İç il olmağıla dizdârı ve neferâtı yokdur. Ammâ sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı vardır. Şehri cümle tahta örtülü bin aded hâne-i tahtânî ve fevkânîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 349b ·
metinde göster ·
… ad[ed] atlar bağlansa müstevfâ sığa[r]. Ve zamân-ı kadîmde bir yalçın kaya üzre
harâbe
kal‘acığı vardır. Hikmet-i Hudâ bu şehre girdiğimiz gün âdem deryâsı cem‘ olmuş …
Evsâf-ı menzil-i kasaba-i azîm Istanoz: Engürü paşasının subaşılığı hükmünde yüz eli akçe nâhiye kazâlarından Murtatova nâhiyesi hudûdunda iki cânibi evc-i âsumâna çıkmış daracık derenin kenarında bin hâneli, bâğsız ve bâğçesiz, câmi‘li ve hammâmı ve suk-ı sultânîsi muhtasar bir kasaba-i ma‘mûrdur. İçinden nehr-i (---) cereyân eder. Bu kasabanın iki başında azîm kapuları var imiş. Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında Celâlî Karayazıcı, kapuları kal‘ edüp şehri nehb ü gâret etmiş. Eğer ol kapular ta‘mîr olunsa bu kasabaya bir tarafdan zafer mümkün değildir. Zîrâ iki tarafı kehkeşân-âsâ semâya ser çekmiş yalçın yalama kızıllu ve sarı şâhin ve zağanos ve miskî kartal âşiyânları kanâre kayalardır kim âdem bakmağa cür’et edemez. Van ve Şebin ve Mardin kal‘ası kayaları gibi mehîb ü muhavvif ibret-nümâ kayalardır. Kimi kûh-ı Bî-sütûn gibi altı boşdur, kimi ejderhâ gibi yukarıdan aşağı süzülmüş, kimi arslan-sıfat, kimi fil cüssesi gibi gûnâ-gûn acebe-heybet kayalardır. Bu kasabanın ekseriyyâ re‘âyâları Ermenilerdir. Bin aded sûf ve muhayyer işlenir dezgâh vardır, derler ammâ dere içi olmağıla hevâsı gâyet ıssıdır. Lâkin latîf muhayyeri olur, memdûhdur ve Ermeni kızları meşhûrdur. Ve mağaraları var kim içinde biner ad[ed] atlar bağlansa müstevfâ sığa[r]. Ve zamân-ı kadîmde bir yalçın kaya üzre harâbe kal‘acığı vardır. Hikmet-i Hudâ bu şehre girdiğimiz gün âdem deryâsı cem‘ olmuş. Meğer ip cânbâzlarının teferrücleri var imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 359b ·
metinde göster ·
… kçaşâr ile şehr-i Bartın mâbeyninde Bartın Ereğlisi derler ve Sarıhan Ereğlisi,
harâbe
olmadadır, amma bu Karamân Ereğlisi Hazret-i Resûl-i Kibriyâ'nın Hazret-i Ömer' …
Devlet-i Âl-i Osmân'da seyâhat etdiğimiz yerlerde dört Ereğli vardır. Bir Rûmeli'nde İslâmbol kurbunda Silivri ile Tekirdağı mâbeyninde Tekirdağı Ereğlisi, bir liman-ı azîmli kal‘a-i köhne-âbâddır. Biri dahi Kastamonu hâkinde Karadeniz sâhilinde Akçaşâr ile şehr-i Bartın mâbeyninde Bartın Ereğlisi derler ve Sarıhan Ereğlisi, harâbe olmadadır, amma bu Karamân Ereğlisi Hazret-i Resûl-i Kibriyâ'nın Hazret-i Ömer'e verdiği ağzı yârı mu‘cizesiyle ve Hazret-i Sultânu'l-ulemâ ve Celâleddîn-i Rûmî Mevlânâ'nın nazargâhı olması sebebiyle günden güne terakkîde olup ma‘mûr [u] âbâdân olmadadır. İbtidâ bânîsi be-kavl-i Tevârîh-i Yanvan Hazret-i Sâm b. Nuh aleyhi's-selâmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 16a ·
metinde göster ·
… gark etmededir. Bu hammâm kurbunda leb-i deryâda limana nâzır bir sarây-ı azîm
harâbe
var kim anda olan ibret-nümâ binâ-yı garîbe meğer Ayasluk'da ve İdincik şehirle …
Ve şehrin taşrasında müfîd ü muhtasar hammâmı vardır. Derûn-ı hammâm cümle zift ile döşenmiş bir gûne râyiha-i tayyibesi şemm olunup hammâm-ı hoş-bûdur. Ammâ yevm be-yevm bu hammâmı kum gark etmededir. Zîrâ İskender-i Zülkarneyn bu şehirde sâkin iken reml içün bir tılsımât etdirmişdi. Hâlâ ol mutalsam harâb olup kum deryâsı bu şehri gark etmededir. Bu hammâm kurbunda leb-i deryâda limana nâzır bir sarây-ı azîm harâbe var kim anda olan ibret-nümâ binâ-yı garîbe meğer Ayasluk'da ve İdincik şehirlerinde ola. İskender sarâyı nâmıyla meşhûr-ı âfâkdır. 41b Bu şehri seyr [u] temâşâ ederken iskele başında Sinân Paşa câmi‘inde cum‘a namâzına âmâde iken bir pâre azîm galyon on iki pâre yelkenlerin küşâde kılup orsa bayrakların ve haçlı peykerlerin açup ra‘dvâr gıjgırup Akka limanına dâhil olmada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 41a–41b ·
metinde göster ·
… n Abdullah b. Sâlih b. Alî b. Abdullah b. Abbâs b. Abdülmuttâlib binâsıdır. Bir
harâbe
câmi‘i atebe-i âlîsi üzre târîhi böyle mastûrdur. Harâb [u] yebâb, vîrân olmuş …
Şehr-i Serme-i azîm: Şâm ve Haleb hudûdunda, Haleb hâkinde çöl ile Bağdâd yolunda vâkı‘ şehr-i kebîr imiş. Kal‘ası ve şehir harâb olup ancak üç yüz Urbân hânesi vardır. İbtidâ bânîsi Âl-i Abbâsiyân'dan Abdullah b. Sâlih b. Alî b. Abdullah b. Abbâs b. Abdülmuttâlib binâsıdır. Bir harâbe câmi‘i atebe-i âlîsi üzre târîhi böyle mastûrdur. Harâb [u] yebâb, vîrân olmuş arz-ı hâliyedir kim imâr olsa Mısr-ı azîm olurdu. Nehr-i Murâd'ın bu mahalle çarklar ve arklar ve tur‘alar kesüp nehr-i Murâd'ı cereyân etdirüp imâr etmişler kim âdem gördükde vâlih [ü] hayrân olur. Hâlâ ahâlîsi cümle Âl-i Hâşimiyân'dır. Şecerelerinde ve evkâf huccetlerinde cümle ecdâdları masturdır. Andan yine (---),
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 51a ·
metinde göster ·
… --) (---)(---) hâkinde vâsi‘ sahrâ içre zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Hâlâ
harâbe
olmada bir kasaba kalmışdır. Câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve birkaç dükkânı vardır …
Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ammâ ibtidâ bânîsi (---)(---)(---)(---) hâkinde vâsi‘ sahrâ içre zamân-ı kadîmde şehr-i azîm imiş. Hâlâ harâbe olmada bir kasaba kalmışdır. Câmi‘i ve hânı ve hammâmı ve birkaç dükkânı vardır. Rakka kurbunda Cezîre-i Düceyl'de nehr-i Furât kenarında nehr-i Hâbûr, Furât'a mülhakk olduğu mahalde şehr-i azîm imiş. Ve nehr-i Furât kenarında cânib-i şarkındadır. Ve nehr-i Hâbûr'un ibtidâ tulû‘ı nehr-i Re’sü'l-Ayn'dir. Andan bu mahalde nehr-i Furât'a munsab olur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59b ·
metinde göster ·
… te üzre şekl-i murabba‘dan tûlânice câ-be-câ rahnedâr olmuş ve derûn [u] bîrûnı
harâbe
yüz tutmuş hâne ve dizdârsız kal‘a-i mu‘attaldır. Ammâ aşağı şehri ma‘mûrdur. K …
Sebeb-i tesmiyesi oldur kim sene (---) târîhinde Yıldırım Hân asrında Alî nâm vezîr-i hümâm feth ederken vefret üzre meşakkat çekilüp "Şu Şumnı feth olmayup kaldı" deyü nefes etdüğü dem kal‘adan vere bayrakları zâhir olup Bulkar keferesi elinden dest-i İslâm'a girüp memâlik-i İslâm'a zem olunup ismi Şumnı kaldı. Ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Hâlâ kal‘ası şehrin hâ’ilinde bir türâblı püşte üzre şekl-i murabba‘dan tûlânice câ-be-câ rahnedâr olmuş ve derûn [u] bîrûnı harâbe yüz tutmuş hâne ve dizdârsız kal‘a-i mu‘attaldır. Ammâ aşağı şehri ma‘mûrdur. Kânûn-ı Süleymân Hân üzre Özü eyâletinde Nigebolı sancağı hudûdunda subaşılıkdır. Ve üç yüz akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Vefâlı Emîr nâm bir mahkeme şâkird ve cümle halk andan şâkir fuzalâ’ü'd-dehr'den bir kadısı var idi kim beyne'l-akrân nazîri yok idi. Kazasında cümle (---) aded kurâ-yı ma‘mûrlardır. Müftî ve nakîbi vardır. Zîrâ sâdât-ı kirâmı ve müteseyyidi gâyetü'l-gâye çokdur kim {hadîs}Arapça hadîsi 111b la‘netin kabûl edüp medhûl-i nâs olmuş Kalmuk Tatarı gözlü ve İznik çinisi gibi gök gözlü zehr-i mâr sözlü nûrsuz yüzlü hâşâ emîrleri var. Hattâ bir da‘vâ ile bir emîr Melek Ahmed Paşa huzûruna gelüp ifrât üzre bir feryâd [u] figân edüp "Ceddim rufuçun bu ev benim aba ve dedelerimden kalmışdır" deyü ceddine yemîn edüp vakfullah hâneyi mülk-i mevrûsumdur, deyü feryâd ile dîvânı kapatdı. Gınâyî Efendi eydür: "Adam sen yeni emîr olmuşa benzersin. Zîrâ tezvîr da‘vâya yapışdın" dedikde hemân "Behey Efendi Sultân Osmân kişi Hotin seferine buradan geçerken Nakîbü'l-eşrâf Gulâmî Efendi'den üç yüz kile arpa verüp Emir kapusuna çıkup on bir kişi şecere aldık. On bir kişiden yedi kişi kaldık. Hani benim gibi eski emir" deyince Paşa "Ya öbür yoldaşların kandedir. Anları kande bulalım" dedikde "İşte bunlardır" deyü beş kişi gösterüp beşini dahi ve kendüyi dahi aslâ söyletmeyüp haps edüp hânelerin basup sahte şecerelerin getirüp başlarından destârların alup ahâlî-i vilâyetden ahvâlleri su’âl olundukda ıkrârları üzre müteseyyidlikleri isbât olunup yedişer yıllık tekâlîf-i örfiyyeyi vermek {üzre} akrabâ-yı ta‘allukâtlarıyla kırk yedi nefer kimesneye hükm olunup izn-i şer‘îyle destârı alınup sicill-i şer‘-i mübînde re‘âyâ kayd olunup bu gûne müteseyyidi çok şehr-i Şumnu'dur. Hudâ ıslâh ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 111a–111b ·
metinde göster ·
… namâzgâhda meks olundu. Sâhil-i Tuna'da çâr-kûşe divâr ile mebnî bir musallâ-yı
harâbe
idi. Efendimiz yedi günde ta‘mîr u termîm edüp mâh-ı Rebîülevvelin on ikinci is …
Evvelâ Bismillah ile şehr-i Silisre'den alay-ı azîm ile çıkup mezkûr namâzgâhda meks olundu. Sâhil-i Tuna'da çâr-kûşe divâr ile mebnî bir musallâ-yı harâbe idi. Efendimiz yedi günde ta‘mîr u termîm edüp mâh-ı Rebîülevvelin on ikinci isneyn günü bu hakîr Evliyâ-yı bî-riyâ Mevlûd-i Şerîfi tilâvet edüp bir cem‘iyyet-i azîm olmuşdur kim cemî‘i a‘yân-ı şehir mesrûr olup et‘ıme-i nefîse ve sükkerî ve aselî eşribeler ile muğtenim olup ilâ hâze'l-ân ehl-i Silisre ol mevlûdu ve ol ziyâfeti yâd edüp Melek Ahmed Paşa'ya hayr du‘â ederler. Hakkâ ki namâzgâh-ı Müslimîn ma‘mûr oldu. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122a ·
metinde göster ·
… hammâmı, Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in Dârüssa‘âde Ağası Yûsuf Ağa bu hammâm-ı
harâbe
filhâne iken mahall-i münâsibde elzem-i levâzımından olmağıla bir hammâm-ı latî …
Ve Kızlarağası hammâmı, Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘in Dârüssa‘âde Ağası Yûsuf Ağa bu hammâm-ı harâbe filhâne iken mahall-i münâsibde elzem-i levâzımından olmağıla bir hammâm-ı latîf etmişdir kim Edirne şehrinde değil diyâr-ı Rûmeli'nde nazîri yokdur. Hakkâ ki mahallinde bir hayrât-ı azîm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 164a ·
metinde göster ·
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim bu diyâr dest-i Ermen'de iken bir
harâbe
zemîn-i bî-hâsıl idi. Bir gün bir kabîle-i Ermenî bu mahalden ubûr ederlerken g …
Sebeb-i tesmiyyesi oldur kim bu diyâr dest-i Ermen'de iken bir harâbe zemîn-i bî-hâsıl idi. Bir gün bir kabîle-i Ermenî bu mahalden ubûr ederlerken görseler kim bir alây-ı azîm asker hayme vü hargâhlarıyla meks etmişler. Bu tâ’ife-i Ermenî bunların mâbeynlerine girüp ba‘zı haymelerde meks ederler. Görseler kim bir alây yüzü münevver âdemler, ammâ kimisinin gerdeninden kiminin kolundan ve gayrı vücûdlarından kanlar cereyân eder ve cümle süvâr oldukları atları eğerli ve uyanlı aslan u kaplan ve bebr ü peleng ve câmûs-ı beyâbânî ve esb-i hâmûnî ve sığın-ı kûhî ve ejderhâ ve evren-i su‘bânî bu makûle hayvânâtları bu kabâ’il-i Ermenîler gördüklerinde içlerinden biri su‘âl edüp eydür: "Sultânım siz kimlersiz" der.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 244b ·
metinde göster ·
… Hille'de serâperde-i Hüsrevânesiyle meks etdikde bu kal‘a-i Hille'yi gördü kim
harâbe
mü’eddî olmuş ammâ Bağdâd'a bundan rahne irüp zafer bulmak mülâhazasında olup k …
Şehr-i azîm ve belde-i kadîmdir. Sene (---) târîhinde Âl-i Abbâsiyân'dan el-Melikü'l-Fîhâ Cedallah ibn el-Mütevekkil Alallah binâsıdır. Cezîre-i Dicle'de nehr-i zülâl Furât-ı helâl sâhilinde bender-i sevâd-ı mu‘azzam imiş. Niçe mülûkdan mülûka intikâl edüp niçe kerre imâr ve niçe kerre harâb olmuşdur. Ba‘dehû sene 1040 târîhinde Âl-i Osmâniyân'dan Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘in serdâr-ı mu‘azzamı olan Hüsrev Paşa Bağdâd'ı muhâsara edüp bî-feth avdet etdikde bu Hille kal‘asına Hüsrev-i Şîr şîrâne vü dilîrâne gelüp deryâ-misâl askeriyle taht-ı Hille'de serâperde-i Hüsrevânesiyle meks etdikde bu kal‘a-i Hille'yi gördü kim harâbe mü’eddî olmuş ammâ Bağdâd'a bundan rahne irüp zafer bulmak mülâhazasında olup kal‘a-i Hille'ye asker-i deryâ-misâli üşürüp mukaddemâ hâk-i pâk ile mebnî olan sûr-ı üstüvârın müceddeden yine top ve tula ve kerpiç ve kec ve Horasânî ve kireç ile bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn edüp bir handak-ı amîk ü arîz edüp handak içinden nehr-i Furât'ı deverân u cereyân edüp nehr-i Furât üzre bir araba ubûr olunur bir cisr-i haşeb inşâ edüp cümle cebehâne vü levâzımâtların kemâkân müheyyâ edüp üç bin sipâh ve iki bin piyâde yeniçeri ve topçu ve cebeci ve gayrı muhâfazacı kodu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 352a ·
metinde göster ·
… zûr-ı kadîm diyâr-ı Acem hudûdunda Merâğa şehrine karîb olup Timur Hân'dan berü
harâbe
[vü] garîb kalmışdır. Şehr-i Merâğa dahi Timur harâbından kalmışdır, ba‘dehû im …
Müverrih Mıkdısî tahrîri üzre bu kal‘a-i Şehrezûl'u ibtidâ binâ eden Zor ibn Dahhâk-i Mârî'dir. Aslında Şehr-i Zor'dur. Galat-ı meşhûru Şehrezûl'dur, sahîhi Şehr-i Zor'dur. Hâk-i Irâk'da Kûfe ve Medâyin'den sonra bu Şehr-i Zor gâyet imâr olup gûyâ ravza-i cinân oldu. Ba‘dehû Âl-i Abbâsiyân asrında Hulâgû Hân bu Şehrezûr'u zor-ı bâzû-yı tüvânâsıyla harâb u yebâb etdi. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Âl-i Emeviyyûn'un Mervân-ı Hımâr'da inkırâz olduğu senede yine Zor ibn Dahhâk-i Mârî neslinden Moğol Karkük nâm bir benâm-ı merd-i hümâm ba‘zı kabâ’il-i Ekrâd ile yek-dil [ü] yek-cihet olup anların isti‘ânetiyle Şehrezûr'u müceddeden imâr edüp ismine kal‘a-i Kerkâk-i Moğol derler. Murûr-ı eyyâm ile elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olmağile hâlâ kal‘a-i Kerkük derler ammâ kal‘a-i Kelkek ve Kelkit ve Kerkit değildir. Kelkik eyâlet-i Erzurûm'da bir nevâhînin ismidir. Ammâ bu hâk-i Irâk ile müşâ Şehrezûr'un pây-i tahtı bu kal‘a-i Kerkük'dür. Lâkin Şehrezûr-ı kadîm diyâr-ı Acem hudûdunda Merâğa şehrine karîb olup Timur Hân'dan berü harâbe [vü] garîb kalmışdır. Şehr-i Merâğa dahi Timur harâbından kalmışdır, ba‘dehû imâr olmuşdur. Şehrezûr-ı kadîm ile şehr-i Merâğa beyni altı merhale zemîn-i mahsûldârdır. (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 372a ·
metinde göster ·
… ısî yahşı tahrîr etmişdir ammâ hakîr bu kadar ancak işâret edebildik ve hâlâ bu
harâbe
niçe bin Buhtî kavmi ba‘zı kıbâblarda ve zîr-i zemînlerde ve hâne-i harâblarda …
Bu ebyâtları Mıkdısî yahşı tahrîr etmişdir ammâ hakîr bu kadar ancak işâret edebildik ve hâlâ bu harâbe niçe bin Buhtî kavmi ba‘zı kıbâblarda ve zîr-i zemînlerde ve hâne-i harâblarda haymeleriyle sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399a ·
metinde göster ·
… ancak bir kurâ misilli geçit başında nehr-i (---) sâhilinde Cizre hudûdunda bir
harâbe
şekilli köy kalmışdır. Ve bu Kelek-i Murvân'ın sebeb-i tesmiyesinin sıhhati old …
Ba‘dehû Ebü'l-Müslim-i Mervî bu mezkûr Kelek-i Mervân şehri halkın Mervânî kelek ile geçirdikleriyçün cümle Mervânîleri teberden geçirüp Kelek-i Mervân şehrin harâb u yebâb edüp ol asırdan berü ancak bir kurâ misilli geçit başında nehr-i (---) sâhilinde Cizre hudûdunda bir harâbe şekilli köy kalmışdır. Ve bu Kelek-i Murvân'ın sebeb-i tesmiyesinin sıhhati oldur kim lisân-ı Fârisî ve lisân-ı Kürd'de "mûr", karıncaya derler, ya‘nî karınca geçidi demekdir. Galat-ı meşhûr evlâ olduğundan Kelek-i Mervânî derler. Ve Mervân-ı Himâr geçdiği dahi sahîhdir kim hâlâ Ebü'l-Müslim'in kırdığı Yezîdîlerin üstühânları püşte püşte dağlar içre zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 3a ·
metinde göster ·
… e kayyımı Evliyâ Çelebi bu câmi‘in harâb oluyorduğun hâkime bildirmeyüp yıkılup
harâbe
mü’eddî oluyor. Rızâ-yı Allâh içün olsun, siz keşf edüp bir hâl ile bu Süleymân …
"Sultânım, hayr ola bu gece vâkı‘amda cenâbınız ile cümle ağavât du‘âcıların Mısır şehrinde imişsiz. Anda iç kal‘ada Süleymâniyye câmi‘i nâmında bir câmi‘ var imiş. Niçe bin pîr [ü] cüvân sultânıma gelüp eyitdiler. ‘Sultânım, bu Süleymâniyye câmi‘i mihrâbının sol cânibi dîvârı şişüp taşra depüp münhedim oluyor. Mütevellîsi şeyh Ahmed Ağa ve kayyımı Evliyâ Çelebi bu câmi‘in harâb oluyorduğun hâkime bildirmeyüp yıkılup harâbe mü’eddî oluyor. Rızâ-yı Allâh içün olsun, siz keşf edüp bir hâl ile bu Süleymâniyye câmi‘in ta‘mîr [ü] termîm eylen. Tâ ecel-i müsemmânıza dek Mısır şehrinde hâkimü'l-vak[t]sin. Bu iş sizin başınızdadır. Rûz-ı mahşerde bu vakfullâh sizden su’âl olunur’ deyü vâki‘ hâli sultânıma ahâlî-i Mısır bildirdiler" deyince,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 32b ·
metinde göster ·
… ile ol melike ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i zîbâ imiş. Mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ
harâbe
olmuş kal‘ası bir sivri kaya üzre şekl-i muhammes seng binâ-yı atîkdir. Cânib-i …
Bânîsi Kostantin kızı Vizo nâm bir melike binâsı olmağile ol melike ismiyle müsemmâ bir kal‘a-i zîbâ imiş. Mürûr-ı eyyâm ile câ-be-câ harâbe olmuş kal‘ası bir sivri kaya üzre şekl-i muhammes seng binâ-yı atîkdir. Cânib-i (---) kapusu var ve kal‘a içinde cümle üç yüz aded kiremitli büyût-ı ra‘nâlar var ve kiliseden bozma Ebü'l-feth Sultân Mehemmed câmi‘i var, kubâbı kurşum ile mestûr câmi‘-i ma‘mûrdur. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 41b ·
metinde göster ·
… ih ile top ile döğülmez. Aşağıda bir câmi‘i ve bir hammâmı kalmış ve hânı henüz
harâbe
olmuş, ammâ dükkânları yokdur. Ve halkı gâyet şecî‘ ü yarar ve bahâdır u nâmdâr …
Aşağıda varoşu ve bâğ u bâğçesin kâfir vîrân etmişdir. Halkı küffârın havfinden aşağı enemezler. Kâfir gelse kal‘adan kâfire hemân taş yuvarlarlar, aslâ top lâzım değildir. Ve kendü kal‘ası dahi bir vecih ile top ile döğülmez. Aşağıda bir câmi‘i ve bir hammâmı kalmış ve hânı henüz harâbe olmuş, ammâ dükkânları yokdur. Ve halkı gâyet şecî‘ ü yarar ve bahâdır u nâmdârdır, ammâ âdemleri azdır. Ve Yûsuf Beğ içlerinde hânedân sâhibidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 159a ·
metinde göster ·
… tâ‘at etdirmek içün bu kal‘aya bir metîn iç hisâr binâ etmiş. Mürûr-ı eyyâm ile
harâbe
yüz dutmuş. Hâlâ ne dizdârı ve ne merdüm-hisârı vardır. Hatukay Çerkezi hâkinde …
Der-fihris-i kal‘a-i Akupskirmân: Ciniviz Frengi binâsı 151b olup sene (---) târîhinde Özdemiroğlu Çerkes Osmân Paşa feth edüp Çerkes tâ’ifelerin itâ‘at etdirmek içün bu kal‘aya bir metîn iç hisâr binâ etmiş. Mürûr-ı eyyâm ile harâbe yüz dutmuş. Hâlâ ne dizdârı ve ne merdüm-hisârı vardır. Hatukay Çerkezi hâkinde amâr olacak kal‘adır, ammâ içinde Nevrûz Noğayı sâkin ola. Çerkez sâkin olursa dibelik âsî olurlar. Bir düz sahrâya vâki‘ olmuş kârgîr binâ kal‘a-i ra‘nâdır. Bu kal‘aya karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 151a–151b ·
metinde göster ·
… r. Derûn-ı kal‘ada bundan ma‘mûr sarây-ı kebîr yokdur. Lâkin avân hânesidir kim
harâbe
olmadadır. Ve cümle 3 aded mihrâblardır.
Ammâ aşağı göl kenârında paşa sarâyı yahşi sarâydır kim üç yüzden mütecâviz içli ve taşralı ve hammâmlı ve vâsi‘ meydânlı ve müte‘addid hücreli ve serâpâ kiremit örtülü hânedân-ı azîmdir. Derûn-ı kal‘ada bundan ma‘mûr sarây-ı kebîr yokdur. Lâkin avân hânesidir kim harâbe olmadadır. Ve cümle 3 aded mihrâblardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 369b ·
metinde göster ·
… nda kıbleden şimâle tûlânîce vâki‘ olmuş bir şîrîn kasaba-i ra‘nâdır. Ammâ hâlâ
harâbe
yüz tutmuşdur. Y 65b Cümle sekiz mahalle ve dörd yüz kiremit ile mestûr evler …
Sığla sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâ ve nâhiyesi yetmiş kurâdır. Ve İzmir mollâsına ber-vech-i arpalık sadaka olunmuşdur. Hükûmeti maktû‘u'l-kalem ve mefrûzü'l-kadem Tire şehrinde Selîm Hân-ı Sânî'nin dârü'l-kurrâsı evkâfıdır kim yüz atlı ile mütevellîsi hükûmât eder hâkimlikdir. Kethudâyeri yokdur, ammâ yeniçeri serdârı vardır. Ve şehri Cum‘a sahrâsının tâ vasatında kıbleden şimâle tûlânîce vâki‘ olmuş bir şîrîn kasaba-i ra‘nâdır. Ammâ hâlâ harâbe yüz tutmuşdur. Y 65b Cümle sekiz mahalle ve dörd yüz kiremit ile mestûr evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y65a–Y65b ·
metinde göster ·
karîb olmuş bir garîb ü acîb şekl-i muhammes seng-i hârâ binâ bir kal‘a-i ⟦Y 90 …
Kal‘ası bir püşte üzre harâbe karîb olmuş bir garîb ü acîb şekl-i muhammes seng-i hârâ binâ bir kal‘a-i Y 90b zîbâdır. Ve üçyüz kiremit örtülü ma‘mûr evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y90a–Y90b ·
metinde göster ·
… binde İmâm Sultân. Ve bu hân kâr-ı kadîm bir hân-ı azîm imiş. Mürûr-ı eyyâm ile
harâbe
olup Melek Ahmed Paşa'nın ağalarından Ca‘fer Ağa Denizli hâkimi iken ta‘mîr ü t …
Ve Yeni câmi‘ kurbunda Ca‘fer Ağa hânı dibinde İmâm Sultân. Ve bu hân kâr-ı kadîm bir hân-ı azîm imiş. Mürûr-ı eyyâm ile harâbe olup Melek Ahmed Paşa'nın ağalarından Ca‘fer Ağa Denizli hâkimi iken ta‘mîr ü termîm edüp İmâm Sultân âsitânesine vakf eyledi. Hân kapusunun sol cânibindeki köşede bir beyâz mermer üzre târîh-i kadîmi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y95b ·
metinde göster ·
Ve taşra varoşunda elli mikdârı re‘âyâ hâneleri ve bir
harâbe
hammâmı ve bir mu‘attal kenîsesi var. Câmi‘-i Ümeyye tarzı binâ olunmuş ve ol k …
Ve taşra varoşunda elli mikdârı re‘âyâ hâneleri ve bir harâbe hammâmı ve bir mu‘attal kenîsesi var. Câmi‘-i Ümeyye tarzı binâ olunmuş ve ol kadar vardır. İçinde benî âdemden bir cân yokdur. Ancak kıblesi cânibinde millet-i Mesîhî'den Hazret-i Îsâ havâriyyûn Şem‘ûn Safâ'nın pederi anda medfûndur. Ziyâretgâh-ı Rûm u Freng'dir. Bu kal‘a anlar içün binâ olunmuşdur, deyü Yanvan-ı Yûnân tevârîhinde mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y182b ·
metinde göster ·
… ‘a elzem-ı levâzımından olmağile binâ etmişdir. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile cüz’î
harâbe
yüz dutup sene (---) târîhinde (---) Hâtûn ta‘mîr [ü] termîm etmişdir.
Bu mahalde bu kal‘a elzem-ı levâzımından olmağile binâ etmişdir. Ba‘dehu mürûr-ı eyyâm ile cüz’î harâbe yüz dutup sene (---) târîhinde (---) Hâtûn ta‘mîr [ü] termîm etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259b ·
metinde göster ·
şehirlerin sahrâsı etrâfında sun‘-ı Hudâ ve ibret-nümâ kayalar var kim misli ne …
Ve bu harâbe şehirlerin sahrâsı etrâfında sun‘-ı Hudâ ve ibret-nümâ kayalar var kim misli ne Kürdistân'da ne Hakkâri ve Nahcivân'da ve ne Manya ve Alman'da böyle bir sun‘-ı aceb ibret-nümâ-yı garîb dağlar görmedim. (---)(---)(---) "Sübhâne'l-Hallâk" deyü engüşt ber-dehen eder. Zîrâ bu dağların kimisi servi gibi serâmed kimi evc-i semâya ser çekmiş ve kimi surâhî kabak-misâl ve kimi burc [u] bârûlu kal‘a-misâl ba‘zısı aşağı sernigûndur, âdem bakmağa havf eder kim (---)(---) görenler yanından acele ile güzer ederler. Ve ba‘zıları ejderhâ-misâl ve kimi esed-misâl ve kimi keştî ve niçesi kûh-ı Bîsütûn gibi altı boş asker geçer ammâ âdemin aklı gider. Gûyâ bir mu‘allak sahra-i mu‘allâkdır. Ve kimi hücre hücre ve kimi göz göz Tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir. Ve ba‘zısı fîl hortumu gibi birbirlerine uzanmış ammâ mâbeynlerinde bir vâsi‘ fezâ var, altından ubûr eder. Hâsıl-ı kelâm bu kûh-ı ibret- Y 271b nümûnlara im‘ân-ı nazarile nazar eylesen Hallâk-ı (...) âlî âlem ne idüğin fehm ederdin. Ve bu cibâllerin zemîni sâfî sâ‘at kumudur Q 113a ve gâyet rakîkdir. Hikmet-i Hudâ bu rimâl içre deryâya müta‘allık olan hayvânâtlardan balık kemikleri ve yengeç ve kerevit ve pağurya ve ıstakoz ve midye ve istiridye kabukları vardır. Bu ecnâs-ı mahlûkât ise deryâda olur. Bundan anlanan oldur kim zamân-ı kadîmde bu mahaller deryâ imiş. Hattâ hakîr bir tevârîh-i Yûnâniyân'da gördüm İskender-i Zülkarneyn Sebte boğazın açmazdan evvel bu şâm ve Mekke ve Medîne çölleri cümle deryâ imiş. İskender Sebte boğazın kat‘ edicek Bahr-i Rûm Bahr-i Muhît'e akup bu mahaller çölistân olmuşdur. Ve akla mülâyimdir kim bu kayalara temevvüc-i deryâ ura ura hâk-i amber-fâmı gidüp yalçın kayalar kalduğu deryâ tellatumu alâmetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y271a–Y271b ·
metinde göster ·
… zâr soffa ve maksûreler ile mebnî yaz kahveleridir. Ammâ cümleden iştihâr veren
Harâbe
kahvesi ve Gavriyye kahvesi ve Yeni kahve ve Bâb-ı Fütûh kahvesi ve Bâb-ı şa‘ri …
Ve ba‘zı kahvehâne Nîl kenârında çemenzâr soffa ve maksûreler ile mebnî yaz kahveleridir. Ammâ cümleden iştihâr veren Harâbe kahvesi ve Gavriyye kahvesi ve Yeni kahve ve Bâb-ı Fütûh kahvesi ve Bâb-ı şa‘riyye kahvesi ve Habeşli Kethudâ kahvesi ve Rûmeli Meydânı kahvesi ve Sultân Hasan kahvesi ve kal‘ada üç kahve ve Cemâmîz kahvesi ve Sunkuriyye kahvesi. Bunlar fıskıyye ve havz u selsebîlli kahvehânelerdir. Ve herbirinde gûnâ-gûn üstâd-ı kâmil hânende ve sâzendeleri vardır. şeb [u] rûz bir hây hûydur kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y167b ·
metinde göster ·
… ⟧ kahve fürûht ederler. Bakarsın bunların ba‘zısı hayli kâr eder. Ammâ cümleden
Harâbe
kahvesi her gün birer ferde kahve sürer. Ve her gün Habeşli kahvesi yevmiyye bi …
Esnâf-ı kahveciyân-ı piyâde: Bunların dükkânları yokdur. Nâzük ibrîkler ile sûk-ı sultânîlerde mutantan ve mümessek Y 168a kahve fürûht ederler. Bakarsın bunların ba‘zısı hayli kâr eder. Ammâ cümleden Harâbe kahvesi her gün birer ferde kahve sürer. Ve her gün Habeşli kahvesi yevmiyye birer kantâr kahve sürüp azîm kâr ederler. Paşanın şâtırbaşısına avâyid verirle, zîrâ anın himâyesindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y167b–Y168a ·
metinde göster ·
olmağile mevlûdu mu‘attal idi. Ba‘dehu sene 1063 târîhinde Ebünnûr Mehemmed Paş …
Mâ-tekaddem harâbe olmağile mevlûdu mu‘attal idi. Ba‘dehu sene 1063 târîhinde Ebünnûr Mehemmed Paşa ya‘nî Hâsekî Mehemmed Paşa vâkı‘asında görüp müceddeden bir câmi‘-i âlî ve bir tekye ve bir sebîl ve iki sâkıye ve bir matbah ve şeyh hazretleri üzre bir mehbıt-ı pür-envâr binâ edüp iki yüz Mısrî kîse masrûf edüp bir hayrât-ı azîm etdi. Ve her sene mevlûd-ı şerîfi masârıfına bin guruş vakf edüp üzerine yeniçeri ocağın nâzır etdi. Ve bu mevlûd dahi ke-sâyiri't-tahrîr mevlûd-ı sultânî olur kim Şeyh Ukbe-i Cüheyniyyü'l-Âmirî'nin rûh[u] şâd olur. Zîrâ evkâfı tarafından me’kûlât [u] meşrûbâtları firâvân olmağile ulemâ ve sulehâ ve fukarâya ni‘meti mebzûldür. Bundan sonra cebel-i Cûşî dâmeninde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y223b ·
metinde göster ·
… mân bunda tâ‘at u ibâdet etmişdir. Hâlâ makâm-ı Seyyid Ahmed el-Bedevî andadır.
Harâbe
olmuş idi, hamd-i Hudâ bu abd-i âsînin i‘lâmıyla Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa bu a …
eş-şeyh İbrâhîm-i Metbûlî câmi‘i: Bu şehirde Y 287b ibtidâ câmi‘-i kadîm budur. Hazret-i Bedevî niçe zamân bunda tâ‘at u ibâdet etmişdir. Hâlâ makâm-ı Seyyid Ahmed el-Bedevî andadır. Harâbe olmuş idi, hamd-i Hudâ bu abd-i âsînin i‘lâmıyla Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa bu abd-i âcize fermân verüp mahallinde evkâf- Q 268aP 265a -nâmelerine mürâca‘at edüp mâl-i fâ’izinden câmi‘ ta‘mîr ü termîm edüp ihyâ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y287a–Y287b ·
metinde göster ·
… Hâlâ niçe bin imâretlerinin âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Hâlâ günden güne
harâbe
olup halkı Âbyâr şehrine hicret edüp anıniçün Âbyâr şehri ma‘mûr olmadadır.
Ve şehri Nîl-i mübârekden ayrılmış bir tur‘a kenârında bir düz sahrâlı yerde bir sevâd-ı mu‘azzam şehir imiş. Hâlâ niçe bin imâretlerinin âsâr-ı binâları zâhir ü bâhirdir. Hâlâ günden güne harâbe olup halkı Âbyâr şehrine hicret edüp anıniçün Âbyâr şehri ma‘mûr olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y298a ·
metinde göster ·
olup Kınâ şehri mültezimi Hasan Ağa li-eclillâh ve takarruben ilallâh te‘âlâ mâ …
Bu câmi‘ mürûr-ı eyyâm ile harâbe olup Kınâ şehri mültezimi Hasan Ağa li-eclillâh ve takarruben ilallâh te‘âlâ mâlından on bin guruş masrûf edüp eyle ta‘mîr ü termîm etmişdir kim hâlâ Cennet'den bir kûşe-i beytullâhdır. Bu câmi‘den mâ‘adâ büyük câmi‘ yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y380a ·
metinde göster ·