… lûklarından acîbe vü garîbe haşerâtlar ile ubûr ederler. Ve niçe bini ellerinde
harba
ve sıpkınlar ve musanna‘ ağlar ve serpmeler ile ubûr ederler.
Ammâ bu balık satıcılar dükkânların tahtırevânlar üzre bâlâda tahrîr olunan mâhîlerin envâ‘ından niçe bin mâ’ideleri tablalar ile zeyn edüp ve arslan-misâl eyi balıkları boğazından zencîrler ile bağlı bağırup çağırup feryâd eder. Ve deniz atları ve porsuklar ve kunduzlar ve yûnus balıkları sayd ederler kim her biri pereme kadar. Ve bir iki gün mukaddem Üsküdar kayığı kadar balıkları yatağın bilüp Adalar arasında dutup arabalar üzre tahmîl edüp yetmiş seksener çift câmûslar arabaları çekerek ubûr edüp bu tâ’ifenin çoğu Kayseriyye ve Niğde ve Manya Urumları'dır, bir hây-hûyla ubûr ederler kim âdem hayrân kalır. Ve müslim karityacılar dahi deryâ mahlûklarından acîbe vü garîbe haşerâtlar ile ubûr ederler. Ve niçe bini ellerinde harba ve sıpkınlar ve musanna‘ ağlar ve serpmeler ile ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174b ·
metinde göster ·
… â bânîsi ma‘lûmum değildir. Bu kal‘a dahi Erdel krallarınındır, ammâ kefereleri
harba
ucuyla krallara tâbi‘lerdir, zîrâ sarp cengelistân başka vilâyetdir.
Lisân-ı Seykel Macarınca (---)(---) demekdir, ammâ bânîsi ma‘lûmum değildir. Bu kal‘a dahi Erdel krallarınındır, ammâ kefereleri harba ucuyla krallara tâbi‘lerdir, zîrâ sarp cengelistân başka vilâyetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 21b ·
metinde göster ·
… etdikde hemân Yanoş Kral ale'l-gafle Alaman Kralı Ferdinand'ı basup eyle şiş ve
harba
ve top ve tüfeng-i pür-ceng urur kim cümle küffâr şişden geçüp mâl [u] menâller …
Pes Yanoş Krala çaşıtlar gelüp Beç Kralı Ferdinand Kral'ın üç kral ile Budin üzre geleceğin haber alup tâc-ı İskender Budin kralında olmak ile dörd aded krallar kendüye mutî‘ [u] münkâdlar olup Budin altında ve derûn-ı hisârda cenge âmâde oldular. Çünki Ferdina[n]d Kral Budin kurbunda Kızıl Sahrâ nâm mahalle küffâr gelüp meks etdikde hemân Yanoş Kral ale'l-gafle Alaman Kralı Ferdinand'ı basup eyle şiş ve harba ve top ve tüfeng-i pür-ceng urur kim cümle küffâr şişden geçüp mâl [u] menâllerin bırağup kaçup dâr-ı menhûslarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 76b ·
metinde göster ·
… ûnâ-gûn muhîl [ü] şeytanatlar ile inşâ olunmuş kalın demir kafeslerin aşağıları
harba
ve şişler ile âmâde zincîrler ile asılmış demir kafeslerdir kim hîn-i yürüyüşde …
Ve her kapu üzre ola[n] kemerlerde gûnâ-gûn muhîl [ü] şeytanatlar ile inşâ olunmuş kalın demir kafeslerin aşağıları harba ve şişler ile âmâde zincîrler ile asılmış demir kafeslerdir kim hîn-i yürüyüşde düşman üzre bırağup cümle küffâr şişlere sancılup yolları sedd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
… er ve geyimler ve zırh u zereh-külâh tuğulka ve ser-penâh [ve] şiş ve mızrak ve
harba
ve teber ve balta ve zemberek ve tüfeng makûlesi şeyler mevcûddur, zîrâ üçüncü …
Ve gûnâ-gûn cenge müte‘allık âlât-ı silâhlardan demir katlavîler ve geyimler ve zırh u zereh-külâh tuğulka ve ser-penâh [ve] şiş ve mızrak ve harba ve teber ve balta ve zemberek ve tüfeng makûlesi şeyler mevcûddur, zîrâ üçüncü muhâsarada küffâr bu kapudan yürüyüş edüp kal‘aya istîlâ edecekleri mahalde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
… râ bu sarâyın zîr-i zemînlerinde olan tüfeng ve ok ve yay ve kılıç ve kalkan ve
harba
ve şiş ve mızrak ve zemberek ve bârût ve hışt ve balta ve nacak ve kazma ve kür …
Bu sarây-ı İremi seyâhat ile uğrayup temâşâ edenlere hafî değildir, lâkin bu kal‘a niçe kerre muhâsara görmek ile sademât-ı top-ı kûpdan bu sarâyın niçe yerleri münhedim olup yine amâr olmuşdur, ammâ kâr-ı kadîmine göre amâr edememişler. Hâlâ bu sarâyda dizdârdan gayri bir ferd-i âferîde yokdur. Hemân zevk u safâsın dizdâr ağa eder, zîrâ bu sarâyın zîr-i zemînlerinde olan tüfeng ve ok ve yay ve kılıç ve kalkan ve harba ve şiş ve mızrak ve zemberek ve bârût ve hışt ve balta ve nacak ve kazma ve kürek ve neft ve katrân ve zift ve niçe kerre yüz bin âlât-ı mühimmât-ı mühmelâtlar var kim hadd ü hisâbın cebecibaşı ve dizdâr bilir. Ve bunda olan tuğulka ve cebe vü cevşen bir serhadde yokdur. Bu cebehâne hazînesinin miftâhları cümle dizdâr elinde olduğıyçün dizdârlar bu sarâyda sâkin olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82b ·
metinde göster ·
… ât-ı müslimîne cebehâne-i pâdişâhîden kılıç ve kalkan ve ok ve yay ve tüfeng ve
harba
ve mızraklar verilüp yürüyüş fermân olundukda hemân cümle ümmet-i Muhammed bir …
Âhir-i kâr sene 1074 mâh-ı Muharrem'inin on yedinci Salı gün cümle guzât-ı müslimîne cebehâne-i pâdişâhîden kılıç ve kalkan ve ok ve yay ve tüfeng ve harba ve mızraklar verilüp yürüyüş fermân olundukda hemân cümle ümmet-i Muhammed bir kerre sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup sadâ-yı gülbâng-ı Muhammedî evc-i âsumâna peyveste, vakt-i zuhrda Sadrıa‘zam kolunda yürüyüş olup ale'l-ittisâl cüyûş-ı muvahhidîn birbirlerinin akîbinden kesilmeyüp Yassı nâm tabya içine girüp kâfire eyle kılıç urdular kim Varat kal‘ası fethinde bu gûne neberd olmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111a ·
metinde göster ·
Ve yine ol gün cümle serdengeçdilere ok ve yay ve kılıç ve tüfeng ve
harba
tevzî‘ olup yürüyüş fermân olunmadan Ali Paşa kolundan beş yüz aded gâziyân-ı s …
Ve yine ol gün cümle serdengeçdilere ok ve yay ve kılıç ve tüfeng ve harba tevzî‘ olup yürüyüş fermân olunmadan Ali Paşa kolundan beş yüz aded gâziyân-ı serbâzân topların münhedim etdiği yerlerden yürüyüş edüp Aktabya üstünde elli aded küffâr kesüp kellelerin ve dörd aded kâfir bayrakların Sadrıa‘zama getirüp yüz aded yiğit şehîdlerin dahi getirdiler, ammâ mezkûr şehîd-i mukaddem Dîv Ali meyyitin alamayup hâlâ ter ü tâze görmüşler ve kâfirler dahi vaz‘-ı yed etmemişler. Bu gazâyı eden dörd yüz nefer yiğitlere Sadrıa‘zam ellişer guruş ve birer mahlûl tîmâr u ze‘âmetler ihsân edüp cümle guzâtı cenge tergîb ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 116b ·
metinde göster ·
… ereh-külâh ve tuğulka ve katlavî ve ser-penâh makûlesi şeyler var. Ve mızrak ve
harba
ve çapa ve kazma ve balta ve nacak ve külünk ve mıh ve kılıç ve şiş ve gayri âl …
El-hâsıl bir odada olan bisât u edviyeler bir odada dahi yokdur. Ve tahtânî odalar dahi cümle otuz aded hücre-i kârgîrlerdir. Bunlarda cümle âlât-ı harbe ve âlât-ı silâha müte‘allık eşyâlar var kim on bin aded âlü'l-âl mücevher çarhlı ve karabina puşkalar var ve on bin aded zırh u zereh-külâh ve tuğulka ve katlavî ve ser-penâh makûlesi şeyler var. Ve mızrak ve harba ve çapa ve kazma ve balta ve nacak ve külünk ve mıh ve kılıç ve şiş ve gayri âlât-ı silâhların hisâbların Allâh (Allâh) bilir. Ve bu mezkûr silâhların cümlesi eyle mücellâ ve musaykal idi kim gûyâ her biri üstâd elinden henüz çıkmış gibi cümle hâzır-bâşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 131b ·
metinde göster ·
… ye-i Pive: Sâfî Hırvad kâfirleridir kim sarp dağlar içre olup Hersek paşalarına
harba
ucuyla söyleşüp içlerine hâkim tarafından bir âdem varamaz. Köyleri kal‘a gibid …
Nâhiye-i Pive: Sâfî Hırvad kâfirleridir kim sarp dağlar içre olup Hersek paşalarına harba ucuyla söyleşüp içlerine hâkim tarafından bir âdem varamaz. Köyleri kal‘a gibidir, ammâ yine bu yerin gâzîleri köylere çil yavrusu gibi dağılup ân-ı sâ‘atde iki yüz aded esîr ve on bin kadar keçi ve koyunlar sürüp getirdiler. Andan kalkup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 158b ·
metinde göster ·
… nâhiye-i Durobnak, bu mezkûr nevâhîler Hersek paşalarına her bâr mutî‘ olmayup
harba
ucuyla söyleşirler, İskenderiyye ile müşâdır ve kıble tarafı Bundukanî Venedik' …
Ve dahi Hersek sancağı bunda tamâm oldu, ammâ hayli vâsi‘ vilâyetdir kim hamd-i Hudâ cümle kurâ vü kasabâtları ve şehrleri ve kılâ‘ları ve cümle yaylaların seyr [ü] temâşâ etdik. Bu diyâr Hersek'in şark tarafı Arnavudistân'ın İskenderiyye sancağıyla müşâ olup Sührâb Mehemmed Paşa ile nehb ü gâret etdiğimiz nâhiye-i Pive ve nâhiye-i Nikşik ve nâhiye-i Bangan ve nâhiye-i Zatarnak ve nâhiye-i Durobnak, bu mezkûr nevâhîler Hersek paşalarına her bâr mutî‘ olmayup harba ucuyla söyleşirler, İskenderiyye ile müşâdır ve kıble tarafı Bundukanî Venedik'inin Kotur ve Perast kal‘alarıyla hem-çetdir ve cenûb cânibinde Dobra-Venedik ile hem-hudûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 167b ·
metinde göster ·
… un aralarındaki dîvârlarda ol kadar âlât-ı silâh ve katlavî ve tuğulka ve haşeb
harba
ve teber ve ok ve yay ve kılıç ve tüfeng makûlesi pâk silâhlar var kim ta‘bîr o …
Ve cümlesi iki kapusu var, ikisi dahi ikişer kat metîn ve kavî demir kapulardır. Ve Şeddâdî kârgîr binâ kemerli sa‘b binâ kapulardır. Bu ikişer kat kapunun aralarındaki dîvârlarda ol kadar âlât-ı silâh ve katlavî ve tuğulka ve haşeb harba ve teber ve ok ve yay ve kılıç ve tüfeng makûlesi pâk silâhlar var kim ta‘bîr olunmaz. Ve bu kapu araları cemî‘i Kanije ahâlîsinin mecma‘u'l-irfân yerleridir kim mâh-ı Temmûz'da oturan âdem hayât bulur. Bir gûne bâd-ı nesîm eser kim her nefesde âdem râhat olur, ammâ Seget kapusu cânib-i şarkda Seğitvar tarafına nâzır olduğundan Seget kapusu derler, bu kapudan içeri cânib-i garba Beç kapusuna varınca iki yüz germe adımdır, zîrâ bu kal‘a aksi göl üzre yatır kurbağa gibi beli ince vâkı‘ olduğundan bir kapudan bir kapuya varınca iki yüz hatvedir. Ve bir şâhrâh-ı azîmdir ve bu tarîk-i âmmın iki tarafında kamusu yüz elli aded dükkânlardır, ammâ bezzâzistânı yokdur, lâkin yine cümle ehl-i sanâyi‘ mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 181a ·
metinde göster ·