… an ve kurd postlu ve başlarında semmûr kalpak tâclar ve ellerinde kosdaniçse ve
harbeler ile
atlarının cümle bisâtları hayvânât derilerine müstağrak olup geçerler.
Ba‘dehu Mahmûdpaşa çârşûsunda Urum kürkcüleri başka bir alay-ı azîm olup niçe yüz kürkleri ters geyüp başlarında ayu postlarından ucbe külâhlar ve çakşırları cümle postdan ve niçe yüzü serâpâ kaplan ve bebr ve arslan ve kurd postlu ve başlarında semmûr kalpak tâclar ve ellerinde kosdaniçse ve harbeler ile atlarının cümle bisâtları hayvânât derilerine müstağrak olup geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193a ·
metinde göster ·
… leyhis's-selâmın makâmı kurbündedir. Ol makâm u mihrâbda Hazret-i Alî'yi Mülcem
harbe ile
şehîd etdüği muhakkakdır.
Andan makâm u mihrâb-ı İmâm Alî kerremallâhu vecheh Nûh Nebî aleyhis's-selâmın makâmı kurbündedir. Ol makâm u mihrâbda Hazret-i Alî'yi Mülcem harbe ile şehîd etdüği muhakkakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 348a ·
metinde göster ·
… dir ve mihrâb-ı İmâm Alî; Mülcem-i la‘în İmâm Alî'yi bu mihrâbda ibâdet ederken
harbe ile
urup şehîd etdüği kanı hâlâ mihrâb dîvârında bulaşmış durur.
Makâm-ı İmâm Alî ve İmâm Zeynelâbidîn makâmları yine sâhil-i Necef'dedir. Ve makâm-ı Hazret-i Nûh Ulucâmi‘in küçük kapusu kurbündedir ve mihrâb-ı İmâm Alî; Mülcem-i la‘în İmâm Alî'yi bu mihrâbda ibâdet ederken harbe ile urup şehîd etdüği kanı hâlâ mihrâb dîvârında bulaşmış durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 357a ·
metinde göster ·
… r ile müzeyyen olmuş ve her atın alnında yalmanlı harbeler ve göğüslerinde dahi
harbeler ile
zeyn olmuş ve bu kadar âlet-i silâha müstağrak olmuş Deli Hurûmî ve Ma‘dî Kereb …
Ve cümlesinin atları ve yedekleri ve süvâr oldukları esb-i kârihleri Eflâk ve Boğdan ve Dobruca ve Deliorman ve Sâlihli ve Taşlıca ve Hersekli diyârının yarar be-nâm atlarına süvâr olup cümlesi Tuna gecidi ve Hasanî ve Hüseynî hûn-âlûd kınalı Porça ve Gâzî Mihâlî al hınnâlara müstağrak olup her bir esb-i paymâsı hilkatinden çıkup bir gayrı hey’et-i mecmû‘a-i acîbeye girmiş atları vardı kim ba‘zısı kızıl kana müstağrak olmuş ve ba‘zısı nakş-ı bukalemûn iri kınalı hussân-ı sâfinâtü'l-ciyâd misilli küheylân atları bahrî hotas ile âbreş-i gül-endâm-misâl olup her atın başlarında ablak cığalar ve gerdenlerinde zil [u] bem ve cığ cığalar ve altışar pâre polâd-ı Nahşivânî yancıklar ve püsküllü harîr sineklikler ile müzeyyen olmuş ve her atın alnında yalmanlı harbeler ve göğüslerinde dahi harbeler ile zeyn olmuş ve bu kadar âlet-i silâha müstağrak olmuş Deli Hurûmî ve Ma‘dî Kerebî-vâr ucbe hey’et asâkirle ârâste ve pîrâste olmuş gâzîler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81b ·
metinde göster ·
… kayıklar ile göle dökdükleri çalılar üzre hisselerine varup ağlar ile ve çatal
harbeler ile
niçe kerre yüz bin balıkları avlayup emîne öşrün verirler. Ve cemî‘i küffâr mem …
Kaçan kim rûz-ı Kasım olur cemî‘i sayyâd-ı mâhîlerin her biri bu göle yüzer araba çalıları döküp nişân koyup herkes mülk eder ve cümle balıklar mezkûr çalılar içinde mesken edinüp, ba‘dehû bahâr eyyâmında pelayiş(?) ta‘bîr ederler bir gün vardır. Bu gölün emîninden cümle balıkçılar izin alup herkes gemiler ve kayıklar ile göle dökdükleri çalılar üzre hisselerine varup ağlar ile ve çatal harbeler ile niçe kerre yüz bin balıkları avlayup emîne öşrün verirler. Ve cemî‘i küffâr memleketlerinden bâzergânlar ol günde hâzır bulunup niçe yüz bin guruşluk balıklar alup tuz ile salamura edüp vilâyet vilâyet balığından götürürler kim bu perâst günleri başka bir garâ’ib temâşâ gündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 178b ·
metinde göster ·
… p geminin başın murâd edindikleri yere çevirüp gemiyi bu iki kefere ellerindeki
harbeler ile
kullanırlar.
Lâkin her geminin ileri başı olan kayalığı üzre ikişer kefere iskemle gibi tahtalar üzre oturup ikisinin dahi ellerinde uzun sırıklar ucunda demir demrenli mızrak gibi harbeleri var. Gemileri hasır yelkenler ile yıldırım gibi şakıyup giderken eyyâmına göre gemilerin başların döndermek içün bu iki kâfirler ellerindeki harbelerin buza urup geminin başın murâd edindikleri yere çevirüp gemiyi bu iki kefere ellerindeki harbeler ile kullanırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… tüfeng cem‘ edüp gider. Bir gün bu şehrin bahâdırlarından birkaçı mızraklar ve
harbeler ile
sayd [u] şikâre çıkup dağda bir hınzîr-i beyâbâna râst gelüp hışt ile ceng eder …
Ve cümle halkı serâpâ tüfeng-endâzdır. Hattâ sene (---) târîhinde İsmâ‘îl Paşa bu şehre tüfeng teftîşine gelüp re‘âyâ ve askerîden tüfeng cem‘ edüp gider. Bir gün bu şehrin bahâdırlarından birkaçı mızraklar ve harbeler ile sayd [u] şikâre çıkup dağda bir hınzîr-i beyâbâna râst gelüp hışt ile ceng ederken hınzîr bu yiğitlerin birisine hücûm edüp zahmdâr edüp firâr eder. Bu bahâdırların biri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y50a ·
metinde göster ·
… âdem leşi gördüm. Henüz kanları revân, cânları dâhil-i cinân olmuş, ikisi dahi
harbe ile
mecrûh olmuşlar.
Hikmet-i Hudâ sergüzet-i Evliyâ: Bu râh-ı sengistân [u] çengelistânda bu kadar piyâde gâzîler ile giderken tüfeng fitîli râyihası istişmâm olundu. Hemân hemrâhlarımız olan yetmiş nefer tüfeng-endâzlar taraf taraf hıyâbânlar içre perîşân olup aç kurd koyuna ve koyun tuza seğirdir gibi seğirdüp çengelistân içre cüst [ü] cû ederken ter ü tâze bir âdem kolu ve bir kılıç getirdiler. Hakîr dahi ileri vardım, iki kellesiz âdem leşi gördüm. Henüz kanları revân, cânları dâhil-i cinân olmuş, ikisi dahi harbe ile mecrûh olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y51a ·
metinde göster ·
âmâde şeçî‘ kavimdir. Ve her gece bu Hân-ı Halîl etrâfında üç bin kanâdîl çerâğ …
Esnâf-ı pâsbân: Altı yüz Berberîdir. Ellerinde harbeleri ile âmâde şeçî‘ kavimdir. Ve her gece bu Hân-ı Halîl etrâfında üç bin kanâdîl çerâğân olup dîdebânlar nigehbânlık ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y175a ·
metinde göster ·