Bunlar dahi pür-silâh olup kızaklar üzre ba‘zı gemileri "Tırtaka tırtak tır tır tak" diyerek kalafat ederek ellerinde tokmakları ve eceneleri ve malaları ve malahtarları ve zift ü katrân ile müllemma‘ olmuş esbâbları ve başlarında kenevirden destârlar ve demir çengâl harbeler ucunda Kâğızhâne dağlarının süpürge fundasıyla ba‘zı gemileri kalafat karinası edüp funda ile yakarak ve gemileri yağlayarak ve câ-be-câ malalar ile seyrâncıları,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 162a ·
metinde göster ·
… llişer dirhem Nova ve Gabele ve Taşlıca ve Cezâyir'in dalyan tüfengleri ve gemi
harbeleri
ve zemberekleri ile saf saf olup cümle kapudanlar ubûr edüp her kapudana önleri …
Bunların dahi pîrleri Hazret-i Nûh'dur, sonra Risâlet asrında Ebü'l-mahz-ı Ummânî'dir. Ve tahrîr olunan üç bin aded kapudanlar çifte çifte rikâb rikâbe at başı berâber olup herbirinin önlerinde pençe-i âfitâb gemi muçoları piyâde şâtırlar yerine gidüp ellerinde kırkar ellişer dirhem Nova ve Gabele ve Taşlıca ve Cezâyir'in dalyan tüfengleri ve gemi harbeleri ve zemberekleri ile saf saf olup cümle kapudanlar ubûr edüp her kapudana önlerinde gemilerinin zerdûz münakkaş ibret-nümâ gûnâ-gûn sancaklar ve bayraklar ve filandıralar taşırlar. Ve her kapudanların önünde altunlu fânûsları gider. Ve cümle kapudanlar semmûr hil‘at-ı fâhireler ve akmişe-i gûnâ-gûnlar ile mülebbes olup geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
… da gümüş tokalı haltalar ve gümüş çınkıraklar ve boğazlarında birer karış demir
harbeler
kirpi gibi dizilmişdir. Ba‘zı samsonları demir zırh geydirüp ubûr eder.
Ve niçelerinin ellerinde ikişer üçer zencîrli eşek kadar samsonlar kim her biri subû‘-ı Cezâyir'e benzer kiminin adı Palo kiminin adı Maçko ve Alabaş ve Salbaş ve Toraman ve Karaman [ve] Komaran ve Sarhan ve Avn ve Zerke ve Cânyırtan ve Vardıha ve Geldiha [ve] Karabaş ve Alapars [ve] Borabas nâm bî-hisâb mel‘ûn-ı gûnâ-gûn mehîb samsonları dîbâ ve şîb ü zerbâf çullar ile bu kelb-i sarîhler ubûr edüp her birinin boğazında gümüş tokalı haltalar ve gümüş çınkıraklar ve boğazlarında birer karış demir harbeler kirpi gibi dizilmişdir. Ba‘zı samsonları demir zırh geydirüp ubûr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 168b ·
metinde göster ·
… ilâh olup kimi uryânen başında kardan monlâ sarıkları ve mücevvezeler ve buzdan
harbeler
ve niçe bin kardan topları birbirlerine ururken tarafeynde duran temâşâcılara d …
Ammâ bu ordu alayında karcıbaşı cümle tevâbi‘iyle pür-silâh olup kimi uryânen başında kardan monlâ sarıkları ve mücevvezeler ve buzdan harbeler ve niçe bin kardan topları birbirlerine ururken tarafeynde duran temâşâcılara dahi kar topları urarak şakalar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173a ·
metinde göster ·
… üler ve hıştlar ve cıdalar ve çentmeler ve kargılar ve mızraklar ve sünceler ve
harbeler
ve sinânlar ve gürgenzenleri ve hezârân sivenleri ile dükkânların zeyn edüp âlâ …
Bu esnâf dahi seyishâneler üzre dükkânların tezyîn edüp arabalar üzre niçe gûne sün[g]üler ve hıştlar ve cıdalar ve çentmeler ve kargılar ve mızraklar ve sünceler ve harbeler ve sinânlar ve gürgenzenleri ve hezârân sivenleri ile dükkânların zeyn edüp âlât-ı silâh ile ubûr ederler gâyet lâzımlı esnâfdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 181b ·
metinde göster ·
… an ve kurd postlu ve başlarında semmûr kalpak tâclar ve ellerinde kosdaniçse ve
harbeler
ile atlarının cümle bisâtları hayvânât derilerine müstağrak olup geçerler.
Ba‘dehu Mahmûdpaşa çârşûsunda Urum kürkcüleri başka bir alay-ı azîm olup niçe yüz kürkleri ters geyüp başlarında ayu postlarından ucbe külâhlar ve çakşırları cümle postdan ve niçe yüzü serâpâ kaplan ve bebr ve arslan ve kurd postlu ve başlarında semmûr kalpak tâclar ve ellerinde kosdaniçse ve harbeler ile atlarının cümle bisâtları hayvânât derilerine müstağrak olup geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 193a ·
metinde göster ·
… r ve püsküllü harîr sineklikler ile müzeyyen olmuş ve her atın alnında yalmanlı
harbeler
ve göğüslerinde dahi harbeler ile zeyn olmuş ve bu kadar âlet-i silâha müstağra …
Ve cümlesinin atları ve yedekleri ve süvâr oldukları esb-i kârihleri Eflâk ve Boğdan ve Dobruca ve Deliorman ve Sâlihli ve Taşlıca ve Hersekli diyârının yarar be-nâm atlarına süvâr olup cümlesi Tuna gecidi ve Hasanî ve Hüseynî hûn-âlûd kınalı Porça ve Gâzî Mihâlî al hınnâlara müstağrak olup her bir esb-i paymâsı hilkatinden çıkup bir gayrı hey’et-i mecmû‘a-i acîbeye girmiş atları vardı kim ba‘zısı kızıl kana müstağrak olmuş ve ba‘zısı nakş-ı bukalemûn iri kınalı hussân-ı sâfinâtü'l-ciyâd misilli küheylân atları bahrî hotas ile âbreş-i gül-endâm-misâl olup her atın başlarında ablak cığalar ve gerdenlerinde zil [u] bem ve cığ cığalar ve altışar pâre polâd-ı Nahşivânî yancıklar ve püsküllü harîr sineklikler ile müzeyyen olmuş ve her atın alnında yalmanlı harbeler ve göğüslerinde dahi harbeler ile zeyn olmuş ve bu kadar âlet-i silâha müstağrak olmuş Deli Hurûmî ve Ma‘dî Kerebî-vâr ucbe hey’et asâkirle ârâste ve pîrâste olmuş gâzîler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81b ·
metinde göster ·
… r ile müzeyyen olmuş ve her atın alnında yalmanlı harbeler ve göğüslerinde dahi
harbeler
ile zeyn olmuş ve bu kadar âlet-i silâha müstağrak olmuş Deli Hurûmî ve Ma‘dî K …
Ve cümlesinin atları ve yedekleri ve süvâr oldukları esb-i kârihleri Eflâk ve Boğdan ve Dobruca ve Deliorman ve Sâlihli ve Taşlıca ve Hersekli diyârının yarar be-nâm atlarına süvâr olup cümlesi Tuna gecidi ve Hasanî ve Hüseynî hûn-âlûd kınalı Porça ve Gâzî Mihâlî al hınnâlara müstağrak olup her bir esb-i paymâsı hilkatinden çıkup bir gayrı hey’et-i mecmû‘a-i acîbeye girmiş atları vardı kim ba‘zısı kızıl kana müstağrak olmuş ve ba‘zısı nakş-ı bukalemûn iri kınalı hussân-ı sâfinâtü'l-ciyâd misilli küheylân atları bahrî hotas ile âbreş-i gül-endâm-misâl olup her atın başlarında ablak cığalar ve gerdenlerinde zil [u] bem ve cığ cığalar ve altışar pâre polâd-ı Nahşivânî yancıklar ve püsküllü harîr sineklikler ile müzeyyen olmuş ve her atın alnında yalmanlı harbeler ve göğüslerinde dahi harbeler ile zeyn olmuş ve bu kadar âlet-i silâha müstağrak olmuş Deli Hurûmî ve Ma‘dî Kerebî-vâr ucbe hey’et asâkirle ârâste ve pîrâste olmuş gâzîler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 81b ·
metinde göster ·
… kayıklar ile göle dökdükleri çalılar üzre hisselerine varup ağlar ile ve çatal
harbeler
ile niçe kerre yüz bin balıkları avlayup emîne öşrün verirler. Ve cemî‘i küffâr …
Kaçan kim rûz-ı Kasım olur cemî‘i sayyâd-ı mâhîlerin her biri bu göle yüzer araba çalıları döküp nişân koyup herkes mülk eder ve cümle balıklar mezkûr çalılar içinde mesken edinüp, ba‘dehû bahâr eyyâmında pelayiş(?) ta‘bîr ederler bir gün vardır. Bu gölün emîninden cümle balıkçılar izin alup herkes gemiler ve kayıklar ile göle dökdükleri çalılar üzre hisselerine varup ağlar ile ve çatal harbeler ile niçe kerre yüz bin balıkları avlayup emîne öşrün verirler. Ve cemî‘i küffâr memleketlerinden bâzergânlar ol günde hâzır bulunup niçe yüz bin guruşluk balıklar alup tuz ile salamura edüp vilâyet vilâyet balığından götürürler kim bu perâst günleri başka bir garâ’ib temâşâ gündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 178b ·
metinde göster ·
… er top menzili haberci kulleleri geçit ümmîdi olan yerlerin su içinde tahtalara
harbeler
kakup at ve âdem kadem basmaz.
Her ne mahalden geçelim dedikse nehr-i Raba'nın iki cânibleri kesme uçurum topraklar ve su kenârında birbirine birer top menzili haberci kulleleri geçit ümmîdi olan yerlerin su içinde tahtalara harbeler kakup at ve âdem kadem basmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 3a ·
metinde göster ·
… r köyden ulak bârgîrleri çıkarırken cümle köy kâfirleri ellerinde tırpanları ve
harbeleri
ve kılıçlarıyla üzerimize hücûm edüp bir sâ‘at azîm cengimiz geçüp bizden bir a …
Karye-i Dobulen, andan karye-i Banka köyünde mihmân olup cümle boyarların bize refîk verdiği kefereler her köyden ulak bârgîrleri çıkarırken cümle köy kâfirleri ellerinde tırpanları ve harbeleri ve kılıçlarıyla üzerimize hücûm edüp bir sâ‘at azîm cengimiz geçüp bizden bir at mecrûh olup anlardan bir gulâm mürd olup âhır-ı kâr "Umûma muhâlefet kuvvet-i hatâdandır" deyüp cengden fâriğ olmuşken anların ölen bir atı yerine bizim bir atımız alıkoyup götürürken hamd-i Hudâ gerüden boyarları yetişüp atımızı alıkoyup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99a ·
metinde göster ·
… oturup ikisinin dahi ellerinde uzun sırıklar ucunda demir demrenli mızrak gibi
harbeleri
var. Gemileri hasır yelkenler ile yıldırım gibi şakıyup giderken eyyâmına göre …
Lâkin her geminin ileri başı olan kayalığı üzre ikişer kefere iskemle gibi tahtalar üzre oturup ikisinin dahi ellerinde uzun sırıklar ucunda demir demrenli mızrak gibi harbeleri var. Gemileri hasır yelkenler ile yıldırım gibi şakıyup giderken eyyâmına göre gemilerin başların döndermek içün bu iki kâfirler ellerindeki harbelerin buza urup geminin başın murâd edindikleri yere çevirüp gemiyi bu iki kefere ellerindeki harbeler ile kullanırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… ken eyyâmına göre gemilerin başların döndermek içün bu iki kâfirler ellerindeki
harbelerin
buza urup geminin başın murâd edindikleri yere çevirüp gemiyi bu iki kefere ell …
Lâkin her geminin ileri başı olan kayalığı üzre ikişer kefere iskemle gibi tahtalar üzre oturup ikisinin dahi ellerinde uzun sırıklar ucunda demir demrenli mızrak gibi harbeleri var. Gemileri hasır yelkenler ile yıldırım gibi şakıyup giderken eyyâmına göre gemilerin başların döndermek içün bu iki kâfirler ellerindeki harbelerin buza urup geminin başın murâd edindikleri yere çevirüp gemiyi bu iki kefere ellerindeki harbeler ile kullanırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… p geminin başın murâd edindikleri yere çevirüp gemiyi bu iki kefere ellerindeki
harbeler
ile kullanırlar.
Lâkin her geminin ileri başı olan kayalığı üzre ikişer kefere iskemle gibi tahtalar üzre oturup ikisinin dahi ellerinde uzun sırıklar ucunda demir demrenli mızrak gibi harbeleri var. Gemileri hasır yelkenler ile yıldırım gibi şakıyup giderken eyyâmına göre gemilerin başların döndermek içün bu iki kâfirler ellerindeki harbelerin buza urup geminin başın murâd edindikleri yere çevirüp gemiyi bu iki kefere ellerindeki harbeler ile kullanırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… der sırıkları ol iki ad[ed] deliklere sokup niçe sırıkları buz üzerlerine sırık
harbeleri
buz[a] saplayup gemiler dura kalup yelkenleri olan hasırları sarup sarmalarlar.
Ve eğer gemi dursun derse geminin başındaki kayalığında iki yerde er kellesi sığar delikler var. Hemân mezkûr kefereler ellerindeki harbeli gönder sırıkları ol iki ad[ed] deliklere sokup niçe sırıkları buz üzerlerine sırık harbeleri buz[a] saplayup gemiler dura kalup yelkenleri olan hasırları sarup sarmalarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… ya İsvet Nikola ve Aya Vosto" deyerek savt-ı a‘lâ ile feryâd ederek ellerindeki
harbeleri
buza urdukça hasır yelkenden ziyâde gemileri kuş gibi uçar, zîrâ gemilerin altl …
Ve eğer eyyâm-ı rûzgâr muhâlif olup murâd edindikleri yere gemileri buz üzre gitmek muhâl ola ve yâhûd aslâ rûzgâr olmayup serd-mend hevâ ola. Her geminin onar on beşer kadar keştîbânları ellerine ucu harbeli sırıkları alup gemilerin iki yanlarına kefereler ayak üzre dizilüp usûl ve âheng âğâze ile "Yajuj ve Yajuj, Marya Got Hristosu Aya Niko Aya Kaşo Aya İsvet Nikola ve Aya Vosto" deyerek savt-ı a‘lâ ile feryâd ederek ellerindeki harbeleri buza urdukça hasır yelkenden ziyâde gemileri kuş gibi uçar, zîrâ gemilerin altları sâfî domuz dişleri batırup dizilmişdir kim altı billû[r] gibi buz deryâsında gemi durabilir mi?
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… tüfeng cem‘ edüp gider. Bir gün bu şehrin bahâdırlarından birkaçı mızraklar ve
harbeler
ile sayd [u] şikâre çıkup dağda bir hınzîr-i beyâbâna râst gelüp hışt ile ceng …
Ve cümle halkı serâpâ tüfeng-endâzdır. Hattâ sene (---) târîhinde İsmâ‘îl Paşa bu şehre tüfeng teftîşine gelüp re‘âyâ ve askerîden tüfeng cem‘ edüp gider. Bir gün bu şehrin bahâdırlarından birkaçı mızraklar ve harbeler ile sayd [u] şikâre çıkup dağda bir hınzîr-i beyâbâna râst gelüp hışt ile ceng ederken hınzîr bu yiğitlerin birisine hücûm edüp zahmdâr edüp firâr eder. Bu bahâdırların biri eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y50a ·
metinde göster ·
… müze katup vakt-i şâfi‘î oldukda gerüden bir atlı ve dörd piyâde Arab ellerinde
harbeleri
eyle seğirderek gelmede. Hemân dem Özbek,
İki mel‘ûn Arablar firâr edüp mürd olan mel‘ûnun ser-i bî-devletin gulâmlar alup merhûm Özbekin karındaşı esvâbların ve bir kemer ile mâlın alup sabâh karîb oldukda merhûmu kum ile defn edüp yine devemiz yanına gelüp gördük ki ol deveden bize fâ'ide yok. Anda bırağup fakîr Özbeki piyâde önümüze katup vakt-i şâfi‘î oldukda gerüden bir atlı ve dörd piyâde Arab ellerinde harbeleri eyle seğirderek gelmede. Hemân dem Özbek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y368a ·
metinde göster ·
ile âmâde şeçî‘ kavimdir. Ve her gece bu Hân-ı Halîl etrâfında üç bin kanâdîl ç …
Esnâf-ı pâsbân: Altı yüz Berberîdir. Ellerinde harbeleri ile âmâde şeçî‘ kavimdir. Ve her gece bu Hân-ı Halîl etrâfında üç bin kanâdîl çerâğân olup dîdebânlar nigehbânlık ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y175a ·
metinde göster ·