… nd izâr ve yüzlerine kıl nikâb ile selâmiyye dîbâ takya geyüp gâyet mü’eddebâne
hareket ederler
. Ve bu şehrin mahbûbu ve mahbûbesi vardır.
A‘yân [u] eşrâfı elbise-i fâhireler geyüp sâ’ir vasatü'l-hâl tüccâr ehl-i hırefleri kudretine göre siyâb-ı kasîrler geyerler. Ve zenâneleri çuka ferrâce ve başlarına ve dülbend izâr ve yüzlerine kıl nikâb ile selâmiyye dîbâ takya geyüp gâyet mü’eddebâne hareket ederler. Ve bu şehrin mahbûbu ve mahbûbesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134a ·
metinde göster ·
. Hemân hurma ve hummeyz ve muz ve serv yokdur. Yohsa cemî‘i eşcârât-ı gûnâ-gûn …
Hânın bu bâğ sarâyının haremi tarafında bir tirkeş oku menzili tûlen ve arzen bir hadîka-i Rıdvân var kim eğer deryâlar mürekkeb ve cemî‘i ağaçlar kalem ve cemî‘i hattâtlar cem‘ olup bu bâğın tavsîf [u] temdîhinde deryâda katre ve güneşde zerre kadar tahrîr edemeyeler. Ancak cemî‘i eşcâr-ı müsmirrâtları tertîb üzre dikilüp cümlesi meyân-beste dilber gibi bâd-ı sabâ te’sîrinden hırâmânî hırâmânî hareket ederler. Hemân hurma ve hummeyz ve muz ve serv yokdur. Yohsa cemî‘i eşcârât-ı gûnâ-gûn mevcûddur. Hatta ba‘zı pûçe ve kûşelerde limon ve turunc fidanları vardır. Vakt-i şitâda keçeler ile pinhân ederler. Ve bu hıyâbânda gûnâ-gûn ibret-nümâ vâcibü's-seyr kasr-ı âlîler var kim her biri birer hazîneye olmaz mülûkâne kasr-ı Havernaklar vardır. Hatta bir kasrın tarz-ı tavrı bir kasırda yokdur. Her biri birer diyârın üstâdları kârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 229a ·
metinde göster ·
… karavul bunların bizim ordu tarafından geldiklerinden bizim asker sanup batîce
hareket ederler
. Hemân iki asker birbirlerine karılup katılup birbirlerinden niçe yüz tüfengler …
Bizim karavul bunların bizim ordu tarafından geldiklerinden bizim asker sanup batîce hareket ederler. Hemân iki asker birbirlerine karılup katılup birbirlerinden niçe yüz tüfengler atılup hemân Melek Ahmed Paşa, "İşte Fâtiha bunlar içün okundu. Bre silâha el idin!" deyüp at başı berâber kurd lengi ile giderken anı gördüm, bizim karavullar gâfil olmağile yan verüp bize doğru firâra yüz dutunca hemân bunları bozan iki yüz aded atlılar karavulcuları kovarak başlarından serbendlerin boğazlarına geçirüp, "hân hân" diyerek dal-tîğ ve dal-mızrak u tüfeng atarak geldiklerinde bizim paşanın ve Van ağalarının atları yüğrük olanları hân atlılarına girişdiler. Karavulcular da gördüler kim paşalı ve Vanlı hızır gibi yetişüp hemân karavulcular tâze cân bulup kaçarken gerü dönek edüp yeniden cenge âheng edince paşa dahi yedi sekiz yüz atlı ile yetişüp derhâl paşa üç Kürdü mızrağıyla akdardı ve "Koma kurdlarım" deyü na‘ralar haykırdı kim gûyâ ra‘d-ı âsumân-âsâ na‘ralar ururdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 266b ·
metinde göster ·
… t-i zührede ve hâne-i hevâyîde bulunmuşdur. Anınçün halkı mîzân üzre i‘tidâlâne
hareket ederler
kim burc-ı mîzân gibi beyne beyne geçinirler. Ve beyt-i zühre olduğundan cümle …
Ve ilm-i usturlâba mâlik olan Monlâ Hudâdâd-ı Kirmânî kavli üzre bu şehr-i Cerbân Kan 19'uncu iklîm-i örfiyyede bulunup arz-ı beledi (---)(---)(---) ve atvel-i nehârı (---) sâ‘at ve derecedir. Ve tâli‘-i imâreti burc-ı mîzânda ve beyt-i zührede ve hâne-i hevâyîde bulunmuşdur. Anınçün halkı mîzân üzre i‘tidâlâne hareket ederler kim burc-ı mîzân gibi beyne beyne geçinirler. Ve beyt-i zühre olduğundan cümle halkı rakkâs u hânende vü sâzende ve cümle sağîr ü kebîri hevâyîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 324a ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûbu ve mahbûbesi gâyet çokdur. Ve tâze cüvân yiğitleri cümle Cezâyirli esbâbı geyerler. Tüfeng-endâz bahâdır dırâz yiğitleri meşhûrdur. Ve zenâneleri gûnâ-gûn prankona çuka ferrâce geyüp ehl-i ırzâne hareket ederler. Ve başlarına beyâz car bürünürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y71b ·
metinde göster ·
… ‘i dahi endâmlarına serâpâ beyâz çârşef örterler ve gâyet ırzâne ve mü’eddebâne
hareket ederler
. Ve bu şehir dahi iklîm-i râbi‘dendir. Andan,
Ve halkı gâyet ehl-i zevk ve pür-şevk olduklarından reng-i rûyları humret üzredir. Ve zenâneleri serâpâ muhayyer ve sof ferrâce geyerler ve bir nev‘i dahi endâmlarına serâpâ beyâz çârşef örterler ve gâyet ırzâne ve mü’eddebâne hareket ederler. Ve bu şehir dahi iklîm-i râbi‘dendir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78b ·
metinde göster ·
… inde râst gelüp bir azîm kıtâl olaldan berü Mısırlı Medîne'de iki gün meks edüp
hareket ederler
.
Andan ale's-sabâh nefîrler çalınup göç yarağına âmâde oldular. Garîb Mısır huccâcı Medîne'de iki gün ancak oturup zevk edemezler. Zîrâ üç konak yine Bedr-i Huneyn'e karîb gerü dönerler. Ol teng [ü] târ yollarda şâm huccâcına râst gelmemek içün Medîne'de meks edemezler. Ammâ Mekke'de şâmlıdan evvel varup çok otururlar. Ve bir kerre şâm huccâcı ile iki asker Cüdeyde deresinde râst gelüp bir azîm kıtâl olaldan berü Mısırlı Medîne'de iki gün meks edüp hareket ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y368b ·
metinde göster ·
. Zîrâ cemî‘i Urbân-ı uryân "Mağribî'de çok tibir ve bî-kıyâs mâl vardır" deyü U …
Bu râh-ı Mekke'de böyle basîret üzre hareket ederler. Zîrâ cemî‘i Urbân-ı uryân "Mağribî'de çok tibir ve bî-kıyâs mâl vardır" deyü Urbân yolların beklerler. Ammâ her sene Mağribî Urbânını boza gelmişlerdir. Bu hâl üzre sabâh olup yola revâne olurlar. Ammâ gâyet hasîs ve le'îm kavimdir. Herbirinin birer ikişer beşer onar deve yükü zî-kıymet eşyâları vardır. Yine çadır çadır "şey'en lillâh" deyüp piyâde konakdan konağa taban keşîde edüp Mısır'a gelirler. Andan dörd ayda yine çöl [ü] çölistânda Cezâyire ve Fes'e ve Merânkeş'e ve Tilimsân'a varırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y372a ·
metinde göster ·