… -ziyâfe ve bîmârhâne ve sebîlhânelerdir. Ammâ Sultân Ahmed Hân bu câmi‘in taşra
haremi ve
türbe ve medresesin tamâm etmeden merhûm olup yerine Mustafâ Hân cülûs etdi. Tâ …
Ve bu câmi‘in taşra haremi dahi rimâl-i beyâz ile döşenmiş bir vâdî-i haremdir kim gûnâ-gûn şecere-i müsmirâtlar ile müzeyyendir. Cânib-i erba‘asında sekiz kapusu vardır. Şimâl tarafında medrese kapusu ve ol tarafda türbe-i pür-envâr-ı Sultân Ahmed Hân'dır. Ve Atmeydânı tarafına üç kapudur ve ol tarafı Meydân-ı Hussâna nâzır cümle (---) aded pençerelerdir. Cümle kapular serâpâ kal‘a kapusu-misâl hadîd kapulardır. Ve dahi taşrası Atmeydânı'dır kim bir başından bir başına (---) adım at müşvârıdır. Bu meydânın cenûb tarafı imâret-i it‘âm ve dârü'z-ziyâfe ve bîmârhâne ve sebîlhânelerdir. Ammâ Sultân Ahmed Hân bu câmi‘in taşra haremi ve türbe ve medresesin tamâm etmeden merhûm olup yerine Mustafâ Hân cülûs etdi. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61a ·
metinde göster ·
çârsû-yı bâzârlarına ihrâk edüp (---) senede tamâm bir câmi‘-i münevver olup Zu …
Şehîdkapusu ile Balıkbâzârıkapusu'nun mâbeyninde Yahûdîler içinde kalmış bir garîb esâs idi. Bi-emrillâh cümle Yahûdî hâneler ihrâk bi'n-nâr olup cemî‘i Yahûdîleri ol tarafdan nefy edüp ihrâk olan hâne-i harâblarının zemînin Vâlide Sultân kendü mâlıyla alup câmi‘in haremine ve çârsû-yı bâzârlarına ihrâk edüp (---) senede tamâm bir câmi‘-i münevver olup Zulmiyye iken Adliyye oldu. Şimâl tarafı kal‘a dîvârı üzre, cenûb tarafı taşra harem-i kebîr içre bir vâsi‘ sahrânın vasatında kat-ender-kat kubâblar ile mebnî bir kasr-ı cihân-ârâ-misâl şîrînkâr bir câmi‘-i devr-i rûzgârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87b ·
metinde göster ·
… ecâbü'd-da‘ve câmi‘-i azîm ve ma‘bedhâne-i kadîmdir. Bir tabaka bir minâresi ve
haremi ve
medresesi ve imâreti ve hammâmı vardır. (---) târîhi (---)
İslâmbol içre on birinci câmi‘-i selâtîn budur. Ebü'l-feth Sultân Mehemmed binâ etmişdir. Ol kadar büyük câmi‘ değildir ammâ rûhâniyyet var bir müstecâbü'd-da‘ve câmi‘-i azîm ve ma‘bedhâne-i kadîmdir. Bir tabaka bir minâresi ve haremi ve medresesi ve imâreti ve hammâmı vardır. (---) târîhi (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… küçük câmi‘dir ammâ nûr-ı mübîn ile memlû bir câmi‘-i pür-envârdır. Zâviyesi ve
haremi ve
bir tabaka bir minâresi ve imâreti vardır. İslâmbol içre on ikinci câmi‘-i selâ …
Der-sitâyiş-i câmi‘-i selâtîn-i eş-Şeyh Hazret-i Emîr Buhârî: Binâ-yı Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân bir küçük câmi‘dir ammâ nûr-ı mübîn ile memlû bir câmi‘-i pür-envârdır. Zâviyesi ve haremi ve bir tabaka bir minâresi ve imâreti vardır. İslâmbol içre on ikinci câmi‘-i selâtîndir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… a câmi‘i: Ma‘bed-i kadîmdir. Sultân Bâyezîd-i Velî vüzerâlarındandır. Bir vâsi‘
haremi ve
bir tarafında mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn vardır. Târîh (---)(---)(---) (- …
Dâvûd Paşa câmi‘i: Ma‘bed-i kadîmdir. Sultân Bâyezîd-i Velî vüzerâlarındandır. Bir vâsi‘ haremi ve bir tarafında mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn vardır. Târîh (---)(---)(---)(---)(---). Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 89a ·
metinde göster ·
… ile feth edüp İslâmbol içre niçe bin Sahâbe-i güzîn sâkin olup Kocamustafâpaşa
hareminde ve
Cübbealîkapusu'nun iç yüzünde Gül Câmi‘i ve Sirkeci tekyesi'nde ve Şehîdkapusu …
Evvelâ kal‘a-i Kostantıniyye dahi dest-i küffârda iken Âl-i Emeviyyûn asrında İslâmbol üzre tokuz kerre sefer edüp üç kerre nısfın sulh ile feth edüp İslâmbol içre niçe bin Sahâbe-i güzîn sâkin olup Kocamustafâpaşa hareminde ve Cübbealîkapusu'nun iç yüzünde Gül Câmi‘i ve Sirkeci tekyesi'nde ve Şehîdkapusu hâricinde ve İslâmbol'un içinde niçe bin sahâbeler medfûn olduğu ve Kâsımpaşa'da Tershâne ardında niçe bin sahâbe-i kirâm âsûde olduğu ve Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ba‘de Hicreti'n-nebeviyye sene (---) târîhinde serdâr-ı mu‘azzam olup İslâmbol'da şehîd olduğu ve Hârûnu'r-Reşîd hilâfetinde Baba Ca‘fer Sultân elçilik ile İslâmbol'a gelüp Zindânkapusu dâhilinde medfûn olduğu bâlâda ale't-tafsîl tahrîr olunmuşdur. Ammâ ba‘de'l-feth,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 106b ·
metinde göster ·
… r. Ve harem-i muhtereminin cânib-i selâsında medrese hücreleri ile müzeyyen bir
haremdir. Ve
bu haremin tâ vasatında bir cemâ‘at maksûresi vardır, (---) sütûn mermer-i hâm …
Ve bu câmi‘in yemîn [ü] yesârında birer şerîfeli iki minâre-i âlîsi var. Ve harem-i muhtereminin cânib-i selâsında medrese hücreleri ile müzeyyen bir haremdir. Ve bu haremin tâ vasatında bir cemâ‘at maksûresi vardır, (---) sütûn mermer-i hâm üzre mebnî bir kasr-ı Havernakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… ılar meydânı ve Yâvedûd iskelesi meydânı ve Defterdâr iskelesi meydânı ve Eyyûb
haremi ve
İdrîs Köşkü meydânı ve Kâğızhâne yolunda Cirid meydânı.
Ve Bayram Paşa bâğı ve Kâsım Ağa bâğı ve Topcular meydânı ve Otakcılar meydânı ve Yâvedûd iskelesi meydânı ve Defterdâr iskelesi meydânı ve Eyyûb haremi ve İdrîs Köşkü meydânı ve Kâğızhâne yolunda Cirid meydânı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145a ·
metinde göster ·
… ve bir minâre-i mevzûnu vâlâ, bir kapulu tarz-ı cedîd, cümle revzenleri hadîd,
haremli ve
şâzirvânlı bir câmi‘-i müferrahdır. Cümle kıbâbları rasâs-ı hâs ile mestûrdur.
Andan Câmi‘-i Ca‘fer Efendi: Nev binâ bir kubbe-i vâlâ ve bir minâre-i mevzûnu vâlâ, bir kapulu tarz-ı cedîd, cümle revzenleri hadîd, haremli ve şâzirvânlı bir câmi‘-i müferrahdır. Cümle kıbâbları rasâs-ı hâs ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 287a ·
metinde göster ·
… ğer Şâm kurbunda Katîfe ve Şa‘şa‘a 368a hânı ola. İçli ve dışlı ve müte‘addid
haremli ve
iki bin at alır ıstablı ve başka develiği ve beyâz sahrâ-misâl bir meydânı ve'l …
Menzil-i karye-i Köstebek Hânı: Bu dahi (---) hâkinde yüz hâneli bir dereli zemînde bâğlı ve bâğçeli ma‘mûr kurâdır. Cümle âhâlîleri cemî‘î tekâlîf-i örfiyyeden berîlerdir. Zîra sene (---) târîhinde Sultân Ahmed Hân asrında Kara Yazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu ve Cennetoğlu ve Deli Hasan ve Kalacak nâm celâlîler Anadolu diyârların harâb u yebâb etdüklerinde bu mahalde bir kârbân-ı azîm bozup iki binden mütecâviz ibâdullahı dendân-ı tîğdan geçirüp bu kadar mâl-ı ganâ’im aldıklarından sonra bu yollar niçe zamân mesdûd olup ba‘dehû Nasıf Paşa bu mahalle kal‘a-misâl bir hân-ı azîm binâ edüp bu karye âhâlisin bu mahalle iskân etdirüp hâlâ ma‘mûr kasaba olmuşdur. Bir câmi‘i ve hânı ve imâreti ve hammâmı ve bir kaç esvâk-ı muhtasarı vardır. Üzüm turşusu gâyet memdûhdur. Ammâ hânı Anadolu diyârında nazîri yokdur. Meğer Şâm kurbunda Katîfe ve Şa‘şa‘a 368a hânı ola. İçli ve dışlı ve müte‘addid haremli ve iki bin at alır ıstablı ve başka develiği ve beyâz sahrâ-misâl bir meydânı ve'l-hâsıl cümle imâreti rasâs-ı hâss-ı nîlgûn ile mestur bir hân-ı ma‘mûrdur. Andan yine şimâle 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367b–368a ·
metinde göster ·
… hâlî-i belde ve âyende vü revendeye ibâdethâne olmak içün bir minâreli ve vâsi‘
haremli ve
cânib-i erba‘ası kıbâbları sütûnlar üzre ârâste iki kubbe-i âlî ile pîrâste ve …
Der-sitâyiş-i kasaba-i Hersek: Sene 861 târîhinde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân Gâzi Bosna diyârında Hersek kralının tahtı olan Bolagay kal‘asın muhâsara edüp fethinde usret çekerken içerden kralın oğlu kemend ile kal‘adan taşra nüzûl edüp Ebü'l-feth huzûrunda İslâm ile müşerref olup kal‘anın fethi mümkin olan yerlerin gösterüp bi-emrillah kal‘a feth olup mâl-ı ganâyimiyle ol kal‘ayı müselmân olan Hersek Kralı zâdesi Ahmed Beğ'e ber-vech-i sancak ihsân edüp ol taraflarda yetmiş altı pâre babasından kalmış kal‘aları feth edüp bilâd-ı İslâmiyeye zamîme olunduğu makbûl-ı şehriyârî olup mezkûr Ahmed Beğ'e Bosna eyâleti ihsân olunup andan vezîr-i âlîşân olduğu mahallerde gazâ mâlından bu Hersek kasabası yeri bir mahsûldâr arz-ı hâliye olup memerr-i nâs-ı huccâc-ı zevi'l-ihtiyâc olmağıla Hersekoğlu Ahmed Paşa bu cây-ı latîfe yedi yüz hâne re‘âyâ meks etdirüp cemî‘i tekâlîfden mu‘âf [u] müsellem olmağiçün ellerine hatt-ı şerîfler verüp ahâlî-i belde ve âyende vü revendeye ibâdethâne olmak içün bir minâreli ve vâsi‘ haremli ve cânib-i erba‘ası kıbâbları sütûnlar üzre ârâste iki kubbe-i âlî ile pîrâste ve mihrâb ve minber-i münîri ber tarz-ı kadîm bir müzeyyen câmi‘-i azîm binâ eder ve bir mescid ve bir medrese ve bir mekteb ve bir tekye ve iki hân ve bir hammâm ve bir imâret-i dârü'l-it‘âm binâ edüp hâlâ cemî‘i âyende vü revende müsâfirîn ü mücâvirînleri mihmânsarâyda meks edüp mihmândârlar kârbânsarâyın her ocağına bir sini ta‘âm çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve şem‘-i revgân getirirler ve her at ve deve başına birer tobra şa‘îr getirüp mihmândârlar hizmet ederler, evkâf-ı azîmdir. Ve cümle yetmiş aded dükkândır. Ve cümle sonradan ihdâs beş aded hânlardır kim cümle binâları kiremitlidir ammâ Hersekoğlu Ahmed Paşa'nın bu kasaba içre cümle câmi‘ ve imâretleri kurşumlu binâ-yı azîmlerdir. Anınçün Hersek kasabası derler. Lâkin âb [u] hevâsı sakîldir, serçe ısıtma dutar. Cümle halkı asfaru'l-levn Etrâk âdemleridir, ammâ ankâlardır. Zîrâ gâyet kâr [u] kisb yeridir. Şehri bir kumsal düz yEre vâkı‘ olmuşdur. Andan cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 4b ·
metinde göster ·
Menzil-i hân-ı Çakıt: Nehr-i Çakıt kenarında sene 1047 târîhinde Fâtih-i Bağdâd Sultân Murâd Hân vezîrlerinden Bayrâm Paşa vezîrin hayrâtıdır ammâ gâyet bî-emân yerde inşâ olunmuş bir hân-ı azîmdir. Cümle yetmiş ocaklı haremli ve ıstabl-ı anterli, türâb ile mestûr kal‘a-misâl ma‘mûr hândır, ammâ imâreti yokdur. Hemân âyende vü revendeler içün bir kârbânsarây-ı ehl-i revândır. Dibinden cereyân eden nehr-i azîm eyyâm-ı bahârda aslâ geçit vermez. Zîrâ Ramazanoğlu yaylalarından ve gayri yerlerden niçe bin uyûn-ı câriyeler mahlût olup deryâ olur. Ol mahalde sallar ile ubûr olunur. Gayri zamân at ile geçilir ammâ muhâlifdir, gâyet çoşkun akar. Bu nehr-i azîmin ibtidâ tulû‘u Sis dağlarından gelüp bu Çakıt Hânı altından geçüp cânib-i garba cereyân ederek iner, kal‘a-i Tarsûs altında Akdeniz'e munsab olur. Bu hânın cânib-i erba‘asında kurâlar yokdur ammâ yaylağ-ı câmûs-ı top-keşân Rûm ve Arab ve Acem'de Adana câmûsu meşhûr-ı âfâkdır. Bu dağlarda Âl-i Osmân pâdişâhının kırk bin aded kânûn üzre top-keşân câmûsları vardır ammâ ilâ hâze'l-ân hesâb [u] kitâbın Hûda bilür. Kendi biter kendi yiter tamgalı ve tamgasız câmûsları var kim her biri Dâbbetü'l-arz'a ve sevr-i hamele-i arza benzer kara câmûslardır. Bunların hıfz [u] hirâsetleriyçün yedi pâre beledîn ahâlîleri mu‘âf u müsellemlerdir. Hîn-i seferde niçe binin kemendlerle ve tokanlarla ve kapanlarla sayd edüp sefere götürüp balyemez toplar çekdirirler. Bu dağlarda kaplan gâyet çok olup câmûs saydına kaplan geldikde câmûsun boğaları kaplanı ortaya alıp ol ân emân vermeyüp helâk ederler. Bu dağlar içine gayri âdem dahi giremezler. Hattâ Murtezâ Paşa eyle alay-ı azîm edüp bu dağlar içre küta küt mehterhâne çalup giderken yedi dâne câmûs mehterhâne sadâsın istimâ‘ edüp "alay budur" deyüp hücûm edince derhâl askeri târumâr edüp davullar orman içinde kalup asker pür-silâh bu yedi câmûsa ol kadar hışt u mızrak urup ok ile câmûsların vücûdları kirpi gibi olup niçe kurşum daha urdular, aslâ rûhlarının haberleri olmayup yine dağlara girüp gitdiler. Bu kadar câmûsa Âl-i Osmân pâdişâhından gayri bir mülûk mâlik olmamışdır. Ba‘dehû bu Çakıt Hânı'ndan kalkup yüz bin derd ü mihen ile Çakıt nehrin ubûr edüp yine cânib-i kıbleye 7 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 19a ·
metinde göster ·
Ve bu hânın cânib-i garbında başka vüzerâ vü vükelâ ve a‘yân [u] kibâr içün
haremli ve
dîvânhâneli ve yüz elli hücreli ve hammâmlı ve kilâr-ı matbahlı bir sarây-ı azî …
Ve bu hânın cânib-i garbında başka vüzerâ vü vükelâ ve a‘yân [u] kibâr içün haremli ve dîvânhâneli ve yüz elli hücreli ve hammâmlı ve kilâr-ı matbahlı bir sarây-ı azîm var kim diller ile ta‘bîr olunmaz bir sarây-ı vüzerâdır kim midhatinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… misli meğer İslâmbol'da Rüstem Paşa câmi‘i ola. Ve bir minâre-i mevzûnu var. Ve
haremi ve
şadırvanı ve imâreti ve bir aded müderrisli dârü't-tedrîsi ve dârü'l-kurrâsı ve …
Sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---) kadîm-i evvelde ol kadar imâr değil imiş. Lâkin sene (---) târîhinde Süleymân Hân asrında makbûl iken maktûl Şehîd İbrâhîm Paşa bu şehir hâkinden olmağıla imâr edüp beher yevm imâristân ve bâğ [u] bostân, gül-i gülistân olmadadır. Özi eyâleti hâkînde Nigebolu sancağı hükmünde voyvadalıkdır. Ve üç yüz pâyesiyle kazâdır. Ve nâhiyesi (---) kurâdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve müftîsi ve nakîbi ve muhtesibi ve bâcdârı ve şehir kethüdâsı vardır. Cümle on mahalle ve bin yedi yüz aded bâğlı ve bâğçeli ve âb-ı hayât sulu hânelerdir. Ekseriyyâ şındıra tahta ve kiremit örtülü seyrek seyrek hânelerdir. Ve cümle on yedi mihrâbdır. Cümleden, makbûl iken maktûl olan İbrâhîm Paşa câmî‘idir kim diyâr-ı Rûmeli'nde böyle câmi‘-i selâtîn-misâl ma‘bedhâne-i musanna‘ yokdur. Kubbe-i nüh-tâkı tâk-i eflâke ser çekmiş gûyâ bir kubbe-i felekdir. Derûn-ı câmi‘ gâyet musanna‘ tasarruflar ile müzeyyendir kim misli meğer İslâmbol'da Rüstem Paşa câmi‘i ola. Ve bir minâre-i mevzûnu var. Ve haremi ve şadırvanı ve imâreti ve bir aded müderrisli dârü't-tedrîsi ve dârü'l-kurrâsı ve mekteb-i sıbyânı ve bir aded hammâmı 112a cümle makbûl İbrâhîm Paşa hayrâtıdır kim cümle imârâtları ve câmi‘ kıbâbları kurşum ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûrdur. Ve tabahânda Sofu Mehemmed Paşa câmi‘i kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 111b–112a ·
metinde göster ·
… i azîmli minberi ve mihrâbı ve mahfili tarz-ı kadîm sâde güzeli değildir. Taşra
haremi ve
talebe hücreleri ile ârâste bir beyâz seng-binâ minâre-i mevzûn ile pîrâste olm …
Bu varoş-ı imâr içre şehr-i Silisre cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ cümleden şehrin cenûbîsi tarafında binâ-yı azîm Kurşumlu câmi‘, câmi‘-i selâtîn-misâl evc-i feleğe ser çekmiş bir kubbe-i azîmli minberi ve mihrâbı ve mahfili tarz-ı kadîm sâde güzeli değildir. Taşra haremi ve talebe hücreleri ile ârâste bir beyâz seng-binâ minâre-i mevzûn ile pîrâste olmuş câmi‘-i pür-nûrdur. Sene (---) târîhinde Sultân 119b vüzerâlarından Sinân Paşa binâsıdır kim bu şehre yigirmi sene vâlî olup Eflâk ve Boğdan'ı mutî‘ [u] münkâd edüp harâç-güzâr etmişdir. Bu şehr içre bundan gayri kurşumlu câmi‘ yokdur. Ancak bir kıble kapusu vardır. Ve Eski câmi‘ bir minâreli kiremit örtülü câmi‘dir. Ve Akkapu câmi‘i ve Mahkeme câmi‘i ve Bâzâryeri câmi‘i ve Harâccı câmi‘i, cemâ‘at-ı kesîrelidir. Ve Kal‘a câmi‘i Yıldırım Bâyezîd Hân'ındır. Ve Melek Ahmed Paşa Musallâsı, Tuna kenarında bir çemenzâr ibâdetgâh-ı azîmdir. Bunlardan mâ‘adası mahalle mesâcidleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 119a–119b ·
metinde göster ·
… ârlarda misli yokdur. Altun ile mutallâ alemleri berk urur. Cânib-i şarka nâzır
harem ve
matbah u kilâr tarafına mekşûf türbe-i pür-envârın bâb-ı sâ‘âdetinin atebe-i ul …
Ezîn-cânib tetimme-i âsâr-ı binâ-i ziyâretgâh-ı Sarı Saltık Sultân: Çünki Sultân Bâyezîd-i Velî, sultân-ı fukarâ Saltık Bay rûhâniyyetinden istimdâd taleb edüp himmet-i azîz ile cemî‘i âsitâne ve hân u imâret ve medrese ü kârbânsarây [u] esvâk-ı sultân tamâm olup Kırım Hânı olan Menkli Girây Hân'ı Sultân Bâyezîd-i Velî bu imâretlere nâzır-ı nuzzâr nasb edüp cemî‘i levâzımâtların görmeğe me’mûr edüp fukarâ-yı Bektâşiyân'dan Kademli Dede Sultân hayâtda idi. Anlar Hacı Bektâş-ı Velî ile Horâsân'dan bile gelmiş, Sultân Bâyezîd'e ermiş bir pîr-i nâtüvân er idi kim iki yüz yedi yaşında idi, anları Saltık Bay Sultân üzre ser-çeşme-i Bektâşiyân, sâhib-i seccâde-i sultân edüp türbedâr oldu. Ve izn-i şer‘ ile cümle evkâfın bir temessükâtın ana ve bir temessükât-ı hudûdnâmelerin Menkli Girây Hân'a verüp Bâyezîd Hân Rûm'a revâne oldukda ol gice Saltık Sultân Kademli Dede'nin ve Menkli Girây Hân'ın vâkı‘asına girüp "Benim üzerimde olan kurşumlu kârgîr kubbeyi ref‘ edüp tahta kubbe edin" buyururlar. Ale's-sabâh iki sultânın gördükleri menâm birbirlerine muvâfık gelüp kârgîr kubbeyi münhedim edüp hâlâ kârgîr çâr-kûşe dîvâr üzre eflâke ser çekmiş bir gûne musanna‘ şındıra tahta örtülü kubbe-i serâmedlerdir kim ol diyârlarda misli yokdur. Altun ile mutallâ alemleri berk urur. Cânib-i şarka nâzır harem ve matbah u kilâr tarafına mekşûf türbe-i pür-envârın bâb-ı sâ‘âdetinin atebe-i ulyâsı üzre çâr-kûşe mermerde celî hat ile bu târîh mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 128b ·
metinde göster ·
… üzeli kıbâb-ı ebyazlardır. Ammâ bu harem tûlen ve arzen ikişer yüz kademe vâsi‘
haremdir. Ve
tâ ortasında bir âbdest havzı vardır kim şadırvânı havz kubbesine pertâb eder. …
Ammâ bu harem kıbâbları Üçşerîfeli kubbeleri gibi derûnu münakkaş değildir. Hemân cümlesi sâde güzeli kıbâb-ı ebyazlardır. Ammâ bu harem tûlen ve arzen ikişer yüz kademe vâsi‘ haremdir. Ve tâ ortasında bir âbdest havzı vardır kim şadırvânı havz kubbesine pertâb eder. Ve dört aded sebz-gûn zümürrüd-misâl servler var kim bizzât Bâyezîd-i Velî dest-i şerîfleriyle dikildiklerinden nazar-ı şerîfleri ta‘alluk edüp her biri eflâke kad çekmiş müşk-bû serâmed serserî servler, garâbet bu kim birbirinden kadd u kâmetde ve kıyâfetde ve letâfetde aslâ farkları yokdur. 154a Ve birinin bir nihâl-i nâ-resîdesi ve şu‘beleri bir ser-i mû ser-i pâya {varınca} hâric ü âric değildir. Tâ bu mertebe kibâr-ı kümmelîn Mansûrî-dıraht servlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 153b–154a ·
metinde göster ·
… bu câmi‘ hâricinde yüz yigirmi ocaklı, enderûn [u] bîrûnlu ve sahrâ-misâl vâsi‘
haremli ve
müte‘addid harem kâ‘alı ve ıstabl-ı anterli bir hân-ı azîmdir kim beş bin at ve …
Bu târîh câmi‘in şâhrâh üzre harem kapusunun atebesi üzre vâki‘ olmuşdur}. Ve bu câmi‘ hâricinde yüz yigirmi ocaklı, enderûn [u] bîrûnlu ve sahrâ-misâl vâsi‘ haremli ve müte‘addid harem kâ‘alı ve ıstabl-ı anterli bir hân-ı azîmdir kim beş bin at ve katır ve deve alır kârbânsarây âyende vü revendeye mihmânsarây-ı hâne-i bî-minnetdir. Ve bu şâhrâhın yemîn ü yesârında kâmil üç yüz aded kârgîr kemer binâ dekâkînlerdir kim cümle zî-kıymet eşyâlar anda mevcûddur. Ve bu sûk-ı sultânî içre bir hammâm-ı ibret-nümâsı vardır. Kapusundan câmekânına altı kademe taş nerdübân ile urûc olunur, câmekân-ı kebîrli ve müte‘addid halvetli âb u hevâsı ü binâsı hûb ve dellâkları mahbûb bir hammâm-ı mergûbdur. Ve tekyesi ve medresesi ma‘mûrdur. Ve bir dârü'l-it‘âm-ı dârü'z-ziyâfe imâreti vardır, hâlâ ilâ hâze'l-ân cemî‘i müsafirîne subh u mesâ ol matbah-ı Keykâvûs'dan her ocak başına birer bakır sini ile birer sahun pilav yahni mahlût ve bir tas çobra ve beş nân ve şem‘-i revgan ve bir şem‘dân verüp cemî‘i Müslim ü gebr ü tersâya mâh [u] sâl nimetleri mebzûldür. Ve her hayvân başına birer tobra yem dâ’imdir. Bu hizmetlere cânib-i vakfdan nâzırı dâ’imdir.Bu hânın muslukları ve câmi‘in âbdest muslukları dahi vakt-i şitâda ıssı sudur. Ve'l-hâsıl eyle hayrât-ı kavîdir kim ebniye-i ulyâları serâpâ rasâs-ı hâs-ı nilgûn ile mestûr bir hayrât-ı ma‘mûrdur. Şehrin Burgaz tarafı râhında şehrin hâric-i nehr-i (---) deresi üzre olan cisr-i musanna‘ bu hayrâtdandır. Ve niçe kahhâvî ve sâ’ir hâne ve hânedânlar dahi bu hayrâtdandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 169b ·
metinde göster ·
… nan eşyâlardan mâ‘adâ kırk yük kâmil sandıklar içre hanım sultâna ve yeni hânın
haremine ve
sâ’ir âzâdlı cevârîlere mute‘allık olan esbâblarına aslâ ve kat‘â vaz‘-ı yed ol …
Hemân içlerinden bir mütekellimcesi ileri gelüp eydür: "Devletli vezir! Mukaddemâ mâh-ı Şa‘bân'da {kal‘a-i Van'da} sultânımın huzûrunda feryâd edüp hân bizim yedi yükümüz bâc almak bahânesiyle alup bizden âdem katl eyleyüp niçe âdemlerimiz dahi mecrûh eyledi, dediğimiz hâlâ yüklerimiz budur" dediklerinde paşa ahâlî-i vilâyet-i bî-garaz mu‘temed âdemlerinden ve gümrük huddâmlarından su‘âl etdikde "Belî 279a devletli vezîr, bu yedi aded yükleri hân bâc nâmıyla alup der-hazîne etmişdi. Lâkin bunlar da bâc vermeğe ta‘ahhüd etmişdi ve anınçün gavga olmuşdu ve bâc vermeyüp hamısı sultânıma gitmişdi" deyü şehâdet etdiklerinde "Tiz kânûn üzre bâcların alın" deyü yedi aded yükü ashâblarına cümle redd eyleyüp adâlet etdi ve yetmiş aded dahi dibâ vü zerbâf u sereng ve hârâ vü dârâyî ve valâ-yı gûnâ-gûn kalemkârî Hindî serâperdeler ve gayrı perde-i zenbûrîler ve zerdûz müzehheb işleme maksala çıkdı. Ve yedi aded sandûkalar içre cümle yetmiş tahta semmûr kürk ve on altı aded elvân çukalara kaplı semmûr kürkler ve yigirmi aded zincab kürk, sof elvânlara kaplı ve elli aded vaşak kürkler gûnâ-gûn Londeriye çukalara kaplı ve on bir aded kakum beyâz kürkler rengâreng soflara kaplı ve iki yüzden ziyâde Acem Keyunî kürkleri kapsız ve paşa Âsitâne'den gelüp şehr-i Bitlîs'de hâna müsâfir oldukda hâna giydirdiği beyâz semmûr kürkü bin guruşa Van yeniçeri ağası tarafından aldılar. Bu fürûht olunan eşyâlardan mâ‘adâ kırk yük kâmil sandıklar içre hanım sultâna ve yeni hânın haremine ve sâ’ir âzâdlı cevârîlere mute‘allık olan esbâblarına aslâ ve kat‘â vaz‘-ı yed olunmayup cümle guzâtın huzûrlarında anın izniyle kırk yük esbâb hanım sultânın Amber Ağasına teslîm olunup hareme götürdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 279a ·
metinde göster ·
… et rehâ buldurup ol gece cümle zorbalar zor-ı bâzûlarına dayanup Yenicâmi‘de ve
hareminde ve
Atmeydânı'nda ve Mehterhâne'de ve ednâları Atmeydânı'nda Çingane cergelerinde " …
Ve cümle a‘yân-ı dîvân ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân bir yere cem‘ olup Arapça nass-ı kâtı‘ı üzre müşâvere edüp sulehâ-yı ümmetden Kazancızâde re’yiyle nakîbüleşrâf ve Nişâncı Süleymân Paşa'yı gulû eden kullara 6a elçi gönderdiler. Kul tâ’ifesi de Süleymân Paşa'yı rehin alıkoyup kendülerden niçe ebü'l-kelâmları nakîbüleşrâf ile sa‘âdetlü pâdişâha gönderüp "Cümle kulun pâdişâhım ayak dîvânı olmak ricâ ederler" dediklerinde nakîbüleşrâf nihânîce pâdişâha ve vâlideye kulun fetret-i isyân [u] tuğyân-ı vefretin sıhhati üzre haber verince huzûr-ı pâdişâhda hâzır olan musâhib [u] musâhibeler ayak dîvânı olmasına aslâ cevâz göstermediler. Çünkim ayak dîvânı olmayup cemî‘i haşerât-ı eşkıyâ-yı bî-bekâ-yı pür-şekâ sadâ-yı Allâh Allâh'a üç nöbet rehâ buldurup ol gece cümle zorbalar zor-ı bâzûlarına dayanup Yenicâmi‘de ve hareminde ve Atmeydânı'nda ve Mehterhâne'de ve ednâları Atmeydânı'nda Çingane cergelerinde "Habarla çörteni" diyerek Çinganelere mihmân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 5b–6a ·
metinde göster ·
… binâ etmiş kim gûyâ bir rabât-ı hısn-ı hasîn-i üstüvârdır. Cemî‘i kubâbları ve
haremleri ve
ıstablları ve devehâneleri serâpâ rasâs-ı nîlgûn ile örtülüdür. Üstâd-ı mermer- …
Ve cümle (---) aded kârbânsarây var, ammâ cümleden Sultân Süleymân asrında binâ olunan Husrev Kethüdâ'nın kârbânsarâyın Süleymân Hân mi‘mârı Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân bir mihmân-sarây-ı kârbân binâ etmiş kim gûyâ bir rabât-ı hısn-ı hasîn-i üstüvârdır. Cemî‘i kubâbları ve haremleri ve ıstablları ve devehâneleri serâpâ rasâs-ı nîlgûn ile örtülüdür. Üstâd-ı mermer-bür bu imâretin der [ü] dîvârlarına eyle Ferhâdî tîşeler urmuş kim vasfında lisân kâsır olup ta‘bîr ü tavsîfinden müberrâ bir âyende vü revendegân-ı mihmân-sarâydır kim diyâr-ı Rûm'da misli meğer Tatarbâzârcığı'nda makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa hânı ola (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 98a ·
metinde göster ·
… şâ edüp çeşm-i ibret hîrelenir bir havz-ı şâfi‘îdir. Mezkûr minârenin kadehi ne
haremde ve
ne san‘at-ı tasarruflarda ise bu havz dahi tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l ile bir muka …
Bir kubbe-i mînâya ve bir minâre-i ulyâya mâlikdir kim kubbesi meğer İslâmbol'da Ayasofya kubbesi ola ve minâresi gerçi bir şerîfedir, ammâ misli meğer Niksâr şehrinde Melik Gâzî câmi‘i minâresi ola. Tâ bu mertebe bir serâmed bâng-ı Muhammedî makâmıdır. Hattâ üstâd-ı bennâ icrâ-yı ma‘rifetin beyân içün bu câmi‘in harem-i azîminin tâ vasatında çınar ve servi dırahtları sâyesinde bir müdevver havz-ı musanna‘ inşâ edüp çeşm-i ibret hîrelenir bir havz-ı şâfi‘îdir. Mezkûr minârenin kadehi ne haremde ve ne san‘at-ı tasarruflarda ise bu havz dahi tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l ile bir mukarnazlı ve sileli(?) ve gilvili mermer havz-ı ibret-nümâdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170a ·
metinde göster ·
… arâyı kârbânı ola, ammâ bunun âsâr-ı binâsı andan metânet üzre seksen ocaklı ve
haremli ve
içli tışlı ve âhûr-ı azîmli bir hân-ı ibret-nümâdır. Bir câmi‘i ve birkaç küçük …
Menzil-i kasaba-i Uzuncaova: Çirmen sancağı hâkinde bir vâsi‘ sahrâda kal‘a-misâl bir hân-ı azîmi var kim misli meğer Tatarbâzârcığı'nda Makbûl iken Maktûl İbrâhîm Paşa sarâyı kârbânı ola, ammâ bunun âsâr-ı binâsı andan metânet üzre seksen ocaklı ve haremli ve içli tışlı ve âhûr-ı azîmli bir hân-ı ibret-nümâdır. Bir câmi‘i ve birkaç küçük hânları ve bir hammâmı ve iki başları kal‘a kapusu gibi demir kapulu bir ma‘mûr çârsû-yı bâzârı cümle rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr hayrât-ı ma‘mûrlardır kim bânîsi (---) paşadır, rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 52b ·
metinde göster ·
… ûn-ı harem cümle cümle dıraht-ı müntehâlar ile müzeyyen bir mesîregâh-ı sâyedâr
haremdir. Ve
gâyet musanna‘ bir mevzûn minâre-i serâmed-i bâng-ı Muhammedîsi var.
Bu câmi‘-i pür-envâr Ortahisâr'dan çıkarken şâhrâhın sağ tarafında rusâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr kubâblı câmi‘-i pür-nûrdur kim tûlen ve arzen kâmil yüzer ayakdır. Ve minberi ve mihrâbı ve mahâfil-i Bilâlîsi sâde güzeli musanna‘ mihrâb ve minber ve mahâfildir. Taşra soffasında altı aded {mermer-i hâs ve beyâz} sütûnlar üzre yedi aded kubâb-ı ser-nigûn-ı nîlgûnlardır kim böyle latîf câmi‘ bir serhadde yokdur. Ve bir tula binâ-yı metîn vâsi‘ haremi var. Derûn-ı harem cümle cümle dıraht-ı müntehâlar ile müzeyyen bir mesîregâh-ı sâyedâr haremdir. Ve gâyet musanna‘ bir mevzûn minâre-i serâmed-i bâng-ı Muhammedîsi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63a ·
metinde göster ·
… yı pür-nûr etmişdir kim âdem derûn-ı câmi‘den çıkası gelmez. Serâpâ kurşumlu ve
haremli ve
bir serâmed minâreli eynegâh-ı kadîmdir. Andan,
Memi Paşa câmi‘i: Tâ Eflâtûn-ı İlâhî halîfeleri binâ edüp bir deyr-i azîme imiş. Hattâ bunun bir köşesinde Eflâtûn'un savma‘ası var, niçe kefereler girüp ziyâret ederler. Ba‘dehu Memi Paşa fermân-ı pâdişâhîyle bir gün cümle askeriyle pür-silâh olup bu deyri ale'l-gafle basup zîr-i zemînlerinde kırk elli kadar evlâd-ı ümmet-i Muhammed bulunup kimi dil bilür ve kimi bilmez. Bu evlâd-ı püserân-ı ciğer-kûşe-i müslimîni guzât-ı müslimîn bu hâlde görüp "Bire urun gâzîler" deyince tarfetü'l-ayn içre cümle kıssîs [ve] bıtrîk ve ruhbân ve patirgâh-ı günâhkârlara bir kılıç urup bu câmi‘i feth edüp Memi Paşa bu deyrün mihrâbın velî edüp Fethiyye nâmında bir câmi‘-i zîbâ-yı pür-nûr etmişdir kim âdem derûn-ı câmi‘den çıkası gelmez. Serâpâ kurşumlu ve haremli ve bir serâmed minâreli eynegâh-ı kadîmdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 67a ·
metinde göster ·
… matbah ve ıstabl ve fevkânî ve tahtânî cümle kârgîr binâ hücreler ile ârâste ve
hareminde ve
taşrasında hammâmlar ile pîrâste olmuş bir sarây-ı ma‘mûrdur kim Bosna {Sarâyı} …
Ve cümle beş yüz aded tahta örtülü tahtânî ve fevkânî hâne-i zîbâları var kim her birinde birer uyûn-ı câriyeler revân olup bâğ-ı İremlerinde hezârân hezârın negamât [u] feryâdından âdem kisb-i havâ eder, ammâ cümle hânelerden ma‘mûr sarây-ı azîm Çengîzâde Ali Paşa'nın kal‘a gibi sarâyı serâpâ la‘l-gûn kırmızı kiremit örtülü bir hânedân-ı azîmdir kim müte‘addid kâ‘a ve dîvânhâneler ve matbah ve ıstabl ve fevkânî ve tahtânî cümle kârgîr binâ hücreler ile ârâste ve hareminde ve taşrasında hammâmlar ile pîrâste olmuş bir sarây-ı ma‘mûrdur kim Bosna {Sarâyı} diyârında böyle bir sarây-ı âbâdân yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 169b ·
metinde göster ·
… tân İbrâhîm Hân câmi‘i, altı aded kubbesi kârgîr ve Horasânî sıvalı minâresi ve
haremsiz ve
cemâ‘atsiz câmi‘dir kim hâlâ içinde bârûd-ı siyâh memlû olmak ile kapuları mühü …
Ve cümle üç aded âb-ı hayât çeşme-sârları var. Ve cümle altı aded ma‘bedgâh mihrâbları va[r], cümleden Sultân İbrâhîm Hân câmi‘i, altı aded kubbesi kârgîr ve Horasânî sıvalı minâresi ve haremsiz ve cemâ‘atsiz câmi‘dir kim hâlâ içinde bârûd-ı siyâh memlû olmak ile kapuları mühürlü olup gece ve gündüz kal‘a neferâtları hâb-ı nâzlarından bîdâr olup zâr [u] nizâr bârûd-ı belâyı beklerler, ammâ gayri mesâcidlerin cemâ‘at-i kesîreleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 287b ·
metinde göster ·
Tekye-i (---): Bir bâğ-ı İrem-misâl mesîregâh-ı tekye-i Bektaşiyân'dır kim hareminde ve etrâf bağında serâmed serv dırahtlarıyla müzeyyen olup âyende vü revendeye ni‘metleri mebzûldür, ammâ hâlâ fermân-ı pâdişâhiyle bir şeyh-i Halvetî gelüp mutasarrıf olup sâkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 341a ·
metinde göster ·
… erba‘asında evc-i semâya ser çekmiş çınâr ve serv-i sebzgûnlar ile müzeyyen bir
haremdir. Ve
bu câmi‘in kapusu üzre celî hatt-ı müzehheb ile bu târîh tahrîr olunmuşdur.
Ve bu haremi bir beyâz sahrâ-misâl mücellâ vâdîdir kim her seng-i hâsda âdemin reng-i rûyi nümâyândır. Ve bu haremin vasatında bir havz-ı azîm âbdest şâzrevânı vardır. Cânib-i erba‘asında evc-i semâya ser çekmiş çınâr ve serv-i sebzgûnlar ile müzeyyen bir haremdir. Ve bu câmi‘in kapusu üzre celî hatt-ı müzehheb ile bu târîh tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y35a ·
metinde göster ·
… ile urûc olunur. El-hâsıl mecma‘-ı zurefâ ve yârân-ı bâ-vefâ yeri bir nazargâh
haremdir. Ve
cümle binâları serâpâ kurşum ile mestûr Y 35b bir câmi‘-i meşhûrdur. Ve kıble …
Ve bu haremden câmi‘ye iki tarafdan dîvânhâne nerdübânları gibi taş nerdübân ile câmi‘e urûc olunur. Ve mezkûr âb-ı hayât çeşme nerdübân altından üçer lüle çeşmelerdir. Her bir aynı âdem bâzûsı kadar cereyân eder berd-i hâlis mâ-i tâhirdir. Ve bu hareme dahi eyle iki tarafdan on beşer kademe taş nerdübân ile urûc olunur. El-hâsıl mecma‘-ı zurefâ ve yârân-ı bâ-vefâ yeri bir nazargâh haremdir. Ve cümle binâları serâpâ kurşum ile mestûr Y 35b bir câmi‘-i meşhûrdur. Ve kıble kapusu üzre terkîm olunan târîhi böyledir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y35a–Y35b ·
metinde göster ·
… i cum‘adır. Cümleden Y 135b latîf ve binâ-yı nazîf câmi‘-i rûşen ve bir vâsi‘
haremli ve
mihrâb önü bâğ-ı İremli ve hareminin cânib-i erba‘ası medrese hücreli ve cümle …
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda cümle (---) mihrâbdır. On biri cum‘adır. Cümleden Y 135b latîf ve binâ-yı nazîf câmi‘-i rûşen ve bir vâsi‘ haremli ve mihrâb önü bâğ-ı İremli ve hareminin cânib-i erba‘ası medrese hücreli ve cümle âsârları nîlgûn kurşum örtülü kubbe-i âlîler ile ârâste ve bir minâre-i mevzûn ile pîrâste fâtih-i celâlî Kuyucu Murâd Paşa câmi‘i, bir hevâdâr, dâru'l-karâr câmi‘-i dilküşâdır. Ve kıble kapusu üzre üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y135a–Y135b ·
metinde göster ·
… remi var. Serâpâ beyâz ve elvân mermer-i hâm ve münakkaş ruhâm ile müzeyyen bir
haremdir. Ve
vasatında bir âbdest havuzu var. Bu dahi nazîre kabûl etmeyen musanna‘ şâzrevân …
Ve taşra soffaları altı sütûn-ı ibret-nümâ üzre yedi kubbe-i sernigûndur kim her biri gûyâ kâse-i nîlgûndur ve nakş-ı bûkalemûn'dur. Ve bir ferah-fezâ cânfezâ haremi var. Serâpâ beyâz ve elvân mermer-i hâm ve münakkaş ruhâm ile müzeyyen bir haremdir. Ve vasatında bir âbdest havuzu var. Bu dahi nazîre kabûl etmeyen musanna‘ şâzrevânlardan biridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y166a ·
metinde göster ·
… Ve bî-hisâb dıraht-ı çınâr, bîd-i sernigûn ve serv-i mevzûnlar ile müzeyyen bir
haremdir. Ve
ortasında bir havz-ı azîmi var. Ve matbah-ı Keykâvus'unda âyende vü revendeye n …
Ve haremi bir sahrâ-yı azîmdir. Serâpâ mermer-i hâm döşelidir. Ve bî-hisâb dıraht-ı çınâr, bîd-i sernigûn ve serv-i mevzûnlar ile müzeyyen bir haremdir. Ve ortasında bir havz-ı azîmi var. Ve matbah-ı Keykâvus'unda âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldür, zîrâ evkâf-ı azîmdir. Ve cümle ahâlî-i Haleb bunda cilvelenirler, temâşâgâh yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y173b ·
metinde göster ·
… -ı Meryem'den taşra yine handak içre mu‘attal birkeler vardır. Ve Mescid-i Aksâ
hareminde ve
Sahra hareminde sarnıçlar var imiş. Bu şehir anlara muhtâc imiş. Süleymân Hân b …
Ve bu uyûnlardan mâ‘adâ şehir içre yetmiş yerde havz u fıskıyye ve şâzrevânlarda revân olan mâ-i cârî Süleymân Hân Halîlü'r-rahmân tarafında dörd sâ‘atlik sengistân u çengelistân yerlerdir, bir Mısır hazînesi mâl harc edüp Kudüs-i şerîfi seylâb etdi. Aceb hayrât-ı azîme idi. Mâ-tekaddem şehr-i Kudüs'de cümle sarnıclar imiş. Hattâ Bâb-ı Meryem ile Bâb-ı Hıtta mâbeyninde Benî İsrâ’îl Bürkesi derler elli zirâ‘ umku ve yüz adım tûlu ve seksen adım arzı bir azîm sarnıcdır. Hâlâ içinde suyu yokdur. Ve ba‘zı sarnıclar dahi Bâb-ı Amûd'dan taşra handak içindedir. Ve Bâb-ı Meryem'den taşra yine handak içre mu‘attal birkeler vardır. Ve Mescid-i Aksâ hareminde ve Sahra hareminde sarnıçlar var imiş. Bu şehir anlara muhtâc imiş. Süleymân Hân bu halkı bu ihtiyâcdan berî edüp bir nehr-i azîm cârî edüp her def‘-i atşân eden rûh-ı pür-fütûhlarına Fâtiha tilâvet ederler. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y221a ·
metinde göster ·
… rem-i şerîfi serâpâ hurde çakıl taşı döşelidir. Dâ’iren-mâdâr altı yüz adım bir
haremdir. Ve
bu haremin tâ ortasında bir kubbe-i âlî vardır. Cümle kanâdîllerin diyâr-ı Mağr …
Ve harem-i şerîfi serâpâ hurde çakıl taşı döşelidir. Dâ’iren-mâdâr altı yüz adım bir haremdir. Ve bu haremin tâ ortasında bir kubbe-i âlî vardır. Cümle kanâdîllerin diyâr-ı Mağrib Sûse'sinden gelen zeyt yağı Mısır'a gelüp andan Yenbû‘a andan Medîne-i münevvereye gelüp bu kubbede mahfûzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281b ·
metinde göster ·
… sır'dan ta‘yîn olunan altmış iki bin mümessek şerîfîleri surre emîni getirüp ve
Haremeyn'den ve
niçe bin evkâfdan ve feth olunan memâlik-i mahrûselerin Mekke ve Medîne evkâfla …
Ve şâm huccâcı ile surre emîni geldükde Mısır'dan ta‘yîn olunan altmış iki bin mümessek şerîfîleri surre emîni getirüp ve Haremeyn'den ve niçe bin evkâfdan ve feth olunan memâlik-i mahrûselerin Mekke ve Medîne evkâfları tahsîlinden iki Mısır hazînesi dahi bu Medîne ahâlîsine gelüp surre emîni gece ve gündüz meş‘aller ile emîr-i hac ve Medîne mollâsı şeyhü'l-harem huzûrunda defter-i pâdişâhîyle herkese surresin ihsân edüp mahlûlâtın Âsitâne'ye arz ederler. Ve surresin alanlar pâdişâha du‘â ederler. Ve'l-hâsıl ehl-i huzûr bir kavimdir. Zîrâ civâr-ı Resûlullâh'da sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y294b ·
metinde göster ·
minâresi yokdur. Bir müfîd [ü] muhtasar elli âdem alur bir mesciddir. Ve bu mes …
Mescid-i Hazret-i Alî kerremallâhu vecheh: Haremi ve minâresi yokdur. Bir müfîd [ü] muhtasar elli âdem alur bir mesciddir. Ve bu mescidden elli adım cânib-i kıbleye ol râh ile gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300b ·
metinde göster ·
minâresiz bir mescid-i sağîredir. Ammâ bâğ-ı İrem içindedir. Bu karyede câmi‘-i …
Mescid-i Hazret-i Âyişe: Bu dahi haremsiz ve minâresiz bir mescid-i sağîredir. Ammâ bâğ-ı İrem içindedir. Bu karyede câmi‘-i Kubâ'dan gayri câmi‘ yokdur. Ve minâre dahi yokdur. Cümle halk salât-ı cum‘ayı bunda edâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300b ·
metinde göster ·
… Bâlâda zikri sebkat etmişdir. Hazret-i Risâlet'in üçüncü binâ etdüği mesciddir.
Harem ve
minâresiz bir mesciddir. Bundan yüz elli adım ba‘îd taş nerdübân ile çıkılır,
Andan yüz adım câmi‘-i Kıbleteyn'dir. Bâlâda zikri sebkat etmişdir. Hazret-i Risâlet'in üçüncü binâ etdüği mesciddir. Harem ve minâresiz bir mesciddir. Bundan yüz elli adım ba‘îd taş nerdübân ile çıkılır,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y301b ·
metinde göster ·
minâresiz mesciddir. Huccâc-ı müslimîn geldikde cemâ‘atleri çok olur. Bu mesâci …
Mescid-i Hazret-i Alî: Bu dahi eyle sâde bir haremsiz ve minâresiz mesciddir. Huccâc-ı müslimîn geldikde cemâ‘atleri çok olur. Bu mesâcidlere iki kerre gelüp ibâdet edüp Medîne-i münevverenin şimâl cânibinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y301b ·
metinde göster ·
… ş tavanlı bir câmi‘-i atîkdir. Mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Ve bir vâsi‘
haremi ve
bir tabaka sâde minâresi var. Hayli vâsi‘ câmi‘dir. Ve Bâb-ı Lûk'dan taşra,
Tahtânîdir ve otuz Y 103b dörd amelî sütûn üzre serâpâ münakkaş tavanlı bir câmi‘-i atîkdir. Mihrâbı ve minberi tarz-ı kadîmdir. Ve bir vâsi‘ haremi ve bir tabaka sâde minâresi var. Hayli vâsi‘ câmi‘dir. Ve Bâb-ı Lûk'dan taşra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y103a–Y103b ·
metinde göster ·