Evsâf-ı harem-i bîrûn: Bu câmi‘in cânib-i selâsında bir kat taşra
harem dahi
var kim iki cânibi birer at menzili sahrâ-yı rimâldir. Ve gûnâ-gûn çınâr-ı münt …
Evsâf-ı harem-i bîrûn: Bu câmi‘in cânib-i selâsında bir kat taşra harem dahi var kim iki cânibi birer at menzili sahrâ-yı rimâldir. Ve gûnâ-gûn çınâr-ı müntehâlar ve bîd-i sernigûn ve servi ve ohlamur ve lisân-ı usfûr dırahtları ile müzeyyen bir harem-i azîmdir kim cânib-i selâsı cümle (---) aded pençereli dîvârlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45a ·
metinde göster ·
Süleymâniyye ile Eski Sarây dîvârı mâbeyninde ser-çeşme-i küşte-gîrân Pehlivân …
Ve bir küçük harem dahi Süleymâniyye ile Eski Sarây dîvârı mâbeyninde ser-çeşme-i küşte-gîrân Pehlivân Demir meydânı nâmıyla meşhûr bir vâdîdir. Hâlâ ba‘de'l-asr cümle tekye pehlivânları ol câ-yı latîfde güreşirler. Lügat-ı Türkîsinin sahîhi güraşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 45a ·
metinde göster ·
… dât-ı gûnâ-gûn ve bir azîm resm-i Ömer tahrîr olunmuşdur. Bundan taşra dehlîz-i
harem dahi
tûlânî (---) amûd-ı sağîr üzre tahta tavan sütûhdur kim cümle bu câmi‘ rusâs-ı …
Ve taşra dehlîz soffaları üzre (---) aded amûd-ı zenbûrîler üzre (---) aded kubâblardır. Bu soffaların mihrâb dîvârında serâpâ ebyât, eş‘âr, müfredât-ı gûnâ-gûn ve bir azîm resm-i Ömer tahrîr olunmuşdur. Bundan taşra dehlîz-i harem dahi tûlânî (---) amûd-ı sağîr üzre tahta tavan sütûhdur kim cümle bu câmi‘ rusâs-ı hâlis ile pûşîde bir câmi‘-i nûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125b ·
metinde göster ·
… e bir şâfi‘î havzu var. Mâ-i zülâl ile memlûdur. Ve bu haremden taşra bir vâsi‘
harem dahi
var. Müsâfirîn çok geldikde hayvânâtlar bunda kayd etmegiçün yerde niçe yüz dem …
Ve hareminde bir şâfi‘î havzu var. Mâ-i zülâl ile memlûdur. Ve bu haremden taşra bir vâsi‘ harem dahi var. Müsâfirîn çok geldikde hayvânâtlar bunda kayd etmegiçün yerde niçe yüz demir halkalar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y239a ·
metinde göster ·
… an garba tûlü yüz yigirmi ayakdır, kâmil ve arzı mihrâba dek altmış ayakdır. Ve
harem dahi
tûlen ve arzan yüzer ayakdır.
Mukaddemâ Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye hicret etdükde ibtidâ bu câmi‘ mahalline gelüp üç gün bunda sâkin olup bir mescid-i muhtasar binâ etdiler. Ba‘dehu Tebük ve Uhud ve Huneyn gazâsının mâl-ı ganâyiminden câmi‘-i kebîr inşâ etmişlerdir. şarkdan garba tûlü yüz yigirmi ayakdır, kâmil ve arzı mihrâba dek altmış ayakdır. Ve harem dahi tûlen ve arzan yüzer ayakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300b ·
metinde göster ·
… apudan içeri girdikde cânib-i erba‘ası sütûn-ı mevzûnlar ile müzeyyen bir küçük
harem dahi
vardır. Yine büyük hareme muttasıldır.
Andan yine cânib-i garba giderek kubbeler altından ubûr ederek yine ellinci adımda Bâb-ı Ziyâd şimâle nâzırdır. Ve hareme on üç kademe taş nerdübân ile hareme enilir. Ve çârsû tarafına yine eylece on üç ayak taş nerdübân ile çıkılır, gâyet mürtefi‘ bâb-ı âlîdir. Zîrâ bu tarafdan seylâb-ı rahmet çok cereyân eder. Ve bu kapu yan yana üç kapudur. Orta kapu kemeri üzre hatt-ı Karahisârî Y 335a ile müzehheb mermer üzre âye[t]: Arapça âyeti mastûrdur. Ve bu kapudan içeri girdikde cânib-i erba‘ası sütûn-ı mevzûnlar ile müzeyyen bir küçük harem dahi vardır. Yine büyük hareme muttasıldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y334b–Y335a ·
metinde göster ·