… ü müterakkıb iken Koskafurûnlu Muhzır Ağa tebdîl-i câme olup aşağı baltacıların
Harem kapusundan
taşra firâr etdiği haberi paşaya gelüp paşa hayli müte’ellim olup bed-du‘â edüp …
Bu hâlde iken paşa buyurdular kim "Ayâ bizden bir âkıl u hamûl u halûk kimesne kim var kim bu tâ’ife-i mütemerridîn huzûrumuzda sizden râzı olduk, deyü tesellî-i hâtırla gitdiler. Ayâ aslı ne ola, bundan kim haber getirebilir" dedikde cânib-i erba‘asına bir hayli nigerân edüp aslâ bir merd-i meydân gelüp, sultânım fermânınız olursa ben giderim, demediler. Hemân Kudde Mehemmed Kethüdâ eydür "Sultânım, bu eşirrâ-yı ecnâs def‘ine çâre budur kim bunlar bir alay çakkal u bakkal ve muhtekir sarraç ve gazzâz ve bezzâz ve cemmâl u hammâl kavimlerdir. Bunlar ölüm erleri değillerdir. Her biri İsmihân ü Ümmühân ve Gülistân u Bostân ve Râbi‘a vü Fâtıma'sından geçmezler. Bu bizim sarâyda hâlâ bin yedi yüz harc alır ağavât ve karakollukçu vardır ve karşu hânımızda Daşnık Mirza ve Hanifi Halîfe cengin görmüş ve Diyârbekir'de Sincâr dağında Saçlı Kürdü kırdığımız cengleri görmüş üç bin ceng eri 103a Abaza ve Çerkez ve Gürcî ve Kürd ve Arnavud yiğitlerimiz var. Ve yüz elli baltacı tüfeng-endâz var ve kâmil câna başa kalmaz dörd yüz iç ağaları var. Cümle altı bin aded asker olur. İbtidâ tenbîh edelim. Ayasofya kapusun sedd etsinler. Andan bostâncıbaşıya haber edelim, Servikapusu içre bostâncılar silâhlarıyla hâzır-bâş olsunlar. Hemân biz sarây kapusun açup üç bin atlı ve piyâde Bâb-ı hümâyûna doğru üç bin yiğit dahi Cebehâne yoluna çıkup bu halkın ardın alup Ayasofya kapusu kapanmış üç askerin ortasında kalan bakkâl ve çakkal gidilerini ortaya alup eyle kılıç uralım kim Tabanıyassı Mehemmed Paşa Haleb'de askere urmamış ola. Bu tarafa kaçanları muhzır ağa yoldaşları ve hânda olan âdemlerimiz kurşuma dutsunlar. Bir zamân dâsitân-ı dûstân söylene. Hemân sultânım, cümle tevâbi‘ât [u] levâhıkâta cebehâne verelim. Cebel-i Sincâr'dan ganâyim aldığımız bin mikdârı mükemmel tüfengimiz vardır. Ve tîr [ü] kemân hadden efzûndur" deyü bu gûne cenge tergîb edecek yollar gösterüp herkes cenge âmâde iken ayâ görelim dahi ne zuhûr eder, deyü müterakkıb iken Koskafurûnlu Muhzır Ağa tebdîl-i câme olup aşağı baltacıların Harem kapusundan taşra firâr etdiği haberi paşaya gelüp paşa hayli müte’ellim olup bed-du‘â edüp "iflâh olmasın" buyurdular. Yine Bâb-ı hümâyûn önünde dahi ziyâde sadâ-yı Allah Allah evce peyveste oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 102b–103a ·
metinde göster ·
… nberli çobra ve bir kâse avşula şerbeti gelüp yalnız bir köşede tenâvül ederken
harem kapusundan
bir Tavâşî Anber Ağa nâm abûs çehre, ammâ Mesîh-âsâ dem urup bir boğça esvâb il …
Bir gün bu hakîr-i kesîrü't-taksîr Hânbâğı'nda hücremden çıkup hânın dîvânhânesinde hazîne odasında ale's-sabâh bir künc-i vahdetde âlem ağyârdan bî-haber iken evrâd-ı ezkârım tilâvet edüp âsûde-hâl dururken anı gördüm. Haremden koca hân bir gümüş sini içre on aded fağfûrî tabaklar içre emlec ve kebbât ve kâbulî ve zeytûn ve karîşe ve asel-i musaffâ ve gûnâ-gûn hamîreler ve hâs u beyâz gül-pembe-misâl mutabbak çörekler ve bir kâse anberli çobra ve bir kâse avşula şerbeti gelüp yalnız bir köşede tenâvül ederken harem kapusundan bir Tavâşî Anber Ağa nâm abûs çehre, ammâ Mesîh-âsâ dem urup bir boğça esvâb ile gelüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9b ·
metinde göster ·
Ve bu mezkûr harem kapusundan içeri girüp câmi‘in kıble kapusu dahi harem kapusundan gâyetü'l-gâye ibret-nümâ-yı musanna‘dır kim gûyâ sihr-i halâldir. Hattâ bu kapunun atebe-i ulyâsı üzre Mihadi Laslo Kral'ın ve Matyaş Kral'ın ve irşek papa banın bu deyre etdikleri hayrâtlarının târîhleri kıble kapusu üzre hatt-ı Latince tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94b ·
metinde göster ·
Ve bu mezkûr harem kapusundan içeri girüp câmi‘in kıble kapusu dahi
harem kapusundan
gâyetü'l-gâye ibret-nümâ-yı musanna‘dır kim gûyâ sihr-i halâldir. Hattâ bu kapu …
Ve bu mezkûr harem kapusundan içeri girüp câmi‘in kıble kapusu dahi harem kapusundan gâyetü'l-gâye ibret-nümâ-yı musanna‘dır kim gûyâ sihr-i halâldir. Hattâ bu kapunun atebe-i ulyâsı üzre Mihadi Laslo Kral'ın ve Matyaş Kral'ın ve irşek papa banın bu deyre etdikleri hayrâtlarının târîhleri kıble kapusu üzre hatt-ı Latince tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94b ·
metinde göster ·
… pusu vardır, anlardan duhûl ederler. Evvelâ, kal‘a kapusu dibindeki garba nâzır
Harem kapusundan
içeri yokuş yukarı kırk adım gidüp ba‘dehu otuz kademe mermer-i hâm nerdübân il …
Bu câmi‘ bir kat kal‘a içindedir, gûyâ iç kal‘adır. Bu câmi‘e aşağı kal‘adan gelen üç yerden kapusu vardır, anlardan duhûl ederler. Evvelâ, kal‘a kapusu dibindeki garba nâzır Harem kapusundan içeri yokuş yukarı kırk adım gidüp ba‘dehu otuz kademe mermer-i hâm nerdübân ile çıkılır bir vâsi‘ harem sokağıdır. Câmi‘ haremine girmeden İbrâhîm Halîl mihrâbı derler, bir mahaldir. Andan aşağı yine otuz ayak taş nerdübân ile enilir. Bir yol dahi budur, câmi‘-i şerîfe çıkar. Bu yolda çeşme-i Halîl derler bir ayn-ı sâfî vardır. Y 228b Ol mahalde bir küçük mahalle kapusu vardır. Bu dahi bir şâhrâh mermer-i hâm döşeli imâret-i Halîl önünden haremin taşra kapusuna sehel yokuş ile varılır bir demir kafesli kapudur. Atebe-i âlîsindeki kemerde bir tûlânîce mermer-i hâm üzre bu târîh tahrîr olunmuşdur. Târîh;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y228a–Y228b ·
metinde göster ·
… ş germe adımdır. Ve Mücellidler kapusundan içeri girüp küçük haremi geçüp büyük
harem kapusundan
içeri girüp tâ mihrâba varınca arzı Y 90b yüz elli germe adımdır.
Ve yan kapudan yan kapuya tûlü yüz yetmiş germe adımdır. Ve Mücellidler kapusundan içeri girüp küçük haremi geçüp büyük harem kapusundan içeri girüp tâ mihrâba varınca arzı Y 90b yüz elli germe adımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y90a–Y90b ·
metinde göster ·