Ve mine'l-acâ’îb hikmet-i garîbe: Kaya Sultân ile paşa hareme gidüp
haremde bir
vâveylâ ve vâveledâ kopup paşa derhâl arak-âlûd olup taşra çıkup dört yüz on ad …
Ve mine'l-acâ’îb hikmet-i garîbe: Kaya Sultân ile paşa hareme gidüp haremde bir vâveylâ ve vâveledâ kopup paşa derhâl arak-âlûd olup taşra çıkup dört yüz on aded iç ağalarına on bin altun Kaya Sultân'ın mâlından ağalara taksim u bezl edüp Kaya Sultân'ın vaz‘-ı hamli âsân olmağiçün her gulâm-ı hâssaya biner aded ihlâs-ı şerîfi halâs niyyetine {kırâ’at etmeğe} tenbîh edüp hakîri sermahfil edüp halîfe kîsesinden hakîre beş yüz altun ihsân edüp eydür "Bak a Evliyâm! Siz benim oğlum ve akrabâmdansın, ammâ bu sırr-ı hafî sende kala. Üç gice mukaddem ben Sultân Murâd'ı vâkı‘amda görüp, ‘Al bu ekmeği ye Ahmed’ dedi idi. Ben de pâdişâhım 'bu nân-pârede kan vardır yenir mi', dedim. 'Ol kanlı tarafı Kaya kızıma ver, yıkayup yesin', dedüğü Allahu a‘lem hâlâ Sultân doğurmayup helâk mertebesindedir," deyüp paşa serserî olup paşa yine hareme gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 183b ·
metinde göster ·
Ve taşra haremi dahi beyâz mermer-i hâm ile mefrûş olup tâ vasat-ı
haremde bir
âbdest havzı vardır. Cümle uyûnlarından musallîler tecdîd-i vuzû‘ edüp ibâdet i …
Ve taşra haremi dahi beyâz mermer-i hâm ile mefrûş olup tâ vasat-ı haremde bir âbdest havzı vardır. Cümle uyûnlarından musallîler tecdîd-i vuzû‘ edüp ibâdet ile Rabbü'l-izzet'e takarrub ederler. Bu çeşmesârlarun cümlesi ayn-ı Hamrevât'dandır ve nehr-i Alî bınarındandır. Ve hareminün cânib-i erba‘ası İslâmbol'da Süleymâniye gibi yan soffalarıdır. Ve soffalar üzre cümle (---) aded biri biri üzre inşâ olunmuş gûnâ-gûn mermer ve sommaki ve hacer-i zenbûrî ve yerakânî amûd-ı müntehâlardır. En bâlâda olan rakîk ü nahîf ü sağîr amûdcüklerdir. Anın altındakiler dahi kalındır. Andan aşağıdakiler sütûn-ı azîmlerdir. Bu amûdlar üzre cümle ibretnümâ kıbâb-ı ser-nigûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200b ·
metinde göster ·
yere gitmeyüp üç yüzden mütecâviz hatm-i şerîf tilâvet olunup sâhibü'l-hayrâtla …
Ve ol gün cümle ehl-i züvvâr câmi‘de ve haremde bir yere gitmeyüp üç yüzden mütecâviz hatm-i şerîf tilâvet olunup sâhibü'l-hayrâtlar helvâlar ve pişiler ve mutabbaklar pişirüp rûh-ı şemsüddîn içün ahâlî-i mevlûda bezl etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y308b ·
metinde göster ·