… raz üzre Çoban köprüsü bu mezkûr Çoban-bây'ındır. Mekke-i Mükerreme'de zamîme-i
Harem-i Şerîf
ve mahfil-i münîf niçe şeyler dahi âsâr-ı hayrât-ı mütekâsiresi vardır.
Bu şehr-i kadîmin ibtidâ bânisi Yunaniyân'dan Târîh-i Yanvan sâhibi kavli üzre Hazret-i Yahyâ salavâtullahi aleyhi ve selâmihi asrında kayâsıralardan Rişân veled-i Aleksandıran veled-i Harkilan bînâsıdır. Hazret-i Ömer Medîne'den balçıklı eliyle Kayserin gözün çıkarırım" deyü Rûm'a doğru dest-dırâzlık edince bi-emrillâhi Te‘âlâ Konya'da ol ân bir çamurlu dest-i şerîf gelüp kayser taht-nişîn iken gözü çıkar. Ba‘de zamân Hazret-i Ömer'den kayser elçisi gelüp kayserin gözün çıkmış görünce kral ahvâl-i pür-melâlin elçiye nakl edüp "Elçiyi bilüren kim Hazret-i Ömer'in ol gün çamurlu eliyle işâret edüp kralın gözü çıkdığıdır". Hemân elçi bir takrîb ile kat‘-ı menâzil ederek Hazret-i Ömer'i Kuds-i Şerîf gazâsında bulup huzûr-ı Ömer'de Kayser elçisi imân ile müşrref olup Hazret-i Ömer ismine Hüseyin deyüp iki kerre varup geldiğiyçün Hüseyn-i zü'l-cenâheyn deyü künye buyururlar. Hazret-i Ömer Kuds'ü ve Kamâme'yi feth edüp diyâr-ı Mısır'a serdâlığıla Amr ibnü'l-Âs'ı gönderüp feth etdükde beri tarafda kör kayser havfinden Konya'yı müceddeden binâ edüp bânî-i sânî kör Kayser-i Rûm olur. Ammâ seyyâhân-ı berr [u] bihâr ve cihân-bân-ı devr-i rûzgâr ve müverrihân-ı Rûm ve nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki ferden ferdâ ve "Mâ minnâ illâ lehu makâmun ma‘lûm" nass-ı şerîfi mûcebince rûy-ı arzda ibtidâ menzil-geh edinen Ebü'l-beşer Hazret-i Âdem Safiyy aleyhi's-selâmdır. Evlâd-ı evlâdları münteşir olup edîm-i arz benî Âdem ile müzeyyen oldu, ammâ esnâf-ı ümem içün ihtilâfât-ı vefret tahrîr etmişlerdir, ammâ sükkân-ı Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-i ân-ı merzbûm bi-takdîr-i Hayyu'l-Kayyûm fermânıyla ibtidâ bu Yunaniyân Konya'ya ve diyâr-ı Rûm ki Sivas'dır, bu diyârlara ibtidâ ümmet-i Muhammed'den gelüp sâkin olan Âl-i Selçukıyân'dan sene 476 târîhinde Sultân Alâ’eddîn-i Keyâniyân'dır. Anlara kavm-i Rûm derler. Ays b. İshâk evlâdlarından olup Yâfes'e, andan Hazret-i Nûh aleyhi's-selâma müntehî olur bir kavm-i şecî‘ ü dilîr ü pâk-i‘tikâd erler idi kim evvel İslâm ile Rûm'a kadem basan bu Selçukiyân'dan sene 476 târîhinde ümerâ-yı Dânişmendiyye ki anlara Âl-i Dânişmendiyân derler. Bu Selçukıyân anlar ile Mâverâü'n-nehr'de Mâhân diyârında yek-dil [ü] yek-cihet olup Âzerbaycân memleketlerinden kılıç urarak ol diyârı feth edüp ammîzâdeleri Çoban-bây'ı Revân ve Gence ve Tiflis ve Araz câniblerine hâkim nasb edüp Çoban-bây (---) olup evlâd-ı evlâdları çok olup Âl-i Selçukıyân oldular ammâ İrân-zemîn'de Sultân Ebû Sa‘îd cihângîr pâdişâh-ı zîşân zî-kudret olmağıla bu Çoban-bây hilâfet sevdâsında olmayıp Sultân Ebû Sa‘îd'in vezîri nâmıyla Gürcîstân ve Ahıska ve Kars'a ve nehr-i Araz'ın kıblesi tarafından Avnik kal‘ası ve Şuşek kal‘ası ve Ziyâ’eddîn kal‘ası ve Mekü kal‘ası ve Bâyezîd kal‘ası ve Malazcird kal‘ası, Van kal‘ası ve niçe yüz kal‘alara 10b hâkim olup Âl-i Çobaniyân deyü nâm verdi. Niçe bin hayrât [u] hasenâtları vardır. Hattâ Pasin sahrâsında nehr-i Araz üzre Çoban köprüsü bu mezkûr Çoban-bây'ındır. Mekke-i Mükerreme'de zamîme-i Harem-i Şerîf ve mahfil-i münîf niçe şeyler dahi âsâr-ı hayrât-ı mütekâsiresi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10a–10b ·
metinde göster ·
… i kıbâbların müceddeden tevsî‘ edüp ve iki aded minâre-i serâmed inşâ edüp hâlâ
Harem-i şerîf
etrâfında yedi aded minâre-i âlî olmışdır kim her biri beşer ve dörder şerîfeli …
Bânî-i sâlisi, Âl-i Emeviyyûn'dan el-Melikü'l-Devânîkî tevsî‘ etdi ve gâyet ma‘mûr etdi. Bu Mansûr-ı Devânıkî gâyet hasîs ü le‘îm ü nekes kes olup hisset denâ’etinden bir dankı hisâb etdiğiyçün Mansûr-ı Devânıkî derlerdi. Gerçi gaddâr halk eyle derler ammâ Âl-i Emeviyyûn'dan eyle bir sâhib-i kerem ve sâhibü'l-hayrât gelmemişdir. Bu Bağdâd kal‘asın tevsî‘ etdikden sonra Mekke-i mükerreme'ye varup Harem-i Mekke'yi ve cemî‘i kıbâbların müceddeden tevsî‘ edüp ve iki aded minâre-i serâmed inşâ edüp hâlâ Harem-i şerîf etrâfında yedi aded minâre-i âlî olmışdır kim her biri beşer ve dörder şerîfeli minâre-i bâlâlardır. Ba‘dehû Devânıkî Hazret-i Resûl'i vâkı‘asında görüp "Yâ Mansûr, benim şefâ‘time gel!" derler. Hikmet-i Hudâ ertesi Mansûr-ı Devânıkî merhûm olup Mekke-i Mükerreme hâricinde cânib-i şimâlde Bâb-ı Mu‘allâ nâm bir makâm-ı benâmda kıbâbı içinde medfûndur. Rahmetullahi aleyh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 333a ·
metinde göster ·
… dahi hâsıl oluyor. Bu hurmâ mahalli Hazret-i Eyyûb'un hânesi havlısı idi. şimdi
harem-i şerîf
olmuşdur.
Ve bu yağ kubbesi önünde çâr-kûşe bir soffacık vardır. Cânib-i erba‘ası parmaklıkdır. İçinde bir serâmed nahl-i hurmâ vardır. Bizzât Hazret-i Risâlet-penâh mübârek dest-i şerîfleri ile dikmişlerdir. Ve hâlâ yanında bi-emrillâh bir hurmâ fidanı dahi hâsıl oluyor. Bu hurmâ mahalli Hazret-i Eyyûb'un hânesi havlısı idi. şimdi harem-i şerîf olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281b ·
metinde göster ·
… ] cidâl ve harb [u] kıtâl olup âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ı emri kande kaldı?
Harem-i şerîf
na‘şe-i huccâc ile doldu.
Bir gün bir gece bu hâl üzre ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl olup âye[t]: Arapça nass-ı kâtı‘ı emri kande kaldı? Harem-i şerîf na‘şe-i huccâc ile doldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311a ·
metinde göster ·
… hmânirrahîm" deyüp sür‘at ile ol harem içre "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" diyerek
harem-i şerîf
içre iki yüz adım gider. Zîrâ "Lebbeyk" demenin ma‘nâsı İbrâhîm Halîl Ka‘be'yi …
Derhâl orta kapudan içeri sağ ayağın koyup "Bismillâhirrahmânirrahîm" deyüp sür‘at ile ol harem içre "Lebbeyk Allâhümme lebbeyk" diyerek harem-i şerîf içre iki yüz adım gider. Zîrâ "Lebbeyk" demenin ma‘nâsı İbrâhîm Halîl Ka‘be'yi binâ etdükde Cenâb-ı Bârî emr etdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y315a ·
metinde göster ·
… -i azîmdir. Eğer topları olsa tamâm bir metîn kal‘a-i müstahkemdir. Mâ-tekaddem
Harem-i şerîf
gâyet küçük imiş. Selef pâdişâhları birer âsâr-ı hayrât ile Harem-i şerîfi tevs …
Kal‘a-misâl bir Harem-i şerîfdir, gûyâ şehr-i Mekke'nin tâ ortasında bir kal‘a-i azîmdir. Eğer topları olsa tamâm bir metîn kal‘a-i müstahkemdir. Mâ-tekaddem Harem-i şerîf gâyet küçük imiş. Selef pâdişâhları birer âsâr-ı hayrât ile Harem-i şerîfi tevsî‘ ederek hayli vâsi‘ olmuş. Ammâ sene 959 târîhinde Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'l-gufrân bir gece rü'yâsında Hazret-i Risâlet-penâh'ı görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333b ·
metinde göster ·
… in seylânı gark-ı harem edermiş. Selef mülûkleri buna ilâc bulamayup niçe kerre
Harem-i P 139a Şerîf
matar-ı rahmet ile deryâ-misâl olup huccâc-ı müslimîn bârân-ı rahmet içinde şin …
İhvân-ı zevî'l-ukûle şöyle ma‘lûm-i sa‘âdet ola kim bu Mekke-i mükerrem ve Beytullâhi'l-harem, Bekke nâm bir teng ü dar bir dere içine vâki‘ olup dâ’imâ yedi dereden cereyân eden bârân-ı rahmetin seylânı gark-ı harem edermiş. Selef mülûkleri buna ilâc bulamayup niçe kerre Harem-i P 139a Şerîf matar-ı rahmet ile deryâ-misâl olup huccâc-ı müslimîn bârân-ı rahmet içinde şinâverlik ederek tavâf edüp edâ-yı farz etmek vâki‘ olmuşdur. Zîrâ ins ü cinnin tavâfından hâlî olmaduğından mâ‘adâ Ka‘be üzre kerrûbiyânlar dahi tavâf etmeden hâlî değillerdir. Ol ecilden Süleymân Hân Ka‘be-i şerîfi seylâba gark olmadan halâs içün Mi‘mâr Sinân'ı ve Kara Mahmûd Paşa'yı mu‘temed nasb edüp yedi senede Harem-i şerîfi müceddeden tevsî‘ edüp ve cânib-i erba‘asında olan otuz tokuz aded bâb-ı kebîrlerin atebe-i tahtânîlerin âlî edüp beşer altışar kademe Y 334a taş nerdübân ile urûc olunup onar ve on ikişer kademe taş nerdübân ile nüzûl olunur bâb-ı âlîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y333b–Y334a ·
metinde göster ·
Hamd-i Hudâ ol asırdan berü seylâb, çirkâb, hâr [u] hâşâk-i nâ-pâk ile
Harem-i şerîf
pür olmadan halâs oldu. Ammâ Bâb-ı Selâm'ın iç kat kapuları nerdübânsızdır ammâ …
Hamd-i Hudâ ol asırdan berü seylâb, çirkâb, hâr [u] hâşâk-i nâ-pâk ile Harem-i şerîf pür olmadan halâs oldu. Ammâ Bâb-ı Selâm'ın iç kat kapuları nerdübânsızdır ammâ taşra katında olan Bâb-ı Selâm altı kademe taş nerdübân ile âlîdir. Ve dâ’iren-mâdâr cümle kapuları böyle nerdübânlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y334a ·
metinde göster ·
… etmişdir. Tâ ki merhûm Koca Süleymân Hân bu tahrîr olunacak üzre binâ etmeyince
Harem-i şerîf
seylâbdan halâs olmadı. Rahmetullâhi aleyh.
Ba‘dehu Hazret-i Zübeyr ibn Avvâm hilâfetinde seylâb derdinden Beyt-i şerîfin atebelerin bir âdem-i tavîl kaddi âlî inşâ etdiler. Yine birkaç kerre böyle iken seylâb duhûl etmişdir. Tâ ki merhûm Koca Süleymân Hân bu tahrîr olunacak üzre binâ etmeyince Harem-i şerîf seylâbdan halâs olmadı. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y334a ·
metinde göster ·
… vardır. Biri Bâbü'n-Nebî Y 334b Hazret-i Risâlet-penâh'ın Beyt-i şerîfi idi.
Harem-i şerîf
tevsî‘ olundukda ol Beyt-i şerîfi harem dâhiline alup yerine bu bâbı binâ etdil …
Ve yine bu cânib-i şarkda iki kapu dahi vardır. Biri Bâbü'n-Nebî Y 334b Hazret-i Risâlet-penâh'ın Beyt-i şerîfi idi. Harem-i şerîf tevsî‘ olundukda ol Beyt-i şerîfi harem dâhiline alup yerine bu bâbı binâ etdiler. Anıniçün Bâb-ı Nebî derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y334a–Y334b ·
metinde göster ·
ve mâbeyne-hümâ ebvâb-ı latîf beyân eder: Evvelâ Bâb-ı Selâm sıra ile üç kapudu …
Der vasf-ı hatve-i Harem-i şerîf ve mâbeyne-hümâ ebvâb-ı latîf beyân eder: Evvelâ Bâb-ı Selâm sıra ile üç kapudur. Andan girüp bu kerre Harem-i şerîfin yan soffaları üzre kubbeler altından ve amûd-ı müntehâlar içinden cânib-i garba giderek Bâb-ı Selâm'dan ellinci adımda Bâbü'd-Dürriyye Şecerü'd-dürre nâm hâtûnun medrese-i azîmi yanıdır ve şimâle nâzır bir küçük kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y334b ·
metinde göster ·
Bu Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında zikr etdiğimiz
Harem-i şerîf
Y 337b etrâfında olan sütûnlar üzre sadrenc nakşı cümle (---) tâk-ı revâk-ı n …
Bu Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında zikr etdiğimiz Harem-i şerîf Y 337b etrâfında olan sütûnlar üzre sadrenc nakşı cümle (---) tâk-ı revâk-ı nühtâk tâk-ı Kisrâlardır ki her biri mânend-i kavs-i kuzah ve kehkeşân-âsâ semâya ser çekmişdir. Üstâd-ı kâmil Koca Mi‘mâr Sinân rahmetullâhi aleyh bu tâklara var makdûrun sarf edüp arz-ı ma‘rifet içün mesâfe-i ba‘îdelerden gûnâ-gûn zî-kıymet ahcârât getirdüp eyle tâklar bünyâd etmiş kim her birine im‘ân-ı nazarla nazar olundukda merdüm-i çeşm hîrelenüp, mısra‘-ı târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y337a–Y337b ·
metinde göster ·
… ubbelerin ortasında ve her tâkların vasatında birer kanâdîller ile minâreler ve
Harem-i şerîf
etrâfı sekiz bin kanâdîller ile münevver olup gûyâ rûz-ı rûşen olur.
Tâ huccâc-ı müslimîn gidince bir ay bu minvâl üzre minâreler ve bâlâda tahrîr olunan kubbelerin ortasında ve her tâkların vasatında birer kanâdîller ile minâreler ve Harem-i şerîf etrâfı sekiz bin kanâdîller ile münevver olup gûyâ rûz-ı rûşen olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y338b ·
metinde göster ·
… atl ederler. Ve Yahûdî kezâlik. Ve gürg âhûyu Harem'de görse ta‘arruz etmez. Ve
Harem-i şerîf
add olunan hemân Beyt-i şerîf haremi değildir.
Ve bu Harem-i şerîfin bir kaç nev‘ üzre havâssı vardır. Evvelâ kâfir girse müselmân olur yâhûd âşikâre olup katl ederler. Ve Yahûdî kezâlik. Ve gürg âhûyu Harem'de görse ta‘arruz etmez. Ve Harem-i şerîf add olunan hemân Beyt-i şerîf haremi değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y340b ·
metinde göster ·
Ve her tarîkın hudûdlarında binâ olunmuş mîl minâre-vâr alemleri vardır kim
Harem-i şerîf
hudûdu gayriden fark olunur. Bu alâmetleri Adnân binâ etmişdir. Ve Âl-i Abbâsiy …
Ve her tarîkın hudûdlarında binâ olunmuş mîl minâre-vâr alemleri vardır kim Harem-i şerîf hudûdu gayriden fark olunur. Bu alâmetleri Adnân binâ etmişdir. Ve Âl-i Abbâsiyân'dan Hârûnü'r-Reşîd ve oğlu Me’mûn Halîfe dahi Harem-i şerîfe çok âsâr-ı binâlar zamm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y340b ·
metinde göster ·
tevsî‘ olunmazdan Harem-i şerîfin Bâb-ı Selâm'ı bu imiş. Ve etrâf-ı Harem zikri …
Bâb-ı Selâm-ı Atîk: Mâ-tekaddem Harem-i şerîf tevsî‘ olunmazdan Harem-i şerîfin Bâb-ı Selâm'ı bu imiş. Ve etrâf-ı Harem zikri sebkat eden tuç direkler imiş. Ve hâlâ bu Bâb-ı Selâm bir eyvân kemeri-misâl bir tâk-ı âlîdir. Bir cânibi âb-ı Zemzem kasrıdır. Bir cânibi minber-i Resûl'dür kim Bâb-ı Selâm-ı atîkın sağ tarafında aslâ bir yere muttasıl değildir. Hemân büyük Harem-i şerîfin tâ ortasında bir beyâz mermer-i hâmdan bir musanna‘ minberdir kim misli memâlik-i İslâmiyyede yok bir surâhî minber-i lâtifdir kim ta‘bîr ü tavsîfinde lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y347b ·
metinde göster ·
… ar var kim herbiri birer memleketden hedâyâ gelmiş fânûs-ı cinânlardır. Her şeb
Harem-i şerîf
huddâmları şem‘-i kâfûrîler ile çerâğân edüp Harem-i şerîfi zeyn ederler.
Ve bu kubbe içinde niçe yüz sâhibü'l-hayrâtın müzehheb ü mutallâ çerâğdân ve şem‘dân ve buhûrdân ve gülâbdânları var kim yığın yığın âmâdedir. Ve mücevher şem‘dân ve kandîl ve sîm âvânları var kim hisâbın Hudâ bilür. Ve gûnâ-gûn fânûslar var kim herbiri birer memleketden hedâyâ gelmiş fânûs-ı cinânlardır. Her şeb Harem-i şerîf huddâmları şem‘-i kâfûrîler ile çerâğân edüp Harem-i şerîfi zeyn ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348b ·
metinde göster ·
… vân-ı safâya ma‘lûm ola kim bâlâda tahrîr etdiğimiz ile bu kubâblardan gayri bu
Harem-i şerîf
içre alâmet-i binâ yokdur. Cümlesi ale't-tertîb tahrîr olundu. Ammâ bu Harem-i …
İhvân-ı safâya ma‘lûm ola kim bâlâda tahrîr etdiğimiz ile bu kubâblardan gayri bu Harem-i şerîf içre alâmet-i binâ yokdur. Cümlesi ale't-tertîb tahrîr olundu. Ammâ bu Harem-i şerîfin cânib-i erba‘asında niçe yüz medârisler vardır. Cümlesinin revzenleri Beyt-i şerîfe nâzırdır. Herkes hânesinden mezâhib-i erba‘a imâmlarına iktidâ ederler, kat-ender-kat hâne ve medreselerdir. Ammâ Bâb-ı Dâvûd'dan Bâb-ı Selâm'a varınca Harem dîvârından taşrası şâhrâhdır. Ve Bâb-ı Safâ'dan taşrası Safâ ve Merve mâbeyni sûk-ı sultânîdir. Y 349a Ol tarafdan hâne ve medreseler Mısır emîrü'l-haccı medresesinden gayri medrese yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y348b–Y349a ·
metinde göster ·
… ahalden kıbleye gelirken mescid-i Hazret-i Âyişe-i Sıddîka bir küçük mesciddir.
Harem-i şerîf
mîlleri yolunda bir ziyâretgâh-ı hâs [u] âmmdır.
Ve Ten‘îm nâm mahalden kıbleye gelirken mescid-i Hazret-i Âyişe-i Sıddîka bir küçük mesciddir. Harem-i şerîf mîlleri yolunda bir ziyâretgâh-ı hâs [u] âmmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y350a ·
metinde göster ·
etrâfındadır. Ve bu sütûnlar üzre azîm kirişlerdir, dahi üstü münakkaş tavanlar …
Ve câmi‘ ve harem içinde cümle altmış aded beyâz mermer mevzûn sütûnlardır. Yigirmi dördü câmi‘ içindedir, mâ‘adâsı harem-i şerîf etrâfındadır. Ve bu sütûnlar üzre azîm kirişlerdir, dahi üstü münakkaş tavanlardır, dahi fevkı sütûhu kireç sıvalıdır, kurşum örtülü değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y284b ·
metinde göster ·