Ve bu câmi‘in iç harem[i] hâricinde olan sahrâ-misâl harem-i azîmin cânib-i selâsında dekâkînler inşâ edüp esnâf-ı sanâyi‘ât [u] ehl-i hıref ile ârâste ve bir matbah ve me’kel-i dârü'z-ziyâfe ile pîrâste ve dâr-ı müsâfîrin ile perhâste bir haremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42a ·
metinde göster ·
… f [u] şitâda bu harem içre aslâ şems-i âteş-tâbın tâb-ı tüvânı te’sîr etmez. Bu
harem-i azîmin
cânib-i erba‘ası yan soffalar ve hücreler ve soffalar üzre amûd-ı mûmiyânlar ve …
Evvelâ şehrin derûnunda cemâ‘at-ı kesîreden ârâm bulunmaz bir mesîregâh, ma‘bedgâh [ve] teferrücgâhdır. Ve taşra haremli fıskiye ve havz-ı şadırvânlı niçe yüz çınar ve serv-i ar‘ar ve kestâne ve şecere-i tayyibeler ile sâyedâr olmuş bir harem-i muhteremdir kim cemî‘i âyende vü revendegân ve cemâ‘at-ı müslimân anda tâ‘at-ı Sübhân edüp hamd-i Yezdân ederler. Sayf [u] şitâda bu harem içre aslâ şems-i âteş-tâbın tâb-ı tüvânı te’sîr etmez. Bu harem-i azîmin cânib-i erba‘ası yan soffalar ve hücreler ve soffalar üzre amûd-ı mûmiyânlar ve dahi fevkında kâse-i nilgûn-vâr kıbâb-ı ser-nigûnların her biri kubbe-i eflâkden nişân verir. Ve derûn-ı câmi‘ eyle müzeyyen ü musanna‘dır kim diyâr-ı Âl-i Osmân'da buna mânend bir vüzerâ câmi‘i yokdur. Meğer İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî'de Zâl Paşa câmi‘i ve Silivrikapusunun iç yüzünde Süleymân Hân'ın Tavâşî İbrâhîm Paşa câmi‘i ola. Ammâ bu Burgaz câmi‘i anlardan musanna‘ ve şîrîn-kâr câmi‘-i pür-envârdır. Kubbe-i âlîsi eflâke ser çekmiş kubbe-i nüh-tâkdır. Kıble tarafında bir nîm kubbe-i eflâkdir. Kubbe-i kebîrinin etrâfında kanâdiller çerâğân edecek tabakalar ile ârâste ve mü’ezzinân mahâfili ve maksûreler ile pîrâste olmuşdur. Ve minber [ü] mihrâbının ve cânib-i erba‘asında olan revzenlerinin midhatinde meddâhân-ı Rûm âciz-mânde olmuşlardır. Ve bunda olan ibret-nümâ-yı nakş-ı bukalemun-ı ibret-nümûn câm, billûr, necef ve moran-ı gûnân derûn-ı câmi‘e ziyâ verdikde Arapça âyeti nûrun alâ nûr tilâvet olunur. Zîrâ bu câmi‘in etrâf-ı cevânibinde ibret-nümâ kelâm-ı şerîfler var kim her biri Yâkût-ı Musta‘sımî ve Abbâs-ı Mürsî ve Şeyh Bâyezîdî ve Abdullah Kırımî ve Ahmed Karahisârî ve Hasan Çelebi ve Dede Mehemmed Çelebi Kelâm-ı izzetleri var kim İslâmbol'da Sultân Ahmed câmi‘i'nde yokdur. Meğer Medîne-i Ravza-i Mutahhara'da ola. Ve hoş-âvâz hamele-i Kur’ân, e’imme-i hutebâsı ve mü’ezzinânları var kim gûyâ her biri birer yegâne-i asrdır. Bu câmi‘in bir tabaka-i mevzûn minâresi var kim sihr-i helâldir. {Süleymân Hân câmi‘in binâ eden Koca Mi‘mâr Sinân ibn Abdülmennân binâ edüp ol} Üstâd-ı bennâ yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. Kıble kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107b ·
metinde göster ·
… yek pâre mermer-i azîm bir havz-ı müdevverdir kim vech-i arzda misli yokdur. Bu
harem-i azîmin
Y 212a ortasına vâki‘ olmuş ibret-nümâ bir sun‘-ı Hudâ havz-ı ra‘nâdır. Anı u …
Mezkûr Mescid-i Aksâ'dan şimâl cânibine çemenzâr üzre andan Süleymân Hân'ın binâsı beyâz mermer-i hâm üzre kâmil iki yüz adım gidüp andan Süleymân Hân vâkı‘asında görüp ale's-sabâh kendü ta‘lîmleri ile inşâ olunan yek pâre mermer-i azîm bir havz-ı müdevverdir kim vech-i arzda misli yokdur. Bu harem-i azîmin Y 212a ortasına vâki‘ olmuş ibret-nümâ bir sun‘-ı Hudâ havz-ı ra‘nâdır. Anı ubûr edüp yine şimâle on iki adım gidüp Sahra-i şerîfin haremi nerdübânına kadem kadem sâhib-i ikdâm olup basılır, yigirmi iki ayak beyâz mermer nerdübândır. Ve yigirmi arşın vâsi‘dir. Bir yerden bin âdem çıksa izdihâm olmaz. Anı çıkup Sahra-i şerîf nümâyân olup bir beyâz mücellâ mermer döşeli harem-i azîmin tâ vasatında bir kasr-ı müşeyyed gibi berk urur gördükde bu du‘âyı tilâvet edeler. Du‘â:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b–Y212a ·
metinde göster ·
… hâm olmaz. Anı çıkup Sahra-i şerîf nümâyân olup bir beyâz mücellâ mermer döşeli
harem-i azîmin
tâ vasatında bir kasr-ı müşeyyed gibi berk urur gördükde bu du‘âyı tilâvet edel …
Mezkûr Mescid-i Aksâ'dan şimâl cânibine çemenzâr üzre andan Süleymân Hân'ın binâsı beyâz mermer-i hâm üzre kâmil iki yüz adım gidüp andan Süleymân Hân vâkı‘asında görüp ale's-sabâh kendü ta‘lîmleri ile inşâ olunan yek pâre mermer-i azîm bir havz-ı müdevverdir kim vech-i arzda misli yokdur. Bu harem-i azîmin Y 212a ortasına vâki‘ olmuş ibret-nümâ bir sun‘-ı Hudâ havz-ı ra‘nâdır. Anı ubûr edüp yine şimâle on iki adım gidüp Sahra-i şerîfin haremi nerdübânına kadem kadem sâhib-i ikdâm olup basılır, yigirmi iki ayak beyâz mermer nerdübândır. Ve yigirmi arşın vâsi‘dir. Bir yerden bin âdem çıksa izdihâm olmaz. Anı çıkup Sahra-i şerîf nümâyân olup bir beyâz mücellâ mermer döşeli harem-i azîmin tâ vasatında bir kasr-ı müşeyyed gibi berk urur gördükde bu du‘âyı tilâvet edeler. Du‘â:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b–Y212a ·
metinde göster ·
üç tarafında ve Sahratullâh hareminin tahtânîsinde haremi ihâta etmiş cümle iki …
Ve bu harem-i azîmin üç tarafında ve Sahratullâh hareminin tahtânîsinde haremi ihâta etmiş cümle iki yüz medrese hücreleridir. Ve şehir içinde olan medreselerin sağîr ü kebîri ile cümle üç yüz altmış medrese ve zâviye vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y216a ·
metinde göster ·
tâ ortasındaki kubbe gûyâ Ka‘be-misâldir. Ol kubbenin altında bir Şâfi‘î havuz …
Ve harem-i azîmin tâ ortasındaki kubbe gûyâ Ka‘be-misâldir. Ol kubbenin altında bir Şâfi‘î havuz vardır. Bu havuzun sol cânibinde bir azîm hûrmâ ağacı vardır kim Mısır iklîminde nazîri yokdur. Destûr-ı Resûlullâh ile Medîne hûrmâsı hâsıl olduğu hûrmâsından müşâhede olunur. Ve haremi serâpâ beyâz mermer-i hâm döşelidir. Ve hareminde iki maksûre dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y92a ·
metinde göster ·
tâ vasatında şekl-i müsemmen bir havz-ı latîfi var. Cânib-i sümnünde sekiz ince …
Ve bu harem-i azîmin tâ vasatında şekl-i müsemmen bir havz-ı latîfi var. Cânib-i sümnünde sekiz ince mermer sütûn üzre bir kubbe-i âlîdir, ammâ kireci sıvalıdır ve gâyet musanna‘ kubbedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y94b ·
metinde göster ·
… tûlen ve arzan bir mücellâ ve musaykal mermer ile döşenmiş yüz ellişer adım bir
harem-i azîmin
tâ ortasında bir havz-ı azîmi var, fevvâreleri iki âdem kaddi pertâb eder.
Evsâf-ı bîmârhâne-i âbâdân dârü'ş-şifâ-yı Sultân Kalavân: Bâlâda câmi‘ ve imâreti tavsîf olunan Kalavân câmi‘i hareminin bir köşesinde bir binâ-yı azîm bîmârhânedir kim Rûm Arab ve Acem'de misli yok bir binâ-yı ibret-nümâdır kim tarh [u] tarzında akıl perîşân olup hukemâlar ilâc edüp âdem zî-akıl olur. İbtidâ tûlen ve arzan bir mücellâ ve musaykal mermer ile döşenmiş yüz ellişer adım bir harem-i azîmin tâ ortasında bir havz-ı azîmi var, fevvâreleri iki âdem kaddi pertâb eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y119b ·
metinde göster ·