… sı boğaz[ı] ve nehr-i Edil'de yine Maskov'un Heşdek kal‘ası girdâb[ı] ve Bahr-i
Harez'de
Demirkapu kal‘ası boğazı ve Karadeniz'in Kız boğazı ve nehr-i Şattu'l-arab üzre …
El-hâsıl Bahr-i Muhît'[d]e girdâb-ı Okyanûs ve nehr-i Murâd'daki Ca‘ber kal‘ası boğaz[ı] ve nehr-i Cayık'da Maskov'un Zebun kal‘ası boğaz[ı] ve nehr-i Edil'de yine Maskov'un Heşdek kal‘ası girdâb[ı] ve Bahr-i Harez'de Demirkapu kal‘ası boğazı ve Karadeniz'in Kız boğazı ve nehr-i Şattu'l-arab üzre Nemrûd boğazı ve yine bu nehr-i Tuna'da İnlik kal‘ası girdâbı ve yine bu nehr-i Tuna'da mezkûr Tahtalı girdâbı cümle mahûf ve muhâtara yerlerdir, ammâ bu Demirkapu boğazı Okyanûs girdâbından ziyâde azâb-ı elîm berzah-ı bî-amân boğazdır. Ammâ amelîdir, Tahtalı ve İnlik boğazları gibi Yed-i Kudret boğazı değildir. Bu Demirkapu boğazı yonma taşdan amelî boğazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 96b ·
metinde göster ·
… dır kim şarkdan garba tûlı toksan yedi konakdır kim şark tarafı nihâyeti Bahr-i
Harez'de
tamâm olur. Garb tarafında mezkûr Kılburun'da nihâyet bulur. Müverrihân-ı Acem …
Ammâ bu Heyhât bu çöl-i Heyhât'dır kim şarkdan garba tûlı toksan yedi konakdır kim şark tarafı nihâyeti Bahr-i Harez'de tamâm olur. Garb tarafında mezkûr Kılburun'da nihâyet bulur. Müverrihân-ı Acem bu Heyhât'a deşt-i Kıpçak deyü tahrîr ederler. Ammâ bu Heyhât'a muttasıl tâ Maskov vilâyeti içinden bir yıllık yol Çîn ü Mâçîn ve Fağfûr ve Kozak ve Kızlar vilâyetine varınca büyük Heyhât'dır kim içinde gulbeyâbânî ve yaban âdemleri ve gayri ecnâs-ı mahlûkât mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107a ·
metinde göster ·
… âda olmaz. Hattâ Bahr-i Muhît ve Bahr-i Malgayan ve Bahr-i Okyanûs'da ve Bahr-i
Harez'de
ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Kulzum'da dahi Kefe balığı gibi bir mâhîler görmedim. …
Memdûhât-ı me’kûlât-ı ni‘met-i uzmâ-yı müsmirât: Evvelâ Kefe'nin tereyağı ve sarı mayak yağı misk [ü] amber-i hâm râyihalı semnlerdir. Ve yâsemen ve Kefe lâlesi ve limanında tirkiz balığı ve levrek ve tekir balığı ve yâhûd uskumr[u] balıklarının envâ‘ları on iki aded deryâda olmaz. Hattâ Bahr-i Muhît ve Bahr-i Malgayan ve Bahr-i Okyanûs'da ve Bahr-i Harez'de ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Kulzum'da dahi Kefe balığı gibi bir mâhîler görmedim. Hattâ tirkiz nâmındaki balığı mâh-ı Hamsînde sayd edüp niçe yüz gemilere tuzlayup korlar ve cemî‘i ekâlimlere bâzergânları götürürler. Bir garâ’ib balık emânetidir kim başka mukâta‘adır. Emînin rızâsı olmadan bir ferd-i âferîde bir balık sayd edemez, ammâ gece karanlığında oğlancıklar kalaklı kefal balığı dutup yerler. Balık emîni anlara bir şey demez, ammâ şehir subaşısı duyarsa gulâmları cerîmiye keser.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 141b ·
metinde göster ·
… ne temevvüc-i deryâ-yı Harez cûş [u] hurûşa gelüp bir günde beri sâhil-i Bahr-i
Harez'de
,
Andan cümle fukarâları ve Bakü hânıyla vedâlaşup yine eyyâm-ı 166b muvâfık ile tevekkülen ale'r-rahmân deyüp yine keştîmize süvâr olup yine temevvüc-i deryâ-yı Harez cûş [u] hurûşa gelüp bir günde beri sâhil-i Bahr-i Harez'de,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 166a–166b ·
metinde göster ·
mezkûr Kanlı Söyünç nehr[i] kenârında iki gün istirâhat etdik. Bu nehr-i azîm D …
Ammâ bu Bahr-i Harez'de mezkûr Kanlı Söyünç nehr[i] kenârında iki gün istirâhat etdik. Bu nehr-i azîm Dağıstân kûhlarından ve Açıkbaş dağlarından gelüp Demirkapu'dan üç menzil ba‘îd Bahr-i Harez'e mahlût olur. Bir fırkası nehr-i Terek'e mahlût olur âb-ı hayâtdan nişân verir bir berrâk nehirdir. Hattâ Özdemiroğlu Osmân Paşa bu nehir deryâya mahlût olduğu yerde Tatar askerinin Kırım'dan gelmesine muntazır olup kırk gün nehr-i Söyünç kenârında meks edüp bir ma‘bedgâh-ı musallâ inşâ edüp gûnâ-gûn dıraht-ı müntehâlar diküp hâlâ bir ok menzili yer bir hıyâbân gül-i gülistân ve koyahdır kim anda bir sâ‘at âsâyiş eden âdem tâze cân bulur. Hakkâ ki hakîr bu cây-ı ma‘bedhânede ibâdet edüp secde-i şükr edince musîbet-i Bahr-i Harez'i ferâmûş edüp tâze cân buldum. Bu nehirden cümle keştîbânlar ve ehl-i sefer tüccârânlar sulanup yine fî-emânillâh deyüp tehlike gemisine süvâr olup rîh-ı tayyibe ile yedinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 166b ·
metinde göster ·
olan gemiler aslâ bizim Akdeniz ve Karadeniz ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Okyûnûs …
Ve bu Bahr-i Harez'de olan gemiler aslâ bizim Akdeniz ve Karadeniz ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Okyûnûs ve Bahr-i Moltân ve Bahr-i Hindistân gemilerine benzemez. Başları ve kıçları ancak havâlesiz gemilerdir. İki yanlarında minâre kalınlığı hasırlar vardır, zîrâ bu deryânın azîm fırtınaları olur. Demirkapu'dan binüp vilâyet-i Gîlân'a düşdüğümüzde çekdiğimiz fırtınaları hakîr bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 173a ·
metinde göster ·
Andan yine şimâle tokuz günde kâh Deşt-i Kıpçak ve kâh sâhil-i Bahr-i
Harez'de
vilâyet-i Alatır, bu dahi merkûmdur. Anı dahi ubûr edüp yine şimâle yigirmi bir …
Andan yine şimâle tokuz günde kâh Deşt-i Kıpçak ve kâh sâhil-i Bahr-i Harez'de vilâyet-i Alatır, bu dahi merkûmdur. Anı dahi ubûr edüp yine şimâle yigirmi bir gün Heyhât sahrâsı içre gidüp Vilâyet-i Heşdek, nehr-i Edil kenârında bir diyâr-ı azîmdir ve Maskov'a tâbi‘ cümle yedi kerre yüz bin ümmet-i Muhammed'dir; câmi‘ ve medreseleri vardır ammâ minâreleri yokdur, Maskov'a yılda birer altun harâc verirler, Hazret-i Risâlet'in bir mektûb-ı dürerbâr-ı müşkbârlarına îmân getürmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y253b ·
metinde göster ·