… dağı dibine vâkı‘ olup şehrin cânib-i şarkîsi ve garbîsi ve şimâli tarafı cümle
Harkil Ovası
add olunup bu ferah-fezâ-yı dilküşâda cümle yiğirmi altı bin müseccel ve makyûd …
Ebü'l-feth Gâzî tahrîri üzre Karamân eyâletinde mu‘âf u müsellem Haremeyn-i Muhteremeyn evkâfı şehr-i ma‘mûrdur. Âsitâne-i sa‘âdetde dârüssa‘âde ağası kânûn-ı pâdişâhî üzre nâzır-ı nüzzârıdır. Anların tarafından bir muhteşem ağa-yı zîşân yüz atlı ile hükûmet eder. Cemî‘i mülûk-ı İslâm'da olalı Haremeyn evkâfıdır. Hattâ dest-i küffârda iken Kral Harkil-i bed-fi‘âl bu şehrin suyu mu‘cize-i Resûl ile cereyân etdüğün görüp gerçi îmâna gelmedi ammâ Hazret-i Ömer'e ve gayri emîrü'l-mü’minînlere her sene hedâyâ gönderüp bu şehri, himâye-i Resûlullah'da olmuş idi. Zîrâ bu Harkil Kayser'in Hazret-i Ömer Medîne'de durduğu yerde parmağıyla Kayser'in gözün çıkarup kör Harkil olup niçe kim hayâtda idi, halîfelere hedâyâ gönderirdi. İlâ hâze'l-ân halîfelerin himâyesinde olup Haremeyn hâkimi zabt eder. Karamân paşasının tevâbi‘i aslâ te‘addî edemez ve bir hâkimi dahi şerî‘at tarafından üç yüz pâyesiyle şerîf kazadır ve cümle (---) aded âbâdân nâhiye kurâları vardır. Senevî yedi kîse mezkûr nevâhîlerden hâsıl olur. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi ve şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı ve su taksîminde mîr-i âbı ya‘nî su ağası vardır. 16b Eğer bu şehirde su ağası olmasa şeb [u] rûz kan kavgâ eksik olmazdı. Zîrâ bu şehir Peygamber Pınarı dağı dibine vâkı‘ olup şehrin cânib-i şarkîsi ve garbîsi ve şimâli tarafı cümle Harkil Ovası add olunup bu ferah-fezâ-yı dilküşâda cümle yiğirmi altı bin müseccel ve makyûd bâğ u bâğçe ve mezâri‘âtlar vardır. Cümle gayr-i mü‘cizeler ile re’y olmağa muhtâc olduğunda bir su hâkimi vardır. Cümle bâğ u bâğçelerden su hakkı olup Haremeyn'e surre gider ve bu şehr-i İrem cümle (---) aded (---) örtülü fevkânî ve tahtânî sarây-ı âlîler ve hânedân-ı ma‘mûrlar ve büyût-ı zîbâlar ile ârâste ve her hânede birer mâ’-i câriye ve havz u şâdırvânlar ile pîrâste olmuş şehr-i âbâdân [u] müzeyyendir. Cümle (---) aded câmi‘dir. Cümleden Koca Mehemmed Paşa câmi‘i Süleymân Hân vezîri câmi‘i olmağıla Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 16a–16b ·
metinde göster ·
… yazıyı da deryâ-yı Nîl-veş / İdüp cûş [u] hurûşu akdı seyl-veş / Dolup cümle su
Harkila Ovası
/ Su içre kaldı evlerin binâsı / Kaçup halkı sudan hep dağa çıkdı / Ki tufân-ve …
Beni bir kerre nûş eden ricâleŞefâ‘at ile yalvar Zü'l-celâleBu şevk ile tamâm etdi figânıHemân alçaklara oldu revânıOlup cârî fiğânı zârı gûyâOvalar oldu gûyâ misl-i deryâTahassun etmeğe hâk-i gubârıGetürüp yapdılar sedd ile yârıGeçüp yazıyı da deryâ-yı Nîl-veşİdüp cûş [u] hurûşu akdı seyl-veşDolup cümle su Harkila OvasıSu içre kaldı evlerin binâsıKaçup halkı sudan hep dağa çıkdıKi tufân-veş olup dünya su akdıKral yanına geldi cümle âdemDediler nolıser bu hâl-i âlem
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 17b ·
metinde göster ·
… andan sonra gün günden az akdı / Acebler gördü her kim ana bakdı / Açıldı pes o
Harkile Ovası
/ Göründü herkesin mülk-i esâsı / Yerine vardı herkes anda ma‘mûr / Re‘âyâ ü be …
Ki gûyâ nâme[y]i nehr etdi tefhîmKabûl etdi kelâmı oldu teslîmNiçe etmeye ta‘zîm ol kelâmıLisân-ı hâl ile duydu selâmıNiçe dürlü beşâret oldu andaDil ehline işâret oldu andaHem anda niçe hikmet oldu zâhirResûlün ümmeti kıldı tefâhürPes andan su yine akup yürüdiIyânen "Allah Allah Hû!" der idiPes andan sonra gün günden az akdıAcebler gördü her kim ana bakdıAçıldı pes o Harkile OvasıGöründü herkesin mülk-i esâsıYerine vardı herkes anda ma‘mûrRe‘âyâ ü berâyâ oldu mesrûr
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18a ·
metinde göster ·