… mbol'a gelüp andan Tatar Hân'a imdâda gideriz. Şimdi Hazret-i Risâlet dahi imâm
Hasan ve
imâm Hüseyin ve on iki imâmlar ile ve bizden gayrı Aşere-i Mübeşşere ile gelüp …
"Azak câniblerinde cüyûş-ı muvahhidînden Tatar-ı sabâ-reftâr askeri muztaribü'l-hâl olmağile Hazret'in himâyesinde olan bu İslâmbol'a gelüp andan Tatar Hân'a imdâda gideriz. Şimdi Hazret-i Risâlet dahi imâm Hasan ve imâm Hüseyin ve on iki imâmlar ile ve bizden gayrı Aşere-i Mübeşşere ile gelüp sabâh namâzının sünnetin edâ edüp sana kâmet eyle deyü işâret buyururlar; sen dahi savt-ı a‘lâ ile ikâmet-i tekbîr edüp ba‘de's-selâm Âyetü'l-kürsî'yi tilâvet eyle, Bilâl Sübhanallâh desin, sen Elhamdü lillâh, Bilâl Allâhu ekber desin, sen âmîn âmîn de. Ve cümle cema‘ât ale'l-umûm tevhîd ederiz. Ba‘dehu sen Ve salli alâ cemî‘i'l-enbiyâi ve'l-mürselîn ve'l-hamdü lillâhi rabbi'l-âlemîn deyüp kalk, hemân mihrâbda Hazret-i Risâlet otururken dest-i şerîfin bûs edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 7a ·
metinde göster ·
… cîne-i kitâba mâlik olup ba‘zı tevârîhât tetebbu‘ ederek maskat-ı re’simiz olan
hasretü'l-mülûk ve
liman-ı bahr-i fülûk olan vilâyet-i Makdon'un hısn-ı hasîni ve sedd-i metîni ol …
Ba‘dehu hakîr-i fakîr anca hâne-i bî-minnetimiz olan savma‘amız küncünde gencîne-i kitâba mâlik olup ba‘zı tevârîhât tetebbu‘ ederek maskat-ı re’simiz olan hasretü'l-mülûk ve liman-ı bahr-i fülûk olan vilâyet-i Makdon'un hısn-ı hasîni ve sedd-i metîni olan İslâmbol'un tahrîrâtına şurû‘ eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a ·
metinde göster ·
… iz olan hasretü'l-mülûk ve liman-ı bahr-i fülûk olan vilâyet-i Makdon'un hısn-ı
hasîni ve
sedd-i metîni olan İslâmbol'un tahrîrâtına şurû‘ eyledik.
Ba‘dehu hakîr-i fakîr anca hâne-i bî-minnetimiz olan savma‘amız küncünde gencîne-i kitâba mâlik olup ba‘zı tevârîhât tetebbu‘ ederek maskat-ı re’simiz olan hasretü'l-mülûk ve liman-ı bahr-i fülûk olan vilâyet-i Makdon'un hısn-ı hasîni ve sedd-i metîni olan İslâmbol'un tahrîrâtına şurû‘ eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 8a ·
metinde göster ·
… kat handakları kalmışdır kim Akdeniz'den Karadeniz'de nihâyet bulmuş bir hısn-ı
hasîn ve
sedd-i metîn bir kal‘a-i üstüvâr imiş.
Ve cemî‘i taht-ı hükûmetinde olan pâdişâhlar deryâ-misâl askerleri ve ırgat bennâları ile gelüp binâya imdâd etdiler. Ve her pâdişâha biner zirâ‘ yeri amâr etmeğe me’mûr eyleyüp her pâdişâh hissesine düşen yeri gûnâ-gûn san‘atlar ile inşâ etdiler. Kal‘a-i İslâmbol ol asırda Sarâyburnu'ndan tâ Silivri kal‘asına, Silivri'den cânib-i şimâle Karadeniz sâhilinden Terkoz kal‘asına varınca tokuz sâ‘at yerdir. Mâbeynehümâda yedi kat germe kal‘a dîvârı binâ etdiler. Her dîvâr mâbeyninde yüzer zirâ‘ arîz handak-ı amîkler inşâ etdiler. Hâlâ Silivri'den Terkoz'a varınca kal‘a dîvârlarının burc [u] bârûları ve hafr [u] handakları zâhir ü bâhirdir. Ol tarafda olan kurâlar kim hâlâ amârdır, meselâ Feteköy ve Sazlıköy ve Arnavudköy ve karye-i Kovukdere ve karye-i izzeddînli ve karye-i Kiteli ve karye-i Baklalı ve karye-i Türk-eşeli nâm kurâların cümle hân ve câmi‘ ve mesâcid ve imâretleri mezkûr kal‘a dîvârlarının seng-i hârâları ile inşâ olunup câ-be-câ kulleleri ve yedi kat handakları kalmışdır kim Akdeniz'den Karadeniz'de nihâyet bulmuş bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir kal‘a-i üstüvâr imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10b ·
metinde göster ·
… rinde garb tarafında Yedikulle'den tâ Ebû Ensârî rüknüne varınca iki kat hısn-ı
hasîn ve
sedd-i metîn sûr-ı kavî dîvârı binâ etdi kim evvelki kat dîvârının irtifâ‘ı yig …
Evvelâ İslâmbol'un cânib-i berrinde garb tarafında Yedikulle'den tâ Ebû Ensârî rüknüne varınca iki kat hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sûr-ı kavî dîvârı binâ etdi kim evvelki kat dîvârının irtifâ‘ı yigirmi bir zirâ‘-ı melikî âlîdir ve arzı on zirâ‘dır ve iç kat dîvârın kaddi yetmiş zirâ‘ bâlâdır ve arzı esâsı yigirmi zirâ‘ arîzdir ve sûr hâricinin irtifâ‘ı ka‘r-ı handakdan tâ bedenlere varınca kırk iki zirâ‘ edüp esâsından âb-ı sâfîler tulû‘ edüp iki dîvâr mâbeynin horasânî rıhtım-ı dolma ile metânet verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 14a ·
metinde göster ·
… dîvânhâne ve helvâhâne ve matbahhâne ve habbâzhâne ve tîmârhâne ve cebehâne ve
hasırhâne ve
odun anbârı ve alef anbârı ve ıstabl-ı hâssa-i bîrûn ve ıstabl-ı hâssa-i enderû …
İbtidâ bânîsi Hazret-i Süleymân ve sâniyen İskender-i Zülkarneyn'dir. Ammâ bu sarây-ı hoş-hevâyı Ebü'l-feth binâ etdükde mülûk-i seleflerin âsâr-ı azîmlerinden sonra yetmiş aded maksûre-i şâhâne ve müte‘addid dîvânhâne ve helvâhâne ve matbahhâne ve habbâzhâne ve tîmârhâne ve cebehâne ve hasırhâne ve odun anbârı ve alef anbârı ve ıstabl-ı hâssa-i bîrûn ve ıstabl-ı hâssa-i enderûn ve ıstabl-ı meydân-ı Vefâ âhûr-ı azîmler etdi kim gûyâ her biri ıstabl-ı Anterdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
Ve bu merkûm sarây-ı âlînin cânib-i erba‘asındaki kal‘a-i hısn-ı
hasîn ve
sedd-i metîn üç yüz altmış altı burc [u] bârû ile ve on iki bin dendân-ı beden …
Ve bu merkûm sarây-ı âlînin cânib-i erba‘asındaki kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn üç yüz altmış altı burc [u] bârû ile ve on iki bin dendân-ı beden ile itmâm bulup kal‘a-i üstüvâr olmuşdur kim cemî‘i dâr-ı diyârda misli binâ olunmamışdır. Dâ’iren-mâdâr şekl-i murabba‘ı Yeni Sarây'ın cirmi altı bin beş yüz adımdır. Ve cümle on altı sağîr ü kebîr bâb-ı hâssalardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… gılmândan ve teberdârân-ı hâssa ve âşbâzân ve helvâcıyân ve habbâzân [ve] acemî
hasırcıyân ve
ağayân-ı tavâşî-yı beyâz ve ağayân-ı tavâşî-yı esvedân ve hüddâmân-ı bevvâbân v …
Ve bu tahrîr olunan sarây-ı pâdişâhî içre cümle askeri ve huddâmân-ı gılmândan ve teberdârân-ı hâssa ve âşbâzân ve helvâcıyân ve habbâzân [ve] acemî hasırcıyân ve ağayân-ı tavâşî-yı beyâz ve ağayân-ı tavâşî-yı esvedân ve hüddâmân-ı bevvâbân ve mu‘allimân [ve] cellâdân ve hüddâmân-ı ıstabl-ı hâssa ve on iki bin bostâncıyân-ı hâssa ile cümle bu sarây-ı cedîd içinde kırk bin ma‘dûd nüfûs-ı cân hisâb olunmuşdur kim hâlâ tahrîr ü tavsîfinde lisân kâsır bir sarây-ı ravza-i Rıdvân'dır. Ammerehullâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… kal‘a-i Kars ve kal‘a-i Ahıçka ve kal‘a-i Ardahan ve ma‘ahû tevâbi‘i ve kal‘a-i
Hasan ve
Erzurûm ve Bayburd ve Canha ve kal‘a-i Kemâh ve yine Kara Hamîd ve Diyârbekir v …
Bu sefer-i zafer-me’serde kal‘a-i Kars ve kal‘a-i Ahıçka ve kal‘a-i Ardahan ve ma‘ahû tevâbi‘i ve kal‘a-i Hasan ve Erzurûm ve Bayburd ve Canha ve kal‘a-i Kemâh ve yine Kara Hamîd ve Diyârbekir ve kırk pâre tevâbi‘i kal‘aları ve inhizâm-ı sâhib-i Mar‘aş ibn Zülkadr Sultân Alâüddevle katl olunup yetmiş aded boybeğleri kelleleri ile Mısır Sultânı Gavrî'ye gönderildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42b ·
metinde göster ·
… köşesinde Allâh, Muhammed birinde dahi Ebûbekr birinde Ömer ve Osmân ve Alî ve
Hasan ve
Hüseyin kitâbet olunmuşdur. Ve minberin sağındaki pençere üzre âye[t]:
âyeti terkîm olunmuşdur ve çâr pâyeler köşesinde Allâh, Muhammed birinde dahi Ebûbekr birinde Ömer ve Osmân ve Alî ve Hasan ve Hüseyin kitâbet olunmuşdur. Ve minberin sağındaki pençere üzre âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
… akları bunlardır]: Livâ-i Hamâ ve Hıms ve Selmiyye ve Cebeliyye ve Lâtikıyye ve
Hasan-âbâd. Ve
dağlar içre kırk aded gayr-ı müslim Dürzî beğleri vardır kim her biri birer mez …
[Sancakları bunlardır]: Livâ-i Hamâ ve Hıms ve Selmiyye ve Cebeliyye ve Lâtikıyye ve Hasan-âbâd. Ve dağlar içre kırk aded gayr-ı müslim Dürzî beğleri vardır kim her biri birer mezâhibe hizmet eder dâll kavimlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
… şehr oldukda cümle ehl-i ırz ve bî-garaz hâmû-yı dîn olanlar ‘Hayfâ ve dirîg vâ
hasretâ ve
vâ firkatâ’ deyü âh [u] enîn etdiler.
Pâdişâhım, bu ahvâl-i pür-melâl dâstân-ı dostân olup şöhre-i şehr oldukda cümle ehl-i ırz ve bî-garaz hâmû-yı dîn olanlar ‘Hayfâ ve dirîg vâ hasretâ ve vâ firkatâ’ deyü âh [u] enîn etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 65a ·
metinde göster ·
… mî‘i bâzbâzânlardan veled-i zinânın yetmiş cîlelerinden ibtidâ ser-şabbâzân Kör
Hasanoğlu ve
dâmâdı Muslî Çelebi ve Mukallid Çufut Hasan ve Akbaba ve Sarı Celeb ve Çakman C …
Ve isneyn gecesi cemî‘i bâzbâzânlardan veled-i zinânın yetmiş cîlelerinden ibtidâ ser-şabbâzân Kör Hasanoğlu ve dâmâdı Muslî Çelebi ve Mukallid Çufut Hasan ve Akbaba ve Sarı Celeb ve Çakman Celeb ve Simidcizâde ve cengîlerden Pıtıkoğlu ve Parpul kolu ve Osmân kolu ve Nâzlı kolu ve Ahmed kolu ve şehir oğlanları kolları cem‘ olup tâ sabâha dek Hüseyin Baykara meclisleri olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
… nden ibtidâ ser-şabbâzân Kör Hasanoğlu ve dâmâdı Muslî Çelebi ve Mukallid Çufut
Hasan ve
Akbaba ve Sarı Celeb ve Çakman Celeb ve Simidcizâde ve cengîlerden Pıtıkoğlu ve …
Ve isneyn gecesi cemî‘i bâzbâzânlardan veled-i zinânın yetmiş cîlelerinden ibtidâ ser-şabbâzân Kör Hasanoğlu ve dâmâdı Muslî Çelebi ve Mukallid Çufut Hasan ve Akbaba ve Sarı Celeb ve Çakman Celeb ve Simidcizâde ve cengîlerden Pıtıkoğlu ve Parpul kolu ve Osmân kolu ve Nâzlı kolu ve Ahmed kolu ve şehir oğlanları kolları cem‘ olup tâ sabâha dek Hüseyin Baykara meclisleri olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
Leh memleketinde değil belki cümle kâfiristânda yed-i kudret kayası üzre böyle bir Kahkahâ-yı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i gevher-nigîn yokdur. Asâkir-i deryâ-misâl rûz-ı rûşende alâ mele’i'n-nâs kal‘ayı cümle cüyûş-ı ünâs muhâsara edüp (---) günde cebren ve kahren vere ile feth olunup içinde câmi‘-i selâtîn inşâ olup âyîn-i Muhammedî oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87a ·
metinde göster ·
… med Hân-ı Râbi‘a gelince icmâl-i saltanatları ve vüzerâ ve vükelâ ve hayrât [ü]
hasenâtları ve
feth [u] fütûhâtları tamâm oldu. Zîrâ bu mezkûr pâdişâhlar cümle İslâmbol'da me …
Bu mahalde Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî'den beri Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘a gelince icmâl-i saltanatları ve vüzerâ ve vükelâ ve hayrât [ü] hasenâtları ve feth [u] fütûhâtları tamâm oldu. Zîrâ bu mezkûr pâdişâhlar cümle İslâmbol'da medfûn ve neşv [ü] nemâ bulmaları cihetinden İslâmbol evsâfında câmi‘leri evsâfın tahrîr ederken sadedden çıkup ba‘zı kavânînleri ve havâdisâtlar mahalle münâsib tahrîr olunup yine şehr-i İslâmbol içre olan selâtîn câmi‘leri evsâfına rucû‘ edelim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 87b ·
metinde göster ·
… ter pişüp hastalara bezl oluna deyü evkâfnâmelerinde eyle tahrîr olunmuşdur. Ve
hastalara ve
dîvânelere def‘-i cünûn içün mutrıbân hânendegân ta‘yîn olunmuşdur. Ve avretler …
Rûz-merre merreteyn hastalara gûnâ-gûn et‘ıme-i lezîzeler tabh olup ehl-i derde bezl-i ta‘âm ederler. Eyle evkâf-ı kavîdir kim matbahında keklik ve turac ve süğlün murglarının eti bulunmaz ise bülbül ve serçe ve kebûter pişüp hastalara bezl oluna deyü evkâfnâmelerinde eyle tahrîr olunmuşdur. Ve hastalara ve dîvânelere def‘-i cünûn içün mutrıbân hânendegân ta‘yîn olunmuşdur. Ve avretler ve kefereler içün başka bir köşe tîmârhânesi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 93a ·
metinde göster ·
… mâbeyninde handak kenârında Beğlerbeği çeşmesinin ve Bağdâd Kerbelâsı'nda imâm
Hasan ve
imâm Hüseyin rûhuna binâ olunan imâmeyn çeşmesinin târîhi böyle vâkı‘ olmuşdur:
Evvelâ Haydar Paşa hammâmı kurbünde yine Haydar Paşa çeşmesinin ve Edirnekapusuyle Topkapusu taşrası mâbeyninde handak kenârında Beğlerbeği çeşmesinin ve Bağdâd Kerbelâsı'nda imâm Hasan ve imâm Hüseyin rûhuna binâ olunan imâmeyn çeşmesinin târîhi böyle vâkı‘ olmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 95a ·
metinde göster ·
… ezâtü'l-imâd misilli şehirleri ve imâretleri ve cevâmi‘leri ve sâ’ir hayrât [u]
hasenâtlarının ve
cemî‘i ziyâretgâhlarının târîhleri ile beyân eder
İki yüz otuz beşinci fasılBelde-i Kostantıniyye kal‘ası hâricinde üç mevleviyyet yerde tâ Karadeniz Boğazı'na varınca ma‘mûr [u] âbâdân İremezâtü'l-imâd misilli şehirleri ve imâretleri ve cevâmi‘leri ve sâ’ir hayrât [u] hasenâtlarının ve cemî‘i ziyâretgâhlarının târîhleri ile beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117a ·
metinde göster ·
… tahtası eşkâlinde şeddâdî sengîn bünyâd bir kal‘a-i metîn ve şîrîn-kâr-ı hısn-ı
hasîndir. Ve
dâ’iren-mâdâr yalın katdır, İslâmbol gibi üç kat değildir. Ammâ derûn-ı kal‘ada …
Kal‘a-i Kostantıniyye'nin halîci şimâlinde bir mîlden karîb mesâfe leb-i deryâda akçe tahtası eşkâlinde şeddâdî sengîn bünyâd bir kal‘a-i metîn ve şîrîn-kâr-ı hısn-ı hasîndir. Ve dâ’iren-mâdâr yalın katdır, İslâmbol gibi üç kat değildir. Ammâ derûn-ı kal‘ada üç kat bölme hisâr dîvârı vardır, her biri birer Ciniviz kıralzâdesi hükmünde idi ve başka kapuları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 128b ·
metinde göster ·
İki yüz kırk yedinci fasıl / Tophâne şehrinin âsâr-ı binâları ve hayrât [u]
hasenâtları ve
ibret-nümâları ve topcıyân kârhânesi ve balyemez topları ve esvâk-ı sultânîsin …
İki yüz kırk yedinci fasılTophâne şehrinin âsâr-ı binâları ve hayrât [u] hasenâtları ve ibret-nümâları ve topcıyân kârhânesi ve balyemez topları ve esvâk-ı sultânîsin bildirir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 130a ·
metinde göster ·
İki yüz kırk sekizinci fasıl / Beşiktaş şehrinin imâretleri ve hayrât [u]
hasenâtları ve
hânedânları ve acâyibâtları ve âsâr-ı binâ-yı ibret-nümâların beyân eder
İki yüz kırk sekizinci fasılBeşiktaş şehrinin imâretleri ve hayrât [u] hasenâtları ve hânedânları ve acâyibâtları ve âsâr-ı binâ-yı ibret-nümâların beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134b ·
metinde göster ·
sedd-i metîn yalçın kayalar üzre garb cânibi evce peyveste olmuş kayalardır. Ve …
İşte Rûmeli Hisârı bu eşkâlde bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn yalçın kayalar üzre garb cânibi evce peyveste olmuş kayalardır. Ve dâ’iren-mâdâr aslâ handakı yokdur, zîrâ cümle yalçın mâvî kayalar üzredir. Ve cirmi etrâfı altı bin adımdır ve dîvârının kaddi kırk zirâ‘dır ve üç kullesi seksener zirâ‘-ı melikîdir. {Herbiri kehkeşân-âsâ semâya ser çeküp tâ zirve-i a‘lâları alemi yerinde gûnâ-gûn dîdebân kadehleri vardır. Ve herbiri onar tabaka hücrelerdir. Kaçan kim taraf-ı pâdişâhîden bir âdem mağzûb olsa bunda Mîm kullesine haps ederler kim kat-ender-kat müzehheb ve latîf kâ‘alar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
… ârî sâdır olup sene (---) şehrinde mübâşeret edüp bir senede iki kal‘a-i hısn-ı
hasîn ve
sedd-i metîn kal‘ateyn tamâmeyn oldular.
Yanko ibn Mâdyân asrında bu boğazın ağzında iki cânibdeki kûh-ı bâlâlar üzre birer sedd-i kahkahâ misilli kal‘alar var imiş. Mürûr-ı eyyâm ile bu Rûmeli tarafındaki cebel üzre olan Yoroz kal‘ası harâb olup kalmağıla Murâd Hân asrında bu boğazdan içeri küffâr-ı âk Kazak girüp Yeniköy ve Tarabya kasabası ve Büyükdere'yi ve Sarıyâr kasabaların nehb [ü] gâret etdüği Murâd Hân-ı Râbi‘'e mün‘akis olup tîz cümle a‘yân-ı dîvân ile meşveret edüp ve vezîri Kapudan Receb Paşa'nın ve Kuzu Alî Ağa'nın re’y [ü] tedbîrleri ile bu boğazın ağzında iki tarafa birer Kilidü'l-Bahr-i Siyâh kal‘aları inşâ olunması fermân-ı şehriyârî sâdır olup sene (---) şehrinde mübâşeret edüp bir senede iki kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘ateyn tamâmeyn oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 138b ·
metinde göster ·
… merlerin ihrâcâtına dörd yüz kerre yüz bin ve iki yüz bin altmış üç bin sikke-i
hasene ve
her sikkesi altmış akçe hisâbı üzre akçe-i hâlis harc olmuşdur}. 146b Ve,
Bu kemerlerin ihrâcâtına dörd yüz kerre yüz bin ve iki yüz bin altmış üç bin sikke-i hasene ve her sikkesi altmış akçe hisâbı üzre akçe-i hâlis harc olmuşdur}. 146b Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a–146b ·
metinde göster ·
… sârları ve bânîleri ve fâtihleri ve cümle meşhûr imâretleri ve sâ’ir hayrât [u]
hasenâtları ve
kânûn-ı Âl-i Osmâniyânı ve vüzerâ ve vükelâ ve ulemâları ve arz-ı beledi ve âb …
Netîce-i merâm bu bâlâda tahrîr olunan teferrücgâh merâmları ve bâğçe-i selâtînleri ve a‘yân [u] eşrâf ve vüz[er]â yalıların âb [u] hevâları ve tarz [u] tarh binâları ve ibret-nümâ kâ‘alarıyla cümle evsâfların manzûrumuz olduğu üzre tahrîr eylesek bir tomar-ı dırâz olur. Ammâ hamd-i Hudâ bu abd-i za‘îfin akl-ı kâsırı üzre alâ kadri'l-imkân Belde-i Tayyibe'nin ibret-nümâ âsârları ve bânîleri ve fâtihleri ve cümle meşhûr imâretleri ve sâ’ir hayrât [u] hasenâtları ve kânûn-ı Âl-i Osmâniyânı ve vüzerâ ve vükelâ ve ulemâları ve arz-ı beledi ve âb [u] hevâsı ve cümle meşhûr ziyâretleri tahrîr olunup ancak mahmiyye-i imâret-i Kostantıniyye içre şehre ziynet veren cemî‘i dekâkîn ve ehl-i hıref, sâhib-i sanâyi‘ât kalmış idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 147a ·
metinde göster ·
… geydirüp yine mübârek vücûdlarına geydi. Bir gün yine ol hırkayı Alî'ye ve imâm
Hasan'a ve
imâm Hüseyin'e ve Fâtımatü'z-Zehrâ'ya geydirdikde Hazret buyurdular kim ⟦Arapça …
"Yâ Cibrîl ol kasrı açup içinde olan hulleyi Habîbime geyirüp başına tâc-ı Nübüvveti geyir" diye nidâ gelince Cibrîl, fermân-ı Rabbi'l-izzet ile Resûl-i Kibriyâ'ya tâcı ve hulleyi geydirüp huzûr-ı Rabbi'l-Bârî'ye varup bilâ-vâsıta yetmiş bin kelimât etdi. Ba‘de'l-mi‘râc Resûl hânesine gelüp ol hulle ve imâmeyi cemî‘i Sahâbe-i kirâm huzûrlarında Hazret-i Alî'ye geydirdi. Andan Ebâ Bekir'e ve Ömer'e ve Osmân'a teberrüken geydirüp yine mübârek vücûdlarına geydi. Bir gün yine ol hırkayı Alî'ye ve imâm Hasan'a ve imâm Hüseyin'e ve Fâtımatü'z-Zehrâ'ya geydirdikde Hazret buyurdular kim Arapça dediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 148b ·
metinde göster ·
"Tîz hatt-ı şerîfimde tahrîr olunandan ma‘a-ziyâde dörd mevleviyyetlerde olan cemî‘i dekâkînleri ve cümle ehl-i hırefleri ve cümle imâret olan binâları hâkimleri ile ve şart-ı vâkıfları ile cemî‘i hayrât [u] hasenâtları tahrîr edesiz" deyü tenbîh [ü] te’kîd edüp anlar dahi zemîn-bûs edüp herkes taht-ı hükûmetlerinde olan imârât [u] hayrât u hasenâtları ve gayrı âsârları ve cümle dekâkîn-i ehl-i hırefleri sa‘âdetlü pâdişâ[h]-ı âlem-tebâhın murâd [u] maksûdlarından bin kat ziyâde tahrîr etdiler kim sene (---) târîhinde Selîm Hân-ı Sânî asrında İslâmbol mollâsı Zekeriyyâ Efendi tahrîr etdüğinden yüz bin kat ziyâde tahrîr olundu. Zîrâ ol asırdan Murâd Hân-ı Râbi‘'e gelince Şehr-i İslâmbol eyle ma‘mûr oldu kim bir arz-ı hâliye kalmamış idi. 152b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a–152b ·
metinde göster ·
… ümlesi esbâb-ı ihtişâmları ile esb-süvâr çifte çifte ubûr ederler. Pîrleri imâm
Hasan ve
imâm Hüseyin ve vâlideleri Fâtımatü'z-Zehrâ ve cedleri Hâtemü'l-enbiyâ Muhammed …
Evsâf-ı ırk-ı tâhir âl-i abâ, sâdât-ı kirâm, evlâd-ı Resûlullâh: Aded on yedi bin, el-azametullâh bu tâ’ifenin alay-ı azîmi destâr-ı evlâd-ı Resûlullâh ile nümâyân oldukda cümle teferrüc ehli "Allâhümme salli ala Muhammed" derler. Gûyâ bir nûr-ı ilâhî berk urup cümlesi esbâb-ı ihtişâmları ile esb-süvâr çifte çifte ubûr ederler. Pîrleri imâm Hasan ve imâm Hüseyin ve vâlideleri Fâtımatü'z-Zehrâ ve cedleri Hâtemü'l-enbiyâ Muhammedü'l-Mustafâ'dır. Kabr-i imâm Hasan (---) medfûndur. Ehli, sem verüp mesmûmen şehîd oldu, sene (---) ba‘de hicret-i nebeviyye'de. Kabr-i imâm Hüseyin, Yezîd cenginde Kûfe'de şehîd olup cesed-i şerîfi Bağdâd'a (---) konak karîb imâm Hüseyin'de bir âsitâne-i azîmde medfûndur ve ser-i sa‘âdetin Yezîd Şâm'dan Mısır'a gönderüp hâlâ Mısr-ı Kâhire içre Hân-ı Halîl kurbünde meşhed-i imâm Hüseyin'de bir kubbe-i âlî içinde ser-i sa‘âdetleri medfûndur. Bir câmi‘i var, cânib-i erba‘asındaki mermer amûdlar Ka‘be-i Şerîf hareminde binâ olmağile Ka‘be-i Şerîf'in siyâh örtüsün ol amûdlara kuşadup anda dikerler, ba‘dehu Ka‘be'ye götürürler. İmâm Hüseyin azîm âsitânedir. Cemî‘i ehl-i Mısır şeb [u] rûz ziyâret ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 157b ·
metinde göster ·
… s Hasan Paşa câmi‘i mihrâbı önünde medfûndur. Bu meş‘aleciyân tabankeş olmaları
hasebiyle ve
kantûra taşıdıkları haysiyet ile Amr-ı Ayyâr pîrimizdir derler.
Esnâf-ı meş‘alciyân: Neferât 3000, pîrleri Abdullâh ibn Şemmâs-ı Adenî'dir. Kabri yine Yemen Adeni'nde Urus Hasan Paşa câmi‘i mihrâbı önünde medfûndur. Bu meş‘aleciyân tabankeş olmaları hasebiyle ve kantûra taşıdıkları haysiyet ile Amr-ı Ayyâr pîrimizdir derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 161b ·
metinde göster ·
… iken cümle Mısır'ın ankâ bâzergânları ve pirinccileri ve kettâncıları ve Mısır
hasırcıları ve
kahvecileri ve şekercileri bir yere cem‘ olup kassâblar ile niçe gûne zebân-dır …
Bu Akdeniz kapudanlarının alaylarından sonra fermân-ı şehriyârî üzre kassâbân alayı geçmek sadedinde iken cümle Mısır'ın ankâ bâzergânları ve pirinccileri ve kettâncıları ve Mısır hasırcıları ve kahvecileri ve şekercileri bir yere cem‘ olup kassâblar ile niçe gûne zebân-dırâzlıklar olup kıyl [ü] kâller olup bilâhire huzûr-ı pâdişâhîye varup Mısır bâzergânları eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165a ·
metinde göster ·
imâm Hüseyin içün Hazret-i Alî beyâz ve bensiz çatal ibikli ak horos ile kırmız …
Ve cemî‘i kuşlardan Cenâb-ı Bârî güvercini zeyrek halk etmişdir. Ammâ beslemesi şûm u mezmûmdur. Meğer kırmızı tepeli ve ayağı çakşırlı kut güvercini ola, anı evlerde beslemek sünnetdir. İmâm Hasan ve imâm Hüseyin içün Hazret-i Alî beyâz ve bensiz çatal ibikli ak horos ile kırmızı çatal tepeli ve çakşırlı hümâm beslemişlerdir, deyü yazmışlardır. Ammâ gayrısın beslemek memnû‘dur, zîrâ evlâdları olan başdan kıçdan çıkar, gâyet ihtirâz lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 191a ·
metinde göster ·
… (---) üstâd-ı kâmillerinden Tanbûrî Muzur Ahmed ve Süleymâniyye mü’ezzini Şehlâ
Hasan ve
şâkirdi Sıçan Halîfe Hızırî ve Yûsuf Çelebi ve Kâsım Ağazâde, Küçük [(---)] mü’ …
Sâzendegân-ı tanbûr[a]cıyân: Neferât 300, mü’ellifi (---) üstâd-ı kâmillerinden Tanbûrî Muzur Ahmed ve Süleymâniyye mü’ezzini Şehlâ Hasan ve şâkirdi Sıçan Halîfe Hızırî ve Yûsuf Çelebi ve Kâsım Ağazâde, Küçük [(---)] mü’ezzini 207a ve Kara Yûsuf ve Şâmlı Hasan Çelebi ve Gedâ Muslu Çelebi ve Urum Angeli ve Ermenî Avınç ve Yahûdî Karakaş. Niçe yüz üstâd-ı kâmiller vardır, ammâ mızrâblarında letâfet [ü] nezâket olup ihtilât etdüğimiz külliyât sâhibi bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 206b–207a ·
metinde göster ·
Koroğlu ve Gedâ Muslu ve Kara Fazlı ve Celeb Kâtibî ve Sarı Mukallid Celeb ve K …
Mahâret sâhiblerinden evvelâ Demiroğlu ve Cülâ Hasan ve Koroğlu ve Gedâ Muslu ve Kara Fazlı ve Celeb Kâtibî ve Sarı Mukallid Celeb ve Kuloğlu ve Kayıkcı Mustafâ ve Ramazân ve Kayıkcılar Mustafâsı 207b ve Gedik Süleymân ve Toy İbrâhîm ve Celeb Gedâyî ve Hâkî ve Türâbî, bunlar pâdişâh huzûrundaki sâzendelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 207a–207b ·
metinde göster ·
… Şâh ve karındaşı Bayram Şâh, cümle şehbâz gulâm-ı şehnâz idi. Pîşkârları Dişlen
Hasan ve
Boynukısa Hacı ve Çağanabâzı kol sâhibi Pehlivân Ahmed'dir kim fenninde yegâne- …
İkinci, Ahmed kolu: 300 neferdir, bunlar dahi Balat'da olurlar. Kaşmer veled-i zinâları ve pençe-i âfitâb rakkâslarından Mazlûm Şâh ve Küpeli Ayvaz Şâh ve Saçlı Ramazân Şâh ve Küçük Şâhîn Şâh ve Memiş Şâh ve karındaşı Bayram Şâh, cümle şehbâz gulâm-ı şehnâz idi. Pîşkârları Dişlen Hasan ve Boynukısa Hacı ve Çağanabâzı kol sâhibi Pehlivân Ahmed'dir kim fenninde yegâne-i asr idi. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 209a ·
metinde göster ·
sedd-i metîndir kim cümle der-i dîvârları eflâke ser çekmişdir ve esâsı bir yal …
Bahâr eyyâmı Hazret-i Süleymân Bursa'ya gelüp Cebel-i Ruhbân'da Belkîs kız ile yayla faslı ederlerdi. Emîn Nebî'nin du‘âsı berekâtiyle Bursa tûfândan sonra imâristân-ı Emînullah'dır. Ammâ kal‘anın bânîsi ma‘lûm değildir. Lâkin bu kal‘a bir köhne bünyâddır. Devr-i felekden berü ber-karâr bir dârü'l-karâr, kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîndir kim cümle der-i dîvârları eflâke ser çekmişdir ve esâsı bir yalçın sebz-gûn kaya üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî bir kal‘a-i metîndir. Tûlânîsi şarkdan garba vâkı‘ olmuşdur. Şimâl ve yıldız cânibi evc-i semâya ser çekmiş kayalar üzre vâkı‘ olmuş kal‘adır. Ol tarafı uçurum olmağıla üç tarafında aslâ handak yokdur. Ammâ Bunarbaşı tarafında ve Değirmânlar mahallesi tarafında ve Kebîr mahallesi tarafında fecc-i amîk handakları vardır. Mürûr-ı eyyâm ile handakı imâr olmayup Celâlî Karayazıcı ve Sa‘îd-i Arab ve Kalenderoğulları nâmân celâlîler, Bursa'yı muhâsara edüp handakların rimâl [ü] türâb ile memlû olmuşdur. Ammâ bu kal‘anın cânib-i erba‘ası esâsında taşlar var kim her biri hammâm kubbesi kadar seng-i azîmlerdir. Andan ma‘lûmdur kim benî Âdem binâsı değildir. Ba‘dehû Kaydefâ destine girüp ba‘zı burc [u] bârûlarını ta‘mîr [u] termîm edüp lisân-ı Yunan üzre târîhleri vardır. Ve bu kal‘a, Keşiş dağının dâmenine vâkı‘ olmağıla lodos rüzgârı ve şarkî rûzgârından emîndir. Cümle evleri, şimâl ve yıldız rûzgârı cânibine nâzırdır kim Filedâr sahrâsı cümle bâğ u bâğçesi ve besâtînleri ile nakş-ı bukalemûn-vâr nümâyândır. Kal‘anın dâiren-mâdâr cirmi, on bir bin adımdır ve altı bin bedendir ve altmış yedi kulle ve cümle beş kapudur. Evvelâ cânib-i cenûba Bunarbaşı Kapusu ve yine cenûba Zindân Kapusu ve Kaplıca Kapusu garba mekşûfdur ve Balıkbâzârı Kapusu. Ez-în-cânib bu kal‘a, cemî‘î düvelde Rûm keferesi elinde kalmışdı. Yedi kerre Konya'dan Âl-i Selçûkiyân ikişer kerre yüz bin leşker-i bî-pâyân ile gelüp yedişer sekizer ay muhâsara edüp vakt-i şitâ geldikde bî-feth rücû‘ edüp giderlerdi. Tâ ki Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâ-i zuhûrunda evvelâ Osmân 222b lafzı senesi târîhinde [661] Osmân Gâzî ibtidâ-i cülûsunda üç kerre muhâsara edüp üçüncüde Osmân Gâzî nıkris zahmetine mübtelâ olup âhir üçüncüde dahi feth edemeyüp yine Konya'ya müteveccih olup izn-i şerîfiyle Şehzâde Orhân Çelebi ile Şeyh Hacı Bektâş-ı Velî'yi seksen bin asker-i İslâm ile Bursa'ya gönderüp muhâsara etdiklerinde amân vermeyüp kal‘a-i Bursa'nın Kapluca cânibinde bir kulle-i azîm ve Bunarbaşı'nda dahi bir kulle-i kebîr binâsına mübâşeret edüp yedi ayda bu kulleler temâm olup Bursa'yı kemâ(n)-kân muhâsarâya şürû‘ edüp Kapluca tarafından Orhân Beğ, Bunarbaşı tarafındaki kulleden Orhân Beğ'in birâderzâdesi Timur Beğ ve Balabancık Beğ dağ tarafındaki havâle yerinden muhâsara edüp cânib-i erba‘adan imdâda gelen küffârları cümle dendân-ı tîğdan geçirüp derûn-ı kal‘ada mütehassın olan keferelere kaht [u] galâ müstevlî olup âhir-i küffâr bir sene muhâsaradan sonra vere ile bâ-sulh kal‘ayı Orhân Gâzî'ye sene 722 târîhinde teslîm etdiler. Osmân Gâzî'ye müjde ile Orhân seğirdüp vardıkda, Bursa feth olduğu sâ‘at Osmân Gâzî rûh teslîm edüp oğlu Orhân Gâzî müstakil padişâh olup Hâcı Bektâş-ı Velî ile Bursa'ya gelüp ibtidâ taht-ı Âl-i Osmân olup ol kadar ma‘mûr [u] âbâdân oldu kim gûyâ bir bâğ-ı İrem idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 222a–222b ·
metinde göster ·
… Eğre Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında Celâlî Karayazıcı ve Kalenderoğlu ve Deli
Hasan ve
Cennetoğlu nâm celâlîlerin Bursa üzre hücûmların a‘yân-ı Bursa istimâ‘ edüp fer …
Sene (---) târîhinde Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında Celâlî Karayazıcı ve Kalenderoğlu ve Deli Hasan ve Cennetoğlu nâm celâlîlerin Bursa üzre hücûmların a‘yân-ı Bursa istimâ‘ edüp fermân-ı şehriyâriyle şehrin cânib-i selâsesine burc [u] bârûlu ve kûşe-bendli ve dirsekli ve her tarafı mazgallı yalın kat bir kal‘a-i azîm binâ etmişlerdir, ammâ ol kadar metânet üzre binâ olunmamışdır. Bu dahi Keşiş Dağı ismiyle müsemmâ cibâlin zeylinde şarkdan garba tûlânî bir belde-i mu‘azzamdır. Tûlu kâmil bir fersahdır ve arzı nısf fersahdır ve dâiren-mâdâr iç kal‘a'nın üç tarafın ihâta edüp cümle etrâfı on beş bin adımdır. Der-i dîvârları ol kadar âlî değildir ve Tatarlar Kapusu cânibinde handakı vardır, gayrı câniblerinde handakı yokdur ve handak ihtiyacı yokdur. Zîrâ sulu yir olmağıla düşman gelüp sıfr bulup meteris kazacak alçak yerinden su çıkar. Anınçün handakı yokdur. Ve câ-be-câ kulleler üzre topları ve mazgalları çokdur, ammâ iç kal‘ada cebehâne ve tophâne firâvândır. Her ıydeynde ve donanmalarda azîm şâdmânlar olur. Dizdârı vardır, ammâ iç-el olmağıla bevvâblarından gayrı neferâtları yokdur, ammâ şehrin altı binden ziyâde pâsbânları çokdur. Ve bu aşağı kal‘a'nın dâiren-mâdâr cümle (---) kal‘a kapularıdır. Ba‘zısı demir kanatlı kapulardır, ba‘zıları belvan tahta kapulardır: ammâ her kapunun üzerindeki kullelerde baca ve fürûş mazgal yerleri etmişler kim kaçan düşman kapu önüne gelse bâlâdan düşman üzre taş ve kumbara bırağacak delikler vardır. Evvelâ cânib-i şarka Tatarlar Kapusu ve Filedâr Kapusu şimâle mekşûfdur ve Hasan Paşa Kapusu (---) nâzırdır ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223a ·
metinde göster ·