… eçirüp yetmiş seksen bin asker Üsküdar'ı nehb ü gâret ve hünkâr sarâyın talan u
hasâret
edüp gulâmların ve kızların alup şehri âteşe urup gidesiz" deyü Kara Hasan Paşa …
Müşâvere-i sû-i tedbîr-i İpşir Paşa: Evvelâ bu sarâydan ben pâdişâh tarafına revâne olunca sizler bunda olan vüzerâ ü vükelâ ü ulemâları cümle rehn alıkoyup nezâketle göz hapsine alasız. Eğer pâdişâhdan bana bir zarar isâbet ederse bunda rehn olanları cümle kılıçdan geçirüp yetmiş seksen bin asker Üsküdar'ı nehb ü gâret ve hünkâr sarâyın talan u hasâret edüp gulâmların ve kızların alup şehri âteşe urup gidesiz" deyü Kara Hasan Paşa ve gayri haşerât bu ahd-i habâset üzre yemîn edüp Kelâm-ı kadîme el ururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 179a ·
metinde göster ·
… brîz içre şâhın sarâyları ve hıyâbân ve bâğ-ı İremleri alâ rağmi'l-a‘dâ gâret ü
hasâret
etdirüp yakup yıkup hâke berâber etdi kim eser-i binâdan bir fül kadar bir seng …
Ammâ Süleymân Hân şehr-i Tebrîz-i dilâvîzi korudup nehb ü gâret etdirmedi ve bir re‘âyâ vü berâyâya ta‘addî olunmasına rızâ-yı hümâyûnları olmadı. Ancak Tebrîz içre şâhın sarâyları ve hıyâbân ve bâğ-ı İremleri alâ rağmi'l-a‘dâ gâret ü hasâret etdirüp yakup yıkup hâke berâber etdi kim eser-i binâdan bir fül kadar bir seng ve hilâl kadar bir hıştî kalmadığı 250b bâlâda Erzurûm'dan sene 1057 târîhinde Tebrîz-i dilâvîze vardığımızda imâret ve harâbî-i Tebrîz cümle tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 250a–250b ·
metinde göster ·
… 'nın 282a çiftliğin basup elli mikdârı küheylân atların alup bu kadar gâret ü
hasâret
edüp çiftliği âteşe verüp bu kadar mâl ü menâl ile doğru Van'da Şemsî Paşa oğlu …
Âhir Çomar hapisden halâs olup cümle yüz aded yiğidiyle Merzivân'da kendüyi haps edüp mâlın alan Dilâver Ağa'nın 282a çiftliğin basup elli mikdârı küheylân atların alup bu kadar gâret ü hasâret edüp çiftliği âteşe verüp bu kadar mâl ü menâl ile doğru Van'da Şemsî Paşa oğlu Mehemmed Emîn Paşa, Melek Ahmed Paşalı olmağile ana varup yine bayrak açar. Mehemmed Emîn Paşa Van'da Hakkarî'yle ve Hoşâb Hâkimi Mahmûdî Süleymân Beğ ile hasm olup bu Çomar'ı serdâr edüp kâh Hakkarî ve kâh Mahmûdî köylerin nehb ü gâret etdirüp bay [u] muğtenim yine Van'a gelirdi. Niçe kerre böyle Hakkarî'den intikâm alup baş u dil ü mâl alurdu. Âhir Vanlılar bu Çomar'ın fetâlığından hazz edüp Çomar'a dirlik etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 281b–282a ·
metinde göster ·
… r Hemedân'ın şehrini ve etrâf-ı eknâf-ı kendini ve cevânib-i erba‘asını gâret ü
hasâret
ederler. Ol şehr-i müzeyyenenin ol bî-bedel hânedânların ve bâğ u besâtîn ü kâş …
Ba‘dehû sene 1039 târîhinde Vezîria‘zam Hüsrev Paşa evvel-bahâr-ı Hârezmşâh'da Bağdâd-ı behişt-âbâd üzre serdâr-ı mu‘azzam olup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek Diyârbekir'e andan yigirmi menzilde Musul'a vâsıl {olup} Şattu'l-Arab deryâ gibi olduğun görünce "Bu kadar deryâ-misâl asker ile hebâ yire meks etmek olmaz." deyü Musul altından asker-i kerrâr ile her cânibe akınlar fermân edüp guzât-ı müslimîn mâl-ı ganâ’imle muğtenim olup iki günde kal‘a-i Hemedân'a gelüp fakîr Hemedân'ın şehrini ve etrâf-ı eknâf-ı kendini ve cevânib-i erba‘asını gâret ü hasâret ederler. Ol şehr-i müzeyyenenin ol bî-bedel hânedânların ve bâğ u besâtîn ü kâşânelerin ve niçe bin bâğ-ı İremlerinde ve nigârhâne-i çîn-misâl kasr-ı Havernakların ve her bâğ-ı cinânda müte‘addid kasr-ı zîbâların ve niçe yüz hânedân-ı musanna‘ sarâyların ve fıskiyye vü havz ve şadırvânların ve tarz-ı Horasân üzre kâh ve nişîmen ve kâl‘aların asker-i İslâm eyle harâb u yebâb ederler kim gûyâ kân-ı bum-ı gurâb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 311b ·
metinde göster ·
… anları karşu gelüp bî-kıyâs hedâyâlar getirdiklerinden şehirleri nehb u gâret u
hasâret
olmayup berbâd olunmadı. Ertesi gün nehr-i Fohşan'ı atlar ile ol mahalde geçüp …
Menzil-i şehr-i azîm Fohşan: Boğdan ve Eflâk'ın iki boyarı bu şehre hükm edüp gümrük alınır şehr-i azîmdir kim re‘âyâ ve hatmanları karşu gelüp bî-kıyâs hedâyâlar getirdiklerinden şehirleri nehb u gâret u hasâret olmayup berbâd olunmadı. Ertesi gün nehr-i Fohşan'ı atlar ile ol mahalde geçüp vilâyet-i Eflâk'dır, andan ılgar ile gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103a ·
metinde göster ·
Yine böyle iken Serdâr Alî Paşa Seydî Paşa'nın her umûrunda mu‘âvenet ederdi ve dâ’imâ Vârat kal‘asının etrâfında olan varoş ve nâhiyelerin adûya kahr olsun içün Budin askerine vilâyet-i küffârı nehb u gâret ve ol kadar tahrîb ü hasâret etdirüp bâğ-ı İrem-misâl varoşları ıhrâk bi'n-nâr etdirüp nahlistân, gülistân, bâğ ve besâtînlerinin kemâle ermiş meyve dırahtistânların tîğ u teber ile kat‘-ı şecer etdirüp şöyle harâb u yebâb ve halkın esîr-i kebâb etdirirlerdi kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 124a ·
metinde göster ·
… Vârat kal‘asın isterim dedi. Belî bu Erdel diyârın harâb etdin ve a‘dâyı kırup
hasâret
etdirdin. Herkes alduğını alır. Bizim pâdişâha verecek kabza-i tasarrufumuzda n …
"Bire Seydî Paşa, pâdişâh bize Erdel'i gâret edüp ıhrâk bi'n-nâr eylen demedi. Sizden Vârat kal‘asın isterim dedi. Belî bu Erdel diyârın harâb etdin ve a‘dâyı kırup hasâret etdirdin. Herkes alduğını alır. Bizim pâdişâha verecek kabza-i tasarrufumuzda ne kalır ve dîn-i mübîn içün zabtımızda ne olur ve bize âhir-i kâr â’id ü fâ’id ne olur? Bu vilâyeti nehb u gâret etmeğe Tatar askeri me’mûrdur ve Kemen Yanoş la‘în bu kal‘a altındaki asâkir-i İslâm'ı basmağa gelirse cânib-i erba‘amızda niçe eyâlet askeri karavullarımız var ve iki üç fersah yerde Tatar askeri var. Elbette bir iki gün mukaddem haberler alınur. Hemân hânım Seydî Ahmed Paşa, Budin eyâletiyle meterise gir" dediklerinde, Seydî Paşa aslâ bu cevâblara vücûd vermeyüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 124b ·
metinde göster ·
… vîl menzili ba‘îd (---) nâm taşlı mahalde meks olunup bu diyârı nehb u gâret ve
hasâret
etmek fermân olunup etrâf [u] eknâfa karavullar kondu ve taraf taraf çeteciler …
Sene (---) mâh-ı (---) gurresinde bu kal‘a altına Melek Ahmed Paşa efendimizle yetmiş bin asker ve iki kerre yüz bin aded devâbbât ve komor bârgîrleriyle bu Zadra kal‘asından bir top-ı tavîl menzili ba‘îd (---) nâm taşlı mahalde meks olunup bu diyârı nehb u gâret ve hasâret etmek fermân olunup etrâf [u] eknâfa karavullar kondu ve taraf taraf çeteciler mâl-ı ganâ’imlere gidüp üçüncü günde ol kadar mâl-ı firâvân ve ol kadar devâbbât ve zehâyir-i bî-hadd ü bî-pâyân getirdiler kim hemân on bin aded bârgîr bârı incü-misâl ve dânedâr buğday gelüp ordu-yı İslâm ganîmet oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141a ·
metinde göster ·
… sın içün hemân Venedik'e tâbi‘ Dodoşka vilâyetin üç gün üç gece nehb u gâret ve
hasâret
eyleyüp bin altmış aded pençe-i âfitâb-ı mehtâb duhter-i pâkîze-ahterler ile nû …
Bundan mâ‘adâ enhâr-ı sagîreler cümle Venedik körfezine mahlût olur, ammâ yine Alman'dan bir nehir çıkup bu Dodoşka vilâyetinde Bundukanî körfezine mahlût olur. Nehr-i Duşka derler âb-ı hayâtdır. Mezkûr nehirden öte İşpaniye ve Nemse hudûdudur. Venedik hükmünde değildir. Nemse ile sulha mugâyir iş olmasın içün hemân Venedik'e tâbi‘ Dodoşka vilâyetin üç gün üç gece nehb u gâret ve hasâret eyleyüp bin altmış aded pençe-i âfitâb-ı mehtâb duhter-i pâkîze-ahterler ile nûr-ı mücessem muğpîçeler alınmışdır kim her biri birer Rûm harâcı değer, ammâ niçe bin küffâr gemilere binüp Körfez deryâsındaki adalara firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 141b ·
metinde göster ·
… istân kal‘alarına havf u haşyet düşüp, "Yine elbette bir cânibi nehb u gâret ve
hasâret
eder" deyü bîm u ru‘blarından cemî‘i âsî kal‘alarından elçiler ve bî-hisâb tuha …
Menzil-i sahrâ-yı Hilevne: Bu mahalde Melek Ahmed Paşa deryâ-misâl askeriyle meks edince cümle etrâfda olan kâfiristân kal‘alarına havf u haşyet düşüp, "Yine elbette bir cânibi nehb u gâret ve hasâret eder" deyü bîm u ru‘blarından cemî‘i âsî kal‘alarından elçiler ve bî-hisâb tuhaf u tefâruk makûlesi hedâyâlar gelmeğe başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 148a ·
metinde göster ·
… bu kadar mâ[l u] menâl ile gelüp Nemse kâfiri mukaddemâ Budin kurbunda gâret u
hasâret
eden yeni kal‘aların intikâmları alındı ve yine asâkir-i nusret-me’serin yüzler …
Hamd-i Hudâ yine guzât-ı müslimîn bu kadar mâ[l u] menâl ile gelüp Nemse kâfiri mukaddemâ Budin kurbunda gâret u hasâret eden yeni kal‘aların intikâmları alındı ve yine asâkir-i nusret-me’serin yüzleri güldü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 27b ·
metinde göster ·
… Val ve Cânbeğ nâm kal‘aları ve niçe kurâ vü kasabâtları ve bukâ‘larını gâret ü
hasâret
etmeğile küffâr üzre tamâm galebe ve nusret ve niçe bin küffârı esîr edüp niçe …
Bu hâl üzre yedi ay kâmil savaş-ı perhâş ederken eyyâm-ı şitâ gelüp âhirü'l-emr guzât-ı müslimînde el ayak dutmadan ve hark u berf ü selc ü şiddet-i şitâdan bî-feth avdet edüp Budin'e geldikde Yeniçeri ağası olan Nakkâş Paşa-yı bî-ârın meterise girmeyüp yeniçerileri zabt etmedüğünü der-i devlete arz edüp Sadrıa‘zam Belgrad'a gelüp cemî‘i asâkir-i İslâm ile meştâ edüp evvelbahâr-ı rûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhî olunca Orta Macar nâmdarlarından Boçkay nâm bir benâm ban ibn ban iki kerre yüz bin asker ile Sadrıa‘zam Mehemmed Paşa'ya gelüp mutî‘ [u] münkâd olup yine evvelbahârda gazâ-yı Üstürgon'a sene 1014 târîhinde revâne olup kat‘-ı menâzil ederek yer götürmez leşker-i cündullâh ile sahrâ-yı Üstürgon'da meks edüp etrâf-ı Üstürgon'un yemîn ü yesârında olan kılâ‘lardan Tata ve Papa ve Yanık ve Senmartin ve Perespirim ve Val ve Cânbeğ nâm kal‘aları ve niçe kurâ vü kasabâtları ve bukâ‘larını gâret ü hasâret etmeğile küffâr üzre tamâm galebe ve nusret ve niçe bin küffârı esîr edüp niçe felâket ederek kal‘a-i Üstürgon altına hisâbın Hallak-ı âlem bilir ol kadar mâl-ı ganâ’imle gelirler kim bir esîr bir guruşa bey‘ olunup bir kâfir kal‘asından çıkup Üstürgon imdâdına gelmeğe iktidârları olmayup ba‘dehu Serdâr-ı Mu‘azzam kal‘a-i Üstürgon'u henüz muhâsara edüp tokuz koldan meterislere girüp cenge âmâde olduklarında hemân Serdâr-ı âkıbet-endîş Solak Ali Ağa nâmında bir ağa-yı zîşânı elçilik ile kal‘a kapudanına nâme ile gönderüp nâmesinde eyle tahrîr etmişler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92a ·
metinde göster ·
ederek esîrler alup kal‘a-i Nova'ya selâmet gelir bir alay gâziyân-ı mücâhidânl …
Ve yine Nova karşusunda Rosa limanı Kotur kâfiri hükmünde üç mîl yer olup her zamân küffârın gemileri Kotur kal‘asın muhâfaza içün mezkûr Rosa limanında yatırlarken bu Nova kal‘ası gâzîleri bi-eyyi vechin kân elbette bir tarîk ile küffârın gemilerine şeb-hûn edüp şikârlar alup kâhîce Kotur etrâfların hasâret ederek esîrler alup kal‘a-i Nova'ya selâmet gelir bir alay gâziyân-ı mücâhidânlardır, ammâ a‘yân [u] eşrâf ihtiyârları mülebbesce olup başlarına destâr-ı Muhammedî sarup vaka‘-ı vekâr sâhibi a‘yân-ı kibâr iş görmüş umûr-dîde âdemleri vardır, ammâ ba‘zı zamân küffâr-ı hâksâr kalyonlarıyla bu kal‘a-i Nova'ya gelüp üç dörd yüz gülleler urup hâ’ib ü hâsir olup giderler. Nova kal‘asına bu gülleler aslâ te’sîr etmeyüp yine kal‘a metânet üzre durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 154a ·
metinde göster ·
… hzenlik etmesi mukarrerdir. Ve sâ’ir kılâ‘larımızın varoşlarından mâ‘adâ hark u
hasâret
ve gâret ü hıyânet etmedik yer mi kor" dedikde hemân cümle Kanije gâzîleri Boşn …
"Ey ağalar, yahşı müşâvere etdiniz, ammâ bu küffârın elin vilâyetin nehb ü gâret ederken bu kal‘a burada böğür igi gibi küffâr-ı dûzah-karârın bu karârgâhı Kanije kurbunda dururken biz her ne cânibe müteveccih olsak küffâr dahi bu kal‘adan çıkup bizim elimiz vilâyetimiz harâb u yebâb edüp elbette ve elbette rehzenlik etmesi mukarrerdir. Ve sâ’ir kılâ‘larımızın varoşlarından mâ‘adâ hark u hasâret ve gâret ü hıyânet etmedik yer mi kor" dedikde hemân cümle Kanije gâzîleri Boşnakça,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 183b ·
metinde göster ·
edüp ceng-i azîm olması menba‘ı ale'l-müfîd muhtasar budur kim hikmet-i Hudâ bu …
Hemân Kırım'dan Hân-ı âlîşân seksen yedi bin asker ile ol gelen hatt-ı şerîfe amel edüp Akkirmân altında Noğay kavmiyle ceng edüp Noğay talava urup kırup geçirüp nehb [ü] gâret ve hasâret edüp ceng-i azîm olması menba‘ı ale'l-müfîd muhtasar budur kim hikmet-i Hudâ bu savaş-ı perhâşda bulunduk, ammâ Hudâ-yı Müte‘âl'e ayândır bu Noğay kavminin dâne-i hardalından bir şeylerine vaz‘-ı yed etmedim. Husûsan mâl-ı ganâ’imin güzîde yerlerinde bulundum ve hüddâmlarımın alduğu eşyâları dahi taşıyup anlara da bir habbe ve (bir habbe ve) bir [d]ank ve bir dînâr deyyâr aldırmamışımdır, ammâ Mehemmed Geray-ı dûrbîn-fikr Akkirmân askerinin köylerini nehb [ü] gâret etdirmemişdir. Ba‘dehu bu hakîr Hân-ı âlîcâh ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106a ·
metinde göster ·
… Zîrâ Arab aşkıyâsı her sene huccâc-ı müslimîni nehb ü gâret ve bu kadar gadr ü
hasâret
etdikleri der-i devlete mün‘akis olup şâm eyâleti sancakları ve erbâb-ı zu‘amâ …
Evvelâ Siyâvuş Paşa merhûmun bürâder-i kihteri Vezîr Hüseyin Paşa hazretleri şâm eyâletine mutasarrıf olup cemî‘i huccâc-ı şâm'ı Ka‘be-i şerîfe götürüp getirmeğe me’mûr oldu. Zîrâ Arab aşkıyâsı her sene huccâc-ı müslimîni nehb ü gâret ve bu kadar gadr ü hasâret etdikleri der-i devlete mün‘akis olup şâm eyâleti sancakları ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârı ve bin beş yüz şâm yeniçeriyânı ve ağaları ile Hüseyin Paşa serdâr-ı mu‘azzam olup şâm-ı Tarabulus'da Kara Mehemmed Paşa'dan kırk kîse ve Sayda paşası el-Hâcc İshâk Paşa'dan kırk kîseyi Hoca Bekir Ağa tahsîl edüp Hüseyin Paşa'ya teslîm etdükde paşa-yı mükerrem dahi tevâbi‘atına bezl edüp evvelâ yigirmi kapucubaşıya üçer yüz guruş ve beşer deve ve birer akkâm ve birer sakkâ ve birer meş‘alciyân verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y257b ·
metinde göster ·
… avminden asker cem‘ edüp eli vilâyeti gâret eden Zengîlerin vilâyetlerin nehb ü
hasâret
edüp mâl-ı firâvân tahsîl eder. Ve ol havfdan cemî‘i diyârlardan hedâyâlar geli …
Bu Ceberti kavmi Rûm'dan ve gayrı Zengîlerden sekbân sarıca ve yeniçeri gibi tüfeng-endâz olanlara Ceberti kavmi derler. Çoğu Habeşe kızlarına mübtelâ olup kalmış Rûm oğlanlarıdır. Sırtında ve belinde birer fûta peştemâl ve elinde bir tüfeng ve bir destmâl arak-âlûd olup şiddet-i hârdan ölüp boş ite menzil yok şeklinde ayda üç guruşa ifnâ-yı vücûd Y 440b edüp seg-ber-sahrâ gezerler. Ve ba‘zı cerî olan paşa bu Ceberti kavminden asker cem‘ edüp eli vilâyeti gâret eden Zengîlerin vilâyetlerin nehb ü hasâret edüp mâl-ı firâvân tahsîl eder. Ve ol havfdan cemî‘i diyârlardan hedâyâlar gelir kim hadden bîrûn. Ve deryâdan incü-yi dürr-i yetîm çıkar kim kıyâsdan efzûn. Bu gûne incü Hürmüz deryâsında çıkmak ihtimâli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y440a–Y440b ·
metinde göster ·