… bn Muhammed Hanefî'ye müntehî olduğunda şecerelerimizde böyle tahrîr olunmağile
hasîb
ü nesîbleri ile ma‘lûmumuzdur.
Abdürra’ûf Samedânî ibn Şeyh Cemâlüddîn ibn bint-i Emîr Sultân ibn Şerefüddîn ibn Tâceddîn anlar dahi kız evlâdından râzı bilâ-oğuldur. Anlar bint-i Seyyid Sikkîn kim Akşemseddîn kurbünde Türbeli Göynük'de medfûndur. Anlar İslâmbol zindânında medfûn Baba Ca‘fer oğludur. Anlar Muhammed Hanefî evlâdıdır kim bizim ceddimiz Ahmed Yesevî ibn Muhammed Hanefî'ye müntehî olduğunda şecerelerimizde böyle tahrîr olunmağile hasîb ü nesîbleri ile ma‘lûmumuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 27a ·
metinde göster ·
çelebidir. Fünûn-ı şettâya mâlik musannıf u mü’ellifdir. Kadıçeşmesi'ne muttası …
el-Mevlâ Mehemmed bin Seydî Ahmed bin Üveys bin Ahmed bin Mahmûdü'l-Bagavî: Cedleri Tefsîr-i Bagavî sâhibidir. Kendülere Gürz Seydîzâde derler, hasîbü'n-nesîb çelebidir. Fünûn-ı şettâya mâlik musannıf u mü’ellifdir. Kadıçeşmesi'ne muttasıl pederlerinin mektebi hazîresinde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 110a ·
metinde göster ·
… yârının kralları inkırâz bulsa millet-i Mesîhıyye'nin güzîdesi ve Enûşirvânı ve
hasîb
[u] nesîbidir, deyü Şavşad'dan yâhûd Dâdyân'dan bir beğ alup Moskov'a kral eder …
Kavm-i müşrikînden ibtidâ tâ’ife-i Yahûddır. Andan kavm-i fecere bu Gürcî'nin kavm-i Dâdyân'ı ve Şavşad kavmleridir. Anlardan 320b kavm-i Kuril ve kavm-i Açıkbaş ve kavm-i Mikril ve kavm-i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Müteferrik olup cümlesi ümmet-i Dâvûd Nebî iken millet-i Mesihî'den olup kitâb-ı İncîl ile zu‘m-ı bâtıl ederler ammâ cümlesi on iki lisân üzre tekellüm ederler. Gûnâ-gûn lehce-i mahsûsaları vardır kim birbirlerinin lisânların tercümân ile anlar ecnâs-ı ünâsdır. Ammâ lisân-ı Şavşad u Dâdyân-ı zu‘m-ı fâsîdler niçe fesâhat u belâğat ile kelimât eder kavmlerdir. Hakîkatü'l-hâl hâlâ Moskov diyârının kralları inkırâz bulsa millet-i Mesîhıyye'nin güzîdesi ve Enûşirvânı ve hasîb [u] nesîbidir, deyü Şavşad'dan yâhûd Dâdyân'dan bir beğ alup Moskov'a kral ederler. Kitâbî kavmdirler. Ammâ Abaza ve Çerkes-i nâ-kes Arab'dan azgın kavm-i cedîd olmağıla aslâ kitâbları ve bed-mezhebleri yokdur. Bu Gürcîstân papaslarının takrîrleri üzre tevârîh-i atîklerinde eyle tahrîr eder kim silsileleri Keykâvûs'a ve niçe bin pehlivânlara müntehî olup andan Dâvûd Nebî a.s. hazretine müntehî olur, derler. Meğer Gürcîstân'da bir pâdişâh var idi. Mürd oldukda yerine Temerrüd nâm bir kızı hâkime olup bir kimesneye varmayup babasından irs ile intikâl eden diyârlarını hükm-i hükûmât ederek bir gice bir pençe-i âfitâb gulâm ile ayş [u] işret mâbeyninde melike kız mest iken ol civân kıza susa edüp melike hâmile kalır. Andan bir meh-pâre duhter-i pâkize-ahter tevellüd edüp ol kızı pinhân edüp Vat nâhiyesine gönderir. Beri tarafda melike bed-nâm olmamak içün kendüye susa edüp bekâretin izâle eden mîrâhûr civânı bir halîc buzu üzre bir murğ-ı sürhab saydın almağa gönderüp ol civân buza cuyulup gark-ı âb olup melike duhter güft [u] gûy-ı kabâ’ilden halâs olup bu melîkeden müştakka olan kız dahi kemâlin bulup ol kızı Beğ Dîvân nâm bir melikzâdeye verirler. Ol kızdan üç oğul olur. Anlar dahi fetâ yiğitler olduklarında Gürcîstân'ı üç bahş edüp büyük beğzâdeye Kütâtis ülkesi verirler kim ana Baş-açık vilâyeti derler. Hâlâ Başaçık tâ’ifesinin nesli ol büyük beğzâde Mârûla melike müntehî olur. Veled-i vustâya Tiflis ülkesini verirler ki ismi Simon'dur. Küçük oğlana Bâht vilâyetin verirler kim Dâdyân kavminin nesli ana müntehîdir. Bu Dâdyân Beğ cihân-ârâ bir âdil pâdişâh olup cümle kefereler buna tâbi‘ olmuşlardı. Hâlâ Gürcîstân'da bu Dâdyân ve Açıkbaş beğlerine cümle Gürcîstân itâ‘at ederler, gûyâ baş papaslarıdır. Cümle kefere kralları hîn-i cülûsda kılıç kuşansa Açıkbaş ve Dâdyân'ın izniyle bir âdem kılıç kuşadup cümle kefere ol kral-ı dâldan bid‘at ederler. Hattâ Selîm Şâh-ı Evvel, Tarabefzûn hâkimiyken bu Açıkbaş beğiyle hüsn-i ülfet edüp Kütâtis kal‘asında niçe zamân ayş [u] işret edüp babası Bâyezîd-i Velî'den sonra Selîm Hân müstakil sultân oldukdan sonra Açıkbaş ülkesinin tâc harâcı ve tekâlîf-i örfiyyesin hatt-ı şerîf-i kavî huccet ile mu‘âf [u] müsellem edüp ilâ yevminâ hâzâ mu‘âfdırlar. Ancak alâ tarîkı'l-hedâye İspirî doğanlar ve sunkur ve toygun-bâzlar ve mümtâz gılmân-ı şehnâzlar ve dûşîze-i dil-nüvâzları der-i devlete göndermeleri beher sene kânûn-ı Selîm Hân-ı Evveldir, ve's-selâm. Ba‘dehû bu zikr olunan Azgûr kal‘asından kalkup cânib-i garba ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre câ-be-câ hıyâbân [u] gülistânlı zemîn-i mahsûldâr ve çemenzâr yerler üzre 4 sâ‘atde hamd-i Hudâ sıhhat [ü] selâmetle sâlimîn ve gânimîn sedd-i İslâm,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 320a–320b ·
metinde göster ·
Diyâr-ı Gürcîstân on yedi fırka kavm-i millet-i Mesîhiyye'dir. Cümleden
hasîb
u nesîb geçinen Açıkbaş ve Dâdyân ve Şavşad ve Guril ve (---)(---)(---). Ammâ …
Diyâr-ı Gürcîstân on yedi fırka kavm-i millet-i Mesîhiyye'dir. Cümleden hasîb u nesîb geçinen Açıkbaş ve Dâdyân ve Şavşad ve Guril ve (---)(---)(---). Ammâ bunların beyninde Mikril, pespâye, zelîl ve rezîl kavm-i mezmûmdur kim elfâz-ı mahsûsaları budur. Evvelâ:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 332b ·
metinde göster ·
… ‘zam şeyhülislâmı vardır amma Şâfi‘î ve Hanbelî ve Mâlikî müftîleri yokdur ve
hasîbü'n-neseb
nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ü sulehâsı ve ağniyâ ve Mevlevî fu …
Bu nâhiyelerden mollasına senevî ber-vech-i adâlet yigirmi kîse hâsıl olur. Bu şehrin mezheb-i İmâm-ı ‘zam şeyhülislâmı vardır amma Şâfi‘î ve Hanbelî ve Mâlikî müftîleri yokdur ve hasîbü'n-neseb nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ ü sulehâsı ve ağniyâ ve Mevlevî fukarâsı gâyet çokdur ve askerî tâ’ifesi vefret üzre olmağıla sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı yerine mu‘azzam yeniçeri çavuşu ve muhtesib ağası ve üç yerde şehir nâ’ibi ve şehir subaşısı ve bâcdârı ve kal‘a dizdârı ve (---) aded kal‘a neferâtları ve kırk pâre sağîr ü kebîr topları ve müstevfâ cebehâneleri vardır. Cihet-i câmi‘î ma‘mûr bir şehr-i âbâdândır. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 11b ·
metinde göster ·
… pâdişâhî ile bu âsitâneyi ta‘mîr ü termîm edüp evkâfnâmelerine nazar olundukda
hasîb
[u] nesîbleri bu gûne tavsîf olunmuşdur:
Bu hakîr-i pür-taksîr bin altmış târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz sadrıa‘zam iken fermân-ı pâdişâhî ile bu âsitâneyi ta‘mîr ü termîm edüp evkâfnâmelerine nazar olundukda hasîb [u] nesîbleri bu gûne tavsîf olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 15a ·
metinde göster ·
… -i Nu‘mân ibn Sâbit kim İmâm-ı A‘zam mezhebi şeyhülislâmıdır ve bir hâkimi dahi
hasîbü'n-neseb
ırk-ı tâhirden nakîbü'l-eşrâfıdır. Ve bir hâkim-i askerîsi dahi cümle erbâb-ı z …
Ve paşanın tahtı Silisre sancağında hâslarının on iki voyvodalığ vardır. 118a Hass-ı hümâyûnu bu voyvodalıklardan hâsıl olur. Evvelâ hâs-ı Babadağı, altı kîse muhâsebesi vardır. Hâs-ı Karasu ve hâs-ı Dobruca ve hâs-ı Deliorman ve hâs-ı Hacıoğlubâzân ve hâs-ı Eskicum‘a ve hâs-ı Pirevadi ve hâs-ı Aydos ve hâs-ı Karnıbat ve hâs-ı şehr-i Silistre. Bu tahrîr olunan hâsların mâlıyla paşa askeriyle sefer eşer ve bu Silistre şehri kânûn üzre üç yüz akçe şerîf kazâdır. Niçe kerre beş yüz akçe pâyesiyle mollalara sadaka alınmışdır. Kazâ-yı hükûmetinde cümle (---) aded nâhiye kurâları var kim her biri birer rabta-misâl ma‘mûr kurâlardır. Senede kadısına otuz kise hâsıl olduğuna şübhe yokdur. Hatta zamânımızda mukîm efendi kırk kîse mâl oldu. Zîrâ re‘âyâsı şer‘-i şerîfe gâyet mutî‘lerdir. Paşasına cümle hâslarından ber-vech-i adâlet Melek Ahmed Paşa efendimiz zabtı üzre kırk bin guruş oldu. Ammâ sâ’ir vüzerâ dahi ziyâde tahsîl eder ma‘mûr eyâletdir. Sâ’ir bâd-ı havâsıyla ve cürm [ü] cinâyetiyle cümle sekiz aded sancağında iki kerre yüz bin guruş olur. Bir hâkimi dahi Tuna Kapudanı Maksûd Ağa'dır. Bir hâkimi dahi gümrük emînidir. Biri dahi sipâh kethüdâyeridir. Biri dahi yeniçeri serdârıdır. Biri dahi şehr voyvodasıdır. Biri dahi muhtesib ağadır. Biri dahi şehir nâ’ibidir. Biri dahi bâcdârdır. Biri dahi harâccıdır. Biri dahi balık emînidir kim yetmiş yük akçe iltizâmdır. Özi kal‘asıyla kırk pâre kal‘a kullarına bu balık emîni mevâcib verüp paşanın arzına altı kîse verüp paşanın arzı mûcebince der-i devlete balık emîninin muhâsebesi görülür. Bir hâkimi dahi kal‘a dizdârıdır. Ve bir hâkimi dahi mezheb-i Nu‘mân ibn Sâbit kim İmâm-ı A‘zam mezhebi şeyhülislâmıdır ve bir hâkimi dahi hasîbü'n-neseb ırk-ı tâhirden nakîbü'l-eşrâfıdır. Ve bir hâkim-i askerîsi dahi cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timara alaybeğisi sancak pâyesiyle hâkimdir. Ve'l-hâsıl on sekizinci hâkimi çeribaşıdır kim cümle erbâb-ı zü‘amâ ve erbâb-ı timar bu çeribaşı cem‘ eder. Tâ bu mertebe âbâdân ve mazbût eyâletdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 117b–118a ·
metinde göster ·
… a şübhe yokdur. Hatta Gelibolulu Muhammediyye sâhibi Yazıcıoğlu bir risâlesinde
hasîb
ü nesebiyle Saltık Bay Sultânı tavsîf eylemiş. Zîrâ anlar Ebü'l-feth asrında ol …
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı şehr-i Babadağı: Evvelâ derûn-ı şehirde menba‘-ı esrâr, merci‘-i ebrâr, âmil-i sıddîk, âlim-i tahkîk Hazret-i Sultân Sarı Saltık Muhammed Buhârâvî, ırk-ı tâhirden olduğuna şübhe yokdur. Hatta Gelibolulu Muhammediyye sâhibi Yazıcıoğlu bir risâlesinde hasîb ü nesebiyle Saltık Bay Sultânı tavsîf eylemiş. Zîrâ anlar Ebü'l-feth asrında olmağıla Hacı Bektâş'a ve Sarı Saltığ'a karîbü'l-ahd olmağıla menâkıbinde mufassal tahrîr eylemiş ve Ken‘ân Paşa vâlî-i Özi iken bir kaç sene Babadağı'nda muhâfazada iken nasb-ı nefs edüp Yazıcızâde menâkıbinden ve gayri fütûhât-ı Tohtamış Hân'dan Sarı Saltık Sultân'ın menâkıbların kâfiristânda tebdîl-i kıyafet etdüğü gazâların Ken‘ân Paşa kırk kerras kadar bir menâkıb-ı Saltık Bay tahrîr etmiş kim diller ile tahrîr olunmaz bir selîs ü âb-ı tâblı ve câ-be-câ ebyât-ı aş‘ârlı fesâhat u belâgat üzre Saltuknâme nâmında bir tevârîhdir. Meğer Ken‘ân Paşa merhûm hattât imiş. Hattât Demircikulu tarzında bir hatt-ı reyhânîdir kim gûyâ hatt-ı Yâkût-ı Musta‘sımî'dir. Zîrâ azîz hakkında münkerîn niçe kîl ü kâl edüp Saltık nâmında bir râhib idi, deyü iftirâ edüp âsim olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 127b ·
metinde göster ·
u nesîb küheylân atlar gelüp cümlesin kendü ile renc [u] anâ çeken ağalarına ih …
Bu gûne hasîb u nesîb küheylân atlar gelüp cümlesin kendü ile renc [u] anâ çeken ağalarına ihsân eyledi. Ertesi sa‘âdetlü pâdişâhın ihsânı olan esb-i ciyâda süvâr olup âheste âheste Hazret-i Ebâ Eyyûb-ı Ensârî ziyâretine gidüp edâ-yı ziyâret edüp yetmiş aded kurbân 172b eyleyüp cümle fukarâ-yı bâbullaha bezl olundu. Andan yine Topçular Sarâyı'na gelüp bu hakîre raht u bahtıyla bir eşheb at ve bir semmûr kafası kürk ve bir kîse guruş dukat {ihsân} edüp kendüsü tahsîl-i mizâc edince hizmetinde olup nedîm-i hâssı idik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172a–172b ·
metinde göster ·
… yancığa müstağrak ve bahrî hotoslar ile her birinin esb-i hussân-ı sâfinâtları
hasîb
ü nesîb Cılkıdan ve Musannek ve Gökeş ve Tariği ve Musâfaha ve Havvâre ve Mahmû …
Bunların mâbeynlerinde elli aded alây çavuşları zer-ender-zere müstağrak olup bellerinde üçer vukiyye gümüş kemerler üzre akve hançerler ve başlarında şam süvar teller ve niçesinin serinde ankâyî ciğalar ve ellerinde ikişer vukıyye gelir sîm-i hâlis çevgânlar ve kırmızı katîfe Rüstemânî şalvarlar ve atları kezâlik altışar pâre âlât-ı yancığa müstağrak ve bahrî hotoslar ile her birinin esb-i hussân-ı sâfinâtları hasîb ü nesîb Cılkıdan ve Musannek ve Gökeş ve Tariği ve Musâfaha ve Havvâre ve Mahmûdî ve Seylâvî ve Ketişe ve Mevâlî ve Dinoni ve (---)(---)(---)(---)(---) nâmân atlara bu mezkûr elli aded çavuşânlar süvâr olup tablbâzlarına tarralar urarak asker içre at bırağarak na‘ra-i Allah haykırarak asker düzüp alây gezüp "Yaşa, yaşa!" diyerek gûnâ-gûn rîş u şakalar ederek asker içre güzer ederlerdi. 247b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 247a–247b ·
metinde göster ·
… ‘ ü dilîr idi. Mihribân şehrinin monlâsı ve hâce-i İslâm'ı ve şerîf-i şürefâ-yı
hasîb
[ü] nesebi vardır. Ve kelenter ve münşî ve daroğa ve yasavul ağası ve dizçöken …
Der-beyân-ı hâkimân-ı Mihribân: Hâlâ dest-i şâhda ve hâk-i pâk-i Irâk'da başka hânlıkdır kim dörd bin çörek çeken ve donluk giyen nökere mâlik bir hân-ı âlîşânlıkdır. Zamânımızdaki hânın ismi Tolabar Hân idi. Hâk-i Kehrevân'dan bir şecî‘ ü dilîr idi. Mihribân şehrinin monlâsı ve hâce-i İslâm'ı ve şerîf-i şürefâ-yı hasîb [ü] nesebi vardır. Ve kelenter ve münşî ve daroğa ve yasavul ağası ve dizçöken ağası ve şâhbenderi ve'l-hâsıl on iki kadağa hâkimi vardır. Zîrâ hudûd-ı Bağdâd'da intihâ-yı serhaddir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 318b ·
metinde göster ·
… avmidir kim bunun dahi hadd [ü] nihâyetin Perverdigâr-ı Zü'l-celâl bilir. Cümle
hasîb
ü nesîb ve asl [u] fer‘i tahrîr olunan şeytân Hâris bu cân kavminin bir gulâmı …
Andan kable'l-Âdem halk olan cân kavmidir kim bunun dahi hadd [ü] nihâyetin Perverdigâr-ı Zü'l-celâl bilir. Cümle hasîb ü nesîb ve asl [u] fer‘i tahrîr olunan şeytân Hâris bu cân kavminin bir gulâmı idi. Ba‘dehû bunlar cümle helâk olup rûy-ı zemîne Hazret-i Âdem kadem basdığının hakkına sûretü'r-Rahmân'da Arapça nassı nâzil olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 397a ·
metinde göster ·
vehhâmlarsız. Baban Murâd Hân dahi gördüğü düşlerden vehm edüp her vâkı‘ayı par …
Paşa eydir: "Hey cânım, siz hasîbü'n-nesîb vehhâmlarsız. Baban Murâd Hân dahi gördüğü düşlerden vehm edüp her vâkı‘ayı parmağına dolayup söylemedik âdem komazdı. Sen dahi eylesin, ammâ gidere şu evhâmı. İbtidâ bu düşü bana söyledin. Ben hayr ile ta‘bîr etdim. Söz burada kalsın" deyü Sultân'a Paşa niçe gûne tesellîler verdi, ammâ müfîd olmayup Sultân günden güne cânib-i Hakk'a müteveccih olup yigirmi bin altun Mekke ve Medîne'ye ve yigirmi bin altun Harem-i Hâs'ın büyük ve küçük ve seferli ve kavurmacılar ve hazîneli ve kilârlı ve doğancılar ve Hâsodalarına vakf edüp her gece kırk bin salavât-ı şerîfe vasiyyet edüp yigirmi bin altunu teslîm-i mütevellî etdi ve yigirmi bin altun kendü tevâbi‘ u levâhıklarına ve yigirmi bin altun Melek Ahmed Paşa'nın cümle-cümle ağavâtlarına vasiyyet edüp teslîm-i mütevellî etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 76b ·
metinde göster ·
… ben Anadolu eyâletinde Uşak şehrinde tarîk-i Uşşakîden bir âşık-ı sâdık garîb ü
hasîb
ü nesîb sâdât-ı kirâmım, ammâ levendât ile ıhtılât etdiğimden ey çöğür çalup sa …
Herîf-i zarîf eydir: "Vallâhi pâdişâhım, ben Anadolu eyâletinde Uşak şehrinde tarîk-i Uşşakîden bir âşık-ı sâdık garîb ü hasîb ü nesîb sâdât-ı kirâmım, ammâ levendât ile ıhtılât etdiğimden ey çöğür çalup savt-ı hazînli eyi türküler çağırdığımdan Hasan Paşa beni huzûruna Bursa'ya gelirken getirdüp bile idim. Gördüm ki isyân ediyor. Âhir iki kerre firâr edüp yine halâs olamayup beni dutdular. Üçüncü def‘a anlar Konakçı Alî Paşa ve Çavuşoğlu Mehemmed Paşa ile döğüşmek sadedinde iken ben yine firâr edüp Uşak şehrinde yüz beş yaşında bir şerîfe anacığım vardır, anın yanında sekiz aydır saklı iken beni, Karahisâr beği dutup, beni halâs etmek içün benden bin guruş isteyüp, bir nukre vermediğim içün beni kayd [u] bend ile bu mahalle gönderirken anam dedi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 83a ·
metinde göster ·
… âre ve mühre ve mehrânî (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) bu gûne
hasîbü'n-nesîb
şecereli küheylân atlara mahabbeti olduğundan otak sâyebânı altında yetmiş seks …
Ve hâtır-ı şerîfleri dâ’imâ es-sâfinâtü'l-ciyâd misilli küheylân makûlesi hussâna ve nesl-i cilfidâna ve ma‘nek ve tarîkî ve seylâvî ve kebîşe ve mahmûdî ve musâfaha ve havâre ve mühre ve mehrânî (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) bu gûne hasîbü'n-nesîb şecereli küheylân atlara mahabbeti olduğundan otak sâyebânı altında yetmiş seksen kadar aded depen küheylân atlar bir bend ile huzûrunda deverân u çevelân u seyerân ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 49a ·
metinde göster ·
… lerinin parmakları Lanka hıyarı kadar vardır. Bi-emrillâhi te‘âlâ bu çâsârların
hasîb
ü nesîbleri cümle böyle bed çehreler imiş. Cümle kilisalarında ve hânelerinde v …
Ve kendüsi dâ’imâ tarak ile geysû-yı mergûlelerin taramadadır ve ellerinin parmakları Lanka hıyarı kadar vardır. Bi-emrillâhi te‘âlâ bu çâsârların hasîb ü nesîbleri cümle böyle bed çehreler imiş. Cümle kilisalarında ve hânelerinde ve talar guruşlarında kralı böyle bed çehre yazarlar. Eğer mahbûb çehre yazanları, "Beni taz[‘]îf etdin" deyü katl ederler. {Zîrâ bed çehre olduğıyçün} 67a anınla tefâhür kesb ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 66b–67a ·
metinde göster ·
… eği yigirmi bin cürd atlı Tatar'a mâlikdir. Hân kızlarından hâsıl olurlar. Yine
hasîbü’n-nesîb
Âl-i Cingiziyândandır, zîrâ bu Şîrî[n] beği mâ-tekaddemden hânlar (...) dan evv …
Andan kânûn üzre Şîrîn beği yigirmi bin cürd atlı Tatar'a mâlikdir. Hân kızlarından hâsıl olurlar. Yine hasîbü’n-nesîb Âl-i Cingiziyândandır, zîrâ bu Şîrî[n] beği mâ-tekaddemden hânlar (...) dan evvel Kırım eyeleri idi, zîrâ Cuci Hân Kırım'a mâlik olurken ibtidâ Kırım'a girüp kılıç urup Kırım'ı mutalayan(?) bu Şîr[în] beğlerinin ecdâdlarıdır kim Cuci Geray Hân bu gâzîlere ibtidâ duhter-i pâkîze-ahterin verdiklerinden ilâ hâze'l-ân kânûn-ı Cuci Hân'dır kim cemî‘i hânlar kızların bu Şîrîn beğlerine verirler. Anıniçün hânlara bunlar akrabâdırlar. Ve bu Şîrîn beği eli altında üç yüz aded hasîbü'n-nesîb mirzalar vardır. Hakkâ ki bu kavm-i kabîle büyük oymaklardır kim Çadır dağı 125b altında Nakşevân elinde sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125a–125b ·
metinde göster ·
… Anıniçün hânlara bunlar akrabâdırlar. Ve bu Şîrîn beği eli altında üç yüz aded
hasîbü'n-nesîb
mirzalar vardır. Hakkâ ki bu kavm-i kabîle büyük oymaklardır kim Çadır dağı ⟦12 …
Andan kânûn üzre Şîrîn beği yigirmi bin cürd atlı Tatar'a mâlikdir. Hân kızlarından hâsıl olurlar. Yine hasîbü’n-nesîb Âl-i Cingiziyândandır, zîrâ bu Şîrî[n] beği mâ-tekaddemden hânlar (...) dan evvel Kırım eyeleri idi, zîrâ Cuci Hân Kırım'a mâlik olurken ibtidâ Kırım'a girüp kılıç urup Kırım'ı mutalayan(?) bu Şîr[în] beğlerinin ecdâdlarıdır kim Cuci Geray Hân bu gâzîlere ibtidâ duhter-i pâkîze-ahterin verdiklerinden ilâ hâze'l-ân kânûn-ı Cuci Hân'dır kim cemî‘i hânlar kızların bu Şîrîn beğlerine verirler. Anıniçün hânlara bunlar akrabâdırlar. Ve bu Şîrîn beği eli altında üç yüz aded hasîbü'n-nesîb mirzalar vardır. Hakkâ ki bu kavm-i kabîle büyük oymaklardır kim Çadır dağı 125b altında Nakşevân elinde sâkin olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125a–125b ·
metinde göster ·
… mân'ın silsileleri Yâfes ibn Hazr[et-i] Nûh aleyhi’s-selâ[ma] müntehîdir. Cümle
hasîbü'n-nesîbleri
anane ile pâdişâh ve pâdişâhzâdelerdir. Anıniçün Tatar hânlar ile ammîleri tara …
Elli birinci atada Âl-i Osmân'ın silsileleri Yâfes ibn Hazr[et-i] Nûh aleyhi’s-selâ[ma] müntehîdir. Cümle hasîbü'n-nesîbleri anane ile pâdişâh ve pâdişâhzâdelerdir. Anıniçün Tatar hânlar ile ammîleri tarafından akrabâlardır. Ammâ vâlideleri tarafından sülâle-i zülâl-i Hüseynî sâdât-ı kir[â]mlardır, zîrâ (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) nâm sâdât-ı kir[â]mdan bir seyyide bânû-sıfat duhter-i pâkîze-ahter alup (---)(---) Hân ol kızdan vücûda gelüp anadan evlâd-ı Resûllerdir kim niçe tevârîhlerde musarrahdır. Ammâ Ertuğrul'dan öte ammîzâdeleri tarafından Âl-i Cingiz'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 130b ·
metinde göster ·
… eri ve başları uçlarındaki seng-i mezârlarında sin ü sâlleri ve saltanatları ve
hasîb
ü nesîbleri cümle mastûrdur. Ammâ mezkû[r] Kubilay Hân'ın babası Cingiz Hân'dır …
Bu yedi aded hânlar cümle Irâk-ı Dâdyân'da Hürmüz-i Tâcdâr yanındaki türbeler içre medfûnlardır kim etrâfları cümle ardıç ağaçlarıdır kim bu cihânda eyle ardıç ağaçları halk olmamışdır. Ve niçe alâmetleri ve başları uçlarındaki seng-i mezârlarında sin ü sâlleri ve saltanatları ve hasîb ü nesîbleri cümle mastûrdur. Ammâ mezkû[r] Kubilay Hân'ın babası Cingiz Hân'dır kim sene 61 târîhinde Hazret-i Risâlet-penâh bu Cingiz Hân'a nâme-i dürerbâr ile Mu‘âz ibn Cebel hazretleri nâm kimesneyi elçi gönderüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek elçi Cingiz Hân huzûruna varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 131a ·
metinde göster ·
Bu diyârda obur tanıtıcı, ya‘nî câdî sihirbâz bilici
hasîbü'n-nesîb
hukemâ şekilli ihtiyâr Çerkez âdemleri vardır. Anlara ölü sâhibleri mâl verüp m …
Bu diyârda obur tanıtıcı, ya‘nî câdî sihirbâz bilici hasîbü'n-nesîb hukemâ şekilli ihtiyâr Çerkez âdemleri vardır. Anlara ölü sâhibleri mâl verüp mukaddemâ ölmüş obur mezârlarına gelüp görürler kim henüz bu gece obur mezârından çıkup toprağı bozulmuş. Fi'l-hâl halk üşüp obur mezârın kazup görürler kim gözleri tâs-ı pür-hûna dönmüş, yüzü âdem kanı içdiğinden kıpkırmızı olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 152a ·
metinde göster ·
… eri değil bir alay ehl-i hıref kavimlerdir. Ancak her kabaklarında birer ikişer
hasîb
ü nesîb Takaku âdemleri vardır, ya‘nî papasları var hâkimleridir, ammâ yine kit …
Bu kabîle dahi Mekke ve Medîne'den gelen Serâkeys'in evlâdlarındandırlar. Bunlar dahi Abaza dağları dibinde gâyetü'l-gâye sarp dağlar ve hıyâbân ormanlar içinde sâkin olur on binden ekall başsız ve buğsuz âdemlerdir kim ceng-âver askeri değil bir alay ehl-i hıref kavimlerdir. Ancak her kabaklarında birer ikişer hasîb ü nesîb Takaku âdemleri vardır, ya‘nî papasları var hâkimleridir, ammâ yine kitâbî olmayup bir mezhebden değiller.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 155b ·
metinde göster ·
… an tamgaların nakş alırlar ve kânûnnâme-i Timur Hân'ı görürler. Ve Timur Hân'ın
hasîb
[ü] nesîbleriyle bir Çağataysi lisân ile hüsn-i hattı mühr hattı gibi zemîn kaz …
Ve kânûn-ı pâdişâhî isteyen ve her kavm [ü] kabîlenin hayvânâtlarına tamgaları nakş isteyen cümle ol amûda varup seyr [ü] temâşâ edüp lâzım olan tamgaların nakş alırlar ve kânûnnâme-i Timur Hân'ı görürler. Ve Timur Hân'ın hasîb [ü] nesîbleriyle bir Çağataysi lisân ile hüsn-i hattı mühr hattı gibi zemîn kazılmışdır. Ve cemî‘i merkadlerin atebe-i ulyâları ve seng-i mezârları üzre her kabir sâhiblerinin sinn [ü] sâlleri ve cümle 171a hayrât u hasenâtları ve'l-hâsıl hâl-i hayâtlarında her neye mâlik ise ve ne işledi ve ne kişi idi cümle mezârları taşlarında yâhûd hayrâtlarının der-i dîvârlarında celî hatt ile mastûrdur. Bir acâ’ib kavm-i ankâlar imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 170b–171a ·
metinde göster ·
ü nesîb şekilli erbâb-ı ma‘ârif Maskov kefereleri çokdur. Ekseriyyâ halkı tüccâ …
Bu şehirde hasîb ü nesîb şekilli erbâb-ı ma‘ârif Maskov kefereleri çokdur. Ekseriyyâ halkı tüccâr-ı füccârdır kim semmûr ve zincâb ve balık dişi ve güderi ve telatin fürûht ederler. Ammâ dükkânlarında avretler oturup her ne metâ‘ları var ise fürûht ederler, ayıb değildir, ammâ mahbûbu ve mahbûbesine hadd [ü] hasr yokdur. Cümle pâk çuka dolamalarının yenleri ve göğüsleri gümüş düğmeli ve başları elvân kalpaklıdır. Semmûr kürk ve nâfe kürk geyerler. Avretleri yine yüzü açık gezerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a ·
metinde göster ·
… de bir kurşumsuz tula kârgîr binâ kubbe-i ra‘nâ içinde Ece Sultân medfûndur kim
hasîbü'n-nesîb
sâdât-ı kirâmdandır. Türbe-i pür-envârında aslâ fukarâları yokdur. Bu karyede A …
Menzil-i karye-i Ece Sultân: Bu azîz-i merkûm bir bayır üzre bir cinîn-misâl hıyâbân-ı dırahtistân koru içinde bir kurşumsuz tula kârgîr binâ kubbe-i ra‘nâ içinde Ece Sultân medfûndur kim hasîbü'n-nesîb sâdât-ı kirâmdandır. Türbe-i pür-envârında aslâ fukarâları yokdur. Bu karyede Abdülkerîm Çelebi'de mihmân olup ertesi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a ·
metinde göster ·
… e maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem (---)(---)(---)(---) evkâf-ı azîmdir kim
hasîbü'n-neseb
olanların 219a taht-ı hükûmetlerinde olup salb [u] siyâset ve cürmü [ü] cinây …
Bu şehr-i atîk anın tahtgâhı idi. Niçe bin devlet eline girüp âhır-ı kâr sene 777 târîhinde Gâzî Hudâvendigâr fethidir, be-dest-i Gâzî Evrenos. Ba‘dehu küffâr-ı bed-kirdâr-ı murdâr bu şehre yine istîlâ edüp yine sene 786 târîhinde Gâzî Evrenos feth edüp bir dahi küffâr-ı hâksâra cây-ı me’men olmasın deyü kal‘asın câ-be-câ rahnedâr etmişdir. Hâlâ tahrîr-i Gâzî Süleymân Hân üzre Rûmeli eyâletinde Selânik sancağı hâkinde maktû‘-ı kalem ve mefrûzu'l-kadem (---)(---)(---)(---) evkâf-ı azîmdir kim hasîbü'n-neseb olanların 219a taht-ı hükûmetlerinde olup salb [u] siyâset ve cürmü [ü] cinâyet ve gayri mahsûlât-ı mütenevvi‘a cümle anların destinde olup keyfe mâ-yeşâ mutasarrıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 218b–219a ·
metinde göster ·
… lesini döğmeğe kâdir değildir. Hemân Arabın bir kabâhat etse anların mâbeyninde
hasîb
[ü] nesîb bir zengî Arab beği vardır, ana varup Arabından şikâyet edüp,
Der-şekl-i çâkerân-ı memlûkân: Bu şehirden tâ şehr-i Siroz'a varınca ekseriyyâ köleleri siyâh şütürleb Arabları var ammâ bir âdem kölesini döğmeğe kâdir değildir. Hemân Arabın bir kabâhat etse anların mâbeyninde hasîb [ü] nesîb bir zengî Arab beği vardır, ana varup Arabından şikâyet edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 233b ·
metinde göster ·
… zîrâ cümle bahâdır ve şecî‘ ve çete kavimdirler. Ve mâbeynlerinde 335a gâyet
hasîb
ü nesîb geçinir keferelerdir.
Bu mel‘ûnlardan cemî‘i Manya küffârları havf ederler, zîrâ cümle bahâdır ve şecî‘ ve çete kavimdirler. Ve mâbeynlerinde 335a gâyet hasîb ü nesîb geçinir keferelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 334b–335a ·
metinde göster ·
Der-tetimme-i şehrengîz-i külliyât: Evvelâ beyne'l-akrân gâyet gayret-keş yarar ve bahâdır ve şecî‘ fetâ gâzîlerdir. Ve gâyet müdebbir ve mütebassır ve cerî hâkimlerdir. Ve her şeyde ve şeş cihetde pâklerdir. Ve Arnavudistân'ın bu kavm-i hasîbü'n-nesîb Kureyşî çelebileridir, ammâ Ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at Hanefiyyü'l-mezhebiz derler ammâ bir alay âlüfte ve âşüftegân erbâb-ı ma‘ârif âdemleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 360a ·
metinde göster ·
Andan yukaru iç kal‘a önünde bir mürtefi‘ yerde câmi‘-i Ohrîzâde, bunlar
hasîb
[ü] nesîb hânedân sâhibi kralzâdeler imiş. Hâlâ bu şehir anların hükmünde fermâ …
Andan yukaru iç kal‘a önünde bir mürtefi‘ yerde câmi‘-i Ohrîzâde, bunlar hasîb [ü] nesîb hânedân sâhibi kralzâdeler imiş. Hâlâ bu şehir anların hükmünde fermân-berdir. Bir kurşumlu ve tahta kubbe örtülü ve bir kârgîr minâreli müferri[h] câmi‘ binâ ederken Allâhu a‘lem Sultân Bâyezîd-i Velî bir gazâya giderken bu câmi‘i görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370a ·
metinde göster ·
… 'dir, anın oğlu Seyyid Hüsâmeddîn'dir, anın oğlu bu Hazret-i Osmân Baba'dır kim
hasîbü'n-nesîb
ırk-ı tâhirden olup sâdât-ı kirâmdan olduğuna şekk-i şübhe yokdur. İbtidâ Belh …
Der-sitâyiş-i menâkıb-ı azîz-i merhûm: Bizzât bu Osmân Baba Sultân ır[k]-ı tâhir-i sülâle-i ehl-i Abâ'dandır kim Mûsâ Kâzım hazretlerinin yedinci oğlunun oğullarından Seyyid Alî'dir, anın oğlu Seyyid Hüsâmeddîn'dir, anın oğlu bu Hazret-i Osmân Baba'dır kim hasîbü'n-nesîb ırk-ı tâhirden olup sâdât-ı kirâmdan olduğuna şekk-i şübhe yokdur. İbtidâ Belh [u] Buhârâ'dan kendüler Hazret-i Hacı Bektaş-ı Velî ile Hoca Ahmed-i Yesevî'den me’zûn olup Âl-i Osmân'a imdâda gelüp Orhân Gâzî ile Bursa fethinde bulunup ba‘dehu anın asrında Orhân Gâzî oğlu Süleymân Beşe ile meşveret edüp Süleymân Beşe'den mukaddem üç yüz nefer fukarâlarıyla ibtidâ bu Osmân Baba Rûm'a kadem basup def u kudûmun döğerek ve gülbâng-ı Muhammedî çekerek alem ve (...) ve sancağ bayrakların açarak doğru Edirne kralına buluşup Rûm'da seyâhat ederdi. Ve kadem basduğı yerler cümle İslâm diyârı ola, deyü du‘â ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379a ·
metinde göster ·
… kefene veririz. Ve gayri yerden kız dahi almazız. Anıniçün cümle şehrimiz halkı
hasîbü'n-nesîb
er oğlu erler pehlivân erenler" deyüp bu gûne ahlâk-ı cemîlelerden tavsîf etdil …
"Su’âlin vâriddir. Bizim fetâlarımızın gâlib olduklarının aslı oldur kim her biri birer kibâr-ı evliyâullâhın zürriyyetindendir. Anıniçün zahrları yere gelmez ve bir fetâmız düşmenden rûgerdan olmaz. Secî ve bahâdır yiğitlerimiz vardır. Ve bizim şehrimizde hâsıl olan duhter-i pâkîze-ahterlerimiz bu şehirden taşra çıkarup sâ’ir kurâ halkına vermeziz, yine bunda kefene veririz. Ve gayri yerden kız dahi almazız. Anıniçün cümle şehrimiz halkı hasîbü'n-nesîb er oğlu erler pehlivân erenler" deyüp bu gûne ahlâk-ı cemîlelerden tavsîf etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y23a ·
metinde göster ·
ü nesîb ırk-ı tâhirden Çelebi Efendi hazretleri cemî‘i ulûm-ı şettâya mâlik olu …
El-hâsıl arz-ı bihiştden bir köşedir. Ve hasîb ü nesîb ırk-ı tâhirden Çelebi Efendi hazretleri cemî‘i ulûm-ı şettâya mâlik olup ders-i âmdır. Ve takrîrinde bir halâvet ve lisânlarında bir fesâhat u belâgat var kim her kim istimâ‘ ederse feyza-yâb olur. Gûyâ Teftazânî ve Kadı Beyzâvî kendüleridir. Ve her kim bu âsitânede teyemmünen ve teberrüken bir kez bismillâh dedi ise Minkârîzâde gibi müftî-i enâm yâhûd dâr-ı bâkîde hümâm olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y141a ·
metinde göster ·
… âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi çokdur. Ammâ herbirinin
hasîb
[ü] nesîbin su’âl eylesen birer peygambere müntehî olur.
Ve bu şehir gerçi iki kûhsârın derûnuna düşüp mahbûb-ı cihân gibi dirâgûş etmişlerdir. Ammâ âb [u] hevâsı gâyet latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi çokdur. Ammâ herbirinin hasîb [ü] nesîbin su’âl eylesen birer peygambere müntehî olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y206b ·
metinde göster ·
… n kapusu bacası yokdur. Bundan içre bir ferd duhûl etmeğe kâdir değildir. Ancak
hasîb
ü nesîb (---) zâde yılda bir kerre girüp menşefe ile süpürüp gubârdan tathîr ed …
Ve bu kafeslerden içeri bir kat dahi servi ahşâbâtından hurde sadefkârı doğramacı işgâli parmaklıklar Sahra-i şerîfi dâ’iren-mâdâr dirâgûş etmişdir. Bunun kapusu bacası yokdur. Bundan içre bir ferd duhûl etmeğe kâdir değildir. Ancak hasîb ü nesîb (---) zâde yılda bir kerre girüp menşefe ile süpürüp gubârdan tathîr eder. Ve cümle züvvâr taşradan tavâf ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y213a ·
metinde göster ·
… , derler. Fukarâlardır. Hakîkatü'l-hâl bu Arabistân'da husûsâ Arz-ı Mukaddes'de
hasîb
[ü] nesîbe i‘tibâr edüp küflerin gözedirler. Rûm diyârı gibi Nedelko ve Dimço v …
Karye-i Yûnus Nebî: Kırk elli hâneli karyedir. Bunlar ol zu‘m üzrelerdir kim Hazret-i Yûnus'dan bu bi’r mucizesin isteyen ümmetlerinin neslindeniz, derler. Fukarâlardır. Hakîkatü'l-hâl bu Arabistân'da husûsâ Arz-ı Mukaddes'de hasîb [ü] nesîbe i‘tibâr edüp küflerin gözedirler. Rûm diyârı gibi Nedelko ve Dimço ve Yuvan nâm memlûklarına kız verüp kız almazlar. Her biri ecdâdları kime müntehîdir bilirler. Ve bu Ayn-ı Selvân'ın taraf-ı cenûbîsinde bir püşte üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y220a ·
metinde göster ·
… b türbedârı sığar ve andan gayri bir merd oturmağa kâdir değildir. Zîrâ bu azîz
hasîb
ü nesîbdir. Bunların zürriyyetine mahsûs bir hidmetdir. Ve bu türbedârın başı u …
Be-kavl-i ibn Abbâs, bu gârın kapusuna bâb-ı Serdâb derler. Taşra harem altından yolu vardır, ammâ kâ[r]gîr binâ ile mesdûddur. Buhtu'n-nasr-ı ahmak cesed-i Hazret-i İbrâhîm'i ve gayri enbiyâların na‘ş-ı şerîflerin çıkarmağa sa‘y-i ihtimâm murâd edindikde niçe bin ummâlleri helâk olup ferâgat etmiş. Ammâ câmi‘ içre âsitâne-i Halîl dibinde bir menfez yeri vardır. Destâr ile bir âdem kellesi sığar bir mevzi‘dir. Ve fevkında iki nahîf mermer-i nazîf üzre bir küçücük kubbeciği vardır. Ve iki rakîk sütûn-ı mermer dahi dîvâra muttasıldır. Bu çâr sütûn üzre mebnî kubbe içre ancak Serdâb türbedârı sığar ve andan gayri bir merd oturmağa kâdir değildir. Zîrâ bu azîz hasîb ü nesîbdir. Bunların zürriyyetine mahsûs bir hidmetdir. Ve bu türbedârın başı ucunda üç dâne murassa‘ ve mücevher kanâdîller maslûbdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229b ·
metinde göster ·
… erdi kim her ayakları birer kîse değer. Zîrâ bunlar mâbeyninde küheylân atların
hasîb
nesebiyle gerdenlerinde şecereleri vardır kim girân-bahâlı sâfinâtü'l-ciyâd atl …
"Vallâhi, hedâyâsın gönderirem, kendim varmam". deyüp üç dâne küheylân at gönderdi kim her ayakları birer kîse değer. Zîrâ bunlar mâbeyninde küheylân atların hasîb nesebiyle gerdenlerinde şecereleri vardır kim girân-bahâlı sâfinâtü'l-ciyâd atlar olur. Bu atlar ile elli çift kaplan postları ve yigirmi şemâme amber-i hâm gönderüp paşa hedâyâsın kabûl etmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y266a ·
metinde göster ·