… erâyâ ol sazları mevsiminde koparup ve terbiye etdikden sonra gûnâ-gûn münakkaş
hasırdan
seccâdeler ve mak‘adlar ve döşemeler dokurlar kim âdem hayrân olur.
Ve bu Manyas gölünün kenârlarında serâmed sazları hâsıl olup bu buhayre etrâfında olan re‘âyâ vü berâyâ ol sazları mevsiminde koparup ve terbiye etdikden sonra gûnâ-gûn münakkaş hasırdan seccâdeler ve mak‘adlar ve döşemeler dokurlar kim âdem hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 88b ·
metinde göster ·
efzûn idi ve serdâr-ı muzafferimizin fermânıyla şarbatak kal‘asına ve Sekelhit …
Mukaddemâ bu şehr-i azîm bâlâda memdûhdur, ammâ şimdi bunda cümle asâkir-i İslâma meştâ fermân olunup dellâllar nidâ etdikde el-azametullâh Erdel diyârında alınan mâl-ı ganâ’imler meydân-ı mahabbete çıkup envâ‘-ı sîm ve zerrîn âvânları ve pençe-i âfitâb-ı mehtâb duhter-i pâkîze-ahterler ve rûh-ı musavver pençe-i âfitâb muğpîçeler ve dûşîze ve şûrîze kâlim nisvân-ı sâhib-isyânlar bâzâr-ı Belgrad'da bey‘u şirâ olundu kim hadd [ü] hasırdan efzûn idi ve serdâr-ı muzafferimizin fermânıyla şarbatak kal‘asına ve Sekelhit kal‘aları üzre sefere gitmek içün kal‘a-i Vârat'dan çıkan polad-ı Nahçivânî olan mezkûr putları top dökmek içün bir putu Ferhâdî külünkler ile yüz bin renc-i anâ çekerek kırup âteşe bırağup eritmek mümkün olmayup âhir-i kâr âteşden çıkarup ferâgat etdiler. Tâ bu mertebe böyle bir garîb ü acîbe me‘âdin-i ibret-nümâ iken Façatlı Alî Ağa'nın dest [ü] bâzûsuna kuvvet kim böyle bir polad-ı Nahçivânîyi bir tîğ-i bürrân ile iki pâre eden Alî Ağa'ya hezâr ahsend ve sadlek ve kez lek bâr[ek] Allâh. Ba‘dehû Belgrad'dan yine cânib-i cenûba,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 127a ·
metinde göster ·
… kızakların ikişer ve birer yerinde çam direklerinda sazdan ve kamışdan örülmüş
hasırdan
yelkenleri var. Ve her kızak gemide yigirmişer otuzar at bağlayacak ıstabl-misâ …
Cümle kızakların ikişer ve birer yerinde çam direklerinda sazdan ve kamışdan örülmüş hasırdan yelkenleri var. Ve her kızak gemide yigirmişer otuzar at bağlayacak ıstabl-misâl âhûrlar ve ocaklı müte‘addid tahtadan çatılmış odalar ve matbahlar ve ayak yolları âmâde kızak gemileridir. Ammâ buz deryâsı üzre olmak ile bu gemilerin ne dümeni ve ne kürekleri ve ne kürekçileri var. Ancak hasırdan yelkenleri kullanmağa gemisine göre beşer onar aded bâdbân, kâr kâfirleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… e olmak ile bu gemilerin ne dümeni ve ne kürekleri ve ne kürekçileri var. Ancak
hasırdan
yelkenleri kullanmağa gemisine göre beşer onar aded bâdbân, kâr kâfirleri var.
Cümle kızakların ikişer ve birer yerinde çam direklerinda sazdan ve kamışdan örülmüş hasırdan yelkenleri var. Ve her kızak gemide yigirmişer otuzar at bağlayacak ıstabl-misâl âhûrlar ve ocaklı müte‘addid tahtadan çatılmış odalar ve matbahlar ve ayak yolları âmâde kızak gemileridir. Ammâ buz deryâsı üzre olmak ile bu gemilerin ne dümeni ve ne kürekleri ve ne kürekçileri var. Ancak hasırdan yelkenleri kullanmağa gemisine göre beşer onar aded bâdbân, kâr kâfirleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a ·
metinde göster ·
… zeyyendir. Ammâ bu Japohakirmen mahalli dağıstân ve ormanistân yerler olmak ile
hasırdan
yelkenli kızak gemilerimiz artık işlemez olup kızaklardan çıkup atlara süvâr ol …
Bu şehri de Timur Hân harâb etmişdir. Bir günde harâbistânını güc ile ubûr etdik, ammâ yine on bin kadar saz ve kamış örtülü evleri ve kırk aded kiliseleri var. Çârsû-yı bâzârı gâyet müzeyyendir. Ammâ bu Japohakirmen mahalli dağıstân ve ormanistân yerler olmak ile hasırdan yelkenli kızak gemilerimiz artık işlemez olup kızaklardan çıkup atlara süvâr olunmak tenbîh olunup üç gün bu Japohakirmen'de tekâ‘üd etmek tenbîh olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 182b ·
metinde göster ·
Hulâsa-i kelâm bu seyâhatimizde Bahr-i Harez sâhilinde Maskov'un Terek kal‘asından tâ bu Balu Hân'a, Ejderhân'a, Alatır'a, Kazan'a, Sarây'a, Mujikkirmân'a ve nehr-i Edil kenârında ve nehr-i Cayık sâhilinde ve Türk Or'u kenârında ve'l-hâsıl gayri yerlerde Maskov'un yüz otuz altı pâre kal‘a-i azîmlerin seyr [ü] temâşâ edüp nehr-i Ten kenârına gelüp tâ kal‘a-i Azağ'a gelince nehr-i Ten'in yemîn [ü] yesârında olan cümle (---) aded nâmdâr kal‘aları hasırdan yelkenli kızak gemileriyle buz deryâsı üzre tâ Azağ'a gelüp andan Heyhât sahrâsı içre erba‘în ve zemherîr geçirüp şeb [ü] rûz niçe bin âlâm-ı şedâ’idi ve niçe yüz bin meşakkat-i râh-ı hemrâhı ol şiddet-i şitâda çeküp vilâyet-i Çerkezistân'a düşüp niçe bin derd-i serencâm çeküp hamd-i Hudâ bir gün Cenâb-ı Allâh bu abd-i ez‘afı'l-ibâda bir âh-ı ciğer-sûz çekdirmeyüp ve bir ân müşevveşü'l-hâl etmeyüp ten-dürüstî diyâr-ı İslâm'a bu kal‘a-i Taman'a sihhat ü selâmetle dâhil olup meşakkat-i râh mihnetleri cümle ferâmûş edüp subh u mesâ hâne be-hâne sohbet-i hâslar edüp Hakk'a ibâdet ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 194a ·
metinde göster ·
… fi kılları ve çeşm-i nergislerinin sürmedânı ve mîldânı ve bir kıt‘a içi ziftli
hasırdan
âbdest ibrîği ve bir zıbru ağacından tesbîhi ve bir kıt‘a çimşîrden na‘lın-ı şe …
Ve bir cevâhir ile musanna‘ bir sandûka içre Hazret-i Risâlet['in] Uhud gazâsında şehîd olan dendân-ı şerîfi ve bir dutam mübârek lihye-i şerîfi kılları ve çeşm-i nergislerinin sürmedânı ve mîldânı ve bir kıt‘a içi ziftli hasırdan âbdest ibrîği ve bir zıbru ağacından tesbîhi ve bir kıt‘a çimşîrden na‘lın-ı şerîfi ve bir hezârân alaca asâsı ve pâypûş-ı şerîfi ve iki kıt‘a hırka-i şerîfi, biri hûrmâ lîfi saruya mâ’il ve biri beyâz kutnî sûzenî cillâyî Q 180a hil‘at ve bir eğer ve bir kara kılıc ve bir deve yüğü kuşak ve bir deve yüğü ridâ ve bir deve yüğü destâr-ı şerîf ve bir beyâz sûzenî arakıyye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y56a ·
metinde göster ·
… enâh'ın hevdecidir kim içinde hırka-i şerîfi ve misvâk ve na‘leyn ve içi ziftli
hasırdan
âbdest ibrîği ve bir Kelâm-ı İzzeti, ve'l-hâsıl gayrı cihâz-ı fakrı yüklenüp ha …
Mahmel oldur kim Hazret-i Risâlet-penâh'ın hevdecidir kim içinde hırka-i şerîfi ve misvâk ve na‘leyn ve içi ziftli hasırdan âbdest ibrîği ve bir Kelâm-ı İzzeti, ve'l-hâsıl gayrı cihâz-ı fakrı yüklenüp harem-i Resûlullâh olup Âyişe-i Sıddîka süvâr olurlardı, hâlâ ol resimdir. Ammâ teberrüken selef pâdişâhları ve âl-i Osmân mahabbeten çâr-gûşe ibrîşim zarflı bir sivri siyâh harîrli kubbedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y204a ·
metinde göster ·
yancıklı ve tilki kuyruğu hotaslı sığırlara ve hımârlara ve şâh-ı gedâ atlara s …
Ve sünnet olacak sıbyânların önlerince kınâlı ve hasırdan yancıklı ve tilki kuyruğu hotaslı sığırlara ve hımârlara ve şâh-ı gedâ atlara süvâr olmuş kaşmer ve mudhik ü mukallidler gûnâ-gûn şakalar ederek ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y245a ·
metinde göster ·
… asasa ve su‘bân yatağı bir şehr-i harâbdır. Bir cânibinde Nîl kenârında iki yüz
hasırdan
hâneli kurâ şekilli bir beleddir. Ancak bir câmi‘leri var, minâresi yokdur. Bu …
Bu dahi zamân-ı kadîmde eyle bir şehr-i azîm imiş kim kâmil bir gün harâbistânında gitdik. Bunda olan acâyibât u garâyibâtdan mutalsamâtlar ve amûd-ı serâmedler ve İslâmbol'da Atmeydânı'ndaki gibi çâr-gûşe yekpâre sütûnlarda acâyib hey’et-i garîbeler ile âmâde alâyimâtlar var kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Âd kavminin şehri imiş. Habeş'den yetmiş bin fîl ile Ebrehe nâm bir sâhib-hurûc gelüp bu şehrin deyr-i diyârın harâb ve ahâlîsin kebâb edüp hâlâ eyle harâbistân bûm [u] masasa ve su‘bân yatağı bir şehr-i harâbdır. Bir cânibinde Nîl kenârında iki yüz hasırdan hâneli kurâ şekilli bir beleddir. Ancak bir câmi‘leri var, minâresi yokdur. Bu câmi‘ cenbinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y385a ·
metinde göster ·
… cânib-i şarka tahta kapusu nâzırdır. İçinde beş yüz mikdârı bûriyâ ve bî-riyâlı
hasırdan
ve kamışdan evleri ve bir köhne câmi‘i var. Dizdârı ve neferâtı ve gayrı imârât …
Zülyezen binâsıdır. Nîl'in cânib-i şarkında İsvân tarafında boğaz ağzında şekl-i müdevver bir rabât-ı kavîdir. İçinde kabâ’il-i Karh Urbânı sâkindir. Cirmi ma‘lûmum değildir. Ancak cânib-i şarka tahta kapusu nâzırdır. İçinde beş yüz mikdârı bûriyâ ve bî-riyâlı hasırdan ve kamışdan evleri ve bir köhne câmi‘i var. Dizdârı ve neferâtı ve gayrı imârâtı yokdur. Zamân-ı kadîmde bu kal‘adan karşu tarafdaki kayalarda olan gâr-ı yetîmânlara zencîr bağlayup âyende vü revende keştîlerden bâc alırmış. Hâlâ silsile kayd edecek yerleri nümâyândır. Bu Ebvâb kal‘asın dahi geçüp Nîl kenârınca cenûba taşlı ve çakıllı yerlerde altı sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y389a ·
metinde göster ·
bir gûne ma‘mûr evlerdir. Cümleden kâşif sarâyı ve yedi bölük serdârlarının ve …
Ve şehri Nîl'in cânib-i şarkında bin iki yüz müfîd [ü] muhtasar hânelerdir. Eyle mükellef sarây-ı azîmler yokdur, ekseriyyâ kamışdan ve hasırdan bir gûne ma‘mûr evlerdir. Cümleden kâşif sarâyı ve yedi bölük serdârlarının ve çorbacıların ve menfî Şekerpâre Hâtûn'un ve Musâhib Ali Ağa'nın sarâyları a‘lâ binâlardır. Ve câ-be-câ muhâfazada olan askerî tâ’ifesinin dahi hâneleri ma‘mûrdur. Ve cümle yigirmi altı mihrâbdır, ancak (---) cum‘a kılınur, mâ‘adâ zâviyelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y390b ·
metinde göster ·
ve neyden müfîd [ü] muhtasar evler vardır. Süleymân Hân câmi‘i ve Özdemir mesci …
Kal‘asında üç yüz mikdârı hasırdan ve neyden müfîd [ü] muhtasar evler vardır. Süleymân Hân câmi‘i ve Özdemir mescidi vardır. Bundan gayrı hân ve hammâm ve medâris ve zâviye ve mekteb ve sebîl yokdur. Ancak on aded mikdârı çalaşdan ya‘nî külbe-i ahzândan dükkânlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y393a ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘a içre cümle bin altmış sagîr ü kebîr kamış ve
hasırdan
ve tula-binâ evlerdir. Yigirmi mihrâbdır. Cümle halkı Şâfi‘iyyü'l-mezheb ehl-i …
Ve bu kal‘a içre cümle bin altmış sagîr ü kebîr kamış ve hasırdan ve tula-binâ evlerdir. Yigirmi mihrâbdır. Cümle halkı Şâfi‘iyyü'l-mezheb ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘at musallî âdemlerdir. Cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik çârsû içinde Melik Seyfeddîn Kakan câmi‘i ve Melik Hâris Kakan câmi‘i ve Melik Tübba‘ Kakan câmi‘i ve hâlâ nev-binâ Kan Hüseyin Beğ câmi‘i. Bu câmi‘ler müfîd [ü] muhtasar cevâmi‘lerdir, minâreleri alçakdır ve müzeyyen değildir, hemân sünnet üzre binâ olunmuşdur. Hutbeyi evvel Kakan Melik nâmına, ba‘dehu hâdimü'l-haremeyn deyü ihtisâr üzre Kaysar Muhammed der. Ve elli kadar zâviye ve bir imâret ve iki vekâle-i muhtasar ve altı mekteb ve yigirmi sebîl ve bir hammâm-ı sagîr ve yüz mikdârı dükkân ve on kahve ve yigirmi bozahânesi vardır. Ve cümle dükkânları şeb [ü] rûz açıkdır, metâ‘ları şöyle durur, gâyet emn [ü] emândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y396b ·
metinde göster ·
… anın garbında olan varoş-ı azîm altı bin aded tûb ve haşeb ve kamış ve çalaş ve
hasırdan
evlerdir. Cümle tarîk-ı âmları pâk rimâldir.
Dâyiren-mâdâr tula-binâ kal‘ası üç bin adımdır. Ve üç kapusu. Ve kal‘a içinde tûbdan Kakan İdrîs câmi‘i: Minâresi vardır; ekseriyyâ ubûr etdiğimiz kal‘aların câmi‘lerinde minâreleri yokdur. Ve melik sarâyı ve vezîrleri ve erbâb-ı dîvân ve a‘yân hâneleri tûbdan ve Nîl tîniyle sıvanmış kamış ve çalaşdan müfîd [ü] muhtasar iki bin bâğsız ve bâğçesiz evlerdir. Ammâ cümleden melik sarâyı Nîl'e nâzır havâdâr sarâydır. Bir hammâmı ve Nîl kenârında limon u turunc ve hûrmâlı ve reyhân gülistânlı müzeyyen sarâydır. Bu kal‘a içinde aslâ çârsû-yı bâzâr yokdur. Lâkin kal‘anın garbında olan varoş-ı azîm altı bin aded tûb ve haşeb ve kamış ve çalaş ve hasırdan evlerdir. Cümle tarîk-ı âmları pâk rimâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y414b ·
metinde göster ·
… ından ba‘zı hedâyâlar verdiler, hikmet-i İlâh ol bize hedâyâ verdi. Şehri cümle
hasırdan
ve kamışdan evlerdir. İki câmi‘i ve birkaç yüz hânesi vardır. Ve evlerinde herk …
Bu şehr-i Porega hâkimi ol gece bizi bekleyüp kârbân halkından ba‘zı hedâyâlar verdiler, hikmet-i İlâh ol bize hedâyâ verdi. Şehri cümle hasırdan ve kamışdan evlerdir. İki câmi‘i ve birkaç yüz hânesi vardır. Ve evlerinde herkesin birer misk kedisi mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433b ·
metinde göster ·
… taş-binâdır. Ve birkaç mesâcidleri ve yigirmi mikdârı koçaşdan ya‘nî çalıdan ve
hasırdan
dükkânları var. Ve iskele başında Bânyân kavmi ya‘nî âteş-perest kâfirlerin mah …
Ve bu cezîre-i Sevâkin'de cümle iki yüz altmış kârgîr ve hasır ve kamışdan ve çalaşdan evlerdir. Cümle toprak örtülü müfîd ü muhtasar hânelerdir. Ve Özdemir Paşa'nın bir sadece bir minâre-i pestli câmi‘i var, cümle taş-binâdır. Ve birkaç mesâcidleri ve yigirmi mikdârı koçaşdan ya‘nî çalıdan ve hasırdan dükkânları var. Ve iskele başında Bânyân kavmi ya‘nî âteş-perest kâfirlerin mahzenleri var, her ecnâs zî-kıymet metâ‘lar ile memlû‘ mahâzinlerdir. Bu zikr olunan imâretlerden gayrı hân u hammâm ve imâret ve medrese ve bâğ u bâğçe ve bostân yokdur. Lâkin bu câniblerde Fûncistân ve Zencistân ve Dumbistân melikleri vilâyetlerinin iskelesi olmağile gâyet ganîmet yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y436a ·
metinde göster ·
, ne‘ûzu billâh Şeb deryâsı içre gidüp geminin rübbânları ve mellâh fellâhları y …
Deryâya çıkup gördüm, bu geminin yelkenleri hasırdan, ne‘ûzu billâh Şeb deryâsı içre gidüp geminin rübbânları ve mellâh fellâhları ya‘nî gemicileri keştînin başına oturup dâ’imâ deryâya nâzırdır. Kaçan önlerine şeb gelse, yemînek yâhûd yesârek deyü geminin kıçında re’îse haber eder, ol dahi dümeni ana göre çevirir. Vây eğer bu yemînek yesârek diyenin hilâfında re’îs bir amel ederse dedeni deryâya cump bil. Ve her adımda Y 437a bin kerre Fâtiha Fâtiha diyerek, gemi Fâtiha ile mâl-â-mâl oldu. Hakîkatü'l-hâl bu gemilerde Fâtiha olmasa ol gemi bu deryâda bir ân selâmetle şinâverlik edemez. Zîrâ yelkeni hasîr ve rübbânları fakîr ve safrası taş çakır [ve] yükü karhâ-yı akîr ve mismârları habl-i hasîr ve gemileri altında yağı dühn-i ba‘îr ve içi mâl-â-mâl dakîk-i şa‘îr; el-hâsıl bu hâl üzre Süveys deryâsı içre şeb arasında şeb [ü] rûz ubûr ederek kıyı sıra kıyı sıra renc [ü] anâ çekerek altı günde niçe cezîrelere uğrayup temâşâlar ederek ve niçe cezîreleri ubûr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y436b–Y437a ·
metinde göster ·
ve kamışdan evleri vardır. Halkı mezheb-i dîn-i Ahmed ve haşır neşir ne idüğin …
Kal‘asına çıkmadım, ammâ aşağı rabâtı bin mikdârı hasırdan ve kamışdan evleri vardır. Halkı mezheb-i dîn-i Ahmed ve haşır neşir ne idüğin bilmezler. Ammâ ganîmet vilâyetdir. Bu dahi iklîm-i evvelde olmağın tûl-i nehârı ve arz-ı beledi berâberdir. Bunda Portakal küffârları ticâret ile çok gelirler. Hattâ bir Portakal civânı bizimle bile gelüp yanında [yanımızda?] İslâm ile müşerref olup hizmetimizde oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·