… ders-i âmmı ve talebeleri vardır. Ve her câmi‘de ve ba‘zı zâviyelerde medrese-i
hasbîler
mukarrerdir.
Cümle (---) mihrâbdır. Evvelâ cümleden cemâ‘at-i kesîreye mâlik câmi‘-i kadîm Ebü'l-feth Câmi‘i iç kal‘adadır. Andan aşağı çârsû içre şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîre ile müzdehim Zâhîd Efendi Câmi‘i, bu dahi toprak ile mestûr tarz-ı kadîm câmi‘-i atîkdir. Bir nâzük, mevzûn ve rakîk, miyân-ı serâmed tula minâre-i bâlâsı vardır, sol tarafında iki aded bâb-ı mu‘allâsı vardır. Mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn ve boyahâne-i sultânî ve kappan-ı dakîk-i dihkânı Zâhid Câmi‘i'nin yesâr tarafındadır. Ve Karı hammâmına muttasıl Kadızâde Mehemmed Çelebi Câmi‘i hayli vâsi‘ ve musanna‘ ve kâr-ı kadîm ve şîrîn-kâr câmi‘-i azîmdir. Nehr-i Çoruğ'a karîb bir garîb câmi‘i-i acîbdir. Ve Şengülbây Câmi‘i ve nehr-i Çoruğ aşrı olan şehre Yüres mahallesi derler anda, dahi bir câmi‘-i kadîm vardır. Lâkin tahta minârelidir. Bu zikr olunan cevâmi‘lerden mâ‘adâ mahalle mesâcidlerdir. Ve bir imâret-i ıt‘âm-ı dârü'z-ziyâfesi vardır kim âyende vü revendeye ni‘meti mebzûldır. Ve bir imâret-i dârü't-tedrîsi ve ders-i âmmı ve talebeleri vardır. Ve her câmi‘de ve ba‘zı zâviyelerde medrese-i hasbîler mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 327b ·
metinde göster ·
… r. Ammâ ulemâ ve sulehâ ve talebeleri çok olmağıla her câmi‘de ve her mesâcidde
hasbî
ders âmilleri vardır. Gûnâ-gûn fünûnlar tilâvet olunur. Hayli zekî ve reşîd ve …
Ve kırk sekiz mahallede kırk sekiz mekteb-i tıflân-ı ebced-hânı vardır. Lâkin dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve dârü'l-it‘âm imâretleri yokdur. Ammâ ulemâ ve sulehâ ve talebeleri çok olmağıla her câmi‘de ve her mesâcidde hasbî ders âmilleri vardır. Gûnâ-gûn fünûnlar tilâvet olunur. Hayli zekî ve reşîd ve necîb, zî-akl ü zî-fehm sulahâ-yı ümmetden ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘et, musallî, ehl-ı ırz ve ehl-i hâl, halûk ve halîm ü selîm âdemleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 341b ·
metinde göster ·
şeyhleri vardır. Ve cümle kırk aded mekteb-i sıbyân [u] tıflân-ı ebcedhânı vard …
Evsâf-ı dârü'l-kurrâ ve mekteb-i sıbyân: Üç yerde seb‘a ve aşere ve takrîb kırâ’eti tilâvet olunur dâr-ı kurrâları var; lâkîn mahsûs talebelerine vazîfe-i mu‘ayyeneleri yokdur, hasbî şeyhleri vardır. Ve cümle kırk aded mekteb-i sıbyân [u] tıflân-ı ebcedhânı vardır. Niçesinin ıydiyye libâsları ve surre-i atiyyeleri taraf-ı vakfdan ihsân olunur, ma‘mûr mekteblerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 23a ·
metinde göster ·
ders-i âmmlar vardır kim gûnâ-gûn fünûn-ı şettâ görülür. Ekseriyyâ ahâlî-i Aksa …
Gayri cevâmi‘ ve mesâcidlerde niçe hasbî ders-i âmmlar vardır kim gûnâ-gûn fünûn-ı şettâ görülür. Ekseriyyâ ahâlî-i Aksarây müfessir ve muhaddis ve fakîh olurlar. İlm-i ferâ’iz hod evlâ bi't-tarîk-i âbâ ve ecdâdlarından berü tilâvet ede gelmişlerdir, ammâ bu şehirde mahsûs dârü'l-kurrâ yokdur, lâkin hâfız-ı Kur’ân'ı çokdur. Ammâ ilm-i kırâ’atda tecvîd ile kırâ’at-ı İbn Kesîr ve kırâ’at-ı seb‘a ve kırâ’at-ı aşere ve kırât’at-ı takrîb ilmi tilâvet eder yokdur, ammâ tecvîd-i ilm-i hıfz okur çokdur. Ve ilm-i hadîs için başka dârü'l-hadîsleri yokdur, ammâ her medrese ve câmi‘lerde ilm-i hadîs tilâvet olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 70b ·
metinde göster ·
… leden ma‘mûr u mükellef imâret hânıdır kim âyende vü revende içün kârbânsarây-ı
hasbîdir
. Ve çârsû başında Ahmed Efendi hânı ve Tekyecizâde hânı ve Odabaşı hânı Hızır A …
Ve cümle on sekiz aded hân-ı azîmlerdir. Zîrâ gâyet memerr-i nâs olup haftada iki kerre bâzâr-ı azîm durduğundan âdem deryâsı cem‘ olmağıla ma‘mûr hânları çokdur. Evvelâ dörd hânı serâpâ kurşumludur. Cümleden ma‘mûr u mükellef imâret hânıdır kim âyende vü revende içün kârbânsarây-ı hasbîdir. Ve çârsû başında Ahmed Efendi hânı ve Tekyecizâde hânı ve Odabaşı hânı Hızır Ağa yolundadır. Ve Yumurucakzâde hânı ve Akçakoyunoğlu hânı ve Osmân Dede hânı ve Dâvûdzâde hânı ve Hidâyetullah Çelebi hânı ve katır na‘lbendi Mustafâ Beşe hânı ve Kızılbaşzâde hânı ve Hüsâm Dede hânı ve bunlar hân-ı ma‘mûr, mihmânsarây-ı tüccârân, âyende vü revendegândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 107a ·
metinde göster ·
… hoş-elhânı müstemi‘ olan züvvâra hayât-ı rûh olur. El-hâsıl bu gûne âsitâneleri
hasbîce
hıfz [u] hırâset etmek fukarâ-yı Bektâşiyân-ı zî-şâna mahsûsdur. Hattâ bu hakîr …
{Menâkıb-ı Akyazılı Sultân}: Hattâ bu Akyazılı Sultân Pırevadi'de Müselmân olan Dobruca kralından izin alup bu Batova vâdîsinde mekân dutup bir gün kebâb pişirüp tenâvül etdikden sonra kebâb şişi olan ağacı 123a yere gömünce bi-emri Hudâ bir yeşil kestâne ağacı hâsıl olup ol ân meyve verir ve azîz hazretleri buyururlar kim "Bu ağaç meyvesi kendi makâmımız koruğudur. Bunun sâyesi mekânımızdır" deyü kırk sene kâmil ol şecer-i müntehânın zıll [u] himâyesinde tâ‘at [u] ibâdet eder. Hâlâ ol dıraht-ı bî-bedel bir şecere-i tayyibedir kim yumurta kadar at kestânesi hâsıl olur. Her kimin atına sancı yâhûd kızıl kurd hâsıl olsa ol at kestânesinden ata yedirseler bi-emr-i Hudâ şifâ bulur. Hâlâ Akyazılı Sultân hazretleri bu dıraht-ı tayyibenin sâyesinde bir müdevver kubbe-i âlî rasâs-ı hâs ile mestûr ma‘mûrdur. Anın derûnunda medfûndur. Sanduka-i münevveresinin cânib-i erba‘asında gûnâ-gûn hüsn-i hat kelâm-ı izzetleriyle ve gülâbdân ve buhûrdân ve şem‘dân ve altun-misâl Horâsân diyârının kârı çerâğdânlar ile ârâste ve ser-i sa‘âdetleri ucunda tuğ u alem ve direfş [ü] kalem ve nefîr ü tabl [u] kudûm u ziller ile pîrâste olmuş bir kabr-i pür-nûrdur. Âdem duhûl etdikde vücûduna bir lerze hâsıl olur. Ve müşk-i amber-i hâm râyihasından cemî‘i ehl-i züvvârın demağları mu‘attar olur. Ve türbedâr dedeler cümle âyende vü revende züvvâra gülâb nisâr edüp buhur yakarlar. Cânib-i erba‘asında olan revzenlerin etrâfı hadîka-i İremezâtü'l-imâd misilli gül ü nesterin ve sünbül ü yâsemin bağlarıdır kim gül-i gülistânı içre tavattun eden murg-ı andelîbin hezâr-ı hezârân nagamât-ı hoş-elhânı müstemi‘ olan züvvâra hayât-ı rûh olur. El-hâsıl bu gûne âsitâneleri hasbîce hıfz [u] hırâset etmek fukarâ-yı Bektâşiyân-ı zî-şâna mahsûsdur. Hattâ bu hakîr ol âsitâne-i ziyâ-bahşa vardıkda sehel ısıtma derdiyle şikeste-hâtır idim. Hemân kim bu âsitâneye girüp rûh-ı azîz içün bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî tilâvet edince hâtıra bu ebyât hutûr ide düşdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 122b–123a ·
metinde göster ·
… nsarâydır. Evvelâ cümleden Banabaşı hânı ve İmâret hânı, Koca Mehemmed Paşa'nın
hasbî
kârbânsarâyıdır kim yüz tavla at alır ve Siyâvuş Paşa hânı, beş bin at alır kâr …
Ve cümle (---) aded mihmânhâne-i kârbânsarâydır. Evvelâ cümleden Banabaşı hânı ve İmâret hânı, Koca Mehemmed Paşa'nın hasbî kârbânsarâyıdır kim yüz tavla at alır ve Siyâvuş Paşa hânı, beş bin at alır kârbânsarây-ı azîmdir ve Eski hân ve Mahmûd Paşa hânı ve Tahılbâzârı hânı ve sarâya muttasıl Küçük hân ve Bezzâzistân mukâbelesinde Büyük hân ve hân-ı Çukacıyân ve hân-ı Yahûdân, diğer hân-ı Yahûdân. (---)(---). Bunlar cümle kurşumlu hânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 139b ·
metinde göster ·
… ânı ve Şehâbeddîn Paşa hânı. Ammâ bu merkûm kârbânsarâylardan azîm mihmânhâne-i
hasbî
Eşe Kadın hânı'dır. Zamân-ı Sultân Ahmed Hânî'de bir küçük hân imiş. Defterdâr …
Ve Selîmiyye kurbunda Yemişçi Hasan Paşa hânı, gâyet mu‘azzam kal‘a-misâl hân-ı azîmdir. Ve Rüstem Paşa hânı dahi binâ-yı metîndir. Ve Yemiş hânı ve Kapan hânı ve Ekmekçizâde Ahmed Paşa hânı ve Halîl Paşa hânı ve Pamuk hânı ve Tahtalkal‘a hânı ve Sücâh hânı ve İmâret hânı ve Mihal hânı ve Şehâbeddîn Paşa hânı. Ammâ bu merkûm kârbânsarâylardan azîm mihmânhâne-i hasbî Eşe Kadın hânı'dır. Zamân-ı Sultân Ahmed Hânî'de bir küçük hân imiş. Defterdâr Ekmekçioğlu Ahmed Paşa esâsından ol hân-ı sağîri münhedim edüp bir hân-ı mu‘azzam etmişdir kim Edirne şehrinde ve İslâmbol'da misli yokdur. İllâ Tatarbâzârcığı'nda İbrâhîm Paşa-yı Makbûl kârbânsarâyıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 161b ·
metinde göster ·
… cidler var ise her birinde birer medrese elbette mukarrerdir ve birer ve ikişer
hasbî
ders-i âmlar var kim talebeler ile her ma‘bedhâne memlû olup cemî‘i ulûm görülü …
Ammâ bunlardan mâ‘adâ bâlâda tahrîr olunan ne kadar cevâmi‘ ve mesâcidler var ise her birinde birer medrese elbette mukarrerdir ve birer ve ikişer hasbî ders-i âmlar var kim talebeler ile her ma‘bedhâne memlû olup cemî‘i ulûm görülür, ammâ cümlesi her ulûmu ezber ederler. Anınçün ulemâ-yı Ekrâd-ı Sûrân-ı Ardalân-ı Bitlîs meşhûrdur. Zîrâ halkı gâyetü'l-gâye zekiyyü't-tab‘ kimesnelerdir. Bu kadar medreselerden mâ‘adâ niçe bin aded külbe-i ahzânlarda niçe bin talebe-i ilm 224b niçe bin ulûm u fünûn-ı garîbe vü acîbeye mukayyedlerdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224a–224b ·
metinde göster ·
… apusuna varmamışdır ve harâm saz [u] söz sadâsı istimâ‘ etmemişdir. Evvelâ Şeyh
Hasbîzâde
(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Der-medh-i sulehâ-yı meşâyihân: İki binden mütecâviz halkdan münzevî sâhib-i vera‘ ve ehl-i tevhîd ü sâhib-i riyâzet ve sulehâ-yı ümmetden kimesneler vardır kim müddet-i ömürlerinde ehl-i dünyâ ile ihtilât edüp avân kapusuna varmamışdır ve harâm saz [u] söz sadâsı istimâ‘ etmemişdir. Evvelâ Şeyh Hasbîzâde (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225a ·
metinde göster ·
… n mikdârı mahlûl bekler garîbü'd-diyâr ma‘zûlcü nâm yiğitler vardır. Anlar dahi
hasbî
nöbet beklerler. Bir gedik mahlûl olsa anlara verilmek şartdır. Eğer fetâ oğlu …
Evvelâ cânib-i şarkda Tebrîz kapusundan taraf-ı garbîde Yalı kapusuna gelince bu aşağı kal‘anın üç taraf dîvârı kal‘a ve bedenler üzre kâmil beş bin adımdır. Ammâ İçkal‘a kayasıyla bile hisâb olunursa kâmil on bir bin hatve-i fetâdır, ya‘nî yiğit adımlamasıdır. Bî-tâb u bî-mecâl ehl-i keyf tiryâkî adımıyla on beş bin adım dahi olur ve dâ’iren-mâdâr kâmil dörd bin dendân-ı bedendir kim hîn-i muhâsarada her dendân-ı beden mazgalında ikişer âdem bekler ammâ ile'l-ân her gice yetmiş üç aded kullede beş yüz aded pür silâh âdemler fi's-sayf ve'ş-şitâ keşik bekleyüp sadâ-yı gülbâng-ı Muhammedî ile feryâd edüp nigehbânlık ederler. Ve bütün gice yigirmi dörd aded ağaları ve çavuşları şebrevânî esbâblarıyla kol dolaşup rıbât bekler, bir nöbetçi hâmûş bulsa iki yüz deynek urup paşaya arz edüp gediği âhara tevcîh olunur. Zîrâ ulûfe-i mu‘ayyeneleri ve asıl mu‘teber dirlikdir. Dörd beş bin mikdârı mahlûl bekler garîbü'd-diyâr ma‘zûlcü nâm yiğitler vardır. Anlar dahi hasbî nöbet beklerler. Bir gedik mahlûl olsa anlara verilmek şartdır. Eğer fetâ oğlu var ise pederi gediği oğluna verilir. Ma‘sûmlara gedik verilmek memnû‘dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
… dâ derûn-ı şehirde ne kadar mahalle mesâcidleri var ise elbette birer medrese-i
hasbîleri
vardır. Zîrâ bu Cizre şehrinde tâlib-i ilm ulemâ-yı Ekrâd ziyâdesiyle çokdur. V …
Der-beyân-ı dârü't-tedrîs-i âlimân: Cümle altı aded medrese-i tahsîl-i ulûmdur. Evvelâ (---)(---) semtinde Medrese-i Mîr Abdâlî, sorh-gûn tula ile mebnî bir kârgîr kavî medrese-i kadîmdir ve Medrese-i Süleymân Beği (---)(---) mahaldedir ve (---)(---) semtinde Meydân Medresesi ve iki aded medreseler dahi yukaru kal‘a altındadır. Bu medreseler cümle ma‘mûr [u] âbâdân vakf-ı kavî hayrât [u] hasenâtlardır kim cânib-i vakıfdan mütevellîsi her hücrede sâkin olan talebelere vazîfe-i mu‘ayyenelerin ve lahmiyye ü şem‘iyyelerin mâh-be-mâh vâsıl eder. Bunlardan mâ‘adâ derûn-ı şehirde ne kadar mahalle mesâcidleri var ise elbette birer medrese-i hasbîleri vardır. Zîrâ bu Cizre şehrinde tâlib-i ilm ulemâ-yı Ekrâd ziyâdesiyle çokdur. Ve bu şehirde dârü'l-hadîs ve dârü'l-Kur’ân kurrâ-yı mahsûs yokdur. Cümle medreselerde cemî‘i ulûm ü fünûn görülmektedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 386a ·
metinde göster ·
… Ferhâdiyye ve Hüsreviyye'de ve Koca Alî Paşa'da ve İsâ Beğ'de ve niçe yerlerde
hasbî
şeyhü'ş-şuyûh muhaddisânlar vardır, lâkin mahsûs kubâblı dârü'l-hadîs binâ olun …
Der-beyân-ı dârü'l-hadîs-i peygamberân: Cümle on yerde ilm-i hadîs görülür. Evvelâ Hünkâr câmi‘inde ve Ferhâdiyye ve Hüsreviyye'de ve Koca Alî Paşa'da ve İsâ Beğ'de ve niçe yerlerde hasbî şeyhü'ş-şuyûh muhaddisânlar vardır, lâkin mahsûs kubâblı dârü'l-hadîs binâ olunmamışdır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129a ·
metinde göster ·
… -ı kârbân: Ancak üç yerde hâne-i bî-minnet kârbânsarây-ı âyende vü revendegân-ı
hasbîler
vardır kim anlarda müsâfirînden kirâ ve gümr[ük] alınmaz. Evvelâ (---) mihmân-s …
Der-alâmet-i mihmân-sarây-ı kârbân: Ancak üç yerde hâne-i bî-minnet kârbânsarây-ı âyende vü revendegân-ı hasbîler vardır kim anlarda müsâfirînden kirâ ve gümr[ük] alınmaz. Evvelâ (---) mihmân-sarâyı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı sarây-ı kârbân-ı revân: Cümle bir kârbânsarây-ı
hasbîdir
, ammâ cümle hânedân sâhiblerinin bâbları meftûh olup cümle bay u gedâ mihmân ol …
Der-beyân-ı sarây-ı kârbân-ı revân: Cümle bir kârbânsarây-ı hasbîdir, ammâ cümle hânedân sâhiblerinin bâbları meftûh olup cümle bay u gedâ mihmân olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 166b ·
metinde göster ·
Alâmet-i mihmân-sarây-ı kârbân-ı revân: Cümle yedi yerde müsâfirhâne-i
hasbî
vardır. Evvelâ tevhâne-i Yahyâ Paşa hasbîdir. Tâbhâne-i Koca Mustafâ Paşa, kârb …
Alâmet-i mihmân-sarây-ı kârbân-ı revân: Cümle yedi yerde müsâfirhâne-i hasbî vardır. Evvelâ tevhâne-i Yahyâ Paşa hasbîdir. Tâbhâne-i Koca Mustafâ Paşa, kârbânsarây-ı Karlızâde, tâbhâne-i İsâ Beğ, tâbhâne-i İshâk Beğ. Bunlar müsâfirhâne-i hasbîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170b ·
metinde göster ·
Alâmet-i mihmân-sarây-ı kârbân-ı revân: Cümle yedi yerde müsâfirhâne-i hasbî vardır. Evvelâ tevhâne-i Yahyâ Paşa hasbîdir. Tâbhâne-i Koca Mustafâ Paşa, kârbânsarây-ı Karlızâde, tâbhâne-i İsâ Beğ, tâbhâne-i İshâk Beğ. Bunlar müsâfirhâne-i hasbîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170b ·
metinde göster ·
Alâmet-i mihmân-sarây-ı kârbân-ı revân: Cümle yedi yerde müsâfirhâne-i hasbî vardır. Evvelâ tevhâne-i Yahyâ Paşa hasbîdir. Tâbhâne-i Koca Mustafâ Paşa, kârbânsarây-ı Karlızâde, tâbhâne-i İsâ Beğ, tâbhâne-i İshâk Beğ. Bunlar müsâfirhâne-i hasbîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170b ·
metinde göster ·
Ve üç aded medrese ve altı aded mekteb-i sıbyân ve beş aded tekye-i dervîşân-ı zî-şân ve üç aded hân-ı tüccârânı var, ammâ Eski câmi‘ önünde çârsû içinde Koca Murâd Hân hânı âyende vü revendegânlara mihmân-sarây-ı hasbîdir, ammâ gayrıların cânib-i vakfdan kirâları alınır vekâle-i sevdâgerânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 174a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı kârbânsarây-ı âyende ve revendegân: Ancak bir aded mihmân-sarây-ı
hasbîdir
ammâ vâhidün ke-elfdir. Kal‘a-misâl serâpâ kurşum örtülü tahtânî elli aded ve f …
Evsâf-ı kârbânsarây-ı âyende ve revendegân: Ancak bir aded mihmân-sarây-ı hasbîdir ammâ vâhidün ke-elfdir. Kal‘a-misâl serâpâ kurşum örtülü tahtânî elli aded ve fevkânî dahi elli aded kârgîr binâ hücrelerdir. Ortasında bir vâsî‘ meydânında havz-ı azîm üzre bir âlî mescidi var. Istabl-ı Anterîsi bin mikdârı deve ve at ve katır alır. Bu binâ-yı ibret-eser Küçük Emîr Sultân'ın binâsıdır ve Büyük Emîr dahi derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 37b ·
metinde göster ·
Ve cümle üç aded medresesi var. Hünkâr câmi‘de ve Kerpiçli câmi‘de müderris-i
hasbîler
vardır, ammâ mahsûs dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsleri yokdur, zîrâ ulemâsı da gâ …
Ve cümle üç aded medresesi var. Hünkâr câmi‘de ve Kerpiçli câmi‘de müderris-i hasbîler vardır, ammâ mahsûs dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsleri yokdur, zîrâ ulemâsı da gâyet kıtdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 55b ·
metinde göster ·
Ve ümmetâsı bir aded mihmân-sarây-ı kârbân-ı revânı var. Bu varoş-ı hisârın hâricinde palankadan kal‘a-misâl bir yerdir, ana panayur derler. Cemî‘i âyende vü revendegân anda mihmân olurlar. Andan gayri bu şehirde kârbânsarây-ı hasbî yokdur, lâkin hânedân sâhibi a‘yân-ı kibâr çokdur. Kapuları küşâde olup âyende vü revende müsâfirîn gelüp birkaç eyyâm mihmân olurlar, zîrâ ganîmet şehirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 63a ·
metinde göster ·
Der-manzara-i mihmân-sarây-ı kârbân-ı revân: Hamusu bir aded kârbânsarây-ı
hasbîdir
. Ol dahi aşağı çârsû içre merhûm u mağfûrun leh Koca Mûsâ Paşa'nın kârbânsarây- …
Der-manzara-i mihmân-sarây-ı kârbân-ı revân: Hamusu bir aded kârbânsarây-ı hasbîdir. Ol dahi aşağı çârsû içre merhûm u mağfûrun leh Koca Mûsâ Paşa'nın kârbânsarây-ı hâne-i bî-minnetidir kim niçe bin at ve âdem alır bir kârgîr binâ bir azîm hân-ı ârâmgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 141a ·
metinde göster ·
yokdur, ammâ bu şehr-i Sarây'ın iki yanındaki kayalarda niçe yüz gâr-ı yetîmânl …
Der-fasl-ı mihmânsarây-ı kârbân-ı revân: Binâ-yı azîmler ile mebnî sarây-ı kârbân-ı hasbîler yokdur, ammâ bu şehr-i Sarây'ın iki yanındaki kayalarda niçe yüz gâr-ı yetîmânlar vardır kim içine niçe yüz âdemler girüp konup göçerler acâ’ib ü garâ’ib kârbânsarây-ı mihmânhâne-i hasbîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 126b ·
metinde göster ·
… çe yüz âdemler girüp konup göçerler acâ’ib ü garâ’ib kârbânsarây-ı mihmânhâne-i
hasbîlerdir
.
Der-fasl-ı mihmânsarây-ı kârbân-ı revân: Binâ-yı azîmler ile mebnî sarây-ı kârbân-ı hasbîler yokdur, ammâ bu şehr-i Sarây'ın iki yanındaki kayalarda niçe yüz gâr-ı yetîmânlar vardır kim içine niçe yüz âdemler girüp konup göçerler acâ’ib ü garâ’ib kârbânsarây-ı mihmânhâne-i hasbîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 126b ·
metinde göster ·
… gül-i gülistân ve sünbül-i reyhânistân ve ravza-i Rıdvân misilli bâğ-ı cinân-ı
hasbîler
ve müşebbek bostânlar var kim hisâbın Bâğbân-ı Rabbü'l-İzze bilir, zîrâ bu şehr …
Der-zemîn-i mahsûldâr-ı mezâri‘ât: Bu şehr-i Sol‘ât-ı Kırım'ın her tarafında gül-i gülistân ve sünbül-i reyhânistân ve ravza-i Rıdvân misilli bâğ-ı cinân-ı hasbîler ve müşebbek bostânlar var kim hisâbın Bâğbân-ı Rabbü'l-İzze bilir, zîrâ bu şehrin zemîni bir vâsi‘atü'l-aktâr ve dahi bir rahîsatü'l-eş‘âr bir dâr-ı diyârdır kim deyyâr edîm-i arzda mânendi yokdur, meğer diyâr-ı Şâm'da Havrân ovaları ola, zîrâ vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ halkı düşmandan intikâm almak ile mesrûr âdemlerdir. Ve dahi nafakaları hûb ve hâk-i amber-pâki beyne'l-ünâs merğûb ve mezâri‘âtları vâfir ve hayrât [u] berekâtları mütekâsir niçe deşt-i Kıpçağ ve sahrâ-yı Heyhâtları nebâtât [u] giyâhât ile mahsûldâr hâmûnlar olup her tarafında sayd [u] şikârları bî-had ve bî-pâyân vilâyetdir. Gerçi fukarâları ve gâzî batır yiğitleri boza ve talkan ve kurut ve yazma ve lahşa çorbasıyla geçinirler, ammâ a‘yân-ı kibâr-ı kübbârlarının ni‘metleri firâvân ve Bâğçesarây'dan gayri dağ eteklerinde olan şehirlerinden uyûn-ı câriyeleri cârî ve revân bir şehr-i Bâğçesarây-ı âbâdândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 128a ·
metinde göster ·
… Bir dereli ve depeli yerde Mehemmed Geray Hân efendimiz bir hân-ı mihmânsarây-ı
hasbî
binâ etmişdir kim bir pâdişâha müyesser olmamışdır. Cümle yigirmi ocakdır, ammâ …
Menzil-i karye-i Azîzler: Bir dereli ve depeli yerde Mehemmed Geray Hân efendimiz bir hân-ı mihmânsarây-ı hasbî binâ etmişdir kim bir pâdişâha müyesser olmamışdır. Cümle yigirmi ocakdır, ammâ gâyet vâsi‘ hân-ı azîm olmağile derûn-ı hâna yüz tavla at sığar, serâpâ kiremit ile mestûr kârgîr binâlı bir hân-ı ma‘mûrdur kim kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 134a ·
metinde göster ·
Ve dahi bu şehr-i Karasu Yenicesi cümle (---) aded mihrâbdır, ammâ cümleden çârsû içre Sultân Ahmed Hân vüzerâlarından Ekmekçizâde Ahmed Paşa câmi‘i bir nâ-tamâm mîr u imâd kıt‘ası gibi bir ibret-nümâ-yı musanna‘ câmi‘-i zîbâdır kim anda olan letâfet ve zarâfet bir câmi‘de yokdur kim diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olunmaz. Misli meğer İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî kurbunda Zâl Paşa câmi‘i ola. Cümle kubâbları kurşum örtülü ve haremi etrâfı mermer sütûnlar ile mebnî bir câmi‘-i dilküşâdır. Lâkin niçe yerleri eczâhân ve e’imme ve hutebâsı ve hüddâmlarının vazîfeleri nâ-tamâmdır. Hudâ tamâmın müyesser ede, ammâ imâm-ı hasbîsi ve cemâ‘at-i kesîresi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 215a ·
metinde göster ·
Ve cümle sağîr ü kebîr on bir aded hânları var, ammâ cümleden mihmânsarây-ı
hasbî
serâpâ kubâbları kurşum örtülü kırk ocak bir kârbânsarâyı var. Sultân Ahmed Hân …
Ve cümle sağîr ü kebîr on bir aded hânları var, ammâ cümleden mihmânsarây-ı hasbî serâpâ kubâbları kurşum örtülü kırk ocak bir kârbânsarâyı var. Sultân Ahmed Hân vüzerâlarından Etmekçizâde Ahmed Paşa hayrâtıdır kim kapusu üzre târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 215a ·
metinde göster ·
var. Ol dahi Gâzî Evrenos Beğ'in hayrâtındandır kim şeb [ü] rûz beşer yüz altış …
Ve cümle bir aded kârbânsarây-ı mihmân revân-ı hasbîsi var. Ol dahi Gâzî Evrenos Beğ'in hayrâtındandır kim şeb [ü] rûz beşer yüz altışar yüz kadar atlılar konup her ocak başına birer bakır sini ta‘âm ve âdem başına birer nân ve birer şem‘-i revgan ile birer şem‘dân ve her at başına birer tobra alîk-ı esbân gelüp cemî‘i âyende vü revendegâna ta‘âm-ı bî-minneti tenâvül edüp def‘-i cî‘ân etdikde sâhibü'l-hayrâta her âdem birer Fâtiha tilâvet edüp rûh-ı hayrâtı şâd ederler. Hakkâ ki hayrât-ı azîmedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230b ·
metinde göster ·
… n münhedim etmiş. Hâlâ âyende vü revendegân içün mihmânsarây-ı kârbân-ı revân-ı
hasbîdir
. Bu binâ-yı azîm dahi acâ’ib ü garâ’ib temâşâgâhdır kim vasfında lisân kâsırdır …
Der-binâ-yı acâ’ibât: Bu mezkûr câmi‘den aşağı kal‘a kapusunun iç yüzünde cümle etıbbâ ve hukemâ-yı hâzıkânın dershâneleri var. Bunun dahi der-i dîvârlarında olan revzenleri cümle hâs u beyâz mermer-i hâmdır. Ba‘de'l-feth bu dershâne-i ibret-eserin içine Âl-i Osmân bârûd-ı siyâh koyup cebehâne ederler. Hikmet-i Hudâ zamân mürûr edüp bir gün bir ra‘d u berk ile yıldırım isâbet edüp bu dershâne-i musanna‘ın ba‘zı yerlerin münhedim etmiş. Hâlâ âyende vü revendegân içün mihmânsarây-ı kârbân-ı revân-ı hasbîdir. Bu binâ-yı azîm dahi acâ’ib ü garâ’ib temâşâgâhdır kim vasfında lisân kâsırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 253a ·
metinde göster ·
Ve ordu-yı İslâmın hâkimü'ş-şer‘i olan fazîletlü (---) Molla Efendi ve şeyhülislâm (---) Efendi ve nakîbü'l-eşrâf (---) Efendi ve ordu nâ’ibi (---) Efendi hazretlerinin tenbîh [ü] te’kîdleriyle cümle ulemâ ve sulehâ-yı dervîşân-ı mücâhidân-ı hasbîler dahi cenge âmâde oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288b ·
metinde göster ·
… disânı ve dâru'l-kurrâ-i huffâzânı yokdur. Lâkin yine her câmi‘lerde müderris-i
hasbîler
vardır kim cemî‘i fünûn-ı vücûhâtlar kırâ’at olunur, zîrâ talebeleri çokdur. ⟦3 …
Der-tefhîmât-ı aded-i dâru't-tedrîs-i müfessirân: Cümle beş aded dâru'l-ulûm-ı âlimândır. Cümleden Sultân Bâyezîd-i Velî medresesi, Uzkurlu medresesi (---)(---)(---)(---)(---). Bunlar meşhûrdur ammâ başka dâru'l-hadîs-i muhaddisânı ve dâru'l-kurrâ-i huffâzânı yokdur. Lâkin yine her câmi‘lerde müderris-i hasbîler vardır kim cemî‘i fünûn-ı vücûhâtlar kırâ’at olunur, zîrâ talebeleri çokdur. 359a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358b–359a ·
metinde göster ·
Ve cümle iki hânı var kim ebnâ-yı sebîl içün kârbânsarây-ı
hasbîdir
. Ve hânlar önündeki meydânda tâ kâfir zamânından kalmış bir âb-ı hayâtdan nişân …
Ve cümle iki hânı var kim ebnâ-yı sebîl içün kârbânsarây-ı hasbîdir. Ve hânlar önündeki meydânda tâ kâfir zamânından kalmış bir âb-ı hayâtdan nişân verir kuyusu var kim çıkrıkında zencîrler ile suyu çekilüp cümle ahâlî-i vilâyet andan nûş edüp def‘-i atşân ederler, zîrâ kış günleri bu şehir içre cereyân eden nehr-i Istanimaka donup bu kuyu ol zamân ıssı olup andan nûş ederler. Ve bu varoşda üç aded kefere kenîseleri vardır, ammâ biri mükellefdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 377b ·
metinde göster ·
Der-ta‘rîf-i dâru'l-ulûm-ı muhaddisân: Cümle üç yerde ilm-i hadîsden Müslim ve Buhârî ve Câmi‘u's-sağîr kitâbları tilâvet olunup hasbî ders-i âmmları vardır ammâ mahsûs kubâblı kârgîr binâlı dâru'l-hadîsleri yokdur. Cümleden fuzalâu'd-dehr Rüstem Paşa câmi‘i ders-i âmmıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 381b ·
metinde göster ·
… medrese hücreleri ve talebe ve ders-i âmları mukarrerdir. Ba‘zılar ders-i âmm-ı
hasbîlerdir
. Zîrâ bu şehrin ulemâsı ve talebe ve fukarâsı gâyet çokdur. Ammâ asâleten mahsû …
Ve cümle bu beldede kırk medrese vardır, zîrâ her câmi‘ hareminde etrâfında medrese hücreleri ve talebe ve ders-i âmları mukarrerdir. Ba‘zılar ders-i âmm-ı hasbîlerdir. Zîrâ bu şehrin ulemâsı ve talebe ve fukarâsı gâyet çokdur. Ammâ asâleten mahsûs medreseler Sultân Selîm'in kurşumlu medresesi ve mahkeme kurbunda Kapudan Paşa medresesi ve Ahmed Ağa medresesi. Meşhûr medârisler bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y46b ·
metinde göster ·
… mücelled makbûl [u] mergûb ve her fünûnda mahbûb te’lîfâtları vardır. Ulemâ-yı
Hasbî(
?) üzre bir müşkil-küşâ te’lîfi vardır ve Kitâb-ı (---)(---)(---) anındır. Bey …
Ve bunlara karîb eş-Şeyh Alâeddîn, Seyyid Şerîf nâmıyla ma‘rûf cihân-ârâ ve bî-bedel ulemâ-yı mütebahhirînden niçe bin mücelled makbûl [u] mergûb ve her fünûnda mahbûb te’lîfâtları vardır. Ulemâ-yı Hasbî(?) üzre bir müşkil-küşâ te’lîfi vardır ve Kitâb-ı (---)(---)(---) anındır. Beyne'l-ulemâ memdûh kitâblardır. Sene (---) târîhinde merhûm olup bu Tire şehrinde zemîn içre âşiyân etmişdir. Ammâ makâmları evc-i ılliyyîndir. Kuddise rûhuhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85a ·
metinde göster ·