… şılar gidüp ve asker sürücü vezîrler gidüp asâkir-i İslâm cem‘ olmada ve hünkâr
hasekisi
ve mîr-i alemler Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus'a on iki bin altun barut-bahâ gi …
Mübâşeret-i gazâ-yı Malta : Hazîne-i pâdişâhîden üç bin kîse çıkup Karadeniz'de Canik sancağına ve Sinop ve Amasra ve Ereğli'ye ve Kocaili sancağına ve İzmid'e ve Kemerler tarafında olan yüz yigirmi pâre kazâlara mu‘temedün-aleyh kapucubaşılar kerâste iştirâlarına gidüp üç yüz pâre kadırga içün mezkûr kazâlardan Tershâne-i âmireye kerasteler ibtidâ İzmit Paşası Baltacı Paşa'dan ve Alemdağı ve Kapudağı'ndan dağlar gibi kerâsteler yığılup ol kadar ahşâbâtlar geldi kim her iskeleler ve Tershâne gözleri kereste ile mâl-â-mâl olup cemî‘î cezîrelerden üstâd marangozlar gelüp Tershânenin her gözünde birer kadırga bodostaması kurup haftada birer kadırga binâ olunmağa mübâşeret olunup bir başdarda-i hümâyûn ve on aded kara mavnalar inşâ olunup Tershâne-i âmire âdem deryâsı oldu. Ve cemî‘î Anadolu ve Rûmeli câniblerindeki eyâletlere kapucubaşılar gidüp ve asker sürücü vezîrler gidüp asâkir-i İslâm cem‘ olmada ve hünkâr hasekisi ve mîr-i alemler Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus'a on iki bin altun barut-bahâ gidüp "Evvel-bahârda kapudan paşaya mülâkât olasız" deyü hatt-ı şerîfler gidüp anlar dahi âmâde olmada. Efvâh-ı nâsda Malta'ya gitmek gazâsı dâstân-ı dûstân oldu. Ammâ "El-ma‘nâ fî batnı'ş-şâ‘ir" mazmûnunca bu sefer-i seriyye-i şerîfi sa‘âdetlü pâdişâh ve Kara Mustafâ Paşa vezîr ve Şeyhülislâm (---) Efendi bilir, gayrı kimesnenin ne cânibe sefer olacağı nâ-ma‘lûmları idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 269a ·
metinde göster ·
… eyü latîf edâ ile mektûblar yazmak sadedinde iken âsitâne tarafından bir hünkâr
hasekisi
ve Kapu kethüdâmız Siyâvuş Ağa'nın hazînedârı Kâtib Alî Çelebi hatt-ı şerîf ile …
asrında (---) mansıbiyle ber-murâd olmuş Bosneviyyü'l-asl bir Oğuz âdem idi. Hîle ve hud‘adan berî, zemm ü nemm ve gıybet ü mesâvî ve kizb ü bühtândan ârî vüzerâların düşman üzre varıcı Varvar'ı idi. Ve gâyet mu‘tekid olduğundan her hoş-âmed âmedî kelâmı tasdîk etmeğe meftûn idi. Ve re’y [ü] tedbîrde hüsn-i tedbîr etmeyüp sû’-i tedbîre ilkâ edenlere tab‘iyyet ederdi. Ve devleti gûyâ istidrâc ve kemâl-i hıffet ile ve akl-ı kıllet ile meşhûr-ı âfâk idi. Ancak salâh-ı hâl ile mümtâz-ı ser-firâz idi. Hikmet-i Hudâ bir gün İpşir Paşa'dan ve Küçük Çavuş Paşa'dan mektûblar gelüp vâfir mesrûr [u] handân oldu ve mektûbları kırâ‘at etdirüp gûyâ raks edüp "İşte İpşir oğlum gelmededir. Senin paşan onun hakkında bana neler yazar. Al imdi bu mektûbları paşana götür" deyü İpşir Paşa ve Küçük Çavuş Paşa ve kendü mektûblarıyla hakîre bir kîse guruş ve Köprülü mâlından rahtile bir küheylân at ve bir Gürcî gulâmı ve ana bir küheylân at ve bir kat esbâb. Kankırı nâhiyelerinde Bozoğlan kurâsından çıkup mütevekkilena'l-allah cânib-i şimâle üç günde ılgar edüp Engürü sağımızda kalup Murtatovası içinde bir vâsi‘ sahrâda menzil-i karye-i (---) paşa ile mülâkât olup "Bre Evliyâm! Safâ geldin. Ammâ ne çok eğlendin" dedikde ahvâl-i pür-melâl [ü] ser-güzeşt [ü] ser-encâmı bir bir takrîr edüp paşa âlem-i hayretde kalup tebessüm edüp, yakında görürsün, deyüp ibtidâ Varvar'ın mektûbun okuyup âteş-pâre olup "Görürsün mel‘ûn ahmak potur" deyüp İpşir Paşa'nın Varvar'a gönderdiği mektûbu kırâ’at edüp güle güle tamâm olup mektûbu hakîre atup "Nazar eyle" dedi. Hakîr İpşir mektûbun kırâ’at edüp ol kadar iltiyâm u mudârâ vü imhâl ve niyâz-gûne girişmeler tahrîr eylemiş kim istimâ‘ edenin aklı gidüp "İpşir Paşa, Varvar Alî Paşa'nın abd-i memlûkü olmuş" der. Paşa mektûblardan sonra ol deryâ-dil paşa-yı kâmkâr buyurdular kim "Biz anın ta'n-âmîz mektûblarına nazar etmeyüp yine mudârâyı elden komayalım" deyü latîf edâ ile mektûblar yazmak sadedinde iken âsitâne tarafından bir hünkâr hasekisi ve Kapu kethüdâmız Siyâvuş Ağa'nın hazînedârı Kâtib Alî Çelebi hatt-ı şerîf ile gelüp ol sâ‘at dîvân-ı pâdişâhî olup hatt-ı şerîf kırâ’at olunup mefhûm-ı hatt-ı şerîf oldur kim "Eğer başın gerek ise bir ân ve bir sâ‘at durmayup mükellef ve mükemmel askerinle mâh-ı Cemâziyelâhirin gurresinde bi-eyyi vechin kâne İpşir Paşa ve Çavuş Paşa ve Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Seydî Ahmed Paşa ve Şeh Gâzî Beğ ile cümle yek-dil ü yek-cihet olup Varvarlının başı ya başın ve illâ eğer inâd u muhâlefet ve müsâmaha edersen bunda olan evlâd [u] ıyâlini cümle katl edüp cümle mâl [u] menâlin kabz olunur. Ve eğer ol âsînin hakkından gelüp Varvar'ın başın serîr-i sa‘âdetime gönderüp edâ-yı hizmet edersen hâlâ hasekimde olan Mısr eyâleti hatt-ı şerîfime amel edüp bu cânibe mürâca‘at etmeden bilâ-câ’ize tarafından bir mükellef ve muhteşem ve umûr-dîde ağanı Mısır'ın şehr havâleliğine gönderesin. Hatt-ı hümâyûnuma amel edüp fermân-ı şerîfim eyle sâdır olmuşdur. Ve's-selâm." Paşa dahi "emr 364a pâdişâmındır" deyü derhâl nefîr-i rıhlet çalınup bin mikdârı asker ile tuğu ileri gönderüp hasekiye bir kîse harc-ı râh verüp kethüdânın haymesinde mihmân eyleyüp ertesi gün hikmet-i Hudâ Varvar Alî Paşa'nın çâşnigîrbaşısı gelüp Âsitâne tarafından {Varvar Alî Paşa'ya} gelen emirleri ve hatt-ı şerîfi getirüp paşa kırâ’at etdükde mazmûn-ı hat oldur kim "Vezîrim Varvar Alî Paşa lalam! Cirmin afv olunmuşdur. Defterdâroğlu celâlî Erzurûm'a ve Engürü'ye mutehassın olmak murâd edüp ısyân [u] tuğyânı zâhir olmuşdur. Hatt-ı şerîfim vardıkda bir ân durmayup memâlik-i mahrûselerimde nerde bulursan katl edüp yâ başı, yâ başın. Edâ-yı hizmetden sonra sana Mısr'ı bilâ-avâ’id ve lâ-fevâyid ihsânım olmuşdur" deyü hatt-ı şerîfi kırâ’at edüp "Bre meded, bu sır bunda kalsın" deyüp "men hafaza'l-lisâne selleme mine'l-afat" deyüp keşf-i râz etmeyüp summun bükmün durdı. Ol gün İpşir Paşa tarafından çâşnigirimiz gelüp "İpşir Paşa, Karaman eyâletiyle Varvar ile celâlî olmağa gider" deyü haberler geldi. Ol gice Varvar'a mektûblar yazılup Varvar'ın katli hakkına paşaya gelen hatt-ı şerîfi Varvar mektûbiyle ale's-sabâh hakîre verüp ol gün ol gice ılgarup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 363b–364a ·
metinde göster ·
… an bostâncıbaşı geldüğü ve gemi direğin kesdüğü pâdişâh tarafından bir bostâncı
hasekisi
gelüp mevtim haberine muntazır olup amûd-ı devletimden bir âdemim öldüğün görme …
Ve Sarâyburnu'ndan bostâncıbaşı geldüğü ve gemi direğin kesdüğü pâdişâh tarafından bir bostâncı hasekisi gelüp mevtim haberine muntazır olup amûd-ı devletimden bir âdemim öldüğün görmesi işâretidir. Direk kesilüp fırtına teskîn olması bir ulu âdemim ölünce ben halâs olmamın alâmetidir. Ve gemim fırtına-i azîme uğraduğu hâlâ vücûdum zevrakı râygân hasta olduğumdur. Ve sehel kaldı ki gemi gark olayazdı dedikleri bir iki gün mukaddem vücûdumda sedd-i ramak kaldığı idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 144b ·
metinde göster ·
… r huzûr-ı pâdişâhîde zerre kadar makbûl-i şehriyârî olmayup sa‘âdetlü {pâdişâh}
hasekisi
yigirmi yedinci günde cümle celâlîlerin katlleriyçün "Ya başları, ya başlarınız …
Hikmet-i Hudâ bu celâlîlerin halâsı içün Der-i Devlet'e arz [u] mahzarlar gideli yigirmi altı gün olmuşdu. Arzlar huzûr-ı pâdişâhîde zerre kadar makbûl-i şehriyârî olmayup sa‘âdetlü {pâdişâh} hasekisi yigirmi yedinci günde cümle celâlîlerin katlleriyçün "Ya başları, ya başlarınız" deyü Murtazâ Paşa'ya ve Kadrî Paşa'ya ve Çetrefil Paşa'ya ve Dutsak Alî Paşa'ya ve niçe beğlerbeğilere mü’ekked hatt-ı şerîfler geldi, ammâ hikmet-i Lem-yezel hatt-ı şerîfden yedi gün evvel celâlîleri Kara Murtazâ Paşa ve Kadrî Paşa ve Dutsak Paşa cümlesin kelle edüp hâzırlamışlar idi. Hemân ol gün Murtazâ Paşa ve Kadrî Paşa ve Dutsak Alî Paşa ve Çetrefilzâde Hüseyin Paşa ve gayrı mîr-i mîrânlar ve ümerâlar ve a‘yân-ı kibâr ulemâ ve sulehâ-yı meşâyihân ve molla ve mezâhib-i erba‘a şeyhülislâmları cümle arz [u] mahzarlara mühürler urup cümle kibâr Der-i Devlet'e mekâtibler yazup üç vezîr tarafından ve yedi aded beğlerbeğiler tarafından âdemler ile üç celâlî vezîr başı ve (---) aded mîr-i mîrânlar başı ve sâ’ir ümerâlar başların tuzlayup kutular içre arz [u] mahzarlar ile cümle (---) aded kelle paçaları ulaklıkla Âsitâne-i sa‘âdet'e gönderüp Murtazâ Paşa Diyârbekir'e ve Kadrî Paşa şâm'a ve Çetrefilzâde Musul'a ve sâ’ir mîr-i mîrânlar mansıblı mansıblarına gidüp Dutsak Alî Paşa Haleb mansıbında kalup etrâf [u] eknâfda cümle celâlîleri kırmağa henüz başladılar ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 75a ·
metinde göster ·
hatt-ı şerîf ile gelüp bir alay-ı azîm ile hasekiyi Serdâr Ali Paşa serâperdesi …
Bu mahalde kal‘a-i Varat'ımız cânibinden hünkâr hasekisi hatt-ı şerîf ile gelüp bir alay-ı azîm ile hasekiyi Serdâr Ali Paşa serâperdesinde meks etdirüp dîvân-ı pâdişâhî olup hatt-ı şerîf kırâ’at olundukda me’âl-i kelâmı oldur kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16a ·
metinde göster ·
Ez-în-cânib yine sadede rücû‘ edelim. Bu kelleler getirdiğimiz gün Çatrapatra Ali Paşa handakın içindeki suyu uğurlayup handakın ba‘zı yerleri kuru kalup handak içre meterisler ve kuburlar yürümeğe başladıkda hatt-ı şerîf ile gelen Hünkâr hasekisi askerin handaka girüp kal‘a dîvârı dibindeki şarampavlarda ceng-i azîm olduğun Haseki Ağa görüp Sadrıa‘zam'dan elli kîse ihsân olup der-i devlete revâne oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 111b ·
metinde göster ·
ve kapucular kethudâsı Âsitâne-i sa‘âdete revâne oldular. Bugünkü gün kal‘anın …
Ol gün Hünkâr hasekisi ve kapucular kethudâsı Âsitâne-i sa‘âdete revâne oldular. Bugünkü gün kal‘anın der [ü] dîvârları metânet üzre ta‘mîr ü termîm olup beyâz dürr-i yektâya dönüp ve handak içi gayyâ-misâl ayırtlanup amîk oldukdan sonra Çatrapatra Ali Paşa handaka su salup deryâ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130a ·
metinde göster ·
Başbaltacı Hasan Ağa hatt-ı şerîf ile Kanije'ye gelüp, "Elbette beni sadrıa‘zam …
Hikmet-i Hudâ ertesi gün Hünkâr hasekisi Başbaltacı Hasan Ağa hatt-ı şerîf ile Kanije'ye gelüp, "Elbette beni sadrıa‘zama vâsıl edin" dedikde cümle Kanije a‘yânı müşâvere edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9a ·
metinde göster ·
… dan istimâ‘ edüp bu gûne ihtisâr üzre tahrîr olundu, zîrâ refîkimiz olan Hünkâr
hasekisi
Raba nehri seferine gitmeğe acele etdi.
İşte bu kal‘a-i Ustolni-Belgrad'ın dörd beş kerre sergüzeşt [ü] serencâmların ihtiyârlardan istimâ‘ edüp bu gûne ihtisâr üzre tahrîr olundu, zîrâ refîkimiz olan Hünkâr hasekisi Raba nehri seferine gitmeğe acele etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13b ·
metinde göster ·
… düp hakîr yine hânedân-ı bî-minnetimiz olan Hacı Paşa'nın sarâyında yine Hünkâr
hasekisi
Bostâncı Hasan Ağa ile meks etdik. Ammâ Belgrad fezâsında yedi sekiz bin hayme …
Ve bu kal‘a-i Began'dan Ustolni-Belgrad nümâyân olmağile erbâb-ı dîvândan mâ‘adâ kim var ise Belgrad'a gidüp serâperde-i vezîr-i dilîr etrâfında herkes kânûn üzre merkeslerinde meks edüp hakîr yine hânedân-ı bî-minnetimiz olan Hacı Paşa'nın sarâyında yine Hünkâr hasekisi Bostâncı Hasan Ağa ile meks etdik. Ammâ Belgrad fezâsında yedi sekiz bin hayme ve hargâh u bâr [u] büngâh ile meks etmiş yetmiş seksen bin asker var. Meğer bunlar Raba nehri seferine yetişemeyenlerden (---) vâlîsi Kanbur Mustafa Paşa ve Defterdâr-ı sâbık Siyâvuş Paşa hazînedârı Arnavud Hüseyin Paşa (---)(---) Paşa ve yigirmi yedi aded mîr-i livâlar ve yetmiş aded alaybeğiler askerleriyle vâdî-i Belgrad'da meks etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27a ·
metinde göster ·
Hasan Ağa der-i devlet tarafına müteveccih olup Raba suyu inhizâmı ve kal‘a-i L …
Ba‘dehu bu menzilde Hünkâr hasekisi Hasan Ağa der-i devlet tarafına müteveccih olup Raba suyu inhizâmı ve kal‘a-i Leve altında Hüseyin Paşa inhizâmı cümle sa‘âdetlü pâdişâha telhîs olup ol ân nefîr-i rıhletler çalınup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28a ·
metinde göster ·
… hâkimleri hâlâ kânûn-ı pâdişâhî üzre Âsitâne-i sa‘âdetde bostâncıbaşı olup bir
hasekisi
gelüp zabt eder. Ne kâdirdir kim bir kimesne gelüp bu papaslara zulm ede. Hemân …
Ve bu Aynaroz nâhiyesinde hâlâ cümle her gün başına bir kenîseler var kim cümle üç yüz altmış altı aded kenîse ve manastırdır derler ammâ saymadım. Ammâ bunların hâkimleri hâlâ kânûn-ı pâdişâhî üzre Âsitâne-i sa‘âdetde bostâncıbaşı olup bir hasekisi gelüp zabt eder. Ne kâdirdir kim bir kimesne gelüp bu papaslara zulm ede. Hemân ol ân ol âdemi bostâncılar döğe döğe manastır ketenine döndedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 212b ·
metinde göster ·