… urrahmân Paşa, Vâlî-i Mısır iken merhûm olup evlâdlarına hemân kırk bin sikke-i
hasene altun
kaldı. Bu kalemkârların kârına bir merd-i hünerkâr kâdir değiller idi.
Andan sonra üstâd-ı kâmil yine Unkapanı'nda Ermenî Haçatur idi. Andan Bezzâzistân önünde Aydın Ermenî. Ve Kalemkâr Tambûrî Arnavud Osmân Çelebi {idi}. Ba‘dehu Mısır'da sikkezânbaşı olup sene 1009 târîhinde Abdurrahmân Paşa, Vâlî-i Mısır iken merhûm olup evlâdlarına hemân kırk bin sikke-i hasene altun kaldı. Bu kalemkârların kârına bir merd-i hünerkâr kâdir değiller idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 188a ·
metinde göster ·
… ılgar ile ale'l-acele gelüp bana iresin" deyü hakîre beş yüz bundukani sikke-i
hasene altun
verüp du‘â etdi. 184b Ve Erganeli Ahmed Ağa'ya da du‘â edüp Van'a müsellim gö …
Netîce-i kelâm, {Paşa} cümle eşyâ-yı mühimmâtın görüp gitmek sadedinde iken hakîri katına kığırup nihânîce eydür "Bak a Evliyâm! Sen benim oğlumsun. Hizmetkârların benim otağım içinde dâ’ireme çadırınla konsunlar ve yesinler ve içsünler ve senin şâkirdlerinden küçük İbrâhîm ve Rûm Alî ve Gürcî Mustafâ kölelerin üzre zâbıt u râbıt olup cümle esbâblarını ve gayri eşyâlarını gözetsinler. Ve atların cümle İmrahor tavlasında dursunlar. Ancak atların eğerlenmiş gulâmlarınla gelüp süvâr olsunlar. Cemî‘i şeyine ben zâmin ü mütekeffil olurum. Sen bir kaç gün İslâmbol'da kalup İpşir'e ve Kara Hasan'a intisâb edüp bizim Kudde Mehemmed Kethüdâ ve Mevkûfâtî Mehemmed Efendi'nin ve Moralı Defterdâr Paşa'nın ve gayri a‘yânın ve ta‘allukâtlarımızda olan huddâmlarımızın ahvâllerine ve İpşir-i bî-beşîr ile {halkın} mu‘âmele-i ca‘lîlerine vâkıf olup ne havâdisât zuhûr ederse Kaya Sultân'dan ve Gümrük Emîni Hasan Çelebi çerâğımızdan mektûblar alup aslâ kimesnenin haberi yok iken ardımız sıra kendü atlarınla ılgar ile ale'l-acele gelüp bana iresin" deyü hakîre beş yüz bundukani sikke-i hasene altun verüp du‘â etdi. 184b Ve Erganeli Ahmed Ağa'ya da du‘â edüp Van'a müsellim gönderdi. Hakîr dahi beş gulâmım hazînedâra ve dörd ızâr esbâbım ve beş atım emîr-i âhûra teslîm edüp üç memlûk-ı zeberdestim ile ve beş re’s atımla Üsküdar'da Kaya Sultân yanında kaldım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 184a–184b ·
metinde göster ·
… up gûnâ-gûn ihsân [u] in‘âmlar edüp hakîre dahi üç esîr ve üç at ve yüz sikke-i
hasene altun
ihsân etdi. Andan cümle atlar çayıra bağlanup yedinci gün,
Menzil-i sahrâ-yı çemenzâr [u] lâle-izâr Köprez: Bunda paşa efendimiz kendü tevâbi‘lerine ve bölükbaşılarına dahi hil‘at-i fâhireler geydirüp başlarına çelenkler takup gûnâ-gûn ihsân [u] in‘âmlar edüp hakîre dahi üç esîr ve üç at ve yüz sikke-i hasene altun ihsân etdi. Andan cümle atlar çayıra bağlanup yedinci gün,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 148a ·
metinde göster ·
… cümle hakîre verüp her menzilde menzilcilere bahşîş vermek içün iki yüz sikke-i
hasene altun
verüp,
"Nola, Bismillâh el-emrü emrüküm" deyüp tedârikimiz görüp âmâde olduk, lâkin hakîr iki yerden gayret kuşağın ve hamiyyet kılıcın kuşandığımdan mâ‘adâ cemî‘i vücûdum prankona çuka kenârları ve mişmâlar(?) ile der-âgûş etdirüp gûyâ Van diyârında Ahlad şehri kadîdi gibi olup bâzûlarım ve uyluklarım eyle sarup sarmalayup bu ten-i nâ-dürüste be-dürüstî ile teklîf-i mâlâ-yutâk ederek gûyâ yek pâre bir âdem olup paşadan mektûbları ve Budin'de Seydî Ahmed Paşa'dan gelmiş mektûbları ve hâlâ benim Zirinoğlu'ndan getirdiğim mektûbu ve İspilet kapudanından gelmiş mektûbları cümle hakîre verüp her menzilde menzilcilere bahşîş vermek içün iki yüz sikke-i hasene altun verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 163b ·
metinde göster ·
… laca çapar atı ve bir şemşîr-i bürrân ve birkat Çerkes libâsı ve üç yüz sikke-i
hasene altun
ve Kırım hânına ve a‘yânları ve Dağıstân pâdişâhına mektûblar verdi.
Âhır-ı kâr destûr alup hakîre iki Çerkes gulâmları ve bir Abaza duhteri ve iki Çerkes kızı ve üç re’s Çerkes atları ve bir re’s Karaçubuğun alaca çapar atı ve bir şemşîr-i bürrân ve birkat Çerkes libâsı ve üç yüz sikke-i hasene altun ve Kırım hânına ve a‘yânları ve Dağıstân pâdişâhına mektûblar verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 165b ·
metinde göster ·