İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hasm*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
87
isabet
77 cümle/beyitte
32,2
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
15
farklı biçim
27 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi8735,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 87

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hasm*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 9b … mâ Yûnâniyân'dan Makdonya ve izmirne sâhibi Kaydefâ İskender'e ser-fürû etmeyüp hasm-ı kavî olup İskender bu Kaydefâ mülküne bir vech ile zafer bulmayup âhir İskender …
EÇS I 40b "Oturma beğim, hasmınla mürâfa‘a-yı şer‘ olup ayak berâber durun" dedikde mi‘mârbaşı da‘vâya âğâze edüp …
EÇS I 41a–41b În hisâr-ı refî‘ kez sengîn / Hasmrâ ber-teneş rasîd sal‘a. / Ve zamân-ı şehî ki rü’yet-i û / Ez kamer mihterest der …
EÇS I 71b … pul apul meydân-ı mahabbete gelüp, Melek Ahmed Ağa ile yâ Deli Hüseyin Paşa ile hasmâne ba‘de'l-musâfaha kânûn-ı pehlivânân üzre birbirlerine üç kelle pîr-i yârî urup, …
EÇS I 71b … e koyup yerden güleşmeğe sa‘y edince anınla mukâvemet etmek müşkil olup elbette hasmın bir fend ile atup gâlib olurdu.
EÇS I 71b–72a … mâbeyninde karakuş oyunu ve boğma ve girt etme memnû‘dur. Zîrâ yağ oyunudur ve hasmı düşman değildir. Eğer düşman ile cengde kucak kucağa olursa karakuş ve boğma ve …
EÇS I 72a … urâd Hân tüvânâ yiğit olmağile mezkûr fünûnların çoğunu bilüp icrâ edüp elbette hasmın bir fen ile zahrın yere getirirdi. Tâ bu mertebe gürbüz er idi.
EÇS I 72a … vâtsız güleşüp tamarınız kırılup kuvvetiniz kalmamışdır. Hattât gibi Melek gibi hasmın vardır" dedim.
EÇS I 77a … yvada yigirmişer sene hükûmet edüp mâl-ı Kârûn'a mâlik olup iki kâfir birbirine hasm-ı kavî olup Boğdan beği Lipul Beğ bir kızını Kazak-ı âk hatmanı ihmilnic'e verüp …
EÇS I 128a–128b În hisâr-ı refî‘ ger sengeş / Hasm-râ ber-teneş dehed sil‘a / Ve zemân-ı şehî ki rü’yet-i û / Ez kamer mihter est(ere …
EÇS I 187b … elmâs ol kadar sengîn ve berkdir kim kurşum ne kadar nerm ise Cenâb-ı Bârî ana hasm halk edüp elmâsı kurşum hakk eder, aceb hikmetdir. Ve elmâsdan zî-kıymet cevher …
EÇS I 191b … î-hicâb kesret-i nâsdân bî-pervâ bülbüller feryâd [ü] figânlar ederek birbirine hasmâne nâle ve nâlişler ederek niçe yüz kafes bülbül ve niçe yüz kafes kara tavuk tûtî …
EÇS I 209b–210a Ve bunlar Çingâne kollarına gâyet hasm olduklarından bir kol Çingâneden ve bir kol Yahûdîden dutup hasmâne bir fasıl Y …
EÇS I 209b–210a … ollarına gâyet hasm olduklarından bir kol Çingâneden ve bir kol Yahûdîden dutup hasmâne bir fasıl Yahûdîler ve bir fasıl Çinganeler ede, garîb ü acîb temâşâlar olur. A …
EÇS I 212a … horos horos ile at at ile deve erba‘înde kükreyüp deve ile el-hâsıl her mahlûk hasm-ı kavîsiyle nice mu‘âmele ve nice ceng ederler ve nice kişnerler ve horos ve kaz …
EÇS I 212a … in savt-ı hazînleriyle sadâ verdikde kerrâtile yanına bülbül ve karatavuk gelüp hasmâne ötüşmüşlerdir. Bir garîb ü acîb musallî âdemdir.
EÇS II 273b–274a … nde Karayazıcı ve Sa‘îd Arab ve Kalenderoğlu ve Cennetoğlu nâmân celâlîler gibi hasm-ı kavîlerimiz derdinden bîzâr olup asker-i deryâ-misâlimiz ile Serdâr-ı mükerrem …
EÇS II 306a–306b … ân-ı mırrâbe ve sennûre-i sayyâde ve mü’eddebe-i hirrâbe ve mûnise-i tarrâbe ve hasmâne-i fârâbe, lâkin serrâka değildir, mûnis-i gâmharedir" deyü beyâtî makâmında nidâ …
EÇS II 316b–317a … im, mücellâ ve musaykalı şa‘şa‘asından âdemin reng-i rûyları nümâyândır. Ve bir hasm-ı kavîsi cânib-i garbîsinde Âl-i Osmân ve Tatar-ı Kırım ve Kalmahdır. Ve cânib-i …
EÇS II 334b–335b … an nâm [u] şânıyla Hâsodaya girüp niçe kerre cirîdinin darbından ba‘zı cündîler hasm olup helâk oldular. Bir gün İbrâhîm Hân: "A Seydî! Benim musâhiblerime sakın ci …
EÇS II 334b–335b … er" deyü der-i devlete arz etdi. Âhir kâfirin Pirespirim kal‘asının kapudanıyla hasm olup Üstolni-Belgrad'ın ale'l-gafle yetmiş aded "Benim dîger 335b nist" diyen …
EÇS II 360b–361b … ne-i nâsda darb-ı meseli ma‘lûm-ı sa‘âdet-mendiniz değil midir. Cenâbınızın hod hasmı pâdişâhdır, pâdişâh âdil gerek kim şer‘ ile da‘vâm var diyesiz. Nâ-şer‘î bir âd …
EÇS II 360b–361b … Paşa'nın katli cümle bunun re’y [ü] tedbîriyle idi. Hâlâ sadrıa‘zam olup senin hasm-ı kavîn ve adüvv-i cânındır. Elbette Nasıf Paşazâde katli san‘atların sana ve ban …
EÇS III 81a–81b … bân-ı mirrâbe ve sinnûre-i sayyâde ve mü’eddebe-i hirrâbe ve mûnis-i tarrâbe ve hasmâne-i fârâbe! Lâkin serrâke değildir; mûnis-i gam-hâredir" deyü gürbe dellâlları ⟦81b …
EÇS III 158b … gelemeyüp üç yüz almış bend hîle-i pehlivânîler icrâ eder. Elbette bir lu‘b ile hasmının yâ kesebend hânesînden ya künde atmasından veyâ şîrâzîden veyâ âsmânişinden vey …
EÇS III 158b El-hâsıl bu zikr olunan hîle-i küştegîrânın biriyle amel edüp hasmının bir mahallin gâfil bulup andan atup intikâm olur. Zîrâ pehlivânlar mâbeyninde z …
EÇS III 182b … den mühr ile Haleb'den yedi ayda rikâb-ı hümâyûna güc ile gelüp yüz sürdü. Hâlâ hasmı çokdur, ebeden muhibbi yokdur. Mısra‘ "Görelim âyîne-i devrân ne sûret gösterir …
EÇS IV 215a … e ururdu ve niçesi kılıç üzre düşüp mürd olurdu ve niçe bini dahi dalkılıç olup hasma karşu gelüp ya urup ya urulurdu ve niçesi evlâdlarıyla sarılup kayalardan aşağı …
EÇS IV 224a … câmi‘e girerler. Niçeleri ders kırâ’at etmeden fâriğ olup câmi‘in bir köşesinde hasmıyla sad-renc-i şatranç oynarlar. Mezheb-i Şâfi‘îde mübâhdır ve dahi akliyyâtdır dey …
EÇS IV 254a … eyin Ağalı'dır kim yine sipâhân zümrelerindendir. Ammâ bunlar dahi birbirlerine hasm-ı kavîlerdir vesâ’ir esnâfdan bunların hevâsına tâbi‘ neferâtlar vardır. Gûyâ Hâb …
EÇS IV 254b … dur. Hatta Van kulu mâbeyninde darb-ı meseldir. Bir âdem gâyet gazaba gelüp bir hasma hücûm eylese "Hakkarî Celüvi gibi pâbucun eline giymiş gibi gelür." deyü darb-ı …
EÇS IV 265a … ülüp gürûh-ı murg-ı ukâb gurâba sunar gibi sunardı ve meymene vü meyserede olan hasma murâd-ı merâm-ı maksûdu üzre sa‘b küme-i düşmanlara girüp şikâr alup sâf çıkard …
EÇS IV 270a Ve Mudikî Alî Ağa'ya hasm iken âhir hâk-i pâyine varup dahl düşdü. Anda ehl [ü] ıyâlin bırağup salt u seb …
EÇS IV 270a … er sürüp envâ‘-ı tazarru‘ [u] nâlişler edüp "Dâd u feryâd ey vezîr-i âlî-nijâd, hasmınız Hân idi, hamd-i Hudâ münhedim olup firâr etdi. Ya bu kadar ibâdullahı niçün gâr …
EÇS IV 270b … emrillah feth idelim." dediklerinde Paşa-yı dûrbîn fikr eyitdi: "Sizin ve bizim hasmımız hân-ı bîcân idi. Hamd-i Hudâ firâr etdi. Bu kal‘a pâdişâhındır. Kal‘aya top çek …
EÇS IV 281b–282a … Mehemmed Emîn Paşa Van'da Hakkarî'yle ve Hoşâb Hâkimi Mahmûdî Süleymân Beğ ile hasm olup bu Çomar'ı serdâr edüp kâh Hakkarî ve kâh Mahmûdî köylerin nehb ü gâret et …
EÇS IV 282b … dırır. At dahi bir süheyl urup ayağı turâba basar. Hemân Çomar atına süvâr olup hasmına sunar, ammâ görse kim atta tâb u tüvân kalmamış, ammâ kazâ vü kader yine hasmla …
EÇS IV 282b … asmına sunar, ammâ görse kim atta tâb u tüvân kalmamış, ammâ kazâ vü kader yine hasmları gitdikce çoğalup dörd yanından üşerler.
EÇS IV 292b … brîz Hânı Koca Kayıtmaz Hân bu koyunları talav etdiğim içün mene adüvv-i cân ve hasm-ı dîn-i îmân düşmen-i yaman olmuşdur. Ammâ buna çâre nedir?" dedikde hakîr derûn- …
EÇS IV 380b … tânî olunca sağîr ü kebîrleri ve cemî‘i ulemâ ve şu‘arâları mesîregâhlara gidüp hasmâne ebyât-ı eş‘âr okurlar.
EÇS IV 385b … dû-yı cânîsi Yezîdî ve Haltî ve Çekvânî ve Bâpirî ve Sincârî ve Zibarî Kürdleri hasm-ı kavîleridir. Anınçün bu kal‘anın dîdebânları şeb [ü] rûz nigehbânlık edüp âmâde …
EÇS IV 393b Hazret buyurdular kim: "Yâ Melik Sırfeyâîl! İşte hasmın Tahlîc Melik, gelüp mürâfa‘ olun!" dedikde iki melik yan yana durup Sırfeyâîl m …
EÇS IV 393b–394a … demeden murâdı benim aşkımdan ferâğat edüp Âdem'e âşık ol dedi. Ben ise Âdem'e hasm-ı adüvv-i cânı oldum. Efendim Allah'ın niçe aşkın bırağup bir toprakdan halk olup …
EÇS V 43a … sırr olup eydir: "Hânım, ibtidâ Köpürlü Egre paşası iken bizim Rakofçi kral ile hasm idi. şimdi vezîr olup intikâm almak ister. Lütf eyle Hânım, cenâbınıza on hinto …
EÇS V 45b … enîseleri vardır, ammâ cebehânesi ve azîm mefret topları vardır, zîrâ bu şehrin hasmı gâyet çokdur. Hattâ Rakofçi Kral bu şehre tama‘ edüp bu kal‘ayı feth edüp taht …
EÇS V 55b … kal‘asına istîlâ etme sadedinde iken Yahûdîler cemî‘i zamânda Rûm keferelerine hasm-ı kavî oldukları ecilden Yahûdîler haber edüp niçe yüz Rûm ve Fireng-i bed-reng k …
EÇS V 156b … bu kal‘a amâr olup ismine kal‘a-i Kırım dediler. Hakkâ ki gâzîleri hâlâ küffâra hasm-ı karımdırlar. (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---) (---)
EÇS VI 127a … şka sikke sâhibi kral-ı dâldir kim Süleymân Hân zamânından berü Nemse küffârına hasm-ı kavî olup yetmiş altı pâre Nemse kal‘ası alup Alaman kâfirinin amânın kesmişler …
EÇS VI 151a Bâ-husûs hâlâ hasmımız olan büyük Bundukanî Venedik'ini ıdlâl edüp pes ü perdeden zahîre veren bu Dobr …
EÇS VI 153b–154a … 54a⟧ niçe kerre yüz bin kîle gılâl alup beş bahâsına cümle kâfiristâna ve bizim hasmımız olan âsî Venedik'e gılâl verir sûret-i hakdan görünür bir kâfirlerdir. Ve bir i …