Ammâ Ebü'l-feth Gâzî Ayasofya ismiyle müsemmâ kenîseyi temâşâ etdükde gördü kim bu makâm bir binâ-yı azîm ve bünyân-ı metîn-i kadîmdir ki mühendis-i hired [u] hurdedân ve mi‘mâr Ağnados nâm tab‘-ı selîm [u] sâhib-iz‘ân bu binânın metâneti erkânında hayrân ve bu bünyânın tarh-ı esâs ve ref‘-i kubbesin gören vâlih [ü] ser-gerdân olur. Hemân Gâzî Mehemmed Hân bu mâ‘bed-i kadîmi telvîsât [u] müzahrafât-ı hûn-ı keşîşândan ve esnâm [u] evsândan derûn-ı deyri tathîr edüp niçe bin yerde amberdânlar ve micmerdânlar ile ûd [u] amberler yakup câmi‘ içre guzât-ı müslimînin demâğları mu‘attar olup ân-ı sâ‘atde bir müfîd ü muhtasar mihrâb ü minber ve mahfil ü minâre ile ol makâm-ı behişt-irtisâmı ibret-nümâ-yı huld-ı berîn bir câmi‘-i müslimîn edüp ibtidâ yevm-i cum‘ada cemî‘i guzât-ı müslimîn hâzır olup salâlar kırâ’at olunup mü’ezzinân Arapça âyetin savt-ı hazîn ile âgâze edince hemân Akşems[eddîn] ve Kara Şemseddîn hazretleri kalkup Sultân Mehemmed'in koltuğuna girüp Akşemseddîn imâmesin Ebü'l-feth'in ser-i sa‘âdetine geydirip imâmesi üzre bir ablak turna teli sokup ve eline bir uryân kılıç verüp sağ tarafında Akşemseddîn, sol tarafında Kara Şemseddîn ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî bülend âvâz ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâlet el verüp bir gırîv ü feryâd-ı şâdumânî etdiler. Kâ‘ide-i uslûb-ı hatîb üzre hutbeyi edâ edüp nüzûl etdükde teberrüken ve teyemmünen Akşemseddîn hazretleri Sultân Mehemmed Hân'dan me’zûn olup imâmet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30b ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘in beş kapusu vardır. Sağ tarafdaki köşede
hatîb
kapusu, sol tarafda hünkâr mahfili altında imâm kapusu ve iki yan kapuları dahi …
Ve bu câmi‘in beş kapusu vardır. Sağ tarafdaki köşede hatîb kapusu, sol tarafda hünkâr mahfili altında imâm kapusu ve iki yan kapuları dahi cümle sadefkârî bâb-ı kebîrlerdir. Ve bu dörd aded kapulardan câmi‘e (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur. Ammâ beşinci bâb-ı kebîr kıble kapusudur kim cümleden serâmed ve musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı bûkalemûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
… hîm bin Hasan Niksârî, Şeyh Vefâ câmi‘i hazîresinde medfûndur. Ve Mevlânâ Kâsım
Hatîb
bin Ya‘kûb, Amasiyyevîdir ve yine anda medfûndur. Ve Mevlânâ Aliyüddînü'l-Yegân …
Evvelâ Şeyhülislâm (---) Efendi. Ve Mevlânâ Mehemmed bin İbrâhîm bin Hasan Niksârî, Şeyh Vefâ câmi‘i hazîresinde medfûndur. Ve Mevlânâ Kâsım Hatîb bin Ya‘kûb, Amasiyyevîdir ve yine anda medfûndur. Ve Mevlânâ Aliyüddînü'l-Yegânî, târîh-i vefâtı:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99b ·
metinde göster ·
olup bir gün vakt-i zuhr ezânın, iktizâ hasebiyle minâreye o örf izâfetiyle çık …
Ba‘dehu devlet-i Sultân Mustafâ Hân'da Kazancılar câmi‘ine hatîb olup bir gün vakt-i zuhr ezânın, iktizâ hasebiyle minâreye o örf izâfetiyle çıkup ezân-ı mâhûr okurken hemân bir caylak murgı âşiyânından pervâz urup Zâkirî Efendi'nin başından ol imâmesin kapup minârenin tâ zirve-i a‘lâsında alem üzre koyup alem üzre bir alem olup halk-ı âlem temâşâ ederlerdi. Kâmil bir hafta durup pâdişâh ma‘lûmu olup Zâkirî Efendi huzûr-ı Mustafâ Hân'a varup sergüzeşt-i destârın nakl edüp ol gece mevlûd-ı şerîf ve niçe ilâhiyyât ve zikr-i tesbîh tilâvet 112a edüp Mustafâ Hân bunlara bir kîse altun ihsân etdükde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111b–112a ·
metinde göster ·
minbere kılıç ile urûc eder. Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâsında ibtidâ ceng-i a …
Lisân-ı Yunaniyân üzre Târîh-i Yanvan'da bu İznik kal‘asın ibtidâ binâ eden Sâm b. Nûh aleyhi's-selâmdır. Ba‘de't-tûfân Musul kurbunda Cûdî cebelinde gemileri karâr bulup gemiden çıkan yetmiş nefer kimesne kendülere tavattun içün bir mekân-ı latîf arayarak Hazret-i Sâm seyâhat ederek bu İznik mahalline gelüp görür kim bir buhayre kenarında âb [u] hevâsı latîf bir cây-ı nazîf olmağıla ehl [u] iyâliyle bu ferah-fezâda yetmiş sene sâkin olup imâr eder. Bi-kavli müverrihîn ibtidâ imâreti İslâmbol kal‘ası yerin Hazret-i Süleymân kasr binâ etmezden bin yedi yüz yıl makdem imâr olmuş şehr-i kadîmdir. Ba‘dehû İslâmbol'a bânîsi bânî olan Yanko b. Madyan'ın duhter-i ferhunde-ahteri olan İznike nâm krale-i muhtâre Sâm binâsı üzre müceddeden bir sûr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn inşâ etmişdir kim hâlâ cemî‘-i seyyâhân-ı berr [u] bihâr lisânında ve cemî‘i müverrihân-ı Rûm kütüb-i mu‘teberelerinde husûsan Tevârîh-i Yanvan'da kal‘a-i Çîn-i Rûm-ı atîk şehr-i İznik deyü tevârîhlerde mevsûfdur. Ba‘dehû nice mülûkden mülûke değüp âhir İslâmbol Tekürü Pozatin oğlu Ali nam kralın destinde iken dest-i kahr ile sene 731 târîh ile Orhân Gâzî muhâsara edüp yedi ay döğdükten sonra küffârın beş yüz pâre gemileriyle Gemlik nâm iskeleden imdâda gelüp guzât-ı müslimîni zeyl-i hisârdan kaldırmak içün gelüp asker-i İslâm bu hâli görüp imdâda gelen küffâra bir satûr-ı Orhânî urup sâhil-i buhayrede cümle dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan geçüp niçe bini gark-âb-ı buhayre olup yine kal‘ayı muhâsaraya şurû‘ edüp derûn-ı kal‘adan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr bu hâli görüp cânları halâs olmadan me’yûs olup kırk gün dahi ceng-i azîm edüp âhir kal‘anın rahnedâr olan yerlerinden guzât-ı müslimîn ankebût-vâr zirve-i hisâr-ı üstüvâra urûc edüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunup derûn-ı kal‘ada küffârı cümle dendân-ı tîğdan geçirüp feth olduğuçün hâlâ Orhân Gâzî câmi‘inde hatîb minbere kılıç ile urûc eder. Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâsında ibtidâ ceng-i azîmin biri dahi budur. Ba‘dehû Gâzî Hudâvendigâr tahrîri üzre Bursa sancağı hâkinde (---) tarafından hâkimlidir ve üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır ve cümle (---) nâhiye kurâlardır. Bu kurâlardan senevî kadısına cümle yedi kîse-i Çînî hâsıl olur. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ-yı sulehâsı ve meşâyih-i kirâmı ve halîm ü selîm ve sâhib-i sülûk sâhib-i vera‘ müttakî âdemleri vardır ve şehr nâ’ibi ve kapan muhtesibi vardır ammâ iç il olmağıla kal‘asının dizdârı ve neferâtları yokdur ammâ Celâlî ve Cemâlî havfından birkaç kulleleri ma‘mûr ve bâbları mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 5a ·
metinde göster ·
… -i (---) İmâmı Zeynüddîn hazretleri ve Şeyh Necîbüddîn ve Şeyh Alliyü'l-vâhî ve
Hatîb
Muhammed Şinâvî hazretleri yemîn etdiler kim, "Niçe kerre bizim manzûrumuz olmu …
Ammâ Emeviyyûn'dan sonra bu ısır ümmet-i Muhammed'e olmamışdır. Ammâ kasaba-i Lût'da câmi‘-i (---) İmâmı Zeynüddîn hazretleri ve Şeyh Necîbüddîn ve Şeyh Alliyü'l-vâhî ve Hatîb Muhammed Şinâvî hazretleri yemîn etdiler kim, "Niçe kerre bizim manzûrumuz olmuşdur kim yakîn zamânda niçe yüz Lûtî kavmi bu buhayre üzre gezüp kenara gelince fellâhîn beyâz miskâlî pembe kefenlerin alınca ibtidâ zekeri ve hayâların buhayre balıkları harp harp koparup yerler" deyü şehâdet etdiler. Anınçün ahâlî-i şehr-i Lût 46b "Bu buhayre balığı Lûtîlerin etin yerler" deyü ehl-i sülûk olanlar bu halîcin balığından tenâvül etmezler. Ve ne‘ûzübillah bir gûne arslan pençeli siyâh balığı olur, âdem etinden gayri bir şey yemez derler, garâ’ib ve acâ’ib bahr-i Lût'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a–46b ·
metinde göster ·
… --) (---)(---)81a Ve Kızıl Medrese câmi‘i. Çârsûbaşında (---)(---) câmi‘-i
Hatîb
. Şems-i Bezmgâh câmi‘i.
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı Divriği: Cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ cümleden ma‘bed-i kadîm Ulucâmi‘ bu varoşdadır. Bu şehr içre bundan büyük câmi‘ yokdur. Tûlen ve arzen (---) ayakdır ve derûn-ı câmi‘de cümle (---) aded sütûn-ı müntehâlardır ve cümle üç aded kapusu var ve bir minâre-i ibret-nümâsı var, ammâ bu câmi‘in bânîsi Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâ’eddîn'dir. "Bu câmi‘e yedi Rûm harâcı masrûf etmişdir" deyü der-i dîvârında târîhi ve cümle evkâfları tahrîr olunmuşdur. Üstâd-ı mermer-bür bu câmi‘e eyle emek sarf edüp cemî‘i der-i dîvârın eyle bûkalemûn etmişdir kim ne Ayasulug'da Sultân Ya‘kûb câmi‘i ne Bursa'da Yıldırım Hân'ın Ulu câmi‘i ve ne Sinop şehrindeki minber nakşı ve ne diyâr-ı Rûm'da Âtin'de Ebü'l-feth câmi‘i ve ne Budin serhaddinde Kal‘a-i Üstorgon câmi‘i bu Divriği câmi‘inin icrâ-yı ma‘rifetine hemtâ olamazlar. El-hâsıl midhatinde diller kâsırdır. Ve icâbet-i du‘â mahalli olmağıla şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. (---)(---)(---)(---)81a Ve Kızıl Medrese câmi‘i. Çârsûbaşında (---)(---) câmi‘-i Hatîb. Şems-i Bezmgâh câmi‘i.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 80b–81a ·
metinde göster ·
… arı ve kıbâb-ı ser-nigûnları serâpâ rasâs-ı hâs ile mestûrdur. Cum‘a hutbesinde
hatîb
Selîm Hân-ı fâtihi dahi yâd eder kim fâtih-i Âmid Selîm Hân'dır, be-dest-i Bıyı …
Bu haremün cânib-i selâsında üç kapudur. Ve nev-binâ çâr-kûşe bir minâre binâ olundu. Netîce-i kelâm bu Diyârbekir içre böyle câmi‘-i kebîr yokdur kim on bin âdem alur. Ve cümle âsâr-ı binâları ve kıbâb-ı ser-nigûnları serâpâ rasâs-ı hâs ile mestûrdur. Cum‘a hutbesinde hatîb Selîm Hân-ı fâtihi dahi yâd eder kim fâtih-i Âmid Selîm Hân'dır, be-dest-i Bıyıklı Mehemmed Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200b ·
metinde göster ·
… aşağı vardıkda nehr-i Sersâr andan müteferrika olur andan nehr-i Sersâr beled-i
Hatîb
ve çölistânda kal‘a-i Sincâr vâdîlerine uğrayup deverân u cereyân ederek iki fı …
Bu nehr-i âb-ı hayâtın evveli şehr-i Nasîbîn garbında Aşdı dağlarından tulû‘ edüp şehr-i kadîm Nasîbîn (---)(---)(---) ubûr edüp şehrin şark cânibine karîb bir cisr-i metînin altından ubûr edüp bu cisrin başına cümle tüccâr u züvvâr ve âyende vü revendegân u sevdâgerân ve vüzerâ vü vükelâlar hayme vü hargâhlarıyla mezkûr cisir başında meks edüp nehr-i Hermas'dan gûnâ-gûn mâhîler sayd edüp tenâvül ederler. Ol mahalden nehr-i Hermas geçüp sehel aşağı vardıkda nehr-i Sersâr andan müteferrika olur andan nehr-i Sersâr beled-i Hatîb ve çölistânda kal‘a-i Sincâr vâdîlerine uğrayup deverân u cereyân ederek iki fırka olup biri kal‘a-i Tikrit kurbünde nehr-i Dicle'ye rîzân olur ve bir fırkası yine nehr-i Sersâ'dır kim nehr-i Hermas'dan ayrılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b ·
metinde göster ·
bu Tikrit hâkinde üç aded şehirdir. Biri Cezîre kurbünde Şatt kenârında sûru ha …
Ve şehr-i Hatîb bu Tikrit hâkinde üç aded şehirdir. Biri Cezîre kurbünde Şatt kenârında sûru harâbdır, içinde Şakakî Kürdü sâkin olurlar. Bir şehr-i Hatîb-i Evsat yine bu cezîre-i Dicle vü Fırat'da nehr-i Furât sâhilinde harâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405b ·
metinde göster ·
… ü'l-emr seyf-i Muhammed urulup yürüyüş ile feth olduğundan cümle cevâmi‘lerinde
hatîb
minbere kılıç ile urûc edüp hutbeyi tilâvet eder. Hâlâ iki kat bir hisâr-ı üstü …
Manzara-i eşkâl-i kal‘a-i Üsküb-i mahbûb: Müverrihân-ı Rûm bu kal‘aya kal‘a-i Mazenderân-ı Rûm dediklerinin aslı hîn-i savaşda derûn-ı hisârda yigirmi bin güzîde Acem Mazenderânîsi gibi Arnavud tüfeng-endâzı olup Gâzî Evrenos Beğ ile pey-der-pey yedi ay savaş-ı perhâş edüp âhirü'l-emr seyf-i Muhammed urulup yürüyüş ile feth olduğundan cümle cevâmi‘lerinde hatîb minbere kılıç ile urûc edüp hutbeyi tilâvet eder. Hâlâ iki kat bir hisâr-ı üstüvâr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı kadîm ve sûr-ı azîm bir rabât-ı müzeyyen ve bir belde-i medyendir kim refî‘ü'l-beyân ve halkı cümle azîmü'ş-şândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 169b ·
metinde göster ·
Ve derûn-ı kal‘ada cümle on hâne var, dizdâr ve kethudâ ve imâm ve
hatîb
ve mehterbaşı evleri ve Ebü'l-feth'in bir küçük câmi‘i ve cebehânesi ve gılâl a …
Ve derûn-ı kal‘ada cümle on hâne var, dizdâr ve kethudâ ve imâm ve hatîb ve mehterbaşı evleri ve Ebü'l-feth'in bir küçük câmi‘i ve cebehânesi ve gılâl anbârı var, gayri âsâr-ı imâreti yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 140a ·
metinde göster ·
… tarîk-i Halvetî'de seccâde-nişîn olup Osmân Şâh câmi‘inde dahi vâ‘ız u nâsıh ve
hatîb
olup niçe bin münkirîni ehl-i tevhîd eder. Âhır-ı kâr sene 1013 târîhinde dâr-ı …
Ve ziyâretgâh-ı kıdve-i erbâb-ı tahkîk, üsve-i ashâb-ı tedkîk, kıble-i velâyet, ka‘be-i hidâyet, müftî-i esrâr-ı ilâhî, mücâhid-i envâr-ı nâ-mütenâhî eş-Şeyh Azîz Mehemmed Efendi kuddise rûhuhu: Azîz-i merkûm pederimizin rivâyeti üzre Malgara şehrinde Nâ’ibzâde Hasan Halîfe nâm bir muktedâ-yı imâmın ciğer-gûşe dürr-i girân-mâyesi idi. Bu Tırhala'da Alî Çavuş nâm bir hümâm bir zâviye binâ edüp Nûreddînzâde Efendi hazretlerinden bir halîfe ricâ etdiklerinde bu Mehemmed Efendi'yi Tırhala'ya gönderüp tarîk-i Halvetî'de seccâde-nişîn olup Osmân Şâh câmi‘inde dahi vâ‘ız u nâsıh ve hatîb olup niçe bin münkirîni ehl-i tevhîd eder. Âhır-ı kâr sene 1013 târîhinde dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye rıhlet edüp zâviyesi hazîresinde medfûndur. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240a ·
metinde göster ·
… ehir içinde cemâ‘atsiz kalmış bir câmi‘-i garîbdir. Ancak sağ tarafında imâm ve
hatîb
ve kayyım ve sâ’ir huddâmân mürtezikîn hâneleri vardır. Ve her cum‘a ve bâzâr g …
Ve'l-hâsıl bu câmi‘in hüsn cihetinde ve letâfet [ü] zerâfeti yüzünde vech-i arzda eyle bir kâr-ı benî âdemiyân binâ olunmamışdır kim âdem oğlanı anın vaz‘-ı beyânında âciz ve kâsırdır. Eğer mâ-vaz‘ı üzre evsâfın tahrîr eylesek Y 69b evkâf-nâmesi gibi bir mücelled seyâhatnâme olur. Ammâ böyle menhûs vîrân şehir içinde cemâ‘atsiz kalmış bir câmi‘-i garîbdir. Ancak sağ tarafında imâm ve hatîb ve kayyım ve sâ’ir huddâmân mürtezikîn hâneleri vardır. Ve her cum‘a ve bâzâr günleri ve şeb [u] rûz evkât-ı hamsede cemâ‘at ve züvvârînden hâlî değildir. Ammâ izdihâm cemâ‘ati yokdur. Ve's-selâm, ammerallâhu ile'l-kıyâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y69a–Y69b ·
metinde göster ·
… ] temâşâ ve ziyâret-i hümâm edüp hayâtda olan sulehâlardan Şeyh Receb Efendi ve
Hatîb
Alî Efendi ve Arab Bınarı Şeyhi İbrâhîm Efendi ve Sâbirî Efendi, bunlar ile ved …
Ve bu şehri tamâm seyr [ü] temâşâ ve ziyâret-i hümâm edüp hayâtda olan sulehâlardan Şeyh Receb Efendi ve Hatîb Alî Efendi ve Arab Bınarı Şeyhi İbrâhîm Efendi ve Sâbirî Efendi, bunlar ile vedâlaşup du‘â-i hayrları ile behremend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85b ·
metinde göster ·
… ır. Ve içinde Sultân Kalâvûn câmi‘i ve dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve
hatîb
ve neferât hâneleri vardır.
Hâlâ kal‘ası bir alçak kayalı dağcuğaz üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî kıbleden şimâle memdûd bir metîn kal‘adır ve kaddi otuz arşın bâlâdır. Ve içinde Sultân Kalâvûn câmi‘i ve dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve hatîb ve neferât hâneleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185a ·
metinde göster ·
ve mü’ezzinân ve neferât-ı merdümân sâkinlerdir. Cümle yetmiş aded kireç ile pû …
Ve bu kal‘a içinde dizdâr ve kethudâ ve imâm ve hatîb ve mü’ezzinân ve neferât-ı merdümân sâkinlerdir. Cümle yetmiş aded kireç ile pûşîde hânelerdir. Ve gâyet küçük hücre-i sağîrelerdir. Dizdârın bâğçesi bu iç kal‘a handakı içre bir bâğçe-i müşeyyedi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y210a ·
metinde göster ·
… nbere kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i miczem tâ Hazret-i Ömer şemşîridir. Her
hatîb
birer hafta hidmet ederler. Ve elli mü’ezzinân ve müsebbihân ve mu‘arrifân ve n …
Ve bu mescid-i Aksâ'nın kâmil sekiz yüz murtezikası ya‘nî huddâmları vardır. Dörd mezâhib imâmı ve dörd hatîbi vardır. Rûz-ı cum‘ada hatîbleri minbere kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i miczem tâ Hazret-i Ömer şemşîridir. Her hatîb birer hafta hidmet ederler. Ve elli mü’ezzinân ve müsebbihân ve mu‘arrifân ve na‘thân ve devirhân ve eczâhân ve kayyımân huddâmları vardır. Cümle vazîfeleri hazîne-i pâdişâhîdendir. Her sene surre emîni gelüp surre ve atıyyeleri ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b ·
metinde göster ·
soffasından yokuş yukaru tâ cebel-i Arafât'ın nihâyetine varınca yüz yetmiş aya …
Ve bu hatîb soffasından yokuş yukaru tâ cebel-i Arafât'ın nihâyetine varınca yüz yetmiş ayak taş nerdübân ile urûc olunur. Bu mahal cebel-i Arafât'ın tâ zirve-i a‘lâsıdır kim anda makâm-ı kubbe-i Hazret-i Âdem ve Hazret-i Havvâ ya‘nî kubbe-i Arefe Âdem [ü] Havvâ bu kubbede mülâkat olmuşlardır. Çâr amelî pâyeler üzre bir kubbe-i münevver-i âlîdir ve çâr kemer üzre mebnîdir. Ve cânib-i erba‘ası kırmızı Horasânî kireç ile sıvalıdır. Kapusu ve minâresi yokdur. Cânib-i erba‘asından girilir bir kubbe-i nûr-ı mübîndir. Ve mağrib cânibine müteveccih kıblesi vardır, zîrâ cebel-i Arafât Ka‘be'nin cânib-i şarkîsindedir. Y 318b Anıniçün bu Arafât'ın kıblesi garba vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y318a–Y318b ·
metinde göster ·
… lunsa edâ-yı farz edüp dürüst hacc etmiş olur. Tâ ol mahalle dek kim arefe günü
hatîb
Arafât dağından enüp salât-ı mağrib mahallinde gurûb oldu olmadı deyü vakt-i me …
Cebel-i Arafât'dan bu cânib-i erba‘a mîllerine varınca dörder bin adımdır. Bu mîller içinde yevm-i arefede vakfe mahallinde bulunsa edâ-yı farz edüp dürüst hacc etmiş olur. Tâ ol mahalle dek kim arefe günü hatîb Arafât dağından enüp salât-ı mağrib mahallinde gurûb oldu olmadı deyü vakt-i mekrûhda iken bir âdem cânib-i erba‘adaki hudûd-ı Arafât mîlleri içinde bulunsa dürüst hacc etmiş olur. Eğer vakfeye dahi durmasa haccı tamâm olur. Ammâ ba‘de'l-gurûb varsa edâ-yı farz nâkıs olup haccı tamâm olmaz. Sene-i âtiyeye mücâvir kalup hacc etmek gerekdir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y320a ·
metinde göster ·
… asr kılına, ana haccü'l-ekber derler. Ba‘dehu vakt-i zevâlde cebel-i Arafât'da
hatîb
bir dahi Y 321a hutbeye çıka. Îd-ı Adhâ'nın yevm-i arefesi yevm-i cum‘a olup …
Ve bu câmi‘de bir ezân ve iki kâmet ile iki vakit bir yerde kılındığiyçün bu salâta kasr-ı Cem‘ derler, (---) dir. İki yerde câ’izdir. Biri bu câmi‘-i İbrâhîm'de biri Meş‘ari'l-Harâm câmi‘indedir. İnşâ’allâh anı dahi mahallinde tahrîr ederiz. Ammâ bu hakîr câmi‘-i İbrâhîm'de kasr-ı Cem‘ etdiğimiz salâteynin biri salât-ı Cum‘a idi, zîrâ ol sene-i mübâreke haccü'l-ekber idi. Haccü'l-ekber oldur kim yevm-i arefe cum‘a günü olup bu câmi‘-i İbrâhîm'e cum‘a hutbesi kılına ve ale'l-akîb salât-ı asr kılına, ana haccü'l-ekber derler. Ba‘dehu vakt-i zevâlde cebel-i Arafât'da hatîb bir dahi Y 321a hutbeye çıka. Îd-ı Adhâ'nın yevm-i arefesi yevm-i cum‘a olup iki kerre hutbe tilâvet olunduğıyçün haccü'l-ekber derler. Cemî‘i kavli e’imme ve hutebâ böyledir, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y320b–Y321a ·
metinde göster ·
… et-i Risâlet-penâh'ın şütürbânı olarak gelüp cebel-i Arafât'ın cenûbî tarafında
hatîb
seddinin dibinde bir vâsi‘ sed vardır, ol sed üzre Mahmil-i şerîfi cemel üzre d …
Derhâl nefîr-i rıhlet Şâm vezîri Hüseyin Paşa tarafından çalınup cümle bârhâneler yüklenir. İkinci boruda Şâm huccâcı cebel-i Arafât altına varırlar. Üçüncü boruda Paşa mehterhânesin çalarak Mahmil-i şerîfin licâmın eline alup Hazret-i Risâlet-penâh'ın şütürbânı olarak gelüp cebel-i Arafât'ın cenûbî tarafında hatîb seddinin dibinde bir vâsi‘ sed vardır, ol sed üzre Mahmil-i şerîfi cemel üzre dutarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321a ·
metinde göster ·
… âdem deryâsı olup dururlar. Ammâ Arafât'ın garb tarafında durmak a‘lâdır. Zîrâ
hatîb
cânib-i garbda Kâ‘be'ye müteveccih olup hutbe okuyup yakın isen nasîhat etdüği …
Andan Mısır huccâcı üç nevbet nefîr-i rıhletlerin çalup ol dahi deryâ-misâl huccâc ve asker ile Mahmil-i şerîfi getirüp mezkûr soffa üzre Şâm mahmili ile yanyana dutarlar. Tâ ki cânib-i erba‘ada olan huccâclar yükleri ile gelüp vakfeye durunca karâr ederler. Ve bin bir ayak bir ayak üzre kat-ender-kat cümle huccâc at ve cemel ve âdem bir yere cem‘ olup cebel-i Arafât'ı Y 321b ortaya alırlar. Bu huccâc-ı uryânı dahi cemî‘i Şâm ve Mısır, Arâk, Hicâz askeri pür-silâh olup beş yerden mehterhâneler ve yetmiş yerden kûs-i hâkânîlere turralar urulup bir yerden tekbîr-i Muhammedî sadâsı evce peyveste olup cemî‘i huccâc-ı müslimîn at ve deve ve bagal ve çemender üzre yâhûd piyâde hâzır-bâş olup cebel-i Arafât'ın cânib-i cenûbunda ve garbında ve şarkında âdem deryâsı olup dururlar. Ammâ Arafât'ın garb tarafında durmak a‘lâdır. Zîrâ hatîb cânib-i garbda Kâ‘be'ye müteveccih olup hutbe okuyup yakın isen nasîhat etdüği istimâ‘ olunur. Eğer ba‘îd isen eliyle işâret etdüği ve infidâd mahallinde makra[ma] saldığı görünür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y321a–Y321b ·
metinde göster ·
Andan hatîb vakt-i asr güzer etdükde âdet-i kadîm İmâm-ı A‘zam kavli üzre Îd-i Adhiyye hutbesin kırâ’at ede. Ve mâbeynde yine tekbîr ü tehlîller olup cümle huccâc telbiye ederler. Ve hatîb hutbede şerâ’it-i menâsik-i haccı ve zebhi kurbânı ve âdâb-ı haccı ve Meş‘ari'l-Harâm'ı ve hacârât cemerâtları nasîhat eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322a ·
metinde göster ·
… ede. Ve mâbeynde yine tekbîr ü tehlîller olup cümle huccâc telbiye ederler. Ve
hatîb
hutbede şerâ’it-i menâsik-i haccı ve zebhi kurbânı ve âdâb-ı haccı ve Meş‘ari'l …
Andan hatîb vakt-i asr güzer etdükde âdet-i kadîm İmâm-ı A‘zam kavli üzre Îd-i Adhiyye hutbesin kırâ’at ede. Ve mâbeynde yine tekbîr ü tehlîller olup cümle huccâc telbiye ederler. Ve hatîb hutbede şerâ’it-i menâsik-i haccı ve zebhi kurbânı ve âdâb-ı haccı ve Meş‘ari'l-Harâm'ı ve hacârât cemerâtları nasîhat eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322a ·
metinde göster ·
… r ve şem‘-i rîhler ile çerâğân olup hâzırbaş dururlar. Tâ ki güneş batduğu gibi
hatîb
hutbeyi tamâm edüp tekbîr ile boğazındaki ridâsın bir kerre bayrak-misâl huccâc …
Anıniçün bu iki mahmil at başı berâber dutarlar. Tâ ki dönüşde cümle huccâc âheste âheste piyâde ve süvârî ileri gidüp pâymâl olmayalar. Ve niçe kerre yüz bin meş‘aller ve fânûslar ve şem‘-i rîhler ile çerâğân olup hâzırbaş dururlar. Tâ ki güneş batduğu gibi hatîb hutbeyi tamâm edüp tekbîr ile boğazındaki ridâsın bir kerre bayrak-misâl huccâc üzre salınca el-azametüllâh işte bu mahalde ârif olan beyt: Y 322b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y322a–Y322b ·
metinde göster ·
Ve her yevm-i Cum‘a makâm-ı hatîbin cânibeyninde yeşil sancaklar ile zeyn ederler. Ve iki kerre yedi aded minârelerde salâlar verildikden sonra cümle huddâm-ı Beytullâh tevhîd-i sultânî ile hatîb hazretlerini Kademü'n-Nebî kubbesinden çıkarup örf-i izâfetiyle vak‘ [u] vakârıyla boğazında ridâ-yı Muhammedî ile ve destinde şemşîr-i ateştâb ile hırâmânî reftâr ederek önünde alem-i Resûlullâh ile tevhîd ederek cümle hulefâları getirüp minber dibinde seccâdesinde karâr etdükde ezân-ı Muhammedî tilâvet olunup âb-ı Zemzem kasrından cümle mü’ezzinân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y347b ·
metinde göster ·
… z tekbîr ve iki rek‘at bayram namâzına salâ deyüp rek‘ateyn salât-ı ıyd kılınup
hatîb
minbere çıkarken kapucular kethudâsı hatîbe bir beyâz sof ferrâce geydirüp hatî …
Ve andan kırk Çerâkese beğleri ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümân ağa ve sâ’ir ihtiyârân-ı erbâb-ı dîvân ale'l-acele dest-bûs edüp ba‘dehu paşa atına süvâr olup cümle ağavât atlariyle ileri câmi‘e gidüp andan cemî‘i ümerâlar dahi ikişer ikişer atbaşı berâber gidüp muhtesib ve subaşı cellâdları ile ve paşanın yanında cümle mülebbes altun tâslı şâtırları ve tüfengci ve mataracıları ile paşa Kalavân câmi‘ine ol mahalde varır kim güneş kulle-i felekden baş gösterüp cemî‘i mü’ezzinân tokuz tekbîr ve iki rek‘at bayram namâzına salâ deyüp rek‘ateyn salât-ı ıyd kılınup hatîb minbere çıkarken kapucular kethudâsı hatîbe bir beyâz sof ferrâce geydirüp hatîb minberde tilâvet ederken iç mehterleri micmereler ile ûd ü amber ile câmi‘in için mu‘attar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y181a ·
metinde göster ·
… atîb minbere çıkarken kapucular kethudâsı hatîbe bir beyâz sof ferrâce geydirüp
hatîb
minberde tilâvet ederken iç mehterleri micmereler ile ûd ü amber ile câmi‘in iç …
Ve andan kırk Çerâkese beğleri ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümân ağa ve sâ’ir ihtiyârân-ı erbâb-ı dîvân ale'l-acele dest-bûs edüp ba‘dehu paşa atına süvâr olup cümle ağavât atlariyle ileri câmi‘e gidüp andan cemî‘i ümerâlar dahi ikişer ikişer atbaşı berâber gidüp muhtesib ve subaşı cellâdları ile ve paşanın yanında cümle mülebbes altun tâslı şâtırları ve tüfengci ve mataracıları ile paşa Kalavân câmi‘ine ol mahalde varır kim güneş kulle-i felekden baş gösterüp cemî‘i mü’ezzinân tokuz tekbîr ve iki rek‘at bayram namâzına salâ deyüp rek‘ateyn salât-ı ıyd kılınup hatîb minbere çıkarken kapucular kethudâsı hatîbe bir beyâz sof ferrâce geydirüp hatîb minberde tilâvet ederken iç mehterleri micmereler ile ûd ü amber ile câmi‘in için mu‘attar ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y181a ·
metinde göster ·
vaz‘ u nasîhati tamâm edüp ba‘de'd-du‘â paşa ile imâm ve hatîb ve meşâyih musâf …
Hatîb vaz‘ u nasîhati tamâm edüp ba‘de'd-du‘â paşa ile imâm ve hatîb ve meşâyih musâfaha edüp biner para ihsânlar alup yine paşa alay-ı muhtasar ile sarâyında Gavrî dîvânhânesinde ber-karâr olunca cümle dîvân çavuşları alkışlayup paşa summât-ı Muhammedî başına oturur kim kâmil üç bin sahan mümessek ü mu‘amberîn bir ni‘met-i nefîse-i hâssu'l-hâs ta‘âm kat-ender-kat sahan sahan üzre bir âdem kaddi yığılmış ni‘met-i hudâ gelüp sofrası başına paşa oturup sağında emîrü'l-hac beğ ve kâyimmakâm beğ ve gayrı beğler ve solunda defterdâr beğ ve ebü'l-kelâm beğ ve (---) bölük ağaları tâ saff-ı na‘lde azebler ağası oturur. Ammâ cebecibaşı ve topcubaşı ve top arabacıbaşısı ve muhtesib ağası (---) ve kâfile başı ve subaşı ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümânbaşı bunlar dîvân-ı pâdişâhî huddâmlarıdır, hizmet edüp paşa ile summâta oturmazlar. Ammâ dağlar gibi yığılan sahanların öte tarafında yedi bölük ihtiyârların çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı da‘vet edüp summât başına gürûh gürûh gelüp otururlar. Q 225bP 222b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y181a ·
metinde göster ·
Hatîb vaz‘ u nasîhati tamâm edüp ba‘de'd-du‘â paşa ile imâm ve
hatîb
ve meşâyih musâfaha edüp biner para ihsânlar alup yine paşa alay-ı muhtasar ile …
Hatîb vaz‘ u nasîhati tamâm edüp ba‘de'd-du‘â paşa ile imâm ve hatîb ve meşâyih musâfaha edüp biner para ihsânlar alup yine paşa alay-ı muhtasar ile sarâyında Gavrî dîvânhânesinde ber-karâr olunca cümle dîvân çavuşları alkışlayup paşa summât-ı Muhammedî başına oturur kim kâmil üç bin sahan mümessek ü mu‘amberîn bir ni‘met-i nefîse-i hâssu'l-hâs ta‘âm kat-ender-kat sahan sahan üzre bir âdem kaddi yığılmış ni‘met-i hudâ gelüp sofrası başına paşa oturup sağında emîrü'l-hac beğ ve kâyimmakâm beğ ve gayrı beğler ve solunda defterdâr beğ ve ebü'l-kelâm beğ ve (---) bölük ağaları tâ saff-ı na‘lde azebler ağası oturur. Ammâ cebecibaşı ve topcubaşı ve top arabacıbaşısı ve muhtesib ağası (---) ve kâfile başı ve subaşı ve çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı ve tercümânbaşı bunlar dîvân-ı pâdişâhî huddâmlarıdır, hizmet edüp paşa ile summâta oturmazlar. Ammâ dağlar gibi yığılan sahanların öte tarafında yedi bölük ihtiyârların çavuşlar kethudâsı ve müteferrikabaşı da‘vet edüp summât başına gürûh gürûh gelüp otururlar. Q 225bP 222b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y181a ·
metinde göster ·