Ammâ Ebü'l-feth Gâzî Ayasofya ismiyle müsemmâ kenîseyi temâşâ etdükde gördü kim bu makâm bir binâ-yı azîm ve bünyân-ı metîn-i kadîmdir ki mühendis-i hired [u] hurdedân ve mi‘mâr Ağnados nâm tab‘-ı selîm [u] sâhib-iz‘ân bu binânın metâneti erkânında hayrân ve bu bünyânın tarh-ı esâs ve ref‘-i kubbesin gören vâlih [ü] ser-gerdân olur. Hemân Gâzî Mehemmed Hân bu mâ‘bed-i kadîmi telvîsât [u] müzahrafât-ı hûn-ı keşîşândan ve esnâm [u] evsândan derûn-ı deyri tathîr edüp niçe bin yerde amberdânlar ve micmerdânlar ile ûd [u] amberler yakup câmi‘ içre guzât-ı müslimînin demâğları mu‘attar olup ân-ı sâ‘atde bir müfîd ü muhtasar mihrâb ü minber ve mahfil ü minâre ile ol makâm-ı behişt-irtisâmı ibret-nümâ-yı huld-ı berîn bir câmi‘-i müslimîn edüp ibtidâ yevm-i cum‘ada cemî‘i guzât-ı müslimîn hâzır olup salâlar kırâ’at olunup mü’ezzinân Arapça âyetin savt-ı hazîn ile âgâze edince hemân Akşems[eddîn] ve Kara Şemseddîn hazretleri kalkup Sultân Mehemmed'in koltuğuna girüp Akşemseddîn imâmesin Ebü'l-feth'in ser-i sa‘âdetine geydirip imâmesi üzre bir ablak turna teli sokup ve eline bir uryân kılıç verüp sağ tarafında Akşemseddîn, sol tarafında Kara Şemseddîn ta‘zîm [u] tekrîm ile Mehemmed Hân'ı minbere çıkarup dâvûdî bülend âvâz ile Elhamdü lillâhi Rabbi'l-âlemîn deyince cümle guzât-ı müslimîne bir hâlet el verüp bir gırîv ü feryâd-ı şâdumânî etdiler. Kâ‘ide-i uslûb-ı hatîb üzre hutbeyi edâ edüp nüzûl etdükde teberrüken ve teyemmünen Akşemseddîn hazretleri Sultân Mehemmed Hân'dan me’zûn olup imâmet etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 30b ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘in beş kapusu vardır. Sağ tarafdaki köşede
hatîb
kapusu, sol tarafda hünkâr mahfili altında imâm kapusu ve iki yan kapuları dahi …
Ve bu câmi‘in beş kapusu vardır. Sağ tarafdaki köşede hatîb kapusu, sol tarafda hünkâr mahfili altında imâm kapusu ve iki yan kapuları dahi cümle sadefkârî bâb-ı kebîrlerdir. Ve bu dörd aded kapulardan câmi‘e (---) kademe taş nerdübân ile urûc olunur. Ammâ beşinci bâb-ı kebîr kıble kapusudur kim cümleden serâmed ve musanna‘ ibret-nümûn bâb-ı bûkalemûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60a ·
metinde göster ·
, mü’ezzinânları ve şeyhi Vanî Efendi ve ispirî (---) Efendi ve hâfızları ve na‘ …
İmâmeyn [ü] hatîbeyn, mü’ezzinânları ve şeyhi Vanî Efendi ve ispirî (---) Efendi ve hâfızları ve na‘thân ve ta‘rifhânları bir câmi‘de yokdur. Cümle erbâb-ı ma‘ârifin ve dersiâm şeyhü'l-kurrânın güzîdesi bu câmi‘de cem‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… hîm bin Hasan Niksârî, Şeyh Vefâ câmi‘i hazîresinde medfûndur. Ve Mevlânâ Kâsım
Hatîb
bin Ya‘kûb, Amasiyyevîdir ve yine anda medfûndur. Ve Mevlânâ Aliyüddînü'l-Yegân …
Evvelâ Şeyhülislâm (---) Efendi. Ve Mevlânâ Mehemmed bin İbrâhîm bin Hasan Niksârî, Şeyh Vefâ câmi‘i hazîresinde medfûndur. Ve Mevlânâ Kâsım Hatîb bin Ya‘kûb, Amasiyyevîdir ve yine anda medfûndur. Ve Mevlânâ Aliyüddînü'l-Yegânî, târîh-i vefâtı:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99b ·
metinde göster ·
olup bir gün vakt-i zuhr ezânın, iktizâ hasebiyle minâreye o örf izâfetiyle çık …
Ba‘dehu devlet-i Sultân Mustafâ Hân'da Kazancılar câmi‘ine hatîb olup bir gün vakt-i zuhr ezânın, iktizâ hasebiyle minâreye o örf izâfetiyle çıkup ezân-ı mâhûr okurken hemân bir caylak murgı âşiyânından pervâz urup Zâkirî Efendi'nin başından ol imâmesin kapup minârenin tâ zirve-i a‘lâsında alem üzre koyup alem üzre bir alem olup halk-ı âlem temâşâ ederlerdi. Kâmil bir hafta durup pâdişâh ma‘lûmu olup Zâkirî Efendi huzûr-ı Mustafâ Hân'a varup sergüzeşt-i destârın nakl edüp ol gece mevlûd-ı şerîf ve niçe ilâhiyyât ve zikr-i tesbîh tilâvet 112a edüp Mustafâ Hân bunlara bir kîse altun ihsân etdükde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 111b–112a ·
metinde göster ·
minbere kılıç ile urûc eder. Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâsında ibtidâ ceng-i a …
Lisân-ı Yunaniyân üzre Târîh-i Yanvan'da bu İznik kal‘asın ibtidâ binâ eden Sâm b. Nûh aleyhi's-selâmdır. Ba‘de't-tûfân Musul kurbunda Cûdî cebelinde gemileri karâr bulup gemiden çıkan yetmiş nefer kimesne kendülere tavattun içün bir mekân-ı latîf arayarak Hazret-i Sâm seyâhat ederek bu İznik mahalline gelüp görür kim bir buhayre kenarında âb [u] hevâsı latîf bir cây-ı nazîf olmağıla ehl [u] iyâliyle bu ferah-fezâda yetmiş sene sâkin olup imâr eder. Bi-kavli müverrihîn ibtidâ imâreti İslâmbol kal‘ası yerin Hazret-i Süleymân kasr binâ etmezden bin yedi yüz yıl makdem imâr olmuş şehr-i kadîmdir. Ba‘dehû İslâmbol'a bânîsi bânî olan Yanko b. Madyan'ın duhter-i ferhunde-ahteri olan İznike nâm krale-i muhtâre Sâm binâsı üzre müceddeden bir sûr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn inşâ etmişdir kim hâlâ cemî‘-i seyyâhân-ı berr [u] bihâr lisânında ve cemî‘i müverrihân-ı Rûm kütüb-i mu‘teberelerinde husûsan Tevârîh-i Yanvan'da kal‘a-i Çîn-i Rûm-ı atîk şehr-i İznik deyü tevârîhlerde mevsûfdur. Ba‘dehû nice mülûkden mülûke değüp âhir İslâmbol Tekürü Pozatin oğlu Ali nam kralın destinde iken dest-i kahr ile sene 731 târîh ile Orhân Gâzî muhâsara edüp yedi ay döğdükten sonra küffârın beş yüz pâre gemileriyle Gemlik nâm iskeleden imdâda gelüp guzât-ı müslimîni zeyl-i hisârdan kaldırmak içün gelüp asker-i İslâm bu hâli görüp imdâda gelen küffâra bir satûr-ı Orhânî urup sâhil-i buhayrede cümle dendân-ı tîğ-i âteş-tâbdan geçüp niçe bini gark-âb-ı buhayre olup yine kal‘ayı muhâsaraya şurû‘ edüp derûn-ı kal‘adan küffâr-ı bed-girdâr-ı murdâr bu hâli görüp cânları halâs olmadan me’yûs olup kırk gün dahi ceng-i azîm edüp âhir kal‘anın rahnedâr olan yerlerinden guzât-ı müslimîn ankebût-vâr zirve-i hisâr-ı üstüvâra urûc edüp ezân-ı Muhammedîler tilâvet olunup derûn-ı kal‘ada küffârı cümle dendân-ı tîğdan geçirüp feth olduğuçün hâlâ Orhân Gâzî câmi‘inde hatîb minbere kılıç ile urûc eder. Devlet-i Âl-i Osmân'ın ibtidâsında ibtidâ ceng-i azîmin biri dahi budur. Ba‘dehû Gâzî Hudâvendigâr tahrîri üzre Bursa sancağı hâkinde (---) tarafından hâkimlidir ve üç yüz pâyesiyle şerîf kazâdır ve cümle (---) nâhiye kurâlardır. Bu kurâlardan senevî kadısına cümle yedi kîse-i Çînî hâsıl olur. Sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân [u] eşrâfı ve ulemâ-yı sulehâsı ve meşâyih-i kirâmı ve halîm ü selîm ve sâhib-i sülûk sâhib-i vera‘ müttakî âdemleri vardır ve şehr nâ’ibi ve kapan muhtesibi vardır ammâ iç il olmağıla kal‘asının dizdârı ve neferâtları yokdur ammâ Celâlî ve Cemâlî havfından birkaç kulleleri ma‘mûr ve bâbları mesdûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 5a ·
metinde göster ·
… -i (---) İmâmı Zeynüddîn hazretleri ve Şeyh Necîbüddîn ve Şeyh Alliyü'l-vâhî ve
Hatîb
Muhammed Şinâvî hazretleri yemîn etdiler kim, "Niçe kerre bizim manzûrumuz olmu …
Ammâ Emeviyyûn'dan sonra bu ısır ümmet-i Muhammed'e olmamışdır. Ammâ kasaba-i Lût'da câmi‘-i (---) İmâmı Zeynüddîn hazretleri ve Şeyh Necîbüddîn ve Şeyh Alliyü'l-vâhî ve Hatîb Muhammed Şinâvî hazretleri yemîn etdiler kim, "Niçe kerre bizim manzûrumuz olmuşdur kim yakîn zamânda niçe yüz Lûtî kavmi bu buhayre üzre gezüp kenara gelince fellâhîn beyâz miskâlî pembe kefenlerin alınca ibtidâ zekeri ve hayâların buhayre balıkları harp harp koparup yerler" deyü şehâdet etdiler. Anınçün ahâlî-i şehr-i Lût 46b "Bu buhayre balığı Lûtîlerin etin yerler" deyü ehl-i sülûk olanlar bu halîcin balığından tenâvül etmezler. Ve ne‘ûzübillah bir gûne arslan pençeli siyâh balığı olur, âdem etinden gayri bir şey yemez derler, garâ’ib ve acâ’ib bahr-i Lût'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 46a–46b ·
metinde göster ·
… --) (---)(---)81a Ve Kızıl Medrese câmi‘i. Çârsûbaşında (---)(---) câmi‘-i
Hatîb
. Şems-i Bezmgâh câmi‘i.
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı Divriği: Cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ cümleden ma‘bed-i kadîm Ulucâmi‘ bu varoşdadır. Bu şehr içre bundan büyük câmi‘ yokdur. Tûlen ve arzen (---) ayakdır ve derûn-ı câmi‘de cümle (---) aded sütûn-ı müntehâlardır ve cümle üç aded kapusu var ve bir minâre-i ibret-nümâsı var, ammâ bu câmi‘in bânîsi Âl-i Selçukiyân'dan Sultân Alâ’eddîn'dir. "Bu câmi‘e yedi Rûm harâcı masrûf etmişdir" deyü der-i dîvârında târîhi ve cümle evkâfları tahrîr olunmuşdur. Üstâd-ı mermer-bür bu câmi‘e eyle emek sarf edüp cemî‘i der-i dîvârın eyle bûkalemûn etmişdir kim ne Ayasulug'da Sultân Ya‘kûb câmi‘i ne Bursa'da Yıldırım Hân'ın Ulu câmi‘i ve ne Sinop şehrindeki minber nakşı ve ne diyâr-ı Rûm'da Âtin'de Ebü'l-feth câmi‘i ve ne Budin serhaddinde Kal‘a-i Üstorgon câmi‘i bu Divriği câmi‘inin icrâ-yı ma‘rifetine hemtâ olamazlar. El-hâsıl midhatinde diller kâsırdır. Ve icâbet-i du‘â mahalli olmağıla şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîreden hâlî değildir. (---)(---)(---)(---)81a Ve Kızıl Medrese câmi‘i. Çârsûbaşında (---)(---) câmi‘-i Hatîb. Şems-i Bezmgâh câmi‘i.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 80b–81a ·
metinde göster ·
… ârü't-tahsîl-i ulûmdur. Evvelâ medrese-i Ulucâmi‘ ve Kızıl medrese ve medrese-i
Hatîbzâde
ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Der-sitâyiş-i dârü't-tedrîs-i Divriği: Cümle (---) aded dârü't-tahsîl-i ulûmdur. Evvelâ medrese-i Ulucâmi‘ ve Kızıl medrese ve medrese-i Hatîbzâde ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 81a ·
metinde göster ·
… şehîdeyn" deyü hutbeyi tilâvet ederken bir âdem imâmın imâmesin minbere çıkarup
hatîbe
verirken harîf-i zarîf zarâfetiyle inemeyüp minberden aşağı tekerlenüp düştü. E …
Câmi‘-i atîk Koca Mahmûd Paşa: Tûlen ve arzen iki yüz ayakdır. Ve cümle on sekiz aded kubbeleri ve cümle (---) aded pâyeler üzre mebnî kıbâb-ı ser-nigûnlardır. Bu şehirde bundan büyük ma‘bedgâh-ı kadîm yokdur. İki bâb-ı sa‘âdeti var. Cânib-i yemîninde minâre dibinde bir bâbı var ve bir kıble kapusu var, biri mesdûddur. Ve bir mevzûn tula minâre-i serâmedi var, haremi hayli vâsi‘dir. Mihrâbı önünde bir bâğ-ı İremi var. Haremin cânib-i selâsı alçak divâr ve dörd kapusu var. Bu câmi‘-i pür-nûr sâfî rasâs-ı nîl-gûn ile mestûrdur. Kibâr-ı evliyâullahdan bir pîr-i fânî Şa‘bân Efendi nâm bir imâm-ı hümâmı var. Hattâ minberde hutbe tilâvet ederken "ve ale'l-imâmeyni'l-hümâmeyn" mahalline geldükde nevm galebe edüp bir nefîr-i hâbda iken başından imâmesi minberden aşağı yuvarlanup hâbdan bîdâr olunca "Alıverin şu imâmeynin imâmesin" deyüp "Kâzımîne's-sa‘îdeyni'ş-şehîdeyn" deyü hutbeyi tilâvet ederken bir âdem imâmın imâmesin minbere çıkarup hatîbe verirken harîf-i zarîf zarâfetiyle inemeyüp minberden aşağı tekerlenüp düştü. Ertesi gün imâm gayri câmi‘e gelmeyüp âhirete eşdi. Rahmettullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 139a ·
metinde göster ·
… arı ve kıbâb-ı ser-nigûnları serâpâ rasâs-ı hâs ile mestûrdur. Cum‘a hutbesinde
hatîb
Selîm Hân-ı fâtihi dahi yâd eder kim fâtih-i Âmid Selîm Hân'dır, be-dest-i Bıyı …
Bu haremün cânib-i selâsında üç kapudur. Ve nev-binâ çâr-kûşe bir minâre binâ olundu. Netîce-i kelâm bu Diyârbekir içre böyle câmi‘-i kebîr yokdur kim on bin âdem alur. Ve cümle âsâr-ı binâları ve kıbâb-ı ser-nigûnları serâpâ rasâs-ı hâs ile mestûrdur. Cum‘a hutbesinde hatîb Selîm Hân-ı fâtihi dahi yâd eder kim fâtih-i Âmid Selîm Hân'dır, be-dest-i Bıyıklı Mehemmed Paşa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 200b ·
metinde göster ·
… kmeydân ve medrese-i Versengi, ziyâretgâhdır ve medrese-i Hacı Beğ ve medrese-i
Hatîbiyye
ve bu dârü't-tedrîsler hayrât-ı selâtîn-i seleflerdir kim binâ-yı azîmlerdir ve …
Cümle (---) aded mekân-ı dârü'l-ulûmdur. Evvelâ cümleden medrese-i Sultân Şeref ve medrese-i Gökmeydân ve medrese-i Versengi, ziyâretgâhdır ve medrese-i Hacı Beğ ve medrese-i Hatîbiyye ve bu dârü't-tedrîsler hayrât-ı selâtîn-i seleflerdir kim binâ-yı azîmlerdir ve evkâf-ı kavîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224a ·
metinde göster ·
… şerref olduğumuz ihvân u yârân: Evvelâ Arab Halîl Ağa ve Çâker Ağa ve Şeref Hân
hatîbi
ve Maktûl Haydar Kethudâ birâderi ve İslâm Ağa ve Selmân Ağa ve Menteş Ağa (--- …
Müşerref olduğumuz ihvân u yârân: Evvelâ Arab Halîl Ağa ve Çâker Ağa ve Şeref Hân hatîbi ve Maktûl Haydar Kethudâ birâderi ve İslâm Ağa ve Selmân Ağa ve Menteş Ağa (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225b ·
metinde göster ·
… aşağı vardıkda nehr-i Sersâr andan müteferrika olur andan nehr-i Sersâr beled-i
Hatîb
ve çölistânda kal‘a-i Sincâr vâdîlerine uğrayup deverân u cereyân ederek iki fı …
Bu nehr-i âb-ı hayâtın evveli şehr-i Nasîbîn garbında Aşdı dağlarından tulû‘ edüp şehr-i kadîm Nasîbîn (---)(---)(---) ubûr edüp şehrin şark cânibine karîb bir cisr-i metînin altından ubûr edüp bu cisrin başına cümle tüccâr u züvvâr ve âyende vü revendegân u sevdâgerân ve vüzerâ vü vükelâlar hayme vü hargâhlarıyla mezkûr cisir başında meks edüp nehr-i Hermas'dan gûnâ-gûn mâhîler sayd edüp tenâvül ederler. Ol mahalden nehr-i Hermas geçüp sehel aşağı vardıkda nehr-i Sersâr andan müteferrika olur andan nehr-i Sersâr beled-i Hatîb ve çölistânda kal‘a-i Sincâr vâdîlerine uğrayup deverân u cereyân ederek iki fırka olup biri kal‘a-i Tikrit kurbünde nehr-i Dicle'ye rîzân olur ve bir fırkası yine nehr-i Sersâ'dır kim nehr-i Hermas'dan ayrılmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 392b ·
metinde göster ·
bu Tikrit hâkinde üç aded şehirdir. Biri Cezîre kurbünde Şatt kenârında sûru ha …
Ve şehr-i Hatîb bu Tikrit hâkinde üç aded şehirdir. Biri Cezîre kurbünde Şatt kenârında sûru harâbdır, içinde Şakakî Kürdü sâkin olurlar. Bir şehr-i Hatîb-i Evsat yine bu cezîre-i Dicle vü Fırat'da nehr-i Furât sâhilinde harâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405b ·
metinde göster ·
… nde Şatt kenârında sûru harâbdır, içinde Şakakî Kürdü sâkin olurlar. Bir şehr-i
Hatîb-i
Evsat yine bu cezîre-i Dicle vü Fırat'da nehr-i Furât sâhilinde harâbdır.
Ve şehr-i Hatîb bu Tikrit hâkinde üç aded şehirdir. Biri Cezîre kurbünde Şatt kenârında sûru harâbdır, içinde Şakakî Kürdü sâkin olurlar. Bir şehr-i Hatîb-i Evsat yine bu cezîre-i Dicle vü Fırat'da nehr-i Furât sâhilinde harâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 405b ·
metinde göster ·
… ü'l-emr seyf-i Muhammed urulup yürüyüş ile feth olduğundan cümle cevâmi‘lerinde
hatîb
minbere kılıç ile urûc edüp hutbeyi tilâvet eder. Hâlâ iki kat bir hisâr-ı üstü …
Manzara-i eşkâl-i kal‘a-i Üsküb-i mahbûb: Müverrihân-ı Rûm bu kal‘aya kal‘a-i Mazenderân-ı Rûm dediklerinin aslı hîn-i savaşda derûn-ı hisârda yigirmi bin güzîde Acem Mazenderânîsi gibi Arnavud tüfeng-endâzı olup Gâzî Evrenos Beğ ile pey-der-pey yedi ay savaş-ı perhâş edüp âhirü'l-emr seyf-i Muhammed urulup yürüyüş ile feth olduğundan cümle cevâmi‘lerinde hatîb minbere kılıç ile urûc edüp hutbeyi tilâvet eder. Hâlâ iki kat bir hisâr-ı üstüvâr-ı hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn binâ-yı kadîm ve sûr-ı azîm bir rabât-ı müzeyyen ve bir belde-i medyendir kim refî‘ü'l-beyân ve halkı cümle azîmü'ş-şândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 169b ·
metinde göster ·
… başlayup ba‘dehu hakîr devr-i şerîfi itmâmdan sonra ba‘de't-tarziye ve tasliye
hatîb-i
necîb belîğu'l-ayân ve'l-beyân elinde bir şemşîr-i âteş-tâb-ı uryân ile meşîh-v …
Andan aşağı câmi‘de nev-binâ mahfilimize urûc edüp devr-i şerîfe başlayup ba‘dehu hakîr devr-i şerîfi itmâmdan sonra ba‘de't-tarziye ve tasliye hatîb-i necîb belîğu'l-ayân ve'l-beyân elinde bir şemşîr-i âteş-tâb-ı uryân ile meşîh-vâr minber-i hûb-manzara urûc edüp seccâde-i Resûlullâh üzre karâr-dâde olup bu hakîr cümle tarîk-i Bilâliyân, ya‘nî zümre-i mü’ezzinânlar ile kıyâma gelüp yekgâh ve dügâh ve segâh ve çârgâh ve pençgâh-ı Muhammedî makâmlarında gûnâ-gûn şu‘abât ve terkîbâtlarda tahrîrât ederek Dâvûdî hoş-elhânlar ile kavl-i Edvâr kitâbı üzre rehâ buldurup 121b gülbâng-ı Muhammedîye müselsel âğâzeler edüp ezân-ı Muhammedî tamâm oldukda cümle cemâ‘at ve dükeli guzât-ı müslimîn ve a‘yân-ı kibâr u sığâr ve muvahhidîn âsûde-hâl oturup hutbe-i şerîfi gûş-ı hûşlarıyla istimâ‘ etmeğe sâmi‘înden olup andan imâm-ı âdil hutbeye bed' edüp ibtidâ hamd-i Hâlık-ı Bîçûn ve ba‘dehu Resûlü's-sakaleyn içün tasliye ve Çâryâr-ı bâ-safâlar içün tarziyelerden sonra nâm-ı hümâyûn-ı pâdişâh-ı zıllullâh hâdimü'l-Haremeyni'ş-şerîfeyn-i cem-cenâbın sefer-i meserretin yâd eyledikde cemî‘i guzât-ı müslimînin mürde dilleri şâd olup hayr du‘âda iken cümle cüyûş-ı muvahhidîn kâffe-i ümem, ki cemâ‘at-i kesîre idi, bu gürûh-ı müslimînin hadd [ü] hasrın Hudâ-yı Müte‘âl bilir kim bu câmi‘ derûnu değil bu evvel cum‘ada kal‘anın şâhrâhları ve der [ü] dîvârları ve sakafları üzre cemâ‘at-i kesîre hınc-â-hınç olup hisâbdan bîrûn idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 121a–121b ·
metinde göster ·
Ve derûn-ı kal‘ada cümle on hâne var, dizdâr ve kethudâ ve imâm ve
hatîb
ve mehterbaşı evleri ve Ebü'l-feth'in bir küçük câmi‘i ve cebehânesi ve gılâl a …
Ve derûn-ı kal‘ada cümle on hâne var, dizdâr ve kethudâ ve imâm ve hatîb ve mehterbaşı evleri ve Ebü'l-feth'in bir küçük câmi‘i ve cebehânesi ve gılâl anbârı var, gayri âsâr-ı imâreti yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 140a ·
metinde göster ·
… âvet etdiği mev‘ızaların cümlesi guzâtı cenge terğîb etme âyetleri ve hadîsleri
hatîbler
tilâvet ederler. Hakkâ ki ulûfe ve yıllıksız bir alay mücâhidân-ı gâziyân-ı fî- …
Ve hutbede tilâvet etdiği mev‘ızaların cümlesi guzâtı cenge terğîb etme âyetleri ve hadîsleri hatîbler tilâvet ederler. Hakkâ ki ulûfe ve yıllıksız bir alay mücâhidân-ı gâziyân-ı fî-sebîlillâh hoş müselmânlardır. Ve vilâyetlerinde gâyet emn ü emân ve adâletlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 126a ·
metinde göster ·
… tarîk-i Halvetî'de seccâde-nişîn olup Osmân Şâh câmi‘inde dahi vâ‘ız u nâsıh ve
hatîb
olup niçe bin münkirîni ehl-i tevhîd eder. Âhır-ı kâr sene 1013 târîhinde dâr-ı …
Ve ziyâretgâh-ı kıdve-i erbâb-ı tahkîk, üsve-i ashâb-ı tedkîk, kıble-i velâyet, ka‘be-i hidâyet, müftî-i esrâr-ı ilâhî, mücâhid-i envâr-ı nâ-mütenâhî eş-Şeyh Azîz Mehemmed Efendi kuddise rûhuhu: Azîz-i merkûm pederimizin rivâyeti üzre Malgara şehrinde Nâ’ibzâde Hasan Halîfe nâm bir muktedâ-yı imâmın ciğer-gûşe dürr-i girân-mâyesi idi. Bu Tırhala'da Alî Çavuş nâm bir hümâm bir zâviye binâ edüp Nûreddînzâde Efendi hazretlerinden bir halîfe ricâ etdiklerinde bu Mehemmed Efendi'yi Tırhala'ya gönderüp tarîk-i Halvetî'de seccâde-nişîn olup Osmân Şâh câmi‘inde dahi vâ‘ız u nâsıh ve hatîb olup niçe bin münkirîni ehl-i tevhîd eder. Âhır-ı kâr sene 1013 târîhinde dâr-ı fânîden dâr-ı bâkîye rıhlet edüp zâviyesi hazîresinde medfûndur. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240a ·
metinde göster ·
… i bâzû ile yürüyüş edüp kılıç ile feth olduğundan anıniçün derûn-ı câmi‘lerdeki
hatîbler
minbere kılıç ile çıkarlar. Ve hâlâ şehir içre ba‘zı rûy-ı dîvârlarda küffârın …
Kuvvet-i bâzû ile yürüyüş edüp kılıç ile feth olduğundan anıniçün derûn-ı câmi‘lerdeki hatîbler minbere kılıç ile çıkarlar. Ve hâlâ şehir içre ba‘zı rûy-ı dîvârlarda küffârın kanları alâmeti durur kim küffârın kanı kellelerini seyl-i hûn-ı revân götürmüşdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268a ·
metinde göster ·
firkatesine süvâr olup muvâfık poyraz rûzgârıyla orsa orsa kollanup garba doğru …
Hakîr bu şehirden atlarımız ile bu limandan Hatîboğlu'nun firkatesine süvâr olup muvâfık poyraz rûzgârıyla orsa orsa kollanup garba doğru on sekiz mîl gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y53b ·
metinde göster ·
… e cümle levendâtlarımız âlât-ı silâha el edüp hâzırbâş oldular. Hemân re’îsimiz
Hatîboğlu
,
Anı ubûr edüp Teke burnu nâm bir mahûf yerdir. Susam cezîresinden çıkan gemi bu burunu üzler, keştîbânlar mâbeyninde meşhûr burundur. Ve gâyet mahûf u muhâtara girdâb yerdir. Hattâ keştîmiz az kaldı kim zifoz sağanağından kapanayazdı. Ammâ hamd-i Hudâ keştîbânlarıımız gâyet üstâd idiler. Derhâl dümeni rûzgârın altına çevirüp gemimiz halâs oldu. Bu girdâbdan halâs olup giderken Susam boğazından beri iki pâre kâfir kalyonu ve iki pâre tartına firkate ve iki küçük ıskanpaviye nâm gemiler bizi görünce cümle levendâtlarımız âlât-ı silâha el edüp hâzırbâş oldular. Hemân re’îsimiz Hatîboğlu,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63a ·
metinde göster ·
… ehir içinde cemâ‘atsiz kalmış bir câmi‘-i garîbdir. Ancak sağ tarafında imâm ve
hatîb
ve kayyım ve sâ’ir huddâmân mürtezikîn hâneleri vardır. Ve her cum‘a ve bâzâr g …
Ve'l-hâsıl bu câmi‘in hüsn cihetinde ve letâfet [ü] zerâfeti yüzünde vech-i arzda eyle bir kâr-ı benî âdemiyân binâ olunmamışdır kim âdem oğlanı anın vaz‘-ı beyânında âciz ve kâsırdır. Eğer mâ-vaz‘ı üzre evsâfın tahrîr eylesek Y 69b evkâf-nâmesi gibi bir mücelled seyâhatnâme olur. Ammâ böyle menhûs vîrân şehir içinde cemâ‘atsiz kalmış bir câmi‘-i garîbdir. Ancak sağ tarafında imâm ve hatîb ve kayyım ve sâ’ir huddâmân mürtezikîn hâneleri vardır. Ve her cum‘a ve bâzâr günleri ve şeb [u] rûz evkât-ı hamsede cemâ‘at ve züvvârînden hâlî değildir. Ammâ izdihâm cemâ‘ati yokdur. Ve's-selâm, ammerallâhu ile'l-kıyâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y69a–Y69b ·
metinde göster ·
… ] temâşâ ve ziyâret-i hümâm edüp hayâtda olan sulehâlardan Şeyh Receb Efendi ve
Hatîb
Alî Efendi ve Arab Bınarı Şeyhi İbrâhîm Efendi ve Sâbirî Efendi, bunlar ile ved …
Ve bu şehri tamâm seyr [ü] temâşâ ve ziyâret-i hümâm edüp hayâtda olan sulehâlardan Şeyh Receb Efendi ve Hatîb Alî Efendi ve Arab Bınarı Şeyhi İbrâhîm Efendi ve Sâbirî Efendi, bunlar ile vedâlaşup du‘â-i hayrları ile behremend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85b ·
metinde göster ·
Ve Ese Dîvâne câmi‘i. Ve Hazînedârlı mahallesinde iki câmi‘dir, biri
Hatîbzâde
câmi‘i ve biri Şâdiyye câmi‘i. Ve Kara Mar‘aş câmi‘i. Meşhûr câmi‘ler bunlardır …
Ve Ese Dîvâne câmi‘i. Ve Hazînedârlı mahallesinde iki câmi‘dir, biri Hatîbzâde câmi‘i ve biri Şâdiyye câmi‘i. Ve Kara Mar‘aş câmi‘i. Meşhûr câmi‘ler bunlardır. Mâ‘adâ [[(---) (---) (---)]] cümle bin otuz tokuz mihrâba varınca mesâcidlerdir. Ve her câmi‘ ve mesâcidde sûhtevât hücreleri olduğundan mâ‘adâ on bir medrese-i [[(---) (---) (---)]] Y 160b ders-i âm âlimândır âm ile şöhre-i şehir olmuş medârislerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y160a–Y160b ·
metinde göster ·
… ır. Ve içinde Sultân Kalâvûn câmi‘i ve dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve
hatîb
ve neferât hâneleri vardır.
Hâlâ kal‘ası bir alçak kayalı dağcuğaz üzre şekl-i murabba‘dan tûlânî kıbleden şimâle memdûd bir metîn kal‘adır ve kaddi otuz arşın bâlâdır. Ve içinde Sultân Kalâvûn câmi‘i ve dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve hatîb ve neferât hâneleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y185a ·
metinde göster ·
… câmi‘de edâ edüp zevk [u] safâ etdik. Ve kırk mü’ezzini ve dörd mezheb imâmı ve
hatîbi
cümle hamele-i Kur’ân hâfız-ı Kelâmullâh'lardır.
Hamd-i Hudâ sene 1081 Ramazânü'l-mübârekesinde sekiz gece terâvîhi bu câmi‘de edâ edüp zevk [u] safâ etdik. Ve kırk mü’ezzini ve dörd mezheb imâmı ve hatîbi cümle hamele-i Kur’ân hâfız-ı Kelâmullâh'lardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y186a ·
metinde göster ·
ve mü’ezzinân ve neferât-ı merdümân sâkinlerdir. Cümle yetmiş aded kireç ile pû …
Ve bu kal‘a içinde dizdâr ve kethudâ ve imâm ve hatîb ve mü’ezzinân ve neferât-ı merdümân sâkinlerdir. Cümle yetmiş aded kireç ile pûşîde hânelerdir. Ve gâyet küçük hücre-i sağîrelerdir. Dizdârın bâğçesi bu iç kal‘a handakı içre bir bâğçe-i müşeyyedi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y210a ·
metinde göster ·
… kâmil sekiz yüz murtezikası ya‘nî huddâmları vardır. Dörd mezâhib imâmı ve dörd
hatîbi
vardır. Rûz-ı cum‘ada hatîbleri minbere kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i micze …
Ve bu mescid-i Aksâ'nın kâmil sekiz yüz murtezikası ya‘nî huddâmları vardır. Dörd mezâhib imâmı ve dörd hatîbi vardır. Rûz-ı cum‘ada hatîbleri minbere kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i miczem tâ Hazret-i Ömer şemşîridir. Her hatîb birer hafta hidmet ederler. Ve elli mü’ezzinân ve müsebbihân ve mu‘arrifân ve na‘thân ve devirhân ve eczâhân ve kayyımân huddâmları vardır. Cümle vazîfeleri hazîne-i pâdişâhîdendir. Her sene surre emîni gelüp surre ve atıyyeleri ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b ·
metinde göster ·
… a‘nî huddâmları vardır. Dörd mezâhib imâmı ve dörd hatîbi vardır. Rûz-ı cum‘ada
hatîbleri
minbere kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i miczem tâ Hazret-i Ömer şemşîridir. H …
Ve bu mescid-i Aksâ'nın kâmil sekiz yüz murtezikası ya‘nî huddâmları vardır. Dörd mezâhib imâmı ve dörd hatîbi vardır. Rûz-ı cum‘ada hatîbleri minbere kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i miczem tâ Hazret-i Ömer şemşîridir. Her hatîb birer hafta hidmet ederler. Ve elli mü’ezzinân ve müsebbihân ve mu‘arrifân ve na‘thân ve devirhân ve eczâhân ve kayyımân huddâmları vardır. Cümle vazîfeleri hazîne-i pâdişâhîdendir. Her sene surre emîni gelüp surre ve atıyyeleri ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b ·
metinde göster ·
… nbere kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i miczem tâ Hazret-i Ömer şemşîridir. Her
hatîb
birer hafta hidmet ederler. Ve elli mü’ezzinân ve müsebbihân ve mu‘arrifân ve n …
Ve bu mescid-i Aksâ'nın kâmil sekiz yüz murtezikası ya‘nî huddâmları vardır. Dörd mezâhib imâmı ve dörd hatîbi vardır. Rûz-ı cum‘ada hatîbleri minbere kılıç ile urûc ederler. Ol seyf-i miczem tâ Hazret-i Ömer şemşîridir. Her hatîb birer hafta hidmet ederler. Ve elli mü’ezzinân ve müsebbihân ve mu‘arrifân ve na‘thân ve devirhân ve eczâhân ve kayyımân huddâmları vardır. Cümle vazîfeleri hazîne-i pâdişâhîdendir. Her sene surre emîni gelüp surre ve atıyyeleri ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y211b ·
metinde göster ·
soffasından yokuş yukaru tâ cebel-i Arafât'ın nihâyetine varınca yüz yetmiş aya …
Ve bu hatîb soffasından yokuş yukaru tâ cebel-i Arafât'ın nihâyetine varınca yüz yetmiş ayak taş nerdübân ile urûc olunur. Bu mahal cebel-i Arafât'ın tâ zirve-i a‘lâsıdır kim anda makâm-ı kubbe-i Hazret-i Âdem ve Hazret-i Havvâ ya‘nî kubbe-i Arefe Âdem [ü] Havvâ bu kubbede mülâkat olmuşlardır. Çâr amelî pâyeler üzre bir kubbe-i münevver-i âlîdir ve çâr kemer üzre mebnîdir. Ve cânib-i erba‘ası kırmızı Horasânî kireç ile sıvalıdır. Kapusu ve minâresi yokdur. Cânib-i erba‘asından girilir bir kubbe-i nûr-ı mübîndir. Ve mağrib cânibine müteveccih kıblesi vardır, zîrâ cebel-i Arafât Ka‘be'nin cânib-i şarkîsindedir. Y 318b Anıniçün bu Arafât'ın kıblesi garba vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y318a–Y318b ·
metinde göster ·
… lunsa edâ-yı farz edüp dürüst hacc etmiş olur. Tâ ol mahalle dek kim arefe günü
hatîb
Arafât dağından enüp salât-ı mağrib mahallinde gurûb oldu olmadı deyü vakt-i me …
Cebel-i Arafât'dan bu cânib-i erba‘a mîllerine varınca dörder bin adımdır. Bu mîller içinde yevm-i arefede vakfe mahallinde bulunsa edâ-yı farz edüp dürüst hacc etmiş olur. Tâ ol mahalle dek kim arefe günü hatîb Arafât dağından enüp salât-ı mağrib mahallinde gurûb oldu olmadı deyü vakt-i mekrûhda iken bir âdem cânib-i erba‘adaki hudûd-ı Arafât mîlleri içinde bulunsa dürüst hacc etmiş olur. Eğer vakfeye dahi durmasa haccı tamâm olur. Ammâ ba‘de'l-gurûb varsa edâ-yı farz nâkıs olup haccı tamâm olmaz. Sene-i âtiyeye mücâvir kalup hacc etmek gerekdir ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y320a ·
metinde göster ·