Sene (---) târîhinde Eflak beği Matey Voyvada ve Boğdan beği Lipul voyvada yigirmişer sene hükûmet edüp mâl-ı Kârûn'a mâlik olup iki kâfir birbirine hasm-ı kavî olup Boğdan beği Lipul Beğ bir kızını Kazak-ı âk hatmanı ihmilnic'e verüp yigirmi bin tüfeng-endâz kefere imdâdı gelüp Eflak beği Matey Voyvada dahi yüz bin asker ile Berkovişte nâm tahtından kalkup iki küffâr birbirine gelmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a ·
metinde göster ·
… aşladı. İbtidâ Seydî Paşa hedâyâsı gelüp ibtidâ yüz elli Kazak dilîri ve on bir
Hatman-ı
Kazak ve Başsirke Kazak ve iki yüz Mikril Kazak ve yüz elli gulâm-ı nâresîde-i …
Menzil-i karye-i Umudum: Bundan cümle guzât-ı zafer-me’ser alay-ı azîm ile Erzurûm'a girecek mahalde Defterdârzâde efendimizin kethüdâsı Alî Ağa Paşa'nın cümle askeriyle ve cümle Revân derneğine cem‘ olan muhâfazacı asker ile Seydî Paşa'ya istikbâle çıkup bir tantana ve debdebe ve gulgule-i azîm alay ile cümle üsârâlar dest-ber-kafa keşân-ber-keşân çekerek Erzurûm Vâlisi Mehemmed Paşa efendimizin otâğına Gümüşli Künbet nâm mahalde nüzûl edüp Paşa-yı zî-şân "Gazân kutlu olsun" deyü Seydî Ahmed Paşa'ya otak kapusuna dek piyâde istikbâle çıkup birbirini bağrına basup Bâkî Paşa'yı soluna, Seydî Paşa'yı sağ cânibine alup meks etdiler. Ve Ketağaç Paşa ve sâ’ir mîr-i livâlar dahi cümle paşanın dest-bûsiyle şerefyâb olup cemî‘î guzâta 333b bir ziyâfet-i âlî olmuşdur kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Ba‘dehû cümle gâzîlere yüz yetmiş pâre zerdûz hil‘at-i fâhireler ihsân olunup Seydî Paşa'ya ve Bâkî Paşa'ya ve Ketağaç Paşa'ya birer semmûr kürk ihsân olunup cümle guzât haymelerine mesrûr [u] şâdmân gidüp her mîr-i livâdan gazâ mâlı hedâyâlar gelmeğe başladı. İbtidâ Seydî Paşa hedâyâsı gelüp ibtidâ yüz elli Kazak dilîri ve on bir Hatman-ı Kazak ve Başsirke Kazak ve iki yüz Mikril Kazak ve yüz elli gulâm-ı nâresîde-i mahbûb-ı civân ve kırk vukıyye sîm-âvân ve yüz aded duhter-i pâkîze-ahter bintân ve bir katır ile zerdeva ve sansar postu ve yedi görüge zırh ve niçe zî-kıymet eşyâlar hedâyası geldi. Ba‘dehû Ahıçka Paşası Sefer Paşa hedâyâları bî-hisab geldi. Ba‘dehû Bâkî Paşa hedâyâsı geldi. Ba‘dehû Ketağaç Paşa tuhefâtı gelüp paşa sürûr [u] şâdmânından cümle pîşkeşleri cemî‘î kapucubaşılarına ve a‘yân-ı vilâyete ve pes-pâye tevâbi‘ [u] levâhıkına bezl edüp cümle tevâbi‘ini mesrûr [u] handân edüp kendiler dahi şâdân oldu. Ammâ günden güne şiddet-i şitâ müştedd olup cümle haymeleri kar basdı ve asâkirin kuvvet [ü] gümânları yasdı, deyü müşâvere olup Revân derneğine zamân kalmayup şimden gerü rûz-ı kasımı sicl edüp Erzurûm'da meştadır, deyü sâ’ir eyâlet mîr-i livâlarına destûr verilüp herkes vatan-ı aslîlerine revâne olup cânib-i Revân'a revân olmadan ferâğat olunup yine Gümüşlü Künbet nâm mahalde serâperdeler ile meks olunup hikmet-i Hüda hevâlar küşâde olup şeb [u] rûz zevk u safâya meşgûl olduk. Meğer Paşa efendimiz bu hakîre sehl dilgîr olmuş. Hakîr Seydî Ahmed Paşa'ya ricâ edüp ol dahi bir mahalde hakiri hüsn-i ta‘bîr ile paşadan ricâ edüp "Emr-i şerîfiniz ile bize hizmete geldikde hakîr Evliyâ Çelebi'yi Gönye istıhlâsına götürdüğümüz cürm ise afv eylemeniz ricâ ederiz. Zîrâ Gönye fethinde ibtidâ ezân-ı Muhammedî'yi Evliyâ Çelebi okuyup niçe kerre guzât-ı müslimîni cenge terğîb içün gülbâng-i Muhammedîler çeküp bir seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem hâfız-ı Kelâmullah ve mücâhid-i fî-sebîlillah kulunuzdur, cürm bizimdir, afv eylesin" deyü latîfe-âmîz güft [u] gûlar edüp bizi Paşadan ricâ etdikde paşa efendimiz eydür "Ânın cürmü afv olunmaz. Zirâ biz anı sancakbeğlerinin Revân derneğine gönderdik. Ol me’mûr olmaduğu yere gider. Anın cürmü sekiz sâ‘atde bir hatm-i şerîf indirirse afv olunur. Ve illâ ana ta‘zîr-i lisân cerâhâtü's-sinândan eşedd lâzımdır" dedikde dest-bûs edüp Bismillah ile tûl-ı nehârda tokuz sâ‘atden ziyâdecede bir hatm-i şerîf edüp tekrâr zemîn-bûs edüp bir semmûr pâçası kürk ve bir sîm zeynli raht ile sâfinâtü'l-ciyâd misillü bir kula at ve bir kat esvâb ve iki pençe-i âfitâb Gürcî gulâm-ı mehtâb-âsâ çaker-i bâkir ihsân edüp Erzurûm eyâletinin bî-namâz hizmetin dahi ihsân edüp şeb [u] rûz zevk u şevke meşgûl olduk. Hikmet-i Hudâ her izzet [u] sürûrun sonu nâ-kâmlık imiş ve her günün âkıbeti telh-kâmlık imiş. Âdet-i mukarrere-i nâ-fercâm idüğüne şübhe yokdur. Hikmet-i İlâh işbu bin elli (---) senesinin mâh-ı (---) günü Âsitâne tarafından Tatar Alaş ulaklığile gelüp "Vezîr-i a‘zam Sâlih Paşa'yı Sultân İbrâhîm Hân bi-gayr-i hakkın katl edüp Tezkireci Ahmed Paşa vezîria‘zam oldu" deyince Paşa müte’ellim olup aslâ bir ferd-i âferîdeye haber etmeyüp şeb [u] rûz sâz [u] sözü sohbetin bozmayup eyâlet-i Erzurûm'da olan bekâyâlara mukayyed oldu. Zîrâ Sâlih Paşa, bizim paşanın pederi Mustafâ Paşa'nın gulâm-ı hâssalarından idi kim mahsûsan Paşa efendimize eyâlet-i Erzurûm'ı anlar ihsân etdi. Ve Hezârpâre Ahmed Paşa, Kara Mustafâ Paşa'nın baş tezkireciliğinden berü bizim Defterdârzâde efendimizin adüvv-i cânı idi. Bu ahvâli bir kimseye keşf-i râz etmeyüp Seydî Paşa ve Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Deli Dilâver Paşa ile serâperdelerinde şeb [u] rûz Hüseyn-i Baykarâ meclisleri olup sâz [u] söz fasılları olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 333a–333b ·
metinde göster ·
Niçeler Ziştova derler. Niçeler Ziştavi derler. Niçeler Ziştva derler. Ammâ sebeb-i tesmiyyesi Zişva nâm bir Eflâk hatmanı binâsıdır kim Gâzî Hudâvendigâr Rûmeli'n feth [ü] fütûh etmeğe başladıkda anın havfinden Ziştva bu kal‘ayı binâ edüp ol ecilden Ziştva kal‘ası derler. Ba‘dehû sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî fethidir. Nigebolu sancağı hâkinde voyvadalıkdır. Ve yüz elli akçe kazâdır. Ve cümle (---) aded nâhiye kurâlârıdır. Kethüdâyeri ve serdârı vardır. Kal‘ası, nehr-i Tuna kenarında bir yalçın püşte üzre şekl-i murabba‘ seng-binâ bir küçücük kal‘a-i ra‘nâdır. Cânib-i şarka bir kapusu var. Derûn-ı kal‘ada dizdârhânesi ve bir câmi‘i ve neferâthânesi ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve bir kaç şâhî topları var. Ve Tuna'ya nüzûl eder su yolları vardır. Ammâ cirmi ne kadar olduğu ma‘lûmum değildir. Yedi aded kullesinin zirve-i a‘lâları tahta şındıra örtülüdür. Ammâ kal‘anın hâricinde yine sâhil-i Tuna'da varoşu üç yüz hânedir. Cümle şındıra tahta örtülü bâğlı ve bâğçeli hânelerdir. Ensesi dere ve depeli bağlardır. Bir câmi‘i ve bir hânı var. Hammâmı yokdur. Ve yigirmi aded dükkân-ı muhtasarı vardır. Re‘âyâsı ekseriyyâ Eflâk ve Bulkar'dır. Ve a‘yânı yokdur. Ammâ bâğları çokdur. Ve hevâsı latîfdir. Andan (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 113a ·
metinde göster ·
… enârında meks olunup cânib-i erba‘aya yine çarhacılar ve karavullar koyup kal‘a
hatmanı
ve boyarları Paşa'ya üç bin koyun ve bin sığır ve yüz fıçı bal ve yüz fıçı yağ …
Ba‘de'l-ceng-i cidâl Leh kralıyla Sultân Osmân sulh-ı salâh edüp Hotin kal‘asın Leh kralı berâ-yı sulh Sultân Osmân Hân'a miftâhları ve top u kûpleri ve cebehâneleriyle teslîm edüp Osmân Hân dahi Boğdan beğine kal‘a-i Hotin'i ihsân edüp hâlâ bizim Boğdan beği boyarlığında yüz yetmiş pâre köye mâlik bir küçük palanka-misâl kal‘acıkdır. İçinden cümle Boğdan küffârı Paşa'ya alay ile istikbâle çıkup kal‘adan kırk elli pâre hurde toplar atılup şâdumânlar edüp kal‘a-i Hotin altında nehr-i Turla kenârında meks olunup cânib-i erba‘aya yine çarhacılar ve karavullar koyup kal‘a hatmanı ve boyarları Paşa'ya üç bin koyun ve bin sığır ve yüz fıçı bal ve yüz fıçı yağ ve niçe yüz elvân zahîreler ile iki münakkaş altışar atlı hinto arabalar içinde yigirmişer kîse ve on tahta semmûr ve bir araba yükü balık dişi ve kâmil bin araba yükü cümle askere beksümât ve hâs ve beyâz ekmekler ile küheylân Boğdan bârgîrleri hedâyâlar gelüp Paşa ve cümle ağavâtlar ve cemî‘i asâkir-i nusret-me’ser ganîmet oldukda Melek Ahmed Paşa efendimiz eydir,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 39a ·
metinde göster ·
… ne yerinde kaldı. Tâ bu mertebe ganîmet şehirdir. Cümle altı bin kula mâlikdir.
Hatmanı
Leh kralı tarafındandır.
Evsâf-ı Palanka-i (---)(---): Bânîsi (---)(---) ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---). Bu dahi bir bataklık göl içinde bir cezîre-i azîmde bir sevâd-ı mu‘azzam palanka-i azîmdir. Göl kenârından Aynasu üzre tâ kal‘aya gelince ağaç cisrin tûlu kâmil iki sâ‘atdir. Niçe yerden cisrleri zemberek ile kaldurup kal‘a cezîrede kalır. Yaz günleri Tatar'dan aslâ bâk-i pervâsı yokdur, ammâ kış günü gölü dondukda niçe kerre Tatar bu varoşu urup beş altı bin esîr almışdır ve zirâ‘at yerleri cümle cezîreden taşradadır. Derûn-ı kal‘ada ancak bin evdir, ammâ bunlardan Leh kralı fermânıyla gelen hedâyâ ve zahîre yenmeyüp yine yerinde kaldı. Tâ bu mertebe ganîmet şehirdir. Cümle altı bin kula mâlikdir. Hatmanı Leh kralı tarafındandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40b ·
metinde göster ·
… kârgîr binâ sarâyları var, lâkin cümle şindire tahta örtülüdür ve bunun kapudan
hatmanı
yalı ağasına kal‘a hâricinde ziyâfetler edüp vâfir hedâyâlar ile yigirmi aded p …
Bu mahalde Leh kralından yedi araba yalı ağasına hedâyâ ve yüz araba me’kûlât [u] meşrûbât gelüp hakîre dahi "El-hedâyâ tüşterek" deyüp hissemiz değdi. Hattâ bu mahalde Krakov Hâkimi Varşalka Kral cânibinden otuz bin müsellâh ve mükemmel Krakov askeri imdâd gelüp cümle küffâr başka konup bizim Tatar askeri başka konmağa başlayup cânib [u] etrâfımıza kolcular kurduk. Ve bu mahalde Nûreddîn Sultân'ın kal‘a-i Omân'a geldüğü ve Kırım ağzında Or ağası Karaş Biy kal‘a-i Praslov'a gelüp kırk bin Kardaş Kazak ile bile geleceği haberi mektûblar geldi. Biz dahi üç gün kal‘a-i Izbaraş altında meks edüp kal‘ayı seyr [ü] temâşâ etdik. Taşsız bir sahrâ-yı mahsûldâr içre şekl-i mukavves, ya‘nî yay gibi şeddadî binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır kim üç kapusu var. İç hisâra girmedim, ammâ varoşu cümle on dirsek kulle tabyalardır ve handakı alçakdır, ammâ pâkdir ve içi batakdır. Cebehânesi ve mefret topları vardır kim birer birer temâşâ etdik, mâni‘ olmadılar, ammâ Kazakların temâşâ etdiklerine Leh askeri rızâ vermezler idi. Ve gâyet musanna‘ kârgîr binâ sarâyları var, lâkin cümle şindire tahta örtülüdür ve bunun kapudan hatmanı yalı ağasına kal‘a hâricinde ziyâfetler edüp vâfir hedâyâlar ile yigirmi aded pâk Macar esîrleri verdi. Andan üçüncü günde cümle Leh askeri ve bizim Tatar askeri kalkup poyraz cânibine düz ormanlık içre gidüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a ·
metinde göster ·
hükmünde Kazak-ı Ak vilâyetinin tâ ortasında şehre mânend bir derbend kenddir k …
Leh hâkinde Durujunka hatmanı hükmünde Kazak-ı Ak vilâyetinin tâ ortasında şehre mânend bir derbend kenddir kim Çehriliçse kal‘asından büyükdür, ammâ âdemi azdır. Nehr-i Özü kenârında bâğçeli ve elma ve erikli ve amrudlu ve yulaf çavdarlı yigirmi aded kiliseli ve beş yüz aded dükkânlı köydür, ammâ kal‘ası yokdur. Anıniçün Lomovat derler. Urus lisânı üzre Lomovat (---) derler.(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 47b ·
metinde göster ·
hükmünde kırk bin tüfengli askere mâlik üç kat kal‘a-i metîndir kim iç kal‘ası …
İbtidâ bânîsi Leh krallarından (---) binâsıdır. Sebeb-i tesmiyesi Leh lisânı üzre Çehril (---) demekdir. Hâlâ Leh vilâyeti hâkinde Durujunka hatmanı hükmünde kırk bin tüfengli askere mâlik üç kat kal‘a-i metîndir kim iç kal‘ası yalçın kaya üzredir ve üç kat sarp handaklı şeddadî taş binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 47b ·
metinde göster ·
hâkimdir kim üç bin Kazak-ı Ak fecereleri var. İbtidâ bânîsi (---)(---) sebeb- …
Hâlâ Leh kralı hükmünde Durujunka hatmanı hâkimdir kim üç bin Kazak-ı Ak fecereleri var. İbtidâ bânîsi (---)(---) sebeb-i tesmiyesi Leh lisânınca (---) demekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48a ·
metinde göster ·
Sağ tarafı çölistândır. Sol tarafı ma‘mûr kurâlarla müzeyyendir, ammâ ol tarafı kal‘a altında bataklık kenârında dolma rıhtım ağaçdan kavî palankadır. Bu bataklık gelüp ayağı nehr-i Tasma'ya karışır. Tahta örtülü evleri ve deyr-i sagîrleri ve bir hayli çârsû-yı bâzârı vardır. Hatmanı, Hân'a hedâyâlar getirüp kal‘adan top şâdumânları olurken Hân hemân tahta'l-kahve yeyüp sûr-ı rıhletler çalınup ol ândan andan cânib-i şarka meyyâl çölistân ile bir konak yeri ân-ı vâhidde varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48a ·
metinde göster ·
. Ne Leh'e ve ne Maskov'a ve ne Kırım'a tâbi‘ değil, bir alay ipden kazıkdan kur …
Evsâf-ı kal‘a-i Kırılov: Uruslar Kürilov dahi derler. Nehr-i Özü kenârınca bir sarp taş kal‘adır. Aşağı varoşu kesme handaklar içinde {5000 evdir}, şehr-i azîmdir. Hâkimi Sarıkamış hatmanıdır. Ne Leh'e ve ne Maskov'a ve ne Kırım'a tâbi‘ değil, bir alay ipden kazıkdan kurtulmuş dalâlet-âyîn müşrikîndir. Birkaç müfîd u muhtasar deyrleri ve çârsûları vardır. Bu kavm-i Kazaklar nehr-i Özü'ye Vodenipir derler. Bâğları yokdur, ammâ bâğçeleri azdır. Andan yine cânib-i kıbleye bir konakda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48b ·
metinde göster ·
… leri ve kenîse-i müşrikhâneleri vardır. Câ-be-câ çârsûları ve bâğçeleri vardır.
Hatmanı
, Hân'a ziyâfet ve hedâyâlar verüp (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) And …
Evsâf-ı palanka-i Duşka: Bânîsi (---) dır. Lisân-ı Rus'da Duşka (---) derler. Leh kralı hâkinde Sotnik vezîr hükmünde bin kefere cünûd-ı cünübe mâlik fâcirlerdir. Bu da nehr-i Tasma kenârında 49a bir küçük palankadır. İçinde ancak bin kadar tahta ve saz örtülü âyîn-i bedhâneleri ve kenîse-i müşrikhâneleri vardır. Câ-be-câ çârsûları ve bâğçeleri vardır. Hatmanı, Hân'a ziyâfet ve hedâyâlar verüp (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Andan yine cânib-i kıbleye,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48b–49a ·
metinde göster ·
… da fethi müjdesi donanma ve şâdumânların ederken hikmet-i Hudâ Durujunka Kazağı
hatmanı
Seralipe nâm la‘în baş {hatman} mürd olup yeri dârü'l-bevâr olıcak cümle Kazak …
Özü kal‘asında mahsûr olup ceng ü cidâl etdiğimizin hulâsa-i kelâmı oldur kim Özü kal‘asında altı gün altı gece Bozcaada fethi müjdesi donanma ve şâdumânların ederken hikmet-i Hudâ Durujunka Kazağı hatmanı Seralipe nâm la‘în baş {hatman} mürd olup yeri dârü'l-bevâr olıcak cümle Kazak hatmanlarından Sirge Kazak ve Berebaş Kazak ve şeremet Kazak ve Sarıkamış Kazak ve Potkalı Kazak ve İhmilniç Kazak ve Andırya Kazak ve Kardaş Kazak ve niçe gûne kabâ’il-i Kazak-ı Ak-ı Rus-ı menhûslar birbirlerine "Ayâ kangı kabîleden baş hatman eylesek" deyü ceng u cidâle düşüp mâbeynleri tefrikaya ba‘is olup aralarında bir gün ceng-i azîm olup tarafeynden niçe bin mest evkâr kâfirler mürd olup âhir-i kâr baş papaslarına varup meşveret etdiklerinde ol mel‘ûn-ı bî-dîn 57a eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 56b–57a ·
metinde göster ·
. On hatman karadan on hatman şayka ve kayıklarla Özü'den varup her kangınız Özü …
"Dünyâ ciheti içün birbirinizi kırmağa aceb pehlivânsız, ammâ dîn-i Mesîh içün gayret-i Hıristiyânî gözedüp ma‘bedhâne-i kadîmimiz olan Özü kal‘asın Türk elinden almağa kâdir değilsiz. Ey imdi eğer benim rızâm isterseniz ve Hazret-i İsâ ve Meryem Ana ve İsvet Nikola ve Sarı Saltık ve Hızır-Ellez ve Avustos ve Aya Nikol ve Ayanta sizlere şefâ‘at etsin derseniz yigirmi aded boybeği yarar Kazak hatmanısız. On hatman karadan on hatman şayka ve kayıklarla Özü'den varup her kangınız Özü kal‘asın alırsa baş hatman ol kavim hotmandan olsun. Cümlemiz ana tâbi‘ olalım, zîrâ şimden gerü fursat u ganîmet bizim Hıristiyânlarındır. Görmez misiz Türk'ün kuvveti kalmayup Venedik penc-pirimi Türk'ün elinden Bozcaada'sın ve İlimni adasın alup Boğazhisâr'da donanmasın birkaç kerre almışdır. Hemân gayret sizindir. Ve Özü vezîri Melek Paşa Mankalya'da ölmüşdür. Hâlâ Özü {kal‘ası} boşdur. Hemân fursat sizindir" deyü kırk elli bin kâfiri Özü kal‘ası üzre cenge terğîb etdirüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57a ·
metinde göster ·
… i aded hatmanlara yemîn ü ahd-i mîsâk verüp on aded mezkûr hatmanlardan Andırya
hatmanı
ve Durujunkalı Kazakları beş bin tüfengli piyâde ve beş bin atlı sâde silâh bun …
"Hemân fursat sizindir, İsvet Nikola yardımcınız ola Lat, Melat, Çeplat, Pohlat" deyüp yigirmi aded hatmanlara yemîn ü ahd-i mîsâk verüp on aded mezkûr hatmanlardan Andırya hatmanı ve Durujunkalı Kazakları beş bin tüfengli piyâde ve beş bin atlı sâde silâh bunlar karadan Özü üzre gitmede ve yüz elli pâre battâl şayka ve iki yüz pâre çırnık kayıklar ile Kardaş Kazak üç bin tüfengli ve Sarıkamış Kazağından yarar Zaporoska'dan üç bin tüfengli ile gemilere cümle süvâr olup mezkûrûn yigirmi aded boy hatmanları berren u bahren kal‘a-i garîb Özü üzre gelüp yakın olduklarında hikmet-i Hudâ yine Bozcaadası donanması şâdumânı Özü kal‘asında nısfu'l-leylde olunca hemân gülbâng-ı Muhammedî sadâsın deryâdan gelen Kazaklar işidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 57a ·
metinde göster ·
… a dahi şâfî haberler alup kal‘a-i Ladicin altında meks olundu. Hükm-i Durujunka
hatmanıdır
. Andan yine semt-i şarka gidüp,
Vilâyet-i Durujunka’ya kadem basup anda dahi anda dahi şâfî haberler alup kal‘a-i Ladicin altında meks olundu. Hükm-i Durujunka hatmanıdır. Andan yine semt-i şarka gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 116b ·
metinde göster ·
… : İbtidâ bu dâr-ı diyârda ağaçdan kal‘a henüz gördük, bir küçük kal‘adır. Başka
hatmanı
ve altı bin Kazak cünûd-ı cünübü vardır. Bunda yine kavm-i Heşdek gördük. Kenîs …
Solup kirmân: İbtidâ bu dâr-ı diyârda ağaçdan kal‘a henüz gördük, bir küçük kal‘adır. Başka hatmanı ve altı bin Kazak cünûd-ı cünübü vardır. Bunda yine kavm-i Heşdek gördük. Kenîse ve çârsû-yı bâzârı azdır. Yedi aded Heşdek mescidleri var. Bunda dahi aslâ bâğ u bâğçe yokdur, ammâ (...) bu nehri kenârında ağaçlar çokdur. Bundan yine kalkup şimâle bir gün gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a ·
metinde göster ·
… ‘adır. Kışda kıyâmetde kal‘aya girüp tâze cân bulduk. Bir sebük-rûh kapudanı ve
hatmanı
var, iki bin askere mâlikdir. Hikmet-i Bârî yârî kılup bu mahalde 174b Maskov …
Nehr-i Cayık'dan azmış gelmiş bir göl kenârında bir sarp ağaç kal‘adır. Kışda kıyâmetde kal‘aya girüp tâze cân bulduk. Bir sebük-rûh kapudanı ve hatmanı var, iki bin askere mâlikdir. Hikmet-i Bârî yârî kılup bu mahalde 174b Maskov kralı tarafından Âl-i Osmân'a bir azîm elçi dahi gelüp mukaddemâ bizimle Terek kal‘asından berü gelen küçük elçi bu elçinin yanında muzmahil olup küçük elçi büyük elçiye kethudâ olup Sorotakirmen'den azîm toplar atılup şâdımânlar olup on bin askeriyle kal‘anın enderûn [u] bîrûnunda meks etdiler. Hakîr yanına varup görüşdükde Alman'dan berü Nemse çâsârına ve iki buçuk yılda yedi krallık yeri geşt [ü] güzâr edüp Erdel'e ve Eflak ve Boğdan'a ve Kırım Hânı Mehemmed Geray Hân ile Dağıstân pâdişâhına gidüp üç yılda çekdiğimiz âlâm-ı şedâ’id ve sergüzeşt [ü] serencâmım nakl edüp Nemse çâsârının verdiği pasaporta hattını gösterdiğimde ayağa kalkup hattı yüzüne ve gözüne sürüp hakîrden dünyâlar kadar hazz edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a–174b ·
metinde göster ·
Bu Jivakirmân kapudanı ve hatmanı elçiye alay-ı azîmle karşu çıkup kal‘aya girirken haylice top şâdımânları edüp elçiye azîm ziyâfetler etdi. Bu kirmen dahi nehr-i Ten'in taraf-ı şimâlindedir. Karşu tarafı Azak kal‘amız hâki olup Küçük Heyhât sahrâsıdır. Ve bu mahalde nehr-i Ten'in yemîn ü yesârı eyle ulu ağaçlı ormanlardır kim yayan âdemlerden gayri ve hınzîr ve karaca hayvânlarından gayri bir mahlûk giremez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
… i koyunlardan ve sığırlardan buz üzre çok hayvânâtlar kalup fi'l-hâl Praskirmân
hatmanı
beş altı bin kefereler ile kızakların alup Heyhât sahrâsı buzu üzre kızaklar il …
Bî-tâb u bî-mecâl bu kal‘aya cân atup selâmetle dâhil olduk, ammâ Kalmık Taysı Şâhının verdiği koyunlardan ve sığırlardan buz üzre çok hayvânâtlar kalup fi'l-hâl Praskirmân hatmanı beş altı bin kefereler ile kızakların alup Heyhât sahrâsı buzu üzre kızaklar ile kuş gibi uçarak gidüp vakt-i gurûbda cemî‘i kalan atları ve hayvân sığırları kal‘aya getirdiler. Bir gün bu kal‘a-i Praskirmân'da oturak edüp safâ etdik. Kal‘a hatmanı elçi banı yollamağa tedârikler görmeğe mukayyed oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
… ‘aya getirdiler. Bir gün bu kal‘a-i Praskirmân'da oturak edüp safâ etdik. Kal‘a
hatmanı
elçi banı yollamağa tedârikler görmeğe mukayyed oldu.
Bî-tâb u bî-mecâl bu kal‘aya cân atup selâmetle dâhil olduk, ammâ Kalmık Taysı Şâhının verdiği koyunlardan ve sığırlardan buz üzre çok hayvânâtlar kalup fi'l-hâl Praskirmân hatmanı beş altı bin kefereler ile kızakların alup Heyhât sahrâsı buzu üzre kızaklar ile kuş gibi uçarak gidüp vakt-i gurûbda cemî‘i kalan atları ve hayvân sığırları kal‘aya getirdiler. Bir gün bu kal‘a-i Praskirmân'da oturak edüp safâ etdik. Kal‘a hatmanı elçi banı yollamağa tedârikler görmeğe mukayyed oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
beş yüz aded tüfengli asker elçiye imdâd verüp cümle hükmünde olan re‘âyâların …
Andan bu kal‘a-i Praskirmân hatmanı beş yüz aded tüfengli asker elçiye imdâd verüp cümle hükmünde olan re‘âyâların boğazlarında tüfengleri ve ayaklarında demir mıhlı çarıkların geyüp Heyhât sahrâsı buzu deryâsı üzre demir çarıklı kefereler kış kürklerin geyüp horilka rakıların içüp buz üzre ceyran gibi seküp hizmet ederlerdi. Kal‘a hatmanı dahi elçi hâtırıyçün askeriyle bile giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
… geyüp horilka rakıların içüp buz üzre ceyran gibi seküp hizmet ederlerdi. Kal‘a
hatmanı
dahi elçi hâtırıyçün askeriyle bile giderlerdi.
Andan bu kal‘a-i Praskirmân hatmanı beş yüz aded tüfengli asker elçiye imdâd verüp cümle hükmünde olan re‘âyâların boğazlarında tüfengleri ve ayaklarında demir mıhlı çarıkların geyüp Heyhât sahrâsı buzu deryâsı üzre demir çarıklı kefereler kış kürklerin geyüp horilka rakıların içüp buz üzre ceyran gibi seküp hizmet ederlerdi. Kal‘a hatmanı dahi elçi hâtırıyçün askeriyle bile giderlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180b ·
metinde göster ·
Bu dahi Maskov hükmünde 181b nehr-i Ten kenârında ağaçdan sarp kal‘adır.
Hatmanı
yedi bin cünûd-ı cünübe mâlik kavimdir. Derûn-ı hisârda her imâreti mevcûd ve m …
Bu dahi Maskov hükmünde 181b nehr-i Ten kenârında ağaçdan sarp kal‘adır. Hatmanı yedi bin cünûd-ı cünübe mâlik kavimdir. Derûn-ı hisârda her imâreti mevcûd ve müzeyyen kirmândır. Hikmet-i Bârî hevâlar mu‘tedil olup millet-i nasârâ yılda bir bed-nâm günleri olup cümle kal‘a kapudanları hatmanları ve a‘yân-ı vilâyetleri elçiye ricâ edüp bir iki gün oturak edüp bed-âyîn ve küfr [ü] dalâlet ve ayş [u] nûş ve tarab u ışret edecek olunca cümle küffâr gemilerden atların çıkarup her biri süvâr olup birer cânibe at gezindirmeğe gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181a–181b ·
metinde göster ·
… ları alup bir hayli mesâfe-i ba‘îdede bir kal‘a nümâ[yâ]n olup anda varup kal‘a
hatmanına
buluşup ale'l-fevr koyunun birin kebâb edüp tenâvül etdik. Kapudan ve hatmanlar …
Bunlar ile sahrâ-yı Heyhât'da birkaç beyâbân koyunları alup bir hayli mesâfe-i ba‘îdede bir kal‘a nümâ[yâ]n olup anda varup kal‘a hatmanına buluşup ale'l-fevr koyunun birin kebâb edüp tenâvül etdik. Kapudan ve hatmanlarıyla hüsn-i ülfet ederek kış günleri olmak ile günler kısa olup vakt-i asr oldukda yine yola revâne olup kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek nehr-i Ten'den bir azmak kenârında Du‘ânice nâm bir geçidi buz üzre geçüp andan Kırım hâki olan Azak kal‘ası cânibine gidüp Şâhîkirmen nümâyân olup anı da geçüp âhır-ı kâr Heyhât sahrâsında ahşam elçinin sâkin olduğu kal‘a dahi hayli mesâfe-i ba‘îdede kalup âhıru'l-emr Cerekli nâm bir mahalde atlarımız ve kendilerimiz ve kelblerimiz bî-tâb ü bî-mecâl kalup bi'z-zarûrî bu sahrâ-yı Heyhât'da kilimlerimiz döşeyüp "Hevâ mu‘tedildir" deyü hâb-ı râhata yatdık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 181b ·
metinde göster ·
… zak kal‘amız kurbunda Maskov kralına tâbi‘ hatmanları bildirir. Evvelâ Ten suyu
hatmanı
ve Çerkezkirmen hatmanı ve Horoskirmen hatmanı ve Mincekirmen ve Sıvakirmen ve …
Ammâ Azak kal‘amız kurbunda Maskov kralına tâbi‘ hatmanları bildirir. Evvelâ Ten suyu hatmanı ve Çerkezkirmen hatmanı ve Horoskirmen hatmanı ve Mincekirmen ve Sıvakirmen ve İsorkirmen ve Mujikkirmen ve Tokaykirmen ve Praskirmen, netîce tâ kal‘a-i Azağ'a gelince üç aylık yollarda yetmiş aded hatman vardır. Ammâ devlet-i kayâsıra-i Rûm ve devlet-i Kıbtî Mısır'a melikler idi. Ammâ (---) 14 varakından beri bu mahalle gelince toksan bir aded krallar ve aşîretler ve hatmanlar bu mahalde tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y452b ·
metinde göster ·
… skov kralına tâbi‘ hatmanları bildirir. Evvelâ Ten suyu hatmanı ve Çerkezkirmen
hatmanı
ve Horoskirmen hatmanı ve Mincekirmen ve Sıvakirmen ve İsorkirmen ve Mujikkirme …
Ammâ Azak kal‘amız kurbunda Maskov kralına tâbi‘ hatmanları bildirir. Evvelâ Ten suyu hatmanı ve Çerkezkirmen hatmanı ve Horoskirmen hatmanı ve Mincekirmen ve Sıvakirmen ve İsorkirmen ve Mujikkirmen ve Tokaykirmen ve Praskirmen, netîce tâ kal‘a-i Azağ'a gelince üç aylık yollarda yetmiş aded hatman vardır. Ammâ devlet-i kayâsıra-i Rûm ve devlet-i Kıbtî Mısır'a melikler idi. Ammâ (---) 14 varakından beri bu mahalle gelince toksan bir aded krallar ve aşîretler ve hatmanlar bu mahalde tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y452b ·
metinde göster ·
… anları bildirir. Evvelâ Ten suyu hatmanı ve Çerkezkirmen hatmanı ve Horoskirmen
hatmanı
ve Mincekirmen ve Sıvakirmen ve İsorkirmen ve Mujikkirmen ve Tokaykirmen ve Pra …
Ammâ Azak kal‘amız kurbunda Maskov kralına tâbi‘ hatmanları bildirir. Evvelâ Ten suyu hatmanı ve Çerkezkirmen hatmanı ve Horoskirmen hatmanı ve Mincekirmen ve Sıvakirmen ve İsorkirmen ve Mujikkirmen ve Tokaykirmen ve Praskirmen, netîce tâ kal‘a-i Azağ'a gelince üç aylık yollarda yetmiş aded hatman vardır. Ammâ devlet-i kayâsıra-i Rûm ve devlet-i Kıbtî Mısır'a melikler idi. Ammâ (---) 14 varakından beri bu mahalle gelince toksan bir aded krallar ve aşîretler ve hatmanlar bu mahalde tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y452b ·
metinde göster ·
… r, cümle Azak kal‘ası dibinden cereyân eden nehr-i Ten kenârındadır. Evvelâ Ten
Hatmanı
yetmiş hatmana serdârdır. Gayrılar kal‘aları ismiyle yâd olunur. Cümle kal‘alar …
Ammâ Maskov'a tâbi‘ olanlar yetmiş hatmandır, cümle Azak kal‘ası dibinden cereyân eden nehr-i Ten kenârındadır. Evvelâ Ten Hatmanı yetmiş hatmana serdârdır. Gayrılar kal‘aları ismiyle yâd olunur. Cümle kal‘aları nehr-i Ten kenârında ağacdandır. Çerkezkirmen, andan Mincekirmen, andan Sıvakirmen, andan İsorkirmen, andan Mujikkirmen, andan Tokaykirmen, andan Praskirmen. Netîce tâ Azak'dan üç aylık yol Ten kenârınca yetmiş hatmanlık yerdir. Kirmenleri nâmıyla anılır Kazak-ı âklardır. Bu mahalde bu mel‘ûnlar dahi tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y38a ·
metinde göster ·