İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hattâ bu

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
213
isabet
209 cümle/beyitte
78,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
46 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi21387,0

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 213

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hattâ bu” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 9a–9b Hattâ bu hakîr-i kesirü't-taksîr sene (---) târîhinde İslâm Geray Hân asrında Maskov sef …
EÇS I 45b Hattâ bu hakîrin bir kerre manzûru oldu kim on aded Freng keferelerinin ilm-i hendese ve …
EÇS I 98b … Şems hazretleri sâ’ir evlâdlarına "Sakının Nûrü'l-hüdâ celâlinden" derler imiş. Hattâ bu Nûrü'l-hüdâ câmi‘e vardıkda cemâ‘ati görüp "Bu ehl-i cennetdir bu ehl-i cehenne …
EÇS I 112b … fâtları vardır ve Dîvân-ı Hâletî gâyet mu‘teberdir ve rubâ‘iyyâtda bî-bedeldir. Hattâ bu Hâletî hâlet-i nez‘de bu kıt‘ayı bi'l-bedâhe demişlerdir. Kıt‘a,
EÇS I 112b … r Mehemmed Efendi demekle şöhret-şi‘âr olmuşdu. Kırk sene semtimizde sâkin olup hattâ bu fakîr tevellüd etdüğimiz mahalde sağ kulağımıza ezânı Sun‘ullâh Efendi ve sol g …
EÇS I 174a … a şebekesin ya‘nî ağın kum üzre atsa gûnâ-gûn mâhîler ile ağı mâl-â-mâl olurdu. Hattâ bu hakîr Şâm-ı Şerîf'den Hacc-ı şerîfe giderken Bi’r-i Zümürrüd nâm mahalle vardığ …
EÇS I 185a … ir, radıyallâhu anh, kim cümle ehl-i sefere lâzımlı esnâfın pîr-i pîşkademidir. Hattâ bu esnâf "Biz çilingirândan mukaddem gidüp başka tablhâne sâhibi oluruz" deyü hayl …
EÇS I 190a Ba‘dehu Murâd Hân bu fenne mâ’il olup matrakbâz olmuşdur. Hattâ bu Taslak Kapudan hakkında Cevrî Çelebi Şeyhzâde hicvinde Arab ağzından bu beyti t …
EÇS I 217a–217b "Kabru kabru hafru" deyüp "â â â â" deyü gülüp cevâb verirdi. Hattâ bu gulâmın ahvâlin Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ istimâ‘ edüp ol âlüfte ve âşüfte pâdiş …
EÇS II 325b–326a … şu‘benin ismine Şorakir deyüp bu şehr ismiyle müsemmâ bir şu‘be-i hoş-hevâdır. Hattâ bu şehrin sağîr u kebîri cümle ehl-i zevk ü ehl-i hevâ olup tarz-ı Acemâne Şorakir …
EÇS II 328b … Ahmed Paşa sehl ta‘addî edüp bu Tortum sancağına yigirmi bin guruş dutdururdu. Hattâ bu hakîr, kendülere emr-i şerîf ile gelüp Revân derneğine me‘mûr olduğunda sancâğı …
EÇS II 337b–338a Zîra "El-insânu ve abîdü'l-ihsân" mazmûn-ı kelâmı mazbûtu idi. Hattâ bu hakîr Evliyâ-yı bî-riyâ-yı pür-taksîr sene (---) târîhinde Paşa efendimizden me …
EÇS II 342a … tının memdûhâtından yetmiş gûne âbdâr emrûdu sicill-i şer‘-i mübînde mestûrdur. Hattâ bu şehri temâşâ etdiğimiz Kâsım'dan kırk gün mürûr edüp şiddet-i şitâ idi. Paşa'ya …
EÇS II 372b–373a … elince üç eyâlet yeri harâb u yebâb eyleyüp bir vech ile ele girmek muhâl oldu. Hattâ bu hakîrin Engüri kurbunda Balıkhisâr nâm karyede ale'l-gafle râst geldiğimiz mel‘ …
EÇS III 7b–8a … dir ve cümle rûy-ı dîvârda her gelen âşıkânın birer gûne âsâr-ı hatları vardır. Hattâ bu hakîrin dahi küstâhâne "Şefâ‘at yâ Muhammed evliyâya" bir hatt-ı müstekreh-i he …
EÇS III 43b … ı kopmaya. Niçe müverrihler "Hazret-i Hızır her bâr bu sudan nûş eder!" derler. Hattâ bu abd-i hakîr şifâ niyyetine girüp gasl etdükde bilâ-rikâb ata süvâr etmeğe başla …
EÇS III 51b … ele-gûya ve kizb ü bühtân ü iftirâya ve gammâza ve fassâl âdemlere mâyillerdir. Hattâ bu Haleb'de Murtezâ Paşa efendimizle Hünkâr Bâğçesi havzı kenarında hem-celîs idim …
EÇS III 68a … â ilm-i nücûmda Ebû Leheb-i la‘înin telâmîzlerinden ve anın akrabâlarından idi. Hattâ bu İmrü'l-Kays hazret-i Kur’ân-ı azîm ve furkân-ı mecîd kıbel-i Hakkdan Cibrîl-i e …
EÇS III 122b–123a {Menâkıb-ı Akyazılı Sultân}: Hattâ bu Akyazılı Sultân Pırevadi'de Müselmân olan Dobruca kralından izin alup bu Batova …
EÇS III 122b–123a … neleri hasbîce hıfz [u] hırâset etmek fukarâ-yı Bektâşiyân-ı zî-şâna mahsûsdur. Hattâ bu hakîr ol âsitâne-i ziyâ-bahşa vardıkda sehel ısıtma derdiyle şikeste-hâtır idim …
EÇS III 168a … ır kim her birinin seng-i mezârlarında müddet-i ömrleriyle târîhleri mastûrdur. Hattâ bu fukarâların cihâz-ı fakrları ve hırka-i peşmîneleri meydân-ı fukarâda maslûbdur …
EÇS III 168a … si ve sofrası ve şem‘i ve şem‘dânı ve gayri me’kûlâtları cümle hırka içindedir. Hattâ bu Kalenderî Sultân İslâmbol'dan Edirne'ye gelirken zerdestesin ata ata gelüp asâs …
EÇS III 183a … akçe hâss-ı hümâyûnu vardır. Cevz-i ma‘dûduyla beher sene kırk sekiz kîse olur. Hattâ bu Melek kulun sadrıa‘zamlığım hâlinde eyâlet-i Van'ı Şemsi Paşazâde Mehemmed Emîn …
EÇS IV 201b–202a … oş-hayâtdır. Safrâ ü sevdâ ü balgamı ve derûnda olan cümle ahlâtları mahv eder. Hattâ bu Hamrevât abının evsâfın Âl-i Osmân'dan Sultân İbrâhîm Hân istimâ‘ edüp "Elbette …
EÇS IV 226a … kdûr-ı beşer değildir. Bir kâr-ı akâriyetdir kim âdem dem-beste ve hayrân olur. Hattâ bu kapu mahallinde bir âdem hû deyü bir na‘ra etse cemî‘i dağlardan bir sâ‘ika-i m …
EÇS V 21b … deyü gülbâng-ı Muhammedî du‘âsın ederler. Bi-emrillâhi Te‘âlâ ol at şifâ bulur. Hattâ bu hakîre Basra Paşası Efrâsiyâbzâde Hüseyin Paşa bir sâfinâtü'l-ciyâd misilli bir …
EÇS V 23a … basdıkda niçe kerre yüz bin mutalsamâtlar mu‘attal oldukda bu dahi harâb olur. Hattâ bu diyâr, kefere destinde iken Hacı Bektaş Velî, kefereden bu kal‘ayı Osmâncığa ta …
EÇS V 41a … kûlât [u] meşrûbât gelüp hakîre dahi "El-hedâyâ tüşterek" deyüp hissemiz değdi. Hattâ bu mahalde Krakov Hâkimi Varşalka Kral cânibinden otuz bin müsellâh ve mükemmel Kr …
EÇS V 44a … l ecilden guzât-ı zafer-makrûn hadden efzûn mâl-ı ganâ’im ile muğtenim oldular. Hattâ bu taburda alınan seksen bin arabalar içinde pençe-i âfitâb maralî ve gazâlî gözlü …
EÇS V 44b Hattâ bu târîh kendü elfâz-ı müstekrehindendir. Târîh-i güfte-i Kemen Yanoş la‘în:
EÇS V 66b … i kesîreye mâlik (---) câmi‘i gâyet ma‘mûr ve şîrîn sâde binâ câmi‘-i ra‘nâdır. Hattâ bu câmi‘e Melek Paşa salât-ı cum‘a edâ etmeğe gelirken kal‘adan cümle neferât pâdi …
EÇS V 84a Hattâ "Bu kal‘a-i İrem-âbâdın fethinde Hazret-i Hacı Bektaş Velî bile idi" deyü yazmışlar …
EÇS V 99b Hattâ bu cisr-i kavînin şehir tarafındaki başında Mahmûd Baba Sultân tekyesi dibinde bir …
EÇS V 100b … âyedâr dıraht-ı müntehâlar bir bâğ-ı İremde yokdur, meğer İzmit dağlarında ola. Hattâ bu hakîr bu bâğda bir köhne dıraht-ı azîm kökü gördüm. Cirmi kâmil altmış ayak idi …
EÇS V 110a Hattâ bu cisrin tâ ortasında bir mesîre ve teferrücgâh-ı ârâmgâh bir kasr-ı şîrîni var.
EÇS V 118b Bu bâb-ı kebîr dahi iki kat cânib-i şimâle nâzırdır. Hattâ bu kapu üzre cihân-nümâ bir kasr-ı âlîsi var. Cümle haşeb binâdır, ammâ gâyet musa …
EÇS V 121b … mızı kaya üzre şahin yuvası gibi bir küçük seng-tırâş kal‘a-i sâhib-i savaşdır. Hattâ bu kal‘a-i bâlânın garb tarafında üç konak yer nehr-i Tuna ve kal‘a-i Göle ve şimâ …
EÇS V 127a … e üç at ve yedi aded mahbûb Macar gulâmları verüp Bosna'ya gitmeğe âmâde olduk. Hattâ bu mahalde cümle guzâta destûr verilüp herkes vatanlarına revâne olup Alî Paşa Tım …
EÇS V 129b … mâm gibidir ve her a‘yân [u] kibâr sarâylarında elbette bir hammâm mukarrerdir. Hattâ bu hakîr-i pür-taksîr bir niçe hânedân hammâmlarına girüp safâlar etmişiz. (---) ( …
EÇS V 131b … yâletde dokuz gûne ma‘âdinler var kim gayrı diyârın hâk-i pâkinde üçü bulunmaz. Hattâ bu Bosna diyârında altun ma‘deni dahi vardır, ammâ hâsılı harcına kifâyet etmedüğü …
EÇS V 133a … rîni hânelerine kondurup ikrâm-ı it‘âm ederler ve âb [u] havâsı gâyet latîfdir. Hattâ bu şehir içre dağlardan ve bâğlardan binden mütecâviz kaynak ve uyûn-ı câriyeler c …
EÇS V 133a Ve mesîregâh ve sayd [u] şikârgâh yerleri çokdur. Hattâ bu şehrin Sarây yolu üzre bir âb-ı revân kenârında tahta ile mebnî bir kasrı var, …
EÇS V 138a … u kal‘a-i ibret-nümâ dest-i kâfirde kalup câmi‘lerimiz duyûr-ı gamâme olmuşdur. Hattâ bu vâkı‘a-i hadîse-i pür-melâl zamân-ı Sultân İbrâhîm Hân'da vâki‘ olmuşdur.
EÇS V 140b Hattâ bu kal‘anın cânib-i erba‘ası derin olmak var, zîrâ her gün bu kal‘anın etrâfında k …
EÇS V 146a … de bu serhad gâzîlerinin etdikleri yararlığı Rüstem ü Sâm u Nerîmân etmemişdir. Hattâ bu sefer-i meserretde bunların aldığı mâl-ı metâ‘ ve akmişe-i fâhire ve emti‘a-i n …
EÇS V 147b Ve bu kal‘a-i Dirniş'e kal‘a-i Kinin'den yakın amâr kal‘a yokdur. Hattâ bu gazâ-yı meserret-i şibenik'e bu şehirde bir gece yatup şibenik cenginde cümle ş …
EÇS V 149b … e limanına iki yüz barça ve galyon ve karaka ve kadırga sığar liman-ı kebîrdir. Hattâ bu liman içre iki aded Venedik mavunaları var idi kim eğer anları ta‘bîr ü tavsîf …
EÇS V 151b … bu felek-i atlasda bunu dahi görmeyen "Dünyâda çok ibret-nümâ gördüm" demesin. Hattâ bu nehr-i Pileve aşağı nehr-i Virbaz'a üç minâre kaddi aşağı pertâb etdikde kehkeş …
EÇS V 154b … p baş verirler ve gâhîce kadı efendiyi de çete ve potura gazâlarına götürürler. Hattâ bu mahalde kadı efendi cengde yaralanup Melek Ahmed Paşa efendimizin zahîre bahâsı …
EÇS V 172a … kim her biri cihân-ârâlardır. Husûsan siğeri nazîre kabûl etmez kabîlindendir. Hattâ bu hakîr Üsküdarî Mahmûd Efendi huzûrunda azîzin kendü güftelerinden,