ahmer-gûn çekilmişdir kim gûyâ hatt-ı yed-i kudretdir, bu hattın şimâl tarafı İ …
Bahr-i Sefîd ile Bahr-i Siyâh'ın mâbeynin beyân eder: Hikmet-i Hudâ mellâhân-ı ehl-i bihâr ve fellâhân-ı bahreyn-i ehl-i züvvâr kavl-i sahîhleri üzre Azak'dan İslâmbol Boğazı'na gelince Karadeniz ola. İslâmbol'dan Gelibolu Boğazı'na varınca ol mâbeyn Bahr-i Rûm ola. Kilidü'l-Bahreyn ki Ebü'l-feth Sultân Mehemmed binâsı kal‘ateyndir, ol boğazdan aşağısı Akdeniz ola. Ammâ bu hakîr-i kalîlü'l-bizâ‘a Akdeniz ile Karadeniz'in mâbeynin niçe ehl-i dil yârândan tekmîl-i fünûn ve tekmîl-i seyâhat-i ibret-nümûn etmiş, yârân-ı bâ-safâlar ile mu‘tedil hevâda temevvüc-i deryâ olmadan kayıklara süvâr olup İslâmbol'un Yedikulle Burnu'ndan Üsküdar tarafında Kadıköy nâm belîdenin Kalamış nâm burnuna dak rû-yı deryâda seyrân u cereyân ederek, temâşâ ederdik, bi-emrillâh-i Ta‘âlâ Yedikulle Burnu'ndan mezkûr Kalamış nâm burnuna varınca rû-yı deryâda bir hatt-ı ahmer-gûn çekilmişdir kim gûyâ hatt-ı yed-i kudretdir, bu hattın şimâl tarafı İslâmbol'a doğru siyâh deryâdır ki Karadeniz derler. Ve yine bu hattın cenûb tarafına aşağı Kızıl Adalar'a ve gayrı cezâyirlere doğru nîlgûndan beyâz deryâ olmak ile Akdeniz derler. Bi-emri Hudâ bu iki elvân bahreynin mabeyninde bir râdde-i hamrâ çekilmişdir kim aceb sun‘-ı Lem-yezeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a ·
metinde göster ·
… mış nâm burnuna varınca rû-yı deryâda bir hatt-ı ahmer-gûn çekilmişdir kim gûyâ
hatt-ı
yed-i kudretdir, bu hattın şimâl tarafı İslâmbol'a doğru siyâh deryâdır ki Kara …
Bahr-i Sefîd ile Bahr-i Siyâh'ın mâbeynin beyân eder: Hikmet-i Hudâ mellâhân-ı ehl-i bihâr ve fellâhân-ı bahreyn-i ehl-i züvvâr kavl-i sahîhleri üzre Azak'dan İslâmbol Boğazı'na gelince Karadeniz ola. İslâmbol'dan Gelibolu Boğazı'na varınca ol mâbeyn Bahr-i Rûm ola. Kilidü'l-Bahreyn ki Ebü'l-feth Sultân Mehemmed binâsı kal‘ateyndir, ol boğazdan aşağısı Akdeniz ola. Ammâ bu hakîr-i kalîlü'l-bizâ‘a Akdeniz ile Karadeniz'in mâbeynin niçe ehl-i dil yârândan tekmîl-i fünûn ve tekmîl-i seyâhat-i ibret-nümûn etmiş, yârân-ı bâ-safâlar ile mu‘tedil hevâda temevvüc-i deryâ olmadan kayıklara süvâr olup İslâmbol'un Yedikulle Burnu'ndan Üsküdar tarafında Kadıköy nâm belîdenin Kalamış nâm burnuna dak rû-yı deryâda seyrân u cereyân ederek, temâşâ ederdik, bi-emrillâh-i Ta‘âlâ Yedikulle Burnu'ndan mezkûr Kalamış nâm burnuna varınca rû-yı deryâda bir hatt-ı ahmer-gûn çekilmişdir kim gûyâ hatt-ı yed-i kudretdir, bu hattın şimâl tarafı İslâmbol'a doğru siyâh deryâdır ki Karadeniz derler. Ve yine bu hattın cenûb tarafına aşağı Kızıl Adalar'a ve gayrı cezâyirlere doğru nîlgûndan beyâz deryâ olmak ile Akdeniz derler. Bi-emri Hudâ bu iki elvân bahreynin mabeyninde bir râdde-i hamrâ çekilmişdir kim aceb sun‘-ı Lem-yezeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 10a ·
metinde göster ·
garîbdir kim Rûm ve Arab ve Acem'den niçe bin seyyâh-ı âlem gelüp bu cebbâne-i …
Bu gûne meşhûr-ı âfâk bir hatt-ı garîbdir kim Rûm ve Arab ve Acem'den niçe bin seyyâh-ı âlem gelüp bu cebbâne-i kadîmi ziyâret edüp bu hat içün ba‘zı ârifân cifrdir derler, ba‘zılar rumûz [u] künûzdur deyü ol mahalde olan şeddâdî binâlara Ferhâdî külünkler urup defîne çıkarmak kaydında olup helâk olanlar dahi anda medfûndur. Ammâ ba‘zı sulehâ-yı ümmetden kimesneler leyle-i cum‘ada pâ-bürehne olup sûre-i Tekâsür tilâvet ederek gelüp ziyâret ederler. Zîrâ bu mahalde Sahâbe-i kirâmdan ve şühedâ-yı izâmdan niçe bin Muhâcirîn [u] Ensârdan kimesneler medfûndur. Ve beyne'l-ulemâ efvâh-ı nâsda şâyi‘dir kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 22b ·
metinde göster ·
… mertebe ellerinde Ebü'l-feth Gâzî'den mükerrer ve her pâdişâhdan tecdîd olunmuş
hatt-ı
şerîfler vardır kim eğer askerîden olup mücrim ise amân vermeyüp bir dırahta be …
Yigirmi ikinci hâkim: Okmeydânı'nda Yeniçeri Ocağı'ndan ta‘lîmhânecibaşı ve korucular Okmeydânı hudûdunda kol dolaşup bir müttehem harâmzâde tutsalar atçıbaşıya getirüp cürmüne göre hakkından gelüp yâhûd yayların çilesiyle bir dırahta salb edüp tîr-i bârân ederler. Tâ bu mertebe ellerinde Ebü'l-feth Gâzî'den mükerrer ve her pâdişâhdan tecdîd olunmuş hatt-ı şerîfler vardır kim eğer askerîden olup mücrim ise amân vermeyüp bir dırahta berdâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33b ·
metinde göster ·
… îce-i kelâm eyâlet-i İslâmbol'un dörd mevleviyyetinde kadı ve subaşılar cümlesi
hatt-ı
şerîf ile bin iki yüz hâkimdir kim kânûn-ı Ebü'l-feth'dir. Anlardan gayrı dörd …
Netîce-i kelâm eyâlet-i İslâmbol'un dörd mevleviyyetinde kadı ve subaşılar cümlesi hatt-ı şerîf ile bin iki yüz hâkimdir kim kânûn-ı Ebü'l-feth'dir. Anlardan gayrı dörd mevleviyyet yerde yüz elli esnâfın dahi zâbit ü hâkimleri vardır ammâ emr-i hâkim ile ve izn-i şer‘ile salb [u] siyâset hâkimleri değildir. Ancak tarîkat hâkimleridir. Seyecî’ü bunlar dahi mufassalen tahrîr olunur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 33b ·
metinde göster ·
… kubbenin ortasında bir müdevver dâ’ire içre Yâkût-ı Müsta‘sımî hattı-misâl bir
hatt-ı
kadîm ile âye[t]: Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Ve her şeb on ikişer bin kanâdîl-i gûnâ-gûnlar ile ve fânûs-ı şem‘dânlar üzre şem‘-i asel-i kâfûrîler ile çerâğân olup nûrun alâ nûr olur. Ve kubbe-i âlînin tâ vasatında Hazret-i Risâlet'in mübârek ağzı yarıyla kâ’im olan kubbenin ortasında bir müdevver dâ’ire içre Yâkût-ı Müsta‘sımî hattı-misâl bir hatt-ı kadîm ile âye[t]: Arapça âyeti tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 36b ·
metinde göster ·
Karahisârî: Bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda olan hatt-ı Ahmed Karahisârî bu gü …
Der-sitâyiş-i hatt-ı Karahisârî: Bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda olan hatt-ı Ahmed Karahisârî bu günde ne yazılmışdır ve ne yazılsa gerekdir, bu vâdîyi Cenâb-ı Bârî ana muvaffak etmiş. Evvelâ kubbe-i kebîrin tâ ortasında âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
Der-sitâyiş-i hatt-ı Karahisârî: Bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda olan
hatt-ı
Ahmed Karahisârî bu günde ne yazılmışdır ve ne yazılsa gerekdir, bu vâdîyi Cenâ …
Der-sitâyiş-i hatt-ı Karahisârî: Bu câmi‘in enderûn [u] bîrûnunda olan hatt-ı Ahmed Karahisârî bu günde ne yazılmışdır ve ne yazılsa gerekdir, bu vâdîyi Cenâb-ı Bârî ana muvaffak etmiş. Evvelâ kubbe-i kebîrin tâ ortasında âye[t]:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
… irid serdârı on bir bin tokuz yüz toksan akçedir. Cümleden sonra feth oldu ammâ
hatt-ı
hümâyûn ile hîn-i tahrîrde böyle hâs ihsân olunmamışdır.
Hâss-ı feth-i cedîd cezîre-i Girid serdârı on bir bin tokuz yüz toksan akçedir. Cümleden sonra feth oldu ammâ hatt-ı hümâyûn ile hîn-i tahrîrde böyle hâs ihsân olunmamışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 50a ·
metinde göster ·
… tuç ejdere asdılar, ayaklarından. Abaza Mehemmed Paşa Erzurûm'da isyân etdi ve}
hatt-ı
şerîf yazup 61b sadrıa‘zamlık Dâvûd Paşa'da karâr etdi ve ol gün aşkıyâ ve zo …
Ve yine vak‘a‘-i Osmân'da ol gece iç ağaları kapu ağasın pâreleyüp sabâhın leşin taşra atdılar ve Atmeydanı'nda leşini tuç ejdere asdılar, ayaklarından. Abaza Mehemmed Paşa Erzurûm'da isyân etdi ve} hatt-ı şerîf yazup 61b sadrıa‘zamlık Dâvûd Paşa'da karâr etdi ve ol gün aşkıyâ ve zorbalar niçe bin hânedânları yağmâ etdiler. Bir kaç günden vezâret Mısır'dan ma‘zûl Merre Hüseyin Paşa'ya verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 61a–61b ·
metinde göster ·
… ] emân edüp gitmek sadedinde iken sa‘âdetlü Pâdişâh-ı âlem-penâh hazretlerinden
hatt-ı
şerîf gelüp,
Ba‘dehu asker-i İslâm ile tâ Isfehân ve nısf-ı cihâna dek gâret edelim deyü ahd [ü] emân edüp gitmek sadedinde iken sa‘âdetlü Pâdişâh-ı âlem-penâh hazretlerinden hatt-ı şerîf gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 67a ·
metinde göster ·
… evvelbahâr-ı huceste-âsârda sefer-i hümâyûnuma âmâde olsunlar deyü taraf taraf
hatt-ı
şerîf ve emr-i latîfler ile dergâh-ı mu‘allâ kapucubaşıları ve hâsekîler ve mus …
Ve der-akab etrâf-ı âleme ya‘nî hükm-i Âl-i Osmân'da şarkda ve garbda olan birden bine binden yüz bine varınca pâdişâh kulu olan evvelbahâr-ı huceste-âsârda sefer-i hümâyûnuma âmâde olsunlar deyü taraf taraf hatt-ı şerîf ve emr-i latîfler ile dergâh-ı mu‘allâ kapucubaşıları ve hâsekîler ve musâhib-i şehriyârîler eyâlet-be-eyâlet gönderildi ve asker-i deryâ-misâl sene-i âtiyeye dek cem‘iyyet etmeğe başladı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 68b ·
metinde göster ·
… mükemmel kadd-i dil-cû da güzel / Ol siyeh gözler ile hak bu ki ebrû da güzel /
Hatt-ı
nev-hîzimile dedi ne dersin rûhuma / Dedim ol rû da güzel hatt-ı semen-bû da gü …
Alını hüsn-i mükemmel kadd-i dil-cû da güzelOl siyeh gözler ile hak bu ki ebrû da güzelHatt-ı nev-hîzimile dedi ne dersin rûhumaDedim ol rû da güzel hatt-ı semen-bû da güzel
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 70b ·
metinde göster ·
… brû da güzel / Hatt-ı nev-hîzimile dedi ne dersin rûhuma / Dedim ol rû da güzel
hatt-ı
semen-bû da güzel
Alını hüsn-i mükemmel kadd-i dil-cû da güzelOl siyeh gözler ile hak bu ki ebrû da güzelHatt-ı nev-hîzimile dedi ne dersin rûhumaDedim ol rû da güzel hatt-ı semen-bû da güzel
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 70b ·
metinde göster ·
şerîfiyle "Üsküdar'dan Mısır'a ve Bağdâd'a ve Erzurûm'a varınca cümle Anatolu v …
"Pâdişâhlar huzûrunda ve cemî‘i edyânda kizb harâmdır. İşte lalana rû-be-rû söylerim, yüz elli âdem ile bu İpşir Paşa lalan Van'a vardıkda kal‘a kapuların sedd edüp kal‘aya komayup ‘zâlimsin’ deyü redd etdiler. Zîrâ intihâ-yı serhad bir cezîre yerdir, iki yüz âdemle varmağa tahammülü yokdur. Ve cevz-i ma‘dâdu yedi bin guruşdan mâ‘adâ bir îrâdı yokdur. Ol vilâyete beni hakâret içün gönderüp pâdişâhıma hilâf anlatmışlar" deyince hemân pâdişâh devât kalem getirdüp mübârek hatt-ı şerîfiyle "Üsküdar'dan Mısır'a ve Bağdâd'a ve Erzurûm'a varınca cümle Anatolu vilâyetlerinin menâsıb-ı âlîlerinin azl [u] nasbları elinde olup Van üzre serdâr-ı mu‘azzamımsın" deyü yarlığ-ı belîğ-i şâhî ile harc-ı râh beş kîse altun ve yüz katar deve ve yüz katar katır ve bir serâperde-i Süleymânî ihsân edüp iki semmûr hil‘at-ı fâhire ihsân edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 80b ·
metinde göster ·
… de sa‘âdetlü pâdişâha buluşup kubbe-nişîn olduğu gün Haydar Ağazâde'nin hakkına
hatt-ı
şerîf çıkup Silivri kal‘asında Silisre'ye gitmek 81b sadedinde iken katl olun …
Ve Melek Ahmed Paşa İslâmbol'a geldükde sa‘âdetlü pâdişâha buluşup kubbe-nişîn olduğu gün Haydar Ağazâde'nin hakkına hatt-ı şerîf çıkup Silivri kal‘asında Silisre'ye gitmek 81b sadedinde iken katl olunup Melek Ahmed Paşa'ya ol sâ‘at Özi eyâletin Boynueğri, müft [ü] meccânen ihsân edüp Hacıoğlu bâzârına vardığımızda Boynueğri'ye tama‘kârlık isnâd edüp (---) sadâretinden sonra sene 1067 târîhinde Köpürlü Mehemmed Paşa müstakil sadrıa‘zam oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81a–81b ·
metinde göster ·
… irler. Elbette ve elbette Der-i devlete ale'l-acele gelesin" deyü Köpürlü'ye bu
hatt-ı
şerîf gelince meyyit-i müteharrik olup eydir:
"Erdel kıralın ve Nemse çâsârın kayd [ü] bend ile huzûruma getirirsen makbûl-i hümâyûnum değildir. Anatolu vilâyetlerinde Kara Hasan Paşa ve Sarı Ken‘ân Paşa ve Tayyâroğlu Ahmed Paşa ve kırk aded mîrimîrân ve sâ’ir bî-imân bî-hisâb mîrilivâlar bana âsî olup deryâ-misâl asker ile taht-ı kadîmim Bursa üstüne gelmededirler. Elbette ve elbette Der-i devlete ale'l-acele gelesin" deyü Köpürlü'ye bu hatt-ı şerîf gelince meyyit-i müteharrik olup eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 84b ·
metinde göster ·
… vâlîsi Gürcî Mustafâ Paşa'ya ve Haleb vâlîsi Dutsak Alî Paşa'ya emr-i şerîf ve
hatt-ı
şerîfler gidüp Abaza Kara Hasan Paşa üstüne me’mûr olup bir kaç gün Üsküdar'da …
nass-ı kâtı‘ı üzre celâlî ve cemâlî ve yağı ve bâğî ve dağî zâlimleri katline evâmîr-i şerîfler ile teftîşciler ile vilâyet vilâyet nefîr-i âmlar gidüp Diyârbekir vâlîsi Kara Murtazâ Paşa'ya ve Erzurûm vâlîsi Gürcî Mustafâ Paşa'ya ve Haleb vâlîsi Dutsak Alî Paşa'ya emr-i şerîf ve hatt-ı şerîfler gidüp Abaza Kara Hasan Paşa üstüne me’mûr olup bir kaç gün Üsküdar'da meks edüp ba‘dehu Âsitâne-i sa‘âdete mürâca‘at olundu. Ve sene-i mezbûrun (---) günü,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85a ·
metinde göster ·
… üz yetmiş yaşında gitmişdir. Ser-i sa‘âdetleri önünde olan mermer üzre müzehheb
hatt-ı
celîler cümle Karahisârî Hasan Çelebisi hattıdır kim sihr-i bûkalemûndur.
İslâmbol'da Süleymâniyye câmi‘i kurbünde Ağakapusu köşesinde sebîlhânesi cenbinde yek-pâre mermerden bir kubbe-i müdevveri âşiyân etmişdir. Dâr-ı bekâya yüz yetmiş yaşında gitmişdir. Ser-i sa‘âdetleri önünde olan mermer üzre müzehheb hatt-ı celîler cümle Karahisârî Hasan Çelebisi hattıdır kim sihr-i bûkalemûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 90b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu bunlar dahi okun atup kemânın yasdığı sene (---) târîhinde vâkı‘ olup Ayasofya hareminin Dîvânyolu köşesinde serâpâ beyâz beyâz mermer-i hâm ile mebnî bir kubbe-i âlî içinde medfûndur. Sandûkası 104a zer-ender-zere müstağrak olup ser-i sa‘âdetinde ablak ve cığa-i şâhîn ve otağa-i turnalar ile zeyn olmuş bir kabr-i şerîfdir. Saltanat 9 sene ve ömreş (---) sene ve târîh-i vefâtı türbe-i pür-envârının şâhrâha nâzır revzenleri üzre Karahisârî tarzı hatt-ı müzehheb ile tahrîr olunan târîhdir. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 103b–104a ·
metinde göster ·
… rler. Şâhrâh üzre bir soffada medfûn olup ziyâretgâh-ı temâşâgâh-ı hattâtân bir
hatt-ı
garîbdir.
Ve Bâkî Efendi civârında Hattât Abdullâh Kırımî hazretlerinin seng-i mezârında olan kendü hatları ile sihr-i mübîn mertebesi tahrîr olunan târîhdir kim kerâmetdir. Hayâtında târîhlerin iki tokuz rakamı yazarlar. Ahibbâdan ba‘zısı eydir "Yâ Sultânım bu iki tokuz târîh değildir" derler, buyururlar kim "Bir tokuz yeri dahi alıkodum, fevtimizden sonra bir tokuz dahi yazup sene 999 ola" derler. Şâhrâh üzre bir soffada medfûn olup ziyâretgâh-ı temâşâgâh-ı hattâtân bir hatt-ı garîbdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 109b ·
metinde göster ·
… â ve kat‘â kefere ve gayrı yokdur ve ahâlî-i mahalle elinde Ebü'l-feth'den berü
hatt-ı
şerîfleri vardır, kâfiri komazlar ve silâh ile nasârâ görseler ol ân amân [ü] z …
Ve bu şehir cümle on sekiz mahalle-i müslimîn ve yetmiş mahalle kefere-i Rûm ve üç mahalle Freng-i pür-reng ve bir mahalle-i Yahûdî ve iki mahalle Ermenî vardır. Başhisâr'da aslâ kefere yokdur. Ve ikinci hisârda Arab câmi‘ine gelince aslâ ve kat‘â kefere ve gayrı yokdur ve ahâlî-i mahalle elinde Ebü'l-feth'den berü hatt-ı şerîfleri vardır, kâfiri komazlar ve silâh ile nasârâ görseler ol ân amân [ü] zamân vermeyüp katl ederler. Zîrâ ekseriyyâ İşpanya'dan Sultân Ahmed asrında gelen ciğer-hûn Mübtecel tâ’ifesi müselmânlarıdır kim İşpanya'da küffârdan ciğerleri hûn olmuşdur. Galata'da müsellah kâfir görseler hemân katl ederler. Zîrâ bu iki kal‘adan mâ‘adâ tâ Tophâne'ye varınca iki kal‘a içi mâl-â-mâl yedi kıral Frengi ve cümle nasârâ mâl-â-mâldır. Murâd Hân tahrîri üzre iki kerre yüz bin kâfir ve altmış dörd bin müslim vardır. Hudâ hıfz ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 129a ·
metinde göster ·
… çâr-kûşe dîvârının cânib-i erba‘asında niçe yüz bin uşşâkân-ı hattâtın gûnâ-gûn
hatt-ı
ebyât-ı eş‘ârları tahrîr olunmuş bir âsitânedir. Bizzât kendüleri Tarabefzûn'da …
Ziyâretgâh-ı Hazret-i Yahyâ Efendi {mevtine târîhdir: Leyle-i ıyd-i adhâ sene 978}. Deryâya havâle bir kûh-ı bülendin zirvesinde bir kubbe-i âlî içinde medfûndur kim çâr-kûşe dîvârının cânib-i erba‘asında niçe yüz bin uşşâkân-ı hattâtın gûnâ-gûn hatt-ı ebyât-ı eş‘ârları tahrîr olunmuş bir âsitânedir. Bizzât kendüleri Tarabefzûn'da mütevellid olup Süleymân Hân Gâzî ile süd karındaş olmuşlardır. Zîrâ Süleymân Hân ve pederi Selîm Hân-ı Evvel Tarabefsûn'da tevellüd etmişlerdir. Ba‘dehu Yahyâ Efendi, Süleymân Hân hilâfetinde cebren İslâmbol'a gelüp terk-i dünyâ edüp yine medfûn oldukları püşte üzre her leyle-i cum‘a Hızır Nebî ile mülâkât olup ilm-i ledünni anlardan tilâvet edüp terk-i dünyâ olmuşdu. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 135b ·
metinde göster ·
… ehemmed ismi resminde binâ etmişdir kim Anatolu Hisârı bâğları dağından râyegân
hatt-ı
kûfî üzre ism-i Muhammed'dir.
"Pâdişâhım ism-i şerîfin Mehemmed'dir. Kitâbımızda Hazret-i Muhammed'in Muhammed'i kadı sarıklı ola sekiz yüz (---) târîhinde devlet-i Kostantîn anın eline gire. İmdi bu kal‘anın resmi senin Mehemmed isminle binâ olunmak gerek. Biz bu işe kırk bir yıldır me’mûrum ve ilm-i mi‘mârîde üstâd-ı kâmilim ammâ bir ferde keşf-i râz etmemişim" deyüp ruhbân-ı nihânî etek der-miyân edüp cümle bennâları başına cem‘ edüp bu Rûmeli Hisârı'nı kûfî hat üzre Mehemmed ismi resminde binâ etmişdir kim Anatolu Hisârı bâğları dağından râyegân hatt-ı kûfî üzre ism-i Muhammed'dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 136b ·
metinde göster ·
Ve Tekye-i Miskînler, tarîk-i âm üzre şehir hâricinde bir tekyedir. Cümle miskînler anda sâkin olup nezerâtlar ile geçinirler. Şehir içre bir miskîn haber alsalar amân vermeyüp alup tekyelerine götürürler. İsterse a‘yân [u]143a eşrâf [u] kibâr olsun anı miskînler ellerinde olan hatt-ı şerîfleri ile alup miskînhâneye götürürler. Zîrâ dıyâr-ı Rûm'da cüzâm marazı sârîdir deyü şehir içre miskîn turmak memnû‘ olduğundan her şehir hâricinde başka miskînhâneler vardır. Kimse ile ihtilât etmeyüp başka sâkin olurlar. Ammâ Arabistân'ın Mısrında gâyet cüzâm âdem çokdur. Kubâ marazıdır deyü eli ve ayağı dökülmüş âdemler ile bir yerde yiyüp içüp yatup kalkarlar. Hikmet-i Hudâ evlâd-ı evlâdları dahi olursa elbette kaşları ve kirpikleri olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 142b–143a ·
metinde göster ·
… serîka edeni yay kirişiyle salb etmeleriyçün Ebü'l-feth'den ve Bâyezîd Hân'dan
hatt-ı
şerîfleri vardır.
Mesîregâh-ı Okmeydânı: {Bu Okmeydânı'nda istiskâ du‘âsıyçün bir kârgîr soffa üzre bir mermer minber vardır, Sultân Murâd-ı Râbi‘ binâsıdır. Ve bir tîr-endâz tekyesi vardır, cümle ehl-i hıref anda teferrüc eder. Bâlâda târîhiyle evsâfı mastûrdur. Bu meydânın ve bu tekye-i kemândârânın zâbiti yeniçeri ocağından ta‘lîmhânecibaşıdır. Bir oda yeniçeriler ile hıfz [u] hırâset edüp bir âdem bu sahrâda koyun otlatsa ve fısk etse hakkından gelir. Bir hâkimi dahi atcıbaşıdır. Nişân yerinden ok serîka edeni yay kirişiyle salb etmeleriyçün Ebü'l-feth'den ve Bâyezîd Hân'dan hatt-ı şerîfleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
… şa'ya ve İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının destlerine
hatt-ı
şerîfler verüp,
"Bozahâneci esnâfın cümle ehl-i hırefden sonra ubûr etsinler ve meyhâneci la‘înleri ordu-yı islâmımda olmaya ammâ bozacılara imdâd akçe verüp alayda yamak olalar. Ammâ hîn-i alayda bu tâ’ife sekizer kat mehterhâne çalmayalar, dü dâ’ire ve sâz [u] söz ile ubûr edeler. Ve ne mikdâr bozahâne ve meyhâne vardır ve ne mikdâr mey-fürûş melâ‘înler vardır ma‘lûm-ı hümâyûnum ola" deyü Vezîr-i a‘zam Bayram Paşa'ya ve İslâmbol mollâsı ve Eyyûb ve Galata ve Üsküdar mollâlarının destlerine hatt-ı şerîfler verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
şerîfimde tahrîr olunandan ma‘a-ziyâde dörd mevleviyyetlerde olan cemî‘i dekâkî …
"Tîz hatt-ı şerîfimde tahrîr olunandan ma‘a-ziyâde dörd mevleviyyetlerde olan cemî‘i dekâkînleri ve cümle ehl-i hırefleri ve cümle imâret olan binâları hâkimleri ile ve şart-ı vâkıfları ile cemî‘i hayrât [u] hasenâtları tahrîr edesiz" deyü tenbîh [ü] te’kîd edüp anlar dahi zemîn-bûs edüp herkes taht-ı hükûmetlerinde olan imârât [u] hayrât u hasenâtları ve gayrı âsârları ve cümle dekâkîn-i ehl-i hırefleri sa‘âdetlü pâdişâ[h]-ı âlem-tebâhın murâd [u] maksûdlarından bin kat ziyâde tahrîr etdiler kim sene (---) târîhinde Selîm Hân-ı Sânî asrında İslâmbol mollâsı Zekeriyyâ Efendi tahrîr etdüğinden yüz bin kat ziyâde tahrîr olundu. Zîrâ ol asırdan Murâd Hân-ı Râbi‘'e gelince Şehr-i İslâmbol eyle ma‘mûr oldu kim bir arz-ı hâliye kalmamış idi. 152b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a–152b ·
metinde göster ·
… ur. Şol (---) sahâbesi kişilerindendir. Cılgası üç yüz ki cıldır" deyü taş üzre
hatt-ı
kadîm ile 153b yazup düzetmiş, cümle ulemâ-yı Kırım hisâb etdiler "Merhûm öle …
"Ey su’âl etgen şolkay merkadnı eyesin, Sâlsâl kavurnı sokkan Mâlik Eşter uludur. Şol (---) sahâbesi kişilerindendir. Cılgası üç yüz ki cıldır" deyü taş üzre hatt-ı kadîm ile 153b yazup düzetmiş, cümle ulemâ-yı Kırım hisâb etdiler "Merhûm öleli yedi yüz yetmiş yıl olmuş" dediler ve Salsâl'in hadenginden şehîd oldu derler. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153a–153b ·
metinde göster ·
şerîfle mâbeynlerin ıslâh eder. Zîrâ âlât-ı silâha müstağrak kavm içre fesâd ol …
Hakîkat ibtidâ askerin müfîd [ü] muhtasarı ubûr edüp giderek mankala ağalar ve mîrimîrânlar ve vüzerâlar ve şürefâlar ve ba‘dehu pâdişâhlar ubûr eder. Ammâ bu alay-ı orduda ibtidâ elzem-i levâzımından makbûl olan askerî ve ulemâ-yı monlâ-orduyî(?) ve hukemâ ve kehhâl ve habbâzîn ve mahfil-i Resûlullâh ve habbâzlara mensûb esnâf-ı keştîbân bu tertîb üzre ubûr edüp en nihâyetinde esnâf-ı muzahrafât ubûr etdiğiyçün her esnâf biri birinden mukaddem alay göstermeleriyçün gavgâ edüp pâdişâha arz edüp pâdişâh hatt-ı şerîfle mâbeynlerin ıslâh eder. Zîrâ âlât-ı silâha müstağrak kavm içre fesâd olmasın içün keştîbân-ı Bahr-i sefîd takaddüm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… em gitmek ma‘kûldür" deyince cümle huzzâr-ı meclisin meşveretiyle helvâcıbaşıya
hatt-ı
yarlığ-ı belîğ verildi.
"Ey imdi eyle olunca sizin kârınız olan balık bî-akl olunca siz dahi tenâvül etmeğile hayvân-misâl bir heyûlâsız. Ve sayd etdiğiniz mâhîler ekseriyyâ Bekrî cânlara ta‘âmdır. Kâr [u] kesbleriniz dâ’imâ fâsıklar ve kefereler iledir. Bizim helvâmız dersen tatlu ballu şekerlerden ve Cenâb-ı Bârî'nin "Ene hâliku'l-ineb" buyurduğu üzümden ve Arapça deyü medh etdüği asel-i hâlisden hâsıl edüp mü’min ü muvahhidler ni‘meti olur. Ve bizim helvâmız hakkında ol efsah-ı büleğâ ve ol Muhammedü'l-Mustafâ buyururlar kim Arapça ve bir dahi Arapça demişlerdir. Eyle olsa pâdişâhım kankımızın alayı mukaddem gitmek ma‘kûldür" deyince cümle huzzâr-ı meclisin meşveretiyle helvâcıbaşıya hatt-ı yarlığ-ı belîğ verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 173b ·
metinde göster ·