… ü önünde hattını öpüp başıma koyup bir dîbâ kîse içine kral hattın koyunca kral
hattına
ta‘zîm etdiğimden haz edüp yine kral hattını isteyüp her konakda günde bir koyu …
"Yedi krallık vilâyetlerimde olan kal‘alar ve şehirler ve benderler ve kurâ vü kasabâtlarım mu‘azzez ü mükerrem gezüp seyr-i temâşâ etsün" deyü bir papinte hat verüp hemân hakîr kralın gözü önünde hattını öpüp başıma koyup bir dîbâ kîse içine kral hattın koyunca kral hattına ta‘zîm etdiğimden haz edüp yine kral hattını isteyüp her konakda günde bir koyun ve elli çift sipov ekmek ve on tavuk ve yigirmi at yemi ve on avret ve on nefer oğlan hüddâmlar verüp her konakdan konağa yüzer atlı ve yüzer yayan kefere-i fecere refîkler verüp her bender hâkimleri ve kapudanları ve beğleri istikbâlime çıkup alay ile şehirlerine getirüp murâd-ı merâmım kadar ol şehirde oturup gideceğim vakti her şehrin hâkimleri ve a‘yânları ri‘âyet edeler" deyü kral tekrâr hat yazup hakîri başvezîre başkomsar ile gönderüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73a ·
metinde göster ·
… yînâtlarımız verüp ibtidâ bu kal‘a kapudanı konağımıza gelüp elimizde olan kral
hattına
bakup her ne ki fermân olundu ise bi't-tamâm zahîre ve ta‘[y]înâtlarımız ve tuh …
Ve nehr-i Tuna'dan altı sâ‘at ba‘îd bir sahrâ-yı lâlezâra vâki‘ olup aslâ havâlesi yokdur. Tula binâ bir şekl-i muhammes bir metîn kal‘adır. Üç bin askeriyle kapudanı İşpanya vezîrine karşu çıkup alay-ı azîm ile kal‘aya girirken top şâdımânları edüp hakîre bâğ-ı İrem-misâl bir konak ile ta‘yînâtlarımız verüp ibtidâ bu kal‘a kapudanı konağımıza gelüp elimizde olan kral hattına bakup her ne ki fermân olundu ise bi't-tamâm zahîre ve ta‘[y]înâtlarımız ve tuhaf hedâyâlarımız verüp on aded avret ve on nefer gulâm ve on rîf şarâb getirüp şarâbı nevbetçi kefereler zehr-i mâr gibi nûş edüp avretleri redd edüp hüddâm gulâmları alıkoyup andan ale's-seher yine kalkup cânib-i şimâle 4 sâ‘atde Akyayla'yı geçüp eyle bir tell-i bâlâdır kim cemî‘i sahrâlar aşağıda nakş-ı Mânî gibi bâğ u bâğçe ve mezâri‘âtlarıyla nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 74a ·
metinde göster ·
mânend bir hasîn hatt ile lâciverdî kâşîler üzre üstâd-ı hattât bir Fâtiha-i se …
Hattâ derûn-ı câmi‘de Yâkût-ı Musta‘sımî hattına mânend bir hasîn hatt ile lâciverdî kâşîler üzre üstâd-ı hattât bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî-i şerîf tahrîr etmiş kim âyetün min âyâtillâhdır. Ve sâ’ir hatt-ı gûnâ-gûnlar üzre kapu kemerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 208b ·
metinde göster ·