… up Yağkapanı'nın atebe-i ulyâsı üzre Mi‘mâr Murâd çâr-kûşe bir mermer üzre celî
hatt ile
yazmışdır, ammâ hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmışdır. Târîh
Andan serîr-i saltanat, Sultân Bâyezîd-i Velî'ye nasîb olup İslâmbol'u ta‘mîr ü termîm ederken hikmet-i Hudâ kazâ-yı âsumânî İslâmbol içre yedi gün altı gece bir zelzele-i azîm olup Galata kal‘asının niçe yerleri münhedim olup ta‘mîr ü termîm olunup Yağkapanı'nın atebe-i ulyâsı üzre Mi‘mâr Murâd çâr-kûşe bir mermer üzre celî hatt ile yazmışdır, ammâ hakkâ ki sikkeyi mermerde kazmışdır. Târîh
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 41a ·
metinde göster ·
… âba varınca arzı (---) ayakdır. Ve kıble kapusu üzre bir kıt‘a mermer üzre celî
hatt ile
tahrîr olunan müzehheb târîhi budur:
Ve bu câmi‘-i selâtînin bir yanından bir yanına tûlu (---) ayakdır ve kıble kapusundan mihrâba varınca arzı (---) ayakdır. Ve kıble kapusu üzre bir kıt‘a mermer üzre celî hatt ile tahrîr olunan müzehheb târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… râmlar medfûn olduğu müsbetdir kim hâlâ mezâristânlarında seng-i mezârları kûfî
hatt ile
tahrîr olunmuş alâmetler vardır kim manzûr-ı hâs [u] âmdır kim {bâlâda ale't-ta …
Evvelâ bu Kâsımpaşa tâ zamân-ı kadîmde ma‘mûr manastırlık imiş, kefere mâbeyninde şehr-i Ayalonka nâmıyla meşhûr imiş. Ammâ ba‘de'l-feth mezâristân-ı ümmet-i Muhammed olması fermân olunur. Zîrâ Abdülmü’min Melik hilâfetinde Mesleme ve Eyyûb-ı Ensârî ve Hârûnu'r-Reşîd ve Yıldırım Bâyezîd Hân'da dahi İslâmbol'un nısfı ve Galata'nın nısfı feth oldukda yine Kâsımpaşa'da 125a Tershâne ardı cümle mezâristân olup sahâbe-i kirâm ve evlâd-ı evlâd-ı zevi'l-ihtirâmlar medfûn olduğu müsbetdir kim hâlâ mezâristânlarında seng-i mezârları kûfî hatt ile tahrîr olunmuş alâmetler vardır kim manzûr-ı hâs [u] âmdır kim {bâlâda ale't-tafsîl mastûr} ol ecilden Ebü'l-feth imârâtına bezl-i himmet edüp (---) aded göz tershâne ve bir dîvânhâne-i kapudan paşa {ve bir câmi‘} inşâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b–125a ·
metinde göster ·
lafzı târîh vâkı‘ olmuşdur. Ve derûn-ı câmi'de yetmiş aded hüsn-i
hatt ile
kelâm-ı İzzet'ler var kim her biri birer Mısır hazînesi değer, ammâ cümleden mi …
lafzı târîh vâkı‘ olmuşdur. Ve derûn-ı câmi'de yetmiş aded hüsn-i hatt ile kelâm-ı İzzet'ler var kim her biri birer Mısır hazînesi değer, ammâ cümleden mihrâbın sol tarafında Yâkût-ı Musta‘sımî hattıyla olan kelâm-ı İzzet bir diyârda yokdur. Meğer Sultân Ahmed Câmi‘i'nde ola. Ve kıble kapusunun iki yanında taşra sofalarında altı aded sütun-ı gûnâ-gûnlar üzre altı âded kubbe ve bir kapu 277a kubbesiyle yedi aded kubbeler ile müzeyyendir. Ve haremi, câmi‘-i selâtîn-misâl bir harem-i vâsi‘dir kim (---)(---)(---) müzeyyendir. Ve bir şerîfeli bir tabaka minâresi vardır. Ol dahi gâyet mevzûn minâre-i âlîdir. Bu câmi‘in cânib [ü] etrâfında âyende vü revendeye mihmân olmağ içün bir mihmân-sarây var kim üç bin âdem ve iki bin at alır kârbân-sarâydır. Ve başka develiği vardır. Ve cemî‘î müsâfirîn ve mücâvirîn içün bir dârü't-ta‘âmı vardır kim mâh u sâl pîr u civâna ve ricâl u nisvâna ni‘meti mebzûl olduğundan mâ‘ada ile'l-ân her şeb ba‘de'l-ışâ mihmân-sarâyda sâkin olanlara bakır sinilerle her ocak başına birer sini çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve her ocağa birer şem‘-i revgân ve her at ve katır ve deve ve hımâr başına birer tobra yem, cânib-i vakfdan mihmândârlar getirüp hizmet ederler. Böyle bir hayrât-ı kavîdir. Ve bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf rûşen ve rûşenâ hammâmı vardır. Bu zikr olunan imâretlerin cümlesi serâpâ kurşum ile mestûr hayrât-ı azîmlerdir. Bunlardan gayrı sağîr ü kebîr kırk bir hânı ve yüz seksen dükkânı vardır. {Bu cümle şîrîn-kârlığ Mi‘mâr Sinân sun‘ıdır} ve çârsû içinde (---) câmi‘i sâdece binâ-yı kadîmdir. Ve cümle hâneleri kırmızı kiremit örtülüdür. Suları cümle kuyulardır. Ser-i kûh üzre olmağıla hevâsı latîfdir. Ammâ suyu sakîlcedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b–277a ·
metinde göster ·
… ldir Ammâ nazargâh-ı kadîm olmağıla rûhâniyyet vardır ve Hazret-i Osmân'ın kûfî
hatt ile
Kelâm-ı İzzet'i bu câmi‘dedir kim Hazret-i Osmân Medîne-i Münevvere'de bu Kelâ[ …
Eşkâl-i kal‘a-i Hımıs : Nehr-i Âsî'den kâmil beşbin adım cânib-i şarka ba‘îd bir çölde bir amelî yığma püşte üzre seng-trâş ile mebnî bir kal‘a-i savaş-ı perhâşdır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır ve cânib-i garba mekşûf bir bâb-ı meftûhu var, demir kanatları vardır. Cânib-i erba‘asında handakı yokdur. Vech-i dîvârında münakkaş taşlar ile derûn-ı hisârda cümle (---) aded hâk-i amber-i pâk ile mestûr hânelerdir. Kal‘a dizdârı ve neferâtları vardır. Kifâyet mikdârı topları vardır. Paşa bu şehre dâhil olunca acâyip top şâdımânları etdiler. Hayli yüksek kal‘a-i bâlâdır. Bu Arabistân'da böyle amelî yığma depe üzre bu Hımıs ve Hamâ ve Haleb kal‘asıdır (---)(---). Ammâ aşağı varoşda cümle (---) aded hâne-i zîbâlardır. Bâğ u bâğçeleri yokdur. Câ-be-câ hadîkaları nehr-i Âsî kenarındadır ve bu şehre selef hulefâları nehr-i Âsî'den bir ark kesüp Horâsânî kârgîr binâ ile âb-ı sâfı şehre gelüp reyy eder. Gerçi suyu Âsî'den gelir ammâ gûyâ hammâm suyu gibi germâ olur ve aşağı varoşu etrâfında rıbât olmamağla Urbândan gâyet havf ederler. Ve cümle (---) mihrâbdır. Evvelâ yukaru iç kal‘ada câmi‘-i Sultân (---) ol kadar vâsi‘ câmi‘ değildir Ammâ nazargâh-ı kadîm olmağıla rûhâniyyet vardır ve Hazret-i Osmân'ın kûfî hatt ile Kelâm-ı İzzet'i bu câmi‘dedir kim Hazret-i Osmân Medîne-i Münevvere'de bu Kelâ[m]-ı İzzet'de tilâvet-i Kur’ân ederken yevm-i Ramazân'da şehîd edüp bu Kelâm-ı İzzet'de sûre-i (---)Arapça âyet-i şerîfi üzre hâlâ kan bulaşmış âsârı vardır. Ve câmi‘-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 27a ·
metinde göster ·
… r yevm ellişer kîle un öğüdür. Mesîregâh değirmândır. Anın dîvârına celî hüsn-i
hatt ile
bu ebyâtı tahrîr etdik:
Ta‘rif-i âsiyâb-ı mâ’i dakîk: Enderûn [u] bîrûn-ı şehirde cümle (---) aded tahhân-ı dakîkdır kim bu diyârda misli yokdur. Evvelâ Bâzâr değirmânı, beher yevm ellişer kîle un öğüdür. Mesîregâh değirmândır. Anın dîvârına celî hüsn-i hatt ile bu ebyâtı tahrîr etdik:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56b ·
metinde göster ·
… yiş ve pişrev okı ile yetişmeğe âcizlerdir ve hâlâ ol nişângâh haceri üzre celî
hatt ile
güfte-i Cevrî Çelebi:
lafzı gelüp bi-emri Hudâ târîh mukaddem olur. Ol meserret ile Murâd Hân kabr-i münevver-i Abdülvahhâb'dan taşra çıkup Silâhdar Melek Ahmed Ağa'dan bir hışt alup şehre nâzır kaya üzre nigerân ederken bi-emri Hayy [u] Kadîr bir kara kartal murgu ber-hevâ tayerân ederken Murâd Hân "Bağdâd'ı feth edersem şu murg şikârım olsun" deyü "Yâ Şeyh Süheyb! deyü tefe‘ülen bir hışt niçe atarsa bi-emri Hudâ şaşt-ber kabza hışt-ı İpşîri tayr-ı kartala isâbet edüp Hamd-ı Hudâ Bağdâd benimdir, İmâm-ı A‘zam'ı, Kızılbaş-ı evbâş elinden halâs ederim" deyü mesrûr olup hâlâ o ciridin zemîne düşdüğü yerde bir âmûd-ı müntehâ eyle bir nişângâhı vardır kim cemî‘i tîr-endâz ve kemândârânlar ol hışt menzili nişânına pota ve hekî ve âzmâyiş ve pişrev okı ile yetişmeğe âcizlerdir ve hâlâ ol nişângâh haceri üzre celî hatt ile güfte-i Cevrî Çelebi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 78b ·
metinde göster ·
deyü bu ebyâtı terennüm edüp ser-i sa‘âdetleri tarafında vech-i dîvâra celî
hatt ile
tahrîre cür’et edüp ol ân sanduka-i şerîfinin yeşil sûf sütrinin altına girüp " …
deyü bu ebyâtı terennüm edüp ser-i sa‘âdetleri tarafında vech-i dîvâra celî hatt ile tahrîre cür’et edüp ol ân sanduka-i şerîfinin yeşil sûf sütrinin altına girüp "Dahl yâ aziz!" deyüp girince Hudâ âlim u dânâdır, bu abd-i kemtere bir nevm ârız olup hâb-âlûd olmuşum. Bir ândan sonra hâbden bîdâr olup vücûd-ı pür-gussamı arak-âlûd buldum. Ammâ bir hayât-ı câvidân bulup endâmım kuvvet-i kuvâda bulup hamd-i Hudâ ol dem ısıtmadan halâs olup rûh-ı pîr içün bir hatm-i şerîfe mübâşeret etdim. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 123a ·
metinde göster ·
Ba‘dehû ecinneden bir cân kalmayup ol sene Enûşirvân-ı âdil Hazret-i Risâlet'den me’zûn olup bu kal‘a-i Kamerü'l-Kum'u imâr eder kim "Bânî-i evveli Hazret-i Nûh, bânî-i sânîsi Enûşirvân-ı âdil-i Kisrâ'dır." deyü târîhi bir amûd-ı bâlâda celî hatt ile merkûmdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 320b ·
metinde göster ·
kazdırdı ve zeheb-i hâlis ile yazdırdı. Ol târîh-i musanna‘ların âhir mısra‘-ı …
Ve Bağdâd'ın cemî‘i burc u bârû ve tabyaların imâr edüp itmâm eyledi ve Hazret-i İmâm-ı A‘zam kal‘asın Süleymân binâ etdiği üzre kubbesini ve kabr-i münevveresi şebekelerin cümle sîm-i hâlisden ve niçe yüz kanâdîllerin sîm ü zeheb-i hâlis ve cevâhirden ve bâb-ı sa‘âdetinin cenâhların ve atabe-i ulyâ ve süflâsın cümle sîm-i hâlisden inşâ etdirüp merhûm pederimizin dest-i kârıyla cümle sîm ü zer avânîler binâ olunmuşdur ve cemî‘i sîm micmeredân u şem‘dân u buhûrdânlar ve niçe bin zî-kıymet tuhaf ve maslûbât âvîze-i gûnâ-gûnlar cümle pederimizin dest-i kârıyla olmuşdu. Zîrâ pederimiz feth-i Bağdâd'da ser-zergerân-ı Dergâh-ı âlî idi ve âsitâne-i İmâm-ı A‘zam'ın eimme vü hutebâ vü huddâmlarına ve kal‘ası neferâtlarına cümle hazîne-i pâdişâhîden vazîfeler ta‘yîn eyledi. Ve derûn-ı Bağdâd'da Hazret-i Abdülkâdir-i Cîlânî kubbesin ve İmâm Mûsâ Kâzım türbesin ve Akkapu kurbünde Şeyh Şehâbeddîn-i Sühreverdî âsitânesin ve Kassâb-ı Cömerd-i Hazret-i Merd tekyesin ve niçe bunun emsâli âsitâneleri imâr edüp şehr-i Bağdâd'ı rûşen-âbâd edüp gayrı tedârikler görüp evvelâ inşâ etdüği âsâr-ı binâların ve Bağdâd dervezelerinin atabe-i ulyâları üzre alâmetim olsun deyü Bağdâd fethine müte‘allık musanna‘ târîhleri beyâz mermer üzre celî hatt ile kazdırdı ve zeheb-i hâlis ile yazdırdı. Ol târîh-i musanna‘ların âhir mısra‘-ı neticeleridir kim tahrîr olundu. Güfte-i Cevrî:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 337b ·
metinde göster ·
… h Necî ve makâm-i esîr Danyal deyü her gâr üzre bu esmâ-i peygamberânı bir gûne
hatt ile
seng-i hârâlar üzre tahrîr etmişler.
Ve makâm-ı enbiyâ-i sâbi‘: Bu dahi bir gâr-ı yetîmândır kim derûn-ı kehfde bin âdem sığar bu gârın etrâfında birer hücre-misâl küçük gârceğizler vardır. Her birinin atabe-i ulyâsı üzre makâm-ı Hızır ve makâm-ı Yûnus ve makâm-ı Circîs ve makâm-ı Zülkifl ve makâm-ı İlyâs ve makâm-ı Nûh Necî ve makâm-i esîr Danyal deyü her gâr üzre bu esmâ-i peygamberânı bir gûne hatt ile seng-i hârâlar üzre tahrîr etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 407b ·
metinde göster ·
… r. Zamân-ı kadîmde hükemâ-yı selef mi yâhûd kehene-i kudemâ mı bu taşa üç satır
hatt ile
bir tılsım harfleri tahrîr etmiş, günde birer kerre bu seng-i hârâdan süd akarm …
İbret-i mutalsam-ı mu‘attal: Bâlâda zikri sebkat eden Sünbüllü Baba tekyesi kurbunda bâğlar içre Taşoluk tekyesi nâm tekyede hâlâ bir turfe elvân-gûn hacer vardır. Bir tarafı oluk gibi kazılmışdır ve üzerinde hatt-ı İberî yazılmışdır. Zamân-ı kadîmde hükemâ-yı selef mi yâhûd kehene-i kudemâ mı bu taşa üç satır hatt ile bir tılsım harfleri tahrîr etmiş, günde birer kerre bu seng-i hârâdan süd akarmış ve bir sâ‘atden yine münkatı‘ olurmuş. Hazret-i Risâlet-penâh sa‘âdetle rûy-ı arza kadem basdıkda niçe kerre yüz bin mutalsamâtlar mu‘attal oldukda bu dahi harâb olur. Hattâ bu diyâr, kefere destinde iken Hacı Bektaş Velî, kefereden bu kal‘ayı Osmâncığa taleb etdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23a ·
metinde göster ·
… Paşa hammâmı ola. Bu hammâm-ı bî-bedelin kapusu üzre altunlu ve lâciverdli celî
hatt ile
târîhi böyle tahrîr olunmuşdur:
Der-medh-i hammâmât-ı rûşinâ-yı râhat-ı cân: Cümle dörd aded hammâm-ı hoş-hevâlardır, ammâ cümleden mükellef ü mükemmel germâ-yı azîm Mehemmed Gira[y] Hân hammâmıdır. 127a Serâpâ cümle kıbâbları bir gûne musanna‘ kırmızı la‘l-gûn kiremitler ile mestûr hammâm-ı pür-nûrdur, ammâ eyle bir kıt‘a-i zîbâ bir binâ-yı ra‘nâ hammâm-ı dilküşâ diyâr-ı Kırım'da yokdur kim âb [u] hevâsı ve binâsı ve tarh-ı tarzı lâ-nazîrdir. Bu hammâma müşâbih meğer İslâmbol'da Haydar Paşa hammâmı ola. Bu hammâm-ı bî-bedelin kapusu üzre altunlu ve lâciverdli celî hatt ile târîhi böyle tahrîr olunmuşdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 126b–127a ·
metinde göster ·
… Ve kıble dîvârında taşra sokağa nâzır mahalde bir çâr-kûşe beyâz mermerde celî
hatt ile
tahrîr olan târîhidir:
Der-medh-i imâret-i orta kal‘a: Evvelâ Kâsım Paşa câmi‘i bir hâk-i amber-pâk örtülü tarz-ı kadîm câmi‘-i ma‘mûrdur. Minâresi haşebdendir, ammâ musanna‘ minâre ve küçük câmi‘dir. Ve içinde iki aded beyâz mermer sütûn-ı müntehâları var kim billûr gibi mücellâ olup gûyâ hakkâk destinden henüz çıkmış (bir) musaykal amûdlardır. Ve kıble dîvârında taşra sokağa nâzır mahalde bir çâr-kûşe beyâz mermerde celî hatt ile tahrîr olan târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
… ir. Hattâ iki fersah yeri mezâristânı dutmuşdur. Ba‘zı seng-i mezârlarda hüsn-i
hatt ile
böyle tahrîr etmiş kim:
Ammâ ibret-nümâ-yı mezâristânları acâ’ib ü garâ’ibdir. Hattâ iki fersah yeri mezâristânı dutmuşdur. Ba‘zı seng-i mezârlarda hüsn-i hatt ile böyle tahrîr etmiş kim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 160b ·
metinde göster ·
… kişi idi cümle mezârları taşlarında yâhûd hayrâtlarının der-i dîvârlarında celî
hatt ile
mastûrdur. Bir acâ’ib kavm-i ankâlar imiş.
Ve kânûn-ı pâdişâhî isteyen ve her kavm [ü] kabîlenin hayvânâtlarına tamgaları nakş isteyen cümle ol amûda varup seyr [ü] temâşâ edüp lâzım olan tamgaların nakş alırlar ve kânûnnâme-i Timur Hân'ı görürler. Ve Timur Hân'ın hasîb [ü] nesîbleriyle bir Çağataysi lisân ile hüsn-i hattı mühr hattı gibi zemîn kazılmışdır. Ve cemî‘i merkadlerin atebe-i ulyâları ve seng-i mezârları üzre her kabir sâhiblerinin sinn [ü] sâlleri ve cümle 171a hayrât u hasenâtları ve'l-hâsıl hâl-i hayâtlarında her neye mâlik ise ve ne işledi ve ne kişi idi cümle mezârları taşlarında yâhûd hayrâtlarının der-i dîvârlarında celî hatt ile mastûrdur. Bir acâ’ib kavm-i ankâlar imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 170b–171a ·
metinde göster ·
… sol tarafı köşesindeki bakkal dükkânı içre bir çâr-kûşe beyâz mermer üzre celî
hatt ile
câmi‘in târîhi budur:
Ve bu Freng hisârı içinde cümle yigirmi üç aded dükkânları vardır. Ve Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i tûlen yüz ayakdır ve arzen yüz elli ayak tarz-ı kadîm toprak örtülü ve tahta minâreli câmi‘-i atîkdir. Ve bu câmi‘in sol tarafı köşesindeki bakkal dükkânı içre bir çâr-kûşe beyâz mermer üzre celî hatt ile câmi‘in târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 184b ·
metinde göster ·
… imdi kurşumlu kubâblar ile mebnî olan Ayas Paşa câmi‘inin kapusu üzre olan celî
hatt ile
bu târîh tahrîr olundu:
Menzil-i kasaba-i Sarây: Mâ-tekaddem medh olunmuşdur, ammâ şimdi kurşumlu kubâblar ile mebnî olan Ayas Paşa câmi‘inin kapusu üzre olan celî hatt ile bu târîh tahrîr olundu:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 204a ·
metinde göster ·
Hattâ derûn-ı câmi‘de Yâkût-ı Musta‘sımî hattına mânend bir hasîn hatt ile lâciverdî kâşîler üzre üstâd-ı hattât bir Fâtiha-i seb‘u'l-mesânî-i şerîf tahrîr etmiş kim âyetün min âyâtillâhdır. Ve sâ’ir hatt-ı gûnâ-gûnlar üzre kapu kemerinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 208b ·
metinde göster ·
… da gelüp bu teferrücgâhı seyr [ü] temâşâ edüp her maksûrelere birer gûne hüsn-i
hatt ile
âsârlar etmişler.
Hâlâ şehr-i Dırama ahâlîsinin teferrücgâh-ı ârâmgâhı bu mesîregâhdır. Bâ-husûs rûz-ı ıydeynde ve rûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhîde ve nevrûz-ı sultânîde ve Hızır-İlyâs günlerinde cemî‘i sıbyân-ı püserân-ı tıflânlar yevm-i ıydeynde bu teferrücgâh fezâsına ve bunda olan dıraht-ı müntehâların nihâllerine salıncaklar kurup âşık u ma‘şûkânlar reftâr ede[rek] güftâr ederek salınırlar. Cemî‘i seyyâh-ı âlem anda gelüp bu teferrücgâhı seyr [ü] temâşâ edüp her maksûrelere birer gûne hüsn-i hatt ile âsârlar etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217b ·
metinde göster ·
… sonra rûhâniyyetli câmi‘-i mübârek budur. Kıble kapusu üzre merkûm olan hüsn-i
hatt ile
târîh-i Arabîsi budur:
Andan Alaca imâret câmi‘i: Alaca minâreli olduğiyçün Alaca câmi‘ derler. Bu dahi kurşum örtülü bir câmi‘-i pür-envâr-ı musanna‘dır kim câmi‘-i Hortaç'dan sonra rûhâniyyetli câmi‘-i mübârek budur. Kıble kapusu üzre merkûm olan hüsn-i hatt ile târîh-i Arabîsi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 226b ·
metinde göster ·
… merhûm Alî Dede'nin cesed-i şerîfin gasl ederken sadr-ı şerîfi üzre bir kırmızı
hatt ile
"Mağsûl ü merhûm u mağfûr" lafızları zâhir oladüşüp cümle âşıkân-ı gâziyân bu h …
"Otuz iki dişim çıkardığım otuz iki aya delîldir. Ba‘de'l-feth benim cenâzemde bulunup beni gasl edüp Yeşil Kol Sultân yanında defn eyle" deyü nutuk buyurdukları günün otuz ikinci ayında feth olup ba‘de'l-feth rûh teslîm edüp cemî‘i guzât-ı müslimîn cenâzesinde hâzır oldukda hakîr mağârâsı içinde cesed-i şerîfin gasl ederken ûd [u] amber ve za‘ferân ve benefşe ve gülâb-ı kudret râyihalarından demâğım mu‘attar olup cemî‘i fukarâ-yı mücâhidâ[n] tevhîd [ü] tezkîre meşgûller iken hemân merhûm Alî Dede'nin cesed-i şerîfin gasl ederken sadr-ı şerîfi üzre bir kırmızı hatt ile "Mağsûl ü merhûm u mağfûr" lafızları zâhir oladüşüp cümle âşıkân-ı gâziyân bu hattı görüp "sübhânallâh" deyüp âlem-i hayretde kaldılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 304a ·
metinde göster ·
Hattâ bu âyet-i şerîfeyi mihrâb dîvârının solunda Karahisârî tarzı celî
hatt ile
rûy-ı dîvâra tahrîr edüp Sadrıa‘zamdan yüz altun ihsân alup Âsaf-ı âlî-himem bu …
Hattâ bu âyet-i şerîfeyi mihrâb dîvârının solunda Karahisârî tarzı celî hatt ile rûy-ı dîvâra tahrîr edüp Sadrıa‘zamdan yüz altun ihsân alup Âsaf-ı âlî-himem buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a ·
metinde göster ·
Bu târîh çeşme üzre bir kıt‘a lâciverdî kâşî üzre beyâz celî
hatt ile
tahrîr olunmuşdur. Andan Sarrâchâne başındaki çeşme dahi yine Kâsım Ağa'nın olu …
Bu târîh çeşme üzre bir kıt‘a lâciverdî kâşî üzre beyâz celî hatt ile tahrîr olunmuşdur. Andan Sarrâchâne başındaki çeşme dahi yine Kâsım Ağa'nın olup yine bu merkûm târîh kâşî üzre tenmîk olunmuşdur. Andan tokuz yerde Uzkurlu uyûnları cereyân etmededir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 359a ·
metinde göster ·
Ve bu poyraz tarafındaki kal‘a kapusu üzre bir beyâz çâr-kûşe mermer üzre celî
hatt ile
Sultân Süleymân bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm etdiğinin târîhi tahrîr olunmuşdur. …
Ve bu poyraz tarafındaki kal‘a kapusu üzre bir beyâz çâr-kûşe mermer üzre celî hatt ile Sultân Süleymân bu kal‘ayı ta‘mîr ü termîm etdiğinin târîhi tahrîr olunmuşdur. Ve bu kal‘anın cümle sokakları eniş yokuşdur. Bunda aslâ çârsû-yı bâzâr ve hân u hammâm ve imâret yokdur, ammâ kal‘anın cenûb tarafındaki varoşda cümle üç yüz aded bâğlı ve bâğçeli ve kiremitli biri biri üzre havâleli kat-ender-kat kârgîr binâlı evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 361a ·
metinde göster ·
tahrîr olunmuşdur ve târîh-i Elbasan yazılmışdır, sene 859.
Ve cümle üç aded demir kapuları vardır. Biri şarka ve biri garba ve biri çârsû tarafında kahveler önünde kıbleye nâzır işlek bâb-ı azîmdir. Ve bu kapu iki kat kapudur, öbürleri dahi ikişer katdır, zîrâ kal‘a dahi gird[â]-gird iki kat hisâr dîvârlıdır. Anıniçün kapuları ikişer katdır. Ammâ bu kıbleye nâzır çârsû kapusunun kemeri üzre Ebü'l-feth Sultân Mehemmed'in tâ Âl-i Osmâncığ'a varınca ecdâdları bir beyâz mermer üzre celî hatt ile tahrîr olunmuşdur ve târîh-i Elbasan yazılmışdır, sene 859.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 365a ·
metinde göster ·
… dî ve pâlheng-i Mûsevîleri ve niçe âvîze şeyleri var. Hakîr dahi küstâhâne celî
hatt ile
rûy-i dîvâra,
Ve bu kubbe-i mehbıt-ı pür-envâr-ı Osmân Baba'nın taşra kapusunun önünde kemer-i âlîler üzre bir küçük kubbeciği dahi vardır, mecma‘u'n-nâs yeridir. Ol kubbenin çâr-kûşe dîvârının sahîfe-i rûyına her gelen seyyâhân-ı Rûm berr [ü] bihârın birer gûne yâdigâr hatları ve kemter cânların zerdeste ve kabakları ve keşkülleri ve sapan-ı Dâvûdî ve pâlheng-i Mûsevîleri ve niçe âvîze şeyleri var. Hakîr dahi küstâhâne celî hatt ile rûy-i dîvâra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379b ·
metinde göster ·
… ir çâr-kûşe beyâz mermer-i hâm üzre altun ve lâciverd ile tahrîr olunmuş hüsn-i
hatt ile
tahrîr olunan târîhi böyledir:
Ve bu Osmân Baba azîzin merkad-i şerîflerinin atebe-i ulyâsı kemeri üzre bir çâr-kûşe beyâz mermer-i hâm üzre altun ve lâciverd ile tahrîr olunmuş hüsn-i hatt ile tahrîr olunan târîhi böyledir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 379b ·
metinde göster ·
… r kapusu atebesi üzre [[(---) (---) (---)]] lâjüverd ile beyâz mermer üzre celî
hatt ile
tahrîr olunan târîhdir:
Ve cümle on yedi hânları var. Her biri kal‘a-misâl hânlardır. Cümleden Kapan hânı demir kapulu kal‘a misâldir. Ve havlısında bir havz-ı azîmi üzre fevkânî bir zâviyesi vardır. Havzının fıskıyyesi âdem gerdânı kalınlığı pertâb eder. Bu mescid-i âlî on iki sütûn üzre mebnî maksûre eşkâl bir müferrih dilküşâ mescid-i ra‘nâdır. Cemî‘i müsâfirîn ve mücâvirîn bunda ârâm ve istirâhat edüp ibâdet ederler. Bu hânın cânib-i erba‘asında fevkânî ve tahtânî iki yüz ocaklı bir hân-ı azîmdir. Ve cânib-i garba nâzır bir kapusu atebesi üzre [[(---) (---) (---)]] lâjüverd ile beyâz mermer üzre celî hatt ile tahrîr olunan târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y12a ·
metinde göster ·
… r kurşum ile mestûr câmi‘-i rûşen-âbad-ı bî-bedeldir. Ve kıble kapusu üzre celî
hatt ile
tahrîr olunan târîh budur:
Ve cümle yigirmi dörd mahalle ve kırk yedi mihrâbdır. Onu cum‘a kılınur câmi‘dir. Ve on iki kârgîr minâreler nümâyândır. Mâ‘adâ alçacık tahta ve gayri makâm-ı ezândır. Ve cümleden çârsû içinde cemâ‘ati firâvân Sarı Ahmed Paşa câmi‘i, kârgîr minâreli ve üç kârgîr kubbeli ve üç kapulu ve hareminin ortasında âbdest havuzu ve hareminin etrâfında medrese hücreleri cümle bu imâretler kurşum ile mestûr câmi‘-i rûşen-âbad-ı bî-bedeldir. Ve kıble kapusu üzre celî hatt ile tahrîr olunan târîh budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y30a ·
metinde göster ·
… bir harem-i latîfli ma‘bed-i kadîmdir. Ve kıble kapusu üzre tescîl olunan celî
hatt ile
târîhi budur:
Ve câmi‘-i Küçük Vâlide Sultân. Bu dahi câmi‘-i selâtîndir kim Şehzâde Sultân Şehinşâh'ın vâlidesi binâsıdır. Tahıl bâzârı içre cemâ‘at-i kesîreye mâlik bir câmi‘-i atîkdir. Ve bir kâr-ı kadîm kurşum kubbeli ve bir minâre-i mevzûnlu ve bir harem-i latîfli ma‘bed-i kadîmdir. Ve kıble kapusu üzre tescîl olunan celî hatt ile târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y35a ·
metinde göster ·
… yende vü revendeler istirâhat ederler. Ve kal‘a kapusu üzre beyâz mermerde celî
hatt ile
müzehheb târîhi budur:
Ve bu cisir başında bir lonca köşkü vardır. Âyende vü revendeler istirâhat ederler. Ve kal‘a kapusu üzre beyâz mermerde celî hatt ile müzehheb târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y48b ·
metinde göster ·
… ldukda bir amelî sütûn-ı mücellâ üzre beyâz çâr-kûşe mermerde altun ve lâciverd
hatt ile
bu câmi‘in târîhi tahrîr olunmuşdur kim tâbaka‘n-na‘l bi‘n-na‘l budur:
Sultân Süleymân câmi‘i: Cemâ‘ati gâyet vefret üzredir, zîrâ câmi‘-i selâtîndir. Tûlu yüz yigirmi ayakdır ve arzı seksen ayakdır. Mâ-tekaddem deyr-i azîm imiş. Hattâ yan kapusu hareminden Y 58b tarafa vâki‘ olmuşdur. Ol kapudan içeri dâhil oldukda bir amelî sütûn-ı mücellâ üzre beyâz çâr-kûşe mermerde altun ve lâciverd hatt ile bu câmi‘in târîhi tahrîr olunmuşdur kim tâbaka‘n-na‘l bi‘n-na‘l budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58a–Y58b ·
metinde göster ·
… binâ edüp içinde âyîn-i Muhammedî olup namâz kılındı. Elhamdülillâh." deyü celî
hatt ile
mufassal vech-i meşrûh üzre böyle bir târîhdir. Ve
"Târîh-i vilâdet-i Hazret-i Îsâ aleyhisselâmın tokuz yüz toksan üçünde bu kenîsaya binâ urulup ve târîh-i mezbûrun bin beş yüz altmış altı abrilinin yedisinde Hazret-i Muhammedü'l-Mustafâ sallâ'llâhu aleyhi ve-sellem hazretlerinin târîhinin tokuz yüz yetmiş üçü mâh-ı Ramazânü'l-mübârekinin yigirmi altıncı gününde Âl-i Osmân Sultân Süleymân bin Selîm Hân'ın kapudanı Piyale Paşa Ciniviz elinden yüz yigirmi pâre kadırga ile gelüp Sakız'ı feth edüp mezkûr kenîsayı Süleymân Hân içün câmi‘ binâ edüp içinde âyîn-i Muhammedî olup namâz kılındı. Elhamdülillâh." deyü celî hatt ile mufassal vech-i meşrûh üzre böyle bir târîhdir. Ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58b ·
metinde göster ·
… minâre-i mevzûnu mihrâbın sağ cânibine vâki‘ olmuşdur. Ve kapusu üzre müzehheb
hatt ile
tahrîr olunan târîhi budur:
Kapudan Koca Abdurrahmân Paşa câmi‘i: Otuz kademe taş nerdübân ile urûc olunur fevkânî bir kasr-ı âlî-misâl bir câmi‘-i rûşen-âbâddır. Cemî‘i revzenlerinde limanı nümâyândır. Ve kârgîr binâ üç kubbesi vardır. Ve minâre-i mevzûnu mihrâbın sağ cânibine vâki‘ olmuşdur. Ve kapusu üzre müzehheb hatt ile tahrîr olunan târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58b ·
metinde göster ·
… tları âsân olup ber-murâd olur. Ve bu mekteb-i sıbyânın kapusu üzre târîhi celî
hatt ile
böyle terkîm olunmuşdur. Târîh:
Ve bu mahalde Şâhidî hazretlerinin mu‘allimhânesi var kim hâlâ cemî‘i şehrin sıbyânları anda tahsîl-i ulûm ederler. Binden mütecâviz sıbyân vardır. Her kankı diyârda zihn-i sakîm var ise bunda bir kaç ders tilâvet edüp müşkilâtları âsân olup ber-murâd olur. Ve bu mekteb-i sıbyânın kapusu üzre târîhi celî hatt ile böyle terkîm olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y98b ·
metinde göster ·