Feth-i kal‘a-i Vişigrad kurb-ı Usturgon ve feth-i kal‘a-i Novigrad ve kal‘a-i
Hatvan
ve kal‘a-i Şimatorna ve kal‘a-i Velika der-livâ-i Bosna ve feth-i kal‘a-i Çavka …
Feth-i kal‘a-i Vişigrad kurb-ı Usturgon ve feth-i kal‘a-i Novigrad ve kal‘a-i Hatvan ve kal‘a-i Şimatorna ve kal‘a-i Velika der-livâ-i Bosna ve feth-i kal‘a-i Çavka ve kal‘a-i Andrik kurb-ı cezîre-i Girid. Bâlâda tahrîr olunan kal‘alar sene 951 târîhinde feth oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 57b ·
metinde göster ·
ve kal‘a-i Segedin fethine azm-i hümâyûnları olup Peşte sahrâsında meks-i hıyâm …
Ve amân diyen küffârdan ve kavm-i Yahûd'dan ve sâhib-i ma‘rifet re‘âyâdan üç bin kadar âdemi İslâmbol'a gönderüp Yedikulle ve Galata ve Hâsköy'de meskenler verirler. Ve Yanoş gulâm kral yanına Budin'i muhâfaza içün cümle 75a yigirmi bin asâkir-i İslâm koyup kendüleri sa‘âdetle nehr-i Tuna'yı cisir üzre ubûr edüp kal‘a-i Eğre ve kal‘a-i Hatvan ve kal‘a-i Segedin fethine azm-i hümâyûnları olup Peşte sahrâsında meks-i hıyâm etdikde Kemâl Paşazâde Ahmed Efendi ve Ebussu‘ûd Efendi ve Kadıasker Sultân-ı şu‘arâ Bâkî Efendi ile müşâvere edüp küffâr-ı hâksâr bir dahi bu kal‘a-i Budin'e tama‘ etmesin içün yukaru kal‘ası içine yetmiş seksen yerden âteşler urup berbâd ederler. İlâ hâze'l-ân ol harâb-âbâddan harâb hânedânlar vardır, ammâ Süleymân Hân Dârü's-saltanati'l-aliyyelerine revâne olıcak yine derûn-ı kal‘ayı sâhibleri amâr ederler, ammâ cemî‘i küffâr kralları hasedlerinden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 74b–75a ·
metinde göster ·
ve kal‘a-i Hollok ve kal‘a-i Buyak ve kal‘a-i Semendire ve kal‘a-i Seçan ve kal …
Andan imdâda gelen asker-i İslâm'a Semendire beği Mehemmed Beğ ve Bosna beği Husrev Beğ serdâr olup nehr-i Tuna cisrin ubûr edüp kal‘a-i Peşte'den yarar ve nâmdâr pirbe kulağızlar alup ibtidâ kal‘a-i Hatvan ve kal‘a-i Hollok ve kal‘a-i Buyak ve kal‘a-i Semendire ve kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i Diregel ve nehr-i Nitre'yi geçüp kal‘a-i Novigrad ve kal‘a-i Leve ve kal‘a-i Nitre andan dönüp kal‘a-i Uyvar'ı ve kal‘a-i Komaran altların cümle asâkir-i İslâm çalkayarak elekden geçirüp bu kadar mâl-ı ganâ’imle kırkıncı günde Ciğerdelen nâm kal‘adan nehr-i Tuna'yı gemilerle ubûr edüp kal‘a-i Üstürgon'a selâmetle dâhil olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 75b ·
metinde göster ·
… m yerine altundan topları var. Cemî‘i revzenleri Peşte ve Keçkemet ve Şarkez ve
Hatvan
ve Vaç ve Eski Budin ve Kile sahrâları pâymâl-i rimâl gibi nümâyândır. Ve cümle …
Kurşum örtülü bir mevzûn kubbesi üzre altun yaldızlı alem yerine altundan topları var. Cemî‘i revzenleri Peşte ve Keçkemet ve Şarkez ve Hatvan ve Vaç ve Eski Budin ve Kile sahrâları pâymâl-i rimâl gibi nümâyândır. Ve cümle kat-ender-kat üç yüz kırk aded sağîr ü kebîr kâ‘aları ve soffaları ve hücreleri ve eyvân ve dîvânhâneleri ve hammâmları ve fıskıyye ve havz [u] şazrevânları ile bezenmiş bir sarây-ı bî-bedeldir kim rub‘-ı meskûnda buna hemtâ sarây-ı şâhâne yokdur. Cemî‘i diyâr-ı kâfiristânda değil Belh u Buhârâ ve Hind ü Yemen ve Mısır ve Irâk ve Şâm u Haleb ve Rûm'da Kızılelma Sarâyı nâmıyla müte‘âref bir binâ-yı bî-hemtâdır kim bu sarây-ı dil-küşâ sebebiyle Budin'e Kızılelma derler. Hattâ büyük dîvânhânede celî hat ile Kızılelma olduğuna târîhi bir mermer üzre merkûmdur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82a ·
metinde göster ·
Ve bir asker-i İslâm dahi küffârın cânib-i şimâlde Değirmenderesi ve kal‘a-i
Hatvan
ve kal‘a-i Hollok ve kal‘a-i Buyak ve kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a- …
Ve bir asker-i İslâm dahi küffârın cânib-i şimâlde Değirmenderesi ve kal‘a-i Hatvan ve kal‘a-i Hollok ve kal‘a-i Buyak ve kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i Filek ve kal‘a-i Semendire ve kal‘a-i Eğre câniblerine firâr etdiklerinde kova kıra mâl-ı ganâ’imlerin ala ala yedinci günde tokuz bin aded esîr der-zincîr ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle cümle guzât sîr olup kal‘a-i Peşte'ye alay-ı azîmler ile gelüp şâdumânlar olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 90a ·
metinde göster ·
… ekârın bir azîm taburu dahi Peşte kal‘ası kurbunda Soboska kal‘asını alup andan
Hatvan
kal‘asın dahi küffâr muhâsara edüp leylen ve nehâr balyemez ile döğdüğünün sadâ …
Ve yine hikmet-i Hudâ küffâr-ı hîlekârın bir azîm taburu dahi Peşte kal‘ası kurbunda Soboska kal‘asını alup andan Hatvan kal‘asın dahi küffâr muhâsara edüp leylen ve nehâr balyemez ile döğdüğünün sadâsın yine bu Novigrad gâzîleri istimâ‘ edüp cânib-i erba‘alarını cihân kâfirleri aldığından haberdâr olup kendüleri de üç aydan berü mahsûr oldukları cânlarına yetişüp bir tarafdan imdâd gelmeyeceklerin dahi bilüp âhir-i kâr bir gün gördüler kim Rûmeli beğlerbeğisi Sinân Paşazâde ve Budin vezîri Hasan Paşa bu Novigrad altına geldiler, ammâ küffârın askeri vefretinden kal‘a-i Novigrad'a imdâd edemeyüp Budin'e giderler. Hemân bu hâl-i perîşân-ı pür-melâli kal‘a-i Novigrad'da olan asâkir-i İslâm'dan yeniçeriler yerli kulun söyletmeyüp "Bir alay bî-imdâd nâçâr âdemleriz" dediler ve kal‘a-i Novigrad'ı vere ile küffâra verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 134a ·
metinde göster ·
Ve bu varoşun iki aded kapusu var. Biri cânib-i şarka
Hatvan
kapusudur, biri mağribe nâzır Tuna kenârında İskele kapusudur. Bu iki kapular d …
Ve bu varoşun iki aded kapusu var. Biri cânib-i şarka Hatvan kapusudur, biri mağribe nâzır Tuna kenârında İskele kapusudur. Bu iki kapular dahi metîn demir kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 136b ·
metinde göster ·
… atvan'ı sene 951 târîhinde Süleymân Hân bu kal‘a üzre azîmet etdikde bu kal‘a-i
Hatvan
ol asırda iki aded Macar kapudanlarının destinde olup iki dahi karındaşlar idi. …
Lisân-ı Macarca altmış demekdir, ya‘nî altmış yılda tamâm olmuş kal‘a-i kadîmdir kim Menûçehr evlâdları Acem'den firâr edüp bu kal‘ayı anlar binâ etmişlerdir. Ba‘dehu niçe mülûkdan mülûka bu kal‘a intikâl edüp âhır-ı kâr Nemse kralı Lagoş Kral elinde iken Lagoş Kral-ı dâl Mihaç cenginde Süleymân Hân askeri elinde kral batakda mürd olup ba‘dehu Sultân Süleymân bu kal‘a-i Hatvan'ı sene 951 târîhinde Süleymân Hân bu kal‘a üzre azîmet etdikde bu kal‘a-i Hatvan ol asırda iki aded Macar kapudanlarının destinde olup iki dahi karındaşlar idi. İkisinin mâbeynlerinde mücâdele 34b vâki‘ olup biri Süleymân Hân'a kal‘ayı vermek sadedinde iken büyük karındaşı olan Mikloş nâm kâfir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34a–34b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu sene 1002 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Sâlis asrında yedi ay küffâr kal‘a-i Hatvan'ı döğüp zafer bulamadı, ammâ Novigrad kal‘asın alup zafer buldu ve asâkir-i İslâm Hatvan altında münhezim olup aceb rüsvâylık oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 34b ·
metinde göster ·
… gâzî şehbâz fetâları vardır. Ve nehr-i Zakve Seçan dağlarından gelüp bu kal‘a-i
Hatvan
batağından geçüp cânib-i kıbleye cereyân ederek bir günde kal‘a-i Sonlok handak …
Ve âb [u] hevâsı gâyet latîfdir ve cümle halkı şeb [u] rûz Seçan ve Filek ve Germat ve Semendire kâfirleriyle ceng-i cidâl ederler gâyet gâzî şehbâz fetâları vardır. Ve nehr-i Zakve Seçan dağlarından gelüp bu kal‘a-i Hatvan batağından geçüp cânib-i kıbleye cereyân ederek bir günde kal‘a-i Sonlok handakından geçüp hemân kal‘a dibinde nehr-i azîm Tise'ye mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35a ·
metinde göster ·
nevâhîleri köyüdür. Bu mahalde bir azîm handak vardır. Bir ucu cânib-i garbda T …
Bir mu‘azzam Macar köyüdür, ammâ Hatvan nevâhîleri köyüdür. Bu mahalde bir azîm handak vardır. Bir ucu cânib-i garbda Tuna kenârında Vaç kal‘asındadır. Bir ucu Egre altından dolaşup nehr-i azîm Tise'ye varır dayanır. Meğer bir kral-ı dâl Egre sahrâlarına Tuna'yı akıdup âbâdân etmek içün yedi yıl kazmış, ammâ garîb ü acîb temâşâgâhdır kim bu hafr-i azîmi gören âdemün aklı gider, zîrâ makdûr-ı beşer değildir. Ba‘dehu bir re‘âyâ yedi yıl bu handakı kazmadan cânına geçüp elindeki kazma ile kralın ser-i bî-devletin kazup uran kâfirin de vücûdı defterin sahîfe-i rûzgârdan kazup hâlâ handak mu‘attal olup hâli üzre durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35a ·
metinde göster ·
Hâlâ eyâleti cümle altı sancakdır. Evvelâ sancağ-ı Sonlok ve sancağ-ı
Hatvan
ve sancağ-ı Seçan ve sancağ-ı Germat ve sancağ-ı Baçka ve sancağ-ı Segedin. Ve …
Hâlâ eyâleti cümle altı sancakdır. Evvelâ sancağ-ı Sonlok ve sancağ-ı Hatvan ve sancağ-ı Seçan ve sancağ-ı Germat ve sancağ-ı Baçka ve sancağ-ı Segedin. Ve Egre sancağı paşaların kendi tahtlarıdır. Ve taraf-ı pâdişâhîden vezîrinin hâss-ı hümâyûnu altı yüz elli bin akçedir. Ve mâl defterdârı ve tîmâr defterdârı ve defter kethudâsı ve defter emîni ve çavuşlar kethudâsı ve çavuşlar emîni ve çavuşlar kâtibi ve şehremîni ve harâc emîni ve gümrük emîni ve bâcdârı ve 9 aded erbâb-ı zu‘amâsı, 357 aded erbâb-ı tîmârı ve alaybeği ve çeribaşı ve yüzbaşısı vardır. Cümle paşasının ve cemî‘i erbâb-ı tîmârın kânûn üzre cebelüleri ile hîn-i ma‘rekede bu eyâlet-i Egre'de yigirmi bin aded güzîde pâk ve müsellah ve mükemmel mehîb ve sâhib-i salâbet şecî‘ u nâmdâr askerleri olur, ammâ gayri serhad gibi değillerdir, cümle askerîleri ha disen mevcûddur. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 35b ·
metinde göster ·
Andan (andan) bu kapunun sağ cânibinde semt-i cenûba nâzır
Hatvan
kapusu iki kat meydânlı başka kal‘adır ve başka bir köşede vâki‘ olmuş iki kat …
Andan (andan) bu kapunun sağ cânibinde semt-i cenûba nâzır Hatvan kapusu iki kat meydânlı başka kal‘adır ve başka bir köşede vâki‘ olmuş iki kat handakı ve dörd kat kavî kapuları etrâfında yere berâber azîm topları var. Bu dahi asma cisrler ile geçilir kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37b ·
metinde göster ·
kapusundan içeri cânibe gidüp Yeni Kapu, bu dahi iki kat bâb-ı kavîler ve asma …
Andan bu Hatvan kapusundan içeri cânibe gidüp Yeni Kapu, bu dahi iki kat bâb-ı kavîler ve asma cisrlerdir. Ve bu kapunun iç yüzünde tâ Martolos kapusuna varınca tahta döşeli bin beş yüz adım enli pâk şâhrâh sokakdır. Ve bu Martolos kapusu Egre'nin batı tarafına nâzır bir metîn iki kat kapudur. Bu dahi asma cisrli bâb-ı kavîlerdir. Ve bu semtde cümle kefereler sâkin olup gâyet ma‘mûrdur. Ve cümle Martolosân kefereleridir kim vazîfe-i mu‘ayyeneli kal‘a neferâtlarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 37b ·
metinde göster ·
Kamusu kırk altı aded mihrâbdır. Evvelâ cümleden Hatvan Kapusu'na karîb varoş dîvârına muttasıl Sultân Mehemmed Hân-ı Sâlis câmi‘i kim Fethiyye derler. Mâ tekaddem kenîse olup ve minâresi dahi çanlık olup hâlâ bir ma‘bedgâh-ı müslimîn gâyet müferrah câmi‘-i dilküşâdır ve hikmet-i Bârî başka bir rûhâniyyet var, müstecâbü'd-da‘ve musallâ-yı müslimîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38a ·
metinde göster ·
Der-manzara-i tetimme-i şehrengîz-i külliyât-ı belde-i Eğri: Evvelâ doğru demek gerek, Hatvan kapusundan tâ Felemet kapusuna varınca bu varoş içre levendâne yürüyüp kâmil dörd bin germe adımdır. Ve âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi gâyet meşhûr ve meşhûrelerdir, ammâ gâyet mü’eddeb ve mü’eddebelerdir. Ve halkı cümle Boşnak'dır, ammâ fasîh u belîğ Macarca ve Nemsece bilirler. Lâkin gâyet hîle ve hud‘a bilmez oğuz tâ’ifedir. Hakkâ ki bir hadîs-i şerîfde Hazret-i Risâlet-penâh buyurur: Hadîs: Arapça Bülüh ya‘nî oğuz tâ’ifesi ola. İşte bu hadîs-i şerîf mâ-sadakı üzre bu Eğre halkı oğuzlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38b ·
metinde göster ·
kapusundan taşra kal‘a-misâl dîvârı bâğ-ı İremden nişân verir tâvûs kuşunun süd …
Der-beyân-ı ziyâretgâh-ı kal‘a-i Egre: Evvelâ Hatvan kapusundan taşra kal‘a-misâl dîvârı bâğ-ı İremden nişân verir tâvûs kuşunun süd gibi beyâzı ve yeşili ve rengâreng tâvûslar ile ve gayri murğân-ı andelîbânlar ile memlû bir mesîregâh yerde gûnâ-gûn fukarâ hâneleri ve yaz ve kış meydânları ve niçe yerde nüzhet-âbâd kasr-ı tahtânî ve fevkânîler ile müzeyyen bir tekye-i Bektaşiyândır. Budin'de Gül Baba tekyesinden bu âsitâne-i (---)(---) Baba Sultân vâcibü's-seyr tekyegâhdır kim bir kubbe-i âlî içinde Hazret-i (---)(---) Dede Sultân medfûn olup kabr-i münevveresinin etrâfında gûnâ-gûn hüsn-i hat kelâm-ı şerîfler ve şem‘dân ve kandîldân ve çerâğdânlar ile tezyîn olmuş bir âsitâne-i abdâlândır. Yetmiş seksen kadar fukarâları pârsâ-yı Muhammedî ile geçinüp çeteye ve poturaya giden gâzîler ganîmet gelüp bu tekyeye nezerâtların verirler. Cümle fakr-ı fâka erenleri anınla geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 38b ·
metinde göster ·
… erüp hamd-i Hudâ henüz bu kal‘a-i Filek'e gelüp içine asâkir-i İslâmdan Eğre ve
Hatvan
kullarından iki bin yiğit zahîreleri ve cebehâneleri ile konup yine Eğre eyâlet …
Ba‘dehu Köpürlüzâde Ahmed Paşa Raba inhizâmı seferinden sonra yine tekrâr Uyvar kal‘ası altına gelüp küffârın istîlâ etdiği Leve ve Litre kal‘alarının fethine giderken Nemse çâsârı tarafından elçiler gelüp sulha rağbetler edüp mezkûr Leve ve Litre kal‘asına bedel bu kal‘a-i Filek'i ve Seçan'ı ve Germat'ı ve Holloğ'u ve Buyak nâmân beş pâre kal‘aları verüp hamd-i Hudâ henüz bu kal‘a-i Filek'e gelüp içine asâkir-i İslâmdan Eğre ve Hatvan kullarından iki bin yiğit zahîreleri ve cebehâneleri ile konup yine Eğre eyâleti sancağı olup hamd-i Hudâ yine hakîre bu kal‘a fethinde dahi ibtidâ ezân-ı Muhammedî okuyup salât-ı zuhru edâ etmek müyesser oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
… beğine ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârına ve kadıya bir şey ta‘yîn olunmayup
Hatvan
beğinin birâderi mîr-i livâ vekîli olup Eğreli Behlülzâde Çelebi kadı vekîli ol …
Henüz bu feth olmak ile beğine ve alaybeğine ve erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmârına ve kadıya bir şey ta‘yîn olunmayup Hatvan beğinin birâderi mîr-i livâ vekîli olup Eğreli Behlülzâde Çelebi kadı vekîli olup dizdârı Yusuf Ağa oldu. Ve cemî‘i kenîselerin çirk-i şirkden tathîr edüp iç kal‘ada Sultân Murâd-ı Sâlis câmi‘i kenîse iken Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘'e bir nûr-ı münevver câmi‘ olmağa mübâşeret olundu. Ve kal‘anın câ-be-câ yerlerin ta‘mîr ü termîme sa‘y-i ihtimâm olundu. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
kal‘amızın martolosân kefereleri girüp zabt edüp kal‘a neferâtları oldular. Bu …
İç kal‘a kayasının cânib-i kıblesinde kayaların dâmeninde bir düz vâsi‘ fezâda cümle yedi yüz aded kat-ender-kat kârgîr binâ serâpâ tahta örtülü evlerdir. Nısfına asâkir-i İslâm girüp nısfına Hatvan kal‘amızın martolosân kefereleri girüp zabt edüp kal‘a neferâtları oldular. Bu varoş dahi cümle kârgîr Şeddâdî binâ şekl-i muhammes derin handaklı ve yigirmi tahta örtülü kulleli ve üç aded kapulu ve on aded mu‘azzam binâlı kiliseleri ve üç yüz kadar boş dükkânları var ve handakı hâricinde dâ’iren-mâdâr şarampav kazıklı metîn kal‘a-i serâmeddir ve cemî‘i kulleleri ve cümle dendân-ı bedenleri ma‘mûr ve müzeyyendir. Ammâ bu aşağı varoşun bâğlar tarafında sehel havâlesi var, ammâ yukaru kal‘ada eyi serâmed toplar olsa ol havâlede kuş kondurmaz. Ve bu kal‘a Orta Macar elinde iken bunun katana küffârları etrâf serhadlerimizi kurutmuş idi. Hamd-i Hudâ diyâr-ı İslâma zamîme olup yine ma‘bedgâh-ı ümmet-i Muhammed oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
… le-i Rûm askeri havfinden bu kal‘adan el çeküp hâli üzre mu‘attal bırağup içine
Hatvan
kal‘amız kulundan fermânsız yüz on yiğit girüp bu kal‘ayı zabt etmişlerdi. Şimd …
Lisân-ı Macar'da (---)(---) demekdir. Yine bânîsi Orta Macar banlarıdır. Bu dahi mâ-tekaddem Murâd Hân-ı Sâlis fethi olup ba‘dehu küffâr Filek kal‘asına mutasarrıf olduğu sene-i mezbûrede bunu dahi alup hamd-i Hudâ şimdi sene 1074 târîhinde küffâr gulgule-i Rûm askeri havfinden bu kal‘adan el çeküp hâli üzre mu‘attal bırağup içine Hatvan kal‘amız kulundan fermânsız yüz on yiğit girüp bu kal‘ayı zabt etmişlerdi. Şimdi Eğre vezîri Mehemmed Paşa'ya hakîr ricâ edüp, "Bu kal‘aya bu yiğitlerin mukaddem târîhiyle hidmetleri sebkat etmişdir, bunları yine kal‘a ağalıklarıyla ve kethudâlıkları ve neferâtlıklarıyla çerâğ-ı efrûhte edersiz" deyü ricâ etdiğimde ricâmız hayyiz-i kabûlde vâki‘ olup cümle gâzîleri Hollok kal‘asına ağavât ve neferâtlar etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41a ·
metinde göster ·
… ir oda topçular ve bir oda cebeciler ve Hatvan'dan gelmiş üç yüz aded pür-silâh
Hatvan
kulları ve üç yüz akçe pâyesiyle henüz gelme kadısı ve üç yüz köy {re‘âyâsı} tâ …
Beğinin hâssı 400.000 akçe olup 12 kılıç ze‘âmeti ve 316 kılıç erbâb-ı tîmârı ve alaybeği ve çeribaşısı vardır. Hîn-i gazâda beğinin askeriyle cümle üç bin asker ve bin nefer kal‘anın askeri ve dizdârı ve yeniçeri serdârı ve üç oda Eğre yeniçerisi ve bir oda topçular ve bir oda cebeciler ve Hatvan'dan gelmiş üç yüz aded pür-silâh Hatvan kulları ve üç yüz akçe pâyesiyle henüz gelme kadısı ve üç yüz köy {re‘âyâsı} tâbi‘ olup nâhiye kurâları oldu. Ve İskender Beğ amâr etmede bir müdebbir ve mubassır âdemdir, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 41b ·
metinde göster ·
kal‘ası askeri girüp zabt ederler, zîrâ Hatvan kal‘amıza pek karîbdir. Hâlâ içi …
Ba‘dehu sene 1073 târîhinde Tatar Hânzâde Ahmed Geray Sultân Uyvar gazâsına giderken Kazak askeriyle zeyl-i hisâra konup küffâr kal‘ayı yakmadan firâr edince ibtidâ hemân derûn-ı hisâra Hatvan kal‘ası askeri girüp zabt ederler, zîrâ Hatvan kal‘amıza pek karîbdir. Hâlâ içinde fermânsız üç yüz nefer gâzîler bulup bunları cümle dizdâr ve merdüm-hisâr yazup Koca Mehemmed Paşa bir adâlet etdi kim gûyâ adl-i Ömer etdi. Ve Hatvan beğine subaşılık ilhâk edüp Hatvan kazâsı niyâbeti oldu. Ve müstevfâ cebehâne ve zahîreler koyup Hatvan'dan on aded toplar getirmeğe âdemler gidüp kal‘ayı sehel meremmâta başladılar. Derûn-ı hisârd[a] üç yüz kadar daracık hâneleri ve bir manastırı hünkâr içün câmi‘ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
… ince ibtidâ hemân derûn-ı hisâra Hatvan kal‘ası askeri girüp zabt ederler, zîrâ
Hatvan
kal‘amıza pek karîbdir. Hâlâ içinde fermânsız üç yüz nefer gâzîler bulup bunlar …
Ba‘dehu sene 1073 târîhinde Tatar Hânzâde Ahmed Geray Sultân Uyvar gazâsına giderken Kazak askeriyle zeyl-i hisâra konup küffâr kal‘ayı yakmadan firâr edince ibtidâ hemân derûn-ı hisâra Hatvan kal‘ası askeri girüp zabt ederler, zîrâ Hatvan kal‘amıza pek karîbdir. Hâlâ içinde fermânsız üç yüz nefer gâzîler bulup bunları cümle dizdâr ve merdüm-hisâr yazup Koca Mehemmed Paşa bir adâlet etdi kim gûyâ adl-i Ömer etdi. Ve Hatvan beğine subaşılık ilhâk edüp Hatvan kazâsı niyâbeti oldu. Ve müstevfâ cebehâne ve zahîreler koyup Hatvan'dan on aded toplar getirmeğe âdemler gidüp kal‘ayı sehel meremmâta başladılar. Derûn-ı hisârd[a] üç yüz kadar daracık hâneleri ve bir manastırı hünkâr içün câmi‘ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
… düm-hisâr yazup Koca Mehemmed Paşa bir adâlet etdi kim gûyâ adl-i Ömer etdi. Ve
Hatvan
beğine subaşılık ilhâk edüp Hatvan kazâsı niyâbeti oldu. Ve müstevfâ cebehâne v …
Ba‘dehu sene 1073 târîhinde Tatar Hânzâde Ahmed Geray Sultân Uyvar gazâsına giderken Kazak askeriyle zeyl-i hisâra konup küffâr kal‘ayı yakmadan firâr edince ibtidâ hemân derûn-ı hisâra Hatvan kal‘ası askeri girüp zabt ederler, zîrâ Hatvan kal‘amıza pek karîbdir. Hâlâ içinde fermânsız üç yüz nefer gâzîler bulup bunları cümle dizdâr ve merdüm-hisâr yazup Koca Mehemmed Paşa bir adâlet etdi kim gûyâ adl-i Ömer etdi. Ve Hatvan beğine subaşılık ilhâk edüp Hatvan kazâsı niyâbeti oldu. Ve müstevfâ cebehâne ve zahîreler koyup Hatvan'dan on aded toplar getirmeğe âdemler gidüp kal‘ayı sehel meremmâta başladılar. Derûn-ı hisârd[a] üç yüz kadar daracık hâneleri ve bir manastırı hünkâr içün câmi‘ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
… bir adâlet etdi kim gûyâ adl-i Ömer etdi. Ve Hatvan beğine subaşılık ilhâk edüp
Hatvan
kazâsı niyâbeti oldu. Ve müstevfâ cebehâne ve zahîreler koyup Hatvan'dan on ade …
Ba‘dehu sene 1073 târîhinde Tatar Hânzâde Ahmed Geray Sultân Uyvar gazâsına giderken Kazak askeriyle zeyl-i hisâra konup küffâr kal‘ayı yakmadan firâr edince ibtidâ hemân derûn-ı hisâra Hatvan kal‘ası askeri girüp zabt ederler, zîrâ Hatvan kal‘amıza pek karîbdir. Hâlâ içinde fermânsız üç yüz nefer gâzîler bulup bunları cümle dizdâr ve merdüm-hisâr yazup Koca Mehemmed Paşa bir adâlet etdi kim gûyâ adl-i Ömer etdi. Ve Hatvan beğine subaşılık ilhâk edüp Hatvan kazâsı niyâbeti oldu. Ve müstevfâ cebehâne ve zahîreler koyup Hatvan'dan on aded toplar getirmeğe âdemler gidüp kal‘ayı sehel meremmâta başladılar. Derûn-ı hisârd[a] üç yüz kadar daracık hâneleri ve bir manastırı hünkâr içün câmi‘ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
… zindânı var. Mâ-tekaddem dest-i Âl-i Osmân'da imiş. Küffâr Sultân Ahmed Hânî'de
Hatvan
kal‘asına istîlâ etdikde bu Buyak kal‘asına dahi zafer bulup hâlâ câmi‘imizin m …
Eşkâl-i kal‘ası: Evc-i semâya kehkeşân-âsâ ser çekmiş bir yalçın kanara kaya üzre Ustolni-Belgradı kurbundaki Çavga kal‘ası gibi bir sarp ve metîn ve bâlâ-yı bî-hemtâ kal‘adır, ammâ gâyet küçükdür. Bir tarafdan aslâ havâlesi yok Şeddâdî binâ bir kirmân-ı ra‘nâdır. Ancak bir kapusu ve içinde cebehânesi ve gılâl anbârları ve su sarnıçları ve bir sicn-i Yûsuf gibi amîk kemend ile dollâblar ile enilir gayyâ-misâl zindânı var. Mâ-tekaddem dest-i Âl-i Osmân'da imiş. Küffâr Sultân Ahmed Hânî'de Hatvan kal‘asına istîlâ etdikde bu Buyak kal‘asına dahi zafer bulup hâlâ câmi‘imizin mihrâbı ve minberi altmış yıldan berü durur idi. Ve bu câmi‘ yanında bir âb-ı hayât kuyusu var kim mâh-ı Temmûz'da suyu buz pâresidir. Gûyâ kûhken Ferhâd üstâd bu kayayı burgu veyâhûd makâb ile nakb edüp su çıkarmış. Kâmil toksan kulaçdır. Ve bu kal‘a kullelerinden aşağı bakmağa benî âdem cür’et edemez, ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
re‘âyâsı bu varoşa doldular ve kal‘aya martolos kul oldular. Cümle beş yüz aded …
Bir ma‘mûr Macar keferesi varoşudur. Cümle Hatvan re‘âyâsı bu varoşa doldular ve kal‘aya martolos kul oldular. Cümle beş yüz aded mükellef ve ma‘mû[r] tahtalar ile mestûr ve dahi ziyâde ma‘mûr olmada bir varoşdur, zîrâ Hatvan'a varınca gâyet mahsûllü vâsi‘atü'l-aktâr sahrâlardır. Bu kal‘a-i Buyak kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i Hatvan mâbeynlerine düşmüşdür. Hakkâ ki henüz eyi kal‘a-i metîn ve bâlâ feth olmuşdur, zîrâ bu kal‘a Hatvan ovası ortasında bir yumurta gibi bir yumru ve sivri kaya üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
… -aktâr sahrâlardır. Bu kal‘a-i Buyak kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i
Hatvan
mâbeynlerine düşmüşdür. Hakkâ ki henüz eyi kal‘a-i metîn ve bâlâ feth olmuşdur, …
Bir ma‘mûr Macar keferesi varoşudur. Cümle Hatvan re‘âyâsı bu varoşa doldular ve kal‘aya martolos kul oldular. Cümle beş yüz aded mükellef ve ma‘mû[r] tahtalar ile mestûr ve dahi ziyâde ma‘mûr olmada bir varoşdur, zîrâ Hatvan'a varınca gâyet mahsûllü vâsi‘atü'l-aktâr sahrâlardır. Bu kal‘a-i Buyak kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i Hatvan mâbeynlerine düşmüşdür. Hakkâ ki henüz eyi kal‘a-i metîn ve bâlâ feth olmuşdur, zîrâ bu kal‘a Hatvan ovası ortasında bir yumurta gibi bir yumru ve sivri kaya üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
… üşmüşdür. Hakkâ ki henüz eyi kal‘a-i metîn ve bâlâ feth olmuşdur, zîrâ bu kal‘a
Hatvan
ovası ortasında bir yumurta gibi bir yumru ve sivri kaya üzre vâki‘ olmuşdur.
Bir ma‘mûr Macar keferesi varoşudur. Cümle Hatvan re‘âyâsı bu varoşa doldular ve kal‘aya martolos kul oldular. Cümle beş yüz aded mükellef ve ma‘mû[r] tahtalar ile mestûr ve dahi ziyâde ma‘mûr olmada bir varoşdur, zîrâ Hatvan'a varınca gâyet mahsûllü vâsi‘atü'l-aktâr sahrâlardır. Bu kal‘a-i Buyak kal‘a-i Seçan ve kal‘a-i Germat ve kal‘a-i Hatvan mâbeynlerine düşmüşdür. Hakkâ ki henüz eyi kal‘a-i metîn ve bâlâ feth olmuşdur, zîrâ bu kal‘a Hatvan ovası ortasında bir yumurta gibi bir yumru ve sivri kaya üzre vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a ·
metinde göster ·
Bunda Mehemmed Paşa efendimizden Budin vezîri Gürcî Mehemmed Paşa'ya ve Sadrıa‘zama ve İbrâhîm Kethudâ efendimize ve hâlâ Nemse kralına gideceğimiz elçi Mehemmed Paşa efendimize bu Eğre paşası Mehmemmed Paşa'dan mektûblar ile niçe hedâyâlar ile üç yüz aded pür-silâh refîkler alup anlara Eğre mansıblarına gidüp birbirlerimiz ile 42b vedâ‘laşup hakîr Hatvan kal‘asından cânib-i garba 12 sâ‘atde serî‘ce yürüyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42a–42b ·
metinde göster ·
ve kal‘a-i Sonlok ve kal‘a-i Segedin sancakları ve Tımışvar eyâletinde Çanad sa …
Budin'den Eğri eyâletinde kal‘a-i Hatvan ve kal‘a-i Sonlok ve kal‘a-i Segedin sancakları ve Tımışvar eyâletinde Çanad sancağı ve Lipova sancağı ve Medova sancağı ve Göle sancağı ve gayrilerinin ve Varat eyâletinde Senköy(?) sancağı ve gayrilerinin kal‘aları yoklamasına gitdiğimiz menzilleri beyân eder
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 77b ·
metinde göster ·
… ûlânî vâki‘ olup maşrık tarafını nehr-i Tise döğer ve mağrib cânibinden kal‘a-i
Hatvan
içinden gelen nehr-i Zakova cereyân edüp kara tarafındaki handak içi ve dahi va …
Nehr-i Tise kenârında bir düz çemenzâr sahrâda şekl-i murabba‘ bir dolma palanka hisâr-ı metîn-i ibret-nümâdır, ammâ dolma rıhtım dîvârı kâmil on beş adım kalındır. Ve kıbleden şark cânibine tarzı tûlânî vâki‘ olup maşrık tarafını nehr-i Tise döğer ve mağrib cânibinden kal‘a-i Hatvan içinden gelen nehr-i Zakova cereyân edüp kara tarafındaki handak içi ve dahi varoş hisârı handakı için nehr-i Zakova dolaşarak akup nehr-i Tise'ye mahlût olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 77b ·
metinde göster ·
… u varoşun dîvârı yokdur. Ve bu varoşun cümle beş aded tabyaları vardır. Kal‘a-i
Hatvan
tarafına bir büyük kapusu ve bir uğrın kapusu dahi var. Ve cümle (---) aded dük …
{Sitâyiş-i eşkâl-i varoş-ı Sonlok}: Ve dahi kal‘anın garb tarafında cisr aşırı varoşu dahi çâr-kûşeden tûlânî bir varoş-ı mahbûbdur. Şimâl cânibi ve maşrık tarafı derin handakdır kim içinden nehr-i Zakova cereyân eder. Lâkin nehr-i Tise tarafında ve kal‘aya gidecek semtinde bu varoşun dîvârı yokdur. Ve bu varoşun cümle beş aded tabyaları vardır. Kal‘a-i Hatvan tarafına bir büyük kapusu ve bir uğrın kapusu dahi var. Ve cümle (---) aded dükkândır ve cümle (---) aded medresedir ve cümle (---) aded tekye-i dervîşândır ve cümle (---) aded câmi‘-i mü’minândır. Evvelâ (---) câmi‘i (---)(---) ve cümle (---) aded mekteb-i sıbyândır. Ve cümle (---) aded hammâm-ı dil-sitân. Ve cümle (---) aded hân-ı tüccârândır. Lâkin çeşmeleri yokdur. Cümle nehr-i Tise'den ve nehr-i Zakova'dan nûş ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a ·
metinde göster ·
… r'da "İn tudom makı penlatot", ya‘nî "Ben kendi gözümle gördüm" ve hisâblarında
hatvan
, hitvan, kılınçvan, tisvan, saz lafzı misilli kelimâtları vardır. Ve Macar'ın a …
Meselâ lisân-ı Macar'da "İn tudom makı penlatot", ya‘nî "Ben kendi gözümle gördüm" ve hisâblarında hatvan, hitvan, kılınçvan, tisvan, saz lafzı misilli kelimâtları vardır. Ve Macar'ın aslı Menûçehr'dendir ki milel-i kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90a ·
metinde göster ·