İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

havâ

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
48
isabet
45 cümle/beyitte
17,8
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
19 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi4819,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Sözcük profili →

Bağlamlar 1–48 / 48

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“havâ” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS V 16a … oyun kışlar. Andan yine taraf-ı şimâle (---) sâ‘atde gerçi kar üzre gitdik ammâ havâ mu‘tedil olup,
EÇS V 22b … ) aded hammâm-ı âb-ı rûy-ı şehr-i Tokat'dır. Evvelâ cümleden latîf hammâm-ı hoş havâ Bâzârcık hammâmı. Efvâh-ı nâsda bu hammâma şâre Küsdü derler, ya‘nî şehirden ta …
EÇS V 30b–31a Ser ber-zemîn dum be havâ mîküned / Ya‘nî 31a ibâdât-ı Hudâ mîküned
EÇS V 63b … soffa nâm bir neşîmen-i be-nâmda kendi nüdemâları ile seyr [ü] temâşâ-yı kesb-i havâ edüp sohbet-i hâs ederken kâ’immakâm huzûr-ı pâdişâhîye varup rikâb-ı hümâyûna …
EÇS V 85a Andan Köpürlüoğlu Ahmed Beğ'i ısıtma dutup kesb-i havâ içün Keşişdağı eteğinde Kadı yaylasında hayme vü hargâhıyla meks eyleyüp safâla …
EÇS V 85b Âb [u] havâsı sevâhil olup i‘tidâl-i havâ olduğundan harîr fisdanlı Urûm keratse kızları olur kim gûyâ mahbûbe-i Firengdi …
EÇS V 89b … aç dahi hânları ve kifâyet mikdâr üç yüz aded ma‘mûr dükkânları ve bir aded hoş havâ hammâmı var, ammâ cânib-i kıblesinde ve şarkîsi tarafında bâğları ve bâğçeleri …
EÇS V 94a … (---) mesâcidlerdir ve (---) hammâmı var. Ol kadar hûb ve dil-küşâ hammâm-ı hoş havâ değildir. (---) (---) Bunlardan mâ‘adâsı ev hammâmlarıdır, zîrâ halkı gâyetü'l- …
EÇS V 101b … Lem-yezel'in kuvvet [ü] kudretin gör kim şems-i âteş-tâb zâhir olup bir mülâyim havâ oldukda kudret- issi Zü'l-celâl cânib-i şarkdan dağlar içre Kırım Hânı'nın Kalg …
EÇS V 125a … de Mehemmed Paşa kolundan tekrâr bir dahi elli arşın mikdârı kal‘a dîvârı ender havâ mu‘allâkest olup dîvâr üzre ber-karâr olan küffârın karârları dârü'l-bevâr olup …
EÇS V 179b … mahbûbeleri hûbdur ve cümle dağları ve bâğları bâdem ağaçlarıyla zeyn olmuş hûb havâ bir karye-i ra‘nâdır.
EÇS VI 118a … bir şerâre-i nâr bârûd fıçılarına isâbet edüp âteş-i Nemrûd cümle küffârı ender havâ mu‘allakasın edüp tuyûr-ı ebâbîl gibi ber-havâ tayerân edüp murg-ı semender-vâr …
EÇS VI 123a … ılırlar. Hemân bunlar ekmek ve su vereler, gayri şey vermeyeler. Bunlara kisb-i havâ etdikleri yetişir. Bir iki günden dahi ziyâdece ta‘âmlar versinler, hemân bunla …
EÇS VI 139a Menzil-i sahrâ-yı Zemon: Hamd-i Hudâ bunda dahi küşâde havâ olup mukaddemâ Zemon sahrâsı zemîninde kalan demir kazıkların niçe bini bulunup …
EÇS VI 143a Ve bu kasabanın havâsı sehelce sehîldir, ya‘nî mu‘tedil havâ olduğundan mahbûbeleri memdûhdur. Ve halkı cümle Arnavud esvâbı gibi daracık ça …
EÇS VI 155a … r kapudur kim cümle yârân-ı bâ-safâ-yı erbâb-ı ma‘ârifân bunda cem‘ olup kesb-i havâ ederler, zîrâ iskele ve liman kapusudur. Hattâ gümrük ve bâchâne ve muhtesibhân …
EÇS VI 166a–166b … e sehel ıssıdır, ammâ taşra bardaklarda ve bir sâyedâr yerde sehel durup kisb-i havâ etdikde buz pâresi olup 166b gûyâ âb-ı kevser olur. Ve eyle lezîzdir kim bu ş …
EÇS VI 169b … evân olup bâğ-ı İremlerinde hezârân hezârın negamât [u] feryâdından âdem kisb-i havâ eder, ammâ cümle hânelerden ma‘mûr sarây-ı azîm Çengîzâde Ali Paşa'nın kal‘a gi …
EÇS IX Y227b … ân âye[t] Arapça vermiş ammâ yakın zamânlarda kurumuş. Zîrâ gâr içinde kesb-i havâ etmez. Ve kasîrü'l-kâme bir nahl-i cesîmdir. Hâlâ kökü ile vücûdu kalmış.
EÇS IX Y262b … kıble tarafından bir bâd-ı sabâ esüp rûy-i semâda kesâfet komayup bir mu‘tedil havâ oldu kim Mısra‘:
EÇS IX Y372a–Y372b Hamd-i Hudâ bizim zamânımızda lodos rûzgârı esüp havâ latîf oldu. Ammâ yine on yedi âdem helâk ol(un)up niçesi dahi çalındı. Hikmet-i …
EÇS X Y76a … edbîr-i çüst ü çâlâklık pâyâna erüp Mısır-ı Kâhire'ye dâhil olup bir gün kesb-i havâ ve tarâvet-i bahbah safâ etmeğiçün inân-ı ihtiyârı ele alup çârpâ ve sâfinâta s …
EÇS X Y78a–Y78b Hikmet-i Hudâ eyyâm muvâfık olmayup ne kadar ihtimâm etdiler ise ol kadar havâ müşted olup Y 78b âhir kara cânibine Vezîr İbrâhîm Paşa çıkup müceddeden tedâ …
EÇS X Y85a … ıkda büyüdürler. Gayrı sığır tahammül edemeyüp ölür. Zîrâ cemî‘i zamânda kesb-i havâ edemez, vücûdu muzlim yerde eprimişdir. Ammâ yukaru tabakadaki sığırlar yine se …
EÇS X Y85a … cûdu muzlim yerde eprimişdir. Ammâ yukaru tabakadaki sığırlar yine sehel kesb-i havâ ederler.
EÇS X Y86a Âb [u] havâ cihetinden yukaru iç kal‘anın havâsı âdeme hayât verir, zîrâ yaylakdır ve gâyet …
EÇS X Y104a … ddîkin / Ve fî sebîlillâhi kad cedde seyren / Hamdü senâhu fe-verrahnâ binâhu / Havâ( ?) hamden cezallâhu hayren. / Sene 954.
EÇS X Y109b … ebî'ye muttasıl bir tekyedir. Cümle kemândârân ve tîr-endâzân anda gelüp kesb-i havâ ederler. Başka matbahları ve müte‘addid hâneleri ve sâkıyeleri vardır. Ve her p …
EÇS X Y241a Aşağı şehir sehel andan havâ cihetinde tenezzüldedir. Lâkin binâ cihetinde evsâ‘ıdır.
EÇS X Y241a–Y241b … p muzlim olmuşdur. Anıniçün cümle evler birbirlerine havâledir. Her evde kesb-i havâ içün damlar üzre birer bâdbân-misâl bâdgîrleri vardır, andan kesb-i havâ ederle …
EÇS X Y241a–Y241b … kesb-i havâ içün damlar üzre birer bâdbân-misâl bâdgîrleri vardır, andan kesb-i havâ ederler. Bu bâdgîrler Ebû Alî Sinâ'dan kaldı, Y 241b derler. Mısır'ın cemî‘i …
EÇS X Y241a–Y241b … n kaldı, derler. Ol ecilden aşağı şehrin havâsı muttarid değildir, bir günde on havâ olur.
EÇS X Y241b … bahâr Süveys'e gelüp Mısır'ı ganîmet eder ve yine lodos ile Rûm'a gider. Bu iki havâ Mısır'a ve halkına gâyet nâfi‘dir.
EÇS X Y241b … delinir ve beynisi boza gibi ekşiyüp taşra çıkup ma‘sûm ölür. Elhâsıl hamâsînde havâ gâyet beddir.
EÇS X Y301b … înden olduklarına delîlimiz oldur kim bir târikü's-salât ve şâribü'l-hamr ehl-i havâ azîzin ebyâtından birkaç ebyât istimâ‘ etse derhâl tâ’ib ü tâhir olup ehl-i sül …
EÇS X Y314a … dem Delûke binti Zîbâk nâm melike Mısır'a mâlik olup Menûf'u taht edinüp kesb-i havâ içün bu İskenderiyye'yi ol dahi ol kadar amâr etdi kim deryâda yüz mîl ba‘îd ye …
EÇS X Y319a … hükmündedir. İki yüz levendât ile dâ’imâ kâ’immakâmı hükûmet edüp senevî bâd-ı havâ ve cürm [ü] cinâyetden on Mısrî kîse dahi hâsıl eder.
EÇS X Y326b … havâsının letâfeti meşhûr-ı âfâkdır. Mısır'dan ba‘zı hastayı getirirler, kesb-i havâ edüp bi-emrillâh üç günde şifâ bulur. Gerçi bâğ u bâğçelerinde hûrmâ ve incîri …
EÇS X Y333a Ve on iki kîse dahi bâd-ı havâ cürm [ü] cinâyetinden hâsıl olup paşası her sene ikişer pâre kadırga ile kapuda …
EÇS X Y342a–Y342b … mle âyende vü revende kal‘a kapusu önünde bir kasrı var, anda sâkin olup kesb-i havâ ederler.
EÇS X Y344b … beği Abaza Dilâver Beğ bir kasır inşâ etmişdir, cümle ehl-i Dimyât anda kesb-i havâ ederler.
EÇS X Y346b … kemer üzre tavandır. Nîl kenârında yan soffaları var, cümle cemâ‘at anda kesb-i havâ ederler. Bir alçak minâresi var.
EÇS X Y348b … le boğazı bekleyen gemiler anda bir ay iki ay yatırlar. Anda bir zâviye vardır. Havâ latîf olup boğaz açıldıkda gemiler yüklerinin nısfın cerimlere tahmîl edüp boğa …
EÇS X Y362a Ve bir hammâmı var, ol kadar hoş havâ ve latîf binâ değildir.
EÇS X Y369a Ve şehrin âb [u] havâsı bâd-ı sabâlı ve milîsî rûzgârlı hoş havâ yerdir. Dil ü câna kıyıcı, yürek yakıcı, gazâb-âlûd bakıcı, âşık-perest, âhû-yı …
EÇS X Y416b … tdır. Ammâ gâyet ıssı cereyân eder, ammâ ceyrân tulumlarına doldururlar, kesb-i havâ edüp buz pâresi olur. Ammâ i‘tidâl üzre olan sudan içmek ma‘kûldür, zîrâ pek bâ …
EÇS X Y450b … bu bâğistânlar dutup şehir bu hıyâbânistân murgzârın tâ ortasında kalup kesb-i havâ edecek bir cây-ı menfez kalmamış. Ve anıniçün bu Feyyûm şehrinde bâd-ı sabâ yok …
EÇS X Y450b Hakîkatü'l-hâl âb [u] havâ cihetinde kasaba-i Cîze ravza-i Rıdvân'dan bir köşedir. Müte’ellim ü mağmûm ve …