… e deryâda katre-misâl bâğ-ı İremden nişân verir bâğçelerinde nüzhet-âbâd kasr-ı
Havarnakları
ve fıskiyye ve havz [u] şazrevânları kalmış.
Çarkacı İsmâ‘îl Paşa askeri mâl-ı ganâ’imler alup böyle şehr-i nâzenîni ıhrâk bi'n-nâr ile 8a harâb-âbâd etmişler. Hakîr Melek Ahmed Paşa efendimizle uğrayup temâşâ etdik. Henüz güneşde zerre ve deryâda katre-misâl bâğ-ı İremden nişân verir bâğçelerinde nüzhet-âbâd kasr-ı Havarnakları ve fıskiyye ve havz [u] şazrevânları kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 7b–8a ·
metinde göster ·
… e her bir bâğda kasr-ı kâğ ve birer kulle-i bâğ mukarrerdir. Ve niçe bin kasr-ı
Havarnaklar
ve nüzhetgâh-ı kâh-ı vâlâlar ve havuz ve şazrevânlar ile bî-hisâb selsebîl fevv …
Ve her bir bâğda kasr-ı kâğ ve birer kulle-i bâğ mukarrerdir. Ve niçe bin kasr-ı Havarnaklar ve nüzhetgâh-ı kâh-ı vâlâlar ve havuz ve şazrevânlar ile bî-hisâb selsebîl fevvâreler ile müzeyyen hadîka-i cinîn gaytânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13b ·
metinde göster ·
… nin medrese-i dârü'l-ulûmudur kim cümle yetmiş aded tâk-ı Kisrâ ve tâk-ı kasr-ı
Havarnaklı
hücrelerdir. Bunların da her birinde birer gûne ilm-i mi‘mârî üzre musanna‘ tas …
Der-kâ’ime-i medâris-i varoş-ı Peçoy: Evvelâ barısı beş aded dârü't-tedrîs-i müfessirân-ı âlimândır. Cümleden kadîm iç kal‘ada olan Eflâtûn-ı İlâhî'nin medrese-i dârü'l-ulûmudur kim cümle yetmiş aded tâk-ı Kisrâ ve tâk-ı kasr-ı Havarnaklı hücrelerdir. Bunların da her birinde birer gûne ilm-i mi‘mârî üzre musanna‘ tasarruflar var kim evsâflarında lisân kâsır ve kilk-i cevâhir-nisârlar kâsirdir. Zamân-ı Eflâtûn'da bu medreselerde kavm-i İşrâkıyyûn ve kavm-i Meşşâ’iyyûnlar sâkin olup cemî‘i ulûm-ı garîbe vü acîbeleri Eflâtûn'dan görüp tekmîl-i fünûn ederlermiş, ammâ şimdiki hâlde bu hücrelerde kal‘a neferâtları ehilleriyle zevk ederlermiş. Andan Seğitvar kapusunun taşrasında Yakovalı Hasan Paşa medresesi, câmi‘in haremindedir, talebeleri çokdur. Andan yine Seget kapusundan içeri Memi Paşa medresesi. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 68a ·
metinde göster ·
… ba‘zı yerleri beşer ve altışar ve yedişer kat-ender-kat kasr-ı nüzhetgâh kûh-ı
Havarnaklar
var kim hâlâ edîm-i arzda mânendleri yokdur.
Ve bu dîvânhâne-i azîmin zemînini üstâd-ı şîrînkâr-ı mermer-bür envâ‘-ı fusûs-ı mukavvim mahkûk-ı gûnâ-gûn ruhâm-ı ibret-nümûn-ı ma‘kûk ile ma‘kûd kılmış kim hâlâ diyâr-ı Arab ve Acem'de böyle ruhâm döşeli bir eyvân yokdur. Hattâ bu hânedân-ı kadîmin ba‘zı yerleri beşer ve altışar ve yedişer kat-ender-kat kasr-ı nüzhetgâh kûh-ı Havarnaklar var kim hâlâ edîm-i arzda mânendleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 82a ·
metinde göster ·
… e kubâb-ı gûnâ-gûnlar ile pîrâste olmuş bir ılıca-i meşhûrdur. Sekiz aded tâk-ı
Havarnak
üzre ve sekiz köşe dîvâr-ı üstüvâr üzre serâpâ âsâr-ı binâları ahmer-gûn kiremi …
Der-feth-i germâb-ı Velî Beğ: Gül Baba ile Baba Miftâh Sultânların cenbinde bir binâ-yı âsâr-ı azîmeler ile ârâste ve kubâb-ı gûnâ-gûnlar ile pîrâste olmuş bir ılıca-i meşhûrdur. Sekiz aded tâk-ı Havarnak üzre ve sekiz köşe dîvâr-ı üstüvâr üzre serâpâ âsâr-ı binâları ahmer-gûn kiremit-i ibret-nümûn ile mestûr bir kubbe-i la‘l-gûndur. Bu kubbe-i âlînin tâ vasatında Şâfi‘î mezhebi üzre aşren fe-aşr bir havz-ı nazîfdir kim âb-ı nazîf ile memlû olup her cânib [ü] etrâfından beyâz mermer arslan ağızlarından germâb-ı sâfîler şeb [ü] rûz havz-ı azîme rîzân olmadadır. Ve bir halvetde dahi bir küçük havzı vardır, ammâ bu gâyetü'l-gâye şiddet-i hâr üzre âb-ı meshûndur. Değme âdem girmeğe tahammül edemez, tâ bu mertebe issidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
… bir câmi‘-i pür-envârda yokdur. Ve kubbe-i ser-nigûnunun kenârelerindeki tâk-ı
Havarnaklarda
umk-ı mancuklar ve beyâz ve siyâh [ve] ahmer-gûn ve gayri gûnâ-gûn ahcâr-ı zî-k …
Ve bu kubbe-i nîlgûnda olan âvîze-i gûnâ-gûn musanna‘ şeyler bir câmi‘-i pür-envârda yokdur. Ve kubbe-i ser-nigûnunun kenârelerindeki tâk-ı Havarnaklarda umk-ı mancuklar ve beyâz ve siyâh [ve] ahmer-gûn ve gayri gûnâ-gûn ahcâr-ı zî-kıymet ile münakkaş olmuş kenâre-i kubâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94b ·
metinde göster ·
… üsûrlardır, ammâ bu Mostar cisri eflâke ser çekmiş bir kayadan bir kayaya tâk-ı
Havarnak
gibi atılmış bir göz cisr-i müntehâdır kim aşağı bakanın zehresi çâk olur. Hatt …
Ammâ bu zikr olunan cümle cüsûrlardan vâcibü's-seyr ibret-nümâ-yı bî-misâl cisr-i lâ-nazîr bu Mostar köprüsüdür kim Arab u Acem ve Rûm u Firengistân'da ve Belh u Buharâ'ya varınca tek-i pûmız var, bu hakîr eyle bir cisr-i âlî rub‘-ı meskûnda görmedim. Gerçi Kürdistân'da zikri sebkat eden Batman cisri ve Hasankeyf cisri dahi gâyetü'l-gâye musanna‘ cüsûrlardır, ammâ bu Mostar cisri eflâke ser çekmiş bir kayadan bir kayaya tâk-ı Havarnak gibi atılmış bir göz cisr-i müntehâdır kim aşağı bakanın zehresi çâk olur. Hattâ bu cisrin iki başındaki kal‘aların iç yüzdeki kapularının bir kapudan bir kapuya varınca bu Mostar köprüsünün tûlu kâmil yüz germe adımdır. On beş ayak enniliği vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164b ·
metinde göster ·
… dîvânhâneler ve gûnâ-gûn nüzhet-âbâd maksûreler ile ârâste ve cihân-nümâ kâh-ı
Havarnaklar
ve şâhnişînler ile pîrâste bir sarây-ı vâcibü's-seyr iç kal‘adır.
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Şikloş: Bir sahrâ-yı hâmûnun tâ vasatında bî-hâ’il evc-i âsumâna kad çekmiş bir kal‘a-i ser-bülenddir kim tâ iç kal‘asının zirve-i a‘lâsına varınca üç kat Şeddâdî metîn ve seng-tırâş bir kal‘a-i hâzır-bâşdır. Ve iç kal‘ası olan püşte-i âlî bir sivri taşdır. Mâ-takaddem bu nârîn kal‘a krallara mahsûs sarây-ı nâ-tırâşdır. Bu iç kal‘a içinde müte‘addid kâ‘alar ve dîvânhâneler ve gûnâ-gûn nüzhet-âbâd maksûreler ile ârâste ve cihân-nümâ kâh-ı Havarnaklar ve şâhnişînler ile pîrâste bir sarây-ı vâcibü's-seyr iç kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 171b ·
metinde göster ·
… birinde üstâd-ı kâmil birer san‘at kasd edüp eyle tasarruflar ile mebnî kasr-ı
Havarnakların
her birinde Freng Mânî ve Erjeng nakkâşların nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn sih …
Ve bu şehrin ortasında nehr-i (---) cereyân eder. Bir küçük uyûn-ı câriyedir, ammâ âb-ı hayâtdır. Küçük Alman'dan gelüp niçe kurâ ve kasabât ve belîdeleri rey edüp bu şehir içinde bâğ u bâğçeleri sakıy ederek şehrin alt yanında nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu şehrin iki cânibinde serâpâ bâğ u bâğçe ve gül-i gülistân ve hadîka-i Rıdvân misilli bâğ-ı Aspuzular gibi cinînlerde gûnâ-gûn kasr-ı âlîler ve havz u fevvâre ve sâkıyeler ile müzeyyen maksûreler ve nüzhet-âbâd ve Freng-pesend ibret-nümâ kâhlar var kim her birinde üstâd-ı kâmil birer san‘at kasd edüp eyle tasarruflar ile mebnî kasr-ı Havarnakların her birinde Freng Mânî ve Erjeng nakkâşların nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn sihr-âsâr nakışları var kim ilm-i kalemde behresi olan engüşt ber-dehen edüp vâlih ü hayrân olur. Hattâ cümle Beç kal‘asının a‘yân u zurefâ kefereleri bu şehirde ve bâğ u bâğçelerinde aylarca ve haftalarca zevk u safâlar edüp cümle dilberânları ve mahbûbe kızları bu şehir içre cereyân eden nehirde şinâverlik edüp bâde vü arak keyfi germiyyetiyle birbirleriyle kuc kucak olup zevk-i bucak ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 51a ·
metinde göster ·
… kâh-ı nüzhet-eserler ve musanna‘ ve murassa‘ mutallâ(l) helkârî maksûre maksûre
havarnakların
her biri birer gûne tarh olunmuşdur.
Ve bu ravza içre her gelen sâhib-i tab‘ krallar gûnâ-gûn tahtânî ve fevkânî kasr-ı âlîler ve kâh-ı nüzhet-eserler ve musanna‘ ve murassa‘ mutallâ(l) helkârî maksûre maksûre havarnakların her biri birer gûne tarh olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 52a ·
metinde göster ·
Ve bu âna dek temâşâ etdiğimiz düyûrların cümlesinden bu İstifani deyri büyükdür. Cümle on altı aded amûd-ı müntehâlar üzre ba‘zı yerleri kârgîr kıbâb-ı âlîlerdir kim eflâke ser çekmişdir. Ve ba‘zı yerleri tâk-i Havarnaklar üzre servden dıraht-ı müntehâlar üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn tavanları cümle zer-ender-zer nükûş-ı garîbe vü acîbe Freng pesend sihr-i i‘câz nakışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 59a ·
metinde göster ·
… Cümle şehrin erbâb-ı ma‘ârif yârân-ı bâ-safâlara ârâmgâh-ı mesîregâh bir kasr-ı
Havarnak'dır
kim kullesinde olan şâhî serâmed toplar cânib-i erba‘ayı korudup her tarafdan g …
Ve dahi bu kal‘a içre göle nâzır bir cihân-nümâ kulle-i azîmi üzre bir temâşâgâh şâhnişîni var. Cümle şehrin erbâb-ı ma‘ârif yârân-ı bâ-safâlara ârâmgâh-ı mesîregâh bir kasr-ı Havarnak'dır kim kullesinde olan şâhî serâmed toplar cânib-i erba‘ayı korudup her tarafdan gelen düşman nümâyân olur bir kasr-ı âlîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
… ve bâğçeler var kim gül-i gülistânları içre cârî âb-ı revânları kenârında kâh-ı
Havarnaklarda
kesb-i tarâvet edüp bilâ teşvîş ayş [u] nûş edilir. Ol murğzâr bâğlar içre bülb …
Ve bu şehrin cânib-i etrâfı bâğlar ve müşebbek bostânlar ve bâğçeler var kim gül-i gülistânları içre cârî âb-ı revânları kenârında kâh-ı Havarnaklarda kesb-i tarâvet edüp bilâ teşvîş ayş [u] nûş edilir. Ol murğzâr bâğlar içre bülbüllerin nağamât-ı hoş-elhân asvât-ı hazînleri âdeme rûh-efzâ safâlar verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90b ·
metinde göster ·
… li köydür kim Mehemmed Geray Hân'ın anda bir sarây-ı azîmi var. Gûnâ-gûn kasr-ı
Havarnaklar
ve müzehheb kâşâneler var kim gûyâ her biri birer gûne nakş-ı nigârhâne-i Çîndi …
Nehr-i Kazıklı Özek kenârında bir bâğ-ı Merâm misilli köydür kim Mehemmed Geray Hân'ın anda bir sarây-ı azîmi var. Gûnâ-gûn kasr-ı Havarnaklar ve müzehheb kâşâneler var kim gûyâ her biri birer gûne nakş-ı nigârhâne-i Çîndir. Eğer bu bâğ-ı cinâne nüzhet-âbâdların mâ-vaka‘ı üzre ta‘rîf ü tavsîf etsem bir tomar-ı dırâz olur. Hudâ-yı Lem-yezel sâhibine mübârek ede. Hattâ bu du‘âya münâsib bir ebyât hâtıra hutûr edüp rûy-ı dîvâra tahrîr etdim. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 122b ·
metinde göster ·
… r hânların gûnâ-gûn aşren fe-aşr havzları ve fıskiyye ve şâzrevânları ve kasr-ı
Havarnakları
var kim ilm-i mi‘mârîye mâlik olanlar gördükde engüşt ber-dehen edüp aklı perîş …
Cümle hânlar ve hânzâdeler ve sultânlar ve biyim ü bükeçler bu 124a bâğ-ı cinînde zevk u safâlar ederler. Böyle bir bâğ-ı Aspuzu'dur kim bâğ-ı behişt gülistânları içre köşe be-köşe cârî âb-ı revânları kenârında olan maksûrelerde meks eden hânlar cânânlarıyla sohbet-i hâssu'l-hâssında iken bülbüllerin nağamât-ı hoş-elhânların istimâ‘ edenler, rûh-efzâ safâlar edüp dem be-dem ayş [u] işret ederler. Ve âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim bunda bir sâ‘at teferrüc eden elbette gamm u gussa endûhu ferâmûş edüp sürûr-ı şâdımânda olur. Her hân-ı âlîşânların bu bâğ-ı hıyâbân içre birer semtde gûnâ-gûn müzehheb ve münakkaş ibret-nümâ maksûreler ve kâhları ve müte‘addid kâ‘a ve hücreleri var kim gûyâ her biri birer kârhâne-i fağfûr-ı Çîndir. Ve her hânların gûnâ-gûn aşren fe-aşr havzları ve fıskiyye ve şâzrevânları ve kasr-ı Havarnakları var kim ilm-i mi‘mârîye mâlik olanlar gördükde engüşt ber-dehen edüp aklı perîşân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123b–124a ·
metinde göster ·
Teferrücgâh-ı kasr-ı Yûsuf Mehemmed Geray Hân: Hakkâ bu kasr-ı
Havarnak
cihân-nümâ bir kâh-ı bâlâdır kim cümle Bâğçesarây şehrinin dam u bâmları ve bâğ …
Teferrücgâh-ı kasr-ı Yûsuf Mehemmed Geray Hân: Hakkâ bu kasr-ı Havarnak cihân-nümâ bir kâh-ı bâlâdır kim cümle Bâğçesarây şehrinin dam u bâmları ve bâğçe vü bâğları ve her hânedânın dûdkeş biheyri bacaları birer birer nümâyândır. Tâ bu mertebe eflâke kad keşân olmuş bir zemîn-i âlîde temâşâgâh yerdir. Gûnâ-gûn maksûreler ve soffalar ve matbah ve müte‘addid hücreler ile ma‘mûr u ârâste ve henüz nev-nihâl eşcârlar ile pîrâste olmuş âb-ı hayâtları cereyân eder bâğlı ve bâğçeli cihân-nümâ seyrângâh yerdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 127b ·
metinde göster ·
… âğlarında niçe bin maksûreler ve niçe bin matbah ve hücreleri ve musanna‘ kâh-ı
Havarnaklarında
niçe bin fıskiyye-i havz u fevvâreli kasr(?) nüzhetgâhlar ile ârâste ve gûnâ-gû …
Memdûhâtından: Hevâsı latîf olup kırk bin aded bâğlarında niçe bin maksûreler ve niçe bin matbah ve hücreleri ve musanna‘ kâh-ı Havarnaklarında niçe bin fıskiyye-i havz u fevvâreli kasr(?) nüzhetgâhlar ile ârâste ve gûnâ-gûn nişîmenler ile pîrâste olmuş Sudaklar bâğlarıdır kim rub‘-ı meskûnda Konya'nın Merâm-ı İ[re]mi ve Malatiyye'nin Aspuzu'su ve Mar‘aş diyârının Deride bâğı ve Tebrîz-i dilâvîzin Cihânşâh hıyâbânı ve Şâm-ı cennet-meşâmın Mîze bâğları ve Rû[m] diyârında Peçoy-ı dilcûy Sirem-mânend bâğ-ı İremin Bârûdhâne'si ve İslâmbol'un Göksu'yu ve Kâğızhâne'si ve bu Kırım diyârının Sudak bâğı Rûm u Arab u Acem'de meşhûr olup bu Sudak bâğlarında zevk edenlerde aslâ sudâ‘ olmazdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 136a ·
metinde göster ·
ve gûnâ-gûn şâhnişînleri olup cümle bu vâdîde lu‘bedebâzlık eden sıbyânları ve …
Ve bu sahrâ-yı çemenzârın cânib-i erba‘asında alçaklı 218a ve yüksekli dîvâr üzre hânedân sâhiblerinin gûnâ-gûn nüzhet-âbâd maksûreleri kâh-ı Havarnakları ve gûnâ-gûn şâhnişînleri olup cümle bu vâdîde lu‘bedebâzlık eden sıbyânları ve niçe gûne hokkabâz ve sürâhîbâz u cânbâz ve sâzendegân-ı mutrıbânları seyr [ü] temâşâ ederler. Ammâ ol maksûrelere her ehl-i teferrüc varamazlar, zîrâ her kişinin mülk-i mevrûsu ve bâğ [u] bâğçeleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 217b–218a ·
metinde göster ·
… âyende vü revende ve devendegân ve uşşâkân, seyyâhân-ı berr [ü] bihâr ol kasr-ı
Hava[r]nak-ı
nüzhet-âbâdda cem‘ olup cilvelenirler. Hakkâ ki cihân-nümâ bir kâh-ı vâlâ-yı bâ …
deyü Yedikulle'nin taşra kapusu önünde aşağı şehre ve de[r]yâya nâzır bir mecma‘u'l-irfân kasr-ı âlîsi var. Cümle âyende vü revende ve devendegân ve uşşâkân, seyyâhân-ı berr [ü] bihâr ol kasr-ı Hava[r]nak-ı nüzhet-âbâdda cem‘ olup cilvelenirler. Hakkâ ki cihân-nümâ bir kâh-ı vâlâ-yı bâlâ-yı ibret-nümâ-yı mesîregâhdır. Ammâ bu kal‘adan taşra aslâ mahallât ve hâne-i imârâtlar yokdur. İllâ şark tarafına kal‘a hâricinde kireçhâne vardır ve garb tarafında Yenikapu hâricinde Mevlevîhâne vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 225a ·
metinde göster ·
ve kâh-ı nüzhet-âbâdlar var imiş kim zamân-ı Hazret-i Süleymân'da Belkîs Ana'nı …
Atina kazâsı hâkinde olup Kifse kazâsı ile Mesoya kazâsı mâbeyninde cezîre-i Ağrıboz'da Kızılhisâr burnuna mukâbil deryâya havâle eflâke ser çekmiş bir yüce dağlı ve kayalı yerde bu kayanın tâ zirve-i a‘lâsında at meydânı-misâl bir meydânda ilm-i hendes[e] üzre çırpı ile hemvâr dizilmiş niçe yüz aded sâbit-kadem gûnâ-gûn amûd-ı müntehâlar var kim ol sütûn-ı müntehâların üstleri ebr-i semâya çıkınca kat-ender-kat sarây-ı azîmler ve kasr-ı Havarnaklar ve kâh-ı nüzhet-âbâdlar var imiş kim zamân-ı Hazret-i Süleymân'da Belkîs Ana'nın tahtgâhı imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 255b ·
metinde göster ·
… ullâh-ı müslimîn olup hâlâ derûn-ı câmi‘de on altı aded mermer sütûn üzre tâk-i
havarnaklardır
kim her biri gûyâ tâk-i Kisrâların üzeri servi dırahtı kirişleri üzre münakkaş …
Der-evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı selâtîn-i müslimât: Cümle yedi aded mihrâb-ı ma‘bedgâh-ı mü’minândır. Evvelâ iç kal‘ada Sultân Murâd Hân-ı Sâlis câmi‘i ve büyük kal‘ada Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, kenîse imiş. Âye[t]: Sûre-i Bakara Arapça nassı üzre hîn-i fethde bu deyrin mihrâbı Kudüs'den Mekke'ye velî olunup beytullâh-ı müslimîn olup hâlâ derûn-ı câmi‘de on altı aded mermer sütûn üzre tâk-i havarnaklardır kim her biri gûyâ tâk-i Kisrâların üzeri servi dırahtı kirişleri üzre münakkaş tavandır. Tûlı yüz ayak ve arzı seksen ayakdır. Bir nâzük ve musanna‘ tarz-ı kadîm kârgîr minâre-i mevzûnu var, câmi‘-i kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 269a ·
metinde göster ·
… avlısız daracık dârları var kim cümle büyûtları birer gûne kat-ender-kat kasr-ı
Havarnak-misâl
cihânnümâ hâne-i zîbâlardır.
İçinde cümle beş yüz aded hâne Şeddâdî binâlar var, her biri gûyâ birer kal‘adır. Serâpâ la‘lgûn kiremit örtülü bâğsız ve bâğçesiz ve havlısız daracık dârları var kim cümle büyûtları birer gûne kat-ender-kat kasr-ı Havarnak-misâl cihânnümâ hâne-i zîbâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 277a ·
metinde göster ·
… Merâm gül-i gülistân ve sünbül-i reyhânistân içinde vâki‘ olup gûyâ bir kasr-ı
Havarnakdır
. Bu câmi‘in kubbeleri üstü serâpâ kırmızı horasânî kireç ile sıvalıdır. El-hâsı …
Bu câmi‘-i zîbâ üç yüz adım tûlu ve arzı bir bâğ-ı Merâm gül-i gülistân ve sünbül-i reyhânistân içinde vâki‘ olup gûyâ bir kasr-ı Havarnakdır. Bu câmi‘in kubbeleri üstü serâpâ kırmızı horasânî kireç ile sıvalıdır. El-hâsıl cânib-i erba‘ası talebe hücreli ve mekteb ve medreseli bir müzeyyen ve mahbûb u merğûb câmi‘-i zîbâdır kim kal‘a-i Kandiye'de değil belki gayri yerde nazîri yokdur. Hudâ-yı Müte’âl inkırâzu'd-devrân mü’ebbed ede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 314b ·
metinde göster ·
Niçe aded kâr-ı kıdem ve niçe yüz aded bâğ-ı İrem-misâl maksûreler ve kâh-ı
Havarnaklardan
mâ‘adâ niçe yüz yerde cihânnümâ Freng-pesend nüzhet-âbâd kâ‘alar ve hücre-i müt …
Niçe aded kâr-ı kıdem ve niçe yüz aded bâğ-ı İrem-misâl maksûreler ve kâh-ı Havarnaklardan mâ‘adâ niçe yüz yerde cihânnümâ Freng-pesend nüzhet-âbâd kâ‘alar ve hücre-i müte‘addideler ile ârâste ve niçe yüz aded musanna‘ fıskiyye ve şâzrevân fevvâreler ve havz-ı aşren fe-aşrler ile pîrâste olup niçe yüz selsebîller ve gûnâ-gûn fevvâreler evce berâber pertâb edüp niçe yüz yerde yol yol enhârlar çağlayup cârî ve revân olup gûnâ-gûn matbah-ı Keykâvuslarında cereyân eden uyûn-ı câriyeler kenârında gûnâ-gûn musanna‘ çarhlı kebâb esbâbları var ve müte‘addid bâğbân hücreleri olup cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl der-i dîvârları metânet üzre binâ olunup bunda olan bilâ-hisâb murğân-ı hezâr ve hezârânın asvât-ı hazîn-i hoş-elhân nevâhânlıkları âdeme rûh-efzâ safâlar bahş edüp bi'z-zarûrî benî âdem dahi savt-ı bülend ile uşşâkân makâm-ı uşşâkda kavl-i uşşâk okuyup âğâze-i nevâlar ve beyâtîler ve şûrîler ve arazbârî makâmları icrâ ederler tâ bu mertebe def‘-i gam ve endûh-ı elem mahv olacak bir cây-ı safâ-yı lâlezâr [u] gül‘ızâr-ı Arhonoz bâğıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 324a ·
metinde göster ·
… a, ammâ ol tahtânîdir ammâ bu evc-i âsımâna berâber bir yalçın kaya üzre kasr-ı
Havarnak-misâl
nigârhâne-i Çîn-misâl bir câmi‘-i cihân-nümâdır kim cemî‘i buhayre ve cemî‘i sa …
Koca Kaplan Paşa câmi‘i: Cümleden müzeyyen ve şîrîn ve rûşen binâ-yı musanna‘ câmi‘dir kim diyâr-ı Rûm'da misli meğer Hersek diyârında Taşlıca şehrinde Bulehnikli Hasan Paşa câmi‘i ola, ammâ ol tahtânîdir ammâ bu evc-i âsımâna berâber bir yalçın kaya üzre kasr-ı Havarnak-misâl nigârhâne-i Çîn-misâl bir câmi‘-i cihân-nümâdır kim cemî‘i buhayre ve cemî‘i sahrâ-yı hâmûnlar pâymâl-i rimâl-misâl görünür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 347a ·
metinde göster ·
… u bâğçe-i besâtîn-i cinân misilli cihân sarâylarıyla ârâste ve gûnâ-gûn kasr-ı
Havarnak
ve şâhnişînler ile pîrâste olmuş serâpâ la‘l-gûn ve musanna‘ ve hemvâr kiremit …
Evvelâ bu Elbasan kal‘asının cânib-i erba‘asında bayırlar dibine birer sâ‘at mesâfe yerlere dek cümle ma‘mûr u âbâdân u müzeyyen ve bâğ u bâğçe-i besâtîn-i cinân misilli cihân sarâylarıyla ârâste ve gûnâ-gûn kasr-ı Havarnak ve şâhnişînler ile pîrâste olmuş serâpâ la‘l-gûn ve musanna‘ ve hemvâr kiremit örtülü hânedân-ı büyût-ı ra‘nâlardır kim cümle kârgîr binâ ikişer üçer kat şâhâne şâhnişînli ma‘mûr büyût-ı ra‘nâlardır kim elbette her hâne-i ra‘nâlarda birer uyûn-ı câriyeler cereyân edüp havuz [ve] şâzrevân ve selsebîl fevvârelerden pertâb eder hadîka-i ravza-i Rıdvânlı kâşâne-i zîbâlardır. Ammâ aslâ câmi‘lerin minâre külâhlarından gayri kurşum örtülü binâlar yokdur, hemân cümle ahmer-gûn kiremitler ile mestûr büyût-ı ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 365a ·
metinde göster ·
… âdî-i çemenzâr içre yedi köşe bozdoğan külâhı kisbeti gibi yedi terk bir kasr-ı
Havarnak-ı
âlî şâd etdirmiş kim yedi iklîmden nişân verir. Diller ile ta‘bîr ve kalemlerle …
Cümleden biri ol meydân-ı mahabbetde Sultân Bâyezîd-i Velî velîler ve deliler ve fukarâlar mahabbeti olmak ile bu vâdî-i çemenzâr içre yedi köşe bozdoğan külâhı kisbeti gibi yedi terk bir kasr-ı Havarnak-ı âlî şâd etdirmiş kim yedi iklîmden nişân verir. Diller ile ta‘bîr ve kalemlerle tahrîr olmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378b ·
metinde göster ·
… gece isneyn gecesi sa‘âdetle rahm-i mâderden müştakk olup Tâk-ı Kisrâ ve Kasr-ı
Havarnak
ve kubbe-i Ayasofya ve bu mezkûr Kumâme kubbesi ol gece münhedim olup niçe kerr …
Ve bu ortada kubbenin garb tarafına muttasıl bir kubbe-i âlî dahi vardır, gûyâ şehr-i Selânik'deki Ayasofya kubbesidir. Ammâ bunun ortası Q 95a açıkdır. Hazret-i Risâlet-penâh be-kavl-i Tevârîh-i ibn Abbâs, İskender-i Kübrâ'nın vefâtı târîhinden vilâdet-i Habîb-i Hudâ'ya gelince 882 senedir. Ve Yûnâniyân tevârîhi üzre Hazret-i Îsâ zamânından Hâtemü'l-enbiyâ'ya gelince 600 sene, re’s-i mâ’ide mâh-ı Rebî‘ülevvel'in on ikinci gece isneyn gecesi sa‘âdetle rahm-i mâderden müştakk olup Tâk-ı Kisrâ ve Kasr-ı Havarnak ve kubbe-i Ayasofya ve bu mezkûr Kumâme kubbesi ol gece münhedim olup niçe kerre kralların imdâdıyla ta‘mîr ü termîm edüp aslâ esâs dutmayup örtüsü hâlâ küşâde olup telden şebeke edüp hûş [u] tuyûrdan emîn olmuşlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y222a ·
metinde göster ·