İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

havf* u

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
62
isabet
61 cümle/beyitte
23,0
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
35 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi6225,3

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–50 / 62

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“havf* u” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 27a–27b … tup kimi berre ve kimi cânib-i bahre düşüp ol gün derûn-ı kal‘adan üç bin kâfir havf [u] haşyetlerinden kal‘adan taşra firâr edüp kimi İslâm ile müşerref olup hidmet-i …
EÇS I 63b Cümle eşkıyâ havf u haşyetlerinden sûret-i salâhda görünüp kimi sûhte ve kimi ummâl ve kimi cemmâl …
EÇS I 129b Ve Yahûdîlerin iki sınagoları var. {Ammâ} Yahûd tâ’ifesi bu keferelerden dâ’imâ havf [u] haşyet üzredirler. Ammâ bu kefere mahallelerinde şeb [u] rûz pâsbânlar [ve] nig …
EÇS I 163b … meyüp yutdu. Bir buz pâresi içre bir muzlim karanlık yere girdim. Ammâ aslâ bir havf [u] haşyete düşmeyüp bunalmadım ve deryâ gibi değil dâ’imâ nefes alup vermedim. Amm …
EÇS I 167b–168a … mler sarı ve kırmızı ve yeşil ve alaca yüzlü âdemler görünüp cümle temâşâcılara havf u haşyet hâsıl olup ba‘zı fişek mûmları yandıkca mûm içinde olan fişekler âmedâne …
EÇS II 259b … üffâr-ı hâksârların karârları kalmayup her tarafdan elçiler gelüp cümle krallar havf [u] haşyetlerinden tecdîd-i sulh içün niçe hazîne-i firâvan ve hedâyâ-yı girân-bahâ …
EÇS II 265b … hâtır buldum kim seyâhat etdiğim diyârlarda ehl-i hâl kimesneler hâtırıma gelüp havf u haşyetden berî olup cân başıma gelüp temevvüc-i deryâda bî-bâk u bî-pervâ gavvâ …
EÇS II 266a … [u] medhûş hâb-ı râhatda yatup şiddet-i şitâda çekdiğimiz âlâm-ı şedâ’idler ve havf u haşyetlerden cümle emrâz-ı muhtelifeler urûklarımıza istîlâ edüp kâmil bir kış …
EÇS II 271a–272b … karşu alâ rağmi'l-a‘dâ'l-a‘dâ bir alay olmuşdur kim cümle küffâr-ı dûzah-karâr havf [u] haşyet-i Âl-i Osmân'dan mebhût [u] mütehayyir kaldılar. Andan serdâr-ı mu‘azzam …
EÇS II 290b … dîvârdır ve cânib-i selâsında handakı dahi gâyet alçakdır, ammâ düşmandan aslâ havf [u] haşyeti yokdur. Zîrâ alçak sulu zemîn olmağıla düşman meterise giremez. Bir zir …
EÇS II 303a fermânı üzre olsa halk-ı âlem dahi ziyâde havf u haşyde olurdu" dedim. "Hakkâ yahşı dânişlik edersin" deyü ilzâm-ı kabûl eyledil …
EÇS II 316b–317a … ârûlar üzre "Hudâ hûb" deyü feryâd edüp keşik beklerler. Ve cümle düşmanlarının havf [u] haşyetinden kal‘aya hâ’il bir hayli mesâfe-i ba‘îdeden kûh-ı Düneb nâmıyla bir …
EÇS II 332b … ‘adan küffâr-ı dûzah-karâr velvele-i askeri görüp derûn-ı kal‘ada olanlar bîm ü havf [u] haşyete düşüp hedâyâlar ile taşra çıkup emân istediler. Ba‘dehû emân verüp yahş …
EÇS II 338a–338b … havf ederlerdi kim gelen müsellimi salb edüp eyâlet-i Erzurûm'u zabt ide. Andan havf [u] haşyete düşmüşlerdi. Ba‘dehû müsellimi havuccu re‘âyâsı kılığından çıkarup bir …
EÇS III 57a Hâssa-i diğer: Üç sabâh nûş eden mekirden ve sevdâdan ve mâlihulyâdan ve havf [u] haşyetden berî olup hâlis ayâr ola.
EÇS III 60a … üp yine cânib-i garba çöl ile (---) menzilde bî-amân Urbân obalarında meks edüp havf [u] haşyet çekerek (---) günde,
EÇS III 106a … Zirâ Sarâyburnu ve Kurşumlu Mahzenburnu ve Kızkullesi'nde azîm toplar olmağıla havf [u] haşyeti olmadığından Kâsımpaşa taraflarında kal‘a dîvârı yok imiş. Ve Yedikulle …
EÇS III 149b … leri handak içre cereyân edermiş. Ammâ hâlâ dest-ı Âl-i Osmân'da iç il olmağıla havf [u] haşyetden berî olup ığmâz-ı ayn ede ede handak-i amîklerine mezbele ve rimâl ve …
EÇS III 176b … da oyna, götüne çöp batmasın. Râh-ı Mekke'de ve diyâr-ı Mısır'da aslâ gam yiyüp havf u haşyet çekme. Âfât-ı dehrden masûn [u] mahfûz olup Hudâ-yı Bîçûn mu‘în u zahîri …
EÇS III 177b–178b … dahi kat‘-ı menâzil ü tayy-ı merâhil ederek İzmid'e gelince İslâmbol a‘yânının havf u haşyetde olan kimesnelerden giden hedâyâ-yı firâvânın hisâbın Hudâ-yı Bîçûn bil …
EÇS III 177b–178b … dar içre kıyâmet kopup bir kayık bir altuna güçile bulunup cümle Yeniçeri ocağı havf [u] haşyetlerinden İslâmbol'a geçdiler. Hemân Murâd Paşa kendü tahrîki fesâdının te …
EÇS IV 214a … ıfât tüğlü bî-dîn Yezîdî Ekrâdları vardır. Anlar Firârî Paşa'dan zerre ve şemme havf u haşyet çekmeyüp bir hedâyâ-yı cüz’î ile Serdâr Mustafâ Paşa'yı anmadıklarından …
EÇS IV 246b–247a … fler sâdır olduğun cümle Van eyâleti beğleri Van a‘yânının yeğleri istimâ‘ edüp havf [u] haşyetlerinden mezkûr Çaybaşı nâm mahalde bir gün bir gicede ol kadar hedâyâ ve …
EÇS IV 263a–263b … ile bu mahalle geldiğinizde şehr-i Bitlîs içre hân askeri içre bir güft [ü] gû havf u haşyet düşüp iki asker-i bî-amân mâbeyninde kaldık, yaman-ender-yaman oldu, dey …
EÇS IV 269a … m u dânâdır kim bir kerre başım dönüp gözüm karardı. Ba‘dehû cânım yerine gelüp havf [u] haşyetden berî olup gözlerim tas-ı pür-hûna döndü.Tarafeynden kurşum bârân-ı la …
EÇS IV 368b … em bu nehr-i Diyâle nehrine geldikde "Osmânlı ardımızdan kırmağa geliyor." deyü havf [u] haşyetlerinden nehr-i Diyâle'ye cümle Kızılbaş urup hamısı gark-ı âb olup hâlâ …
EÇS IV 372a … n: Nehr-i Zarb kenârında bir küçük hân vardır. Anda mihmân olup Urbân haylinden havf u haşyet çekerek bu hân-ı bî-amândan gayrı imâristân yokdur. Ve bu mahalde,
EÇS V 9a … râr etmişken yine şehr-i Bitlis'e geldi, gör bu şehre neler işler?" deyü herkes havf u haşyetinden hân-ı atîke hedâyâlar ile gelüp buluşurlardı.
EÇS V 70b … tâc olup cihân başlarına dar oldu. Mâl-ı metâ‘ çok, ammâ yenir mi? Yiyecek yok. Havf u haşyet ve renc [ü] anâ çok.
EÇS V 72b … at etmişken takdîr-i Hudâ donanma-yı hümâyûn dest-i kâfirde münhezim olduğıyçün havf u haşyet-i pâdişâhîden firâr edüp el-âye[t], Sûre-i Vennâzi‘âtda estağfirullâh ⟦A …
EÇS V 111b … küffâr dahi kaht [u] galâdan sıkılup ve vezîria‘zam kolundan gelen lağımlardan havf [u] haşyete düşüp cümle küffâr Belgrad'ın Neboysa kullesine çıkup,
EÇS V 118a … direklerinin aralarına gülleler girüp gâ’ib olur. Taş kal‘alar gibi topdan aslâ havf u haşyeti yokdur. Eğer palanka ağaçların âteşe uralım deseler deryâ-misâl sudan v …
EÇS V 126a … al‘a-i Vârat altında meterise girmedi, ammâ etrâf [u] eknâfı muhâfaza edüp anın havf [u] haşyetinden Kemen Yanoş Kral-ı dâl kal‘a altına gelüp şebhûnlar etmeğe kâdir ol …
EÇS V 134a … silâh refîkler alup cânib-i garba meyyâlce giderken Venedik kâfiri Uskoklarının havf [u] haşyetlerin çekerek yüz bin renc [ü] anâ ile hamd-i Hudâ sahrâ-yı Hilevne'ye çı …
EÇS V 138a … h ile bu kal‘aya yürüyüş olmayup zafer mümkün değildir. İllâ muhâsara ile yâhûd havf [u] haşyet-i Âl-i Osmân ile vere edüp feth ola, ammâ bu kal‘a gûyâ bir kâse içinded …
EÇS V 140a … lim kuvvetiyle bildiler kim Âl-i Osmâniyân bu diyârları âlân ve tâlân eder deyü havf [u] haşyetlerinden bu Zadra kal‘asın dahi müstahkem edüp ol sene şibenik kal‘asın m …
EÇS V 148a … aşa deryâ-misâl askeriyle meks edince cümle etrâfda olan kâfiristân kal‘alarına havf u haşyet düşüp, "Yine elbette bir cânibi nehb u gâret ve hasâret eder" deyü bîm u …
EÇS VI 3b … a zabt [u] rabt edüp ale's-sabâh on dörd sâ‘at giderken yüz bin renc [ü] anâ ve havf u haşyet çekerek Pisan dağın aşup nâçâr Jidvar kal‘ası önünde yatdık.
EÇS VI 64b … zenbûr [u] mûr u mâr geçemez. Her gece Darda kulları bu cisr[i] beklerler. Eğer havf u haşyet ziyâde olursa Ösek kal‘ası neferâtlarından her şeb birer ağa bayrağıyla …
EÇS VI 77a … hu görürler kim asâkir-i İslâm'ın ilerisi geliyor. Hemân ol ân küffâr-ı bî-îmân havf [u] haşyete düşüp cümle bâr [u] büngâhların bırağup firâren an tevâlîyi'l-kesürât d …
EÇS VI 96a … iki kat olmaduğunun aslı bu aşağı kal‘anın nehr-i Tuna kenârından aslâ ve kat‘â havf u haşyet yokdur. Hattâ bu dîvârın Tuna kenârı taşrasında bu dîvâr dibine kâmil al …
EÇS VI 124b … tları kalmış fakîrler ile gerü kalup bu ahvâl-i pür-melâli görüp bu kemtere bir havf u haşyet târî oldu kim "Âyâ bu meydân-ı neberdde câm-ı şehâdetden biz de nûş edeb …
EÇS VII 9b–10a … akı dâ’iren-mâdâr leb-ber-leb batak su olduğundan 10a gâzîleri küffârdan aslâ havf u haşyet çekmezler, ammâ bu varoş kaç adımdır, hâtırımda yokdur, ammâ şarampavlar …
EÇS VII 47b–48a … adaya Uyvar tarafından geçüp bu kal‘ayı adadan döğmek âsândır, zîrâ ol tarafdan havf u haşyeti olmamak ile hıyel ü şeytanatları yokdur. Ve bu mahalde nehr-i Tuna azdı …
EÇS VII 56a … var, ammâ bu su tarafı dîvârları alçakdır, zîrâ su kenârı olmak ile bu tarafdan havf u haşyeti yokdur.
EÇS VII 175a … ire meded, üzerimize düşman geliyor ve kızıl kıyâmet (...) geliyor" deyü askere havf u haşyet verüp cümle mühimmât [u] levâzımât ve cebehâne ve topları ve sâ’ir mühim …
EÇS VIII 223b … rı donanması ve Malta ve Duka ve Papa ve Misine donanması küffârlarından ziyâde havf u haşyet olduğundan bu Selânik'de kırk bin asker mevcûd idi.
EÇS VIII 283b–284a … ve'l-gufrân Malta Rodos'un feth etdikde cümle Efrenc küffârlarının derûnlarına havf [u] haşyet düşüp,
EÇS IX Y23b … est olup tâ ilâ yevmi'l-kıyâm vâdî-i hâmuşânda yatırlar. Hakîr dahi bu mahalden havf [u] haşyetimizden pür-silâh hâmûş-bâş âmâde güzer etdik, ammâ bî-cân ve bî-mecâl ub …
EÇS IX Y143a Karasakız beli: Bir vâsi‘ yoldur. Ammâ havf u haşyetden yüz bin renc [ü] anâ ile geçüp bir dere içinden hemân ol sâ‘at on bir …