İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

havf ü

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
26
isabet
26 cümle/beyitte
9,6
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
55 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2610,6

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–26 / 26

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“havf ü” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS II 328b … Nacah, andan kal‘a-i Emîrâhûr, bu iki kal‘alar deryâ-misâl askerin gelmesinden havf [ü] haşyete düşüp kal‘a-i mezkûrları amân ile verüp içlerine cüyûş-ı muvahhidîn mâl …
EÇS II 351b … i görüp "Âyâ! Ol Arapça Allah bir gün bu askere ne gûne belâ nâzil eder" deyü havf [ü] haşyetimden,
EÇS II 353b–355b … aklı başından gitdi. Ammâ benim on yoldaşım dahi gelmek ile aklım başıma gelüp havf [ü] hatardan emîn oldum. Ve hevâ dahi sehle'l-mu‘tedil oldu. Âhir tama‘-ı hâma düşü …
EÇS IV 383b–384a … ile Tûfân deryâsında mellah-vâr şinâverlik ederken talattum-ı deryâ-yı azâbdan havf ü haşyete 384a düşüp hâmile iken iddet-i müddeti tamâm olmadan vaz‘-ı haml edüp …
EÇS VI 178b … devletli vezîr, küffâr sizin deryâ-misâl asker ile geldiğinizin istimâ‘ {edüp} havf ü haşyetden ve salâbet ü mehâbet-i askere tâkat getiremeyeceğin bilüp cümle hayme …
EÇS VII 8a … anların leşkeri bir seyrek ağaçlık ve düzlük içindeyiz, "Atlarımız işler" deyü havf ü haşyet çekmedik, ammâ "Pusuları vardır, gâzîler kâfiri komayalım" deyü haberleş …
EÇS VII 28b … Mehemmed Paşa yukaru kal‘aya top çekmeğe mübâşeret etdikde küffâr bu hâli görüp havf [ü] haşyetinden onuncu günde bu kal‘ayı vere ile verüp miftâhları serdâra teslîm ed …
EÇS VII 107b … muzaffer gelüp cemî‘i kâfiristâna bî-rahmlikleri velvele salup kavm-i Tatar'ın havf [ü] haşyetlerinden cemî‘i kâfiristân kâfirlerinin amânları kesilüp bî-îmân kalmışla …
EÇS VII 129b … â‘ olunmamış hârık-i âde mûhiş şeyler söyleyüp eşkâl tonlara girdiklerinde âdem havf ü haşyete düşüp yine bikr-i şakalar ile meclis-i şerîflerin neşât [u] sürûr ile m …
EÇS VII 134a Ve bu şehir tâ Kırım'ın ortasıdır, ammâ ekseriyyâ evlerinin havlıları çitdir. Havf ü haşyet olmadığından niçe yüz hânelerinin kârgîr binâ dîvârları olmayup çitden m …
EÇS VII 151a … zdârı ve neferâtları yokdur. Cümle Nevrûz Tatarları kal‘a muhâfaza ederler. Bir havf ü haşyet mahallinde cümle Tatar'ın ehl [ü] ıyâlleri kal‘aya tolup Kalmık ile ve Ç …
EÇS VII 151b … ler ile tahrîr olmayup ol gece gıriv [ü] feryâd ve ra‘d [u] berk sayhasından ve havf [ü] haşyet ve dehşetimizden aslâ gözümüze hâb-ı râhat girmeyüp horoslar ötdükden so …
EÇS VII 169a … âdemden veyâhûd bir hâkimden korkup kizb söyleye. Bunlar hod aslâ bir kimseden havf ü haşyetleri yokdur. Anıniçün kizbi ihtiyâr etmezler ve kizb nedir bilmezler.
EÇS VIII 235a … llardan cereyân eder. Hattâ cemî‘i yolcular bu kayalardan ubûr ederlerken hayli havf ü haşyet çekerler. Allâhümme âfinâ bir âdem düşse pâre pâre olur. Ol ecilden cemî …
EÇS VIII 253a … ûf u ucbe-likâ sûretlerin benî âdem gördükde âlem-i hayretde kalup vücûduna bir havf ü haşyet düşüp dem-beste ve mebhût olur.
EÇS VIII 293b … dan kumbaradan ve taşdan ve hevâdan nâzil olan oklardan küffâr kırılup içlerine havf ü haşyet düşdüğün içerden taşra firâr edüp vezîria‘zama gelen küffârlar böyle hab …
EÇS VIII 297a … ırup her bâr münhezim olup ba‘dehu kal‘adan taşra gün be-gün küffâr açlıkdan ve havf ü haşyetlerinden taşra çıkmağa ve taraf taraf kaçmağa başladılar.
EÇS VIII 308b … den kal‘a-i Rodos'u feth eyledikden sonra cemî‘i sâhil-i deryâda olan küffârlar havf [ü] haşyete düşüp Venedik küffârı havfinden bu cezîre-i Girid'de Hanya'yı ve Retime …
EÇS VIII 328a–328b … ğe başladılar. Bu def‘a mel‘ûn küffâr-ı hâksâr Arapça nassı medlûlünce ziyâde havf [ü] haşyete düşüp asâkir-i İslâmdan heybet ve dehşet alup bu hâl üzre iki cânibden …
EÇS VIII 329b … r top atıldıkda cemî‘i cezîre-i (...) büsbütün lerzenâk olup cemî‘i dünyâ halkı havf ü haşyet çeküp kıyâmet alâmetidir derlerdi. Hattâ her topların sadâsı Hudâ hakkıy …
EÇS VIII 357b … pularının tahta kanatları yerde yatır, zîrâ iç elde iç kal‘adır, düşmandan aslâ havf [ü] haşyetleri yokdur. Ve bu iç kal‘a içinde cümle kırk elli aded kiremit örtülü hâ …
EÇS IX Y123b–Y124a … ve esâsı müstahkem Y 124a bir cezîre-i vâsi‘adır. Sene 928 târîhinde ahâlîsi havf [ü] haşyetlerinden Süleymân Hân'a kal‘anın miftâhların teslîm edüp cizye kabûl etdi …
EÇS IX Y233a … Mûsâ deyüp bir kaç âdem silâhlarıyla bize refîk oldular, zîrâ bu mahaller gâyet havf ü haşyet çekecek yerlerdir. Andan yine göz göz gön olmuş sa‘b [u] sengistân içre …
EÇS X Y394a "Vallâhi ben murg-ı cânım Hakk'a tevfîz eyledim ki aslâ havf [ü] haşyet çekmem. Zîrâ Cenâb-ı İzzet Kur’ân-ı azîminde âye[t]:
EÇS X Y394a … r kim teveccühden avdet Q 316a P 313a etmek mümkin değil. Ammâ hakîre vâfir havf ü haşyet ârız olup çekeceğimiz derd-i miheni ve belâ vü meşakkati hâtırıma getirü …
EÇS X Y424b … siler, kurbân etmiş olur, tâ ki acâyibât göresin" dedi. "Ammâ sakın zerre kadar havf [ü] haşyet çekme", deyüp melik vasıyyetler etdi.