Ebü'l-feth asrında Rûmeli cânibine sefer oldukda tâ’ife-i topcıyân bu mahalde
haymeleri
ile meks etdikleriyçün Topcular derler. Bir mürtefi‘ ferah-fezâ yerde bâğ u bâğ …
Ebü'l-feth asrında Rûmeli cânibine sefer oldukda tâ’ife-i topcıyân bu mahalde haymeleri ile meks etdikleriyçün Topcular derler. Bir mürtefi‘ ferah-fezâ yerde bâğ u bâğçeli bin mikdârı sarây-ı âlîler ve gayrı hânelerdir. Nişâncı Paşa câmi‘i ve yedi aded hânları ve yedi mesâcidleri ve bir tekyesi ve bir müfîd [ü] muhtasar küçük hammâmı Kara Çavuş yeniçeri ağası binâsıdır. Ve yüz aded esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ yine cümle eşyâ mevcûddur. Hevâsının letâfetinden mâ‘adâ âbı dahi Kırkçeşme suyudur kim âb-ı hayâtdan nişân verir. Ammâ cümle sarâylardan Melek Ahmed Paşa sarâyı gûyâ bir hadîka-i kerrûbiyândır. Kadîm-i eyyâmda (---)(---) binâsıdır kim gûyâ bir kal‘adır. Müte‘addid kâ‘alar ve maksûreler ve hücreler ve hammâmlar ile ârâste olmuş bir gül [ü] gülistân bostânlı bâğçedir. Bunda bir havz-ı azîm vardır kim aşren-fe-aşr bir havz-ı latîfdir. Başka subaşısı ve Eyyûb nâ’ibi hükmündedir. Ve Gürcî Paşa sarâyı ve Defterdâr Nişâncı Paşa sarâyı çeşmesi târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117b ·
metinde göster ·
… âdır. Akbaba tekyesi, âbâdân tekyedir. Ba‘zı yârân anda meks eder. Ba‘zı cânlar
haymeleri
ile meks edüp sohbet eder.
Mesîregâh-ı Akbaba Sultân: Beyâz kiraz mevsiminde ve kestâne mevsiminde Beğkoz iskelesinden niçe bin araba ihvân-ı bâ-safâ ehl [ü] iyâlleri ve zahâyirleri ile Akbaba köyüne gidüp iki üç ay kestâne faslın ederler. Kayık ile İslâmbol'dan bir günlük mesâfedir. Mezkûr Akbaba köyü yüz hâneli ve bir cevâhir mihrâblı câmi‘ ve yigirmi aded dükkânlı ve bir hammâmı, havzlı ma‘mûr kurâdır. Akbaba tekyesi, âbâdân tekyedir. Ba‘zı yârân anda meks eder. Ba‘zı cânlar haymeleri ile meks edüp sohbet eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
… düp kendiler dahi şâdân oldu. Ammâ günden güne şiddet-i şitâ müştedd olup cümle
haymeleri
kar basdı ve asâkirin kuvvet [ü] gümânları yasdı, deyü müşâvere olup Revân dern …
Menzil-i karye-i Umudum: Bundan cümle guzât-ı zafer-me’ser alay-ı azîm ile Erzurûm'a girecek mahalde Defterdârzâde efendimizin kethüdâsı Alî Ağa Paşa'nın cümle askeriyle ve cümle Revân derneğine cem‘ olan muhâfazacı asker ile Seydî Paşa'ya istikbâle çıkup bir tantana ve debdebe ve gulgule-i azîm alay ile cümle üsârâlar dest-ber-kafa keşân-ber-keşân çekerek Erzurûm Vâlisi Mehemmed Paşa efendimizin otâğına Gümüşli Künbet nâm mahalde nüzûl edüp Paşa-yı zî-şân "Gazân kutlu olsun" deyü Seydî Ahmed Paşa'ya otak kapusuna dek piyâde istikbâle çıkup birbirini bağrına basup Bâkî Paşa'yı soluna, Seydî Paşa'yı sağ cânibine alup meks etdiler. Ve Ketağaç Paşa ve sâ’ir mîr-i livâlar dahi cümle paşanın dest-bûsiyle şerefyâb olup cemî‘î guzâta 333b bir ziyâfet-i âlî olmuşdur kim diller ile ta‘bîr olunmaz. Ba‘dehû cümle gâzîlere yüz yetmiş pâre zerdûz hil‘at-i fâhireler ihsân olunup Seydî Paşa'ya ve Bâkî Paşa'ya ve Ketağaç Paşa'ya birer semmûr kürk ihsân olunup cümle guzât haymelerine mesrûr [u] şâdmân gidüp her mîr-i livâdan gazâ mâlı hedâyâlar gelmeğe başladı. İbtidâ Seydî Paşa hedâyâsı gelüp ibtidâ yüz elli Kazak dilîri ve on bir Hatman-ı Kazak ve Başsirke Kazak ve iki yüz Mikril Kazak ve yüz elli gulâm-ı nâresîde-i mahbûb-ı civân ve kırk vukıyye sîm-âvân ve yüz aded duhter-i pâkîze-ahter bintân ve bir katır ile zerdeva ve sansar postu ve yedi görüge zırh ve niçe zî-kıymet eşyâlar hedâyası geldi. Ba‘dehû Ahıçka Paşası Sefer Paşa hedâyâları bî-hisab geldi. Ba‘dehû Bâkî Paşa hedâyâsı geldi. Ba‘dehû Ketağaç Paşa tuhefâtı gelüp paşa sürûr [u] şâdmânından cümle pîşkeşleri cemî‘î kapucubaşılarına ve a‘yân-ı vilâyete ve pes-pâye tevâbi‘ [u] levâhıkına bezl edüp cümle tevâbi‘ini mesrûr [u] handân edüp kendiler dahi şâdân oldu. Ammâ günden güne şiddet-i şitâ müştedd olup cümle haymeleri kar basdı ve asâkirin kuvvet [ü] gümânları yasdı, deyü müşâvere olup Revân derneğine zamân kalmayup şimden gerü rûz-ı kasımı sicl edüp Erzurûm'da meştadır, deyü sâ’ir eyâlet mîr-i livâlarına destûr verilüp herkes vatan-ı aslîlerine revâne olup cânib-i Revân'a revân olmadan ferâğat olunup yine Gümüşlü Künbet nâm mahalde serâperdeler ile meks olunup hikmet-i Hüda hevâlar küşâde olup şeb [u] rûz zevk u safâya meşgûl olduk. Meğer Paşa efendimiz bu hakîre sehl dilgîr olmuş. Hakîr Seydî Ahmed Paşa'ya ricâ edüp ol dahi bir mahalde hakiri hüsn-i ta‘bîr ile paşadan ricâ edüp "Emr-i şerîfiniz ile bize hizmete geldikde hakîr Evliyâ Çelebi'yi Gönye istıhlâsına götürdüğümüz cürm ise afv eylemeniz ricâ ederiz. Zîrâ Gönye fethinde ibtidâ ezân-ı Muhammedî'yi Evliyâ Çelebi okuyup niçe kerre guzât-ı müslimîni cenge terğîb içün gülbâng-i Muhammedîler çeküp bir seyyâh-ı âlem ve nedîm-i âdem hâfız-ı Kelâmullah ve mücâhid-i fî-sebîlillah kulunuzdur, cürm bizimdir, afv eylesin" deyü latîfe-âmîz güft [u] gûlar edüp bizi Paşadan ricâ etdikde paşa efendimiz eydür "Ânın cürmü afv olunmaz. Zirâ biz anı sancakbeğlerinin Revân derneğine gönderdik. Ol me’mûr olmaduğu yere gider. Anın cürmü sekiz sâ‘atde bir hatm-i şerîf indirirse afv olunur. Ve illâ ana ta‘zîr-i lisân cerâhâtü's-sinândan eşedd lâzımdır" dedikde dest-bûs edüp Bismillah ile tûl-ı nehârda tokuz sâ‘atden ziyâdecede bir hatm-i şerîf edüp tekrâr zemîn-bûs edüp bir semmûr pâçası kürk ve bir sîm zeynli raht ile sâfinâtü'l-ciyâd misillü bir kula at ve bir kat esvâb ve iki pençe-i âfitâb Gürcî gulâm-ı mehtâb-âsâ çaker-i bâkir ihsân edüp Erzurûm eyâletinin bî-namâz hizmetin dahi ihsân edüp şeb [u] rûz zevk u şevke meşgûl olduk. Hikmet-i Hudâ her izzet [u] sürûrun sonu nâ-kâmlık imiş ve her günün âkıbeti telh-kâmlık imiş. Âdet-i mukarrere-i nâ-fercâm idüğüne şübhe yokdur. Hikmet-i İlâh işbu bin elli (---) senesinin mâh-ı (---) günü Âsitâne tarafından Tatar Alaş ulaklığile gelüp "Vezîr-i a‘zam Sâlih Paşa'yı Sultân İbrâhîm Hân bi-gayr-i hakkın katl edüp Tezkireci Ahmed Paşa vezîria‘zam oldu" deyince Paşa müte’ellim olup aslâ bir ferd-i âferîdeye haber etmeyüp şeb [u] rûz sâz [u] sözü sohbetin bozmayup eyâlet-i Erzurûm'da olan bekâyâlara mukayyed oldu. Zîrâ Sâlih Paşa, bizim paşanın pederi Mustafâ Paşa'nın gulâm-ı hâssalarından idi kim mahsûsan Paşa efendimize eyâlet-i Erzurûm'ı anlar ihsân etdi. Ve Hezârpâre Ahmed Paşa, Kara Mustafâ Paşa'nın baş tezkireciliğinden berü bizim Defterdârzâde efendimizin adüvv-i cânı idi. Bu ahvâli bir kimseye keşf-i râz etmeyüp Seydî Paşa ve Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Deli Dilâver Paşa ile serâperdelerinde şeb [u] rûz Hüseyn-i Baykarâ meclisleri olup sâz [u] söz fasılları olmada idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 333a–333b ·
metinde göster ·
… hargâhlardan ve deve ve katırlardan ve otuz yedi kiseden vâfir hazz edüp cümle
haymeleri
tevâbi‘ ü levâhıka bezl eyleyüp ol sâ‘at otuz yedi kiseyi asâkirîne ulûfe verdi …
Menzil-i (---): Hazzo beği hükmündedir. Hamd-i Hudâ Melek Ahmed Paşa efendimize bu menzilde buluşup dest-bûs edüp Diyârbekir Vâlîsi Firârî Mustafâ Paşa'nın ve Diyârbekir a‘yânının mekâtiblerin verüp mektûb-ı merğûbda tahrîr olunan üzre cümle emânetleri paşaya teslîm eyleyüp hayme vü hargâhlardan ve deve ve katırlardan ve otuz yedi kiseden vâfir hazz edüp cümle haymeleri tevâbi‘ ü levâhıka bezl eyleyüp ol sâ‘at otuz yedi kiseyi asâkirîne ulûfe verdi. Eş-şükrü lillah kim bu abd-i hakîr kayddan berî olup huddâmlarımıza vâsıl olduk. Ertesi asker-i bî-pâyân ile yine cânib-i şarka sarp sengistân içre renc [ü] anâ çekerek (---)(---)(---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 220b ·
metinde göster ·
… îr-i Mısrî ve Uşşâkî halıçalarının pâdişâha lâyıkların Kürd köye pâre pâre edüp
haymeleri
içre ve tîn-ı türâb-ı rimâl üzre döşeyüp rüsvây-ı harâb etmişlerdir. Ammâ niçe …
Ammâ bu şehr-i Bitlîs'e ne kadar hasâre olup ve ne kadar mâl u menâl yağma ve alan oldu kim ordu-yı İslâm içre niçe bin dağî vü zağî Ekrâd çadırları içre ol musanna‘ zî-kıymet harîr-i Isfahânî ve harîr-i Mısrî ve Uşşâkî halıçalarının pâdişâha lâyıkların Kürd köye pâre pâre edüp haymeleri içre ve tîn-ı türâb-ı rimâl üzre döşeyüp rüsvây-ı harâb etmişlerdir. Ammâ niçe yüz mûğ-peçe ve Ya‘kûbî niçe gulâmları İslâm ile müşerref etmişler, ammâ niçe mâl-ı Kârûn şehir içre kavm-i Ekrâd alup dağlara gitmişlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 279a ·
metinde göster ·
… ordunun bir cânibine girerler ve mâl-ı ganâ’im hasâresine düşerler ve niçe yüz
haymeleri
kabza-i tasarrufa alırlar. Çün Halîl Paşa ve Hasan Paşa bu hâl-i perîşânı görüp …
Serdâr-ı âkıbet-efkâr ol ân Hüsrev Paşa-yı azîmü'ş-şâna haber gönderüp istimdâd taleb eder. Der-ân serdâr-ı bâ-vakâr on bin aded güzîde "Benem, diğer nîst!" diyen sâhib-i şecâ‘at fetâlardan imdâd gönderir. Çünki Zeynel Hân bu kadar cünûd-i cünüb-i gümrâhân ile asker-i İslâm'a mukâbil olur. Ammâ Kızılbaş-ı kallâşın hakkâ ki evvel hamlesi yamandır. Asâkir-i İslâm üzre sehel galebe eder şekilli olurlar ve Kızılbaş ordunun bir cânibine girerler ve mâl-ı ganâ’im hasâresine düşerler ve niçe yüz haymeleri kabza-i tasarrufa alırlar. Çün Halîl Paşa ve Hasan Paşa bu hâl-i perîşânı görüp "Oldu olacak, Serdâr Hüsrev Paşa'ya ne cevâb virelim?" deyüp cümle guzât-ı müslimîn, dalkılıç "Allah Allah!" deyü Kızılbaş-ı evbâş üzre "Hû! Hû!..." deyüp Kızılbaş'a aslâ göz açdırmayup cenge âheng ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 318a ·
metinde göster ·
Menzil-i evvel Kuşlar kal‘ası: Bu mahalde cümle asker
haymeleri
ile meks edüp Murtezâ Paşa efendimizden bu hakîre bir eğerli at ve bir kise gur …
Menzil-i evvel Kuşlar kal‘ası: Bu mahalde cümle asker haymeleri ile meks edüp Murtezâ Paşa efendimizden bu hakîre bir eğerli at ve bir kise guruş-ı masrûfât ihsân geldi. Andan kalkup cânib-i kıbleye çölistân ü berr [ü] beyâbânistân içre şiddet-i hâr çekerek 2 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 349a ·
metinde göster ·
… i hümâyûn önünden İznik gölü kenârıyla kâmil iki sâ‘at tûlu hemân ordu-yı bâzâr
haymeleri
ile sahrâ-yı İznik lâle-izâr olup sa‘âdetlü pâdişâh serâperdenin ard kapusundan …
Bu mahalde Bursa şehrinin dahi ordusu gelüp İslâmbol ordusuna karışup bir ordu-yı çârsû-yı bâzâr-ı pâdişâhî oldu kim serâper[d]e-i hümâyûn önünden İznik gölü kenârıyla kâmil iki sâ‘at tûlu hemân ordu-yı bâzâr haymeleri ile sahrâ-yı İznik lâle-izâr olup sa‘âdetlü pâdişâh serâperdenin ard kapusundan taşra nihânîce çıkup ziyâret-i Eşrefzâde'ye gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 82b ·
metinde göster ·
… ıkmayup çıkarmağa çalışanların cümle demir kazıkları sovukdan kırılup ve cemî‘i
haymeleri
kat kat değşiremeyüp hemân her çadırı kurulmuş gibi kaskatı seyishânelere ve bâ …
Andan ale's-sabâh bu vâdîden kalkarken cemî‘i kazıklar yerden çıkmayup çıkarmağa çalışanların cümle demir kazıkları sovukdan kırılup ve cemî‘i haymeleri kat kat değşiremeyüp hemân her çadırı kurulmuş gibi kaskatı seyishânelere ve bârhânelere tahmîl edüp el ayak dutmadan kalup mehterlerin boru zurna çalmağa iktidârları olmayup niçe bâr [u] büngâh ordu yerinde kalup kimi atlı ve kimi piyâde gidüp kar hazâ’ini hod ârâm etmeyüp serçe başı gibi yağup ol şiddet-i şitâda ve ol vâveylâ ve dipi ve boranda berzah ve musîbet çekerek 3 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 138a ·
metinde göster ·
… itvar'dan sene 974 mâh-ı Rebî‘ülâhir'in 3 cü gün Süleymân Hân'ın na‘ş-ı şerîfin
haymeleri
içinde emâneten defn olunduğu yerden vücûd-ı Süleymân Hân'ı ter ü tâze çıkarup …
Beri cânibde Sokollu vezîr Seğitvar fethinden sonra ta‘mîr ü termîm-i kal‘a ederek kırk üç gün meks edüp kırk dördüncü gün kal‘a-i Seğitvar'dan sene 974 mâh-ı Rebî‘ülâhir'in 3 cü gün Süleymân Hân'ın na‘ş-ı şerîfin haymeleri içinde emâneten defn olunduğu yerden vücûd-ı Süleymân Hân'ı ter ü tâze çıkarup taht-ı revân içre koyup Belgrad tarafına cemî‘i asâkir-i İslâm ile avdet buyurduklarında cümle guzât-ı müslimîn Süleymân Hân'ı hayâtda zann ederlerdi, zîrâ Süleymân Hân vücûduyla taht-ı revâna Silihdâr Ca‘fer Ağa bile süvâr olurdu. Ba‘zı zamân silihdâr-ı âkıbet-endîş-kâr berâ-yı maslahat Sokollu vezîre gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 175a ·
metinde göster ·
… bir rîh-ı akîm ve elîm ve bir bâd-ı sarsar-ı azîm esüp ol rûzgâr-ı zorkâr cümle
haymeleri
pâre pâre edüp hevâya perrân atup niçe arabaları baş aşağı edüp ve niçe arabala …
"Biz nice çadırlar kuralım?" deyüp çadır kazıkları buzdan yere geçmez ne çâre. Niçe çadırları arabalara ve ba‘zı ağaçlara tınâbların bağlayup çadırları kurup içinde karâr-dâde olalım derken bir rîh-ı akîm ve elîm ve bir bâd-ı sarsar-ı azîm esüp ol rûzgâr-ı zorkâr cümle haymeleri pâre pâre edüp hevâya perrân atup niçe arabaları baş aşağı edüp ve niçe arabaları rûzgâr atsız ve sığırsız rûzgâr sahrâlar içre götürüp tekerleklerinin deverânlarına göz ermez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 192b ·
metinde göster ·
… bir gûne hâssıyeti vardır. Cümle ahâlî-i şehir yılda bir kerre mâh-ı Temmûz'da
haymeleri
ile gelüp meks edüp zevk u safâ edüp hammâm faslı ederler ve her kes tendürüst …
Büyük ılıcanın iki havzı vardır. Ve ana karîb çifte Osim germâbı ve ana karîb Naşlı ılıcası ve ana karîb Cennet köy ılıcası. Ve'l-hâsıl yedi hammâm yed-i kudret ile halk olunmuş germâblardır. Her biri bir gûne hâssıyeti vardır. Cümle ahâlî-i şehir yılda bir kerre mâh-ı Temmûz'da haymeleri ile gelüp meks edüp zevk u safâ edüp hammâm faslı ederler ve her kes tendürüst olup şehre avdet ederler. Böyle bir nâfi‘ germâblardır. Ve şehr-i Simav'da bir mu‘attal hammâm dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y22a ·
metinde göster ·
Ve bu ordunun hâricinde beş bin çadır ve külbe ile esnâf-ı hıref
haymeleri
var idi. Ve rûz [u] şeb ziyâd-ber-ziyâd olup hemân cümleden üç yüz ekmekçi dükk …
Ve bu ordunun hâricinde beş bin çadır ve külbe ile esnâf-ı hıref haymeleri var idi. Ve rûz [u] şeb ziyâd-ber-ziyâd olup hemân cümleden üç yüz ekmekçi dükkânı ve aşbâz ve habbâz ve bezzâz ve gazzâz dükkânları var idi. Sâ’ir dekâkînler dahi ana kıyâs oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y260a ·
metinde göster ·
kanâdîl işâreleri ile tezyîn ederler. Ve bu mahalde cemerât taşları ki Mîne bâz …
Ve bu leyle-i mübârekde cemî‘i haymeleri kanâdîl işâreleri ile tezyîn ederler. Ve bu mahalde cemerât taşları ki Mîne bâzârında şeytân aleyhi'l-la‘neye recm P 134b taşları içün bu Müzdelife'de altmış üç taş cem‘ ede. Her biri bakla ve fındık mikdârı ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y323a ·
metinde göster ·
… bu kal‘anın dahi handakı yokdur. Ve cânib-i erba‘ası hurmâ bağlarıdır. Ve cümle
haymeleri
önünde bi’r-i mâlar kazup birer arşında âb-ı zülâl sular zâhir oldu. Ve kal‘anı …
Ve Mısır müteferrikalarından dizdârı ve altmış merdüm-i hisârı vardır. Ammâ bu kal‘anın dahi handakı yokdur. Ve cânib-i erba‘ası hurmâ bağlarıdır. Ve cümle haymeleri önünde bi’r-i mâlar kazup birer arşında âb-ı zülâl sular zâhir oldu. Ve kal‘anın kıblesinde bir azîm kuyusu ve bürkesi vardır, gâyet âb-ı rakîkdir. Hevâsı dahi latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y378b ·
metinde göster ·
… ahalde rada ederler. Bu mahal Mısır vezîrinin hâsıl-ı harc ağası kırk elli aded
haymeleri
ile meks edüp Emîrü'l-hacca ve sâ’ir a‘yân-ı huccâca ziyâfet eder. Ve paşa kîse …
Küpler nam mahalde rada ederler. Bu mahal Mısır vezîrinin hâsıl-ı harc ağası kırk elli aded haymeleri ile meks edüp Emîrü'l-hacca ve sâ’ir a‘yân-ı huccâca ziyâfet eder. Ve paşa kîsesinden bin don ve bin gömlek ve yüz kapama ve yigirmi deve yükü ekmek cümle fukarâ-yı cî‘âna ve huddâmân-ı uryâna bezl olunup niçe bin fukarâ libâs-ı cedîd ile mülebbes olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y386a ·
metinde göster ·
Andan kabîle-i Benî şükr, Cebelü'l-kebş Y 16b üzre sâkin olup fustât nâm
haymeleri
yerine bir şehir binâ edüp ismine Fustât-ı şükür dediler. İbtidâ ismi Cebelü'l- …
Andan kabîle-i Benî şükr, Cebelü'l-kebş Y 16b üzre sâkin olup fustât nâm haymeleri yerine bir şehir binâ edüp ismine Fustât-ı şükür dediler. İbtidâ ismi Cebelü'l-kebş idi. Zîrâ anda kehene-i kudemâ asrında anda bir tuc koç var idi. Gâyet musanna‘ tılısm idi. Kaçan kim ol koç eşinip gıjgırsa Mısır'a koyun ziyâde gelirdi. Anıniçün Cebelü'l-kebş derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y16a–Y16b ·
metinde göster ·
… ümle şühedâların bu mahalle defn ederlerdi. Hikmet-i Hudâ kal‘a feth olup cümle
haymeleri
bozup şehre nakl etmek iktizâ edince gördüler kim bir güvercin Amr ibnü'l-Âs'ın …
Evsâf-ı câmi‘-i Amr ibnü'l-Âs radıyallâhu anh ki fâtih-i Mısır'dır. Bu câmi‘in sebeb-i binâsı oldur kim kaçan Hazret-i Amr Eski Mısır ki şehr-i Fustât'dır anı muhâsara etdikde asker-i İslâm-ı deryâ-misâl ile bu câmi‘ yerine cemî‘i hayemâtları ile meks edüp cânib-i erba‘alarına handak edüp rûz-merre ceng-i azîm edüp cümle şühedâların bu mahalle defn ederlerdi. Hikmet-i Hudâ kal‘a feth olup cümle haymeleri bozup şehre nakl etmek iktizâ edince gördüler kim bir güvercin Amr ibnü'l-Âs'ın haymesinin üstünde âşiyân etmiş. Amr bu kebûteri görüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y89a ·
metinde göster ·
… Temmûz'da mevlûdü'n-nebî olup cemî‘i a‘yân [u] ulemâ ve sulehâ ve kibâr-ı eşrâf
haymeleri
ile varup ol Cîze sahrâsın çetr-i mülemma‘lar ile lâlezâr edüp üç gün üç gece t …
Bu âsitâne-i Ebû Hüreyre'de senede bir kerre mâh-ı Temmûz'da mevlûdü'n-nebî olup cemî‘i a‘yân [u] ulemâ ve sulehâ ve kibâr-ı eşrâf haymeleri ile varup ol Cîze sahrâsın çetr-i mülemma‘lar ile lâlezâr edüp üç gün üç gece tevhîd-i sultânî ile sohbet-i hâs ederler. Ve niçe kerre yüz bin kanâdîl ve fânûs ve meş‘aleler ile çerâğân edüp taraf taraf zevk olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y271a ·
metinde göster ·
Ba‘dehu cemî‘i meşâyihân-ı Bedevî şehrin cânib-i şimâlinde bu esvâk-ı muhtasaranın cenbinde ol meydân-ı melâhatde ibtidâ Seyyid Ahmed el-Bedevî'nin on iki aded ser-çeşme baş halîfeleri âriyetî paşa otakları kânûn-ı Ebü'l-âl-i Ahmedî üzre ale't-tertîb tınâb tınâba cümle fukarâ haymeleri ile meks ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y289a ·
metinde göster ·
… konar. Andan şeyh Kennâsî konar. Andan şeyh şinnâvî hazretleri on bin fukarâsı
haymeleri
ile meks eder. Andan şeyh Ahmed-i Kalyûbî meks eder. Andan şeyh Osmân hazretler …
İbtidâ şeyh Mustafâ Rûmî ki tarîk-ı Merzûk-ı Kifâfî'dir, ammâ Bedevî'ye müntehîdir. Andan şeyh âyîni üzre haymelerin kurarlar. Andan sonra eş-şeyh İn Babî hazretleri konar. Andan şeyh Kennâsî konar. Andan şeyh şinnâvî hazretleri on bin fukarâsı haymeleri ile meks eder. Andan şeyh Ahmed-i Kalyûbî meks eder. Andan şeyh Osmân hazretleri karâr eder. Andan şeyh Gamrâvî konar. Hulâsa-i kelâm cümle hulefâlar merkezli merkezine konarlar. Ba‘dehu ne kadar meşâyihân gelürse bulduğu yere konar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y289a ·
metinde göster ·
… rde niçe bin yüz müsâfir-yâb olur. Ve Nîl kenârı olmak ile herkes dükkânları ve
haymeleri
önün sakkâlar ile sulayup zerre kadar P 272a gubârdan eser kalmayup cümle uşş …
Ve taraf taraf tabllar ve köslere turralar ile darb olunup her şeb[i] Kadir ve her rûzları rûz-ı ıyd-i adhâ olur. Zîrâ bu günlerde niçe bin yüz müsâfir-yâb olur. Ve Nîl kenârı olmak ile herkes dükkânları ve haymeleri önün sakkâlar ile sulayup zerre kadar P 272a gubârdan eser kalmayup cümle uşşâkan tarâvet hâsıl Q 275a ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y303a ·
metinde göster ·
ile meks edüp tur‘ayı ta‘mîre mübâşeret edüp niçe kerre yüz bin âdem kellesi ka …
Bu mahalde cümle asker haymeleri ile meks edüp tur‘ayı ta‘mîre mübâşeret edüp niçe kerre yüz bin âdem kellesi kadar samanlı balçık toplar yapdılar, ve hûrmâ dallarından kırk elli dâne şûhalar yapup içlerin mezkûr kelle kadar balçıklar ile leb-ber-leb edüp her bir şûha gemi kadar bir mefret azîm şey olup niçe bin âdem bu şûha ta‘bîr etdikleri kaziyyeyi cereyân eden Nîl'in içine bırağup Nîl sed olup bu hâl üzre Nîl ke'l-evvel İskenderiyye'ye cereyân etmeğe başlayup bu renc-i anâya kâmil bir hafta bu kadar bin re‘âyâ vü berâyâ ve mültezimîn ve keşşâflar çalışup hâh-nâ-hâh Nîl tur‘asın ihyâ edüp İskenderiyye'ye Nîl cereyân etmeğe başlayup kâşif kırk koyun ve beş deve kurbân edüp azîm sürûr [u] şâdumânlar etdiler. Zîrâ İskenderiyye'ye Nîl varmasa İskenderiyye benderi harâb olup senevî üç yüz Mısrî kîse hâsıl olur gümrük harâb olunca Buhayre kâşifi katl olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y311b ·
metinde göster ·
… edüp üç gün üç gecede Dimyât ve gayrı kurâ ve kasabâtlardan kırk elli bin âdem
haymeleri
ile gelüp meks edüp ziyâret ederler. Ve Dimyât kâyimmakâmı bu mevlûda Dimyât a‘ …
Bir rivâyetde lisân-ı Kıbtîde şatâ kumluğa derler, zîrâ Şeyh Şatâ kumluk içinde medfûndur kim cengde hür şehîd olup civâr-ı rahmete rûh-ı şerîfi urûc edüp na‘şın Esved ibn Mikdâd Dimyât'a getirdüp Dimyât'ın cânib-i şarkîsinde nîm sâ‘at ba‘îd buhayre-i Dimyât kenârında bir âsitâne-i âlî içinde bir kubbe-i pür-envârda münevver olup yatır. Mâh-ı Şa‘bân'ın on beşinde şehîd olduklarıyçün ol gün mevlûd-ı şerîfine mübâşeret edüp üç gün üç gecede Dimyât ve gayrı kurâ ve kasabâtlardan kırk elli bin âdem haymeleri ile gelüp meks edüp ziyâret ederler. Ve Dimyât kâyimmakâmı bu mevlûda Dimyât a‘yân-ı eşrâfı ve askeri ile bu ziyârete kerr ü ferr ü dârât ile gelüp haymesinde meks edüp summât-ı azîm çeküp üç gün üç gece ni‘meti mebzûl olup bir Mısrî kîse masrûf edüp paşasının muhâsebesine mahsûb olur, kânûn-ı kadîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y349b ·
metinde göster ·
… hvesi ve bozası yokdur. İbrîm kuluna bu beled aklâmdır. Bunda dahi Künûz Urbânı
haymeleri
vardır. Künûz Urbânı haddi bu mahalde tamâm olup İbrîm tarafına geçmezler. Ve y …
Bunda dahi yetmiş seksen mikdârı kamış evli zâviyesi var, ammâ kahvesi ve bozası yokdur. İbrîm kuluna bu beled aklâmdır. Bunda dahi Künûz Urbânı haymeleri vardır. Künûz Urbânı haddi bu mahalde tamâm olup İbrîm tarafına geçmezler. Ve yine bu mahalden Nîl kenârınca çemenzâr ve ferah-fezâ ve dilküşâ mahsûllü sahrâlar ile Lubye [lûbiye?] karpuzu yiyerek beş sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y390a ·
metinde göster ·
Vakt-i asrda gördüm, Hüseyin Beğ haymemize gelüp bizi hâkden ref‘ etdi. Hemân hakîr ba‘zı mâhazar nakliyyât ve zülbiyyât makûlesi ve şeker lokum getirüp bir kâse mümessek anber şerbeti nûş edüp safâ etdi. Ba‘dehu Q 318aP 315a gidecek mahalde huzûruna bir tob sof ve iki Dimyât alacası ve iki kavanoz mümessek reybâs şerbeti hedâyâ verdiğimizden gâyet memnûn oldu ve sâyebânına gitdi. Ve cemî‘i gelen zahâyirleri askerine tevzî‘ edüp vakt-i gurûbda asker-i bî-pâyân içinden bir ün ve gırîv ü feryâd kopdu kim hakîrin yüreği kopdu. Meğer gülbâng çekerlermiş. Nısfu'l-leylde kösleri çalup cümle haymeleri bozup âmâde oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y399a ·
metinde göster ·
"Gazânız mübârek ola" dedükde Arapça deyüp sürûrundan cemî‘i mâlın bezl eyledi. Ol gece nigâhbânlar ile haymeleri gözedüp ale's-sabâh bu mahalden rıhlet edüp âteş-perest vilâyetlerine asker-i İslâmı nehb [ü] gârete gönderüp gayrı asâkir ile kendüleri Kal‘a-i Firdâniye altında deryâ-misâl asker ile meks olunup diyâr-ı âteş-peresti harâb etmeğe kol kol askerler azîmet etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y400b ·
metinde göster ·
ile konup göçerler. Hüceyze cüvânı meşhûrdur. Şeyhleri Nâsır Alî mâhazar ta‘âm …
Üç bin Şâfi‘î Urbândır, bu mahallerde haymeleri ile konup göçerler. Hüceyze cüvânı meşhûrdur. Şeyhleri Nâsır Alî mâhazar ta‘âm yedirüp andan ubûr edüp vakt-i asrda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y444b ·
metinde göster ·