… aded deve kurbân edüp fukarâya bezl olunup herkes sarâylarda ve niçe yüz ağalar
haymelerinde
meks etdiler. Ertesi ale‘s-sabâh Sadrıa‘zâm Dervîş Mehemmed Paşa ve yedi kubbe …
Menzil-i kasaba-i sarây-ı Kaya Sultân der mahalle-i Topçular: Bu sarây-ı ferah-fezâya dâhil oldukda yüz aded kurbân ve on aded deve kurbân edüp fukarâya bezl olunup herkes sarâylarda ve niçe yüz ağalar haymelerinde meks etdiler. Ertesi ale‘s-sabâh Sadrıa‘zâm Dervîş Mehemmed Paşa ve yedi kubbe vüzerâları ve şeyhülislâm (---)(---) efendi ve nakîbü'l-eşrâf (---)(---) efendi ve kadı‘askereyn ve İslâmbol mollası ve gayri niçe bin a‘yân [u] kibâr-ı kübbâr gelüp paşa ile müşerref olup Dervîş Mehemmed Paşa ile bizim Melek Paşa birbirlerin bağrına basup sadrıa‘zam koynundan bir hatt-ı şerîf çıkarup paşaya verdi. Paşa bûs ber-ser edüp kırâ’at etdikde "Emir pâdişâhımın ammâ Sofya-i sâfiye şehrinden berü yedi aydır haste-hâlim İnşâallah sehel tahsîl-i mizâc edüp fermân-ı şehriyârî üzre kubbe-nişîn vezîr-i sârî olalım, fermân pâdişâh-ı Cem-cenâbındır" deyüp niçe kelimâtdan sonra paşa, sadrıa‘zama bir ziyâfet-i azîm etmişdir kim bir târîhde bir vüzerâ bir sadrıa‘zama etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172a ·
metinde göster ·
… Derhâl yedi aded beğleri Van ağaları ve sâ’ir me’mûr olan beğler bunları kapup
haymelerinde
zencîre urup kayd ü bend etdiler.
"Kaldırın şu kâfirleri" deyince meğer evvelden tenbîh olunmuş imiş. Derhâl yedi aded beğleri Van ağaları ve sâ’ir me’mûr olan beğler bunları kapup haymelerinde zencîre urup kayd ü bend etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273a ·
metinde göster ·
… d arka yükü çuvallarıyla ellerine ûd-ı mülebbes ve ûd-ı sandal-ı müdennes girüp
haymelerinde
süd ile darı aşı pişirmek iktizâ eder. Mezkûr Celüvlar dağ âdemîleri olmağile û …
Bu mahalde Hakkarî Celularının ellerine mâl-ı ganâ’imden dörd arka yükü çuvallarıyla ellerine ûd-ı mülebbes ve ûd-ı sandal-ı müdennes girüp haymelerinde süd ile darı aşı pişirmek iktizâ eder. Mezkûr Celüvlar dağ âdemîleri olmağile ûd u amber ü sandal nedir, ne bilsinler. Açlıkları gelmiş bir alây yağî ü bâğî ü dağî âdemler darı ile südü tencereye koyup ûda ve sandala âteş edüp ta‘âm pişirirken ûd u sandalın râyiha-i tayyibesi ordu halkının dimâğların mu‘attar etdikde "Siz hân bâğından ûd yağma etmişsiz" deyü dörd yük ûd-ı mülebbes ve sandal ile mezkûr Celüvîleri paşa huzûruna getirüp kıssa-i pür-hisselerin paşaya nakl edüp cümle 279a huzzâr-ı meclis gülmeden gaşy oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278b–279a ·
metinde göster ·
… hayme vü hargâh ve bâr-ı büngâhların nasb-ı hıyâm edüp Şâ‘ir Hayyâm-vâr herkes
haymelerinde
maksûd u merâmları üzre meks edüp ol fezâ-yı hâmûn-ı Dergezîn çetr-i gûnâ-gûnla …
Çünki mâh-ı mezbûrun düvâzde günü olup Dergezîn hânı bir gün mukaddem Dergezîn şehri hâricinde Şâh Hıyâbânı kurbâğı kurâsında niçe yüz çetr-i mülemma‘ların ve serâperde ve nâmûsiyye ve otak-ı zer-tâkların kurup cemî‘i şehrin a‘yân [u] kibârları dahi hayme vü hargâh ve bâr-ı büngâhların nasb-ı hıyâm edüp Şâ‘ir Hayyâm-vâr herkes haymelerinde maksûd u merâmları üzre meks edüp ol fezâ-yı hâmûn-ı Dergezîn çetr-i gûnâ-gûnlar ile gûyâ lâlezâr oldu. Ve cümle şehrin aşbâzları dâmen-dermiyân edüp âşûralar ve niçe gûne çâşt-ı mümessekler pûhte etmeğe başladılar. Beri tarafda hân dahi kerr ü ferr ü dârât u ihtişâmıyla ve cümle nöker-i çamapurıyla alây ederek kös ü nefîr ve kerrenây u surnâ ve nakkârelerin çalarak gelüp serâperdesinde karâr etdikde cümle erbâb-ı kibâr-ı güzîn-i şehr-i Dergezîn hânın otağasına cümle Şî‘î vü Râfızî ve Sebbâb u Teberrâ‘î ü Tülüngî ve Cevellâkî vü Kalenderî ve Melâhide ve Havâricân cümle kat-ender-kat cem‘ olup serâperde-i hân içre çıt-a-çıt zânû-be-zânû olup oturdular ve Makteli'l-Hüseyin dinlemeğe sâmi‘înden oldular. Ba‘dehû meydân-ı muhabbete çârpâlı bir kürsî-i sadefkârî getirüp pencgâh kademe bir nerdübân kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 312b ·
metinde göster ·
… zda kalup bizler şatt nehri tarafına azîmet edüp ol gece kabâ’il-i Mevâl Urbânı
haymelerinde
mihmân olduk. Ertesi 4 sâ‘atde,
Bu kal‘a-i A‘kar'ı ubûr edüp mukaddemâ bâlâda tahrîr olunan Tahtekân menzili sol tarafımızda kalup bizler şatt nehri tarafına azîmet edüp ol gece kabâ’il-i Mevâl Urbânı haymelerinde mihmân olduk. Ertesi 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 2a ·
metinde göster ·
… rın niçe bini nâ-ehl ehremen ve zîr-dest ve dîv-dest ellerine girüp şeb [ü] rûz
haymelerinde
ve dağıstân hıyâbânistânlarda bu bâkire ve dûşîze ve kâlimleri ve mûğpîçe gulâm …
Ve bu sefer-i eser-me’serde bu kadar semen-sîmâ kemân-ebrû ve perî-peyker ve melek-manzar ve gül-çehre ve gül-bûlar dirâğûş olunup her birinin hüsn-i cemâlleri bir mertebede idiler kim geysû-yı mürgûle-i çîm-ender-çîm ve hîm-ender-hîmlerinin her târları revnak ve şeb gibi gören uşşâkın akılların târumâr ederlerdi, lâkin bu bânûların niçe bini nâ-ehl ehremen ve zîr-dest ve dîv-dest ellerine girüp şeb [ü] rûz haymelerinde ve dağıstân hıyâbânistânlarda bu bâkire ve dûşîze ve kâlimleri ve mûğpîçe gulâmları alt edüp ol fetâlar şakır şakırdı şaka ayyûka âvâzeleri tâ araka çıkınca her kûşe ve pûşede ol kadar cimâ‘ olurdu kim tokuz ayda on binden mütecâviz bula hâmile olup bu seferde evlâd sâhibi oldular ve hâmile kalmaz gayri hüddâmânın hidmetin kavm-i Lût bilir, ammâ bu Seykel diyârının mahbûb u mahbûbesi Macar-ı füccâr-ı Erdel-i erzel memleketinde değil belki Leh ve Çeh ve Alman vilâyetlerinde misilleri yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b ·
metinde göster ·
… râğân olup her şeb-i muzlim rûz-ı nevrûz-misâl olup leyle-i Kadr oldukda herkes
haymelerinde
zevk u safâda oldular.
Ve her gece Uyvar'ın dîvârı üzre yığılan dağlar gibi topraklar üzre niçe kerre yüz bin meş‘ale ve kanâdîl ve fânûs ve neft ve katrân ve şem‘-i asel ve şem‘-i rîhler ile üç gece çerâğân olup her şeb-i muzlim rûz-ı nevrûz-misâl olup leyle-i Kadr oldukda herkes haymelerinde zevk u safâda oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120a ·
metinde göster ·
… rüp anlar dahi kaynar sular ile kazıklar kakarak haymelerin kurup a‘yân-ı kibâr
haymelerinde
karâr etdiler, ammâ karakullukçu hüddâmânın bu seferde çekdiği derd [ü] belâ ve …
Bu hâli gayri a‘yân görüp anlar dahi kaynar sular ile kazıklar kakarak haymelerin kurup a‘yân-ı kibâr haymelerinde karâr etdiler, ammâ karakullukçu hüddâmânın bu seferde çekdiği derd [ü] belâ ve renc [ü] anâyı Allâh bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 138a ·
metinde göster ·
… ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etmegiçün ol şeb Âl-i Umûr
haymelerinde
mihmân olup hayli ikrâm etdiler. Ba‘de'l-gurûb cüz’î âteş nümâyân olarak vakt-i …
Ammâ Hazret-i Meryem Yahûd kavmi ta‘nından Kudüs'den firâr edüp bu halîc-i Sidrem ve ba‘zılar Buhayre-i Meryem derler, bunda kapanup Hazret-i Îsâ ile bunda sâkin olurmuş. Cenâb-ı Bârî anlara Cibrîl-i Emîn ile Arapça ihsân edüp leyle-i zulmetde ziyâ ihsân ederdi. Ol ecilden hâlâ bu gârdan âteş zâhir olur. Hattâ hakîr ol gece bu ziyâyı Y 234b müşâhede edüp ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn ve hakka'l-yakîn hâsıl etmegiçün ol şeb Âl-i Umûr haymelerinde mihmân olup hayli ikrâm etdiler. Ba‘de'l-gurûb cüz’î âteş nümâyân olarak vakt-i aşâda cihân âlem-tâb oldu. Tâ vakt-i şâfi‘î mahalline dek ber-karâr olup ba‘dehu muzmahil oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y234a–Y234b ·
metinde göster ·
niçe yüz bin kanâdîl ve işâreler ederler kim ba‘zı işâre kanâdîlden servi ve na …
Ve cemî‘i huccâcın haymelerinde niçe yüz bin kanâdîl ve işâreler ederler kim ba‘zı işâre kanâdîlden servi ve nahl-i hurmâ ve mihrâb u minber ve surâhî kabak ve mühr-i Süleymân ve şemse şekilli eşkâlât-ı garîbe ve acîbeler ile her haymeyi tezyîn edüp leyle-i muzlimden zulmet gidüp vâdî-i Mîne mihr-i âlem-tâb gibi münevver olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y328b ·
metinde göster ·
… i mübârekeleri Kadir olur. Bu şâdumânlardan gayrı köşe köşe âşıkân-ı sâdıkânlar
haymelerinde
deff ü kudüm ve tabl [ü] nakâre ile tevhîd ü tezkîr edüp şâdumânlar olduğundan …
Ve bu meydân-ı Tanta'da köşe köşe salıncaklar ve dollâb ve beşikler ve taht-ı revânlar ve çarh-ı felekler ve atlı karacalar ile müzeyyen olup tabıllar ve zurnalar ile sagîr ü kebîr salıncaklara binüp Y 293a âşıkân [u] ma‘şûkân salınırlar. Gûyâ mevlûd-ı Bedevî yevm-i ıyddir, leyle-i mübârekeleri Kadir olur. Bu şâdumânlardan gayrı köşe köşe âşıkân-ı sâdıkânlar haymelerinde deff ü kudüm ve tabl [ü] nakâre ile tevhîd ü tezkîr edüp şâdumânlar olduğundan mâ‘adâ her tarafda niçe bin kazgan ta‘âmlar ve ni‘met-i nefîseler tabh olup yenilüp içilmede. Ammâ hikmet-i Hudâ bu meydâna şarâb gelse bi-sırr-ı Bedevî sirke olur. Ammâ bozahâneler ve fış fış şerbetleri vardır. Lâkin ırka sûs ve dahi berberîs ve temirhindî ve inebü'd-dibs şerbetleri latîf meşrûbâtlardır. Aceb hikmetdir kim bu meydânda şarâb sirke olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y292b–Y293a ·
metinde göster ·
… lât şehrinin kadîdidir. Kaçan pertâb etse ceyrân ana hem-pâye olamaz. Bu kavmin
haymelerinde
bir tüğlü asfer âdem var idi. Cümle halk temâşâsına vardı.
Ve Bağanıskı kavmi gözlerinin beyâzı çokdur, gâyetü'l-gâye tenleri siyâhdır. Ammâ eyle kadîd-i mahzdır kim gûyâ Ahlât şehrinin kadîdidir. Kaçan pertâb etse ceyrân ana hem-pâye olamaz. Bu kavmin haymelerinde bir tüğlü asfer âdem var idi. Cümle halk temâşâsına vardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y310a ·
metinde göster ·
… azretleridir. Senede bir kerre mevlûd-ı azîmi olup kırk elli bin âdem cem‘ olup
haymelerinde
on gün on gece tevhîd-i sultânî olur. Mâ-tekaddem Malaka meydânında bu mevlûdu …
eş-şeyh Hazret-i Kenâniyye es-Sâdât: Bir kubbe-i âlîde medfûnlardır. Cümle kırk bir kibâr-ı evliyâlar bir yerde medfûnlardır. Zamân-ı kadîmde kırk biri de harâmîler imiş, hidâyetullâh erüp cümlesi velî olmuşlardır. Ser-tâcları kutbü'l-aktâb pişvâ-yı tarîk Kenânî hazretleridir. Senede bir kerre mevlûd-ı azîmi olup kırk elli bin âdem cem‘ olup haymelerinde on gün on gece tevhîd-i sultânî olur. Mâ-tekaddem Malaka meydânında bu mevlûdu Urbân-ı uryân aşkıyâsı basup ordu-yı bâzârı nehb [ü] gâret edüp hayli âdem şehîd ederler. Derhâl şehr içinden kırk bir yeşil imâmeli ve eşheb atlı eli mızraklı âdemler zuhûr edüp cümle harâmîleri katl edüp yine şehre girüp gâyib olurlar. Bu menâkıb karîbü'l-ahd olup yetmiş senedir. Ol asırdan berü mevlûda ehl-i züvvâr gelmeyüp cem‘iyyet olmaz imiş. Hakîr bu ahvâli istimâ‘ eyleyüp Mansûre kâşifi Turna Mustafâ Beğ'e hitâben mü’ekkid buyurdular, Cânpûlâdzâde Hüseyin Paşa efendimizden alup eyâlet-i Mansûre'de dellâllar nidâ edüp bin seksen dördde kırk elli bin âdem gelüp cem‘iyyet-i kübrâ oldu. Hamd-i Hudâ hakîr dahi birkaç sene hâzır idim. Her sene terakkîli âdem deryâsı olmadadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y354a ·
metinde göster ·
… îl kenârınca ba‘zı kamışdan mebnî harâb şekilli kurâları ubûr ederek ve Abâbide
haymelerinde
şîr-i şütür nûş ederek üç sâ‘atde dahi,
Andan kalkup üç sâ‘at yine cenûba Nîl kenârınca ba‘zı kamışdan mebnî harâb şekilli kurâları ubûr ederek ve Abâbide haymelerinde şîr-i şütür nûş ederek üç sâ‘atde dahi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y381b ·
metinde göster ·