İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

hayy*

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
269
isabet
252 cümle/beyitte
99,7
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
40+
farklı biçim
34 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi269109,9

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bağlamlar 1–50 / 269

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“hayy*” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 8b … ta‘alluk etdükçe bükâdan fâriğ olam" deyü gûnâ-gûn ricâlar etdi. Derhâl ricâsı hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup Hazret-i Süleymân cemî‘i ins [ü] cinne ve perîlere emr edüp …
EÇS I 20b … âre gemi ile vakt-i seherde ale'l-gafle şebhûn edüp ceng-i azîm içinde bi-emr-i Hayy-ı Kadîr cümle küffâr-ı hîlekâr münhedim olup yetmiş pâre gemileri ile on bin küff …
EÇS I 21a … ymâl-i rimâl olmuş ac u zâc olup şaşmış, küffâr-ı hâksâr içre aç kurd gibi Arab hayyâlleri girüp yedi sâ‘atde yigirmi üç bin kâfiri pây-beste ve dil-haste edüp esîr etdil …
EÇS I 23a … dir. Ammâ sükkânân-ı kavm-i Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-ı ân merzibûm bi-tedbîri Hayyı'l-Kayyûm fermânıyla aslında kavm-i Rûm, Ays bin İshâk evlâdlarındandır. Ammâ kavl-i sahî …
EÇS I 25b … lâ, kal‘ayı bir kaç günden sonra feth olmasın Cenâb-ı Bârî'den ricâ edüp du‘âsı hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup günden güne kal‘anın fethi müşted olup tâ ki on gün oldu.
EÇS I 27b {On birinci fasıl} / Bi-emri hikmet-i Hayy [ü] Kadîr hikâyet-i garîb [ü] acîb-i bî-nazîr
EÇS I 31b Kim ede mübârek tapuna hayy-i tüvânâ {galat}.
EÇS I 33b Evvelâ evsâf-ı kâr-ı kadîm ve binâ-yı azîm ma‘bedhâne-i abd-i Hayy-ı Kadîr ya‘nî Câmi‘-i Ayasofya-i Kebîr. Evvelâ müverrihîn-i selef-i Yûnâniyân'dan …
EÇS I 34b–35a … ânemizi ta‘mîr edelim ola kim ber-karâr ola" deyü ricâ etdiler. Derhâl ricâları hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup Hazret-i Risâlet hokka içre mübârek ağzı yarından ilkâ edüp …
EÇS I 40b … -imâdın tekmîline sa‘y-i belîğ edüp kubbe-i azîm-i nîlgûnun rif‘at-ı intisâbını Hayyâm-ı Mînâ nâm seb‘-i sidâd(?) gibi bülend ve hoş binâ-yı dil-pesend etdiler kim vasf …
EÇS I 66a … Pâdişâhım, Abaza Paşa kulunun cürmünü afv eyle" deyü ricâ etdiklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup afv olundu. Ve Bosna eyâleti ihsân olunup Abaza gazâsından g …
EÇS I 70b … mdâd eyle" deyince derhâl yek perende-i mu‘allak tâvûsî atarak nerdübân başında Hayye ale's-salâ hânesin aldım.
EÇS I 71b … r hişt-i ipşîrî ile ol kepşe yetişüp hâh-nâ-hâh kepş-i ma‘hûdu hişt ile urdukda hayyât sûzeni harîrden güzer eder gibi perrân geçüp şâhin-vâr şikârın alup kurbân etdi …
EÇS I 106a Pîrî Paşa'nın mekânın Adn ede Hayy-ı Vedûd. / Sene 999.
EÇS I 117b … Ebü'l-feth asrında taraf-ı Rûm'a azîmet olundukda serâperde-i Osmâniyânı cümle hayyâmlar bunda kurup sâkin olduklarıyçün Otakcılar derler. Âb [u] hevâsı latîf hadîka ve …
EÇS I 146b … edüp niçe zamân her işe kullanırlar. Ammâ bu dağlara herkes gidemeyüp bir hayli hayyâl atlılar gidüp teferrüc ederler. Ve bu mahalde,
EÇS I 175a … zetinden alâ kadri't-tâka alay ile ubûr edelim" deyü ricâ etdiklerinde ricâları hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup hatt-ı şerîf tertîbnâme verilüp ol minvâl üzre alay ümenâlar …
EÇS I 184a … atı gezdirüp anın boğazına bir burgu asa kosalar bi-emrillâh at selâmet bulur. Hayyâlan-ı Şâm mâbeyninde mücerrebdir.
EÇS I 191b el-Faslu's-sadis ve'l-ışrûn / Esnâf-ı hayyâtân ya‘nî terziyân
EÇS I 191b Esnâf-ı hayyâtân-ı dolamacıyân: Bunların büyük kârhâneleri (---)'dır, ağaları dahi andadır. Sarây- …
EÇS I 195a … ı Hümâyûn alayı edelim" deyü cümle ricâ etdikleri ricâları Süleymân Hân yanında hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup ellerine hatt-ı şerîf verilüp,
EÇS I 197a … inde bu otcular bâzâr kurup labada kökü ve güneyik kökü ve lisân-ı sevr kökü ve hayyı'l-gârikûn kökü ve miyan kökü ve zâter kökü ve niçe bin isimli devâ otların cem‘ edüp ispe …
EÇS I 217a … âl, ammâ âteş gibi şu‘le verirdi. Ve burnunun orta direği yok idi. Ammâ bi-emri Hayy-ı Kadîr, peder [u] mâderi bu ma‘sûmu şîr-i mâder, hurmâ ve kand-i nebât-ı hamavî …
EÇS II 221b Evsâf-ı menzil-i Dârü'l-harîr, sevâd-ı azîm nazargâh-ı Hayy [u] Kadîr, taht-ı kadîm-i evvel-kal‘a-i Bursa, pây-ı taht-ı düvel
EÇS II 228b … mtaz [u] müstesnâlardır. Bu kahve Ulu Câmi‘ kurbunda olmağıla bâng-ı Muhammedî " Hayya ale's-salâ" dedikde kahvede bir cân kalmayup câmi‘e giderler. Gâyet musallî Bur …
EÇS II 232a … ilâfât-ı kesîre olmuşdur, amma ecnâs-ı mütenavvi‘ayı "ân-ı merzibûm, bi-takdîri hayyi'l-Kayyûm " fermânıyla aslda kavm-i Rûm Ays b. İshak Nebî evlâdındandır, ammâ kavl-i sahîh …
EÇS II 266a–267a … elüp alâ mele’i'n-nâs yetmiş nefer fukarâsıyla postların deryâ üzre döşeyip "Yâ Hayy [u] yâ Kayyûm" esmâsına müdâvemet edüp def ve kudümlerin çalarak bir günde Rûm …
EÇS II 266a–267a … u. Ba‘dehû kazanın ağzın açup gördüler kim Saltık Bây Sultân arak-âlûd olup "Yâ Hayy " ismine meşgûl, ruhbân-ı mel‘ûn herse olup ancak üstühânları ve siyâh ruklesi k …
EÇS II 282a … yân-ı sanâyi‘ât-ı memdûhât: Her esnâfda erbâb-ı ma‘rifeti çokdur, amma cümleden hayyal-i sûzen-gâr-ı hayyâtı ya‘nî derzisi ve hallâcı meşhûrdur. Hallâcı yayın destine a …
EÇS II 282a … dûhât: Her esnâfda erbâb-ı ma‘rifeti çokdur, amma cümleden hayyal-i sûzen-gâr-ı hayyâtı ya‘nî derzisi ve hallâcı meşhûrdur. Hallâcı yayın destine alup etek der-meyân e …
EÇS II 284b … rinde Hazret-i Kur‘ân tilâvet ederek evlâd-ı sağîrelerinin ellerine yapışup "Yâ Hayy " ismiyle hemân ol alev-ber-alev olmuş âteş-i Nemrûd içine girüp "Yâ Hayy, yâ Ka …
EÇS II 284b … up "Yâ Hayy" ismiyle hemân ol alev-ber-alev olmuş âteş-i Nemrûd içine girüp "Yâ Hayy , yâ Kayyûm" ismiyle semâ-ı safâ edüp âteşi depe depe nîm sâ‘at tevhîd edüp taşr …
EÇS II 293b–294a … ardır. Hikmet-i Hudâ ol kûhun taşını tokmak ile döğüp kettân gibi olur. Ba‘dehû hayyâl iplik eğirüp âbdest makramaları ve latîf ve zîbâ donlar ve gömlekler edüp a‘yân …
EÇS II 300a–300b … nâyi‘ât: Bu Tebrîz'de olan üstâd-ı kâmil nakkâş ve ressâm ve bennâ ve zerger ve hayyât bir diyârda yokdur. Her kârın âlü'l-âlı bu şehrde mevcûddur. Husûsan bunda dûht …
EÇS II 328b–329a … nin vay hâline", deyüp üç nevbet gülbâng-i Muhammedî çeküp cânib-i şimâle cümle hayyâl-ı küheylân atlı asker ile ol gün ol gice ılgar edüp uğradığımız yerlerde ata dona …
EÇS II 334b–335b … î" deyüp arkalarında olan kamîsların almak ister. Seydî eydür "Rûh annî yâ arsa hayyâl " dedikde Arabın biri Seydî'ye sinân havâle edince hemân Seydî cüst ü çâpük ve ç …
EÇS II 334b–335b … damla kanın afv edüp ba‘de zamân hakkından gelesiz" deyü ricâ ederler. Ricâları hayyiz-i kabûlde vâki‘ olmayup yine Sultân İbrâhîm Hân dibelik âteş-pâre olup "Benim huz …
EÇS II 350b … afv edin. Irz-ı pâdişâhî var, cümlesin âzâd edin" deyü ricâ etdiler. Mercâları hayyiz-i kabûlde vakı‘ olup cümlesin âzâd etdiler. Ammâ cümlesin deyenek altında katl et …
EÇS II 358a … ngistân'a götürüp sûf idelim dediler, olmayup âhir ruhbânlar içün hâlâ sûf gibi hayyâl mevcsiz siyâh rukla şâlı dokurlar. Ahâlî-i Engürü, Hacı Bayrâm-ı Velî'nin kerâm …
EÇS III 7a–7b … Gâzî'ye haber etmek içün bir hûrdece fıske taş kal‘adan Battâl'a atar. Bi-emri Hayy [u] Kadîr mezkûr taş Seyyid Battâl'ın kulağı tozuna isâbet edüp şehîd olur. Bun …
EÇS III 10a–10b … tmişlerdir, ammâ sükkân-ı Rûm ve ecnâs-ı mütenevvi‘a-i ân-ı merzbûm bi-takdîr-i Hayyu'l-Kayyûm fermânıyla ibtidâ bu Yunaniyân Konya'ya ve diyâr-ı Rûm ki Sivas'dır, bu diyârla …
EÇS III 13b Der-beyân-ı memdûhât-ı sanâyi‘ât: Bu şehrin zergerleri ve külâhcıları ve hayyâtları ve Pâk Selmânî berberleri meşhûrdur. Ammâ tabbâğları ekâlîm-i seb‘ada yokdur. B …
EÇS III 19b Dâr-ı Hayye ya‘nî Şâhmaran kal‘ası: Sol tarafımızda bir yalçın kaya üzre Mar‘aş yolunda gör …
EÇS III 23b–24a … ltında gelirken Mine Gölü yerinde {yine sehhâr şîşenin birin dahi kırup bi-emri Hayy [u] Kadîr ol yerden Mîne Gölü âb-ı zülâli} zâhir olup hâlâ ol dahi bir buhayre- …
EÇS III 23b–24a … eder. Sen niçün cânib-i garba akarsın. Dön girü ak, âsî oldun" deyince bi-emri Hayy [u] Kadîr nehir lisân-ı hâle gelüp eydür: "Yâ Alî emr-i Hüdâ ile bu mahalle gel …
EÇS III 30a … n Üsküdar'ın ihrâk bi'n-nâr olmadan halâs olmasın ricâ edüp hamd-i Hüdâ ricâmız hayyiz-i kabûlde vâkı‘ olup Murâd Paşa (---) kadar sadrıa‘zam olup selâmetle Budin'e vâl …
EÇS III 34a … lâ mazarratı yokdur. Bu cebelde kar kurdu olmağıla evlâd-ı Arab ol kurda "zi’bu hayyi's-selc " derler. Temâşâgâh cebel-i âlîdir kim üç günlük yoldan nümâyândır. Bu cebelde,
EÇS III 37a … et-i Hudâ; bir gice menâmında ihtilâm olup zülâle-i menîsi zemîne düşüp bi-emri Hayy [u] Kadîr dokuz ay on günden sonra zemînden edîm-i arza Hazret-i Şîs vücûda gel …
EÇS III 42b–43a … mahalli görüp temâşâ etdik. Evc-i âsumâne kad çekmiş bir kızıl kayadır. Bi-emri Hayy [u] Kadîr ol kaya iki şak olup deve zâhir olduğu yer ve yine köçek deve girüp g …
EÇS III 44a … i köyüdür. Bu mahallerde bir kayalı derelerde Benî İsrâ‘îl şehirlerinden şehr-i Hayyân nâm bir şehir var imiş. Lâkin cümle mağârlarda sâkinlermiş kim kat-ender-kat ma …