İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

haz edüp

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
28
isabet
28 cümle/beyitte
10,4
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
41 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi2811,4

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–28 / 28

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“haz edüp” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 22b … hulvü'l-kelâmından ve dînleri uğuruna şühedâların defn etdi deyü şeyhden {kral} haz edüp Baba Ca‘fer ile gelen nâmelerin cevâbının me’âl-i muhassılın kendü nâmelerine t …
EÇS I 36a … ofya'nın ta‘mîr [ü] termîmiyçün Koca Mi‘mâr Alî'yi Tekur'a gönderüp kıral gâyet haz edüp Ayasofya'nın cânib-i erba‘asına azîm pâyeler inşâ etdi kim her biri birer sedd- …
EÇS I 43b dedükde Süleymân Hân haz edüp hidmeti mukâbelesinde Karınca Kapudan'a kadrince Yılanlı cezîresi ve Rodos cezî …
EÇS I 66a … şâh-ı pür-rahim, Abaza Paşa'nın sâdıkâne sözlerinden ve bu mertebe inkıyâdından haz edüp gazab-âlûd iken gazabı teskîn olduğun cümle musâhibîn ü mukarrebîn ve huzzâr-ı …
EÇS I 70b … zemîn askerinin kökün kesdiler" deyü cevâb etdikde bu hoş-âmed kelâmdan pâdişâh haz edüp "Çakır" deyüp bir kâse nûş etdi ve ba‘de'l-asr sohbet tamâmında hakîre,
EÇS I 105a … -ı pehlivânân olan Ahmed kolu Çingânesinin çağanabâzlığından ve kâr-sâzlığından haz edüp yüz kîse ve yeniçeri ağalığı ihsân etdi. Âhir Çingâne Ahmed {eydir}
EÇS I 139b … ıkup temâşâ ederler. Ekseriyyâ Sultân Murâd-ı Râbi‘ efendimiz bu câ-yı latîfden haz edüp ayş [u] nûş ederdi. Bunda bir çemenzâr yerde cirid-endâht etdikleri nişânı taşı …
EÇS I 140b … târîhinde Murâd Hân-ı Sâlis binâsıdır. Ammâ Murâd Hân-ı Râbi‘ âb [u] hevâsından haz edüp dâ’imâ bunda işret ederdi. Akındıburnu'nda bir kaya üzre müte‘addid kasırlar il …
EÇS I 157b nassını tefsîr etdiklerinde Murâd Hân haz edüp sûhtevât tâ’ifesine üç kîse altun ihsânları olup hayır senâ ile ubûr etdiler. A …
EÇS I 158b … i yine Hindistân'da Rey şehrinde medfûndur. Hazret-i Resûl, râyiha-i tayyibeden haz edüp bunlar dâ’imâ Hazret['e] gülâb hedâyâ getirirlerdi. Kemerin Hazret-i Alî bend e …
EÇS I 165b … b cömerdân-ı merd-i meydân olalar" deyü fermânlar ihsân edüp Mısır tüccârânları haz edüp sürûrlarından ayakları yer basmaz olup keştîbân-ı Akdeniz'den sonra alay etdile …
EÇS I 175a Murâd Hân bu esnâfların hey’etlerinden ve evzâ‘ [u] etvârlarından haz edüp kahkahâ ile gülmüşdür. Zîrâ bir âlüfte vü âşüfte pâdişâh-ı azîmü'ş-şân idi. Bun …
EÇS I 180a–180b … r. 180b Bu gûne şaka ile alayköşkü'nden ubûr etdiklerinde pâdişâh-ı Cem-cenâb haz edüp iki ellerin dizlerine urup kahkahâ ile tebessüm etmişlerdir. Andan,
EÇS I 208b … ve meş‘alciyânın makrafa debleklerinden ve kâse ve filcân sâzlarından Murâd Hân haz edüp huzûrunda vâfir fasl etdirüp akkâm ve meş‘alcibaşıya ihsân etdi.
EÇS I 217a … e kırmızı gözlü, kedi sözlü ve ahmer yüzlü mahbûb olup herkes ile ülfet etmeden haz edüp bir kaşmer ve mudhik ve bir güler çehreli yârândan oğlan oldu. Ammâ kelimâtı an …
EÇS II 297b … derdi" deyü arz-ı kâlây etdim. Sebha-i dürr-i cevâhirden ve tîrkeş [ü] kemândan haz edüp hezâr-ahsend etdi. "Ve cenâbınıza iki küheylân ve husân-ı sâfinâtü'l-ciyâd misi …
EÇS VII 73a … ma koyup bir dîbâ kîse içine kral hattın koyunca kral hattına ta‘zîm etdiğimden haz edüp yine kral hattını isteyüp her konakda günde bir koyun ve elli çift sipov ekmek …
EÇS X Y122a … dârı yılan başı Mısır'dan Q 204a P 202a hedâyâ getirdiler, kral-ı bed-fi‘âl haz edüp ipinden yapışup gorof'a teslîm etdi.
EÇS X Y126a–Y126b … a‘sûmu zehirden halâs etdiğin huzzâr-ı meclis şehâdet etdiklerinde paşa şeyhden haz edüp iki yılan dahi huzûrunda yedirüp elli altun şeyhe ve on altun yılanbâza ve beş …
EÇS X Y185a … âdem bindirdi, koca vezîr, ammâ yigirmi âdem endiremez" deyüp at sıçratdı. Paşa haz edüp yetmiş dörd altun ihsân etdi.
EÇS X Y356a … Tâhir Baybars evâyil-i hâlinde bu şehirde kâşif iken ol dahi âb [u] havâsından haz edüp zamân-ı hilâfetinde bu şehri taht-ı sânî edinüp sâkin olurdu. İle'l-ân şehrin t …
EÇS X Y395a … e Atâullâh Kan hâkimdir. Hüseyin Beğ kanına mektûblarımız vardır, deyince vâfir haz edüp kendinin İbrîm a‘yânından ve Sây a‘yânından mektûbların verdik. Ve bir sâde mak …
EÇS X Y401b "Vallâhi'l-azîm biz sizin hüsn-i ülfetinizden musâhabet [ü] zarâfetinizden haz edüp size ta‘aşşuk etdik. Lâkin size bir nasîhat edeyim, kabûl eylen. Zîrâ sizler ka …
EÇS X Y405b … târ ve bir bâlîn-i kalemkâr ve iki makrama-i halkâr verdiğimizde derûn-ı dilden haz edüp safâsından raks etdi. Zîrâ anlar bu gûne Rûm metâ‘ın görmemişlerdir. Bunları ka …
EÇS X Y413a … yâları birer birer hakîr huzûruna koyup oklar ve yaylardan ve kâselerden ziyâde haz edüp safâsından her oka birer birer nazar edüp ta‘accüb ederdi. Buyurdular kim:
EÇS X Y422b Hakîrin ta‘accüb ettiğine sultân haz edüp ,
EÇS X Y442b … î hattıyle müzehheb ve halkârî En‘âm-ı şerîf ve bir sâ‘at-ı latîf verdim. Gâyet haz edüp ,
EÇS X Y445a … iye Ana Mûsâ'yı alup perveriş eder. Fir‘avn Mûsâ'yı görüp cünbüş ü hareketinden haz edüp epsem olur. Tevârîh-i Taberî'de ve cümle tefâsîrlerde kısas-ı azîmdir, tahrîre …