Ziyâretgâh-ı Hazret-i Hızır aleyhi's-selâm: Muhakkak Sâm b. Nûh Nebî evlâdındandır. İskender-i Zülkarneyn'in askerî tâ’ifesinden olup zulümâta bile gidüp âb-ı hayât ana müyesser olup hâlâ hayâtdadır. Ammâ bir rivâyetde Hazret-i Risâlet-penâh buyurmuşlar kim "Eğer Hızır sağ olsa bize buluşurdu" demiş deyü efvâh-ı nâsda şâyi‘-i lisândır. Amâ hayâtda olduğu ve Hazret-i Mûsâ ile Mısır'dan İskenderiyye ve Reşîd ve Dimyât'da Merece'l-bahreyn nâm mahallerde refîk olduğuna sûre-i (---) âyet-i şerîf ile delîl-i kat‘îler vardır. Âyet, Sûre-i Rahmân Arapça ve sûre-i (---) âyet: Arapça(---)(---)(---) ve niçe âyetler dahi vardır. Ba‘zılar peygamber-i mürseldir demişler. Ba‘zılar İskender ve Lokmân ve Habîb-i Neccâr'ın (---)(---) nübüvvetinde ihtilâf edüp ilm-i akâyide müte‘allık Yekûlü'l-abdü fî yedi'l-emâlî, bi-tevhîd ve nazmı dâllâlî" risâlesi 36a manzûmunda (---) oldukların mufassal tahrîr etmişdir. Ammâ bi-emrillah hayâtda olduklarına şübhe yokdur. Zîrâ seyyâhân-ı berr [u] bihâr ve gâziyân [u] mücâhidîn-i kerrâr olan kimesnelerin niçesi râst gelmişlerdir. Hâlâ Hazret-i Hızır ile İlyâs Nebî haydırlar ve birbirleriyle refîklerdir. Lâkin Hazret-i Hızır deryâ hizmetine me’mûrdur. Hazret-i İlyâs kara hizmetine me’murlardır. Lâkin yine şeb [u] rûz her ân zâhiren ve bâtınen birbirleriyle müşerref olurlar. Ve ricâlü'l-gayb ve nücebâ ve nukebâ ve evtâd ve nukebâ ve büdelâ ve (---)(---)(---) Hızır-İlyâs'ın emrine me’mûrlardır. Subh [u] mesâ birbirlerinden müfârakatları yokdur. Hazret-i Hızır, Hazret-i Nûh ile gemide bile idi kim Hazret-i Nûh du‘âsı berekâtiyle zinde olup ol zamandan berü deryâda gezer ve Hızır ismiyle müsemmâ olduğunun vech-i tesmiyyesi oldur kim Birberistân'da basduğu yerde yeşil ot bitdiğiyçün lisân-ı Arab'da Hızır dediler. Ahzar, yeşil demekdir. Tahfîf-i kelâm edüp elifin hazf edüp Hızır derler. Himmeti hâzır ola. Bir acâyib ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 35b–36a ·
metinde göster ·
edüp tahfîf-i kelâm ile Eynegöl derler. Ve hâlâ bu diyârlarda câmi‘lere eyne ta …
Ve Eynegöl ismi ezîne günden me’hûz bir isimdir kim bu şehir ibtidâ feth oldukda ezîne günü imiş ya‘nî cum‘a imiş. Anıniçün ezîne gününden galat kavm-i Etrâk hurûf-ı zâ'yı hazf edüp tahfîf-i kelâm ile Eynegöl derler. Ve hâlâ bu diyârlarda câmi‘lere eyne tamı ya‘nî cum‘a câmi‘i demek olur. Ve göl kenârında ibtidâ cum‘a edâ olunduğıyçün Eynegöl derler. Gölü gâhîce yâbis olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y6a ·
metinde göster ·
Cümle kara Arabların nesli Hâm'a müntehîdir. Hazret-i Nûh dahi gayrı evlâdlariyle Mısır'a geldiler, mezkûr Hâm bu hatt-ı istivâ taraflarında kalup niçe yüz bin evlâdları olup Ebülesved oldu. Ba‘dehu Hâm-ı Esved merhûm olup devlet evlâdı Donkola'ya nakl edüp zamân-ı hükûmetinde bu kal‘a-i Donkalâ'yı binâ etdiğiyçün bu kal‘aya Donkola ve vilâyet-i Esvedân derler. Tahfîf-i kelâm Y 404b olmağiçün Esvedân'ın hemze-i evvelin hazf edüp Sûdân derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y404a–Y404b ·
metinde göster ·