… nâm mahalde bir şeb bu mel‘ûn Yezîdîler bizi şebhûn ile urup arbede-i azîm edüp
hele hamd-i
Hudâ serîka etdikleri eşyâları ve atları bırakdırup harâmîlerin ta bu Karabaş k …
Menzil-i karye-i Karabaş: Hazzo beği hükmünde beş yüz hâne-i İremli Yezîdî Ekrâdı köyüdür. Hatta bin altmış beş târîhinde bu köy Yezîdîleri bizi Van'a giderken Diyârbekir karşısında Çöldepe nâm mahalde bir şeb bu mel‘ûn Yezîdîler bizi şebhûn ile urup arbede-i azîm edüp hele hamd-i Hudâ serîka etdikleri eşyâları ve atları bırakdırup harâmîlerin ta bu Karabaş köyüne dek kovup birkaçın katl etmişdik. Hamd-i Hudâ sıhhatle yine geldik, bir kend-i ma‘mûrdur ammâ kavmi Yezîdî mağrûrdur. Anda dahi bir şeb hâb-âlûd olup andan avdet edüp cânib-i kıbleye 4 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 390a ·
metinde göster ·
"Bire gâzîler, siz zahîre bulun, ben bahâsın vereyim" dedikde
hele hamd-i
Hudâ, kal‘a ağalarından Kargılı Halîl Ağa nâm kimesnenin der-mahzen bin kile da …
"Bire gâzîler, siz zahîre bulun, ben bahâsın vereyim" dedikde hele hamd-i Hudâ, kal‘a ağalarından Kargılı Halîl Ağa nâm kimesnenin der-mahzen bin kile darı ve üç bin kile buğdayı var imiş. Derhâl Yûsuf Kethüdâ anı alup ol ân bahâsın verüp cümle levendâta ve ağavâtlara ta‘yîn verüp sac üzre kavurup ve su ile yoğurup kaşık ile tenâvül edüp def‘-i cû‘ etdiler, ammâ yine halkın gözleri doymaz ve yüzleri gülmez ve bir kimse bir kimseye hayır söylemezlerdi, ammâ karınları tok olmağın derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden bu hâl üzre üç gün üç gece mahzûr olup kemâkân her bâr ceng-i sadkâr olurdu. Âhir-i kâr cümle guzât meşveret edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 58b ·
metinde göster ·
Hudâ sihhat ü selâmetle Hân hazretleriyle cümle asâkir-i İslâm ve gâret olan ka …
Hele hamd-i Hudâ sihhat ü selâmetle Hân hazretleriyle cümle asâkir-i İslâm ve gâret olan kavm-i Noğay ile kal‘a-i Or kapusundan içeri girirken Hân hazretlerine kal‘a-i Or'dan niçe yüz şâhî ve kolomburuna toplar şâdımânları edüp Or beği Kıraş Beğ Hân'a gelüp buluşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 107a ·
metinde göster ·
Hudâ beş Süleymâniyye minâresi kaddi kadar âsımâna ser çekmiş kayanın zirve-i a …
Hele hamd-i Hudâ beş Süleymâniyye minâresi kaddi kadar âsımâna ser çekmiş kayanın zirve-i a‘lâsına selâmetle çıkup etrâf-ı âlemi temâşâ etdikde sübhânü'l-Hallâk bu edîm-i arz üzre ola[n] dağlar ve teller ve çayır ve çemenzâr yerler ve kurâ vu kasabât ve cereyân eden enhâr-ı uyûnlar sahîfe-i zemînde nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn gibi nümâyân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 240b ·
metinde göster ·
Hudâ bu tılısm mu‘attal değildir. Zîrâ kat-ender-kat Mısır gibi Y 80b bir bil …
Ve bir amûdda Mısır'da ihrâk olmaya. Hele hamd-i Hudâ bu tılısm mu‘attal değildir. Zîrâ kat-ender-kat Mısır gibi Y 80b bir bilâd içinde ebeden ihrâk olmaz. Kırmızı sommâkî amûdda olan vefk oldur, derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y80a–Y80b ·
metinde göster ·