… Hân'ın câmi‘den ferâgat etdiğin istimâ‘ edüp tîz bir azîm elçi tedârük edüp bin
hemyân
mâl ve bir kutu zî-kıymet cevâhir-i gûnâ-gûn ile nâmesinde eyle tahrîr etmiş ki …
Acem şâhlarından Şâh Tahmâs Süleymân Hân'ın câmi‘den ferâgat etdiğin istimâ‘ edüp tîz bir azîm elçi tedârük edüp bin hemyân mâl ve bir kutu zî-kıymet cevâhir-i gûnâ-gûn ile nâmesinde eyle tahrîr etmiş kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44b ·
metinde göster ·
"Mesmû‘umuz oldu kim câmi‘i itmâm etmeğe kudretiniz kalmayup ferâgat etmişsiz. Size dostluğa binâen bu kadar mâl-ı hazâyin ve bu kadar cevâhir-i güvâyin(?) gönderdik. Bu cevâhirleri fürûht edüp ve bu mâlı masrûf edüp câmi‘i itmâm eylemeğe sa‘y [u] ihtimâm edüp bizim dahi hayrâtınızda hissemiz ola" deyü bu gûne ta‘n-âmîz nâmeler ile ale'l-acel[e] elçi Süleymân Hân'a geldüği mahalde câmi‘ deryâ-misâl ummâl [u] bennâlar ile binâ olunurken gelüp Süleymân Hân nâmenin mefhûmundan âteş-pâre {olup} bin hemyân mâlı cümle İslâmbol Yahûdîlerine elçi huzûrunda bezl edüp bir habbe kalmadı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44b ·
metinde göster ·
… r dizersen bu su İslâmbol'a varır, dedik. İnşâ’allâh hakîr kîseleri yan yana ve
hemyân
hemyâna muttasıl iki konak yer dizeyim."
"Belî pâdişâhım mümkündür. Nehr-i azîm gibi cereyân eder. Ey imdi sen kîseleri uç uca eğer dizersen bu su İslâmbol'a varır, dedik. İnşâ’allâh hakîr kîseleri yan yana ve hemyân hemyâna muttasıl iki konak yer dizeyim."
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46a ·
metinde göster ·
… î-hisâbdır ammâ herkes evli evinde olmağile nâ-ma‘lûmdur. Ammâ bu tahrîr olunan
hemyân
kesiciler ve hırsızlar ve uğursuzlar ve nûrsuzlar cümle defter ile asesbaşı ve …
Esnâf-ı gidiyân-ı müflisân: Nefer 500. Bu pâzeng ve deyyûsân ve gidiyân bî-hisâbdır ammâ herkes evli evinde olmağile nâ-ma‘lûmdur. Ammâ bu tahrîr olunan hemyân kesiciler ve hırsızlar ve uğursuzlar ve nûrsuzlar cümle defter ile asesbaşı ve subaşıya vergi verüp İslâmbol'un izdihâm çârsû-yı bâzârlarında ve cem‘iyyet-i kübrâ yerlerinde taşradan gelmiş garîbü'd-diyârların sürmelerinden gözlerin çalup fakîr herîfler sürme ile kalırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 155a ·
metinde göster ·
… n efzûn ve kıyâsdan bîrûndur. Bu şehirden beher sâl şâha elli bin altun harâc-ı
hemyân
gider. Bâğ u bâğçesinin hisâbı lâ-yu‘addir. Maralî vü gazâlî nergis gözlü muğ-p …
Kûh-ı Ardalân dâmenlerine karîb yüzü cânib-i şarka nâzır Irâk-ı Dâdyân-misâl bir şehr-i mu‘azzam imiş. Hâlâ eser-i binâları râygândır. Sene (---) târîhinde Hulâgû Hân ve sene 793 târîhinde Timur Hân ve sene 941 târîhinde Süleymân Hân Bağdâd'a giderken ve sene 1040 târîhinde {mâh-ı saferin 27 gün} Murâd Hân-ı Râbi‘ vezîri Hüsrev-i şîr, vezîr-i dilîri harâb etmişdir. Hâlâ yine imâr olmadadır. Erdebil hâkinde daroğalıkdır. Âzerbaycân-ı Ermenîyye şehirlerindendir. Hâlâ yine yetmiş seksen bin kadar ankâ Ermenîleri vardır. Ekseriyyâ ebniyye-i âlîleri deyr-i ibret-nümâ olduğundan ve keferesi ankâ olduğundan her mülûk gâret idegelmişlerdir. Ammâ ibtidâ bânîsi Menûçehr'dir ve Enûşirvân-ı âdil dahi ziyâde imâr etmişdir. Hatta bunda bir deyr-i kebîri var kim gûyâ Kudüs-i şerîfde deyr-i Kamâme'dir. Derûn-ı kenîsede beş yüzden mütecâviz ruhbânları var. Ammâ bu şehr içre Müslümânız diyen bî-dîn Kızılbaşları vardır. Câmi‘leri ve hân u hammâm ve bâzâr-ı şâhîsi vardır. Ammâ kenîseleri hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûndur. Bu şehirden beher sâl şâha elli bin altun harâc-ı hemyân gider. Bâğ u bâğçesinin hisâbı lâ-yu‘addir. Maralî vü gazâlî nergis gözlü muğ-peçe Yarmenî mahbûb u mahbûbe-i mehpâre cüvânları olur. Bir şehir gibidir, lâkin kefereleri kesîrdir. Hâlâ yedi bin aded bâğlı u bâğçeli hânelerdir. Cümle kârgîr binâ-yı cîrdir. Ammâ cümle dâm u bâmları kec ü kagîrdir. Cümle hânedânlarının dûdkeşleri serv-misâl serâmeddir. Ve Hillegân kavli üzre iklîm-i örfiyyenin on sekizincisinde bulunmuşdur. Ve cânib-i kıbleye üç menzilde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 305a ·
metinde göster ·
… hâlî deyü bir mahfî köşede bend-i şalvara rehâ buldurup dâmen der-miyân ve ceyb
hemyân
edüp başlı başıma edebde yesteh-i bârânzede ederken mâ-fevkimde ağaçlık içinden …
Bu cengden sonra ber-mûceb-i tekâzâ âlem ağyârdan hâlî deyü bir mahfî köşede bend-i şalvara rehâ buldurup dâmen der-miyân ve ceyb hemyân edüp başlı başıma edebde yesteh-i bârânzede ederken mâ-fevkimde ağaçlık içinden bir catırdı ve bizim(?) gibi bir patırdı kopdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 21a ·
metinde göster ·
dînârın alâ mele’i'n-nâs meydân-ı mahabbete koyup bir bey‘ [u] şirâ bâzârıdır k …
Ve eyle emn [ü] emândır kim herkes hemyân dînârın alâ mele’i'n-nâs meydân-ı mahabbete koyup bir bey‘ [u] şirâ bâzârıdır kim ta‘bîr ü tavsîf olunması mümkin değildir. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y327a ·
metinde göster ·
Yine böyle iken yarılmadık garar ve serîka olunmadık hurc ve yarılmadık
hemyân
kalmaz. Bu Ezlem'de gâyet ihtirâz lâzımdır. Hattâ bizim evvelki senemizde emîr- …
Yine böyle iken yarılmadık garar ve serîka olunmadık hurc ve yarılmadık hemyân kalmaz. Bu Ezlem'de gâyet ihtirâz lâzımdır. Hattâ bizim evvelki senemizde emîr-i hac at üzre hükm [ü] hükûmât ederken atından rikâbın çaldılar. Nevâtîr nâm menzilde yine huddâmları havflerinden ol serîka olan üzengiye Y 207a mu‘âdil bir rikâb bulup yerine koyup setr etdiler. Tâ bu mertebe harâmîleri çokdur, gâyet hazer gerekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y206b–Y207a ·
metinde göster ·