… amûd-ı âlîlerden bir âsâr yokdur. Hemân çâr-dîvâr üzre kubbe-i âlîdir kim ilm-i
hendeseye
mâlik olan üstâdlar gelüp temâşâ edüp,
Peder-i azîzinin kabr-i pür-envârının kurbünde pederi nâmıyla sene seb‘ ve ışrîn ve tis‘ mi’ede [927] şürû‘ etdi ve sene selâse ve selâsîn ve tis‘ mi’ede [933] itmâm olundu. Bu câmi‘ İslâmbol dâhilinde halîc-i bahre hâ’il bir kûh-ı bâlâ üzre bir câmi‘-i bâlâ-yı ibret-nümâdır. Ammâ sâ’ir cevâmi‘ler gibi derûn-ı câmi‘de aslâ amûd-ı âlîlerden bir âsâr yokdur. Hemân çâr-dîvâr üzre kubbe-i âlîdir kim ilm-i hendeseye mâlik olan üstâdlar gelüp temâşâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42b ·
metinde göster ·
… (---) pûşîde ve bir tula serâmed, rakîk ü nahîf minâre-i mevzûnu var kim ilm-i
hendeseye
mâlik olanlar vâlih [ü] hayrân olurlar. Ahmer-gûn bir minâre-i mevzûndur. Bu câ …
Ammâ câmi‘, Aynî Hâtûn binâsıdır (---) pûşîde ve bir tula serâmed, rakîk ü nahîf minâre-i mevzûnu var kim ilm-i hendeseye mâlik olanlar vâlih [ü] hayrân olurlar. Ahmer-gûn bir minâre-i mevzûndur. Bu câmi‘i Ser-bevvâbân Arslan Ağa nâm şecî‘ amâr etdikde atebe-i ulyâsı üzre ta‘mîrine târîhdir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123b ·
metinde göster ·
Sitâyiş-i kasaba-i Rusâfe-i kebîr: İbtidâ bânîsi bi-kavl-i müverrihîn-i mukaddemîn, Hişâm ibn Abdülmelik ibn Mervân'dır. Şâm'da Âl-i Emeviyyûn'a ve gayriye tâ‘ûn müstevlî olup Hişâm Şâm'dan tâ‘ûndan firâr edüp bu çöl-i çölistânda hayme vü hargâhıyla meks edüp gazâl şikârından ve hevâsından hazz edüp bu mahalde sâkin oldu, ammâ suyu olmamağıla ilm-i hendeseye mâlik kimesneler ile müşâvere edüp zemîn üzre irtifa‘ alup nehr-i Furât'ın âlî yerinde cânib-i şarkdan bir rasîf-i azîm sedd edüp nehr-i Furât'ın tenezzül mahallinde iki kerre yüz bin âdem deryâsın üşürüp hayme ü hargâhı olan mahalle deryâ-misâl nehr-i Furât'ı getirüp lafz-ı rasîf üç yüz seksendir. Rasîf ol günde tamâm olduğuyçün haymesi zemînine bir şehir bünyâd edüp ismine anın içün Rusâfe dediler. Furât'dan kâmil bir günlük râh-ı ba‘îdedir, ammâ mürûr-ı eyyâm ile rasîfi rimâl [u] turâb ile memlû olup niçe yerleri kırk elli kulaç yerden su çıkarup def‘-i atşân ederler. Hâlâ bir arz-ı yâbise olmağıla ol kadar imâr değildir. Hâlâ (---) hâkinde bir küçük kasabadır. Kal‘ası dahi harâb [u] yebâb olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 59b ·
metinde göster ·
… miş, ammâ hakkâ ki yerinde amâr etmiş bir sâhib-i tab‘ u ilm-i mi‘mârî ve ilm-i
hendeseye
mâlik olmağın câmi‘-i müferrihi fevkânî edüp altında cümle Mısır çârsûsu dükkân …
Abdürra’ûf Efendi, Selânik monlası iken bu mahalde bir câmi‘ olmamak ile bu ibâdetgâhı inşâ etmiş, ammâ hakkâ ki yerinde amâr etmiş bir sâhib-i tab‘ u ilm-i mi‘mârî ve ilm-i hendeseye mâlik olmağın câmi‘-i müferrihi fevkânî edüp altında cümle Mısır çârsûsu dükkânları edüp câmi‘in e’imme ve hutebâsı ve meşâyih ve mü’ezzinân [ve] sâ’ir hüddâmânlarına vakf etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 225a ·
metinde göster ·
… bir düz sahrâya vâki‘ olmağile ibtidâ esâsına temel bırağan üstâd-ı kâmil ilm-i
hendeseye
mâ'il olmağile bu şehrin zemînin sadrenc nakşı tarh edüp ba‘dehu vaz‘-ı esâs et …
Ve bu şehir bir düz sahrâya vâki‘ olmağile ibtidâ esâsına temel bırağan üstâd-ı kâmil ilm-i hendeseye mâ'il olmağile bu şehrin zemînin sadrenc nakşı tarh edüp ba‘dehu vaz‘-ı esâs etmiş. Cümle yetmiş şâhrâh etmiş. İki taraflarına piyâde kaldırımları etmiş, ortaları serâpâ pâk rimâl-i hâkdir. Ve cümle tarîk-ı âmları vâsi‘, şehrin bir ucundan öbür tarafı nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y91a ·
metinde göster ·