yiyüp hadîs, Arapça buyurmuşlardır. Hâlâ ol dükkânda her sene niçe bin huccâc …
Esnâf-ı işkembeciyân, ta‘âm-ı mahmûrân: Dükkân 300, neferât 800, pîrleri Nusayr-ı Hindî'dir kim {Selmân belin bağladı} Mekke-i Mükerreme'de (---) mahalde dükkânına bizzât Hazret-i Risâlet-penâh girüp herîse yiyüp hadîs, Arapça buyurmuşlardır. Hâlâ ol dükkânda her sene niçe bin huccâc teberrüken herîse yerler ve işkembe 170b dahi işlenir pâk dükkândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170a–170b ·
metinde göster ·
… , Arapça buyurmuşlardır. Hâlâ ol dükkânda her sene niçe bin huccâc teberrüken
herîse
yerler ve işkembe 170b dahi işlenir pâk dükkândır.
Esnâf-ı işkembeciyân, ta‘âm-ı mahmûrân: Dükkân 300, neferât 800, pîrleri Nusayr-ı Hindî'dir kim {Selmân belin bağladı} Mekke-i Mükerreme'de (---) mahalde dükkânına bizzât Hazret-i Risâlet-penâh girüp herîse yiyüp hadîs, Arapça buyurmuşlardır. Hâlâ ol dükkânda her sene niçe bin huccâc teberrüken herîse yerler ve işkembe 170b dahi işlenir pâk dükkândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 170a–170b ·
metinde göster ·
pilâv, düzde büryân ve kükü pilâv, çelâv pilâv, muza‘fer pilâv, avşıla pilâv ve …
Ve hüsniyyât-ı çârum: Cemî‘î esvâk-ı şâhîlerinde aşbâzları ta‘âmların tabh edüp dükkânçelerinde der-i dîvârlarında olan kâşîleri ve bakır avânîleri ve kâse ve fağfûrî ve mertebânîlerin pâk etmeyince dükkânların açmağa kâdir değillerdir. Vakt-i seher olunca dükkânların du‘â vü senâ ile küşâde kılup ba‘dehû herîse pilâv, düzde büryân ve kükü pilâv, çelâv pilâv, muza‘fer pilâv, avşıla pilâv ve'l-hâsıl cümle ta‘âmlarının memdûhu pilâv, herîsedir. Bunları dahi terâzü ile verir huddâm-ı civânânları pâk ve mahbûb-ı sîne-çâk püserleri var. Cümle sîm-misâl kalaylı sahanlarının kenarlarında ta‘lîk hattıyla Arapça âyetleri ve "La şerefe a‘lâ mine'l-islâm" ve dahi "Şerefü'l-mekân bi'l-mekîn" ve "Şerefü'l-beyti bi-ehlihî" ve "Şerefü ehlihi bi-sahâihî" misillü ebyât-ı redîfler suhûnlarında tahrîr olunmuşdur. Ba‘de't-ta‘âm a‘yân-ı kibâra deste hân verüp pâk tast ve ibrik verüp ellerin gasl ederler. Ammâ tülüngi ve nöker makûlesi sağ elin sol koltuğuna ve sol elin sağ koltuğuna ve ba‘zısı sol elin câmesinin sağ peşi altına silüp seg ber-sahrâ gider. Hâl [u] ahvâlleri bu gûnedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302b ·
metinde göster ·
… -i benî Âdem tayr-ı ebâbîl gibi tayerân edüp zemîne nüzûl etdikde sad pâre olup
herîse
olurlardı.
Hân eyitdi: "Âferim Evliyâ! Hakkâ ki nân u nemek hakkın bilir merd-i meydânsın. Ol Allâh hakkı derûnum âteşinden şöyle böyle edem dedim, ammâ eğer Melek bu dereçeye gelende men anı ihsân [u] in‘âm ile utandurup tâ Diyârbekir'e varana dek zahîresin verüp evlâdlarımı ve hân etdiği oğlum Ziyâeddîn'i bilesince koşup ‘Tâ Diyârbekir'e varana dek hidmetinde olalar’ deyü fermân eylesem gerek idi" deyü niçe bin lâf u güzâflar urdu, ammâ gün-be-gün Bitlis şehri içre niçe bî-günâh mazlûmları iftirâ-yı mahz edüp "Sen Melek Ahmed Paşa'yı bu diyâra getirmeğe bâ‘is u bâdî olduğuz" ve "Haydar Kethüdâ çerâğısınız" deyü niçe ibâdullâhları Bitlis kal‘ası burcundan aşağı âdemleri atup pâre pâre olup niçesin kılıç üşürüp rîze rîze ederlerdi. Ve kimin Bâğ kayalarından ve Dehdîvân ve Âvih kayalarından dest ber-kafâ bağlı âdemleri endâht edüp garîb-i benî Âdem tayr-ı ebâbîl gibi tayerân edüp zemîne nüzûl etdikde sad pâre olup herîse olurlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 11a ·
metinde göster ·
… an karanfilli aselî mümessek zerde ve onar kazgan pirinç çorbası ve onar kazgan
herîse
" pişmek içün vekîlharca tenbîh olup bunlardan mâ‘adâ {Tatar} Hân'a rûz-merre üç …
"Beher yevm ikişer kerre yetmiş yerde {ta‘âm summât-ı Muhammedî'de} ellişer bin ekmek ve beş yüz koyun ve ellişer sığır ve onar at kulunu ve yigirmişer at eti kebâb pişirüp onar kazgan yahni ve onar kazgan pilav ve onar kazgan karanfilli aselî mümessek zerde ve onar kazgan pirinç çorbası ve onar kazgan herîse" pişmek içün vekîlharca tenbîh olup bunlardan mâ‘adâ {Tatar} Hân'a rûz-merre üçer kerre summât-ı Muhammedîler çekilüp Hân tevâbi‘lerine mahsûs otuz üç yerde summâtlar keşîde kılınup her summâtı üçer yüz matbah-ı Keykâvusî sahanları çekilmek içün fermân olunup Akkirmân şehrinden kâmil on yedi bin sahan defterle cem‘ olup üzerlerine dîdebânlar ta‘yîn olundu, zîrâ Tatar ba‘de't-ta‘âm yağmaya öğrenmişlerdir, ammâ Hân huzûruna ale's-sabâh yüz aded münebbet fağfûr tabaklar ile mümessek hulviyyât ve zülbiyyât ve katr-ı nebât-ı hamevi ve mümessek hamîre ve külbe şekerler ve gûnâ-gûn emlec ve kâbülî ve mümessek ve mu‘amberîn reçel-i gûnâ-gûnlar ile perhîz çorbaları ve maslûkalar ile nebâtî hoşâblar gelirdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51a ·
metinde göster ·
… ve altı kerre yüz bin sipov ekmek ve yüz aded kazgan firik pilâvı ve yüz kazgan
herîse
ve yüz kazgan yoğurdlu firik şorbası idi, ammâ bu diyârda pirinç olmamak ile pi …
Ve kâmil üç bin koyun ve üç bin kuzu ve altı kerre yüz bin sipov ekmek ve yüz aded kazgan firik pilâvı ve yüz kazgan herîse ve yüz kazgan yoğurdlu firik şorbası idi, ammâ bu diyârda pirinç olmamak ile pirinç pilâvı yok idi, ammâ büyük baş summâtda vüzerâ ve vükelâ önünde on bin sahan memlû ni‘met-i nefîsenin her envâ‘ından mevcûd idi, zîrâ üç gün mukaddem ordu-yı İslâm içinde cemî‘i vüzerâ ve vükelâların cümle aşbâzları krala gidüp bu ziyâfetin ta‘âm-ı uzmâsına çalışup harc-ı masrafı kraldan oldukdan sonra bir mümessek bahârlı bir ziyâfet-i azîm olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18b ·
metinde göster ·
… kapusundan içeri giren düşmanlara bu topu atup yokuş yukaruya gelen küffârları
herîse
eder, bir mehîb âmâde topdur.
Ancak taşra kal‘aya açılır bir küçük demir kapusu var ve kapu önünde bir ağzı kırık azîm mefret balyemez topu var, hîn-i muhâsarada taşra kal‘anın büyük kapusundan içeri giren düşmanlara bu topu atup yokuş yukaruya gelen küffârları herîse eder, bir mehîb âmâde topdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a ·
metinde göster ·
… di davranmayup gerüden gelenlerin atları ayağı altında pâymâl-i rimâl olup âdem
herîse
olup 110a atı keşkek olur.
Evvelâ Or'dan taşra meks olundukda ol gün kırk yedi bin asker-i Tatar cem‘ olup iki kerre yüz bin esb-i tâzî ile Heyhât sahrâsına düşüp şimâl cânibine kâmil on beş sâ‘at yer yortup anda tohtayup durduk. Ol gece Kırım'dan yigirmi bin atlı dahi gelüp yetişdi, ammâ atların izi on iki kat tapkır olup yol oldu. Bu kavm-i Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr eyle yortarlar kim bunlara kuş yetişmez, ammâ Allâhümme âfinâ bu seğirdimde bir âdem {atdan} tekerlense eger atı ve eger kendi davranmayup gerüden gelenlerin atları ayağı altında pâymâl-i rimâl olup âdem herîse olup 110a atı keşkek olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 109b–110a ·
metinde göster ·
… fetü'l-ayn içre mezbûr su deryâ olup tuç âdemin gürzü darbından âdem helâk olup
herîse
olmamız mukarrer idi. Ve gürz-i girânı yeyen âdem İnegöl kurbağısı gibi yamyass …
Ammâ yine cümlemizin yürekleri ve dizleri berk-i hazân gibi ditrerdi. Eğer andan bir altun veyâhûd bir cevâhir alsak idi tarfetü'l-ayn içre mezbûr su deryâ olup tuç âdemin gürzü darbından âdem helâk olup herîse olmamız mukarrer idi. Ve gürz-i girânı yeyen âdem İnegöl kurbağısı gibi yamyassı olur, ammâ bizler gibi temâşâ edüp bir şey almayan selâmetle taşra çıkar. Garîb ü acîb mutalsamât-ı temâşâgâhdır ve gâyet meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… e Hâtûn ki Hazret-i Risâlet'in vâlidesi hânesidir, ana karîb bir dükkân vardır,
herîse
bişirirler. Hazret-i Risâlet herîseye mâ'il olduklarından bu dükkânda herîse te …
Cümle me’kûlât [u] meşrûbâtından memdûhu, beyt-i Emîne Hâtûn ki Hazret-i Risâlet'in vâlidesi hânesidir, ana karîb bir dükkân vardır, herîse bişirirler. Hazret-i Risâlet herîseye mâ'il olduklarından bu dükkânda herîse tenâvül edüp du‘â etmişlerdir. Hâlâ ol dükkân içre ol herîsecinin evlâd-ı evlâdı tenâsül bulup ol dükkânda herîse bişirirler. Ammâ herîse değil râhatu'l-hulkûm bir nûr ma‘cûndur. Hakîr sâhib-i dükkândan su’âl etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357a ·
metinde göster ·
tenâvül edüp du‘â etmişlerdir. Hâlâ ol dükkân içre ol herîsecinin evlâd-ı evlâd …
Cümle me’kûlât [u] meşrûbâtından memdûhu, beyt-i Emîne Hâtûn ki Hazret-i Risâlet'in vâlidesi hânesidir, ana karîb bir dükkân vardır, herîse bişirirler. Hazret-i Risâlet herîseye mâ'il olduklarından bu dükkânda herîse tenâvül edüp du‘â etmişlerdir. Hâlâ ol dükkân içre ol herîsecinin evlâd-ı evlâdı tenâsül bulup ol dükkânda herîse bişirirler. Ammâ herîse değil râhatu'l-hulkûm bir nûr ma‘cûndur. Hakîr sâhib-i dükkândan su’âl etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357a ·
metinde göster ·
… ir. Hâlâ ol dükkân içre ol herîsecinin evlâd-ı evlâdı tenâsül bulup ol dükkânda
herîse
bişirirler. Ammâ herîse değil râhatu'l-hulkûm bir nûr ma‘cûndur. Hakîr sâhib-i …
Cümle me’kûlât [u] meşrûbâtından memdûhu, beyt-i Emîne Hâtûn ki Hazret-i Risâlet'in vâlidesi hânesidir, ana karîb bir dükkân vardır, herîse bişirirler. Hazret-i Risâlet herîseye mâ'il olduklarından bu dükkânda herîse tenâvül edüp du‘â etmişlerdir. Hâlâ ol dükkân içre ol herîsecinin evlâd-ı evlâdı tenâsül bulup ol dükkânda herîse bişirirler. Ammâ herîse değil râhatu'l-hulkûm bir nûr ma‘cûndur. Hakîr sâhib-i dükkândan su’âl etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357a ·
metinde göster ·
… ol herîsecinin evlâd-ı evlâdı tenâsül bulup ol dükkânda herîse bişirirler. Ammâ
herîse
değil râhatu'l-hulkûm bir nûr ma‘cûndur. Hakîr sâhib-i dükkândan su’âl etdim:
Cümle me’kûlât [u] meşrûbâtından memdûhu, beyt-i Emîne Hâtûn ki Hazret-i Risâlet'in vâlidesi hânesidir, ana karîb bir dükkân vardır, herîse bişirirler. Hazret-i Risâlet herîseye mâ'il olduklarından bu dükkânda herîse tenâvül edüp du‘â etmişlerdir. Hâlâ ol dükkân içre ol herîsecinin evlâd-ı evlâdı tenâsül bulup ol dükkânda herîse bişirirler. Ammâ herîse değil râhatu'l-hulkûm bir nûr ma‘cûndur. Hakîr sâhib-i dükkândan su’âl etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357a ·
metinde göster ·
… ir. Ba‘zı huccâc bu esrârdan haberdâr olup bu dükkânda teberrüken ve teyemmünen
herîse
yerler kim cümle ta‘âmların seyyidi herîsedir. Hakkında niçe hadîs-i sahîhalar …
Bu mu‘cize-i Resûl dahi hâlâ zâhir ü bâhirdir. Ba‘zı huccâc bu esrârdan haberdâr olup bu dükkânda teberrüken ve teyemmünen herîse yerler kim cümle ta‘âmların seyyidi herîsedir. Hakkında niçe hadîs-i sahîhalar vardır. Hadîs:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357a ·
metinde göster ·
… -) lezîz olur. Ve yeniçeri odalarında ve bostâncı odalarında tabh olan Q 146a
herîse
dünyâda yokdur. Meğer yine İslâmbol'da Zeyrek yokuşu'nda (---)(---)(---) 'de …
(---)(---)(---)(---) ve mukavvî ve serî‘ü'l-hazmdır ammâ içinde sehel râzyâne ve kimnon ola gâyet (---)(---)(---)(---) lezîz olur. Ve yeniçeri odalarında ve bostâncı odalarında tabh olan Q 146a herîse dünyâda yokdur. Meğer yine İslâmbol'da Zeyrek yokuşu'nda (---)(---)(---) 'de ola buna ve Yâr-ı velî anlara serçeşme-i pehlivândır kim Hazret-i Risâlet huzûrunda Hazret-i Alî kemer-beste P 148a edüp küştegîrâna pîr [ü] perver olmuşdur. İslâmbol'da mezbûr âsitânlarında iki yüz mikdâr merdüm-hor dîv-âsâ zırtıl ve zeberdest pehlivânları var kim matbah-ı Keykâvuslarında herîseye her pehlivân biner kerre salık tokmak urdukları Y 357b zamân,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357a–Y357b ·
metinde göster ·
ederler. Ammâ ma‘cûn-ı ekber olur. Ve buğdayları Tekirdağı kurbunda evkâf kurâl …
"Herseyi gendüm döversin, er ise" diyüp döğe döğe herîse ederler. Ammâ ma‘cûn-ı ekber olur. Ve buğdayları Tekirdağı kurbunda evkâf kurâlarından devedişi ta‘bîr etdikleri buğdaydır ve Karadeniz sahilinde Karahırmen kurbunda Beşdepe buğdayıdır. Nûr iken nûrun alâ-nûr olup anı tenâvül edüp her bir pehlivân âdem ejdehâsına döner ve ejdehâya varır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357b ·
metinde göster ·
ve buğday şorbâsı tenâvül edin. Ve sadâ-yı Allâh Allâh ile küffâr üzre hamle ed …
"Herîse ve buğday şorbâsı tenâvül edin. Ve sadâ-yı Allâh Allâh ile küffâr üzre hamle edin. Mansûr u muzaffer olursuz" buyurmuşlardır. Andan cümle sahâbe herîse tenâvül etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357b ·
metinde göster ·
… üzre hamle edin. Mansûr u muzaffer olursuz" buyurmuşlardır. Andan cümle sahâbe
herîse
tenâvül etmeğe başladılar.
"Herîse ve buğday şorbâsı tenâvül edin. Ve sadâ-yı Allâh Allâh ile küffâr üzre hamle edin. Mansûr u muzaffer olursuz" buyurmuşlardır. Andan cümle sahâbe herîse tenâvül etmeğe başladılar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y357b ·
metinde göster ·
… ti lezîz değildir, dahi çiğ iken natrûn ile muharrâ pişirmişdir kim ni‘met gûyâ
herîse
olmuşdur. Anıniçün Q 291aP 288a Mısır'ın ta‘âmı tîz pişüp meydâna gelür. A …
Ve ekseriyyâ Mısır'da ba‘zı ni‘met pişerken tuz ile bunu dahi ilkâ ederler, der ân eti ve sâyir ni‘meti muharrâ edüp pişirir. Ammâ bu ni‘meti tenâvül edenin gözleri cimroz olur ve âvâzı bed ve yüzü miskîn-çehre ve hayâsı debe ve karnı gebe gibi olur. Gâyet muzır ma‘dendir. Elbette Mısır ta‘âmında bunun zerre kadar suyu olsun korlar. Zîrâ odun öd gibi zî-kıymetdir, anıniçün sığır tezeği yakarlar. Ni‘meti lezîz değildir, dahi çiğ iken natrûn ile muharrâ pişirmişdir kim ni‘met gûyâ herîse olmuşdur. Anıniçün Q 291aP 288a Mısır'ın ta‘âmı tîz pişüp meydâna gelür. Ammâ sâhib-i tab‘ olan hânedân sâhibleri odun ile ta‘âm pişirirler, anların ni‘metleri lezîzdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y339b ·
metinde göster ·