… ‘de'z-zuhr nisvân-ı sâhib-isyânlar girer. Ve (---) mikdârı dekâkinleri var ammâ
her şey
bulunur. Lâkin bezzâzistânı yokdur.
Ve üç hânı var ve bir hammâmı var, suyu Âsî nehrinden dollâb ile cereyân eder bir hammâm-ı müfîd ü muhtasardır, ba‘de'z-zuhr nisvân-ı sâhib-isyânlar girer. Ve (---) mikdârı dekâkinleri var ammâ her şey bulunur. Lâkin bezzâzistânı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 27a ·
metinde göster ·
… etâ‘ ve kerasteler ve odunlar gelüp ba‘dehû İznik gölünden gemilerle İslâmbol'a
her şey
gelüp ganîmet ola deyü Süleymân Hân bu re’y-i ahseni eyledi, ammâ Rûm tarafında …
Sitâyiş-i külliyât-ı Gemleyik: Bu şehr-i müzeyyen içre İznik gölünün ayağı cereyân edüp bu Gemleyik körfezi içre Bahr-i Rûm'a munsabb olur. Hattâ Sultân Süleymân aleyhi'r-rahmetü ve'r-rıdvân hazretleri mezkûr İznik gölünün ayağın açup deryâyı göle karışdırup gemiler tâ İznik'e yanaşup iskele ola, andan arabalar ile beş altı konak yerlerden gûnâ-gûn metâ‘ ve kerasteler ve odunlar gelüp ba‘dehû İznik gölünden gemilerle İslâmbol'a her şey gelüp ganîmet ola deyü Süleymân Hân bu re’y-i ahseni eyledi, ammâ Rûm tarafında Varadin {kal‘ası} gazâsı peydâ olup bu tedbîr-i ahsenden ferâgat olundu, ammâ eğer böyle olsa İznik şehri bender iskele olup amâr olurdu, zîrâ mezkûr Gemleyik körfezi İznik cânibine girmiş hayli uzun körfezdir. Eyle olsa kasaba-i Gemleyik dahi amâr olurdu. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 84a ·
metinde göster ·
… ‘i ve bir hân-ı cedîdi ve birkaç dükkânları var. Âyende vü revendeler içün yine
her şey
bulunur olduğu kadar palankadır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) (--- …
Lisân-ı Sırf'da (---)(---)(---)(---)(---) demekdir. İbtidâ bânîsi Semendireli Gâzî Balı Beğ binâsıdır kim Ebü'l-feth ümerâlarındandır. Ba‘dehû Süleymân Hân amâr edüp du‘â etmişdir. Hâlâ bu mahal Budin eyâleti hükmünde Semendire sancağı hâkinde mu‘âf u müsellem bir derbend pâsbânı kal‘adır kim cirmi sekiz yüz adımdır. Bir kapusu ve dizdârı ve elli aded neferâtları ve fukarâ hâneleri ve bir câmi‘i ve bir hân-ı cedîdi ve birkaç dükkânları var. Âyende vü revendeler içün yine her şey bulunur olduğu kadar palankadır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 111a ·
metinde göster ·
… göz ağaç köprü başında bir küçük hânı var ve elli mikdârı dükkânları var, ammâ
her şey
bulunur.
Tekye ve medrese [ve] mekteb-i tıflânı ve mahkeme dibinde kesîf hammâmı var ve nehr-i Vardar üzre dörd göz ağaç köprü başında bir küçük hânı var ve elli mikdârı dükkânları var, ammâ her şey bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 175b ·
metinde göster ·
memdûhdur, ammâ cümleden dilberânına aşk olsun kim on yaşından tâ yigirmisine v …
Ve bu şehrin âb [u] hevâsı letâfetinden her şey memdûhdur, ammâ cümleden dilberânına aşk olsun kim on yaşından tâ yigirmisine varmış mûğpîçe pençe-i âfitâb mümtâz [u] müstesnâ gulâm mehtâbları vardır kim gûyâ her biri perîzâdlardır kim hüsn-i cemâlde ve lütf-i i‘tidâlde olup kelimâtları cümle mevzûn ve dişleri dürr-i meknûn olup sîm-endâm ve ince miyân ile tâvûs-ı bâğ-ı Merâm gibi hırâmânî reftâr etdiklerinde gören uşşâkkân-ı müştakânı mecnûn-ı sergerdân ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13b ·
metinde göster ·
… dükkânlardır, ammâ ol kadar müzeyyen ve musanna‘ dekâkînler değildir, ammâ yine
her şey
mevcûddur.
Andan yine aşağı varoşun dahi evsâf-ı imâretinden, orta yol üzre cümle dörd yüz aded dükkânlardır, ammâ ol kadar müzeyyen ve musanna‘ dekâkînler değildir, ammâ yine her şey mevcûddur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 85b ·
metinde göster ·
… hammâmdır, ammâ suyu âb-ı hayâtdır. Ve umûmeni beş aded dükkâncıklardır, lâkin
her şey
bulunur.
Ve dükelisi bir kârgîr hândır, gayri yokdur. Ve hepisi bir küçük hammâmdır, ammâ suyu âb-ı hayâtdır. Ve umûmeni beş aded dükkâncıklardır, lâkin her şey bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 148b ·
metinde göster ·
… edüp kal‘a-i hasîn-i üstüvâr oldu. Ve cemî‘i cebehâne ve mühimmâtları yoklayup
her şey
yerli yerinde edüp cümle neferâtlara on kîse zahîre bahâsı ihsân etdiler.
Ve Sadrıa‘zam bu kal‘ayı dâ’iren-mâdâr temâşâ edüp asker-i İslâma buhayresin tathîr etdirüp kal‘anın ba‘zı yerlerin ta‘mîr ü termîm etdirüp her kılâ‘larda birer âsâr etmeleri gibi bunda dahi on günde bir tabya-i azîm binâ edüp kal‘a-i hasîn-i üstüvâr oldu. Ve cemî‘i cebehâne ve mühimmâtları yoklayup her şey yerli yerinde edüp cümle neferâtlara on kîse zahîre bahâsı ihsân etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 27b ·
metinde göster ·
… i yüz aded dükkân-ı ehl-i hırefdir. Lâkin kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur, ammâ
her şey
bulunur.
Ve bu hânın yine bir yanında bir mükellef kahvehânesi vardır. Ve bu kahvehâne şâhrâhı üzre cümle iki yüz aded dükkân-ı ehl-i hırefdir. Lâkin kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur, ammâ her şey bulunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 33a ·
metinde göster ·
… astır önünde oturup cemî‘i gelüp giden kefereler buna me’kûlât [ü] meşrûbâtıdan
her şey
getirirler, ammâ ekseriyyâ buğday ve arpa ve samanı çok yer. Ve fîl ve câmûs ka …
Der-beyân-ı temâşâgâh-ı sun‘-ı Hudâ: Bu köyde bir şekl-i acîbe vü garîbe mûhiş bir çehre-i acûbe kefere gördüm. Cümle a‘zâsı yerinde, ammâ başı tahta gibi yassı, ammâ burnundan ensesine doğru yassı. Ve bir kulağı ve bir gözü ve bir kaşı tahtanın bir tarafında ve öbür kulağı ve bir kaşı ve bir gözü tahtanın sağ tarafında. Gûyâ alnı olacak yeri ve ağzı ve burnu ve çenesi tahtanın kenârında. Ve tahtanın iki tarafında ikişer dâne deve dişi gibi dişleri taşra çıkmış, ammâ gerdânı yeri sehel tahta gibi yassı başından kalınca halk olmuş ve kulakları iki tarafda fîl kulakları gibi olup dâ’imâ kulakları yekpâre gibi oynar, ammâ kulakları içinden neft yağı gibi bir sarı su akup sinekler üşdüğünden kulakları oynar ve gözleri ügü kuşu gözleri müdevver, ammâ ol kadar latîf ve mükehhal kirpikli nergis gözleri var kim gören hayrân kalır. Ve kaşları ağzındaki bıyıklarına karışmış, gûyâ kaşı bir bıyık gibi dahi halk olmuş. Lâkin sakalı yeri, ya‘nî çenesi tahta gibi yassının bir kenârına vâki‘ olmağile sakalı kırk elli kadar kıllardır. Ve her ne bulursa yer. Hattâ bir manastır önünde oturup cemî‘i gelüp giden kefereler buna me’kûlât [ü] meşrûbâtıdan her şey getirirler, ammâ ekseriyyâ buğday ve arpa ve samanı çok yer. Ve fîl ve câmûs kadar su içüp kalkup çârsû-yı bâzârda gezüp arı gibi vızlayup kelimât eder. Hattâ yatdığı zamân arkası üzre yatır, gayri gûne yatamaz. Aceb hikmetdir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103b ·
metinde göster ·
bulunur. Lâkin kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur, ammâ çömlekçi ve bardakçı dükkâ …
Ve cümle yüz aded dekâkînlerdir kim her şey bulunur. Lâkin kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur, ammâ çömlekçi ve bardakçı dükkânları iki yüzden çokdur. Ve çarşu içi câ-be-câ kudretden beyâz kaya kaldırımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206a ·
metinde göster ·
… içün bir tavuk yumurtası mezâd-ı sultânîde bir guruşa çıkdı, ol dahi bulunmaz.
Her şey
gûyâ cân otu oldu, zîrâ küffâr-ı hâkisârın donanma gemileri Girit cezîresi etrâ …
Hattâ mecrûh olan guzât-ı müslimînin zahmlarına merhem etmek içün bir tavuk yumurtası mezâd-ı sultânîde bir guruşa çıkdı, ol dahi bulunmaz. Her şey gûyâ cân otu oldu, zîrâ küffâr-ı hâkisârın donanma gemileri Girit cezîresi etrâfların ihâta edüp aslâ bir gemi gelemez olduğundan ordu-yı İslâm içre kaht [u] galâ olmasına sebeb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 289a ·
metinde göster ·
… ği ve kal‘ası meşhûrdur. Ve cümle elli dükkândır. Ve bezzâzistânı yokdur. Lâkin
her şey
bulunup bir şîrîn kasaba-i kadîmdir. Ve halkı gâyet yoğun Etrâk-i Ermenak'dır v …
Ve memdûhâtından Ermenak bezi ve nârı ve beyâz lavaş etmeği ve kal‘ası meşhûrdur. Ve cümle elli dükkândır. Ve bezzâzistânı yokdur. Lâkin her şey bulunup bir şîrîn kasaba-i kadîmdir. Ve halkı gâyet yoğun Etrâk-i Ermenak'dır ve fukarâlardır. A‘yânı Süleymân Beğ ve karındaşı Ahmed Ağa'dır. P 67a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y143a ·
metinde göster ·
Elvâh kâşifi haber alup niçe bin Urbân ile ve tüfeng-endâz sekbân ile bu karalar vilâyetinden gelen kârbânı karşulayup cümlesine çubuk urup ad edüp her şey metâ‘ın zekâtın alup defter edüp Menfalût kâşifine neccâb ile defteri gönderüp i‘lâm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y448a ·
metinde göster ·