… e anın türkisin okur ve her kimin ihsânın görürse anın medh [ü] senâsında olur.
Her kanda
başı hoş anda ta‘âmı yeyüp ser-hoş geçinir" dedi.
Ol eydir: "Belî hakkâ ki, Evliyâ Çelebi bir garîbü'd-diyâr seyyâh-ı âlemdir. Her kimin arabasına binerse anın türkisin okur ve her kimin ihsânın görürse anın medh [ü] senâsında olur. Her kanda başı hoş anda ta‘âmı yeyüp ser-hoş geçinir" dedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9b ·
metinde göster ·
… onca-sıfat gülşene gel ziynet-i bâğ ol / Dâdâr-ı cihân eylemesin âlemi sensiz /
Her kanda
isen pâdişâhım dünyede sağ ol
Âfâk[ı] şehâ ma‘deletin nûr pür etsinHurşid gibi encümen-i dehre çerâğ olGâh nâfe gibi eyle diri deşt-i mu‘attarGeh gonca-sıfat gülşene gel ziynet-i bâğ olDâdâr-ı cihân eylemesin âlemi sensizHer kanda isen pâdişâhım dünyede sağ ol
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 164b ·
metinde göster ·
… lüp iki bin kîse mâl-ı pâdişâhî tahsîl etmeğe der-uhde eyleyüp ve Kemen Yanoş'u
her kanda
bulursa hakkından gelmeğe ahd [ü] mîsâk eyledi, ammâ Serdâr Ali Paşa bu kâfiri …
Sene 1072 Muharrem'inin ikinci Cum‘a gün Betlen Gabor ki Sultân Süleymân bunu Budin'de yakasından geçirüp üç yaşında veled-i ma‘nevî edüp Budin krallığın bu Betlen Gabor gulâma verüp anası Alina Budin'e melike olup bu Betlen Gabor evlâdlarında[n] Apopi Mihal nâm bî-nâm bir kefere-i pelîdi gelüp iki bin kîse mâl-ı pâdişâhî tahsîl etmeğe der-uhde eyleyüp ve Kemen Yanoş'u her kanda bulursa hakkından gelmeğe ahd [ü] mîsâk eyledi, ammâ Serdâr Ali Paşa bu kâfiri beğenmeyüp tabî‘ati Helil Gabor tarafında olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 16b ·
metinde göster ·
"Ey Kırım eyeleri ve atalıkları ve iş erleri kocalaklar, her kansı bendere ve şehre yarlığ-ı belîğ Hânî ile kazakdaş kardaş sırdaş hâldaş seferdaş yoldaşım kart kazakım Evliyâ Efendi her kanda barırsa özümün hâtırıyçün ihsân [u] in‘âmlar edüp geydirüp kuşadup kızılga altun harçlıklar berüp mu‘temed yoldaşlar koşup vilâyetim temâşâ edüp atlarına ve kendüye ve refîklerine ri‘âyet edüp azıkların veresiz. Ve sen ki Gözlev kal‘ası ağası Ahmed Ağa'sın, Evliyâ Çelebi karandaşım sana bardıkda bir sarâya kondurup cümle me’kûlât [ü] meşrûbâtıın berüp her gün birer kızılga altun harçlık berüp gideceği(m) zamân bir semmûr ton ve yüz kızılga altun veresin ve ne cânibe azîmet ederse mu‘temed yoldaşlar koşasın, ve’s-selâm" deyü kâğızları alup Hân ile vedâ‘laşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117b ·
metinde göster ·
El-hâsıl her kanda kapular önüne varup "Şey’en lillâh" dedikçe feryâdına kimesne bakmayup müsâferete kabûl etmezler. Ol dervîş her ne hâl ise bir künçe ve pünçede pinhân olup zâr zâr her ne hâl ise sabâh eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 137b ·
metinde göster ·
… kime taşlarsın. Senden sonra bir ân bana Kırım'da durmak harâmdır. Ben hânımla
her kanda
cügürsen bile kitemen" dediğimd[e] hân eyitdi:
"Yâ Hânım ben garîbin kime taşlarsın. Senden sonra bir ân bana Kırım'da durmak harâmdır. Ben hânımla her kanda cügürsen bile kitemen" dediğimd[e] hân eyitdi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 144a ·
metinde göster ·
… ü] cinâyetinden hâsıl olup paşası her sene ikişer pâre kadırga ile kapudan paşa
her kanda
sefer etse bile sefer eder.
Ve on iki kîse dahi bâd-ı havâ cürm [ü] cinâyetinden hâsıl olup paşası her sene ikişer pâre kadırga ile kapudan paşa her kanda sefer etse bile sefer eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y333a ·
metinde göster ·