nân pâresi ve ırzı lâzım ise Der-i devlete gelsin" deyü Yanova'ya Sinân Paşa'yı …
"Her kime nân pâresi ve ırzı lâzım ise Der-i devlete gelsin" deyü Yanova'ya Sinân Paşa'yı serdâr ve Seydî Paşa'yı imdâd koyup Köpürlü ılgar ile (---) günde hayme ve hargâhıyla sahrâ-yı Kâğızhâne'de meks edüp nâdîler nidâ ederek yoklama edüp şeb [u] rûz meş‘aller ile ulûfeleri verüp devir tamâm olup Hasan Paşa ve gayrı paşaların yanında olup nâ-mevcûd olan kimesnelerin on üç bin esâme-i sipâhiyânı ve yedi bin yeniçerilerin esâmelerin sahîfe-i defterden hakk edüp imzâ etdi. Ve pâdişâh-ı heft-kişver ile celâlî gazâsına sene (---) târîhinde Üsküdar'a geçüp meks etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 85a ·
metinde göster ·
… Bekkâr mükessiri'l-kelâm değil idi. Ammâ bu veled-i ma‘nevîsi aslâ durmaz, gözü
her kime
râst gelse ol âdemle kelimât eder. Âdem bulmasa hayvânât ile kelimâ[t] eder. Yâ …
{Menâkıb}: Hikmet-i Hudâ, henüz tevellüd etmiş ma‘sûm harekete başlayup niçe kelimâtlar edüp beşik ve kundak ve esbâb ü eskâl kabûl etmeyüp üç yaşına girdikde fakîr çorbacı (---) Ağanın oğlu uryân olup Şeyh Bekkâr yanında gezmeğe başladı, ammâ bi-emrillah cemî‘i vücûdu eşkâli ve harekât [u] sekenâtı, evzâ‘ u etvârı Şeyh Bekkâr gibi idi. Lâkin Şeyh Bekkâr mükessiri'l-kelâm değil idi. Ammâ bu veled-i ma‘nevîsi aslâ durmaz, gözü her kime râst gelse ol âdemle kelimât eder. Âdem bulmasa hayvânât ile kelimâ[t] eder. Yâhûd hacer ü şecer makûlesi eşyâlara söz söyler. Böyle bir ma‘sûm-ı pâkdir. Himmeti hâzır ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50b ·
metinde göster ·
… tibleriyle ve defter emîniyle ale'l-umûm defterhâne-i Hüseyin Paşa'ya gönderüp "
Her kime
dirliği lâzım 97a ise birden bine, binden yüz bine varınca Girid'e gitsün" de …
Tedbîr-i Sâlis: Deli Hüseyin Paşa'dan feryâdcılar gelüp "Cezîre-i Girid'e asker kalmadı" haberi gelince Âl-i Osmân’ın cemî‘i defterhânesin kâtibleriyle ve defter emîniyle ale'l-umûm defterhâne-i Hüseyin Paşa'ya gönderüp "Her kime dirliği lâzım 97a ise birden bine, binden yüz bine varınca Girid'e gitsün" deyü cemî‘i memâlik-i Âl-i Osmân'a asker sürücü kapıcıbaşılar ve mîrimîrânlar ta‘yîn olunup bir ayda cezîre-i Girid'e yüz bin asker geçüp ol mâh-ı Şevvâlde Seline kal‘ası ve Aya Koron kal‘ası ve Miselonka kal‘ası ve yedi pâre kal‘a dahi feth olup ol sene Marko kâfir yüz bin ceyş-i cünübiyle münhezim olup yüz bin esîr alınup niçe yüz kurâ ve kasabâtlar nehb ü gâret olup üç yüz pâre kurâlar mutî‘ [ü] münkâd olup harâc-güzâr oldular. Bunlar cümle Melek Paşa asrında vâkı‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 96b–97a ·
metinde göster ·
dirliği lâzım ise ardım sıra gelüp Kâsım ulûfesin Kâğızhâne'de alsın" deyüp ılg …
"Her kime dirliği lâzım ise ardım sıra gelüp Kâsım ulûfesin Kâğızhâne'de alsın" deyüp ılgar ile Yanova'dan İslâmbol'a geldikde Melek Ahmed Paşa ile mükellef alay edüp Köpürlü'ye istikbâle çıkup Dâvûdpaşa kurbunda iki vezîr-i dilîr birbiriyle buluşdukda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 69b ·
metinde göster ·
… n Yahûdîleri içinden ubûr ederiz. Ümmet-i Muhammed'in kanın içerler, âgâh olun.
Her kime
mâlı ve cânı başı lâzım ise basîret üzre hâzır olsun" deyü tenbîh olunup ahşam …
"Ey ümmet-i Muhammed gâfil mebâş! Bu gece Hayberistân Yahûdîleri içinden ubûr ederiz. Ümmet-i Muhammed'in kanın içerler, âgâh olun. Her kime mâlı ve cânı başı lâzım ise basîret üzre hâzır olsun" deyü tenbîh olunup ahşam radası olunup sakâbaşılar Sultân Murâd vâlidesi ve Sultân Mehemmed vâlidesinin evkâfı sularını ümmet-i Muhammed'e bezl edüp cümle huccâc def‘-i atşân edüp ve salât-ı ışâ dahi edâ olunup yüz bin meş‘al u fânûs ile cümle huccâc-ı müslimîn mâbeyni eyle çerâğân oldu kim gûyâ rûz-ı rûşen olup nısfu'l-leylde Hayberistân hudûduna dâhil oldukda ne‘ûzübillâh her köşe ve puçası kan kokar mugaylistândır. Ve câ-be-câ feryâd kopup der-akab üç Hayber Yahûdîsi getirüp kelle perrân parça etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y273b ·
metinde göster ·