başına birer sini çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve her ocağa birer şem‘-i …
lafzı târîh vâkı‘ olmuşdur. Ve derûn-ı câmi'de yetmiş aded hüsn-i hatt ile kelâm-ı İzzet'ler var kim her biri birer Mısır hazînesi değer, ammâ cümleden mihrâbın sol tarafında Yâkût-ı Musta‘sımî hattıyla olan kelâm-ı İzzet bir diyârda yokdur. Meğer Sultân Ahmed Câmi‘i'nde ola. Ve kıble kapusunun iki yanında taşra sofalarında altı aded sütun-ı gûnâ-gûnlar üzre altı âded kubbe ve bir kapu 277a kubbesiyle yedi aded kubbeler ile müzeyyendir. Ve haremi, câmi‘-i selâtîn-misâl bir harem-i vâsi‘dir kim (---)(---)(---) müzeyyendir. Ve bir şerîfeli bir tabaka minâresi vardır. Ol dahi gâyet mevzûn minâre-i âlîdir. Bu câmi‘in cânib [ü] etrâfında âyende vü revendeye mihmân olmağ içün bir mihmân-sarây var kim üç bin âdem ve iki bin at alır kârbân-sarâydır. Ve başka develiği vardır. Ve cemî‘î müsâfirîn ve mücâvirîn içün bir dârü't-ta‘âmı vardır kim mâh u sâl pîr u civâna ve ricâl u nisvâna ni‘meti mebzûl olduğundan mâ‘ada ile'l-ân her şeb ba‘de'l-ışâ mihmân-sarâyda sâkin olanlara bakır sinilerle her ocak başına birer sini çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve her ocağa birer şem‘-i revgân ve her at ve katır ve deve ve hımâr başına birer tobra yem, cânib-i vakfdan mihmândârlar getirüp hizmet ederler. Böyle bir hayrât-ı kavîdir. Ve bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf rûşen ve rûşenâ hammâmı vardır. Bu zikr olunan imâretlerin cümlesi serâpâ kurşum ile mestûr hayrât-ı azîmlerdir. Bunlardan gayrı sağîr ü kebîr kırk bir hânı ve yüz seksen dükkânı vardır. {Bu cümle şîrîn-kârlığ Mi‘mâr Sinân sun‘ıdır} ve çârsû içinde (---) câmi‘i sâdece binâ-yı kadîmdir. Ve cümle hâneleri kırmızı kiremit örtülüdür. Suları cümle kuyulardır. Ser-i kûh üzre olmağıla hevâsı latîfdir. Ammâ suyu sakîlcedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b–277a ·
metinde göster ·
… z-ı azîm ile müzeyyen bî-kusûr hân-ı azîmdir ve subh [u] mesâ cemî‘i müsâfirîne
her ocak
başına birer bakır sini ile beşer tas lahm pâreleriyle buğday çorbası ve âdem b …
Şâm hâkinde sene (---) târîhinde Mehemmed Hân vezîrlerinden Fâtih-i Yemen Sinân Paşa evkâfıdır. Bir çöl [ü] çölistân içre kal‘a-misâl toplu ve tüfenkli bir hân-ı azîmdir. Üç yüz asker ile mütevellîsi hâkimdir. Yetmiş pâre kasaba-misâl evkâf kurâları vardır. Bu hâna on bin âdem atiyle deve katar-ı mehâriyle gelüp meks etseler yine bir cânibi hâlî kalır, tâ bu mertebe hâyrât-ı azîmdir. Gûnâ-gûn kâ‘alar ve müte‘addid hücreler ve mastabalar ve beş bin at alır ıstablı ve başka develiği ve başka harem odaları ve imâreti ve kilârı ve furûnu ve müferrâh hammâmı ve kırk aded dükkânları ve başka mütevellî sarâyı ve paşalar içün başka sarâylı bir hân-ı azîmdir kim cümle âsâr-ı binâsı kârgîr kıbâblar ile inşâ olunmuştur. Cümle rûy-ı dîvâr silâh asacak demir çengeller ile ârâste ve cümle atları kayd-bend edecek hadîd halkalar ile pîrâste ve haremin vasatında bir havz-ı azîm ile müzeyyen bî-kusûr hân-ı azîmdir ve subh [u] mesâ cemî‘i müsâfirîne her ocak başına birer bakır sini ile beşer tas lahm pâreleriyle buğday çorbası ve âdem başına birer nân ve her ocağa birer şem‘-i revgan ma‘a şem‘dân hüddâmlar getirirler ve her gice cemî‘i müsafirînin atlarına ve deve ve katırlarına birer alîk yem mukarrerdir. Murtezâ Paşa efendimize mütevellî Kâsım Ağazâde Mustafâ Çelebi bir ziyâfet-i azîm etmişdir kim ta‘bîr olunmaz tâ bu mertebe bir hân-ı kadîm ve hayrât-ı azîmdir kim Arab u Acem'de Katîfe Hânı meşhûr-ı âfâkdır. Andan yine cânib-i kıbleye 6 sâ‘atde, 28b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28a–28b ·
metinde göster ·
başına birer bakır sini içre birer tas buğday çobrası ve âdem başına birer nânp …
Derûn-ı şehirde bir kal‘a-i mu‘azzamdır kim içinde iki bin aded şütür alır develiği ve üç bin at alır ıstabl-ı anteri ve kamberîsi vardır. Dahi ehl-i harem a‘yân [u] kibâr içün yetmiş seksen hâne-i müte‘addideli harem hücreleri var. Ve âyende vü revende vükelâ ve vüzerâ sâkin olmağiçün başka tahtânî ve fevkânî ve içli ve taşralı kâ‘aları var. Ve bây [u] gedâ müsâfirîn-i mahlûk-ı Hudâ içün hân-ı azîmin tarafeyninde yan soffaları üzre kâmil iki yüz ocaklı soffalardır. Ve rûy-ı divârda âlât-ı silâh asacak demir çengeller var. Ve cümle atları kayd-bend edecek demir halkalar vardır. Ve yazlık meydânına güvercinlik ta‘bîr ederler bir azîm meydândır kim üzeri eflâke ser çekmiş haşeb kubbedir. Bu meydânın cânib-i erba‘ası ocaksız yaz meydânı soffalardır. Ve taşra haremi dahi beyâz hacer ile döşenmiş bir meydân-ı mu‘azzamdır kim beş bin at alır gûyâ İslâmbol'un Atmeydânı'dır. Bu haremin tâ ortasında müdevver aşren fe-‘aşr bir havz-ı kebîri var, gûyâ bir halic-i Mısır'dır. Cümle âyende vü revendenin devvâbları bundan nûş edüp def‘-i atşân ederler. Bu haremin bir cânibinde bir azîm imâret-i dârü'z-ziyâfesi var. Her şeb [u] rûz cemî‘i müsâfirîn eğer kefere ve fecere bu mihmânsarâyda sâkin ola. Ba‘de'l-mağrib cemî‘i huddâmlar matbah-ı Keykâvûs'dan her ocak başına birer bakır sini içre birer tas buğday çobrası ve âdem başına birer nânpâresi ve birer şem‘-i revgân dânesi verirler ve her at başına birer tobra yem verirler. İlâ mâşâallah sâhibü'l-hayrât böyle vakf-ı dâ’im eylemiş, rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 136a ·
metinde göster ·
… rdır, hâlâ ilâ hâze'l-ân cemî‘i müsafirîne subh u mesâ ol matbah-ı Keykâvûs'dan
her ocak
başına birer bakır sini ile birer sahun pilav yahni mahlût ve bir tas çobra ve …
Bu târîh câmi‘in şâhrâh üzre harem kapusunun atebesi üzre vâki‘ olmuşdur}. Ve bu câmi‘ hâricinde yüz yigirmi ocaklı, enderûn [u] bîrûnlu ve sahrâ-misâl vâsi‘ haremli ve müte‘addid harem kâ‘alı ve ıstabl-ı anterli bir hân-ı azîmdir kim beş bin at ve katır ve deve alır kârbânsarây âyende vü revendeye mihmânsarây-ı hâne-i bî-minnetdir. Ve bu şâhrâhın yemîn ü yesârında kâmil üç yüz aded kârgîr kemer binâ dekâkînlerdir kim cümle zî-kıymet eşyâlar anda mevcûddur. Ve bu sûk-ı sultânî içre bir hammâm-ı ibret-nümâsı vardır. Kapusundan câmekânına altı kademe taş nerdübân ile urûc olunur, câmekân-ı kebîrli ve müte‘addid halvetli âb u hevâsı ü binâsı hûb ve dellâkları mahbûb bir hammâm-ı mergûbdur. Ve tekyesi ve medresesi ma‘mûrdur. Ve bir dârü'l-it‘âm-ı dârü'z-ziyâfe imâreti vardır, hâlâ ilâ hâze'l-ân cemî‘i müsafirîne subh u mesâ ol matbah-ı Keykâvûs'dan her ocak başına birer bakır sini ile birer sahun pilav yahni mahlût ve bir tas çobra ve beş nân ve şem‘-i revgan ve bir şem‘dân verüp cemî‘i Müslim ü gebr ü tersâya mâh [u] sâl nimetleri mebzûldür. Ve her hayvân başına birer tobra yem dâ’imdir. Bu hizmetlere cânib-i vakfdan nâzırı dâ’imdir.Bu hânın muslukları ve câmi‘in âbdest muslukları dahi vakt-i şitâda ıssı sudur. Ve'l-hâsıl eyle hayrât-ı kavîdir kim ebniye-i ulyâları serâpâ rasâs-ı hâs-ı nilgûn ile mestûr bir hayrât-ı ma‘mûrdur. Şehrin Burgaz tarafı râhında şehrin hâric-i nehr-i (---) deresi üzre olan cisr-i musanna‘ bu hayrâtdandır. Ve niçe kahhâvî ve sâ’ir hâne ve hânedânlar dahi bu hayrâtdandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 169b ·
metinde göster ·
… a birer sini içre birer tas gendüm şurbâsı ve her âdeme birer nân ve her leylde
her ocak
başına birer şem‘-i revgan ve her at başına birer tobra arpa ve her leyle-i cum …
Husûsan eyyâm-ı şitâda bir menzil-i cây-ı menâs-ı râhat-efzâdır kim içine giren âdem hayât-ı câvidân bulur, zîrâ şeb [ü] rûz bay u gedâ-yı pîr ü cüvân u mugân ve gebr ve tersâya birer sini içre birer tas gendüm şurbâsı ve her âdeme birer nân ve her leylde her ocak başına birer şem‘-i revgan ve her at başına birer tobra arpa ve her leyle-i cum‘ada birer sini yahni ve pilav zerde ile sofra-i bî-imtinânı mebzûldür. El-hâsıl matbah-ı Keykâvûs'u matbah-ı Selçukiyân gibi bir dârü'z-ziyâfedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 98a ·
metinde göster ·
… rer bakır sini içre her âdeme birer tas şurbâ-yı gendüm ve birer nân-ı beyâz ve
her ocak
başına birer dâne şem‘-i revgan ve her esb-i sabâ-sür‘at başına birer tobra alî …
Ve cümle (---) aded hânlardır. Cümleden mezkûr Kara Pîrî Paşa hânı gâyet ma‘mûr vekâle-i mihmân-sarây-ı bî-minnetdir ve imâret-i dârü'z-ziyâfesi birdir. Ol dahi merhûm Kara Pîrî Paşa'nın hayrât [u] hasenâtillâhıdır kim fî's-sayfı ve'ş-şitâda âyende vü revendeye birer bakır sini içre her âdeme birer tas şurbâ-yı gendüm ve birer nân-ı beyâz ve her ocak başına birer dâne şem‘-i revgan ve her esb-i sabâ-sür‘at başına birer tobra alîk yem cânib-i vakıfdan mihmândârânlar getirüp müsâfirîne tevzî‘ ederler. Hakkâ ki hayrât [u] hasenât-ı azîmdir, rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 99a ·
metinde göster ·
… çücük hammâmı ve âyende vü revendeye ni‘meti mebzûl imâreti var. Her gece hânın
her ocak
başına birer bakır sini ta‘âmı ve âdem başına birer nânı ve at başına birer tob …
Mütevellîsi salb [u] siyâset sâhibi hâkimdir kim yüz elli âdem ile iner ve biner, maktû‘ü'l-kalem ve mefrûzü'l-kadem hükûmetdir, ammâ taşra varoşu sekiz yüz aded kiremitli ve tahta ve saz örtülü ma‘mûr varoşdur. Bir câmi‘i ve altı aded mescidi ve bir azîm kârbânsarây hânı ve bir küçücük hammâmı ve âyende vü revendeye ni‘meti mebzûl imâreti var. Her gece hânın her ocak başına birer bakır sini ta‘âmı ve âdem başına birer nânı ve at başına birer tobra at yemi cânib-i vakfdan cemî‘i kefere ve müslimîne ni‘meti mebzûldür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 173b ·
metinde göster ·
halkı kazdıkları meterisleri ve sıçan yolların leb-ber-leb edüp düzletmek fermâ …
Ertesi gün rûz-ı pençşenbe idi, her vüzerâ ve her ocak halkı kazdıkları meterisleri ve sıçan yolların leb-ber-leb edüp düzletmek fermân olunup cemî‘i asâkir-i bî-pâyân ve niçe bin leşker-i Erdel ve Eflak ve Boğdan bu sahrâ-yı Uyvar'a kazma ve kürekler ile zemîn-i meydân-ı neberdi çapalayup çapalanup eyle Ferhâdî külüngler uruldu kim bir ânda sahrâ-yı Uyvar hâmûn-ı Tîh'e döndü. Ve meterislerde defn olunan evvelki şehîdleri çıkarup kilimlerle büyük meşhedliğe taşırken niçe şühedâlarımız kırk günden berü ter ü tâze bulundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120b ·
metinde göster ·
… iklinin koyunlarda alâkası nedir" dediklerinde hemân ol ân arz [u] mahzarlar ve
her ocak
ağalarından mektûblar alınup ve ücret-i kademimiz içün hakîre üç yüz Venedik al …
"Koyun bizim Koturlu'nundur, Dobra-Venediklinin koyunlarda alâkası nedir" dediklerinde hemân ol ân arz [u] mahzarlar ve her ocak ağalarından mektûblar alınup ve ücret-i kademimiz içün hakîre üç yüz Venedik altunu ve beş tüfeng ve iki Fireng gulâmı ve kölelerime birer çuka ve birer kumaş verüp ve yüz nefer tüfeng-endâz yarar piyâde yiğitleri refîk verüp ba‘dehu cümle gâzîler ve cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup koyun çobanlarından beş nefer esîrleri bile alup ale's-sabâh yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156a ·
metinde göster ·
… Beğ'in hayrâtındandır kim şeb [ü] rûz beşer yüz altışar yüz kadar atlılar konup
her ocak
başına birer bakır sini ta‘âm ve âdem başına birer nân ve birer şem‘-i revgan i …
Ve cümle bir aded kârbânsarây-ı mihmân revân-ı hasbîsi var. Ol dahi Gâzî Evrenos Beğ'in hayrâtındandır kim şeb [ü] rûz beşer yüz altışar yüz kadar atlılar konup her ocak başına birer bakır sini ta‘âm ve âdem başına birer nân ve birer şem‘-i revgan ile birer şem‘dân ve her at başına birer tobra alîk-ı esbân gelüp cemî‘i âyende vü revendegâna ta‘âm-ı bî-minneti tenâvül edüp def‘-i cî‘ân etdikde sâhibü'l-hayrâta her âdem birer Fâtiha tilâvet edüp rûh-ı hayrâtı şâd ederler. Hakkâ ki hayrât-ı azîmedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230b ·
metinde göster ·
… Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa ve Zağarcıbaşı Ahmed Ağa ve cümle sipâhân ağaları ve
her ocak
ağalarından birer ağalar ta‘yîn olunup ve niçe umûr-dîde ve kâr-âzmûde müsinn ü …
Bu keferelere üç gün ziyâfetden sonra Ebü'l-hayr İbrâhîm Paşa ve Kaplan Paşa ve Abdurrahmân Paşa ve Yeniçeri Kulkethudâsı Zülfikâr Ağa ve Zağarcıbaşı Ahmed Ağa ve cümle sipâhân ağaları ve her ocak ağalarından birer ağalar ta‘yîn olunup ve niçe umûr-dîde ve kâr-âzmûde müsinn ü ihtiyâr iş görmüş ve niçe fütûhâtlarda bulunmuş âdemleri "Meşveret etsinler" deyüp tenbîh ü te’kîd olunup cümle âdemleri ve cümle sulha çıkan kefereleri Vâlî-i Haleb Ebü'l-hayr İbrâhîm Paşa'ya teslîm olunup "Anın re’y [ü] tedbîr-i ahseninden hâric bir maslahat görülmeye" deyü fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 302a ·
metinde göster ·
… hşam hânda hâzır olan müsâfirîne bir bakır sini çorba ve âdem başına bir nân ve
her ocak
başına birer şem‘a verüp ni‘meti mebzûldür. Ve cümle at başına birer yem verirl …
Ve bu haremin cânib-i şimâlinde yigirmi kubbe imâreti ve kiları ve mahzenleri var. Sabâh ve ahşam hânda hâzır olan müsâfirîne bir bakır sini çorba ve âdem başına bir nân ve her ocak başına birer şem‘a verüp ni‘meti mebzûldür. Ve cümle at başına birer yem verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y238b ·
metinde göster ·
ağası çadırı önünde yetmiş seksen küp su bezl ederler. Ve her şeb niçe bin haym …
Ve her ocak ağası çadırı önünde yetmiş seksen küp su bezl ederler. Ve her şeb niçe bin haymelerde niçe kerre yüz bin kanâdîller ile zeyn edüp top u tüfeng sadâsından Sebîl-i Allâm sahrâsı velveleye varır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y208b ·
metinde göster ·