… nder-kat zıhlar içre gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıl türünce ve islimî nakışları ve
her tabakada
ibret-nümâ kirişme mukarnas ve medeneler ihtirâ‘ etmişdir kim görenin aklı vâli …
Ve bu câmi‘in yemîn [ü] yesârında iki minâre-i mevzûnları ikişer şerîfeli serâmed bâng-i Muhammedî makâmıdır kim İslâmbol ve Bursa ve Edirne'de misli bünyâd olunmamış eyle münakkaş ibret-nümûn minârelerdir kim Koca Mi‘mâr bu minârelerde ve câmi‘de yed-i tûlâ-yı mi‘mârîsin ayân etmişdir. Her minâre on sekizer hâne köşe tarh olunmuşdur. Her tarhında serâpâ kat-ender-kat zıhlar içre gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıl türünce ve islimî nakışları ve her tabakada ibret-nümâ kirişme mukarnas ve medeneler ihtirâ‘ etmişdir kim görenin aklı vâlih olur. Zîrâ bu câmi‘ altıncı câmi‘dir. Her bir câmi‘den birer zerâfet ü nezâfet serîka edüp binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
… m şimâl cânibinde bir menzil ba‘îd Erkeksu nâm karye tarafından nazar olundukda
her tabakası
biri birinden âlî, dürr-i yektâ gibi, beyâz kuğu gibi kat-ender-kat kal‘a-i mut …
Sebeb-i tesmiyye-i elkâb-ı Engürü: Cemî‘î mülûk içre meşhûr-ı âfâk bir kal‘a-i berrâkdır kim şimâl cânibinde bir menzil ba‘îd Erkeksu nâm karye tarafından nazar olundukda her tabakası biri birinden âlî, dürr-i yektâ gibi, beyâz kuğu gibi kat-ender-kat kal‘a-i mutabbakdır. Devlet-i Âl-i Osmân'da nümâyişli bir kal‘a dahi sedd-i İslâm kal‘a-i Budin'dir kim şimâl cânibinde Tuna nehri aşrı bir menzil ba‘îd Vaç kal‘asından nazar olundukda Engürüs serhadlerinde Budin kal‘ası gibi nümâyişli kal‘a-i metîn yokdur. Eşkâlde, gûyâ direklerin dikmiş kaçan başun zeyn etmiş mavuna gemisi gibi görünür bir kal‘a-i Budin'dir. Biri dahi diyâr-ı Azerbaycân'da Âl-i Osmân destinde sedd-i îmân kal‘a-i Van'dır kim vasfında lisân kâsırdır. İnşâallah mahalliyle tahrîr olunur. Biri dahi bu Engürü kal‘asıdır kim hasretü'l-mülûk kâr-ı insân ile mebnî bir ibret-nümâ kal‘a-i kavîdir kim cemî‘î elsine-i muhtelife kralları ve şâhları ve pâdişâhları ve hâkâniyânları tevârîhlerinde mestûr bir kal‘a-i ma‘mûrdur. Evvelâ İrân-zemîn târîhlerinde bu kal‘anın üzümü vefret üzre olduğundan diyâr-ı Acem'de bu kal‘aya Engüriyye derler. Kayser-i Rûm asrında yedi sene her gün kırkar bin ırgad ummâller işleyüp beher yevm kırkar bin âdeme kırkar cevz ve birer nân-pâre ile işledüp Ankariyye ya‘nî sahrâ, ya‘nî mecy ile itmâm bulduğiyçün kal‘a-i Ankariyye derler. Kırkar cevz ve birer nân-pâre verüp ol hesâb ile inşâ olunduğıyçün Kayseriyye ve Engürü hesâbiyle yapılmışdır, deyü elsine-i nâsda dâstândır. Ammâ tevârîh-i Arab'da kat-ender-kat birbirine girişmiş olmağıla kal‘a-i Mutabbak derler ve Kayser Harkîl, Hazret-i Risâlet-penâh vücûda geldüğü sene bu kal‘a dâiren-mâdâr yedi kat demir zincirler ile kuşatdığından Târîh-i Tuhafe'de kal‘a-i Selâsil deyü tahrîr etmişdir. Ve lisân-ı Moğolîde kal‘a-i Enağra derler. Ammâ lisân-ı Nemse'de Âl-i Osmân bu kal‘aya mâlik olmağıla Engüriyeopol ve Kostantinopol derler. Lisân-ı Tatar'da Kirmen-i Angar derler, ammâ lisân-ı Etrâklerde Engürü ve Ankırı ve İnkırı ve Aydınkırı ve Unkuru ve Enguru ve niçe gûne ıstılâh ile ma‘rûf bir kal‘a-i mevsûfdur. Ammâ Defterhâne-i pâdişâhîde ismi Ankara'dır. Bir kal‘a-i verd-i handân-ı ebyaz-misâl sûr-ı mutabbak ve fethi muğlak ve bir hisâr-ı muhandakdır kim hakkında şu‘arâlar şehrengîzlerinde medh etmişlerdir. Beyt
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 356a ·
metinde göster ·
… isâr-ı Kahkahâ-vâr-ı sûr-üstüvârdır. Her katı biri birinden âlî vâkı‘ olmuşdur.
Her tabakasının
mâbeyni birbirinden üç yüz adımdır ve her katı dîvârının kaddi altmışar arşın â …
Eşkâl-i kal‘a-i Ankara: Evvelâ bir kûh-ı bâlânın tâ zirve-i a‘lâsında dörd kat beyâz seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâ, hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn bir hisâr-ı Kahkahâ-vâr-ı sûr-üstüvârdır. Her katı biri birinden âlî vâkı‘ olmuşdur. Her tabakasının mâbeyni birbirinden üç yüz adımdır ve her katı dîvârının kaddi altmışar arşın âlî dîvârdır ve her dîvârın vüs‘ati onar zirâ‘-ı melikî arîzdir. Esâslarının altı dâiren-mâdâr kemer binâlar ile boşdur, derler ammâ görmedim. Zîrâ hîn-i muhâsarada düşman zîr-i kal‘aya girüp lağım atmasın deyü kal‘anın temeli altı boşdur. Ve bu iç kal‘a kıbleden tarafa yanbükü durup şarkdan garba tûlânîce vâkı‘ olmuşdur. Cânib-i garba dörd kat birbirinden geçme demir kapulardır kim bir kal‘ada bu gûne hadîd bâb-ı kavîler yokdur. Ve her kapu mâbeyninde asma demir kafesler âmâde olup demir zincirler ile maslûbdur. Her kafesin demirleri bazu kalınlığı kadar vardır. Hîn-ı muhâsarada kal‘a dîvârı içinden aşağı kapular önüne bırağup siper ederler. Ve bu kal‘ada olan atebe-i âlî ve atebe-i süflî seng-i ahmer-gûnları bir kal‘ada görülmemişdir. Ve en taşra kapu kim Atbâzârı yerine nâzırdır kim cânib-i garba mekşûfdur, atebe-i âlîsi kemeri üzre selef pehlivânlarının gürzleri ve ibret-nümâ mâhî üstühânları ve niçe acâ’ibâtlar maslûbdur. Şeb [u] rûz bu kal‘a kapusu dâhilinde ve hâricinde kal‘a neferâtları şeb [u] rûz pâsbânlık ederler. Ve kal‘a dizdârı bu kal‘adan taşra çıksa katl eylerler yâhûd azl edüp nefy ederler. Zîra cemî‘î düşman bu kal‘anın bir taşına bin baş verüp yüz bin savaş etmeğe cân-baş oynadır. Hattâ sene (---) târîhinde Erzurûm'da Abaza Paşa celâlî oldukda yüz bin askerle bu kal‘ayı muhâsara edüp aşağı varoş hisâra istîlâ edüp bu iç hisâra sarılmak sadedinde iken Abaza Paşa sarâyında otururken kal‘adan üstâd-ı top-bâz Abaza'ya bir gülle niçe urursa Abaza'nın kıçı sınup mecrûhen hâ’ib ü hâsir yine Erzurûm'a gitdi. Ol zamandan berü kal‘a dizdârı kal‘a kapusu önünden mesâfe-i ba‘îdeye gitmek memnû‘dur. Ve şeb [u] rûz kal‘a neferâtları derûn-ı kal‘adan münfekk olmayup her şeb "Allah yekdir yek" deyü nigâhbânlık ederler. Gerçi bu yukaru iç kal‘anın etrâfında handakı yokdur ammâ cânib-i etrâfı yalçın kanâre kayalardır. Bir cânibden zafer mümkün değildir. Ve lağım işlemek hod aslâ sehl değildir. Zîrâ kat-ender-kat cümle üç yüz altmış altı kullelerdir. Birbirine nâzır olup korudur. Bir tarz-ı garîb hendese üzre tarh [u] tarz olunmuşdur. Ve cümle dörd katında bin sekiz yüz dendân-ı bedendir. Ve dâiren-mâdâr bu iç hisâ[r] dörd bin adımdır. Cânib-i şarka Hıdırlık nâm bir püşte üzre ziyâretgâh vardır. Sehl bu kal‘aya havâledir. Ammâ aslâ andan zarar isâbet etmek ihtimâli yokdur. Zîrâ kal‘a ile bu Hıdırlık dağının mâbeyni bir top-ı dırâz menzilidir. Aşağısı gayyâ ve derk-i esfel ve câh-ı cahîmden nişân verüp andan kal‘aya urûc etmek emr-i asîrdir. Ve bu iç kal‘ada cümle sağîr u kebîr seksen altı pâre topları vardır, amma balyemez topları yokdur. Şâhî ve tarabzen ve kolomborna topları çokdur. Ve kifâyet mikdârı cebehânesi ve âlât-ı silâhı vardır. Ve bu kal‘a içre bâğsız ve bâğçesiz cümle altıyüz hâne-i zîbâlardır. Ve (---) câmi‘i andadır. Kadîm-i evvelde deyrden vely olunmuş câmi‘-i kadîmdir. Ve cümle hâneleri ve imâretleri serâpâ türâb-ı pâk ile mestûr hâne-i ma‘mûrlardır. El-hâsıl bu iç kal‘a binâ cihetinde ve şîrînkârlık ve mühendislik fenninde vâcibü's-seyr bir kal‘a-i ibret-nümâdır. Ammâ aşağı kal‘a sene (---) târîhinde celâlî havfinden Cenâbî Ahmed Paşa i‘ânet-i âhâlî-i eyâlet ile bir kat bir sûr-ı muhkemât binâ etmişdir. 357a Dörd kapusu vardır. Ve dâiren-mâdâr üç tarafı altı bin adımdır. Bir tarafında yukaru iç kal‘adır kim anı ihâta etmiş aşağı hisârdır. Bu hisârın cânib-i şarkîsinde yukaru hisârdan kayalar içre Hızırlık deresine nüzûl olunur. Kayalar içre su yolları vardı. Ve iç kal‘ada su sarnıçları ve buğday anbârları vardır. Ammâ bu aşağı hisârda âb-ı revânları firâvân olmağıla su sarnıçları yokdur. Cümle yüz yetmiş çeşme-i mâ’-i zülâldir ve üç bin çâh-ı mâ vardır. Ve kal‘a etrâfında olan kapuları evvelâ Cânib-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 356b–357a ·
metinde göster ·
… f-ı tabura on bir yere dağlar gibi topraklar yığup tabya-i azîmler inşâ eyleyüp
her tabyaya
kırkar ve ellişer pâre balyemez toplar koyup her cânibinde havân kumbaralar hâz …
Ol gece tabur içre küffârın bir harekât-ı hıyel ü şeytanat etmede cidd ü cehdleri var idi kim tâ sabâha dak aslâ râhat uykusu görmediler. Ale's-seher kim oldu bir mürtefi‘ yerden tabur mahalline nazar etdik. Tabur handakından taşra iki kat handak dahi kazup cereyân eden nehr-i (---) handak 42b içinden akıdup handaklar önüne niçe kerre yüz bin hurde kuyular kazup aralarına çarh-ı felekler şaranpav parmak[lık]lar ve niçe kerre yüz bin arabaların tekerleklerin yere dökmüş ve çalıları ve niçe kerre yüz bin dallı ve budaklı dıraht-ı müntehâları paçarız içün yere dikmiş ve beş yerde asma cisrler edüp etrâf-ı tabura on bir yere dağlar gibi topraklar yığup tabya-i azîmler inşâ eyleyüp her tabyaya kırkar ve ellişer pâre balyemez toplar koyup her cânibinde havân kumbaralar hâzır eylemiş ve handaklardan taşra püskürme bârûdlu lağımlar atmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 42a–42b ·
metinde göster ·
… llişer aded balyemez ve kolumbur[na] ve pranka ve şayka ve havân topları var ve
her tabyaları
ol kadar vâsi‘dir kim her birinde biner kefere ceng etse yerim dar demezler. Ve …
Eşkâl-i kal‘ası: Nehr-i (---) kenârının câ-be-câ batağı içinde şekl-i (---) yetmiş dörd kulleli bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn sedd-i İskender-misâl bir hisâr-ı üstüvâr-ı müstahkem Kahkahâ kal‘ası gibi şeddâdî binâ bir kal‘a-i zîbâdır kim cümle on bir aded tula binâ tabya-i azîmleri var kim her birinde kırkar ve ellişer aded balyemez ve kolumbur[na] ve pranka ve şayka ve havân topları var ve her tabyaları ol kadar vâsi‘dir kim her birinde biner kefere ceng etse yerim dar demezler. Ve cümle altı bin askere ve altmış bin âdeme mâlik bir kal‘a-i mu‘azzamdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29a ·
metinde göster ·
… mez top-ı kal‘a-kûp gülleleriyle bu kal‘anın rûy-ı dîvâr sîne-i pür-kînesine ve
her tabyasına
bu kadar gülleler urmuş, aslâ kal‘aya bir rahne edememiş, topların çeküp alarka …
Netîce-i merâm eğer bu kal‘a-i Sibin'i gördüğümüz üzre tahrîr etsek tomar-ı dırâz olur. Hemân ne mertebe sa‘b ve metîn hisâr-ı üstüvâr olduğu şundan ma‘lûm-ı sa‘âdet ola kim sene (---) târîhinde Köpürlü Mehemmed Paşa Yanova kal‘asın feth edüp Barçay nâm bir kefereyi kral-ı dâl nasb edüp mezkûr kral hazîne tahsîline bu kal‘a-i Sibin'e girüp Haydar Ağazâde Mehemmed Paşa kethudâlığından çıkan Mehemmed Paşa bu kal‘ada muhâfız 30a olup dururken Rakofçi Kral-ı bî-mecâl yüz bin asker-i cünübânlar ile gelüp Barçay kralı ve Mehemmed Paşa'yı bu Sibin kal‘asında kapadup yedi ay kâmil bu kal‘ayı muhâsara edüp dörd kerre yüz bin balyemez top-ı kal‘a-kûp gülleleriyle bu kal‘anın rûy-ı dîvâr sîne-i pür-kînesine ve her tabyasına bu kadar gülleler urmuş, aslâ kal‘aya bir rahne edememiş, topların çeküp alarkaya gitmiş koymuş, beyne'l-akrân hâ’ib ü hâsir kalmış.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29b–30a ·
metinde göster ·
… p her birinin nevbetçileri du‘â vü senâlar edüp gülbâng-ı Muhammedî çekilir. Ve
her tabyaların
ka‘r-ı zemînde olan esâsı kayalar üzre olup cümle temelleri altı boşdur. Hattâ …
Her yevm-i Cum‘ada bu tabyalar üzre fılandıra ve alem ve bayraklar dikilüp her birinin nevbetçileri du‘â vü senâlar edüp gülbâng-ı Muhammedî çekilir. Ve her tabyaların ka‘r-ı zemînde olan esâsı kayalar üzre olup cümle temelleri altı boşdur. Hattâ "Muhâsarada lağım gelmesin" deyü bu kal‘anın dâ’iren-mâdâr temelleri serâpâ sokak sokak boşdur ve niçe sokaklarda saçma toplar vardır. Ve bu orta kal‘a cümle tabya ve ebrâclarıyla gûyâ inci gibi beyâz ve mücellâ bir kal‘a-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 80a ·
metinde göster ·
Hakkâ kim kal‘a-i Peşte yalın kat hâ’itdır, ammâ gâyet metânet üzre mebnî bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn şekl-i murabba‘ taş binâ bir sûr-ı ra‘nâdır. Nehr-i Tuna kenârı kâmil beş yüz aded hatvedir ve cümle beş aded sedd-i İskender-vâr topları Tuna'ya nâzır tabya-i azîmelerdir, ammâ bu Tuna kenârında olan tabyaların ba‘zısı mâbeyninde câ-be-câ tolma çit rıhtım palanka dîvârdır, ammâ her tabyası gûyâ sedd-i Kahkahâ'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 90a ·
metinde göster ·
sekizer ve onar aded balyemez topları cümle Tuna'ya ve karşu tarafda Tuna aşrı …
Ve cümle altı aded tabyalardır ve her tabyada sekizer ve onar aded balyemez topları cümle Tuna'ya ve karşu tarafda Tuna aşrı Ciğerdelen kal‘asının ciğerin döğer toplardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 96a ·
metinde göster ·
Bu mezkûr tabyaların her birinde kırkar ve ellişer pâre topları ve
her tabyaların
altları boş olup bârûd mahzenleri var, cümle bârûdu bir yerde değildir. "Belki …
Bu mezkûr tabyaların her birinde kırkar ve ellişer pâre topları ve her tabyaların altları boş olup bârûd mahzenleri var, cümle bârûdu bir yerde değildir. "Belki bir zarar isâbet ede" deyü başka başka bârûd hazîneleri etmiş. Ve her bir tabya üzre biner âdem ceng etseler yerim dar demezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130b ·
metinde göster ·
… isler kazup cânib-i erba‘asında yine toprakdan tokuz yerde tabya-i azîmler edüp
her tabyada
onar aded balyemez toplar koyup üç yerde şaranpavlı kapular yapup ve handaklar …
Lisân-ı Serhadlide tabur ana derler kim yâ bir sahrâda yâhûd bir buheyre ve nehir kenârında bir iki kerre yüz bin küffâr ol sahrâda toprakdan kal‘a yapup ve ka‘r-ı azîm handaklar kazup içinde mütehassın oldukları yere tabur derler, ammâ niçe bin taburlar gördük, ammâ bunculayın sa‘b u metîn tabur görmedim. Handakın toprağın cümle iç yüze dağlar gibi yığup topraklar üzr[e] kat-ender-kat meterisler kazup cânib-i erba‘asında yine toprakdan tokuz yerde tabya-i azîmler edüp her tabyada onar aded balyemez toplar koyup üç yerde şaranpavlı kapular yapup ve handaklar içre niçe bin hiyel ü şeytanatlar ile paçarız çarh-ı felekler edüp kapuları 179b önlerinde ve handakların kenârlarında hadd [ü] hasrın Hudâ-yı Müte‘âl bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 179a–179b ·
metinde göster ·
Aşağı hisârı Tuna kenârında cânib-i etrâfı sarp kal‘a-i metîndir kim
her tabyaları
birer gûne Sedd-i İskender'dir ve cümle (---) aded kapuları var. Ve cümle üç ma …
Aşağı hisârı Tuna kenârında cânib-i etrâfı sarp kal‘a-i metîndir kim her tabyaları birer gûne Sedd-i İskender'dir ve cümle (---) aded kapuları var. Ve cümle üç mahalle-i müslimîndir ve iki aded mahalle-i keferedir. Ve cümle dörd yüz elli aded bâğçeli vâsi‘ tahta örtülü evlerdir, ammâ kârgîr binâlı hânedânları azdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28b ·
metinde göster ·
… ar üzre balyemez topları var. Lâkin sâ’ir kal‘a gibi tabyadan tabyaya varılmaz.
Her tabyanın
başka kapuları ve başka cebehâneleri ve başka kapudanları ve başka topçu kullar …
Ve bu kal‘anın cirmi dîvâr üzre iki bin beş yüz adımdır. Cümle beş tabya-i azîmdir kim her birinde on ikişer aded kırmızı çullu arabalar üzre balyemez topları var. Lâkin sâ’ir kal‘a gibi tabyadan tabyaya varılmaz. Her tabyanın başka kapuları ve başka cebehâneleri ve başka kapudanları ve başka topçu kulları var ve her tabya üçer köşe olup her köşesinde birer kârgîr kubbeli karavulhâneleri var. Ve her tabyanın handak suyuna nâzır üç aded balyemez şayka topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… puları ve başka cebehâneleri ve başka kapudanları ve başka topçu kulları var ve
her tabya
üçer köşe olup her köşesinde birer kârgîr kubbeli karavulhâneleri var. Ve her t …
Ve bu kal‘anın cirmi dîvâr üzre iki bin beş yüz adımdır. Cümle beş tabya-i azîmdir kim her birinde on ikişer aded kırmızı çullu arabalar üzre balyemez topları var. Lâkin sâ’ir kal‘a gibi tabyadan tabyaya varılmaz. Her tabyanın başka kapuları ve başka cebehâneleri ve başka kapudanları ve başka topçu kulları var ve her tabya üçer köşe olup her köşesinde birer kârgîr kubbeli karavulhâneleri var. Ve her tabyanın handak suyuna nâzır üç aded balyemez şayka topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… tabya üçer köşe olup her köşesinde birer kârgîr kubbeli karavulhâneleri var. Ve
her tabyanın
handak suyuna nâzır üç aded balyemez şayka topları var.
Ve bu kal‘anın cirmi dîvâr üzre iki bin beş yüz adımdır. Cümle beş tabya-i azîmdir kim her birinde on ikişer aded kırmızı çullu arabalar üzre balyemez topları var. Lâkin sâ’ir kal‘a gibi tabyadan tabyaya varılmaz. Her tabyanın başka kapuları ve başka cebehâneleri ve başka kapudanları ve başka topçu kulları var ve her tabya üçer köşe olup her köşesinde birer kârgîr kubbeli karavulhâneleri var. Ve her tabyanın handak suyuna nâzır üç aded balyemez şayka topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… abakalarında ve tâ zirve-i a‘lâlarında niçe yüz şâhî serâmed topları vardır. Ve
her tabakasında
cümle üç yüz aded neferâtlar sâkin olup keşik bekleyüp nigâhbânlık ederler.
Ve bu kal‘a-i Vardar'ın dâ’iren-mâdâr dîvârının kaddi kâmil on beş arşın bâlâdır, ammâ beş adım enli kârgîr taş dîvârdır. Ve cümle yedi aded kurşum örtülü serâmet ve musanna‘ ve sekizer kat kal‘a-i azîmlerdir kim her biri birer gûne mendireklerdir. Ve kat-ender-kat tabakalarında ve tâ zirve-i a‘lâlarında niçe yüz şâhî serâmed topları vardır. Ve her tabakasında cümle üç yüz aded neferâtlar sâkin olup keşik bekleyüp nigâhbânlık ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 224b ·
metinde göster ·
… ahkemdir. Ve cümle etrâf-ı kal‘ada sekiz aded tabya-misâl burc-ı bârûlardır kim
her tabyaları
üzre gâyet latîf topları vardır.
Bu sûrun girdâ-girdi cümle iki bin adımdır. Ve cümle üç kat dolma rıhtım Şeddâdî sedd-i İskender-vâr kalın dîvâr-ı üstüvârdır. Lâkin iç kal‘ası dahi metîn ve müstahkemdir. Ve cümle etrâf-ı kal‘ada sekiz aded tabya-misâl burc-ı bârûlardır kim her tabyaları üzre gâyet latîf topları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 265b ·
metinde göster ·
… sâfî tula ve taş ile mebnî bir sûr-ı kavîdir kim her taşı seng-i mutarraş olup
her tabyası
üzre birer aded kurşum örtülü kârgîr kubbe karavulhâneleri var, kal‘aya gâyet h …
Bu kapunun içerisine girirken sol cânibinde iç kal‘a hemân bi't-teşbîh Uyvar kal‘ası gibi şekl-i müseddes mühr-i Süleymân gibi altı köşe kal‘adır. Ve her köşesinde birer tabya-i metîn olup altı aded tabyalardır. Bu kal‘a-i ra‘nâ-yı musanna‘ sâfî tula ve taş ile mebnî bir sûr-ı kavîdir kim her taşı seng-i mutarraş olup her tabyası üzre birer aded kurşum örtülü kârgîr kubbe karavulhâneleri var, kal‘aya gâyet hüsn vermiş kubâb-ı müzeyyenelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267b ·
metinde göster ·
ikişer kat balyemez topları var. Cümlesi limana nâzır serâmed toplardır. Ve bed …
Ve her tabyada ikişer kat balyemez topları var. Cümlesi limana nâzır serâmed toplardır. Ve bedenler üzre ve mazgal deliklerinde niçe yüz aded demirden saçma ve şâhî topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267b ·
metinde göster ·
… mmâ şimdi cümle beş aded serâmed şâhî topları var. Derûn-ı kulle sekiz kat olup
her tabakasında
gûnâ-gûn cebehâneler ve mühimmât [u] levâzımâtlar ve gûnâ-gûn zahâ’irler ve dar …
Kadîm-i eyyâmda bu kulle üzre topları çok imiş, ammâ şimdi cümle beş aded serâmed şâhî topları var. Derûn-ı kulle sekiz kat olup her tabakasında gûnâ-gûn cebehâneler ve mühimmât [u] levâzımâtlar ve gûnâ-gûn zahâ’irler ve darı ve kılçıklı pirinç memlûdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 279a ·
metinde göster ·
… li zirâ‘ yüksek olup sâfî kesme küfegi arşın taşı ile binâ olunup handaka nâzır
her tabyası
birer kal‘a-misâl olup her tabya üzre siper sepetlerinin ardlarında ejder-i hef …
Ve kal‘ası dîvârı elli zirâ‘ yüksek olup sâfî kesme küfegi arşın taşı ile binâ olunup handaka nâzır her tabyası birer kal‘a-misâl olup her tabya üzre siper sepetlerinin ardlarında ejder-i heft-ser-misâl balyemez ve şayka topları kirpi gibi handaka ve cânib-i yemîn [ü] yesâra nigerân eder topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284b ·
metinde göster ·
… egi arşın taşı ile binâ olunup handaka nâzır her tabyası birer kal‘a-misâl olup
her tabya
üzre siper sepetlerinin ardlarında ejder-i heft-ser-misâl balyemez ve şayka top …
Ve kal‘ası dîvârı elli zirâ‘ yüksek olup sâfî kesme küfegi arşın taşı ile binâ olunup handaka nâzır her tabyası birer kal‘a-misâl olup her tabya üzre siper sepetlerinin ardlarında ejder-i heft-ser-misâl balyemez ve şayka topları kirpi gibi handaka ve cânib-i yemîn [ü] yesâra nigerân eder topları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284b ·
metinde göster ·
üzre iç yüzde kal‘adan yüksek yigirmişer arşın kaddi tabyalar vardır. Beş aded …
Ve her tabyalar üzre iç yüzde kal‘adan yüksek yigirmişer arşın kaddi tabyalar vardır. Beş aded tabyaların cümlesi birbirlerin korudurlar. Ve her tabya birer sedd-i İskender'e mânend olup her birinin üzerlerinde birer aded âlî ve musanna‘ karavulhâne köşkleri vardır. Garb tarafındaki altun tabyası ve şark tarafındaki gümüş tabyası ve (---) tabyası
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284b ·
metinde göster ·
… n kaddi tabyalar vardır. Beş aded tabyaların cümlesi birbirlerin korudurlar. Ve
her tabya
birer sedd-i İskender'e mânend olup her birinin üzerlerinde birer aded âlî ve m …
Ve her tabyalar üzre iç yüzde kal‘adan yüksek yigirmişer arşın kaddi tabyalar vardır. Beş aded tabyaların cümlesi birbirlerin korudurlar. Ve her tabya birer sedd-i İskender'e mânend olup her birinin üzerlerinde birer aded âlî ve musanna‘ karavulhâne köşkleri vardır. Garb tarafındaki altun tabyası ve şark tarafındaki gümüş tabyası ve (---) tabyası
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 284b ·
metinde göster ·
… ded tabyaları var kim her biri Varat ve Uyvar kal‘aları kadar tabyaları vardır.
Her tabyaları
üzre yine dağlar gibi toprak yığılıdır.
Ve etrâfında cümle altı aded tabyaları var kim her biri Varat ve Uyvar kal‘aları kadar tabyaları vardır. Her tabyaları üzre yine dağlar gibi toprak yığılıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312a ·
metinde göster ·
… ar vardır. Ve cümle on sekiz aded yerde bârûdhâne hazînesi kulleleri vardır kim
her tabyanın
iç yüzlerinde birer aded kubbe-i azîmlerin zîr-i zemînleri bile bârûdhânelerdir …
Ve cümle üç yüz aded müşebbek bostân-ı gül-i gülistânlar var kim her birinde birer ikişer aded âb-ı hayât çâh-ı mâlar vardır. Ve cümle on sekiz aded yerde bârûdhâne hazînesi kulleleri vardır kim her tabyanın iç yüzlerinde birer aded kubbe-i azîmlerin zîr-i zemînleri bile bârûdhânelerdir. Hâlâ her birine birer aded cebeci çorbacıları ta‘yîn olunup neferâtlarıyla muhâfaza edüp bârûd lâzım geldikde yakın olan tabyalara bârûd taşırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 316a ·
metinde göster ·
… hrâhları sadrenc nakşı tarh olmağile her hâne hudûdu şekl-i murabba‘ vâki‘ olup
her tabaka-i
köşesinde gûnâ-gûn mukarnas şâhnişînlerin nazîri bir diyârda yokdur. Meğer Alma …
Ve şehrinin şâhrâhları sadrenc nakşı tarh olmağile her hâne hudûdu şekl-i murabba‘ vâki‘ olup her tabaka-i köşesinde gûnâ-gûn mukarnas şâhnişînlerin nazîri bir diyârda yokdur. Meğer Alman diyârında Nemse çâsârının tahtı Bec kal‘asında ola. Ammâ bu Sakız hânelerinin ekseriyyâ havlıları yokdur. Ve cemî‘i hânelerde zîr-i zemîn ve su sarnıcları mukarrerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y58a ·
metinde göster ·
… ş pâre topdur. Ammâ ellisi balyemez toplardır, deryâyı ve liman ağzın döğer. Ve
her tabya
üzre birer karavulhânesi var, şeb [u] rûz dîdebânları âmâdedir. Ve kal‘a kapusu …
Ve bu kal‘a cümle sekiz tabyadır. Ve cümle sağîr Y 105a ü kebîr iki yüz beş pâre topdur. Ammâ ellisi balyemez toplardır, deryâyı ve liman ağzın döğer. Ve her tabya üzre birer karavulhânesi var, şeb [u] rûz dîdebânları âmâdedir. Ve kal‘a kapusu mâbeyninde dîvânhâne kemerleri ve der-i dîvârları mâl-â-mâl ve gûnâ-gûn âlet-i harb ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104b–Y105a ·
metinde göster ·
… re minâre-i Îsâ tâ zirve-i a‘lâsına varınca (---) arşındır. Ve (---) tabakadır.
Her tabakada
kibâr-ı evliyâullâh hücreleri vardır ki anda erba‘în çıkarırlardı. Ve hâlâ yetm …
Der vasf-ı Ak Minâre-i câmi‘-i Ümeyye: Ammâ câmi‘ içinde cânib-i şarkında Hazret-i Îsâ minâresi: Hadîs-i sahîh ile müsbetdir ki âhir zamânda Hazret-i Îsâ câmi‘-i Ümeyye'nin cânib-i şarkîsine nüzûl ede. Cümle muhaddisîn-i şâm nüzûl-i Îsâ bu minâre-i âlî olmak üzre müttefiklerdir. Hâlâ ziyâretgâh-ı hâs [u] âmmdır. İki yüz on üç kademedir. Her kademesi ikişer karışdır. Ve üç karış bir zirâ‘-ı Mekkîdir. Bu hisâb üzre minâre-i Îsâ tâ zirve-i a‘lâsına varınca (---) arşındır. Ve (---) tabakadır. Her tabakada kibâr-ı evliyâullâh hücreleri vardır ki anda erba‘în çıkarırlardı. Ve hâlâ yetmiş seksen kadar sulehâ-yı ümmetden münzevî kimesneler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y244a ·
metinde göster ·
… e Tarsûs ve Adana'ya mâlik oldular. Ammâ bu âl-i Atabeğiyân altı fırka oldular.
Her tabakası
altışar neferdir. İbtidâ bir sınıfı,
Bunlar altı neferdir. İbtidâları Hazret-i Nûreddîn-i şehîd'dir kim küffâr Hazret-i Resûl-i kibriyâ aleyhi efdalü's-salavâti kabrinden çıkarırken Nûreddîn-i şehîd şâm pâdişâhı idi. Hazret vâkı‘asına girüp "Yetiş yâ Nûreddîn" deyüp kabr-i Resûlullâh'a yetişüp küffârları katl edüp ravza-i Resûl'ü dâ’iren-mâdâr demir ve tuç ve rusâs ile mülemma‘ sandûka içine koyup ibtidâ Medîne-i münevvereye kal‘a inşâ eden bu Nûreddîn-i şehîd ibn Aksunkur el-Bersakî'dir. şâm [ve] Irâk ve Âzerbaycân ve Basra ve Lahsa ve Sis ve Tarsûs ve Adana'ya mâlik oldular. Ammâ bu âl-i Atabeğiyân altı fırka oldular. Her tabakası altışar neferdir. İbtidâ bir sınıfı,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y20a ·
metinde göster ·
… şâ ederler. Tâ nihâyetine bir sâ‘atde enilir. Anda yüz mikdârı sığırlar vardır.
Her tabakasında
başka mağârâ âhûrları vardır. Ammâ tâ nihâyetinde olan sığırları küçükden aşağı …
Temâşâsına varan âdemler fânûslar ve yel mûmları çerâgân edüp temâşâ ederler. Tâ nihâyetine bir sâ‘atde enilir. Anda yüz mikdârı sığırlar vardır. Her tabakasında başka mağârâ âhûrları vardır. Ammâ tâ nihâyetinde olan sığırları küçükden aşağı karanlıkda büyüdürler. Gayrı sığır tahammül edemeyüp ölür. Zîrâ cemî‘i zamânda kesb-i havâ edemez, vücûdu muzlim yerde eprimişdir. Ammâ yukaru tabakadaki sığırlar yine sehel kesb-i havâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y85a ·
metinde göster ·
… i altmış âdem sığar, zîrâ her minâre kulle-misâl tabaka tabaka binâ olunmuşdur,
her tabakası
ellişer âdem alur. Tâ sabâha dak bir makrama içün kırk elli Arab feryâd [u] fig …
Ve ba‘zı mevlûdu minârelerde okurlar. Ne kadar kimesne tilâvet-i mevlûd ederlerse minârelerdeki harîr destârları anlar alır. Ve bir minâreye kırk elli altmış âdem sığar, zîrâ her minâre kulle-misâl tabaka tabaka binâ olunmuşdur, her tabakası ellişer âdem alur. Tâ sabâha dak bir makrama içün kırk elli Arab feryâd [u] figân edüp sadâları evce peyveste olur, bi't-tamâm. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y222a ·
metinde göster ·